Anahtar kelimeler: Abikardeşin Abikardeş Efradın Kurarak Abi Şunlardır Çıkmış Başlamıştır Hayatı Bahsi

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ KARAR NO : ████████DAVA : Ticari Şirket (Bilgi Alma Ve İnceleme Hakkı İhlali)DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2025Tarafları yukarıda belirtilen davanın Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili tarafından ibraz edilen ve gerekli-yeterli kısımları:''... AÇIKLAMALAR I. UYUŞMAZLIĞIN ÖZETİMüvekkillerden ---- ve dava dışı ----- isimli abi-kardeşin ticari hayatı resmi olarak 1987 yılında -------("Davalı Şirket") kurulması ile başlamıştır. Aile şirketi olarak kurulan davalı şirket, yukarıda bahsi geçen her iki efradın da şirket yönetiminde yer alacağı şekilde yapılandırılmıştır.1989 yılında kurulan ilk -----. ile resmi ortaklığa başlayan abi-kardeş ortaklar, başkaca şirketler de kurarak ----- Şirketleri ortaya çıkmış olup bu şirketler şunlardır:----- (Davalı)-----Davalı şirket ------Zaman içerisinde abi ---- kızları ------- pay sahipliğine dahil etmiş; abi ------ kızları ilaveten yönetim kuruluna dahil edilmişlerdir. Müvekkil ise hiçbir zaman kendi aile üyelerini yönetim kuruluna dahil edememiştir.Gelinen son noktada ise davalı şirketin sermaye yapıları Ek'te sunulu Faaliyet Raporunda yer aldığı şekildedir (EK-1: 2023 Hesap Yılı Faaliyet Raporu). Mezkur rapordan anlaşılacağı üzere, Müvekkiller davalıların doğrudan ve dolaylı olmak üzere %40 pay sahibidirler. Davalı şirketin mevcut yönetim kurulu ("YK") ------ ve kızlarından oluşmaktadır. ----- şirketin yönetim kurulu başkanı, kızı ----- ise yönetim kurulu başkan yardımcısıdır. Şirketin diğer yönetim kurulu üyeleri ise yine ------Davacı ------, 2019 yılına kadar davalı şirketin yönetim kurulu başkan yardımcılığı görevini üstlenmiş olup 1989 yılında başladığı görevine davalı şirketin 2018 yılına ilişkin 24.05.2019 tarihli genel kurul toplantısında davacının iradesi hilafında son verilmiştir (EK-2: 2019 tarihli Genel Kurul Toplantı Tutanağı). Bu süreçle ortaklar arasındaki uyuşmazlık yargıya intikal etmiş, sayısız yargılama yapılmış, ortaklar ve şirket arasında hukuk ve ceza davaları ikame edilmiştir. Şirket'in 2024 hesap dönemine ilişkin 25 Mart 2024 tarihli genel kurul toplantısı davetiyeleri Müvekkillere iadeli taahhütlü posta ile gönderilmiş; Müvekkil 08.03.2024'te şirket merkezinde hazır bulundurulan bağımsız denetim raporu, faaliyet raporu, finansal tablolar (bilanço ve gelir tablosu) ile kar dağıtım teklif metnini teslim almıştır (EK-3: Teslim Tesellüm Tutanağı).Müvekkiller, kendilerine verilen evraklar üzerinden incelemelerini yaparak 19.03.2024'te ---. Noterliğinin ----- yevmiye numaralı ihtarnamesiyle icra edilecek olağan genel kurul toplantılarına ilişkin beyan ve taleplerini sunmuş ve ayrıca gerek genel kurul öncesi gerekse genel kurul esnasında TTK'nın 437. maddesine istinaden bilgi alma ve inceleme haklarını kullanmışlardır (EK-4: İhtarname). Davalı Şirketin 25.03.2024 tarihinde icra edilen genel kurul toplantısında, "Faaliyet Raporunun Okunması ve Müzakeresi"ne ilişkin gündem maddesinde, müvekkiller adına temsilen katılım gösterilen şahsımızca sözlerimize başlamadan, yukarıda kısaca izah ettiğimiz ihtilaflar nedeniyle şirketler yönetim kurulu ve müvekkil pay sahipleri arasındaki bağların tamamen koptuğu, bu netice ile faaliyet raporunun yönetim kurulu ve müvekkil pay sahipleri arasındaki yegane iletişim aracı olduğu vurgulanmak suretiyle bilgi alma ve inceleme hakkımızın kullanıldığı tüm hususlara ihtimamla karşılık verilmesi talep olunmuştur (EK-5: Genel Kurul Toplantı Tutanağı). Ne var ki, buna rağmen müvekkillerin TTK 437. maddesi kapsamında pay sahiplerine tanınan en temel hak olan bilgi alma ve inceleme hakkı kendilerine kullandırtılmamış olduğundan işbu davayı açma zarureti hasıl olmuştur..........B-) BİLGİ ALMA VE İNCELEME TALEP EDİLEN HUSUSLARBilgi alma ve inceleme hakkımızın kullanıldığı ------ gündemine ilişkinMüvekkil ---- ve -----. ile birleştirilen davalı şirket arasında münakit 2019 tarihli bir Kira Sözleşmesi bulunmaktadır. Bu sözleşme, esasen taraflar arasında baş gösteren ihtilaf sürecinde sulh müzakereleri sürecinde yapılmış bir sözleşmedir. Davalı şirket, mezkur taşınmazı ------ alt kiralamıştır. Belirtelim ki, davalı şirket 2020 hesap yılında bu hususa ilişkin ekte sunulu faaliyet raporunda görüleceği üzere cevap verilmiştir. Bakınız 2020 hesap yılına ait 17.02.2021 tarihli faaliyet raporunun 7 numaralı "Diğer Hususlar" başlıklı kısım sf. 9 (EK-6);......... Görüleceği üzere, geçmişte Faaliyet Raporu'nda yer verilebilen bu husus, niza konusu genel kurul toplantısında gündeme getirilmiş, fakat hukuka ve hakkaniyete aykırı olarak mezkur hususun ticari sır niteliğinde olduğu gerekçe gösterilerek bilgi vermekten kaçınılmıştır. Davalı şirket vekili -----, bu hususun mahkemeden öğrenileceğini, kira bedelinin ticari sır kapsamında olduğu sebebiyle cevap verilemeyeceğini beyan etmiştir. Söz konusu cevaplandırılması talep edilen husus, müvekkiller pay sahibi açısından olmazsa olmaz bir önem taşımaktadır. Faaliyet raporu ile daha önce ifşa edilmiş bu bilginin şimdi ticari sır gerekçesiyle paylaşılmaması çelişkili davranış yasağına aykırılık teşkil etmektedir. Bu nedenle bilgi alma ve inceleme hakkımız gereği olan bu hususun Sayın Mahkeme eliyle somut bilgi ve verilerle aydınlatılmasını talep etmekteyiz. Etik ilkeler ve uyum politikaları gündemine ilişkinGenel kurul toplantısında şirketin etik ilkeler ve uyum politikalarının, uyum projesinin mevcut olup olmadığı, varsa proje kapsamında topluluk çalışanları ve üst düzey yöneticilerle birebir görüşmeler yapılıp yapılmadığı, mevcut uyum faaliyetlerinin değerlendirilip değerlendirilmediği, risk değerlendirmesi yapılıp yapılmadığı, uyum programları kapsamında tespit yapılıp yapılmadığı, bu tespitlere ilişkin önleme faaliyetlerinin neler olduğu sorulmuşsa da sorulara hiçbir yanıt verilmeyerek, bilgi alma ve inceleme hakkımızın kullanıldığı bu husus hakkında hiçbir yönden ilintili olmayan bir açıklama yapılmış, dahi sorduğumuz soru ile verilen cevabın hiçbir ilgisi ve bağlantısı bulunmadığı genel kurulda açıkça ifade edilmesine rağmen, buna karşın soru ve taleplerimiz defaatle karşılıksız bırakılmıştır. Bu nedenle bu hususun Sayın Mahkeme eliyle somut bilgiler ve açıklamalar ile aydınlatılmasını talep ediyoruz. Şirkete açılan davalar gündemine ilişkin Faaliyet Raporu'nun 4.6 numaralı bölümünde şirket aleyhine açılan ve şirketin mali durumunu etkileyebilecek nitelikte dava olmadığı ifade edilmiş ise de bu bilgilerin doğru olmadığı tarafımızca bilinmektedir. Tarafımızca genel kurul toplantısında, Müvekkillerin pay sahibi olduğu şirketin yukarıda belirtilen sebepler doğrultusunda taraf olduğu dava dosyalarının dökümü talep edilmiş, yine genel kurul tutanağının 8. Sayfasında görüleceği üzere bu talep yenilenmiş ancak talebimiz karşılanmayarak, ''Önemli bir dava dosyası olsa faaliyet raporuna yazılırdı.'' gibi profesyonel ve şeffaf olmayan bir yaklaşım sergilenmiştir. Tarafımızca önceki yıllarda ikame edilen davalara dahi yer verilmemişken, şirket işçileri ve/veya başkaca özel ve/veya tüzel kişilerce davalı şirkete yöneltilen davalara yer verilmemiş olması Müvekkillerin bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmalarına engel olunması anlamına gelmektedir.Şirketlerin Yıllık Faaliyet Raporunun Asgari İçeriğinin Belirlenmesi Hakkında Yönetmelik’in 11/1-e uyarınca “Şirket aleyhine açılan ve şirketin mali durumunu ve faaliyetlerini etkileyebilecek nitelikteki davalar ve olası sonuçları hakkında bilgiler” in yıllık faaliyet raporunun şirket faaliyetleri ve faaliyetlere ilişkin önemli gelişmeler bölümünde yer alması zorunludur. İlgili madde uyarınca, idari ve adli yaptırımların ve potansiyel sonuçların faaliyet raporunda yer alması gerekmektedir ki, böylece riskler ve yönetim organı, müvekil azınlık pay sahipleri tarafından verimli bir şekilde değerlendirilebilsin. Ayrıca her dava dosyası potansiyel bir mali yük taşımaktadır. Bu nedenle, şirketin mali durumu ve ve faaliyetlerini etkileyeceğinin peşinen kabulü gerekir. Ayrıca bu noktada ifade etmek gerekir ki, davalı şirket yukarıda ifade edildiği gibi bir grup şirketi olan, Müvekkillerce grup şirketlerinden biri olan ----- feshi talepli dava ikame edilmiş, bu dava-----. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı dosyasında derdesttir. İlgili dosyada lehe bilirkişi raporu gelmiş olup, Müvekkillerimin yüksek paylarına rağmen şirket yönetimine katılamadıkları, kendilerine husumetli davranıldığı ifade edilerek, aile şirketi olan şirket içerisinde uyuşmazlıkların şirket yapısını etkileyeceği ve feshine karar verilebileceği tespit edilmiştir (EK-7). İşbu sebeple, Müvekkillerin huzurdaki davalı şirketin de feshine yönelik bir dava ikame edebilme ihtimali mümkün bulunduğundan, elbette kendi pay değerlerini düşürecek ve etkileyecek nitelikte davaların olup olmadığını, kendisine hasım olan şirket yönetiminin bilinçli bir şekilde şirket değerini düşürecek nitelikte davalarla ilgilenip ilgilenmediğini öğrenmek en tabii hakkıdır.Pay sahiplerinin şirketin faaliyetleri ve içinde bulunduğu finansal ve ekonomik durumdan haberdar olma ihtiyaçları ve yönetimin karar ve işlemleri ile şirket hesaplarının denetlenmesine ilişkin tüm hususlar ve faaliyet raporunun kapsamına giren mevcut ve geleceğe ilişkin personel politikası, yapısal değişiklikler ve organizasyon değişikliklerine ilişkin işletme stratejisi, araştırma ve geliştirme konuları bilgi alma hakkının kapsamında kabul edilir. Bilgi alma hakkının konu bakımından bir sınırı olmadığı kabul edilmektedir. Pay sahibinin bilgi alma talebine ilişkin kayıtlar finansal tablolarda ve faaliyet raporlarında yer alsa bile, bu belgelerdeki bilgiler pay sahibinin yeterli derecede aydınlatılmasına ve haklarını bilinçli bir şekilde kullanabilmesine imkan verecek derecede değil ise bilgi alma talebi olumlu karşılanmalıdır.Belirtilmelidir ki bilgi alma hakkının tek istisnası TTK 437/3 kapsamında verilecek bilgilerin ticari sır teşkil etmesidir. Yargıtay ------Hukuk Dairesi ise, 21.10.2019 tarihli ve -----sayılı kararında ticari sırrı şu şekilde tanımlar:“Ticari sır; gerçek ya da tüzel kişi tacire, rakiplerine karşı ekonomik anlamda menfaat sağlayan, sır olarak saklanan ve gizli kalması için gerekli önlemlerin sahibi tarafından alındığı bilgi olarak tanımlanır. Yine haksız rekabet ilkeleri de göz önünde bulundurularak bir başka tanım olarak ticari sır; “Tacirin ticari faaliyetleri esnasında kullandığı, aynı olanağa sahip olmayan veya kullanamayan rakiplerine karşı kendisi için avantaj teşkil eden herhangi bir formül, düzen, model vs. toplam bilgiler şeklinde” tanımlanabilir.” TTK 437/3’ün gerekçesinde de “(...) Şirket sırrında, rakip bir şirketin bilmediği, öğrenmemesi gereken, şirketin zararına kullanabileceği, elde etmek için çalıştığı, peşinde olabileceği "bilgi" ölçüsü kabul edilebilir. Rakiplerin ulaşabileceği, çeşitli kaynaklar aracılığı ile elde edebileceği, verileri ve bilgileri kullanarak yorumlama/ değerleme ile çıkarabileceği bilgiler sır olamaz. Şirket menfaatlerinin zarara uğraması, şirket işletmesinin, bağlı şirketlerinin, müşteriler çevresinin, dağıtım kanallarının ve ilişkilerinin vs.’nin kayba uğraması veya bu nitelikte pek de uzak olmayan bir tehlikenin varlığı demektir.” denmektedir.Bu noktada örneğin azınlık pay sahiplerine şirketin taraf olduğu uyuşmazlıklara ilişkin bilgi verilmemesi yerinde kabul edilemez. Zira maddenin gerekçesinde de “rakip” olma ölçütü yer almaktadır. Kaldı ki örneğin bir dava dosyası, açık yargılama ilkesi esas olduğundan, öğrenilmekle kolaylıkla incelenebilir. Bu nedenle Faaliyet Raporunda davalara ilişkin somut ve yukarıda da ifade edildiği üzere yeterli derecede aydınlatmaya elverişli bilgiler yer almıyor ise, bunun bilgi alma hakkının istisnası kapsamına girmeyeceği aşikardır. Müvekkilerce talep edilen dava dosyası dökümünün neden ve niçin tarafımıza sunulmadığı HİÇBİR ŞEKİLDE AÇIKLANMAMIŞ OLDUĞU GİBİ, şirket tarafından müvekkillerim pay sahiplerine bu konu ile ilgili herhangi bir geri dönüş sağlanmamıştır. Bu nedenle, işbu talebimizin kabul görmesini talep ederiz. Bu nedenle, müvekkillerin bilgi alma ve inceleme hakları kapsamında talep ettikleri işbu evrakların kendilerine verilmesinin kabulünü talep etmekteyiz..........NETİCE-İ TALEP Yukarıda ayrıntılarıyla arz ve izah edilen nedenler ile mahkemenizce re'sen değerlendirilecek hususlar doğrultusunda, her türlü dava ve talep haklarımızın saklı kalması kaydıyla; Haklı davamızın KABULÜ ile,Huzurdaki davadaki taleplerimizin mahiyeti itibari ile DURUŞMA AÇILMAKSIZIN DOSYA ÜZERİNDEN KARAR VERİLMESİNE,Davalı şirketin taraf olduğu UYUŞMAZLIKLARIN SAPTANARAK İSTENEN BİLGİ VE BELGENİN MÜVEKKİLLERE SUNULMASI TALEBİMİZİN SAYIN MAHKEMENİZ VASITASI İLE SAĞLANMASINA, Müvekkil pay sahiplerinin bilgi alma ve inceleme hakkını kullandığı hususlara ilişkin olarak HAKKIN YERİNE GETİRİLEREK İSTENİLEN BİLGİ VE BELGELERİN TARAFLARINA VERİLMESİNE,Yargılama giderleri ve her türlü masraf ve ücreti vekaletin ileride yönetim kurulu üyelerine rücu edilmek üzere KARŞI TARAFA TAHMİLİNE,...''şeklinde olup yukarıya aynen aktarılan dava dilekçesinde davalı şirketin █████/2024 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısından kaynaklanan bilgi alma ve inceleme hakkının kullandırılmadığı ileri sürülerek TTK. Madde 437 düzenlemesi kapsamında bilgi alma ve inceleme hakkının kullandırılmasına karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.Davacı vekili duruşmada da dava dilekçesini tekrar etmiştir.Davalı vekili tarafından ibraz edilip duruşmada da tekrar edilen ve gerekli-yeterli kısımları:"...KONU : 24.04.2024 tarihinde tarafımıza tebliğ edilen dava dilekçesine karşı cevaplarımızın arzından ibarettir.AÇIKLAMALARIMIZ1- Davalı ----("Müvekkil Şirket") 24.04.2024 tarihinde tebliğ edilen dava dilekçesi ile davalılar, 25.03.2024 tarihinde gerçekleştirilen Müvekkil Şirket'in 2023 yılına ilişkin olağan genel kurul toplantısında ("Genel Kurul Toplantısı") birtakım hususlarda bilgilendirilmediklerini iddia ederek dava dilekçesinde yer alan birtakım konularda kendilerine bilgi verilmesi talebiyle huzurdaki davayı açmıştır. Başta 2023 Yılına İlişkin Olağan Genel Kurul Toplantı Tutanağı ("Toplantı Tutanağı") (EK-1) olmak üzere işbu cevap dilekçemizin ekinde sunulan tüm belgeler incelendiğinde, huzurdaki davanın davacılar tarafından Müvekkil Şirket'e ve/veya bağlı olunan şirketlere karşı ikame edilen sayısız ve yersiz davalardan biri daha olduğu en açık şekliyle sübuta erecek olup işbu haksız davanın reddi gerektiği kuşkusuzdur. Şöyle ki;A. DAVACILAR TARAFINDAN BİLGİ ALMA TALEBİ KONU EDİLEN ALT KİRA BEDELİ TİCARİ SIR MAHİYETİNDE OLDUĞUNDAN VE DAVACILARDAN ----- BU KONU İLE İLGİLİ ŞİRKET ALEYHİNE AÇMIŞ OLDUĞU DERDEST BİR DAVA DOSYASI BULUNDUĞUNDAN, İŞBU DAVA KAPSAMINDA TALEP EDİLMESİNE OLANAK BULUNMAMAKTADIR..........B. ETİK İLKELER VE UYUM POLİTİKALARI ADI ALTINDA TALEP EDİLEN BİLGİLER TTK'NIN 437. MADDESİ KAPSAMINDAKİ BİLGİ YE BELGELERDEN OLMADIĞI GİBİ İŞBU DAVA KAPSAMINDA TALEP EDİLMESİNDE HERHANGİ BİR HUKUKİ YARAR DA BULUNMAMAKTADIR.3- Davacılar vekillerinin Genel Kurul Toplantısı'nda bilgi alma hakkı kapsamında Müvekkil Şirket'e karşı; "Şirketin etik ilkeler ve uyıtm politikaları mevcut mudur? Uyum projesi var mıdır? Uyum projesi varsa proje kapsamında topluluk çalışanları ve iist diizey yöneticilerle birebir görüşmeler yapılmakta mıdır? Mevcut uyum faaliyetleri değerlendirilmiş midir? Herhangi bir risk değerlendirmesi yapılmış mıdır? Uyum programları kapsamında herhangi bir tespit yapılmış mıdır? Bu tespitlere ilişkin önleme faaliyetleri nelerdir?" şeklinde sorular yöneltmiş oldukları görülmektedir.4- Davacıların idrakinin aksine, Etik İlkeler ve Uyum Politikaları adı altında azlık tarafından sorulan bahse konu soruların yanıtlan, daha çok halka arz olmuş şirketlerin azınlık pay şahinlerine ihtiyari olarak beyan ettiği bir dizi kural serisinden ibaret olup, halka arz olmuş şirketlerde genellikle bu soruların cevaplarının yer aldığı bir belge düzenlenmektedir. Müvekkil Şirket'in_Etik İlkeler ve Uyum Politikaları adı altında bir belge düzenleme zorunluluğu yoktur. Diğer_bir ifade ile günümüzde halka arz olmuş ve çokça azınlık pay sahibi mevcut olan şirketlerin, gerek yatırımcılarının şirketten uzaklaşmaması gerekse potansiyel yatırımcıları kendilerine kanalize edebilmek amacıyla yayınlandıkları "Etik İlkeler ve Uyum Politikaları" isimli belge; Müvekkilin düzenlenmesi zorunlu olan belgelerden değildir.5- Öte yandan azınlık pay sahiplerinin şirketin ve/veya Yönetim Kurulu üyelerinin etik değerlerine yönelik bilgi alma hakkı kapsamında bilgi talep etmelerindeki asıl amacın; ilgili şirketin ve/veya Yönetim Kurulu üyelerinin etik değerlere verdiği önemin ne kadar yüksek olduğunu tespit etmek değil, şirketin mali yapısını ve/veya esasını etkileyecek düzeyde idari ve/veya adli yaptırıma neden olan hareketleri olup olmadığının öğrenilmesi ile sınırlı olduğunun kabulü gerekmektedir. Zira azınlık pay sahibinin etik değerlere yönelik bilgi alma hakkı şirketin, çalışanların ve/veya Yönetim Kurulu üyelerinin davranışlarının şirketin uygulamalarına negatif bir etkisi olduğu an başlamaktadır. Bu durumdan hareketle, Müvekkil Şirket'in 2023 yılına yönelik Olağan Genel Kurul Toplantısında davacılar vekilleri tarafından dava konusu bilgi talebinin ileri sürülmesi üzerine ----vekili - --- tarafından; "Faaliyet Raporıı'nun 4.7 nolu bölümünde belirtildiği üzere mevzuat hükümlerine aykırı uygulamalar nedeniyle Şirket yönetim organı hakkında uygulanan herhangi bir adli veya idari yaptırım bulunmamaktadır. Şirket, yönetim kurulu tarafından işin gerektirdiği etik ilkelere ve yasal mevzuattaki değişiklikler dikkatle takip edilmektedir ve mevzuattaki değişikliklere yasal süresi içerisinde uyum sağlanmaktadır." şeklinde beyanda bulunulmuştur. Şirketin mali durumunu etkileyecek düzeyde adli ve idari herhangi bir yaptırım bulunmadığı en açık şekliyle davacılar vekillerine iletilmiş iken, hiçbir şekilde pay sahipliğinden kaynaklanan haklarını kullanma amacı taşımayan bu konuyu, huzurdaki davaya taşımış olması tarafımızca anlaşılabilir olmaktan uzak olup kanunu aşan bilgi talebinin salt bu nedenle dahi reddi gerekmektedir.6- Yukarıdaki açıklamalarımızdan da anlaşılacağı üzere, "Etik ilkeler ve Uyum Politikaları" adı altında dava konusu edilen bilgi talepleri Genel Kurul toplantısında karşılanmıştır. Dolayısı ile davacıların bilgi alma ve inceleme hakkı ihlal edilmemiştir. Bilgi alma ve inceleme talebi reddedilmediğinden, huzurdaki davanın dava şartı yokluğundan reddi gerekmektedir.C. FAALİYET RAPORUNDA YER ALMASI GEREKEN DAVALAR, ŞİRKETİN MALİ DURUMUNU VE FAALİYETLERİNİ ETKİLER MAHİYETTE OLANLAR İLE SINIRLIDIR BU SEBEPLE DAVACILAR VEKİLLERİNİN KENDİ AÇTIĞI DAVALARIN FAALİYET RAPORUNDA YER ALACAK DÜZEYDE OLMAMASI, BİLGİ ALMA HAKKININ İHLAL EDİLDİĞİ ANLAMINA GELMEYECEKTİR.7- Şirket'in yıllık faaliyet raporu, Şirketlerin Yıllık Faaliyet Raporunun Asgari içeriğinin Belirlenmesi Hakkında Yönetmeliği'ne ("Yönetmelik") uygun olarak hazırlanmaktadır. Anılan yönetmeliğin 11. Maddesinin 1. Fıkrasının (e) bendi uyarınca faaliyet raporunda her türlü davaya ilişkin değil, "Şirket aleyhine açılan ve Şirket'in mali durumunu ve faaliyetlerini etkileyebilecek nitelikteki davalar "a ilişkin bilgilendirme yapılması gerektiği düzenlenmiştir. Nitekim, faaliyet raporunun 4.6. maddesinde, anılan Yönetmelik hükmünde belirtilen nitelikteki dava olmadığına ilişkin gerekli bilgilendirme yapılmıştır. Kaldı ki genel kurul öncesinde de azınlık pay sahiplerine faaliyet raporunu ve diğer şirket evrakını okumaları için belgelerden bir nüsha teslim edilmiş olup, ilgili belgeler Yönetim Kurulu tarafından anılan Yönetmelik'e uygun olarak ve Yönetim Kurulu'nun özen yükümlülüğüne uyularak hazırlanmıştır. Bu sebeplerle hem genel kurul öncesinde hem de genel kurul sırasında azlık pay sahiplerine davaya konu edilen işbu talepleri ile ilgili yeterli bilgi verilmiştir. 8- Davacılar vekillerinin dava dilekçesi incelendiğinde, bahse konu Yönetmelik'inl 1/1-e. maddesi uyarınca hukuken tüm davalara yer verilmesi gerektiği ve fakat Müvekkil Şirket'in 2023 yılına ilişkin faaliyet raporunun (EK-2) 4.6. numaralı başlığında kendileri tarafından Müvekkil Şirket aleyhine açılan davalara yer verilmediği ileri sürülmüştür. Yukarıda da belirtildiği şekilde Anılan Yönetmelik'te; "e) Şirket aleyhine açılan ve şirketin mali durum unu ve faaliyetlerini etkileyebilecek nitelikteki davalar ve olası sonuçları hakkında bilgiler " şeklinde düzenleme olduğu, bu itibarla faaliyet raporunda belirtilmesi gereken davaların şirket mali durumunu ve faaliyetlerini etkileyecek nitelikte olması gerektiği açıktır. Azınlık pay sahiplerinin bilgi verilmediğini bahsettikleri davalar olası sonuçlan itibariyle anılan yönetmelikte belirlenen davalardan değildir. Kaldı ki faaliyet raporunun amacı, pay sahiplerinin bilgilendirilmesi olup hali hazırda taraf olunan bir davanın faaliyet raporunda belirtilmemesinden dolayı bilgilendirilmedikleri yönündeki iddiaları da mesnetsizdir. Davacılar tarafından, kendilerinin şirket aleyhine ikame ettikleri davaları faaliyet raporunda görememeleri nedeniyle işbu haksız ve yersiz davanın ikame edilmesi, bilgi alma hakkının kötüye kullanımına birebir örnek teşkil etmektedir.9- Müvekkil Şirket bağımsız denetime tabi olup, bağımsız denetime tabi şirketlerde karşılık ayrılması gereken bir dava riski olup olmadığı bağımsız denetçi tarafından değerlendirilerek finansal tablolar bu doğrultuda denetlenmektedir. Müvekkil şirketin finansal tabloları ve faaliyet raporu bağımsız denetçi tarafından denetlenerek tüm önemli yönleriyle gerçeğe uygun oldukları tespit edilmiştir (EK-3). Bu bilgi dahi tek başına, Davacıların bu taleplerinde haksız olduklarını göstermektedir. Bahse konu rapor, 25.03.2024 tarihinde yapılan 2023 yılına ilişkin olağan genel kurul toplantısından önce ve yasal süresi içerisinde tüm pay sahipleri ile paylaşılmıştır.10- Bu aşamada belirtilmesi gerekir ki Müvekkil Şirket, 2023 faaliyet yılı içerisinde 2.425.435.091 TL (iki milyar dört yüz yirmi beş milyon dört yüz otuz beş bin doksan bir Türk Lirası) net satış elde etmiş bulunmaktadır. Bu şartlar altında davacılar vekillerinin Müvekkil Şirket'in Olağan Genel Kurul'unda iddia ettikleri şekliyle; "yaklaşık 30.000-TL değerli 30 tane işçilik alacakları talepli davanın olması ve tamamının kazanılması durumunda Şirketin faaliyet yapısının de etkileneceği" şeklinde bir yorumun kabulü mümkün gözükmemektedir. Nitekim anılan bedeller şirketin yalnızca 1 yıllık faaliyet döneminde gerçekleştirdiği net satışın %0,5'i dahi etmediğinden, milyonlarca liralık net satışı olan bir şirketin raporda yer verilmediği iddia edilen davalar sebebiyle mali yapısının ve faaliyetlerinin etkilenmeyeceği, dolayısıyla faaliyet raporunda tüm davalara yer verilmesi kanuni bir zorunluluk olmadığından, bahse konu davalara faaliyet raporunda yer verilmesine gerek bulunmadığı kuşkusuzdur. Faaliyet Raporunda yer verilmesinde kanuni zorunluluk olmayan basit nitelikteki davalar hakkında; yasal mevzuat, toplantı nisabı ve düzeni gereği detaylı bilgi verilmemiş olması, bilgi alma hakkının ihlali anlamına gelmemektedir. Ayrıca, Davacılar tarafından da bilindiği üzere, Şirketin aleyhe sonuçlanması muhtemel davalardan doğabilecek mali riskini karşılamaya yeterli öz kaynağı da bulunmaktadır. Kaldı ki, şirketin mali durumunu etkilemeyen her bir işçi davası hakkındaki bilginin, müvekkil şirketin Kişisel Verilerin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamındaki yükümlülükleri gereği de, pay sahipleri dahil 3. kişilerle paylaşılamayacağı muhakkaktır.11- İlaveten, Müvekkil Şirket aleyhine açılan davalara yönelik olarak davacılar vekilleri, vekil sıfatlan gereği ilgili davalan öğrenme kabiliyetine sahiptir. Öyle ki, azınlık pay sahiplerinin kendileri dahi, herhangi bir adliye kapısından içeri girerek Müvekkil Şirket'in taraf olduğu dosyalann listesini alabilmekte, mahkemelerden dosyayı incelemek suretiyle bilgi edinebilmektedir. Şirketin ve Yönetim Kurulu'nun kanuni sorumluluğu ve dolayısıyla bilgi alma hakkının esası, şirketin mali durumunu ve faaliyetlerini etkileyecek ve azınlık pay sahiplerince öğrenilemeyecek düzeyde olanlara yönelik olduğundan bilgi alma hakkının ihlalinden bahsedilemeyeceği şüphesizdir.12- Yukarıdaki açıklamalanmızdan da anlaşılacağı üzere, Müvekkilin 2023 yılına ilişkin Faaliyet Raporunda yasal düzenleme gereği, "şirketin mali durumunu ve faaliyetlerini etkileyebilecek nitelikteki davalara" ilişkin gerekli bilgiye yer verildiğinden, şirketin taraf olduğu tüm davalara ilişkin bilgilerin Davacılar ile paylaşılmaması ileDavacıların bilgi alma ve inceleme hakkı ihlal edilmemiştir. Bu sebeple hukuka temelinden aykırı işbu davanın reddi gerekmektedir.C. DAVACILAR, MÜVEKKİL ŞİRKET VE GRUP ŞİRKETLERİ İLE REKABET EDER BİR HALE GİREREK "---- İSİMLİ BİR ŞİRKET KURMUŞ VE MÜVEKKİL ŞİRKET İLE GRUP ŞİRKETLERİNİ MEŞGUL ETMEK ADINA HUKUKİ DAYANAKTAN YOKSUN İŞBU DAVA VE DİĞER DAVALARI İKAME ETMİŞLERDİR.13- Davacılar vekillerinin dava dilekçesi incelendiğinde, azınlık pay sahibi konumunda olan davacıların Müvekkil Şirket'in mali durumunu etkileyecek ve kanunen paylaşılması zorunlu olan bilgilerin kendilerine verilmeyerek mağdur konumunda oldukları algısının yaratılmaya çalışıldığı anlaşılmakta olup işbu yanıltma iradesine Sayın Mahkeme nezdinde itibar edilmemesi gerekmektedir. Nitekim, Yönetim Kurulu Üyeliğinden kaynaklanan görevlerini yerine getirmeyen ------ 2018 yılına ilişkin Olağan Genel Kurul toplantısında yapılan yönetim kurulu seçiminde, yeniden yönetim kurulu üyesi seçilmemesine öfkelenen davacılar, gerek kızları olan davacılar vekili gerekse diğer davacı vekili aracılığıyla Müvekkil Şirket'e ve bağlı olduğu iştiraklerine sayısız dava ikame etmiş olup Müvekkil Şirket'in uzun yıllardan bu yana süregelen neredeyse her uygulamasını yargılama konusu haline getirmiştir ki, işbu dava da bu duruma benzer bir irade ürünüdür.14- İşbu dilekçemize ekli 23.10.2020 tarihli ----- ilanı ile internet sitesi sayfası delil tespiti (EK-4) dikkate alındığında Davacı vekili ---- tarafından kendisinin bizzat yönetim kurulu başkanı ve imza yetkilisi olarak kurulan, daha sonra Davacı --- --- oğlu ---- devredilen ------ isminde ve Müvekkil Şirket ile birebir aynı iş kolunda faaliyet etmekte olan ayrı bir şirket olduğu ve ilgili şirketin internet sitesi üzerinde de Davacı ------ isminin açıkça zikredildiği ve bu vesile ile de Müvekkil ve grup şirketleri ile rekabet halinde olunduğu görülebilecektir.15- Gelinen aşamada, TTK'nın 437/3. maddesinde yer alan; "(3) Bilgi verilmesi, sadece, istenilen bilgi verildiği takdirde şirket sırlarının açıklanacağı veya korunması gereken diğer şirket menfaatlerinin tehlikeye girebileceği gerekçesi ile reddedilebilir. " düzenlemesi gereği, Genel Kurul Toplantısı sırasında ve davacılar vekili tarafından keşide edilen ihtarname kapsamında talep edilen tüm bilgiler, Davacılar ile paylaşılmıştır. Davacılar, olağan genel kurulda sanki hiç bilgi verilmemişcesine ve/veya eksik bilgi verilmişçesine huzurdaki davayı ikame etmişlerdir. Bahse konu ticari sır mahiyetindeki kira bedeline ilişkin bilginin, TTK'da belirtilen pay sahipliğinden kaynaklanan haklarını kullanmak için değil, Davacı-----kişisel işi sebebi ile açtığı dava dosyasına delil yaratma amacı ile talep edildiğinden, davacılar ile paylaşılamayacağı kuşkusuzdur.16- Talep edilen ve ticari sır mahiyetinde olmayan tüm bilgi ve belgeler Davacılar ile paylaşılmışsa da, hem davacılar hem de davacılar vekili Müvekkil Şirket ile birebir aynı iştigal konusunda, neredeyse aynı unvana sahip şirket aracılığıyla Müvekkil Şirket ve bağlı olduğu tüm iştirakleri ile rekabet eder vaziyette bulunduğundan, Müvekkil Şirket'in menfaatinin ön planda tutularak bir kısım ticari sır niteliğindeki bilgi ve belgelerin paylaşımından kaçınılması da, basiretli bir tacirin göstermesi gereken özenin bir gereğidir. Bununaksine, sanki hiçbir bilgi ve belge paylaşılmamış izlenimi yaratılarak, işbu davanın ikame edilmesi, hukuken ve fiilen kabul edilebilir olmaktan uzaktır.17- Nitekim Müvekkil ve grup şirketleri ile rekabet halindeki davacıların, Müvekkil Şirket'in ve bağlı olduğu diğer dava dışı şirketlerin faaliyetlerini kısıtlamaya çalışır niteliği haiz olan tüm eylemleri dahi bir kenara bırakılarak, gerek Genel Kurul Toplantısı öncesinde keşide edilen----Noterliği'nin 19.03.2024 tarih ve ----- yevmiye numaralı ihtarnamesinde (EK-5) yer alan 73 paragraflık yüzlerce bilgi talebine, gerekse her bir grup şirketinin Genel Kurul Toplantısı sırasında ortaya atılan taleplere, tüm şeffaflığıyla ve dürüstlüğüyle cevap verildiği görülmektedir. Dolayısıyla huzurda açılan bu dava hakkın kötüye kullanılmasının birebir örneği mahiyetindedir.18- Davacılar tarafından Genel Kurul toplantısından çok kısa bir süre önce keşide edilen---- Noterliği'nin 19.03.2024 tarih ve ---- yevmiye numaralı ihtarnamedeki ayrıntılı ve oldukça teknik sorulara genel kurul sırasında bilgi verilecek şekilde hazırlık yapılmış olması, toplantı sırasında tüm pay sahiplerinin gerek veriye ve gerekse de yasaya dayalı açıklamalarla bilgilendirilmiş olması, Yönetim Kurulu'nun, tüm pay sahiplerinin bilgi alma hakkını en etkin şekilde kullanabilmelerini sağlamak amacıyla üzerine düşen görevi layıkıyla yaptığını göstermektedir.19- Son olarak, davacıların iddiasının aksine, Müvekkil şirketin grup şirketlerinden olan ----- aleyhine şirketin feshi talepli açılan ----- Asliye Ticaret Mahkemesinin ------ Esas sayılı dava dosyasında, şirket aleyhine olan bir bilirkişi raporu yoktur. Davacılar, Sayın Mahkemenizi yanıltmak ve yönlendirmek amacı ile dava dilekçelerinde birçok beyana yer vermiş olup işbu beyan da aynı amaca hizmet etmektedir..........SONUÇ VE TALEP: Yukarıda açıklanan ve Sayın Mahkeme tarafından re'sen araştırılacak hususlar kapsamında,1- Haksız ve yersiz davanın REDDİNE..."şeklinde olup yukarıya aynen aktarılan cevap dilekçesinde ileri sürülen savunmalara bağlı olarak davanın reddine karar verilmesi istenmiştir. Dava TKK. 437 ve devamı maddeleri gereğince açılan bilgi alma ve inceleme hakkının kullandırılmasına yönelik bir davadır.Dava ile ilgili 6102 sayılı TTK'nın ilgili madde:'' IV - BİLGİ ALMA VE İNCELEME HAKKI Madde 437- (1) Finansal tablolar, konsolide finansal tablolar, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, denetleme raporları ve yönetim kurulunun kâr dağıtım önerisi, genel kurulun toplantısından en az onbeş gün önce, şirketin merkez ve şubelerinde, pay sahiplerinin incelemesine hazır bulundurulur. Bunlardan finansal tablolar ve konsolide tablolar bir yıl süre ile merkezde ve şubelerde pay sahiplerinin bilgi edinmelerine açık tutulur. Her pay sahibi, gideri şirkete ait olmak üzere gelir tablosuyla bilançonun bir suretini isteyebilir. (2) Pay sahibi genel kurulda, yönetim kurulundan, şirketin işleri; denetçilerden denetimin yapılma şekli ve sonuçları hakkında bilgi isteyebilir. Bilgi verme yükümü, 200 üncü madde çerçevesinde şirketin bağlı şirketlerini de kapsar. Verilecek bilgiler, hesap verme ve dürüstlük ilkeleri bakımından özenli ve gerçeğe uygun olmalıdır. Pay sahiplerinden herhangi birine bu sıfatı dolayısıyla genel kurul dışında bir konuda bilgi verilmişse, diğer bir pay sahibinin istemde bulunması üzerine, aynı bilgi, gündemle ilgili olmasa da aynı kapsam ve ayrıntıda verilir. Bu hâlde yönetim kurulu bu maddenin üçüncü fıkrasına dayanamaz. (3) Bilgi verilmesi, sadece, istenilen bilgi verildiği takdirde şirket sırlarının açıklanacağı veya korunması gereken diğer şirket menfaatlerinin tehlikeye girebileceği gerekçesi ile reddedilebilir. (4) Şirketin ticari defterleriyle yazışmalarının, pay sahibinin sorusunu ilgilendiren kısımlarının incelenebilmesi için, genel kurulun açık izni veya yönetim kurulunun bu hususta kararı gerekir. İzin alındığı takdirde inceleme bir uzman aracılığıyla da yapılabilir. (5) Bilgi alma veya inceleme istemleri cevapsız bırakılan, haksız olarak reddedilen, ertelenen ve bu fıkra anlamında bilgi alamayan pay sahibi, reddi izleyen on gün içinde, diğer hâllerde de makul bir süre sonra şirketin merkezinin bulunduğu asliye ticaret mahkemesine başvurabilir. Başvuru basit yargılama usulüne göre incelenir. Mahkeme kararı, bilginin genel kurul dışında verilmesi talimatını ve bunun şeklini de içerebilir. Mahkeme kararı kesindir. (6) Bilgi alma ve inceleme hakkı, esas sözleşmeyle ve şirket organlarından birinin kararıyla kaldırılamaz ve sınırlandırılamaz. ''şeklinde düzenleme içermektedir.Davalı şirketin adresinin ---- adresi olduğu ve TTK Madde 437 düzenlemesine göre Mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmıştır.Davanın konusunun █████/2024 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısından kaynaklanan bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılmasına yönelik olması, söz konusu toplantı tutanağının içeriği, teslime ilişkin belge, ----- Noterliğinin █████/2024 tarih ve ------ yevmiye nolu ihtarnamenin ---Tebliğ tarihi, █████/2024 genel kurul tarihi, davanın █████/2024 tarihinde açılmış olması ve TTK. Madde 437/5 düzenlemesi birlikte değerlendirildiğinde davanın 10 günlük yasal süre içinde açıldığı ve engel bir dava şartı eksikliği bulunmadığı belirlendikten sonra ön inceleme tamamlanarak tahkikata geçilmesine karar verilmiştir.Ticaret sicil kayıtları ve deliller toplanarak bilirkişi incelemesi yoluna gidilmiştir.Temin edilen dosya kapsamına uygun olup davanın aydınlanması yönünden yeterli görülen █████/2025 işlem tarihli bilirkişi heyeti raporunun gerekli-yeterli kısımları:"... 4-İNCELEME: Verilen görev kapsamında ihtilaf konusunda kanaat oluşturabilmek için davalının ticari defter ve belgeleri aşağıdaki şekilde incelenmiştir.a) Davalı Defter İncelemesi (Usul),b) ----- Gazetesi İncelemesic) İhtarname İncelemesid) Davalı Şirket 2023 Yılı Olağan Genel Kuru Toplantı Tutanağıe) Davalı Şirket 2023 Yılına İlişkin Faaliyet Raporuf) Bilirkişi Raporu İncelemesig) Diğer Mahkeme Dosyalarının İncelenmesi 4.a DAVALI DEFTER İNCELEMESİ: Davalı ------, ihtilafın yaşandığı 2023 yılına ait ticari defterlerin incelenmek üzere tarafımıza ibraz edilmesi talep edilmiş, ancak söz konusu defterler tarafımıza gönderilmemiştir.4.b. ------ Gazetesi İncelemesi: ------ Ticaret Sicili Müdürlüğü tarafından 29.04.2024 tarihinde gönderilen yazı aşağıda belirtilen şekilde incelenmiştir.Sicil No ----Unvan -----Sermayesi 7.550.000 TLAna Sözleşme Tescil 07.07.1989Çalışma konusu türlü prefabrik yapılar yük ve yaşam konteynerleri iş yeri inşaatı tarım ve endüstri yapıları sanayi tesisleri baraj köprü yol liman tersane havaalanı alt yapı inşaatları hastane, okul, spor tesisleri, turistik tesis inşaatları ve diğer inşaatların yapımı ve 8.4.2014 tarihin tescil edilen tadil tasarısında yazılı olan diğer işlerYÖNETİM KURULUÜYELERİ ----- (Yönetim Kurulu Başkanı) (Münferiden Yetkili) --- (Yön. Kur. Başkan Yardımcısı) (A-Grubu)------(Yön. Kur. Üyesi (A- Grubu) 4.c.İhtarname İncelemesi:Davacılar tarafından -----.Noterliği tarafından 19.03.2024 gönderilen ihtarnamede; .........4.d. Davalı Şirket 2023 Yılı Olağan Genel Kurul Toplantı Tutanağı: Davalı Şirketin 2023 yılına ilişkin olağan genel kurulunun 25.03.2024 tarihinde -----adresinde, ----- Ticaret İl Müdürlüğü'nün 21.03.2024 tarih ve ------ sayılı yazısıyla görevlendirilen Bakanlık Temsilcisi gözetiminde toplanıldığı belirtilmiştir.Söz konusu toplantı tutanağının bazı maddeleri aşağıdaki şekilde incelenmiştir..........4.e. DAVALI ŞİRKET 2023 YILI FAALİYET RAPORU:--Şirketi 07.07.1989 -----Her türlü prefabrike yapılar, yük ve yaşam konteynerleri, iş yeri inşaatı, tarım ve endüstri yapıları, sanayi tesisleri, baraj, köprü, yol, liman, tersane, havaalanı alt yapı inşaatları, konut inşaatları, hastane, okul, spor tesisleri, turistik tesis inşaatları ve diğer inşaatların yapımı ve Şirket esas sözleşmesinde yazılı olan diğer işler Şirketin faaliyet konusunu oluşturmaktadır.Şirketin Ortaklık ve Sermaye Yapısı:Şirket sermayesi; 7.550.000,00-TL olup, bu sermaye 7.550.000 paya ayrılmıştır. Şirketin son ortaklık yapısı aşağıdaki gibidir:........."Faaliyet Raporunun 4.6 Maddesi:4.6. Şirket aleyhine açılan ve şirketin mali durumunu ve faaliyetlerini etkileyebilecek nitelikteki davalar ve olası sonuçlan hakkında bilgiler;Şirketin mali durumunu ve faaliyetlerini etkileyebileceği düşünülen dava bulunmamaktadır.Ticaret Unvanı Ticaret Sicili Tescil Tarihi Ticaret Tescil No Vergi Dairesi Vergi Sicil NoFaaliyet Konusu:4.12. Şirketler topluluğuna bağlı bir şirketse; (4.11) bendinde bahsedilen hukuki işlemin yapıldığı veya önlemin alındığı veyahut alınmasından kaçınıldığı anda kendilerince bilinen hal ve şartlara göre, her bir hukuki işlemde uygun bir karşı edim sağlanıp sağlanmadığı ve alınan veya alınmasından kaçınılan önlemin şirketi zarara uğratıp uğratmadığı, şirket zarara uğramışsa bunun denkleştirilip denkleştirilmediği;Hâkim Teşebbüs veya ona bağlı herhangi bir şirketle, Şirketi zarara uğratabilecek herhangi bir işlem yapılmamış olup, kaçınılan herhangi bir önlem bulunmadığından karşı edim/denkleştirme gereği doğmamıştır.6. RİSKLER VE YÖNETİM ORGANININ DEĞERLENDİRMESİ6.1. Varsa Şirket'in öngörülen risklere karşı uygulayacağı risk yönetimi politikasına ilişkin bilgiler;Satış/pazarlama süreçlerine ilişkin riskler, satış/pazarlama departmanı tarafından takip edilmekte ve departman yöneticisi tarafından Yönetim Kurulu'na raporlanmaktadır. Üretim süreçlerine ilişkin riskler, kalite sistem departmanı tarafından takip edilmekte ve departman yöneticisi tarafından Yönetim Kurulu'na raporlanmaktadır. Tedarik süreçlerine ilişkin riskler, satın alma departmanı tarafından takip edilmekte ve departman yöneticisi tarafından Yönetim Kurulu'na raporlanmaktadır. Mali süreçlere ilişkin riskler, mali işler departmanı tarafından takip edilmekte ve departman yöneticisi tarafından Yönetim Kurulu'na raporlanmaktadır. Söz konusu riskler Yönetim Kurulu tarafından değerlendirilip uygun görülen aksiyonlar alınmaktadır.Ayrıca ülkemizde 2023 hesap döneminde yaşanan kur dalgalanmaları ve buna ek olarak enflasyonda meydana gelen artış nedeniyle de gerekli tedbirler Şirket tarafından alınmış ve alınmaya devam edilmektedir.6.2. Oluşturulmuşsa riskin erken saptanması ve yönetimi komitesinin çalışmalarına ve raporlarına ilişkin bilgiler;Yukarıda 6.1, maddede belirtildiği üzere ilgili departmanlar tarafından yönetim kuruluna sunulan raporlar yönetim kurulu tarafından riskin erken tespiti amacıyla değerlendirilmektedir.6.3. Satışlar, verimlilik, gelir yaratma kapasitesi, kârlılık, borç/öz kaynak oranı ve benzeri konularda ileriye dönük riskler.Satışlar ve verimlilik hususunda ileriye dönük öngörülen riskler, kur dalgalanmaları, piyasadaki rakip sayısının fazla olması ve her geçen gün artış göstermesi, piyasada kalitesi - fiyatı düşük ürünlerin yer alması ile birlikte müşterilerin bu ürünleri tercih etme oranlarının artması, tedarik zincirindeki muhtemel olumsuzluklar, yasal mevzuatlarda olabilecek muhtemel değişiklikler, hedeflenen yurtdışı pazarlarda oluşabilecek olumsuz ekonomik ve politik gelişmelerdir.7. DİĞER HUSUSLARBu raporda özel olarak belirtilenlerin dışında şirkette meydana gelen ve ortakların, alacaklıların ve diğer ilgili kişi ve kuruluşların haklarım etkileyebilecek nitelikte, özel önem taşıyan bir olay bulunmamaktadır." Şeklinde olduğu görülmüştür.4.e. Bilirkişi Raporu İncelemesi: Davacı vekili tarafından dava dilekçesi ekinde ------Asliye Ticaret Mahkemesine sunulan Prof. Dr. ----- ve Yeminli Mali Müşavir ------ tarafından hazırlanan 28.11.2023 tarihli bilirkişi ön raporun özetle;"... davalı şirketin merkezine 08.05.2023 tarihinde gidilerek, kayıtları üzerine bir ön inceleme yapılmıştır.Muhterem Mahkemeniz tarafından teknik bilirkişi heyetinin belirlenmesinden sonra, tekrar gidilerek muhtemelen 31.12.2023 tarihli bilançoları ve hesapları incelenecek ve 2023 senesi sonu itibariyla kıymet belirlemesi gerçekleştirilecektir. Şirketlerin marka, patent, know-how ve benzeri gibi gayri maddi haklarının değerleri de, rayiç değerlere ilave edilecektir. Değer tespitlerinin yapılabilmesi için;• Gayrimenkul Değerleme Uzmanına• Makine Mühendisine• Arabaları, demirbaşları değerleyecek Bilirkişiye,• Marka ve patent değerlemesi yapabilecek Bilirkişiyeİhtiyaç bulunmaktadır.Davacıların ortalıktan hisselerini hakim ortaklara veya üçüncü şahıslara devir ederek çıkmaları halinde, bu durumda şirketin etkilenmesi söz konusu olmayacaktır. Ödeme, hisseleri devir alacak kişi veya kişiler tarafından yapılacağı için, şirketin varlığından bir azalma olmayacak ve dolayısıyla sermayesinin azalmasına da gerek kalmayacaktır.Ortakların ve/veya üçüncü kişilerin devir almaması halinde, ödemenin şirketten asıl ve ne şekilde karşılanacağı sorusu gündeme gelecektir. İşte bu konuda görüş bildirilmesi için öncelikle ödenecek hisse bedelinin belli olması gerekmektedir..." şeklinde olduğu görülmüştür.4.g. Diğer Mahkeme Dosyalarının İncelenmesi:----- Sulh Hukuk Mahkemesinin------sayılı Dosyasında, davacılar tarafından 17.01.2024 tarihlinde kira (uyarlama istemli) davanın açıldığı, dava dilekçelerinde;------adresinde bulunan işyeri niteliğindeki taşınmaz için 01.12.2019 başlangıç tarihli kira sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin 10 yıllık olduğunu, mezkur kira sözleşmesinde -----görünse de ilgili şirketin 02.03.2020 tarihinde davalı şirkete devrolduğu ve tüm aktif ve pasifleriyle birlikte ticaret sicili kaydının resen terkedildiği, davalı tarafın aylı kira ödemesinin 34.548 TL olup, bu kira bedellerinin emsallerine göre düşük olduğu, HMK'nın 389/1 Maddesi uyarınca yargılama bitinceye kadar dava tarihinden itibaren olacak şekilde dava konusu işyeri niteliğindeki taşınmazın kira bedelinin tedbiren 300.000 TL olarak ödenmesi yönünde ihtiyati tedbir talepli açıldığı anlaşılmıştır.-----Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- Sayılı kararında;......... HÜKÜM; Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE;A-Davalı şirketin davacının genel kurul toplantısının 6. Sayfasının son paragrafında sorduğu soruya verdiği yanıt soruları soru ile ilgili olmadığından keza genel kurul toplantı tutanağının 13. Sayfasında şirket aleyhine açılan davalar ile ilgili verilen yanıt yetersiz olduğundan bu iki istemle ilgili olarak davacının talebinin kabulüne, Davacı vekiline ve vekilinin de katılımı ile şirketin iş ve işlemlerini aksatmayacak şekilde 23.08.2024 günü saat 10:00-14:00 saatleri arasında şirket merkezinde bilgi alma ve inceleme hakkı tanınmasına,B-Her ne kadar davacı yanca 2022 yılına ait bağımsız denetim raporu istenmiş davalı yanca genel kuralda bu belgenin sonra verileceği beyan edilmiş ise de genel kurulun 2023 yılı faaliyet dönemine ilişkin olduğu, bu belgenin dava öncesi keşide edilen ihtarnamede belirtilmediği, ilk defa genel kuralda talep edildiği ve söz konusu genel kural faaliyet yılını kapsamadığı, eski dönemlere ait olduğu anlaşılmakla bu talebin reddine,.." şeklinde olduğu görülmüştür.5- DEĞERLENDİRME VE SONUÇ: Söz konusu dava, davalı şirketin 28.03.2024 tarihinde icra edilen genel kurul toplantısında ve öncesinde davacı yanca keşide edilen ihtarnamede sorulan sorular ve genel kurulda davacılarca sorulan sorular kapsamında genel kurulda davacılara bilgi edinme ve inceleme hakkı tanınıp tanınmadığı, davacılara verilen yanıtların yeterli düzeyde olup olmadığı mahkeme eli ile davacılara bilgi edinme ve inceleme hakkı verilmesinin mümkün olup olmadığına ilişkindir.Sayın Mahkemenin ara kararında; "...dava dilekçesinde ileri sürülen iddia ve cevap dilekçesinde dile getirilen savunmalar dikkate alınıp ön inceleme tutanağına geçirilen uyuşmazlık noktalarını aydınlatır şekilde ayrıntılı, gerekçeli, denetime ve hüküm vermeye elverişli rapor düzenlenmesi... " denilerek dosyasının ve eklerinin incelenerek, denetime ve hüküm kurmaya elverişli rapor tanzimi görevi verilmiştir.Ön İnceleme tutanağına geçirilen uyuşmazlık noktaları: "TTK Madde 437 düzenlemesine bağlı olarak bilgi alma ve inceleme hakkının yasal ve maddi şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği ve gerçekleşmiş olma ihtimalinde sınırlarının ne olması gerektiği ve bunun nasıl kullanılacağı hususlarının aydınlatılması noktasında toplandığının tespitine" denilmiştir.TTK m. 437/5 hükmü uyarınca;"Bilgi alma veya inceleme istemleri cevapsız bırakılan, haksız olarak reddedilen, ertelenen ve bu fıkra anlamında bilgi alamayan pay sahibi, reddi izleyen on gün içinde, diğer hâllerde de makul bir süre sonra şirketin merkezinin bulunduğu asliye ticaret mahkemesine başvurabilir. Başvuru basit yargılama usulüne göre incelenir. Mahkeme kararı, bilginin genel kurul dışında verilmesi talimatını ve bunun şeklini de içerebilir. Mahkeme kararı kesindir.".Bilgi alma hakkı, şirketin ekonomik ve mali durumunun, egemenlik ilişkilerinin ve çoğunluğu oluşturan ve şirkete hakim olan pay sahiplerinin elde ettiği menfaatlerin tam olarak anlaşılması ve bu yolla hakların bilinçli olarak kullanılabilmesi amaçlarına hizmet eder------ Pay sahiplerinin şirketin faaliyetleri ve içinde bulunduğu finansal ve ekonomik durumdan haberdar olma ihtiyaçları ve yönetimin karar ve işlemleri ile şirket hesaplarının denetlenmesine ilişkin tüm hususlar ve faaliyet raporunun kapsamına giren mevcut ve geleceğe ilişkin personel politikası, yapısal değişiklikler ve organizasyon değişikliklerine ilişkin işletme stratejisi, araştırma ve geliştirme konuları bilgi alma hakkının kapsamında kabul edilir------).Bilgi alma hakkının konu bakımından bir sınırı olmadığı kabul edilmektedir-------Bilgi alma hakkı, şirketin bağlı şirketler dahil, diğer işletmelerle ve kişilerle olan tüm işlemleri ve iş ilişkilerini kapsar. Pay sahibinin bilgi alma talebine ilişkin kayıtlar finansal tablolarda ve faaliyet raporlarında yer alsa bile, bu belgelerdeki bilgiler pay sahibinin yeterli derecede aydınlatılmasına ve haklarını bilinçli bir şekilde kullanabilmesine imkan verecek derecede değil ise bilgi alma talebi olumlu karşılanmalıdır (-----.Bilgi alma hakkı, kaynak İsv. BK m. 697 (2)'nin aksine pay sahipliği haklarının kullanılabilmesi için "gerekli" olması koşuluna bağlanmamıştır" (437. madde gerekçesinden). Diğer taraftan bilgi alma hakkı, bu hakkın kullanıldığı genel kurul toplantısının gündemindeki konularla da sınırlı değildir. Bu husus 437 madde gerekçesinde açıkça ifade edilmiştir: "Yönetim kurulu şirket işlevi hakkında bilgi verir ve bilgi alma gündem ile sınırlı değildir" (------).Bilgi alma ve inceleme hakları pay sahibine tanınan dava hakkı ile güçlendirilmiştir. Pay sahibi sadece açık bir red halinde değil, taleplerinin cevapsız bırakılması veya cevabın ertelenmesi durumunda da hem bilgi alma hem de inceleme hakkını bir mahkeme kararı ile başarıya ulaştırabilir. Talebin cevapsız bırakılması yetersiz hesap verme ilkesine uymayan cevapları da kapsar. Beşinci fıkra mahkeme kararının hızla verilmesini sağlamaya yönelik hükümleri de içermektedir (Gerekçe m. 437/Beşinci fıkra).Pay sahiplerinin en önemli haklarından biri genel kurulda oy kullanmaktır. Oy hakkının kullanılmasının bilinçli ve etkili olabilmesi pay sahiplerinin şirketin faaliyeti, ekonomik ve mali durumu, hatta büyük pay sahiplerinin şirketten elde ettiği menfaatler hakkında tam bir bilgi sahibi olmasına bağlıdır. .Bilgi edinme ve inceleme hakkı pay sahibinin bireysel vazgeçilemez ve feragat edilemez bir müktesep hakkıdır. Hakkın müktesep olma özelliği TTK'nın 437/6. Maddesinde " bilgi alma hakkı esas sözleşme ile ve şirket organlarında birinin kararı ile kaldırılamaz veya sınırlanamaz denilmek sureti ile açıklanmıştır.Bilgi alma hakkının sınırları kanunun 437/3. Madde ve fıkrasında açıklanmıştır. Bu ölçütler ortaklık sırrı veya korunması gereken diğer şirket menfaatleridir. Bu yöndeki bir iddianın kabul görebilmesi için;A- Şirketin menfaatinin tehlikeye düştüğü somut bir şekilde ortaya konmalıdır B-İleri sürülen tehlikenin gerçekleşmesi kuvvetle muhtemel olmalıdır.Davacıların huzurdaki dava ile üç konuda bilgi alma talepleri olduğu görülmüştür:- Davalı şirketin 25.03.2024 tarihinde yapılan 2023 yılı olağan genel kurul toplantısında söz alan ----- vekili-----tarafından; ------ ile alt kiracısı ------Arasındaki kira ilişkisi çerçevesinde alınan güncel kira bedelinin bilgisinin verilmesinin talep edildiği, Davalı ----- ise söz alarak; "Tarafınızca şirket aleyhine açılmış bir dava var ve mahkemeden öğrenilmek istenen bilgi edinilebilir. Bahse konu kira bedeli ticari sır mahiyetinde olduğundan ve konu yargıya intikal etmiş olduğundan bilgi veremiyoruz" şeklindeki beyanı ile talep edilen bilginin davacı pay sahibine verilmemiş olduğu görülmüştür.- Davalı şirketin faaliyet konusu dikkate alındığında, söz konusu gayrimenkulün kira bedelinin şirketin ticari faaliyet konusu dışında kaldığı ve bu bilginin ticari sır olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, şirkete ait bir gayrimenkulün rayiç değerin altında kiraya verilmesinin şirketi zarara uğratabileceği, yine şirket yönetim kurulu üyelerinin şirketle işlem yapma yasağı kapsamında kira sözleşmesinin taraflarının da pay sahiplerince bilinmesinde makul fayda bulunduğunun kabul edilmesi gerektiği ve bilgi edinme hakkının kapsamında kaldığı kanaatine ulaşılmıştır.- Öte yandan davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili Şirket'e kiralanması nedeniyle kira bedelinin uyarlanması talebiyle ------Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ----Esas numaralı dava dosyası ikame edilmiş olup davacı ------ve Müvekkili Şirketin işbu taşınmaz özelinde karşıt taraf olarak yer aldığı, Davacının, bu bilgi talebi ile kendi açtığı dava dosyasına delil yaratmak amacında olduğu, dava dosyasında davacı tarafın 20.05.2024 tarihinde gerçekleştirilecek keşif harcını yatırmadığından ve yine dava şartı olan ve verilen kesin süre içerisinde eksik yatırılan harcı tamamlamadığından, keşfin iptal olduğu ve bir sonraki celse de dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi beklenildiği, bahse konu bilginin, Türk Ticaret Kanunu'nda ("TTK") belirtilen, pay sahipliğinden kaynaklanan haklarını kullanmak için değil, Davacı ------ kişisel işi sebebi ile açtığı dava dosyasına delil yaratma amacı ile talep edildiğini iddia etmiştir. Bu hususun MK 2 kapsamında bilgi edinme hakkının kullanımına engel teşkil edip etmeyeceği hususu Sayın Mahkemenizin takdirindedir. - Etik ilkeler ve uyum politikaları gündemine ilişkin olarak, davalı şirketin 25.03.2024 tarihinde yapılan 2023 yılı olağan genel kurul toplantısında söz alan davacı ----- vekili ------; şirketin etik ilkeler ve uyum politikalarının, uyum projesinin mevcut olup olmadığı, varsa proje kapsamında topluluk çalışanları ve üst düzey yöneticilerle birebir görüşmeler yapılıp yapılmadığı, mevcut uyum faaliyetlerinin değerlendirilip değerlendirilmediği, risk değerlendirmesi yapılıp yapılmadığı, uyum programları kapsamında tespit yapılıp yapılmadığı, bu tespitlere ilişkin önleme faaliyetlerinin neler olduğu sorularını yöneltmiş olduğu, toplantı tutanağının incelenmesinden, davacı taraf vekilinin sorularının genel kurulda büyük ölçüde cevapsız bırakıldığının ve şirketçe verilen yanıtın konu ile alakalı olmadığı görülmüştür. Davacının sorduğu bu soruya verilen yanıtın soru ile sorulmak istenen hususu aydınlatmadığı, varsa bunlara dair çalışmaların, belgelerin, bilgilerin pay sahibinin bilgi edinme hakkı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği kanaatine ulaşılmıştır. Takdiri Sayın Mahkemenize aittir.- Davacılarca genel kurulda şirket aleyhinde açılmış davaların bilgisi talep edilmiş davalı vekili şirketin yıllık faaliyet raporlarının asgari içeriğinin belirlenmesi hakkında yönetmeliğin 11/e maddesi gereğince her davanın bilgisinin verilmesinin zorunlu olmadığını sadece mali durumu etkileyecek davaların yazılmasının yeterli olduğunu gerekçe göstererek davacıların bu yöndeki bilgi edinme taleplerini reddetmiştir.- Şirkete karşı açılmış olan davaların şirketin ekonomik değerini ve finansal durumunu etkileme olasılığı bulunduğun, ayrıca" istenilen bilgi verildiği takdirde şirket sırlarının açıklanacağı veya korunması gereken diğer şirket menfaatlerinin tehlikeye girebileceği " gerekçelerinin de bulunmadığı dikkate alınarak alındığında davacıların bu isteminde de hukuki yararlan bulunduğu ve söz konusu bilgi talebinin bilgi edinme hakkı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği kanaatine ulaşılmış olup, bu husustaki nihai takdir yetkisi de tamamıyla Sayın Mahkemenize aittir...."şeklinde olup yukarıya aynen aktarılmıştır. Davacı vekili tarafından ibraz edilen dilekçede rapora karşı beyanlarda bulunularak karar verilmesi istenmiştir.Davalı vekili tarafından ibraz edilen dilekçe ile savunmalar doğrultusunda rapora itiraz edilerek ek rapor alınması talep edilmiştir.Davanın niteliği, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen rapor, yasal düzenleme ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde temin edilen raporun davanın aydınlatılmasına yeterli olduğu, itirazlar yönünden yapılması gereken bir tahkikat işlemi olmadığı sonucuna varılarak tahkikat bitirilmiştir.Sonuç olarak, söz konusu ihtarname, tebliğ tarihi, teslime ilişkin tutanak, ilgili █████/2024 tarihli genel kurul tutanağı, dava tarihi, genel kurul toplantı tutanağının içeriği, ileri sürülen sorular, verilen cevaplar, temin edilen dosya kapsamına uygun ve mahkememizce de yeterli görülen bilirkişi heyeti raporu ile bilirkişi heyetinin isabetli görülüp iştirak edilen kanaati, yukarıya aynen aktarılan ilgili yasal düzenleme ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde █████/2024 tarihli genel kurulda sorulan sorular yönünden davanın sübuta erdiği, verilen cevapların yeterli olmadığı, soruların ticari sır teşkil etmediği, sonuç ve kanaatine varıldığından davanın kabulüne ilişkin olmak üzere aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:Davanın kabulü ile TTK'nın 437/5 maddesi gereğince, davalı şirketin █████/2024 tarihli olağan genel kurul toplantısında sorulan sorularla ilgili davalı şirket merkezinde, davacılar tarafından belirlenecek bir mali müşavire tevdi edilmesi suretiyle davacıların BİLGİ ALMA VE İNCELEME HAKKINI KULLANMASINA, İnceleme için davalı şirket tarafından uygun bir yer teminine,Teslim olunan kayıtlar ve belgeler hakkında bilgi verebilecek bir şirket çalışanının davalı şirket tarafından görevlendirilmesine ve bu çalışanın kontrolünde ve güvenliğinde olmak üzere bu çalışan emrine bir bilgisayar tahsis edilmesine,Davacılar tarafından kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mali müşavir ve incelemeye başlama gününün belirlenerek noter kanalıyla davalı şirkete tebliğine, (bu tebliğ işlemi ile incelemeye başlama günü arasında davalının gerekli hazırlıkları yapması bakımından en az (3) iş günü bulunması gereğinin gözetilmesine),İncelemenin belirlenen günden başlayarak en çok bir birini izleyen 5 iş günü içinde mesai saatleri içinde yapılıp sonuçlandırılmasına, (4.maddeye göre davalıya yapılacak tebliğ ile inceleme günü arasında öngörülenden kısa süre kalırsa sürenin 3 iş gününün bitiminden başlamasına), Yukarıda 1 nolu hüküm fıkrasında belirtilen █████/2024 tarihli olağan genel kurul toplantı tutanağının kararın eki sayılmasına,Maktu karar harcından peşin harcın mahsubu ile eksik 187,80 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,Davacı tarafça peşin ödenen harçlar dahil olmak üzere davacı tarafça yapılan toplam 17.024 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara müştereken verilmesine,Davalı tarafça yapılmış bir gider olmadığından bu konuda başkaca bir karar oluşturulmasına yer olmadığına, Davacı vekili için tarife gereğince belirlenen 30.000 TL maktu avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacılara müştereken verilmesine,Artan avansın ilgilisine iadesine, İlişkin olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı, aleni olarak yapılan yargılama sonunda, TTK'nun 437/5. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı.