Anahtar kelimeler: Hükünleri Süreç Almak Edenin Görüşü Hukukî Uyarıcı Sonraki Etmek İzmir

B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ:Asliye Ceza MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmakHÜKÜM : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: BozmaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine verilen hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükünleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇA. Yargıtay Bozma Kararı İzmir 40. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.07.2016 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 16.05.2024 tarihli ve ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiştir.B. Yargıtay Bozma Kararından Sonraki Yargılama Süreci İzmir 40. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.07.2024 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191/1, 43/1, 62, 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. Sanık aleyhine temyiz talebi bulunmadığından kazanılmış hakkı saklı tutularak sonuç ceza yönünden 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.II. TEMYİZA.Temyiz SebepleriSanığın Temyiz İstemiPişman olduğuna, aleyhine verilen kararın bozulmasına, hapis cezasının kaldırılarak adli kontrol tedbiri uygulanması talebine ilişkindir.B.Değerlendirme ve GerekçeDava dosyası kapsamına göre, sanığın uyuşturucu madde kullandığı iddiasına ilişkin olarak;Yargıtay bozma ilamına uyulduğu ancak, incelemeye konu 04.12.2015 tarihli eylem nedeniyle, 28.12.2015 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine kararının tebliğ mazbatası incelendiğinde; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 10/2. maddesinin, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, aynı Kanunu'nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata aynı Kanunu'nun 23. maddesinin bir ila sekizinci fıkraları ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'in 16 ıncı maddesinin ikinci fıkrası hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, 7201 sayılı Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin; sanık hakkında, 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191/2-3. maddeleri uyarınca, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının 14.01.2016 tarihinde doğrudan mernis adresine yapıldığı, dolayısıyla tebligatın usulsüz olduğu ve 28.12.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği anlaşılmakla, sanık hakkında kovuşturma şartlarının oluşmaması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, kamu davasının durmasına ve gerekli tebligat işlemlerinin tamamlanarak, kararın infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi yerine yargılamaya devamla sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması, nedenleriyle hukuka aykırı görülmüştür.III. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden, İzmir 40. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.07.2024 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararın 5271 sayılı Kanun' un 302/4. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.04.2025 tarihinde karar verildi.