Anahtar kelimeler: Ortağıdır Mersis Kanaatte Levhası Ödenerek İlanları Talepli Odası Gazetesinin Gazetesi

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli)
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2025
Tarafları yukarıda belirtilen davanın Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından ibraz edilen ve gerekli-yeterli kısımları:
''...
KONU : Türk Ticaret Kanununun 636. maddesi uyarınca şirketin feshi mahkemenizin aksi kanaatte olması halinde müvekkilin payının gerçek değerinin ödenerek, şirketten çıkarılması talepli dava dilekçemizdir.
AÇIKLAMALAR :
1- Davacı müvekkil, 04.01.2001 tarihinde kurulan davalı ------ Şirketinin %3 şirket ortağıdır. ( EK1: Şirket vergi levhası. EK2: ----- Ticaret Odası şirket sorgulaması ve Ticaret Bakanlığı Mersis sorgusu. EK3: Şirket ana sözleşmesinin yer aldığı ----- Gazetesinin 11.01.2001 tarih, ----- sayı ve 109. Sayfası örneği ve şirkete ilişkin ----- gazetesi ilanları.)
2- Davalı şirketin %97 ortağı ve yetkilisi (müdürü) ------ (T.C: No: ------) 03.09.2022 tarihinde vefat etmiştir. Şirketin tek yetkilisi olan ----- mirasçıları ----- ve --- --- Sulh Hukuk Mahkemesinin ------- Sayılı ve 25.11.2022 tarihli ilamı ile mirası reddetmişlerdir. İşbu karar 29.12.2022 tarihinde kesinleşmiştir. (EK4: Mirasçılık belgesi. EK5: İmza Sirküleri EK6: -----. Sulh Hukuk Mahkemesinin ------Sayılı ve 25.11.2022 tarihli ilamı ve kesinleşme şerhi.)
3- Şirketin yetkilisinin ölümünün akabinde mirasçılarının da mirası reddetmesi neticesinde şirket yetkilisi(müdürü) yoktur. Şirket yetkilisinin olmaması sebebiyle şirket organları gereği gibi görevlerinin gerçekleştirememiş olup ( genel kurulun toplanmaması, genel kurulda karar alınamaması, yönetim kurulunun gerekli yönetim faaliyetinin yerine getirememesi, kar dağıtımının olmaması..) gelinen aşama itibariyle davacı müvekkil eşinin yönetiminde olan şirket hakkında bilgi sahibi olmadığı için şirkette aktif bir faaliyet de söz konusu olmadığından şirket amacını yerine getirememektedir.
4- "A) Sona erme sebepleri ve sona ermenin sonuçları
MADDE 636-
(1) Limited şirket aşağıdaki hâllerde sona erer:
a) Şirket sözleşmesinde öngörülen sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesiyle.
b) Genel kurul kararı ile.
c) İflasın açılması ile.
d) Kanunda öngörülen diğer sona erme hâllerinde.
(2) Uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, ortaklardan veya şirket alacaklılarından birinin şirketin feshini istemesi üzerine şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, müdürleri dinleyerek şirketin, durumunu Kanuna uygun hâle getirmesi için bir süre belirler, buna rağmen durum düzeltilmezse, şirketin feshine karar verir.
(3) Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir.
(4) Fesih davası açıldığında mahkeme taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabilir.
(5) Sona ermenin sonuçlarına anonim şirketlere ilişkin hükümler uygulanır. "
Görüleceği üzere ilgili madde, gerek organ eksikliğinde gerekse de haklı sebebin varlığı halinde ortaklardan birinin şirketin feshinin talep edilebileceğini hüküm altına almıştır. Kanun maddesi açıkça hangi sebeplerin haklı sebep olduğuna ilişkin açıkça bir düzenlemeye yer vermemiştir. Lakin gerek doktrinde gerekse de Yargıtay Kararlarında Limited Şirket faaliyetinin tamamen durmuş olması, amacını gerçekleştiremeyecek olması, organlarının toplanamaması gibi durumlarda haklı nedenin var olduğu belirtilerek şirketin haklı nedenle feshedilebileceği kabul edilmiştir. Bu nedenle -----ŞİRKETİNİN FAALİYETLERİNİN TAMAMEN DURMUŞ OLMASI VE UZUN BİR ZAMAN ÖNCE FİİLEN SON VERİLMİŞ OLMASI AYRICA DAVACI MÜVEKKİLİN ŞİRKETİN DEVAMI İÇİN GEREKLİ VE YETERLİ BİLGİ, BECERİYE SAHİP OLMAMASI SEBEBİ ile şirketin haklı nedenle feshi talebi ile işbu davayı açma zorunluluğumuz doğmuştur.
4- Davacı müvekkil, şirketin akıbeti hakkında bilgi sahibi olmadığı gibi şirket için yasal sorumluluklarını da sonradan farkına varmış olup vergi borcunu hisse oranında ödemiştir. (EK7: Vergi dairesi yapılandırma evrakı ve ödeme planlarına ilişkin evraklar.) Müvekkil, şirket yönetimi hakkında katiyen bilgi sahibi değildir.
AÇIKLANAN NEDENLERLE, ŞİRKETTE UZUN ZAMANDIR FAALİYET OLMADIĞINDAN ÖNCELİKLİ TALEBİMİZ TASFİYESİZ BİR ŞEKİLDE ŞİRKETİN FESHİNE KARAR VERİLMESİ HUSUSUNDA OLUP MAHKEMENİZ AKSİ KANAATE İSE MÜVEKKİLİN ŞİRKETİN YÖNETİMİ, İŞLEYİŞİ HAKKINDA BİLGİ SAHİBİ OLMADIĞINDAN ŞİRKET YÖNETİMİNE TASFİYE MEMURU ATANSA DAHİ YAPILAN İŞLEMLERİ TAKİP EDİP ANLAYAMACAĞINDAN PAYININ GERÇEK DEĞERİNİN ÖDENEREK, ŞİRKETTEN ÇIKARILMASINI TALEP EDERİZ.
...............
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda arz ve izah ettiğimiz nedenler ve Sayın Mahkemece re’sen nazara alınacak diğer sebeplerle, fazlaya dair her türlü talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla,
Davamızın KABULÜNE,
Türk Ticaret Kanunu’nun 636. maddesi uyarınca davalı şirketin HAKLI NEDENLE TASFİYESİZ OLARAK FESHİNE, Mahkemenizin aksi kanaatte olması halinde müvekkilin payının gerçek değerinin ödenerek, şirketten çıkarılmasına,
karar verilmesini vekâleten saygılarımızla arz ve talep ederiz. 14.03.2024
...''
şeklinde olup yukarıya aynen aktarılan dava dilekçesinde ileri sürülen sebeplere bağlı olarak davalı şirketlerin TTK. Madde 636 gereğince haklı sebeple feshine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Tensiben yapılan incelemede davalı şirketin tek temsilcisinin vefat etmiş olması ve şirketin temsilsiz-savunmasız kalmış olması nedeniyle davalı şirkete temsil kayyımı atanması ve buna göre taraf teşkilinin sağlanması gerektiği belirlenerek gerekli ara karar oluşturulup bu konuda davacı vekiline süre verilmiş olup, sonuçta ---- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı dosyası üzerinden █████/2024 tarihinde verilen ve █████/2024 tarihinde kesinleşen ----- Karar sayılı kararla Mahkememizin bu ----- Esas sayılı davada davalı şirketi temsil etmek üzere ----- temsil kayyımı olarak atanmasına karar verilmiş olup, buna göre tebligat yapılarak taraf teşkili sağlanmıştır.
Davacı vekili duruşmada dava dilekçesini tekrar etmiştir.
Davalı şirketin temsil kayyımı duruşmadaki beyanında yasal gereklerin gözetilmesini talep etmiştir.
Davalı şirketin adresi yukarıda karar başlığında belirtilen şekilde olup, Mahkememizin yargı alanı içindedir.
Ticaret Sicil kaydı celp edilerek deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yoluna gidilmiş olup temin edilen █████/2025 işlem tarihli raporun gerekli-yeterli kısımları:
''...
İNCELEME VE DEĞERLENDİRME:
1) Şirketin Ortaklık Yapısı:
İTO SİCİL NO : ------
ÜNVAN : ----- ŞİRKETİ ADRESİ : -----SERMAYESİ : 20.000,00 TL. ANA SÖZLEŞMESİNİN TESCİL TARİHİ : 4/1/2001
VERGİ DAİRESİ VE HESAP NUMARASI: ------
ÇALIŞMA KONUSU: Yurt içinde ve yurt dışında resmi ve özel her nevi inşaat taahhüdünde bulunmak,inşaatlar yapmak,yaptırmak suretiyle satmak,artırma ve eksiltme ihalelerine girmek,konuttoplu konut,fabrika binaları ve fabrika tesislerinin çelik konstrüksiyon işleri ve ana sözleşmesinde yazılı olan diğer işler.
ORTAKLAR : ------- SERMAYESİ :19.400,00 TL ----- -SERMAYESİ :600,00 TL. YETKİLİLER : -----Münferiden
2) Şirketin Organsız Kalması :
Sayın Mahkemenin 19.03.2024 tarihli tensip zaptı 4 ve 5 nci maddeleri uyarınca "4-Temin edilen ticaret sicil kaydına ve dosya kapsamına nazaran davalı şirketin tek temsilcisinin vefat etmiş olması ve şirketin temsilsiz-savunmasız kaldığı anlaşıldığından davalı şirkete temsil kayyımı atanmasının ve buna göre taraf teşkilinin sağlanmasının gerekli olduğuna,
5-Yukarıdaki karara bağlı olarak bu tutanağın tebliğinden başlamak üzere davacı vekiline temsil kayyımı atanması hususunda dava açıp dosya numarasını bildirmesi için 2 hafta kesin süre verilmesine, aksi halde davanın usulden reddedileceğinin söz konusu tebliğle birlikte davacı vekiline ihtar edilmiş olacağına," karar verilmiştir.
Davacı vekilinin 29.03.2024 tarihli başvuru üzerine ----Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----Esas, ----- Karar Sy.03.04.2024 tarihli kararı ile davanın kabulü ile, dava konusu ----- Şirketi'ni ----- Asliye Ticaret
Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı dosyasında temsil etmek üzere ---- TC kimlik numaralı - ---- temsil kayyımı olarak atanmasına karar verilmiş ve karar 07.05.2024 tarihinde kesinleşmiştir.
3- ) Limited Ortaklığın Sona Erme Sebepleri :
Kanun koyucu limited ortaklığın sona ermesini önemine binaen TTK m. 636' da özel olarak düzenlemiştir. Buna göre limited ortaklık TTK m. 636' da düzenlenen sebeplerden birinin gerçekleşmesi ile sona erer.
Uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, ortaklardan veya şirket alacaklılarından birinin şirketin feshini istemesi üzerine şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, müdürleri dinleyerek şirketin, durumunu Kanuna uygun hâle getirmesi için bir süre belirler, buna rağmen durum düzeltilmezse, şirketin feshine karar verir((TTK m.636/f.2).
Haklı sebeplerin varlığı halinde limited şirket ortaklarının her biri ortaklığın feshini mahkemeden talep edebilecektir. Mahkemece verilen fesih kararı üzerine limited ortaklık sona erecektir. Mahkeme, istem yerine davacı ortağın payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir (TTK m.636/f.3).
Kanunda haklı sebebin tanımı yapılmamış, "haklı sebep" kavramının tanımlanması ve tespiti öğreti ve yargı kararlarına bırakılmıştır.
Kanunda öngörülen diğer sona erme sebeblerinden biri de esas sermayenin kaybı ve borca batık olma halidir. TTK m. 633' te yapılan atıf uyarınca: "Esas sermayenin kaybı ya da borca batık olma hâllerinde anonim şirketlere ilişkin ilgili hükümler kıyas yoluyla uygulanır...", anonim ortakalıklara ilişkin düzenlenenTTK m. 376/ f. 2 hükmü limited ortaklıklar içinde uygulama alanı bulacaktır. Buna göre, "Son yıllık bilançoya göre, sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının üçte ikisinin zarar sebebiyle karşılıksız kaldığı anlaşıldığı takdirde, derhâl toplantıya çağrılan genel kurul, sermayenin üçte biri ile yetinme veya sermayenin tamamlanmasına karar vermediği takdirde şirket kendiliğinden sona erer." ( TTK m. 376/f.2).
Yargıtay - Hukuk Dairesi----- Sayılı kararında şirketin %99 hissedarı olan ortağın vefat etmesi sonucu mirasçılarının da mirasını reddetmeleri üzerine davalı şirkette organ boşluğunun tamamlanamaması karşısında 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 636. maddesinin ikinci fıkrasındaki fesih ve tasfiye koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davalı şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin ilk derece mahkemesi kararını onamıştır.
4- ) MALİ YÖNDEN YAPILAN İNCELEMELER:
4.a. Defter İncelemesi (Usul): Davalı -----2022¬2023-2024 yılları defterleri aşağıdaki şekilde incelenmiştir.
...............
Davalı -----ait ticari defterlerin usul yönünden incelenmesinde:
• 2022 ve 2023 hesap dönemlerine ait yasal defterlerin (yevmiye defteri, defteri kebir ve envanter defteri), Türk Ticaret Kanunu (TTK) ve Vergi Usul Kanunu (VUK) hükümleri çerçevesinde açılış tasdiklerinin süresinde yapıldığı ve anılan dönemlerde defter kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu tespit edilmiştir.
• 2024 yılına ilişkin olarak ise yasal defter tasdikine dair herhangi bir kayıt veya belge ibraz edilmemiş olup, ilgili yıl defterlerinin tasdik işleminin gerçekleştirilmediği tarafımıza bildirildiğinden, bu husustaki takdir Sayın Mahkeme'ye aittir. 2024 yılı için yasal defter tasdikinin yapılmadığı, bu durumun şirketin temsilsiz kaldığı döneme isabet ettiği ve defterlerin hiç düzenlenmediği kanaati oluşmuştur.
Davalı şirkete ait 2022 ve 2023 yılı ticari defterleri, mevzuata uygun olarak tasdik edilmiş ve usulüne uygun biçimde tutulmuştur. 2024 yılı defterlerine ilişkin olarak ise tasdik işleminin yapılmadığı yönünde beyan bulunmakla birlikte, bu döneme ilişkin değerlendirme yetkisi Mahkeme'nin takdirindedir.
4.b. HESAP İNCELEMESİ: Davalı----- ait hesap incelemesi aşağıda yapılmıştır.
4.b.1. Bilanço İncelemesi: Davalı şirkete ait Bilanço Tablosu aşağıda incelenmiştir.
...............
• Davalı şirketin öz kaynakları, 2022 ve 2023 hesap dönemlerinde negatif değerler göstermektedir. Sırasıyla -51.013,98 TL ve -51.025,98 TL seviyesinde olan öz kaynaklar, şirketin bu yıllarda borca batık durumda olduğunu ortaya koymaktadır.
• 2024 yılı itibarıyla öz kaynak tutarının 15.048,02 TL seviyesine yükseldiği tespit edilmiştir. Ancak bu artışın, gerçek bir sermaye artışı veya kâr realizasyonu sonucu değil, enflasyon düzeltmesi işlemleri kapsamında bilanço kalemlerinde yapılan teknik düzenlemeler sonucu oluştuğu anlaşılmaktadır.
• Bu bağlamda, şirketin 2024 yılı itibarıyla yasal anlamda borca batıklık durumundan teknik olarak çıkmış görünmesine rağmen, bu durumun ekonomik ve operasyonel anlamda bir iyileşmeye işaret etmediği, sadece muhasebe politikaları değişikliğinden kaynaklandığı değerlendirilmiştir.
Davalı şirketin mali yapısı, 2022 ve 2023 yıllarında özkaynakların negatif olması nedeniyle borca batıklık durumunu göstermekte olup, 2024 yılı bilançosunda görülen pozitif öz kaynak artışı ise, enflasyon muhasebesine ilişkin yasal düzenlemeler çerçevesinde yapılan teknik düzeltmelerden ibarettir. Bu nedenle, şirketin mali durumu zayıf ve öz kaynak yeterliliği düşük seviyededir.
Bu mali bulgular, aşağıda açıklanan yapısal eksikliklerle birlikte değerlendirildiğinde, şirketin sürdürülebilir bir faaliyet ortamına sahip olmadığı kanaatine varılmıştır.
4.b.2. Gelir Tablosu İncelemesi: Davalı şirkete ait Gelir Tablosu aşağıda incelenmiştir.
...............
• Şirketin 2022, 2023 ve 2024 yıllarına ilişkin faaliyetlerinde net satış geliri oluşmadığı, dolayısıyla satışların maliyeti, finansman gideri veya diğer olağan gelir/gider farkı gibi gelir tablosunun ana kalemlerinde herhangi bir kayıt bulunmadığı görülmektedir.
• Tek gider kalemi olarak faaliyet giderleri (ör. e-defter, damga vergisi vb.) yer almakta olup, şirketin her üç yılda da herhangi bir ticari faaliyet gelirine ulaşamadığı, sadece sabit nitelikli genel yönetim veya idari gider kaynaklı zarar ürettiği anlaşılmaktadır. Bu dönemlerde herhangi bir fatura tanzim edilmediği, tahsilat veya satış hareketi oluşmadığı, ticari faaliyet yürütülmediği anlaşılmıştır.
• Dönem zararları sırasıyla 2022 için -9,00 TL, 2023 ve 2024 için ise -12,00 TL'dir. Bu zararlar düşük tutarlı olmakla birlikte, şirketin aktif ticari faaliyeti bulunmadığı ve pasif şekilde varlığını sürdürdüğü yönünde güçlü bir mali gösterge teşkil etmektedir. Söz konusu zararlar, esasen zorunlu genel giderler ile sınırlı muhasebe kayıtlarından kaynaklanmış olup, şirketin aktif ticari faaliyette bulunmadığının bir göstergesidir.2022-2024 yılları arasında şirketin satış geliri üretmediği, yalnızca faaliyet giderleri (ör. e- defter, damga vergisi vb.) nedeniyle dönemsel zararlar kaydettiği tespit edilmiştir. Bu durum, şirketin ilgili dönemlerde faal olarak ticari faaliyet göstermediğini ve bilanço üzerinde sınırlı parasal hareketlilik dışında ekonomik değer üretmediğini ortaya koymaktadır.
S O N U Ç :
Nihai takdir ve hukuki değerlendirme sayın mahkemeye ait olmak üzere;
Davalı ------ ait 2022, 2023 ve 2024 dönemine ilişkin bilanço ve gelir tabloları ile ticari defter kayıtları incelenmiş olup;
1. 2022 ve 2023 yıllarına ait yasal defterlerin, Vergi Usul Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu hükümlerine uygun şekilde açılış tasdiklerinin zamanında yapıldığı ve kayıtların usulüne uygun olduğu tespit edilmiştir. 2024 yılı defter tasdik işleminin yapılmadığı, beyan edilmiş olup, bu husustaki takdir Sayın Mahkeme'ye aittir. 
2. Şirketin özkaynaklarının, 2022 ve 2023 yıllarında negatif olması nedeniyle şirketin anılan yıllarda borca batık durumda olduğu, 2024 yılında ise enflasyon düzeltmesi uygulaması neticesinde teknik olarak geçici bir iyileşme sağlanmış görünmekle birlikte, ancak bu artışın mali ve faaliyet temelli bir iyileşme niteliği taşımadığı anlaşılmıştır.
3. Şirketin 2022-2024 döneminde hiçbir net satış geliri üretmediği, sadece düşük tutarlı faaliyet giderleri (ör. e-defter, damga vergisi vb.) kaydedildiği ve dönemsel zararlarla faaliyetini sürdürdüğü görülmüştür. Bu durum, şirketin aktif ticari faaliyet göstermediğini ve pasif biçimde varlığını devam ettirdiğini göstermektedir.
4. Tüm mali veriler, defter tasdik eksiklikleri ve şirketin organ yapısının uzun süredir tamamlanamaması birlikte değerlendirildiğinde; şirketin sürdürülebilirlikten uzak bir mali ve organizasyonel yapıya sahip olduğu, ortaklar arasında işbirliği bulunmadığı ve şirketin amacını gerçekleştirme olanağının kalmadığı kanaatine ulaşılmıştır.Bu çerçevede; Türk Ticaret Kanunu'nun 636. maddesi uyarınca, "haklı nedenlerin" oluştuğu ve şirketin feshine karar verilmesinin uygun olduğu, Ayrıca, TTK m. 633 ve 376 kapsamında değerlendirildiğinde, şirketin öz kaynak yetersizliği nedeniyle mali sürekliliğinin bulunmadığı ve bu durumun şirketin varlığını sürdüremez hâle getirdiği anlaşılmıştır.Yukarıda yapmış bulunduğumuz açıklamalar sonucunda, tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi ve 6100 sayılı HMK 'nın 266/c.2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, kanaatimizi arz ederiz
...''
şeklinde olup yukarıya aynen aktarılmıştır.
Tebliğ edilen rapora karşı davacı vekili tarafından yazılı beyanda bulunularak duruşmadaki beyanında dosya kapsamı gözetilerek görev tanımı yönünden Mahkemece değerlendirme yapılmak suretiyle karar verilmesi istenmiş olup, görev tanımı ve yazılı beyan yönünden ek rapor alınmasına gerek olmadığı belirtilerek mevcut dosya kapsamına göre karar verilmesi istenmiştir.
Davalı şirketin temsil kayyımı da duruşmadaki beyanında dosya kapsamına göre karar verilmesini talep ederek takdiri Mahkemeye bırakmıştır.
Ticaret sicil kaydına göre davalı şirketin iki ortaklı olduğu, ortaklardan birinin davacı ve diğerinin ise -----olduğu, tek temsilcinin ----- olduğu, münferiden temsile yetkili olduğu belirlenmiş olup mirasçılık belgesine göre de bu temsilcinin █████/2022 tarihinde vefat ettiği ve geriye mirasçı olarak davacı eşi ile iki çocuğunu bıraktığı,-----Sulh Hukuk Mahkemesinin ----Esas ve ----- Karar sayılı kararına göre de bu mirasçıların hepsi tarafından söz konusu murisin mirasının reddedildiğinin tespiti ile reddin tesciline karar verilmiş olduğu ve bu kararın █████/2022 tarihinde kesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır.
Sonuç olarak ticaret sicil kayıtları, söz konusu ----. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı dosyası üzerinden verilen temsil kayyımı atanmasına ilişkin karar, şirketin ana sözleşmesi, temin edilen dosya kapsamına uygun ve Mahkememizce de yeterli görülen rapor, TTK.M.636 düzenlemesi, vefat eden temsilci ortağın mirasının bütün mirasçılar tarafından reddedilmiş olması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davalı şirketin haklı sebeple fesih şartlarının olayda gerçekleştiği, sübut bulan davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatine varıldığından bu doğrultuda davanın kabulüne ilişkin olmak üzere aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuş olup, davanın niteliği ve dosya kapsamı gözetilerek Mali Müşavir ---- tasfiye memuru olarak atanmasına da karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
Davanın KABULÜ ile, 6102 s. TTK'nin 636/3. Maddesi uyarınca --- Ticaret Sicil Memurluğunun -----sicil numarasında kayıtlı davalı----- ŞİRKETİ ünvanlı şirketin FESİH VE TASFİYESİNE,
Tasfiye memuru olarak mali müşavir ------atanmasına,
Tasfiye memuru ücreti olarak maktuen 60.000 TL taktirine ve nihai sorumluluk şirkete ait olmak üzere davacı tarafından Mahkeme veznesine yatırılmasına,
Tasfiye avansı olarak ise 50.000,00 TL'nin davacı tarafından Mahkeme veznesine yatırılmasına,
Tasfiye memuru ücreti ve tasfiye avansı yatırıldığında ve karar kesinleştiğinde tasfiye memuruna görevinin tebliğine,
Maktu karar harcından peşin harcın mahsubu ile eksik 187,80 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irad kaydına,
Davacı tarafça peşin ödenen harçlar dahil olmak üzere davacı tarafça yapılan toplam 19.723 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
Davacı vekili için tarife gereğince belirlenen 30.000 TL maktu avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Artan avansın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
İlişkin olmak üzere davacı vekilinin ve davalı şirketin temsil kayyımının yüzlerine karşı aleni olarak yapılan yargılama sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!