Anahtar kelimeler: Üdava Konusutecavüzün Özetlemüvekkili Fsek Meni Sayıda Erdirildiğini Taraflı Sınaî Sunduğunu

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ44. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R IDOSYA NO:████████ EsasKARAR NO:████████İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk MahkemesiTARİHİ:█████/2022NUMARASI:███████ E. - ████████ K.DAVANIN KONUSU:Tecavüzün Tespiti, Men'i ve TazminatİSTİNAF KARAR TARİHİ:█████/2025Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkili şirketin, davalı ile aralarındaki sözleşme gereğince çok sayıda FSEK kapsamında giren eser niteliğinde hizmetler sunduğunu, müvekkili ile davalı arasındaki ilişkinin davalı tarafından █████/2016 tarihinde gönderilen ihtarname sebebiyle █████/2016 tarihinde tek taraflı olarak ve kötüniyetli sona erdirildiğini, hakların devrine ilişkin düzenlemenin taraflar arasındaki sözleşmenin 10. maddesinde yer aldığını, bu maddeye göre de FSEK haklarım devralması için bedel ödemesi gerektiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin fesih tarihi olan █████/2016 tarihinde davalının FSEK kapsamındaki eserleri kullanma hakkının sona erdiğinin ve kullanılmaması gerektiğinin davalı tarafa Üsküdür ... Noterliği’nin ... yevmiye numarası ile █████/2016 tarihinde bildirildiğini, bu durumun sanal ortamlar içinde geçerli olduğunu, davalının tüm uyarıları rağmen haksız ve hukuka aykırı kullanımını sürdürerek tecavüzüne devam ettirdiğini, bu durumun Anadolu 9.Sulh Hukuk Mahkemesinin ████████ değişik iş, Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ████████ değişik iş nolu dosyalarında tespit edildiğini ve ayrıca Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Fikri ve Sınai Haklar Soruşturma Bürosu'nun ██████████ soruşturma sayılı dosyasında da tecavüz nedeniyle iddianame düzenlendiğini ve söz konusu dosyadaki bilirkişi raporunda da suçun oluştuğu hususunun tespit edildiğini, davalının çok sayıda kampüste söz konusu eserleri kullandığı ve tecavüz ettiği, davalının dava konusu eserleri hukuka aykırı şekilde çoğaltarak, öğrencilerine satışını da yaptığı, kitap, dergi, takvim, vb. basılı dokümanlarında, forma, spor kıyafeti ve benzeri tekstil ürünlerinde kullandığını, ve bu ürünlerine satışlarından ciddi bir şekilde kar elde ettiğini, bedelin belirlenmesinde eserin çoğaltılmış nüshalarının çokluğu, coğrafi sınırları, ulaşılan kişi kitlesi, beğeni ölçüsü, ihlal süresi gibi unsurların dikkate alınması gerektiğini, açıklanan nedenlerle, FSEK'ten kaynaklanan, ekte sunulan eserlere ilişkin haklarına tecavüz oluşturan eylemlerin tespitine, men'ine, fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla FSEK 68/1.maddesi uyarınca ekte belirtilen fikir ve sanat eserleri ile ilgili sözleşme yapılmış olması halinde istenecek bedelin 3 kat fazlasının şimdilik 1.000,00 TL'sinin faizi ile birlikte tahsiline, müvekkilinin, ekte belirtilen fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklarının ihlali nedeniyle uğradığı manevi zararın tazmini için 10.000,00 TL'nin faizi ile birlikte tahsiline, davalı tarafından elde edilen kârın şimdilik 1.000,00 TL'sinin faizi ile birlikte tahsiline, değişik iş dosyalarında yapılan harçlar ve yargılama giderlerinin tazmini için şimdilik 500,00 TL'nin faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. ISLAH DİLEKÇESİ:Davacı vekili █████/2018 tarihli dilekçesi ile, dava dilekçelerinde belirttikleri FSEK m. 68 ve 70/III (elde edilen kar) uyarınca 2.000,00 TL olarak talep ettikleri maddi taleplerini 998.000,00 TL artırmak suretiyle ıslah ederek toplam 1.000.000,00 TL'nin tecavüz tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;taraflar arasında yapılan sözleşmenin 10. maddesine göre ayrıca devralmaya ilişkin bir bedel ödenmesi gerekmediğini, zira yapılan eser çalışmalarının tamamının bedellerinin ödendiğini,... markası ve logosunun TPE nezdinde müvekkili şirket adına tescilli olduğunu ve davacı tarafından oluşturulmadığını markanın başkasından satın alındığını, sözleşme kapsamında davacı tarafça reklam hizmeti adı altında verilen her türlü hizmetin tüm bedellerinin zamanında davacı tarafa ödendiğini, sözleşmenin 10.maddesi gereğince de tüm eserlerin müvekkili şirkete devredildiğini, davacı tarafından yapılan eserlerin tüm kullanım haklarının bedellerinin ödendiğini hatta kullanılan eserlerin çoğunun başkasına ait olduğunu ve telif ücretlerinin de ödendiğini ve bu kullanımlarının tamamının yasal olduğunu, davacı tarafça söz konusu dilekçesinde iddia edilen tüm gerçek dışı iddiaları kabul etmediklerini, müvekkili şirket olarak tescilli... markası ve logo kullanımlarının yasal olduğunu, kullanımların tecavüz niteliğinde olmadığını, hak sahipliği nedeniyle kullandıklarını, söz konusu karşı tarafça sözleşmenin feshedilmesinin akabinde başkaca bir reklam ajansıyla anlaşıldığını ve çalışmalara başlandığını, söz konusu yeni anlaşılan reklam ajansı tarafından hazırlanan görsellerin dahi işbu davya tabi tutulmasının davacı tarafın kötüniyetini gösterdiğini, açıklanan nedenlerle hukuki ve fiili dayanaktan yoksun ve hakkaniyete aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. CEVABA CEVAP:Davacı vekili cevaba cevap dilekçesi ile, davalı ila aralarında hem 2015 yılında hem de 2016 yılında yapılmış sözleşmeler olduğunu, davalının sunmuş olduğu sözleşme ile metin sıralaması ve metin içeriğinin uyuşmadığını, müvekkilinin davalının dayandığı sözleşmeyi hiçbir biçimde imzalamadığını, bu nedenle davalının sunmuş olduğu ve vekilinde aslı gibidir tasdiki olmayan sözleşme aslının mahkemeye sunulmasını, davalı vekilinin dayandığı sözleşmenin orijinal metni olmadığını, davalının █████/2015 tarihli sözleşmeyi de sunmadığını, çünkü anılan sözleşmede de ayrıca telif bedeli ödeneceğinin düzenlemesinin mevcut olduğunu, davalı tarafından faturası sunulan bedellerin sözleşme kapsamındaki hizmetlere ilişkin olduğunu ve mali hakların devrini kapsamadığını, davalının logosunun müvekkili şirket tarafından hazırlandığını, davalının tecavüz eylemlerinin devam ettiğini, davalının beyanlarının tecavüzün ikrarı niteliğinde olduğunu, davalının, başka reklam ajansının çalışmalarını davaya dahil ettiklerine ilişkin iddialarının gerekçe ve ispattan yoksun olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İKİNCİ CEVAP:Davalı vekili ikinci cevap dilekçesi ile, kendilerinde bulunan sözleşmenin orijinal olduğunu, talep halinde mahkemeye sunulacağını, 2016 yılına ilişkin sözleşmenin sunulduğunu ve davacının mahkemeyi yanılttığını, ... markasının ve logosunun müvekkili şirket adına tescilli olduğunu, reklam ajanslarının bedeli almadan eserleri teslim etmediğini, eserlerin teslimi ile ilgili ücretin ödendiğini, yeni bir reklam ajansı ile çalışmalara başlandığını ve bu çalışmalara dahi davacının kendisinin olduğu iddiasında bulunduğunu, ... markasının ve logosunun müvekkili şirket adına tescilli olduğunu ve kullanımlarının da bu markaya dayanmakta olduğunu ve bedellerinin davacı tarafa ödendiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesin kararıyla; "Davacının dava dilekçesinde dayandığı sözleşme metni ile, davalının cevap dilekçesinde dayandığı sözleşme metninin -özellikle tecavüz ve tazminat iddialarına dayanak 10.madde yönünden- farklı olmaları nedeni ile, mahkememizce öncelikli olarak çözümlenmesi gereken husus hangi sözleşmenin geçerli olduğunun tespitidir. Davalı yan adına sözleşmeleri imzalayan...'dur Davalı vekili, dava dilekçesine dayanak sözleşmenin altındaki imzanın ...'na ait olmadığını iddia ederek ıslak imzalı █████/2016 tarihli başka bir sözleşme sunmuştur. Davalı yanın imza inkarı yaptığı sözleşmenin 10.maddesine göre "Hakların Geçerliliği: Ajans, işbu sözleşme konusu işlerle ilgili Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) gereğince üreteceği veya üçüncü kişilerden sözleşmelerle devralacağı fikir sanat eserlerine ilişkin işleme, çoğaltma, yayma, temsil ve işaret ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlara umuma iletim hakkı ve sair mali hakları, eserin tercüme ve sair işlemlerine de şamil olmak üzere süre yer ve muhteva sınırlaması olmaksızın takyidatsız ve bedelsiz olarak devredeceğini taahhüt eder, bu sözleşmede belirlenen ücretin ödenmesi koşulu ile bu ücret ödendiği sürece, reklam verenin kullanımına açık olacaktır. Reklam veren bu mali hakları devralmak isterse Ajans ile ayrıca makul bir bedel üzerinde anlaşmak zorundadır..." şeklindedir.Sunduğu sözleşmenin 10.maddesinde ise "Hakların Geçerliliği: Ajans, işbu sözleşme konusu işlerle ilgili Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) gereğince üreteceği veya üçüncü kişilerden sözleşmelerle devralacağı fikir sanat eserlerine ilişkin işleme, çoğaltma, yayma, temsil ve işaret ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim hakkı ve sair mali hakları, eserin tercüme ve sair işlemelerine de şamil olmak üzere süre yer ve muhteva sınırlaması olmaksızın takyidatsız ve bedelsiz olarak işbu sözleşme EK-1'de kararlaştırılan ücret dahilinde, ve fakat bu sözleşmede belirlenen ücretlerin tam ve vadesinde ödenmesi koşulu ile devredeceğini beyan ve taahhüt eder..." şeklinde yer almaktadır. Mahkememizce Adli Tıp Kurumu'ndan alınan rapor ile davalı iddiası aydınlatılamadığından Adli Tıp Belge İnceleme ve Sahtecilik Uzmanlarından oluşan 3 kişilik heyete dosya tevdi edilmiş ve alınan rapor ile davacının davaya dayanak yaptığı sözleşmelerdeki imzanın ...'nun eli ürünü olmadığı hususu tespit olunmuştur.Bu durumda taraflar arasında geçerliliğini koruyan sözleşmenin 10.maddesine göre davacının sözleşme devamı sırasında belirlenen bedelin ödenmiş olması koşuluyla FSEK çerçevesinde davacı yanın üreteceği eserler ile ilgili haklarını devredeceğini beyan ve taahhüt ettiği, sözleşmenin hitamından sonraki kullanımların bu madde çerçevesinde tecavüz teşkil etmeyeceği, davalının ise sözleşmenin fesih tarihine kadar mali yükümlülüklerini yerine getirmiş olduğu, davacı yanın telif haklarına tecavüzün gerçekleşmediği gibi tazminat koşullarının oluşmadığı anlaşıldığı," gerekçeleriyle DAVANIN REDDİNE şeklinde hüküm kurulmuştur.İSTİNAF:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; farklı farklı hukuki sorunları barındıran dava dosyası hakkında yalnızca bir paragraf gerekçe oluşturularak karar verilmesinin eksik ve hatalı olduğunu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlar ile dosyada bulunan tek geçerli sözleşmenin müvekkilin sunduğu sözleşme olduğu ve bu sözleşme uyarınca davalının sözleşmeyi feshettikten sonraki dönem kullanımları için müvekkiline telif bedeli ödemesi gerektiği sübut ettiğini, davalı tahkikat bitene kadar müvekkil tarafından sunulan sözleşmedeki imzanın davalı şirket yetkilisi ...’ na ait olmadığını ileri sürmediğini, herhangi bir itirazda bulunmadığını, dosyada tahkikat sona erdikten sonra davalı imza inkarında bulunmaya başladığını, davalı savunmanın genişletilesi yasağına aykırı davrandığını, davalı bizzat kendisinin keşide ettiği ihtarname ile müvekkili tarafından sunulan sözleşmeyi kabul ettiğini açıkça ikrar ettiğini, davalının irade beyanı tartışmaya kapalı ve Noter kanalı ile keşide edildiğini ve bir ihtarnameye dayandığını, mahkeme tarafından tarafların kabulünde ve uygulamasında olan müvekkili tarafından sunulan sözleşme yerine, davalının sözleşme uyarınca karar verilmesi hukuka aykırı olduğunu, davalı ihtarnamede “sehven” sözleşme maddesine atıf yaptığını ileri sürdüğünü, ancak davalı tarafından kurulan olay örgüsü çelişkili ve gerçek dışı olduğunu, mahkeme hiçbir itirazlarını değerlendirmeden karar verdiğini, tanık dinlenme taleplerininde göz ardı edildiğini, imzayı atmış olabilecek davalı çalışanları ..., ... ve ... için de grafolojik inceleme yapılması taleplerinin mahkemece dikkate alınmadığını, davalı ihtarnamesindeki açık irade beyanının aksini hiçbir zaman ispat edemediğini, davalının basiretli bir tacir gibi davranmadığını, hükme esas alınan grafoloji uzmanı bilirkişiler tarafından hazırlanan rapor eksik inceleme ile tanzim edildiğini, rapora itirazlarının mahkemece dinlenmediğini, davalının sunduğu sözleşme muteber kabul edilse dahi, davalı bu sözleşme uyarınca da mali hakların bedelsiz devrine hak kazanamadığını, ihbar süresine uyulmaksızın sözleşme feshedilirse, fesheden taraf diğer tarafın doğan zararını ödemek zorunda olduğunu, sözleşmeden doğan ücretler tam ve vadesinde ödenmediği sürece, eserlerin mali haklarının devri mümkün olmayacağını, davalı yükümlüklerini yerine getirmediğini belirterek istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasını davanın kabulünü talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP:Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının istinaf istemlerinin asılsız olduğunu, davacı tarafça istinaf gerekçesi yapılan her bir husus, yargılama aşamasında mahkemece dikkate alındığını beyanla davacının istinaf talebinin reddini mahkeme kararının onanmasını talep etmiştir. GEREKÇE:İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin feshinden sonra davalı kullanımının, davacıya ait telif haklarına tecavüz teşkil ettiği iddialarına dayalı tecavüzün tespiti, men'i ve tazminat davasıdır.Davalı tarafından, davacı tarafın ibraz ettiği sözleşmedeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, kendilerinin ibraz ettiği sözleşmedeki imzanın müvekkiline ait olduğunu, sözleşmenin fesih tarihine kadar ödemenin yapıldığını, "..." markası ve logosunun kendi adına tescilli olduğunu, tecavüzü bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Değişik İş sayılı dosyada bulunan bilirkişi raporunda, "...okullarının hazırladığı eserleri kullandığı" hususlarının tespit edildiği belirtilmiştir. İstanbul Anadolu 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Değişik İş sayılı dosyasında bulunan bilirkişi raporunda "internet üzerinden (facebook, youtube, instagram ve ...) yapılan incelemelerde, ... kolejlerinin, kurumsal logoyu, görselleri ve tasarımları kullanmaya devam ettiği" hususlarının rapor edildiği belirtilmiştir. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. █████/2018 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; "Taraflar arasında BK m. 470 vd. da düzenlenen eser sözleşmesi niteliğinde bir sözleşme bulunduğu, davaya konu olan eserler incelendiğinde tüm eserlerin alenileşmiş ve yayınlanmış FSEK m. 1/B-a anlamında eser niteliğine sahip olduğu, taraflar arasında FSEK m. 18/ll'ye dayalı bir hizmet ilişkisi bulunmadığından BK m. 470 vd. hükümlerine göre davaya konu eserler üzerinde hak sahipliğinin davacı ...’a ait olduğu, taraflar arasında bulunan eser sözleşmesine göre davacı ...'a ait eserler üzerindeki hak sahipliğinin devrinde uyuşmazlık bulunduğu, bu uyuşmazlığın sebebinin taraflar arasında yapılan 01.01.2016 tarihli sözleşmenin 10. maddesinden kaynaklandığı, davacının dayandığı sözleşmenin 10. maddesine göre taraflar arasındaki sözleşmeye dayalı olarak üretilen eserler üzerinde kullanım hakkı dışında mülkiyet hakkının devri için sözleşmede kararlaştırılan ücretten bağımsız bir ücret ödenmesi gerektiği, davalı tarafından bu ücret ödenmediği, davalının dayandığı sözleşmenin 10. maddesine göre taraflar arasındaki sözleşmeye dayalı olarak üretilen eserler üzerinde kullanım hakkı dışında mülkiyet hakkının devri için sözleşmede kararlaştırılan ücretten bağımsız olarak ayrıca bir ücret ödenmeksizin sözleşmedeki ücretin vadesinde ve eksiksiz olarak ödenmesi durumunda FSEK kapsamındaki mali ve manevi hakların hak sahipliğinin devrinin gerçekleşeceği, her iki tarafın dayandığı sözleşme metinleri dosyada bulunmakla birlikte hangi metnin esas alınmasının ve asıl nüshalarının Mahkemece tespit edilmesi gerektiği, hangi sözleşmeye dayanılırsa dayanılsın dosyada bulunan Anadolu 9. Sulh Hukuk Mahkemesinin ████████ D. İş ve Bakırköy 1 FSHHM’nin ████████ D. iş nolu ve Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı FSH Soruşturma Bürosu’nun ██████████ soruşturma sayılı dosyaları dikkate alındığında davalı ...’nın sözleşmenin feshinden sonra hem fiziki hem de sana! ortamda davaya konu fikri ürünleri kullandığı, davalıya ait TürkPatent kayıtları internet ortamında incelendiğinde dava dilekçesine konu davalı adına tescil başvurusu yapılan ...başvuru nolu 16,41,43 nolu emtia ve hizmet sınıflarında yapılan marka kayıtlarına ulaşılamadığı, hali hazırda Türk Patent internet kayıtlarında "..." markasının tanınmış marka olarak 01.02.2018 tarihinde başvurusunun yapıldığı, marka olarak tescil edilmemiş ve eser niteliğinde ise bu eserin ihlali edilmesi FSEK m. 83 anlamında haksız rekabet hükümlerine göre korunmasına engel olmadığı, davalı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede Muavin Defteri , ... ve ... Şirketi ve ... Şirketi adına ; 2016 yılında 257.487,44 TL, 2015 yılında 400.919,69 TL, 2014 yılında 74.930,00 TL ve 184.847,00 TL alacak kaydı(ödemeler yapıldığı) yapıldığı, yapılan bu Alacak kayıtlarının, taraflar arasında akdedilmiş olan 04.02.2015 tarihli ve 01.01.2016 tarihli, "..." Madde 10'da yeralan hüküm çerçevesinde taahhüt edilmiş olan sunulan hizmetler karşılığı kararlaştırılmış ve hakedilmis ücret ve dışarıya yaptırılan işlerin bedellerinin - ticari defter kayıtları (cari hesap ekstresi) ve dava dosyasına sunulan faturalar ve cari hesap incelemesi neticesinde, davacı tarafa ödemelerini yaptığı, mali haklara ilişkin herhangi bir bir bedel ödemesinin davacı tarafa ayrıca yapılmadığı (ayrıca Mali haklar için sözleşme tahtında belirlenmiş net bir tutar kararlaştırılmadığı, belirsiz bir tutardan bahis edildiği) tespit edildiği, buna göre mali hesaplamaların "..." gözetilerek davalı tarafın elde ettiği net kazanç üzerinden hesaplanacağı kabul edildiği, Net Kazancın ise; Ticari bir işletmede , bir bilanço dönemi içerisinde (█████-█████) gerçekleşen "Gelirier-Giderler =Kar" olarak hesaplandığı, buna göre sözleşme tarihinin 01.01.2016, ihtarname tarihinin 18.07.2016, sözleşme fesih tarihinin, 18.08.2016, dava tarihinin 08.02.2017, ihlal süresinin 174 gün, 2016 yılı Net Kazancın, 4.114.172,36 TL(*365 günlük), Kıstelyevm Net Kazancın 1.961.276,69 TL (*174 günlük) olduğu"belirtilmiştir. Başka bilirkişi heyetine ait █████/2019 tarihli raporda özetle;" davacının sunduğu sözleşmenin 10uncu maddesindeki bu sözleşmede belirtilen ücretin ödenmesi koşulu ile ve bu ücret ödendiği sürece reklam verenin kullanımına açık olacaktır. Reklam veren bu mali hakları devralmak isterse Ajans ile ayrıca makul bir bedel üzerinde anlaşma zorundadır" şeklindeki düzenleme dikkate alındığında sözleşmenin sona ermesinden sonraki kullanımlar için davacıya telif ödenmesi gerektiği, davacının talep edebileceği telif bedelinin ortalama 350.000,00 TL olabileceği bu bedelin 3 katının FSEK m,68 çerçevesinde davacı tarafça talep edilebileceği, ancak hükmedilecek bedelin ferileri ile birlikte fiilen ödenmesi halinde, Yargıtay’ın yerleşik kararlan uyarınca, taraflar arasında FSEK m.68 f, 4 kapsamında bir sözleşmenin oluştuğu kabulü paralelinde dava konusu kullanımların yasal hale geleceği, bir deyişle bu halde tecavüzün refi ve men’ine hükmedilemeyeceği, davalının elde ettiği karın 728.092,78 TL olarak hesaplandığı, ancak bu taleplerden hangisi yüksek ise, en yükseğine hükmedilmesi gerekeceği, manevi tazminat talebinin Mahkemenin takdirinde olduğu" belirtilmiştir.█████/2022 tarihli bilirkişi EK raporunda özetle;"davalı yanın, sözleşme 10. Madde gereğince fesih tarihine kadarki dönem için davacı tarafından düzenlenen faturaları ödediği, taraflar arasında fatura içeriklerine yada ödeme tarihlerine ilişkin herhangi bir itirazın dosyada bulunmadığı dolayısıyla sayın mahkemenin ara kararı doğrultusunda salt bu açıdan değerlendirildiğinde davalı yanın fesih tarihine kadarki dönem için mali yükümlülüklerini yerine getirildiği buna mukabil fesih tarihinden sonraki döneme ilişkin bir ödeme belgesi sunmadığı dikkate alındığında fesihten sonraki dönem içindeki kullanımları için de davacıya ödeme yapması gerektiği kanaatine Sayın Mahkemece ulaşılması halinde talep edilebilecek telif bedelinin kök ve ilk ek raporda belirtildiği sonuç ve kanaatine varıldığı" belirtilmiştir. Davalı vekili █████/2019 tarihli dilekçesi ile, davacı tarafla müvekkili şirketin 2016 yılına ilişkin sözleşme yapma aşamasındayken davacı tarafça dava dosyasına sunulan sözleşmenin istişare edilmek amacıyla müvekkili şirkete gönderildiğini, şirket içerisindeki birimler tarafından yapılan inceleme esnasında sözleşme fesih maddesinin ve dava konusu 10.maddenin değiştirilmesinin talep edildiğini, davacı tarafa sözleşme fesih maddesinin ve dava konusu 10.maddesinin değiştirilmesi yönünde talepte bulunulması akabinde karşı tarafça sözleşmenin ilgili maddeleri değiştirilerek taraflarınca dava dosyasına sunulan sözleşme halini alarak(ve son imzalanan sözleşme olarak) müvekkili şirkete gönderildiğini, karşı tarafça sözleşme maddesinin değiştirilerek gönderildiği sözleşmenin o zamanki şirket yetkilisi ... tarafından ve karşı taraf yetkilisi tarafından imzalanmış olan taraflarınca sunulan sözleşme olduğunu, karşı tarafça sunulan ve müvekkili şirketin değiştirilmesini istediği maddelerin bulunduğu davacının sunduğu sözleşmede şirket kaşesi haricinde bir imza olduğunu, imzanın kime ait olduğu veyahut kimin tarafından atıldığının belli olmadığını, söz konusu imzanın taraflarınca kabul edilmediğini belirtmiştir.Mahkemece ATK dan rapor aldırılmış, █████/2021 tarihli raporda; "İnceleme konusu sözleşmede "... ŞİRKETİ" kaşe izi üzerinde atılı imzaların, teşhise götürecek önemli karakteristik materyal ve yazı unsuru içermeyen, tersimi basit, taklidi kolay imzalar olması nedeniyle söz konusu imzaların aidiyetinin, bu meyanda sorulduğu üzere ...'nun eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği" belirtilmiştir.Adli Tıp Ve Belge İnceleme Uzmanlarından oluşan heyet tarafından tanzim edilen raporda özetle; "inceleme konusu; 01.01.2016 tarihli ... Şirketi Antetli 24.000.00 + KDV dir. Miktarlı sağ üst tarafta "Reklam Veren - Reklam Ajansı Hizmet Ve İşbirliği Sözleşmesi" EK-1 yazılı taraflarınca (A) işaretlenen (kapak dahil 3 sayfadan ibaret) belge aslı, 01.01.2016 tarihli üst tarafta "..." yazılı taraflarınca (B) işaretlenen (kapak dahil 6 sayfadan ibaret) belge aslı ve 04.02.2015 tarihli ...Şirketi Antetli 24.000.00 + KDV dir. Miktarlı (4. Sayfanın üst tarafında "..." yazılı taraflarınca (D) işaretlenen (kapak dahil 9 sayfadan ibaret) belge aslında, ...’na atfen atılmış imzaların...’nun eli ürünü olduğu, inceleme konusu; 01.01.2016 tarihli üst tarafta "..." yazılı tarafımızca (C) işaretlenen (kapak dahil 7 sayfadan ibaret) belge aslında, ...’na atfen atılmış basit tersimli imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...’nun eli ürünü olmadığının kabulü gerektiği" belirtilmiştir.Davacı tarafça ibraz edilen sözleşmedeki imzanın, davalı şirket yetkilisine ait olduğu ispatlanamadığından, davalı tarafça sunulan sözleşmenin taraflar arasında geçerli olduğunun kabulü ile, uyuşmazlığın bu sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesinin gerektiği anlaşılmaktadır.Geçerli sözleşmenin 10.maddesinde; Ajansın (davacı) FSEK gereğince üreteceği veya üçüncü kişilerden sözleşmelerle devralacağı yılları sanat eserine ilişkin mali hakların ve işlenmelerine ilişkin hakların, süre yer ve muhte ve sınırlanması olmaksızın takdiyatsız ve bedelsiz ve vadesinde ödenmesi koşulu ile devredeceğini beyan ve taahhüt ettiği düzenlenmiştir.Kullanımı yada devri söz konusu hakların; A) Emredicilik kriteri izin verdiği ölçüde FSEK 14, 15,16,17 madde de eser sahipliği,B) 20,21 22,23, 24,25 maddelerindeki mali haklar olduğu düzenlenmiştir.Sözleşmenin 1 yıl süresi olduğu, 17.maddesinde 1 yılın bitiminden en az 60 gün önce yazılı olarak feshedilmediği sürece, ücret hariç aynı koşullarla 1'er yıllık sürelerle kendiliğinden uzayacağı düzenlenmiştir. Sözleşmenin █████/2016 tarihli olduğu davalı ... Öğretim kurumları tarafından Bakırköy 20. Noterliğinin 18 Temmuz 2016 tarihli 17205 yev.nolu ihtarnamesi ile sözleşmeyi sebep göstermeksizin feshettiği, sözleşmenin 9.madde gereğince yazılı ve görsel dokümanların orijinallerinin kendilerin verilmesini talep edildiği anlaşılmıştır.Davalı tarafçada kabul edilen sözleşmede, yılın bitmesinden (█████/2016), 60 gün önce ulaşacak şekilde yazılı ihtar gönderilmesi koşulu arandığından davalı tarafça █████/2016 tarihinde gönderilen ve █████/2016 tarihinde geçerli olacağı bildirilen ve haklı sebep gösterilmeyen ihtarın usulüne uygun bir fesih ihtarı olduğu kabul edilmeyeceğinden, sözleşmenin feshinin ancak █████/2016 tarihinde sonuç doğuracağının kabulü gerekir.Davacı tarafça █████/2016 tarihinde Bakırköy 1. FSHHM'nin ████████ D.iş dosyasında davalının Gaziosmanpaşa kampüsünde delil tespiti yaptırarak kullanımlarını tespit ettirdiği anlaşılmıştır. Yine davacı tarafça █████/2016 tarihinde İstanbul Anadolu 9. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ████████ D.iş dosyasında, davalının erakolejleri.com alan adı internet sitesi ve sosyal medya hesapları üzerinde bir inceleme yaptırdığı anlaşılmıştır.Sözleşme 10.maddesi içerinden sözleşme gereğince üretilecek yada üçüncü kişilerden devralınacak fikri ve sanat eserlerinin kullanımı yada devrinin düzenlendiği, bu durumda FSEK 56/son maddesi gereğince "... "ruhsatlar hakkında hasılat kirasına, tam ruhsatlar hakkında intifa hakkına dair hükümler uygulanacağından ve gerek intifa hakkı sözleşmeleri, gerekse hasılat kirası sözleşmeline ilişkin TMK 796 ve 6098 sayılı TBK 367 vd. maddesinde ki düzenlemelerde, sözleşmelerin sona erdirilmesinin belli koşullarına bağlandığı, haklı sebep bulunmadıkça sözleşmelerin süresinden öne sona erdirilemeyecekleri kabul edilmekle, sözleşmenin davalının fesih ihbarında bildirdiği 30 günlük sürenin sonunda değil, yıl sonu olan █████/2016 tarihinde feshedildiğinin kabulü gerektiğinden (bkz. Yargıtay 11 HD.█████/2021 tarih █████████ E- █████████ K.sayılı kararı) davalının tespit dosyalarına konu kullanımlarının sözleşme kapsamında kullanım olduğu ve hukuka aykırılık teşkil etmediği FSEK 68.madde gereğince tazminat talep edilemeyeceği kanaatine varılmıştır.Davacı tarafça █████/2016 fesih tarihinden, dava tarihine kadar ki kullanımlar yönünden delil sunulmadığından ve bu kullanımlar dava konusu yapılmadığından bu yönde inceleme yapılmasına gerek bulunmadığı, sonuç olarak mahkemece davanın reddi kararının yerinde olduğu anlaşılıyorsa da, mahkeme gerekçesinin somut uyuşmazlığın çözümünde isabetli olmadığı anlaşılmıştır.Tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/2 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, düzeltilmiş gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile, 2- Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin █████/2022 tarih, ███████ E., ████████ K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden düzeltilmiş gerekçe ile yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3- Davacının davasının REDDİNE, 4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken tecavüzün tespiti davası için 615,40 TL, maddi tazminat davası için 615,40 TL, manevi tazminat için 615,40 TL olmak üzere toplam 1.846,20 TL'nin peşin alınan 17.423,40 TL'den mahsubu ile 15.577,20 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, 137,00 TL posta gideri, 6.300,00 TL olmak üzere toplam 6.437,00 TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen tecavüzün tespiti davası yönünden 40.000,00 TL, reddedilen maddi tazminat davası yönünden 40.000,00 TL, reddedilen manevi tazminat davası yönünden 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 492,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 156,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 648,00 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, █████/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.█████/2025