Anahtar kelimeler: Ekstreyle Eklemiş Teslimatının Satımdan Faturada İrsaliye Ferilerine Durduğunu Niyetli Geriye

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:████████ EsasKARAR NO:████████DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2015KARAR TARİHİ: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :İDDİA, SAVUNMA, DOSYA KAPSAMI:Asıl davada davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlunun borca ve tüm ferilerine itiraz ederek takibin durduğunu, itiraz dilekçesine eklemiş olduğu ekstreyle kendilerinin 11.406,16 TL alacakları olduğunu iddia ettiklerini, davalı borçlunun itirazlarının haksız ve kötü niyetli olduğunu, icra takibinin dayanağı ----- bedelli fatura ve faturada belirtilen malların teslimatının davalıya yapıldığını gösteren ---- tarihli irsaliye ve malların --- tarihinde davalıya teslim edildiğini, davalının ----- tarihinde bu fatura bedeline istinaden 5.000,00 TL ödeme yaptığını, geriye kalan 17.385,16 TL fatura bedelini ödemediğini, bu nedenle davalı aleyhine icra takibine geçildiğini, haksız itirazın iptalini, davalı aleyhine % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı-karşı davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davacı arasında █████/2013 "imalat sözleşmesi" düzenlendiğini, bu sözleşmeye göre müvekkili tarafından imalatçı olan davacıya ürün ve aksesuarların teslimatı yapıldığını, bu teslimat gereğince de davalının müvekkilinin siparişi üzerine gecelik ve t-shirt ürünlerini belirtilen sürü içerisinde imal etmesini talep ettiklerini, taraflar arasındaki sözleşme gereğince müvekkili şirketin siparişe konu ürünler için kumaş ve bambu ipliklerini piyasadan temin ettiğini, bunları da imalatçı olan davacıya teslim ettiklerini, imalatçı firma olan davacı teslim aldığı kumaşlara istinaden siparişe uygun olarak t-sihrt ve gecelikleri Mayıs 2014 tarihi itibariyle teslim edeceğini bildirdiklerini, Mayıs ayı geldiğinde imaltçı firmanın ürünleri imal etmediğini, imalatta gecikmeler yaşandığını, imalatçı firma Mayıs 2014 tarihinde ürünlerin teslimi taahhüdünü yerine getiremeyeceğini anlaşılmış olduğunu, bu hususta yanlar arasında e-mail yazışmaları olduğunu, müvekkilinin kendisine gönderilen █████/2014 tarihli fatura üzerine davacı firmaya yazmış oldukları e-mail'de dikimi yapılan ürünlerin fiyatları konusunda aralarında bir mutabakat sağlanamadığını, fiyat konusunda görüşmeler sürerken davacı firmanın tek yanlı olarak ürünleri dikip, fiyatlandırdığını beyan ettiğini, ürün dikim fiyatlarının müvekkilinin haberi olmadan ve mutabakat sağlanmadan davacı tarafça tek yanlı olarak tespit edildiğini davacı yana bildirdiğini, müvekkili tarafından davacı yana ---- tarihide gönderilen e-mail ile bu durumu bir kez daha belirtildiğini, -----teslim edileek malın █████/2014 tarihinde teslim edildiğini, bu şekilde yaz ürünlerinin kış mevsiminde teslim alındığını, bu sebeple zarara uğramış olduklarını belirtilerek kendilerine gönderilen fatura bedelini kabul etmediklerini, ancak bu fatura bedellerinin dört vadeli çekler ile ödemeyi de davacı yana bildirdiklerini, davacı yan müvekkilinin fatura bedelini vadeli çeklerle ödeme teklifini kabul etmediğini, çekleri de almadığını, müvekkilinin fatura bedeline mahsuben ---- tutarında ödeme yaptığını, davacı yanın kötü niyetli olarak bakiye fatura bedelini müvekkili aleyhine icra takibine konu ettiğini, ----- tutarında reklamasyon faturası düzenlendiğini, bu faturada davacı yanın ticaret sicilinde kayıtlı olduğu adresine gönderildiğini, gönderilen faturanın davacının sicilde kayıtlı adresine gönderildiğini, aynı faturanın ----- yevmiye nolu ihtarnamesinin ekinde de davalının adresine gönderildiğini, ancak sicil kaydında davacının adresinin aynı olmasına rağmen söz konusu ihtarnamenin muhatabın adresinden taşınması nedeniyle iade edildiğini, davacı yanın müvekkili tarafından düzenlenen faturadan haberdar olmadıkları noktasındaki itirazlarının yerinde olmadığını, müvekkilinin davacı yanın eyleminden kaynaklanan fiiller nedeniyle zarara uğradığını, bu zarar karşılığında da davacı yana fatura düzenlendiğini,Karşı davada davacı vekilinin karşı dava dilekçesinde özetle; Davacı-karşı davalı müvekkili ile yapmış olduğu imalat sözleşmesi gereğince müvekkilinin zamanında mutabakata varılan zaman içinde vermiş olduğu ürünleri taahhüt ettiği zaman ve sürede dikmediğini, işlerinde yaşadığı yoğunluk sebebiyle Mayıs ayında teslimi kabul ettiği dikilmiş t-shirt ve gecelikleri Ekim ayında müvekkiline teslim ettiğini, müvekkilinin söz konusu ürünlerin kalitesi ve dikişi konusunda piyasa araştırması yaptığını, bu ürünlerde kullanılacak kumaşı piyasa şartları içerisinde temin ederek davacı-karşı davalıya teslim ettiğini, davacı-karşı davalı ürünleri süresinde teslim etmediğini, dikilecek ürünler konusunda da müvekkiline dikim öncesinde fiyat teklifinde bulunmadığını, tek yanlı olarak tayin ettiği sezonunda satılmak üzere davacı yana sipariş verdiği ürünleri kış sezonunda müvekkile teslim edildiğini, teslim edilen bu ürünlerin kış sezonunda olduğu gibi ilkbahar sezonunda satılması da piyasa şartlarına göre mümkün olmadığını, müvekkili şirketin davacı-karşı davalı tarafından ürünleri süresinde teslim etmemesinden dolayı Haziran ve Eylül 2014 tarihinde satış kaybının olduğu, bu nedenle de satış kaybından doğan zararın miktarının da müvekkili tarafından davacı yana fatura edildiğini, davacı-karşı davalının almadığını ileri sürdüğü müvekkili tarafından kesilen reklamasyon faturasının 26.654,00 TL tutarında olduğunu, bu zarar faturasının davalı-karşı davacının müvekile kesmiş olduğu 17.385,16 TL tutarın mahsup ve takas edilmesi halinde bakiye 9.268,84 TL tutarında alacaklarının kalacağını, asıl dava yönünden haksız ve hukuka aykırı iş bu davanın reddini, davacı yan aleyhine % 20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini, karşı dava yönünden davanın kabulünü, 9.268,84 TL alacağın-ihtarname tarihi olan 22.01.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davacı/karşı davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı-karşı davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı-karşı davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davalı -karşı davacının karşı dava dilekçesindeki iddialarının doğru olmadığını, faturayı kabul etmediğini söyleyen davalı karşı davacı bir yandan fatura bedelini dört eşit vadeli çekle ödemeyi kabul ettiğini, davalı-karşı davacıya karşı sözleşmesel tüm yükümlülüklerini yerine getirmiş olan müvekkili şirkete vadeli ödemeyi kabul etmemiş ve akabinde dava konusu olayların başladığını, ürünlerin tesliminin sürekli olarak ertelenmesinde müvekkili şirketin hiçbir kusurunun ve sorumluluğunun bulunmadığını, teslim tarihlerinin ertelenmesi davalı/karşı davalının kusuru, taahhüt ve yükümlülüklerini yerine getirmemesinden kaynaklandığını, müvekkili şirket ürünlerleri planlanan zamanda teslime hazır hale getirdiğini, ürünlerin üzerine vurulması gereken ve sözleşmeye göre davalı-karşı davacı tarafından temin edilecek olan ürün barkotlarının müvekkili şirkete teslim edilmemesi ve daha sonra teslim edilmiş olan ürün barkotlarının yanlış olması ve daha sonrada davalı-karşı davacının göndermiş olduğu barkotların hatalı ve bozuk barkotlar olduğunu, barkotların hatalı ve bozuk barkotlar olması nedeniyle teslim tarihlerinin müvekili şirket tarafından değil davalı-karşı davacının kusurundan ertelendiğini, ürünlerin teslim tarihinin gecikmesinde müvekkili şirketin en ufak bir kusur ve sorumluluğunun olmadığını, karşı dava dilekçesinde ürünleri geç teslimi bahanesi ile müvekkili şirkete kesildiği söylenen 26.654,00 TL zarar faturasının gerçek olmadığını, asıl alacak miktarından çok yüksek olan bu miktar ticari hayat kurallarına ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkili şirketin davalıya borcunun olmadığını, davalının müvekkili şirkete 17.385,16 TL borcunun olduğunu, davalı-karşı davacının haksız davasının reddini, davaların kabulünü, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin hem asıl dava ve hem de karşı dava yönünden karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME ve GEREKÇE :Mahkememizin -----Karar sayılı asıl davada davanın kısmen kabulü, karşı davada davanın reddine ilişkin kararı----- -------- Karar sayılı ilamı ile; "..Somut olayda işin bedeli taraflarca kararlaştırılmadığından, işin yapıldığı tarihteki piyasa rayiçleri esas alınarak ( KDV ve yüklenici karı piyasa rayişlerine dahil olduğundan ayrıca eklenmemesi ) belirleme yapılması gerektiğinden mahkemece sadece ticari defter incelemesi yapılarak hüküm kurulduğu anlaşılmakla , yukarıda belirtilen hususlarda inceleme ve değerlendirme yapılarak varsa sonuca göre karşı dava yönünden bakiye bedele hükmedilmesi gerektiğinden açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı - karşı davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına..." dair karar verildiği anlaşılmış olup; istinaf kaldırma kararı sonrası mahkememizce yapılan yargılamada;Asıl dava, taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye bedel alacağı istemine ilişkin , karşı dava geç teslimden kaynaklı tazminat talebine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı-karşı davalı yüklenici, davalı-karşı davacı iş sahibidir. Davacı taraf eser sözleşmesine göre işi davalıya teslim ettiğini fakat bakiye bedelin ödenmediğini, icra takibi başlattığını, takibe haksız yere itiraz edildiğini ,takibin iptalini talep etmiş, davalı karşı davasında işin geç teslim edilmiş olması sebebiyle zarara uğradığını, bu zararın tahsilini talep etmiştir. Taraflar arasında tekstil ürünlerinin imalatına ilişkin yazılı eser sözleşmesi bulunduğu ihtilafsız olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık işin süresinde teslim edilip edilmediği ve yapılan işin tutarına ilişkindir.Asıl davada; Mahkememizin----- tarihli 10. celsesinde asıl davada davacıya duruşma gün ve saatinin tebliğ edildiği, davacının duruşma gün ve saatinde hazır olmadığı davacının duruşmaya gelmediği, kendisini başka bir vekil ile de temsil ettirmediği, ----- sistemi üzerinde yapılan kontrollerde de herhangi bir mazeret dilekçesi de sunmadığı, davalı karşı davacının asıl davayı takip etmeyeceği yönündeki beyanı da dikkate alınarak asıl davanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve karşı dava dosyasının işbu esas sayılı asıl dava dosyasından tefrik edilerek mahkememizin --- Esas sayılı dosyasına kaydedildiği anlaşılmıştır.Karşı davada; İstinaf kaldırma kararı uyarınca karşı davada davalı yüklenicinin işi süresinde teslim edip etmediği, bu nedenle karşı davacının bir zararının oluşup oluşmadığı ve varsa miktarı hususunda dosya sözleşme hesap uzmanı, tekstil mühendisi ve mali müşavirden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olup, bilirkişi heyetinin ----- tarihli raporunda özetle; Taraflar arasında 01.10.2013 tarihli süresiz imalat sözleşmesi gereği yazlık ürünlerin Haziran 2014'te teslim edilmesi gerekirken Ekim 2014’te teslim edildiği, geç teslim nedeniyle davalı/karşı davacı tarafın ürünleri sezonunda satamayarak kar mahrumiyeti yaşadığı, ancak geç teslim nedeniyle düzenlenen 28.786,32 TL tutarındaki reklamasyon faturasının dayanağı olan hesaplamalarda yer alan cezai şart ve faiz gibi unsurların taraflar arasında akdedilen sözleşmede yer almadığı, bu nedenle bu tutarın ispata muhtaç olduğu, fatura ihtarname ekiyle gönderilmiş olsa da tebliğ edilemediği, öte yandan yapılan maliyet hesaplamaları doğrultusunda davalı/karşı davacı tarafın mahrum kaldığı sezonluk net karın 42.726,40 TL olduğu ve bu zarar için 4.374,19 TL ticari avans faizinin hesaplandığı, sonuç olarak karşı dava bakımından davalı/karşı davacı tarafın zararını ispata yönelik unsurların yetersiz kaldığı kanaatine varıldığı belirtilmiştir.Karşı dava yönünden; Davalı-karşı davacı taraf, davacı-karşı davalı ile aralarında imzalanan 01.10.2013 tarihli imalat sözleşmesine dayalı olarak siparişe konu ürünlerin geç ve sezon dışında teslim edilmesi nedeniyle satış kaybına uğradığını, bu zararın telafisi amacıyla 28.786,32 TL tutarında reklamasyon faturası düzenlendiğini, oluşan zararın davacı-karşı davalıdan tahsili için süresi içerisinde harçlandırılmak suretiyle davacıya karşı dava yöneltmiş olup, taraflar arasında 01.10.2023 tarihinde akdedilen 'İmalat Sözleşmesi' hükümleri incelendiğinde, sözleşmenin 2. maddesine göre sipariş verilecek malların üretilmesi konusunda anlaşıldığı, sözleşmenin 4. maddesinde, ürünlerin teslim alınması ve uyulacak esaların sipariş formlarına göre belirleneceği, sözleşmenin 5. maddesinde ücretin yine sipariş bazında belirleneceğinin kararlaştırıldığı, taraflar arasındaki sözleşmenin eser üretimine ilişkin tedarik sözleşmesi olduğu, davacı karşı davalının tedarikçi, davalı karşı davacının ise iş sahibi sıfatına haiz olduğu, 01.10.2023 tarihli sözleşmenin çerçeve sözleşme niteliğinde olduğu ve her bir siparişin münferit sözleşme niteliği taşıyacağı, çerçeve sözleşmede ücret ve teslim süresine dair bir kayıt olmadığı, sözleşmede ücret ve teslime ilişkin esasların sipariş formları üzerinden belirleneceğinin kararlaştırıldığı, ancak dosya içerisinde niza konusu ihtilafa ilişkin, ücret ve teslim süresini gösteren bir sipariş formuna rastlanılmadığı, yine sözleşmede cezai şarta ilişkin bir hükme rastlanılmadığı, genel hükümlere binaen işin süresinde yapılması ile ilgili davacı karşı davalı yükleniciye gönderilmiş bir ihtara da rastlanılmadığı, ürünlerin davalı karşı davacı tarafça teslim alındığı, fatura bedelinin ticari defterlere kaydedildiği, karşı davacının ileri sürdüğü zarar kalemlerinin dayanağını oluşturan hesaplamaların, cezai şart ve faiz gibi unsurların sözleşmede yer almadığı bu yönüyle reklamasyon faturası karşılığı alacak talebinin karşı davacı tarafça ispatlanamadığı sonucuna ulaşılarak karşı davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın REDDİNE,2-Alınması gerekli 615,40-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 158,29-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 457,11- TL'nin davalı karşı davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davalı karşı davacı tarafından tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı karşı davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,5- Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine, Dair, karşı davada davacının yüzüne karşı, davalının yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. █████/2025