Anahtar kelimeler: Mermileri Ateşli Aletler Ruhsatsız Bıçaklar Sakarya Kocaeli Silahlarla Silahlar Alma
8. Ceza Dairesi ██████████ E. , █████████ K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ağır Ceza MahkemesiSAYISI : ████████ D. İşHÜKÜMLÜ : ...SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a aykırılıkİNCELEME KONUSU KARAR :İtirazın kabulüKANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.12.2021 tarihli ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma suçundan, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanun'un (6136 sayılı Kanun) 13/1. maddesi uyarınca 1 yıl hapis ve 600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmesi üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 26.04.2022 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği ve hükmün kesinleştiği anlaşılmıştır.Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 5271 sayıl Kanun'un geçici 5. maddesinin d bendinde yer alan "kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış" ibaresinin aynı bentte yer alan seri muhakeme usulü yönünden Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle iptaline dair Anayasa Mahkemesinin █████/2022 tarihli ve ███████ esas, ███████ sayılı kararı üzerine oluşan yeni duruma göre lehe olan hükümlerin uygulanması ve infazın durdurulmasına yönelik talebinin reddine ilişkin Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin █████/2022 tarihli ve ████████ esas, ████████ sayılı ek kararına karşı hükümlü tarafından yapılan itirazın kabulüne ve ek kararın kaldırılmasına dair Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin █████/2022 tarihli ve ████████ değişik iş sayılı kararı ile kesin olarak karar verilmiştir.Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 11.03.2024 tarihli ve ██████████ sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.04.2024 tarihli ve KYB-██████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.04.2024 tarihli ve KYB-██████████sayılı kanun yararına bozma isteminin;“5271 sayılı Kanun'un 250. maddesinde yer alan, "(1) Soruşturma evresi sonunda aşağıdaki suçlarla ilgili olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği takdirde seri muhakeme usulü uygulanır" şeklindeki,Anılan Kanun'un geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan, " 1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklindeki düzenlemeler ile, Anayasa Mahkemesinin █████/2022 tarihli ve ███████ esas, ███████ sayılı kararı ile geçici 5. maddenin d bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin aynı bentte yer alan “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde,Her ne kadar Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin █████/2022 tarihli kararıyla seri muhakeme usulünün uygulandığı taktirde hükümlü lehine ceza miktarı bakımından değişiklik ihtimali olduğundan bahisle itirazın kabulüne karar verilmiş ise de,Somut dosya kapsamında, sanığın mahkûmiyetine konu suçun, 5271 sayılı Kanunu'nun 250. maddesi gereğince seri muhakeme usulüne tâbi olduğu, kararın █████/2022 tarihinde kesinleştiği, Anayasa Mahkemesi'nin █████/2022 tarihli ve ███████ esas, ███████ sayılı kararının █████/2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 153/5. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, anılan kararın kovuşturma evresinin ise iptal kararı yürürlüğe girmeden sona erdiği ve mahkemesince karar verildiği anlaşılmakla, yürürlük tarihinden önce hükme bağlanmış veya kesinleşmiş kararlar hakkında yeniden uyarlama yargılaması yapılamayacağı gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇEKocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.12.2021 tarihli ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma suçundan, 6136 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi uyarınca 1 yıl hapis ve 600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmesi üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 26.04.2022 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği ve hükmün kesinleştiği, Mahkemesinin bu karar ile dosyadan el çektiği, ancak anılan Dairenin kararına karşı sadece 5271 sayılı Kanun'un 308/A maddesi kapsamında itiraz edilebileceği anlaşılmıştır.5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un (5275 sayılı Kanun) inceleme konusu ile ilgili olan 98/1. maddesi şöyledir; "a) Mahkûmiyet hükmünün yorumunda duraksama olursa veya sonradan yürürlüğe giren kanun hükmünün Türk Ceza Kanununun 7 nci maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekirse, hükmü veren mahkemeden, b) Çektirilecek cezanın hesabında duraksama olursa ya da cezanın kısmen veya tamamen yerine getirilip getirilemeyeceği ileri sürülürse, infaz hâkimliğinden, duraksamanın giderilmesi veya yerine getirilecek cezanın belirlenmesi için karar istenir.'' şeklinde düzenlenmiştir.Bu düzenlemeler karşısında inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Mahkemesi tarafından davadan el çektikten sonra verilen ve 5275 sayılı Kanun'un 98. maddesinde belirtilen infaza ilişkin kararlardan da olmayan, Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.08.2022 tarihli ek kararı ile bu karara yönelik itirazın kabulüne ilişkin Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 19.08.2022 tarihli ve ████████ Değişik iş sayılı kararlarının hukukî değerden yoksun olup hukuki geçerliliğinin bulunmaması karşısında, Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin belirtilen kararına ilişkin kanun yararına bozma talebinde bulunulmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.III. KARARYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.04.2025 tarihinde karar verildi.
Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!