"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ağır Ceza MahkemesiSAYISI : ████████ D.İşSUÇ : 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a aykırılık, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulmasıİNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara karşı yapılan itirazın kabulü KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN:Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulmasıKocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.10.2023 tarihli talepnamesi ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarından, 6136 sayılı Kanun'un 13/1, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 250/4, 237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 50/1-a, 52/2. maddeleri uyarınca 7.200,00 ve 600,00 TL adli para cezaları; 5237 sayılı Kanun'un 170/1-c, 5271 sayılı Kanun'un 250/4, 50/1-a, 52/2. maddeleri uyarınca 7.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılması istemine istinaden Kocaeli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.10.2023 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, aynı Kanun'un 13/1, 5271 sayılı Kanun'un 250/4. maddeleri uyarınca 6 ay hapis ve 600,00 TL adli para cezası; genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 170/1-c, 5271 sayılı Kanun'un 250/4. maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükümlerin, açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu karara karşı sanık müdafiinin itirazda bulunması üzerine Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.10.2023 tarihli kararı ile "talep yazısında her iki suç nedeniyle belirlenen kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezaların 5237 sayılı Kanun'un 50/1-a maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilerek cezanın belirlendiği, itiraza konu kararda ise her iki suç nedeniyle hapis cezasının uygulandığı, bu kararda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olsa da, süresi ne olursa olsun hapis cezasının adli para cezasına göre daha ağır bir yaptırım olduğu, bu nedenle mahkemece 5271 sayılı Kanun'un 250/9. maddesine aykırı davranıldığı" belirtilerek itirazın kabulüne ve Kocaeli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.10.2023 tarihli kararının kaldırılmasına kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 17.09.2024 tarihli ve ██████████ sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.10.2024 tarihli ve KYB-██████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;“Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.10.2023 tarihli kararı ile, Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen █████/2023 tarihli talepnamede kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezaların seçenek yaptırımlara çevrilmesine rağmen, Kocaeli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.10.2023 tarihli gerekçeli kararında sanık hakkında hapis cezaları tayin edilerek 5271 sayılı Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığa verilen hapis cezalarının adli para cezalarına göre daha ağır nitelikte olduğu ve 5271 sayılı Kanunu'nun 250/9. maddesine aykırı davranıldığından bahisle itirazın kabulüne karar verilmiş ise de,Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.06.2008 tarih ve ████████-163, 13.11:2007 tarih, ████████-235 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5-6. maddesindeki şartlar gözetilmek suretiyle seçenek yaptırımlara çevirme ve erteleme gibi diğer kişiselleştirme nedenlerinden önce hakim tarafından değerlendirilmesinin zorunlu olduğu ve sanığın daha lehine olduğu, aynı Kanun'un 231/7. maddesi uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara da çevrilemeyeceği gözetildiğinde, itirazın reddi yerine, yerinde olmayan gerekçeyle kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 250/9. maddesine muhalefet edilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE1. 5271 sayılı Kanun'un "Seri muhakeme usulü" başlıklı 250. maddesinin, inceleme konusu dördüncü ve devamı fıkraları;"(4) Cumhuriyet savcısı, Türk Ceza Kanununun 61'inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen hususları göz önünde bulundurarak, suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında tespit edeceği temel cezadan yarı oranında indirim uygulamak suretiyle yaptırımı belirler. (5) Dördüncü fıkra uyarınca sonuç olarak belirlenen hapis cezası Cumhuriyet savcısı tarafından, koşulları bulunması hâlinde Türk Ceza Kanununun 50'nci maddesine göre seçenek yaptırımlara çevrilebilir veya 51'inci maddesine göre ertelenebilir (6) Bu maddeye göre belirlenen yaptırımlar hakkında, Cumhuriyet savcısı tarafından, koşulları hâlinde 231'inci madde kıyasen uygulanabilir.(7) Bu madde kapsamında yaptırım uygulanması, güvenlik tedbirlerine ilişkin hükümlerin uygulanmasına engel teşkil etmez...(9) Mahkeme, şüpheliyi müdafii huzurunda dinledikten sonra üçüncü fıkradaki şartların gerçekleştiği, eylemin seri muhakeme usulü kapsamında olduğu ve dosyadaki mevcut delillere göre mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiği kanaatine varırsa talep yazısında belirtilen yaptırımdan daha ağır olmamak üzere dört ila yedinci fıkra hükümleri doğrultusunda hüküm kurar...(14) Dokuzuncu fıkra kapsamında Cumhuriyet savcısının talebi doğrultusunda mahkemece kurulan hükme itiraz edilebilir." Şeklinde düzenlenmiştir. 2. Belirtilen düzenlemeler gereği mahkeme, şüphelinin dinlenmesi sonunda üçüncü fıkradaki şartların gerçekleştiği, eylemin seri muhakeme usulü kapsamında olduğu ve dosyadaki delillere göre mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiği kanaatine varırsa Cumhuriyet savcısı tarafından belirlenen yaptırım doğrultusunda hüküm kuracaktır. Mahkemenin belirlenen yaptırımı değiştirme ya da ağırlaştırabilme yetkisi bulunmamaktadır. Ancak anılan Kanun hükmünde “…düzenlenen talep yazısında belirtilen yaptırımdan daha ağır olmamak üzere dört ila yedinci fıkra hükümleri doğrultusunda hüküm kuracaktır” hükmü bulunmakla, mahkeme belirlenenden daha hafif bir yaptırım da belirleyebilecektir. 3. Kanun yararına bozma istemine konu dava dosyasında; Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.10.2023 tarihli talepnamesi ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarından, 6136 sayılı Kanun'un 13/1, 5271 sayılı Kanun'un 250/4, 5237 sayılı Kanun'un 50/1-a, 52/2. maddeleri uyarınca 7.200,00 ve 600,00 TL adli para cezaları; 5237 sayılı Kanun'un 170/1-c, 5271 sayılı Kanun'un 250/4, 50/1-a, 52/2. maddeleri uyarınca 7.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılması talep edildiği, ancak Kocaeli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.10.2023 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, aynı Kanun'un 13/1, 5271 sayılı Kanun'un 250/4. maddeleri uyarınca 6 ay hapis ve 600,00 TL adli para cezası; genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 170/1-c, 5271 sayılı Kanun'un 250/4. maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükümlerin, açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlara yönelik yapılan incelemede;Mahkemece, "talepnamenin sonucu itibariyle kabulüne" yerine "kabulüne" denilerek talepnamede belirtilenden farklı bir karar verilmiş ise de, adli para cezasına göre daha lehe hukuki sonuç doğuran "hükmün açıklanmasının geri bırakılması" kararı verilmesinde 5271 sayılı Kanun'un 250/9. maddesi uyarınca bir isabetsizlik bulunmadığından, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,2. Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.10.2023 tarihli ve ████████ değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.04.2025 tarihinde karar verildi.
Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!