Anahtar kelimeler: Hani Talepnamesi Ateşli Aletler Bıçaklar İsnat Silahlar Olabilecek Seri Görüşü
8. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
    SAYISI : ████████ E. ████████ K.
    SUÇ : 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a aykırılık
    İNCELEME KONUSU
    KARAR : Mahkumiyet
    KANUN YARARINA
    BOZMA YOLUNA
    BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
    Hani Cumhuriyet Başsavcılığının 05.04.2022 tarihli talepnamesi ile sanığın 6136 sayılı Kanun'un 13/1, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 250/4, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 52/2. maddeleri uyarınca sonuç olarak 3.900,00 TL adli para cezası ile cezalandırılması talep edildiği, Hani Asliye Ceza Mahkemesinin 08.04.2022 tarihli kararı ile sanığa isnat edilen suçun seri muhakeme kapsamında kaldığı, ancak sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas olabilecek ilamının bulunması nedeniyle verilen hapis cezasının paraya çevrilmesi hususunun değerlendirilmesi gerektiğinden talepnamenin iadesine karar verildiği, Hani Cumhuriyet Başsavcılığının 21.07.2022 tarihli talepnamesi ile sanığın 6136 sayılı Kanun'un 13/1, 5271 sayılı Kanun'un 250/4. maddeleri uyarınca 6 ay hapis ve 15 gün adli para cezası ile cezalandırılması talep edildiği, Hani Asliye Ceza Mahkemesinin 01.08.2022 tarihli kararı ile talepnamede belirtilen gün para cezasının, 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddesi uyarınca paraya çevrilmemesi nedeniyle talepnamenin iadesine karar verildiği, iade üzerine Hani Cumhuriyet Başsavcılığının 14.09.2022 tarihli talepnamesi ile sanığın 6136 sayılı Kanun'un 13/1, 5271 sayılı Kanun'un 250/4, 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddeleri uyarınca 6 ay hapis ve 300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılması talep edildiği, Hani Asliye Ceza Mahkemesinin 11.11.2022 tarihli kararı ile talepnamede belirtilen sevk maddeleri ve yaptırım doğrultusunda sanığın cezalandırılmasına karar verildiği ve söz konusu kararın, itiraz edilmeksizin 19.11.2022 tarihinde kesinleştiğine dair kesinleşme şerhi düzenlendiği belirlenmiştir.
    Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 19.09.2024 tarihli ve ██████████ sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.10.2024 tarihli ve KYB-███████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
    I. İSTEM
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
    “Ceza Muhakemesinde Seri Muhakeme Yönetmeliğinin 10. ve devamı maddelerinde yer alan, "Cumhuriyet savcısı seri muhakeme usulünün uygulanmasını teklif etmeden önce şüpheliyi bu usul hakkında bilgilendirir. Bilgilendirme;
    a) İsnat edilen eylem, eylemin oluşturduğu suç ile bu suçun seri muhakeme usulü kapsamına girdiği,
    c) Özgür iradesiyle ve müdafi huzurunda kabul ettiği takdirde bu usulün uygulanacağı ve belirlenecek temel cezanın yarı oranında indirileceği,
    ç) Cumhuriyet savcısı tarafından teklif edilen yaptırım hakkında talep doğrultusunda mahkemenin hüküm kuracağı, bu hükme karşı itiraz kanun yoluna başvurabileceği,
    d) Teklifin kabulünün ancak müdafi huzurunda gerçekleştirilebileceği, seçtiği bir müdafi yoksa istemi aranmaksızın kendisine bir müdafi görevlendirileceği,
    hususlarını kapsar.
    (2) Seri muhakeme usulünün uygulanması Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye teklif edilir; şüpheliye uygulanacak yaptırımların neler olduğu açıklanır.
    (3) Şüphelinin, teklifi müdafi huzurunda kabul etmesi hâlinde seri muhakeme usulü uygulanır. Talebi hâlinde teklifi değerlendirmesi için şüpheliye bir ayı aşmamak üzere makul bir süre verilir. Şüphelinin seçtiği bir müdafi bulunmaması halinde baro tarafından müdafi görevlendirilmesi istenilir.
    (7) Beşinci fıkra uyarınca sonuç olarak belirlenen hapis cezası Cumhuriyet savcısı tarafından, koşulları bulunması hâlinde Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesine göre seçenek yaptırımlara çevrilebilir veya 51 inci maddesine göre ertelenebilir.
    (8) Şüphelinin teklifi kabul etmesi hâlinde buna ilişkin Ek-1’de yer alan örneğe uygun seri muhakeme usulü kabul tutanağı düzenlenir. Tutanakta; şüpheliye isnat edilen eylem, şüphelinin kabul beyanı, belirlenen sonuç ceza ve/veya güvenlik tedbiri ile uygulandığı takdirde hükmün açıklanmasının geri bırakılması, seçenek yaptırım veya hapis cezasının ertelenmesine ilişkin hususlar yer alır. Kabul tutanağı Cumhuriyet savcısı ve şüpheli ile müdafi tarafından imzalanır." şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında,
    Dosya kapsamına göre, şüphelinin ruhsatsız silah bulundurma eylemi nedeniyle yakalanması sonucu Hani Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma sonunda, atılı suçun 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesi uyarınca seri muhakeme usulüne tabii olduğundan hareketle şüpheli hakkında müdafii huzurunda seri muhakeme usulü kabul tutanağı düzenlendiği, kabul tutanağında şüpheli hakkında atılı suçtan verilen 6 ay hapis cezasının paraya çevrildiği ve kabulün şüpheli tarafından bu şekilde olduğu, ancak şüphelinin adli sicil kaydında tekerrüre esas cezası bulunduğu gerekçesiyle hükmolunan hapis cezasının paraya çevrilemeyeceğinden bahisle Mahkemesince anılan talepnamenin iade edildiği, Cumhuriyet savcılığınca tekrar düzenlenen talepnamede talep edilen hapis cezasının hukuka uygun olarak paraya çevrilmediği, ancak iade sonrası düzenlenen talepname öncesi şüpheli tarafından kabul beyanının alınmadığı, dolayısıyla sanık hakkında hükmolunan sonuç ceza Cumhuriyet savcısı tarafından önceden şüpheliye önerilmediği ve cezanın şüpheli tarafından bilinmediği, kabul beyanının atılı suçu kabul etmekle beraber önerilen cezanında kabulü anlamına geleceği, ayrıca hem ilk talepnamede hem de sonraki talepnamelerde şüpheli tarafından verilen kabul beyanında müdafiinin imzasının bulunmadığı anlaşılmakla, Mahkemesince ilk talepnamenin iadesinden sonra █████/2022 tarihli kabul tutanağı bulunmayan talepnameyi iade etmesi gerekirken kabul ederek sanık hakkında aleyhe sonuç doğuracak şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
    Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
    II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
    1. Ceza Muhakemesinde Seri Muhakeme Yönetmeliği'nin "Seri Muhakeme Usulünün Teklifi" başlıklı 10. maddesinin, inceleme konusu ile ilgili fıkraları;
    "(9) Şüphelinin teklifi müdafi huzurunda kabuletmesi halinde şüpheli, aynı gün mahkemeye yönlendirilir.
    (10) Şüphelinin teklifi reddetmesi hâlinde Cumhuriyet savcısı tarafından buna ilişkin tutanak düzenlenerek soruşturma dosyasına eklenir.
    (11) Soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcısıserimuhakeme usulüne ilişkin bilgilendirme ve teklifi SEGBİS veya istinabe yoluyla da yapabilir.
    (12) Soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcısı seri muhakeme usulüne ilişkin işlemleri SEGBİS yöntemiyle yapması hâlinde Kanunun 38/A maddesine göre gerekli işlemleri yapar.
    (13) Soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcısı istinabe evrakına hazırlamış olduğu seri muhakeme usulü kabul tutanağını da ekler. İstinabe evrakının gönderildiği yer Cumhuriyet başsavcılığı bu Yönetmelikte belirtilen usule uygun olarak derhal davet işlemlerini yapar ve davete icabet eden şüpheliyi bu usul hakkında bilgilendirir. Şüphelinin müdafi huzurunda teklifi kabul etmesi halinde istinabe evrakı ekinde yer alan seri muhakeme usulü kabul tutanağı Cumhuriyet savcısı, şüpheli ve müdafii tarafından imzalanır ve istinabe evrakısoruşturmayı yürüten Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir.
    "
    Aynı Yönetmelik'in "Talepnamenin incelenmesi" başlıklı 13. maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan birinci fıkrası;
    "(1) Mahkeme, talepnamenin verildiği gün incelemesini derhal yapar, şüpheliyi müdafi huzurunda seri muhakeme usulü ile ilgili olarak dinler ve usulü sonuçlandırır. Şüphelinin seri muhakeme usulü hakkında dinlenmesi SEGBİS veya istinabe yoluyla da yapılabilir.
    "
    2. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde;
    a)5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir.
    2.Ceza Muhakemesinde Seri Muhakeme Yönetmeliği'nin 13. maddesi uyarınca sanığın, müdafii huzurunda dinlenerek usulün sonuçlandırılacağı belirtilmesine rağmen, sanığın yokluğunda hükmün kurulduğu, öğrenme üzerine sanığın dosyaya sunduğu 25.09.2023 tarihli dilekçesinin itiraz niteliğinde olduğu, olağan kanun yollarının tüketilmediğinden kanun yararına bozma istemine konu edilemeyeceği anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
    III. KARAR
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
    Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.04.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!