Anahtar kelimeler: Kınık Kartlarının Görüşü Adalet Kötüye Başvuran İstemi Kredi Banka Neticesinde

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : ████████ E. ████████ K.HÜKÜMLÜ : ...SUÇ : Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılmasıİNCELEME KONUSU KARAR : MahkumiyetKANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulmasıKınık Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.07.2015 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 245/1. maddesi uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Kınık Asliye Ceza Mahkemesinin 13.02.2018 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 245/1, 52/2, 53. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği, söz konusu kararın, istinaf edilmeksizin 30.10.2018 tarihinde usulüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir.Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 02.01.2024 tarihli ve ██████████ sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.01.2024 tarihli ve KYB-█████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;“Dosya kapsamına göre, müştekinin █████/2015 tarihli celsede zararının giderildiğini belirtmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 245/5. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE16.10.2014 tarihinde, hükümlünün, katılandan, kart aidatlarının iadesi için aldığı kredi kartına ait bilgileri, internet üzerinden cep telefonu satın alırken kullanarak harcama yapması eylemine ilişkin olarak yapılan yargılama sırasında, katılanın Kınık Asliye Ceza Mahkemesinin 15.12.2015 tarihli celsesinde alınan beyanında, zararının giderildiğini belirtmesi karşısında, zararın hangi aşamada, kim tarafından giderildiğinin kesin olarak saptanması ile birlikte hükümlü hakkında 5237 sayılı Kanun'un 245/5. maddesi delaletiyle 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde fazla cezaya hükmolunması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,2. Kınık Asliye Ceza Mahkemesinin 13.02.2018 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.04.2025 tarihinde karar verildi.