Anahtar kelimeler: Sarkıntılık Kabulüyle İstismarı Süreç Tutuklu Görüşü Hukukî Cinsel Mağdure Konya
9. Ceza Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    TUTUKLU

    DİRENME
    BOZMA ÜZERİNE
    MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
    SAYISI : █████████ E., █████████ K.
    KATILANLAR : ..., ..., ...
    KATILAN MAĞDURE: ...
    SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı
    KARAR : Direnme (Mahkumiyet)
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
    Bölge Adliye Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
    I. HUKUKÎ SÜREÇ
    Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.05.2023 tarihli kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde, sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dair hükme ilişkin istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince kabulüyle sanığın sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine yönelik kararının temyiz incelemesinde bozulmasına dair Dairemizin 28.05.2024 tarihli ilamına karşı Bölge Adliye Mahkemesince direnilerek mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
    II. TEMYİZ SEBEPLERİ
    A.Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi
    Özetle, Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun sübut bulduğunu kabul etmesine rağmen suç vasfı tayininde farklı değerlendirme yapmasının hatalı olduğuna, yaşı küçük olan mağdurenin, ailevi ilişkileri iyi olan sanığa iftira atması için bir nedeni bulunmadığı gibi, sanığın eylemlerini açık ve net bir şekilde anlattığına, bu anlatımının sanığın eşi ve kayınvalidesi tarafından da desteklendiğine, ayrıca zincirleme suç hükmü uygulanırken alt sınırdan artırım yapılmasının hukuka aykırı olduğuna, sanığın eylem sayısı nazara alınarak artırım yapılması gerektiğine ilişkindir.
    B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
    Özetle, mağdurenin ayrıntılı anlatımlarından sanığın mağduru öpmesi, cinsel organına sürtünmesi, göğsüne ellemesi, eylemleri kısa ve ani gelişen eylemler olmayıp bir süre devam eden eylemler olduğuna, söz konusu eylemler çocuğun basit cinsel istismarı suçunu oluşturduğuna, sanığın çocuğun basit cinsel istismarı suçundan cezalandırılması yerine sarkıntılık suçundan cezalandırılmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
    C. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
    Özetle, mağdurenin yaşının küçük olması nedeni ile halüsinasyon gördüğüne, bu konuda adli tıptan rapor alınması gerektiğine, mağdurenin beyanlarının farklı ve tutarsız olduğuna, sanık hakkında verilen cezada hısımlık nedeni ile artırım yapılmasının hukuka aykırı olduğuna, takdiri indirim uygulanmaması gerekçesinin yasal olmadığına, sadece mağdurenin beyanlarına dayanılarak mahkumiyet kararı verilemeyeceğine, aileler arasında husumet bulunduğuna, bu nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
    III. GEREKÇE
    Dairemizin 28.05.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı bozma kararı usul ve kanuna uygun olup, Bölge Adliye Mahkemesince anılan ilama yönelik kurulan 06.11.2024 tarihli direnme kararında belirtilen gerekçeler yerinde görülmemiştir.
    IV. KARAR
    Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Dairemizin 28.05.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ sayılı bozma Kararı usul ve kanuna uygun olup, Bölge Adliye Mahkemesince anılan ilama yönelik kurulan 06.11.2024 tarihli direnme kararında belirtilen gerekçeler yerinde görülmediğinden Tebliğname'ye aykırı olarak, Üye ...'ın muhalefeti ve oy çokluğuyla reddine, dava dosyasının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 307/4. maddesi gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE,
    08.05.2025 tarihinde karar verildi.
    (Karşı Oy)
    KARŞI OY
    Daire çoğunluğunca sanık hakkında TCK'nın 62. maddesinin uygulanmaması hususundaki Bölge Adliye Mahkemesinin Direnme kararı ile ilgili olarak dosyanın Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiş ise de;
    5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 62. maddesinin ikinci fıkrasında takdiri indirim nedenleri sayıldıktan sonra “gibi” denilmek suretiyle takdiri indirim nedenlerinin kanunda sayılanlarla sınırlı olmadığı, aksine bunların örnek olarak sayıldığı açıkça vurgulanmıştır. Burada sayılan “failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri” gibi nedenler, uygulamada hâkimi sınırlayıcı değil, yol gösterici nitelikteki gerekçelerdir.
    Serbest takdir sisteminin bir gereği olarak da olayda sanık yararına takdiri indirimin uygulanmasını gerektiren nedenlerin varlığını veya yokluğunu belirleme yetkisi yargılamayı yapan hâkime ait olacaktır. Zira yargılama süreci boyunca maddi gerçeğe ulaşma ve adaleti sağlama yolunda çaba harcayan hâkim, sanığı birebir gözlemleyen ve bu bağlamda takdiri indirim nedenlerinin varlığını ya da yokluğunu en iyi tespit edebilecek konumdaki kişidir. Hâkim; “failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri”nin yanında, her somut olaya göre değişebilecek ve önceden öngörülemeyecek nedenleri de birlikte değerlendirerek, bu hususta hak, adalet ve nasafet kurallarına uygun biçimde uygulama yapacaktır. 07.06.1976 tarihli ve 3-4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile bu doğrultudaki birçok Ceza Genel Kurulu kararında açıkça vurgulandığı üzere; kanun koyucu, hâkime takdiri indirim hükmünün uygulanması konusunda geniş bir takdir yetkisi tanıyarak, uygulamada çıkabilecek olan ve önceden öngörülme imkânı bulunmayan çeşitli hâlleri kapsayacak bir kalıp bulmanın zorluğu karşısında, hâkimin bu yetkisini sınırlamaktan özenle kaçınmıştır.
    Ancak, hâkimin bu konudaki takdir yetkisi sınırsız değildir. Bütün kararlarda olduğu gibi takdiri indirimin uygulanmasına veya uygulanmamasına ilişkin kararlar da gerekçeli olmalıdır.
    Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2017/4-137 Es. ████████ Kr. sayılı ilamında “...Dosya içeriğine göre; pişman olduğunu belirtir bir beyanı olmayan ve pişmanlık gösterdiğine ilişkin tutanaklara yansıyan bir hareketi bulunmayan sanığın yargılama sürecindeki davranışlarını göz önünde tutarak değerlendirmede bulunulan Yerel Mahkemece TCK'nın 62. maddesindeki takdiri indirim nedenlerinin "Yargılama süresinde sanık lehine takdiri indirim nedeni olabilecek bir hususun tespit edilemediği ve bu yönde bir eğilimin oluşmadığı," şeklindeki gerekçeyle uygulanmamasının yasal, yeterli ve dosya kapsamıyla uyumlu olduğu kabul edilmelidir.
    ” diyerek yerel mahkemenin direnme kararını yerinde bulmuştur.
    Yukarıdaki açıklamalar ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2017/4-137 Es. ████████ Kr. sayılı ilamı nazara alındığında, mağdurenin teyzesinin eşi olup olay tarihinde 38 yaşında olan sanığın 7 yaşındaki mağdureye sarkıntılık suretiyle cinsel istismarda bulunduğu sabit olup sanık hakkında yerel mahkemenin "sanığın nedamet duymaması ve lehine uygulanabilecek bir takdiri indirim nedeni bulunmaması..." şeklindeki gerekçe ile TCK'nın 62. maddesini uygulamamasında bir isabetsizlik bulunmadığı, duruşmada sanığı bizzat gözlemleyen mahkemece belirtilen gerekçenin yeterli ve dosya kapsamına uygun olduğu kanaatinde olduğumdan, hükmün onanması yerine dosyanın incelenmek üzere Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine dair çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!