Anahtar kelimeler: Taşere Bakiyenin Yağmur Tevzi Hatları Suyu Atık Akdedildiğini Taşeron İnşaatına

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2025
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkil ile davalı arasında 14.06.2023 tarihli ------Hastanesi Atık Su- Yağmur Suyu Hatları İnşaatına ilişkin Taşeron sözleşmesi akdedildiğini, müvekkil firma tarafından taşere olunan işin yapılarak karşılığında 25.09.2023 tarih ----- numaralı ve 2.280.000 TL tutarlı fatura düzenlendiğini, karşılığında 850.000,00 TL ödendiğini, kalan bakiyenin ödenmesi için davalıya 13.12.2023 tarihli ihtarname gönderildiğini ancak kalan bakiyenin ödenmediğini, bu nedenle takip başlatıldığını ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini, anılan nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini iddia ve talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil ile ---. İle --- Hastanesi Alt Yapı İşlerine dair sözleşme imzalandığını, sözleşme kapsamında atık su ve yağmur suyu hatlarının inşası davacı tarafından yapılacağını, davacının projeye başlayarak işi hatalı yaptığını, hususla ilgili davacıya ihtarname gönderildiğini, dava dışı --- İnşaatın projeyi başka bir inşaat şirketine tamamlatmak için anlaşma yaptığını, işin yarım kalmasından dolayı müvekkilin ödeme alamadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
DELİLLER:
---- İcra Müdürlüğünün ----esas sayılı takip dosyası, ticari defter ve belge incelemeleri, ba/bs formları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
23.01.2025 tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 25.04.2025 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.
Bilirkişi ------ raporunda özetle; Davacıya ait Yasal defterlerin Vergi Usul Kanunun 183-184-185 maddeleri ve 6102 Sayılı TTK’nın 64.maddesinde belirtilen usul ve esaslara uygun olarak tutulduğu, kayıtların usulüne uygun olarak gerçekleştirildiği, Vergi Usul Kanunu 223-224-225 maddeleri ile TTK’nın ilgili hükümlerine uygun olarak noter açılış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde alındığı, dolayısıyla ticari defterlerin delil niteliğine haiz olduğu sonucuna gidildiği, Sayın Mahkemenizin 23.01.2025 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararında taraf ticari defterlerinin 14.02.2025 günü saat 09:30’da mahkeme salonunda hazır bulundurulması, tarafların yerinde inceleme talep etmesi halinde incelemede muhatap alınacak kişi iletişim bilgileri ile ticari defterlerin bulunduğu yer adresinin 2 haftalık kesin süre içerisinde beyan edilmesi hususunda ara karar kurulduğu, buna karşın davalının belirtilen gün ve saatte ticari defterlerini hazır bulundurmadığı, ayrıca yerinde inceleme de talep etmediği görüldüğünden davalı nezdinde inceleme yapılamadığı, Taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin niteliği itibariyle eser/hizmet sözleşmesi olduğu, Mahkeme salonunda yapılan incelemede fatura konusu işin davalıya teslim edildiğini gösterir nitelikte herhangi bir evrakın davacı yandan talep edildiği, ancak devam eden süreçte paylaşılan belgeler arasında bu türden bir belgenin tespit edilemediği, ayrıca sözleşme konusu işin teslimi ile ilgili Sayın Mahkemenizce dava dışı---- 23.01.2025 tarihinde müzekkere yazıldığı, işbu raporun yazım tarihi itibariyle adı geçen firmadan gelen müzekkere cevabının dosya ve uyap içeriğinde tespit edilemediği, Davalının işletme esasına göre defter tutması ve bu nedenle 396 sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel tebliği gereğince BA-BS Bildirimi verme zorunluluğunun bulunmaması nedeniyle davalı yana ait BA/BS formlarında da inceleme yapılamadığı, Davacının davalı adına 25.09.2023 tarihinde 1 adet karşılığı 2.280.000,00 TL tutarlı satış faturası düzenlediği, karşılığında davalıdan tahsilat yapıldığına veya iade faturası alındığına dair bir kaydın tespit edilemediği, buna göre 17.01.2024 takip tarihi itibariyle davacı nezdinde davalının 2.280.000,00 TL borçlu olarak göründüğü, işbu raporda yer verilen tespitlere göre tutarın davacıya ödenip ödenmeyeceği noktasındaki nihai değerlendirmenin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu, Takip ile 38.707,00 TL birikmiş faiz istendiği; muaccel bir borcun borçlusunun alacaklının ihtarıyla mütemerrit olduğu (TBK.m.117/1): her ne kadar dava dilekçesinde davalıya ihtarname gönderildiği beyan edilse de dosya ve uyap içeriğinde davalıya gönderilen ihtarnamenin tespit edilemediği, bu yönüyle davalının temerrüde düşürülme tarihinin belli olmaması nedeniyle faiz hesaplamasının teknik olarak yapılmadığı şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan fatura dayalı bakiye alacağın genel haciz yolu ile başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde düzenlenmiştir. İcra dosyası celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir.
Ticari defterlerin sahibi lehine olması için HMK m. 222/2’de öngörülen şartlar; defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olması, defterlerin açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış olması ve ticari defterlerin birbirini doğrulamış olması gerekmektedir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır.
Davacı taraf ,bedeli ödenmeyen faturalara dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''. TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır. Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.
Somut olayda; davacı davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla ------. İcra Dairesinin ---- esas sayılı icra takip dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalının itirazı ile icra takibinin durmuş olduğu, davacı tarafın asıl alacağına yönelik itirazın iptali talebiyle mahkememizde süresi içerisinde huzurdaki davayı ikame etmiş olduğu, yapılan yargılama sırasında tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesinde davalı tarafın kayıtlarını sunmadığı, davacının icra takibine konu yaptığı faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olup davacının 2.280.000,00 TL alacaklı görünmektedir.
Davacı yan dava dilekçesinde 850.000,00 TL ödeme yapıldığını, bakiye 1.430.000,00 TL'nin ödenmediğini, sözleşme konusu işin teslim edilerek fatura düzenlendiği, bakiye alacak için icra takibi başlatıldığı, eksik ve ayıp bildiriminde bulunulmadığı, borca itirazın yerinde olmadığını beyan etmiştir.
Davalı taraf cevap dilekçesinde davacının projeyi eksik/hatalı olarak yarım bıraktığı, başka bir inşaat şirketine tamamlatılması için anlaşma sağlandığı, yapılan işin kusurlu olduğu savunulmuştur. Cevap dilekçesinin ekinde ihtarname örneği sunulmuştur.
Mahkememizce çözülmesi gereken uyuşmazlık, davacının takip tarihi itibariyle alacağı bulunup bulunmadığı ve icra inkar tazminatına hak edip etmediği, davalının borca itirazının yerinde olup olmadığı, taraflar arasında eser sözleşmesinin bulunduğu, davacının hak edilen imalat-iş bedeli olup olmadığı, varsa miktarı, taraflar arasındaki eser sözleşmesine göre eserin ayıplı ifa edilip edilmediği, ayıplı ise niteliğinin tespiti gizli ayıp mı açık ayıp mı olduğu,, ayıplı ve eksik ifa söz konusu ise götürü bedelli eser sözleşmelerinde hak edilen imalat-iş bedeli olup olmadığının Yargıtay uygulamaları esas alınarak fiziki oran yöntemine göre eserin fiziki olarak gerçekleşme oranı, eksik ve ayıplı işlerde dikkate alınıp düşülmek suretiyle saptanıp saptanamayacağı, gerçekleştirilen imalâtın işin tamamına göre fiziki oranının tespiti ile bu oranın götürü bedele uygulanması suretiyle hesaplanıp hesaplamayacağı, davalı tarafça kısmi ödeme yapılıp yapılmadığı, fiziki oran yöntemine göre tespit edilen miktardan düşürülüp düşürülemeyeceği noktalarında toplanmaktadır.
Taraflar arasında atık-su-yağmur suyu hatlarının inşaatına ilişkin █████/2023 tarihli taşeron sözleşmesinin imzalandığı, sözleşme bedelinin 1.900.000,00 TL+KDV olarak götürü bedel üzerinden kararlaştırıldığı,█████/2023 tarihli atık-su-yağmur suyu hatlarının inşaatı açıklamalı 2.280.000,00 TL fatura düzenlendiği görülmektedir.
Davalı vekilinin ön inceleme duruşmasındaki beyanlarından işin başka bir firmaya tamamlatıldığına dair beyanları bulunduğundan dosyada keşif yapılması gerekli görülmemiştir. Taraflara tanık delili için süre verilmiş, davacı tanıklarının beyanları alınmış, davacı tanıkları beyanlarında işin tamamlanarak teslim edildiğine ilişkin beyanlarda bulunmuş, davalı taraf ise tanık listesi sunmadığı görülmüştür. Davalı taraf iş sahibi ----- müzekkere yazılmasını talep etmiş, ----- safahatta müzekkereler yazılmış ise de cevap verilmediği görülmüştür.
Somut olayda, taraflar arasında atık-su-yağmur suyu hatlarının inşaatına taşeron (eser) sözleşmesi bulunmakta olup, davacı alt yüklenici, davalı da asıl yüklenicidir.
Eser sözleşmesi, karşılıklı edimleri içeren bir iş görme akdîdir. Yüklenici, Türk Borçlar Kanunu'nun 471. ve mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 356. maddesi uyarınca iş sahibinin yararını gözeterek özen görevini sadakatle yerine getirmek, yüklendiği işi sözleşme ve yasa hükümlerine, fen ve sanat kurallarına uygun olarak tamamlamak zorundadır. Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun davaranışları esas alınacaktır. Sadakat borcu, yüklenicinin iş sahibinin yararına olacak şeyleri yapma, zararına olacak şeyleri yapmama anlamını da ifade eder. İş sahibinin karşı edimi ise teslim edilen eserin bedelini ödemektir.
Eser sözleşmesi ilişkilerinde ayıp sözleşme ve ekleri ile iş sahibinin beklediği amaca göre eserde bulunması gereken bazı niteliklerin bulunmaması yada olmaması gereken bazı bozukların bulunması şeklinde tanımlanmaktadır. ( Yargıtay ----- HD------. )
Diğer bir ifade ile yüklenicinin ya sözleşmede bildirdiği niteliklerden ya da dürüstlük kurallarına göre bulunması gereken niteliklerden ya da dürüstlük kuralına göre bulunması gereken niteliklerden yoksun olan eser ayıplıdır.
Uygulamada ve Yargıtay içtihatlarında eksik iş eser sözleşmelerinde yapılıp teslim edilen eserde yapılması kararlaştırılan bazı iş ve işlemlerin yapılmamış yada olması gereken bazı işlerin yapılmamış olması şeklinde tanımlanmaktadır. Bir başka deyişle eksik iş, sözleşme ve eklerine göre yapılması gerektiği halde yapılmayan ( Noksan bırakılan ) işleri ifade eder. Yargıtay -------- HD. 24.04.2017 t. ------sayılı ilamında da belirtildiği üzere Eksik işlerin bedeli teslim tarihine bu işlerin ikmal edilebileceği sürenin ilavesi ile bulunan tarihteki rayiç bedel ile talep edilebilecektir. Eksik işlerin giderim bedelinin talep edilebilmesi için eseri teslim alırken ihtirazi kayıt konulmasına ( eksik işlerin giderim bedelinin tahsilini talep etme hakkının saklı tutulmasına ) gerek yoktur. İş sahibi zamanaşımı süresi içinde eksik işlerin giderim bedelini talep edebilir.
Yüklenicinin ayıp nedeni ile sorumlu tutulabilmesi için eserin teslim edilmiş olması, teslim edilen eserin ayıplı olması, ayıbın iş sahibinden kaynaklanmamış olması eseri muayene ve ihbar yükümlülüğünün ihlal edilmemiş olması, eserin açık ya da örtülü olarak kabul edilmemiş olması gerekmektedir.
Gerek 818 sayılı BK gerekse de 6098 sayılı TBK'da eserdeki açık ve gizli ayıpların yükleniciye ihbarı şekliyle ilgili bir düzenleme yapılmamıştır. Ayıp ihbarının yazılı olarak yapılmış olması ispat kolaylığı sağlar ise de hukuki işlem değil maddi vakıa olduğundan eser sözleşmelerinde aksi sözleşmede yada eki şartnamelerde kararlaştırılmamış ise taraflar tacir olsa dahi ayıp ihbarının her türlü delille ispat edileceği kabul edilmektedir. ( Yargıtay -----. Hd. -----.)
Ayıbın varlığı ve ihbarı mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulacak itiraz niteliğinde olmayıp ,ancak taraflarca usulunce ileri sürülmesi halinde değerlendirilecek defi vasfında olduğundan taraflarca süresi içinde ileri sürülmedikçe eserin ayıplı olup olmadığı, ihbarın süresinde yapılıp yapılmadığı mahkeme tarafından kendiliğinden göz önünde tutulamaz. ( Yargıtay -----. HD. ------ Sayılı ilamı )
Ayıbın varlığı ve ispatı halinde iş sahibinin hakları TBK'nın 475. Maddesinde sayılmıştır. Buna göre Eser işsahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme, Eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme veya Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme haklarıdır. Bu seçimlik haklar dışında ayıpta yüklenicinin kusuru bulunması halinde iş sahibinin genel hükümlere göre ayıptan doğan diğer zararları istemek hakkı vardır.
Bu açıklamalar ışığında; davalı yanca -----.Noterliğinin ------ yevmiye numaralı ve █████/2023 tarihli ihtarnamede sözleşmeye ilişkin atık-su-yağmur suyu hatlarının çalışmadığını bildirmektedir. Dosya kapsamında işin ayıplı yapıldığına ilişkin ihtarname dıışnda davalı beyanı dışında bilgi ve belge bulunmamaktadır. Davalı vekilinin ön inceleme duruşmasındaki beyanlarından işin başka bir firmaya tamamlatıldığına dair beyanları bulunduğundan dosyada keşif de yapılması mümkün olmamış ve davalı taraf tanık listesi de sunmamıştır. Davalı yan ticari defter ve belgelerini de sunmamış, savunmaları doğrultusunda iş sahibinden ödeme alıp almadığı, başka bir firmaya işin tamamlatılıp tamamlatılmadığı hususunda irdeleme yapmak mümkün olmamıştır. ------- müzekkere yazılmış ise de cevap verilmemiştir. Bu haliyle dosyada davacı defterleri incelerek rapor tanzim edilmiş, davacı defterlerinde alacaklı olduğu anlaşılmış, ticari defter ve belgeler kesin delil niteliğinde olup, aksinin yazılı delille ispatlanması gerekmektedir. HMK 222.maddesi uyarınca ticari defter ve kayıtların davalı tarafından eksiksiz sunulmadığı görülerek davacı kayıtlarının davacı lehine delil teşkil ettiği kanaatine varılarak davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 1.430.000,00 TL alacaklı olduğu, davacının davalıyı takipten önce temerrüde düşürdüğü, davacı tarafından █████/2023 tarihli ihtarnamenin davalıya █████/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalının █████/2023 tarihinde temerrüte düştüğü, takip tarihine kadar işlemiş faizin 32.145,62 TL olduğu mahkememizce hesaplamıştır. .
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan 1.430.000,00 TL asıl alacak ve 32.145,62 TL işlemiş faiz olarak alacaklı olduğu, dosyada artık ispat yükünün davalı tarafa geçmiş olduğu ve aksinin dosya kapsamı itibariyle ispat edilemediği, faturaya dayalı ve likit olması nedeniyle davacının ayrıca icra inkar tazminatına yasal şartları bulunduğu anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur. Davacının işlemiş faiz bakımından fazlaya ilişkin istemin reddedilmiştir.Huzurdaki itirazın iptali davasında dava değerinin 1.430.000,00 TL olarak gösterildiği, itirazın iptali davasının sıkı sıkıya bağlı olduğu takip talebinde alacak değerinin 1.468.707,00 TL olarak gösterildiği, HMK 31.maddesi uyarınca çelişkini giderilmesi hususunda davacı vekiline beyan dilekçesi sunması ve varsa eksik harcın ikmal edilmesi için süre verildiği, davacı vekili tarafından eksik harcın yatırıldığı anlaşılmakla takip talebindeki değer dava değeri olarak kabul edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE; davalı tarafından-----İcra Dairesinin ----- esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 1.430.000,00 TL asıl alacak ve 32.145,62 TL işlemiş faiz olmak üzere 1.462.145,62 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizini aşmamak üzere %48 oranında ticari faiz İŞLETİLMESİNE,
3-Asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 286.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
4-Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen 1.462.145,62 TL lik kısım yönünden alınması gereken 99.937,65 TL harçtan peşin alınan 17.077,33 TL ile tamamlama harcı olarak alınan 2.800,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 80.060,32 TL karar harcının davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 216.700,39 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 6.561,38 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-Davacı tarafından yapılan 17.077,33 TL peşin harç, 2.800,000 TL peşin harç, başvuru harcı olarak alınan 427,60 TL, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 879,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 27.183,93 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 27.061,60 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE, geri kalan bakiyenin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer OLMADIĞINA, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde tarafa iadesine,
8- Kabul red oranına göre belirlenen 3.583,80 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, Yine Kabul red oranına göre belirlenen 16,20 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!