Anahtar kelimeler: Adinalslemyapilantuzelkisibilgileri İslemyapantur İslemyapanyetkitur Kapısıözel Tckimlikno Edevlet Entegrasyonu Etebligat Log Sütunlarının
Danıştay 13. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : █████████
Karar No : █████████
DAVACI :... A.Ş.
VEKİLLERİ : Av. ...
DAVALI : ... Kurumu (E-Tebligat)
VEKİLLERİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU :... tarih ve ... sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu (Kurul) kararının 1. maddesinin, 3. maddesinin (b) bendinin ve 5. maddesinin, Log kayıtlarının işletmeciler tarafından tutulmasına ilişkin düzenleme yapan "e-Devlet Kapısı-Özel İşletmeler Abonelik İçeren Hizmetler Entegrasyonu Web Servis Tasarım Dokümanı"nın “2.2.2. KisiselSorgulamaGType Sınıfı” başlıklı kısmında yer alan tablonun “tcKimlikNo”, “islemYapanTur” parametre adlı sütunlarının ve tüzel kişilere yönelik olarak "adinalslemYapilanTuzelKisiBilgileri" kısmında yer alan "islemYapanYetkiTur" kısmının ve davacı şirket tarafından yapılan ... tarih ve ... sayılı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : 56 sayılı Kurul kararı tesis edilirken davalı idareye şirketlerince verilen görüşlerin dikkate alınmadığı, şirketin ticari hayatına orantısız bir biçimde müdahale edildiği, işletmecilerin kaynaklarını verimli bir şekilde kullanamadığı, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nda yer verilen temel ilkelere aykırı hareket edildiği, teknik dokümanın taslak Kurul kararıyla eş zamanlı yayımlanması gerektiği, dava konusu düzenlemenin taslağında teknik geliştirmeye ilişkin tek ifadenin “e-Devlet Kapısı muris/tüzel kişi hizmet sunum standartları çerçevesinde” açıklaması olduğu, ancak söz konusu standartlara ilişkin olarak taslak sürecinde herhangi bir detaya yer verilmediği; 56 sayılı Kurul kararının dava konusu 1. maddesi ve 3. maddesinin (b) bendi ile, yapılan düzenlemenin kamu yararı amacı taşımadığı, elverişlilik ilkesine aykırı, zaman ve kaynak israfına sebep olduğu, belirlenen yöntemlerin posta gönderimine bir alternatif olarak düzenlenmesi gerektiği, posta yönteminin artık etkin bir süreç olmaktan uzak olduğu, zaman ve kaynak israfına yol açtığı, şirket abonelerine SMS haricinde elektronik posta, arama, sesli yanıt sistemi gibi yöntemlerle de bilgilendirme yapabilecekken düzenlemeyle bunun önüne geçildiği, dava konusu düzenlemenin elverişlilik ilkesine aykırı ve kamu yararını sağlamaktan uzak olduğu; 56 sayılı Kurul kararının dava konusu 5. maddesi ile, yeni bir servis tasarlanmasını öngören düzenlemenin yürürlüğe girmesi için yaklaşık 2 ay gibi makul olmayan bir süre belirlendiği, bu kadar kısa bir sürede depremzedeleri mağdur etmeyecek şekilde mevcut servisten farklı ve yeni bir servis sunulmasının beklenmesinin hayatın olağan akışına ve hakkaniyete aykırı olduğu, işletmecileri idari yaptırım riski ile karşı karşıya bırakacak nitelikte düzenlemenin sebep ve amaç yönünden hukuka aykırı olduğu, Kurul kararının uygulanması için işletmecilerle paylaşılan web servis dokümanında bahsi geçen servis halihazırda kullanılan servisten farklı ve yeni bir servis olduğundan, davalı idarece buna uyum sağlamaya elverişli zamanın tanınmamış olmasının usule aykırı olduğu, █████/2023 tarihinde şirkete tebliğ edilen düzenleme değişiklikleri ile aynı gün davalı idare tarafından şirkete gönderilen mailde, e-Devlet Kapısı-Özel İşletmeler Abonelik Entegrasyonu Web Servis Tasarım Dokümanı'na yer verildiği, web servis dokümanıyla sürece ilişkin yeni bir web servis kurulması gerektiğinin öngörüldüğü, bu çerçevede █████/2023 tarihli mail kapsamında, hayatını kaybetmiş kişilerin yakınlarının e-Devlet üzerinden borç/alacak sorgulamalarını █████/2023 tarihi itibarıyla derhal yapabilmeleri için ihtiyaç duyulan muris Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Numarasının (TCKN) şirkette mevcutta kullanılan teknik akışta iletilmesi halinde e-Devlet sorgusuna dönüş yapılabileceğinin davalı idareye bildirildiği, bunun dışında oluşturulacak farklı sorgu şekillerinde yeni geliştirme ihtiyaçları oluşacağından █████/2023 takvimine kadar yeni bir servis yapısının geliştirilmesinin mümkün olmayacağının eklendiği, diğer yandan e-Devlet ile şirketleri arasında kurulması gereken Vergi Kimlik Numarası (VKN) ile sorgulama sürecinin mevcutta hiç olmaması sebebiyle yeni geliştirme ihtiyaçları oluştuğu, bu kapsamda mümkün olan en kısa sürede servisin devreye alınmasının sağlanmaya çalışıldığı, ayrıca 1 Mayıs takvimine en makul şekilde yetişebilmek için özellikle depremzede vatandaşları mağdur etmemek adına █████/2023 tarihi itibarıyla bu bilgiyi varislere verebilmek için yeni web servis tasarlanana kadar mevcut servis üzerinden bir çözüm ile bu bilgileri sunabileceğinin Türksat ve davalı idare yetkilileriyle paylaşıldığı, süreye uyum için azami çaba göstermiş ise de davalı idarenin elverişli zamanı tanımamış olmasının usule aykırı olduğu, kılavuz dokümanların işletmecilerle paylaşılması ile geliştirmelerin fiili olarak başlaması arasında da doğal olarak analiz için belli bir zaman geçtiği, Kurul kararına uyum için teknik entegrasyon şirket bünyesinde gerçekleşeceğinden buna ilişkin sürecin sadece şirket tarafından tespit edilecek nitelikte olması sonucunu doğurduğu, ihtiyacı olan süreyi davalı idareye bildirmesine rağmen, davalı idare şirketin haklı talebini hiçbir temeli olmayan bir yaklaşımla zımnen reddettiği, elektronik haberleşme sektöründe peşi sıra birçok yeni düzenlemenin gündeme geldiği, tüm bu değişiklik silsilesi çerçevesinde aynı anda, bütünleşik ve senkron bir şekilde ciddi bir uyum programı yürütüldüğü, düzenlemenin borç/alacak ekranlarında yetkili kişi tarafından yapılan sorgulamalarda tüzel kişi bilgilerinin gösterilmesi düzenlemesine uyum sağlayabilmesi için en erken 2023 yılının Haziran ayına kadar, iade düzenlemelerine ilişkin TCKN SMS servisi için 2023 yılının Temmuz ayına kadar, deprem nedeniyle vefat etmiş kişilerin varislerinin de e-Devlet kapısı üzerinden borç/alacak bilgilerini sorgulaması için de 2023 yılının Aralık ayına kadar süreye ihtiyaç duyulduğunun davalı idareye bildirildiği; web servis dokümanının dava konusu kısımlarında, abone adına işlem yapan kişilere ait log kayıtlarının işletmeciler tarafından tutulmasının hüküm altına alındığı, bu sürecin e-Devlet nezdinde yürütülmesinin gerektiği, Kurul kararıyla düzenlenmeyen bu hususun Kurul kararının eki niteliğinde olan doküman ile düzenlenmesinin normlar hiyerarşisine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
DAVALININ SAVUNMASI : Usule ilişkin olarak, konu hakkında gerekli teknik düzenlemeleri yapan ve e-Devlet tarafından sistemin canlıya alınmasına onay veren Türksat Uydu Haberleşme Kablo TV ve İşletme A.Ş. ve Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisine davanın ihbar edilmesinin gerektiği ileri sürülmüş; esasa ilişkin olarak, uyuşmazlık konusu 56 sayılı Kurul kararının 5809 sayılı Kanun'un 60. maddesinin dokuzuncu fıkrası kapsamında Kurumun sahip olduğu iade kararı verme bağlı yetkisi kapsamında abonelere yapılacak iadelerin usul ve esaslarını düzenleyen... tarih ve ... sayılı Kurul kararında (... sayılı Kurul karar), ... tarih ve ... sayılı Kurul kararında (... sayılı Kurul kararı), █████/2018 tarih ve ... sayılı Kurul kararında (... sayılı Kurul kararı) ve e-Devlet üzerinden borç ve alacak sorgusu yapılması imkanını tanıyan ...tarih ve ... sayılı Kurul kararında (... sayılı Kurul kararı) tüketicilerin menfaatlerinin gereği gibi korunmasını teminen teknolojinin de verdiği imkanlar doğrultusunda değişiklikler yapılmasını öngördüğü, söz konusu düzenlemelerle ilgili Taslağın kamuoyu görüşlerinin alınması amacıyla Kurum internet sitesinde yayımlandığı, ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile elektronik haberleşme sektöründe yetkilendirmesi bulunan işletmeciler ile tüketici sivil toplum kuruluşlarına ayrıca iletildiği, T.C. Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanlığı ile sistemin geliştirilmesini ve işletilmesini sağlayan e-Devlet Kapısı (EDK) ekibi tarafından söz konusu düzenlemeler ile ilgili herhangi bir olumsuz görüş bildirilmediği, davacı tarafından her ne kadar sürece ilişkin olarak Kurum tarafından şeffaf davranılmadığı iddia edilmiş ise de yapılan düzenleme makul bir süre öncesinde ilgili taraflara bildirildiği görüşlerini bildirmeleri için gerekli yasal sürenin davacıya da tanındığı, davacı tarafından ileri sürülen tamamen soyut, hiçbir hukuki ve teknik detayı ve desteği olmayan iddialara itibar edilemeyeceği, uyuşmazlık konusu Kurul kararının ... tarihinde yani ülkemizde büyük bir yıkıma ve felakete sebep olan █████/2023 tarihli Kahramanmaraş merkezli depremlerin ertesi günü alındığı, 2/a maddesi kapsamında depremden etkilenen abonelerin borç ve alacakları dolayısıyla herhangi bir mağduriyet yaşamamasını teminen işletmecilerin en kısa sürede organizasyonlarını kurarak hizmetin aktif hale getirilmesi amacıyla yürürlük tarihinin ertelenmediği ve █████/2023 olarak belirlendiği, EDK üzerinden entegrasyonun sağlanabilmesi için EDK ekibince hazırlanan Web Servis Dokümanının, WSDL ve Mock-up ekranları Taslaklarının işletmecilere █████/2023 tarihinde e-posta ile gönderildiği, çalışmayı yürütecek proje yönetici bilgilerinin ve varsa görüşlerinin █████/2023 tarihinde mesai sonuna kadar gönderilmesinin talep edildiği, akabinde EDK ekibi tarafından web servis dokümanının nihai halinin █████/2023 tarih ve 17.24 saatinde e-posta ve █████/2023 tarih ve 12.23 saatinde bağlantı adresi kaynaklı sorunu düzeltme e-postası ile işletmecilere iletildiği, TT Grubu (TTNET AŞ, Türk Telekomünikasyon A.Ş., TT Mobil İletişim Hizmetleri A.Ş.) e-postalarında deprem felaketi nedeniyle kaynakların kaydırılması, yeni web servise geçiş için gerekli sistem düzenlemelerinin ve altyapı çalışmalarının █████/2023 tarihine kadar yetiştirilmesinin mümkün olmadığının belirtildiği, Kurul tarafından yürürlük tarihi olarak belirlenen sürenin organizasyonu gereği gibi kuran işletmecilerin gerçekleştirebileceği bir makul bir süre olduğu, Kurul tarafından Kanun'un kendisine verilen takdir yetkisi kullanılmak suretiyle düzenlemeye uyum için makul bir süre belirlendiği, Kurumun takip ettiği usul çerçevesinde alınan Kurul kararının web servis teknik dokümanı ile eş zamanlı olarak işletmecilere bildirildiği, Mayıs ayı itibarıyla davacının da aralarında bulunduğu tüm işletmeciler tarafından müteveffa abonenin murisleri tarafından EDK üzerinden sorgulama servisi hizmetinin sunulmaya başlandığı, █████/2023 tarihi itibarıyla da tüm işletmeciler tarafından tüzel kişi yetkilisi tarafından borç alacak sorgusu yapılmasına imkan veren EDK standartlarına uygun yeni servis üzerinden hizmet sunulmaya başlandığı, hem tüketicinin hem de işletmecinin mağduriyetini en aza indirilebilecek bir şekilde işlem tesis edildiği, dava konusu düzenleme ile amaçlananın işletmecide alacağı bulunan abonelerin alacakları hakkında en kısa ve kolay yoldan bilgilendirilmelerine ilişkin olduğu, 5809 sayılı Kanun'un 51. maddesinin onuncu fıkrası ile Elektronik Haberleşme Sektöründe Şebeke ve Bilgi Güvenliği Yönetmeliği'nin 29. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde sistemlere yapılan erişimleri saklama yükümlülüğünün ilgili işletmeciye getirildiği, diğer yandan söz konusu düzenleme taslağına ilişkin Kişisel Verileri Koruma Kurumu Başkanlığınca ilave bir görüşü bulunmadığı, tüzel veya varis kişi tarafından yapılacak sorgulamaya ilişkin herhangi bir çekince iletilmediği, e-Devlet arayüzü üzerinden yapılacak sorguya ilişkin sürecin yine EDK ekibi tarafından yürütüleceği, 466, 116 ve 57 sayılı Kurul kararlarında posta yolu ile bilgilendirmeye ilişkin hükümler olduğu, söz konusu düzenlemeler ile amaçlananın en son tüm yöntemlere rağmen tüketicinin bilgilendirilemediği durumlarda posta masrafını aşan tutarlar için tüketicinin posta yolu ile bilgilendirilmesini düzenlenmek olduğu, görüleceği üzere tüketicinin posta yolu ile bilgilendirilmesinin en son çare olarak düzenlendiği, davacı tarafından dava konusu Kurul kararına kamuoyu görüşü aşamasında TCKN/YKN adına kayıtlı tüm aktif numaralara SMS gönderilmesi şeklinde kolay ve tüm tüketiciler için pratik bir yöntem olan bilgilendirme yönteminin taslaktan çıkarılarak yalnızca 50-TL ve üstü alacağı olan abonelerin posta yolu ile bilgilendirilmesi yönteminin teklif edildiği, dava konusu düzenleme ile eklenen TCKN/YKN SMS yöntemi ile işletmecilerin daha çok aboneye daha kolay yollardan ulaşacağı, söz konusu yöntem ile posta yolu ile bilgilendirmeye duyulan ihtiyacın önemli seviyede azalacağı, bu durumda kalacak azınlık dahi olsa kitlenin yüksek tutarlı iadesinden haberdar olma hakkından mahrum kalmasının kamu yararı hilafına olabileceği, bu nedenle söz konusu posta yolu bilgilendirme yönteminin tamamıyla düzenlemeden çıkarılmasının uygun görülmediği, kaldı ki söz konusu TCKN/YKN SMS yöntemi ile tüketicilerin alacakları yanısıra fesih nedeni dışında işletmeci tarafından yapılacak son uyarı öncesinde SMS ile bilgilendirilmesini de kapsadığı, hem tüketicilerin cebri icra yolu ile karşı karşıya kalıp borcundan daha yüksek meblağlar ödemelerinin bilgilendirilerek engellenmesinin hem de icra dairelerinde oluşan yoğunlukların azaltılarak kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanılmasının amaçlandığı savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI...'UN DÜŞÜNCESİ :Dava; ... tarih ve ... sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu (Kurul) kararının 1. maddesi, 3. maddesinin (b) bendi ve 5. maddesi ile Log kayıtlarının işletmeciler tarafından tutulmasına ilişkin düzenleme yapan "e-Devlet Kapısı-Özel İşletmeler Abonelik İçeren Hizmetler Entegrasyonu Web Servis Tasarım Dokümanı"nın “2.2.2. KisiselSorgulamaGType Sınıfı” başlıklı kısmında yer alan tablonun “tcKimlikNo”, “islemYapanTur” parametre adlı sütunlarının ve tüzel kişilere yönelik olarak "adinalslemYapilanTuzelKisiBilgileri" kısmında yer alan "islemYapanYetkiTur" kısmının ve davacı şirketin ... tarih ve ... sayılı başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
Anayasa'nın "Tüketicilerin korunması" başlıklı 172. maddesinde, "Devlet, tüketicileri koruyucu ve aydınlatıcı tedbirler alır, tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini teşvik eder." kuralına yer verilmiştir.
5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanun'un amacı; elektronik haberleşme sektöründe düzenleme ve denetleme yoluyla etkin rekabetin tesisi, tüketici haklarınının gözetilmesi, ülke genelinde hizmetlerin yaygınlaştırılması, kaynakların etkin ve verimli kullanılması, haberleşme alt yapı, şebeke ve hizmet alanında teknolojik gelişimin ve yeni yatırımların teşvik edilmesi ve bunlara ilişin usul ve esasların belirlenmesidir." kuralı yer almıştır.
Aynı Kanun'un "İlkeler" başlıklı 4. maddesinde, elektronik haberleşme hizmetinin sunulmasında ve bu hususta yapılacak düzenlemelerde göz önüne alınacak ilkeler arasında tüketici hak ve menfaatlerinin gözetilmesi ilkesi de belirtilmiş olup; "Kurumun görev ve yetkileri" başlıklı 6. maddesinin (ç) bendinde, işletmeciler ile tüketicileri ilgilendiren Kurul kararlarını gerekçe ve süreçleri ile kamuoyuna açık tutmak; (y) bendinde, bu Kanunla verilen görevlere ilişkin yönetmelik, tebliğ ve diğer ikincil düzenlemeleri çıkarmak Kurum'un görev ve yetkileri arasında sayılmış; "İşletmecilerin hak ve yükümlülükleri" başlıklı 12. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinde, Kurum'un, işletmecilere sektörün ihtiyaçları, uluslararası düzenlemeler, teknolojide meydana gelen gelişmeler gibi hususları gözeterek tüketicinin korunması amacıyla mevzuat doğrultusunda yükümlülükler getirebileceği belirtilmiş; "Tüketicinin ve son kullanıcının korunması" başlıklı 48. maddesinde, Kurum'un, elektronik haberleşme hizmetlerinden yararlanan tüketici ve son kullanıcıların, hizmetlere eşit koşullarda erişebilmesine ve hak ve menfaatlerinin korunmasına yönelik usul ve esasları belirleyeceği; "Şeffaflığın sağlanması ve bilgilendirme" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasında, Kurum'un, son kullanıcı ve tüketicilerin azami faydayı elde edebilmeleri ve hizmetlerin şeffaflık ilkesine uygun olarak sunulabilmesi için hizmet seçenekleri, hizmet kalitesi, tarifeler ile tarife paketlerinin yayımlanmasına ve benzer hususlarda abonelerin bilgilendirilmesine yönelik olarak işletmecilere yükümlülükler getirebileceği; aynı maddenin 2. fıkrasında, işletmecilerin, özellikle hizmetler arasında seçim yapılırken ve abonelik sözleşmesi kurulurken tüketicilerin karar vermelerinde etkili olabilecek hususlar ile dürüstlük kuralı gereğince bilgilendirilmelerinin gerekli olduğu her durumda talep olmaksızın tüketicileri bilgilendireceği; 3. fıkrasında da, Kurum'un bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirleyeceği kurala bağlamıştır.
Aynı Kanun'un "Kurumun yetkisi ve idarî yaptırımlar" başlıklı 60. maddesine 7061 sayılı Kanun'un 99. maddesi ile eklenen dokuzuncu fıkrada, "İşletmecinin tüketicilerden haksız olarak ücret tahsil ettiğinin tespiti hâlinde, idari yaptırım uygulama hakkı saklı kalmak kaydıyla, işletmeci bu tutarları tüketicilere iade etmekle yükümlüdür. İadeye ilişkin kararın Kurum tarafından işletmeciye tebliğ edildiği tarihten itibaren iki yıl içerisinde işletmecinin tüketiciye ulaşamaması veya Kurum tarafından haklı görülen herhangi bir nedenle işletmeci tarafından iadelerin gerçekleştirilememesi halinde, bu iade bedelleri evrensel hizmet gelirleri olarak genel bütçeye gelir kaydedilmek üzere Bakanlığın merkez muhasebe birimi hesabına yatırılır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Kurum tarafından belirlenir." kuralına yer verilmiştir.
Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Tüketici Hakları Yönetmeliği'nin "Şeffaflık ve bilgilendirme" başlıklı 6. maddesinde, "(1) İşletmeciler, sundukları elektronik haberleşme hizmetlerine erişim ve bu hizmetlerin kullanımı ile ilgili olarak asgari aşağıdaki bilgiler olmak üzere, özellikle hizmetler arasında seçim yapılırken ve abonelik sözleşmesi kurulurken tüketicilerin karar vermelerinde etkili olabilecek hususlar ile dürüstlük kuralı gereğince bilgilendirilmelerinin gerekli olduğu her durumda talep olmaksızın tüketicileri bilgilendirmekle ve bu bilgilere kolayca ulaşılabilmesini sağlamakla yükümlüdür:
a) İşletmecinin adı, unvanı ve adresi,
b) Sunulacak hizmete ilişkin olarak; hizmetin tanımı ve kapsamı, hizmete erişim ve hizmetin kullanımı konusunda genel hüküm ve şartlar, hizmet için uygulanacak tarifeler ve varsa abonelik paketleri, tarifelerin içerdiği vergi türleri ile bu vergilerin tarifeler hesaplanırken tarifelere yansıtılma oranı, doğru tüketici algısının oluşması amacıyla tarifelerin yalnızca tüm vergiler dahil değeri, abonelik tesisi dolayısıyla alınacak diğer ücretler, tarife ücreti ile birlikte telsiz kullanım ücreti yansıtılacağına dair abonenin doğru değerlendirme yapabileceği açıklıkta bilgi,
c) Taahhütnamelere ilişkin şartlar, sunulan bakım/onarım hizmetlerine ilişkin genel bilgi ve standart sözleşme şartları ile geri ödeme şartları ve/veya işletmecinin kusurundan kaynaklanan nedenlerle sözleşmede belirtilen hizmet kalite seviyesinin sağlanamaması halinde zararın giderilmesine ilişkin bilgi,
ç) Tüketici şikâyetlerinin çözüm usul ve süreçlerine ilişkin bilgi.
(2) İşletmeci, Kurum düzenlemelerine uygun internet sitesi kurmak veya mevcut internet sitesini bu düzenlemelere uygun hale getirmekle yükümlüdür. İşletmeciler internet sitelerinden şikâyet başvurularının iletilebilmesini ve tüketicinin tam ve gereği gibi bilgilendirilmesini sağlar. İnternet sitelerinde tarife, kampanya ve diğer ücretler ile arıza giderilmesine ilişkin genel hususlar ve fesih gibi hizmet sunum koşulları başta olmak üzere gerekli bilgilere yer verilir.
(3) Bu Yönetmelik kapsamında abonelere yapılacak bilgilendirme yöntemlerinde Kurum tarafından gerekli görülmesi halinde değişiklik yapılabilir.
(...) " hükmü; yer almış; "Fesihte takip edilecek usul ve feshin sonuçları" başlıklı 23. maddesinin 5. fıkrasında, "(5) Fesih işleminden sonra işletmeci geri kalan alacakları için borcu olan aboneye abonenin fesih talep tarihinden sonra en geç dört ay içinde son fatura gönderir. Bu süre sınırı, son faturaya uygulanan gecikme faizi ve yasal takipten doğan faturalar için geçerli değildir. Son faturanın süresi içerisinde ödenmemesi halinde, 19 uncu maddenin altıncı fıkrasında geçen son uyarıdan en az yedi gün önce işletmeci, başlığında adının geçtiği ve içeriği Kurum tarafından belirlenebilecek kısa mesaj ile asgari son fatura borcunun ödenmemiş olduğu ve borcun ödenmemesi halinde yasal takip başlatılacağı bilgisini abonenin Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası veya yabancı kimlik numarası adına kayıtlı tüm aktif mobil numaralarına, mobil telefon hizmeti sunan işletmeciler vasıtasıyla gönderir." kuralına; aynı maddenin 6. fıkrasında ise, "(6) Fesih durumunda aboneden daha önce alınan depozito, avans gibi ücretler veya abone alacakları var ise, mahsuplaşmayı müteakip kalan tutar on beş gün içinde işletmeci tarafından aboneye iade edilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Teşkilât Yönetmeliği'nin "Görüş alınması ve değerlendirilmesi" başlıklı 44. maddesinde, "(1) Kurum tarafından hazırlanan yönetmelik ya da tebliğ gibi ikincil düzenleme taslakları ile diğer konulardaki çalışmalardan gerek görülenler, Kurul tarafından belirlenecek sürede Kurum'un internet sitesinde yayımlanarak kamuoyunun veya yazılı olarak işletmecilerin ve diğer ilgililerin görüşleri alınabilir. (2) İşletmeciler ve diğer ilgililer, iştişarî görüşlerini, belirlenen sürede yazılı olarak Kuruma bildirirler. Kurum, gelen görüşleri değerlendirerek gerek görmesi hâlinde görüş bildiren ilgililerle değerlendirme toplantıları yapabilir." kuralı yer almıştır.
Aktarılan mevzuat uyarınca, elektronik haberleşme hizmetinin sunulmasında ve bu hususta yapılacak düzenlemelerde tüketici hak ve menfaatlerinin gözetilmesi ilkesinin dikkate alınacağı, abone, kullanıcı, tüketici ve son kullanıcıların haklarına ilişkin olarak gerekli düzenlemeleri ve denetlemeleri yapma görev ve yetkisinin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'na (Kurum) ait olduğu, bu kapsamda Kurum'un elektronik haberleşme hizmetlerinden yararlanan tüketici ve son kullanıcılarının hizmetlere eşit şartlarda erişebilmesine ve hak ve menfaatlerinin korunmasına yönelik usûl ve esasları belirleyeceği, Kurum'un işletmecilere sektörün ihtiyaçları, uluslararası düzenlemeleri ve teknolojide meydana gelen gelişmeleri gözeterek tüketicinin korunması amacıyla mevzuat doğrultusunda yükümlülükler getirebileceği; Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Tüketici Hakları Yönetmeliği'nin de, elektronik haberleşme sektöründe tüketici ve menfaatlerini korumaya yönelik usûl ve esasları belirlemek amacıyla Kurum tarafından çıkarıldığı ve tüketici hakları ile işletmecinin yükümlülüklerini kapsadığı anlaşılmaktadır.
Davaya konu Kurul kararından önce;
-... tarih ve ... sayılı Kurul kararı ile onaylanan "Abonelere Yapılacak İadelere Uygulanacak Usul ve Esaslar",
-... taih ve ... sayılı Kurul kararı ile değişik...arih ve ... sayılı "Ön Ödemeli Hatlarda Kalan TL'nin İadesi/Kullanımı" konulu Kurul kararı,
-...tarih ve... sayılı "Ön Ödemeli Hatlarda İade Edilemeyen Bakiyelerin Evrensel Hizmet Geliri Olarak Aktarılması" konulu Kurul kararı,
-... tarih ve ..., ... Tarih ve... sayılı Kurul kararları ile değişik ... tarih ve ...sayılı Kurul kararı ile onaylanan "Borç ve Alacak Bilgilerinin Sorgulanmasına ilişkin Usul ve Esaslar" yürürlüğe konulmuştur.
Yukarıda sözü edilen düzenlemeler çerçevesinde abonelerin işletmecilerden alacakları iadelerin esasları ve bu iadelere ilişkin bilgilendirme süreçleri belirlenmiştir.
Yapılan düzenlemeler ile iadelerin öncelikle eksiksiz bir şekilde abonelere ulaşması hedeflendiğinden iade hakkında abonelerin bilgilendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Ancak, uygulamada tüketicilere yönelik bilgilendirmelerde ve iade süreçlerinde bazı sıkıntıların yaşandığının tespiti üzerine yukarıda anılan Kurul kararlarında değişiklik yapılmasına ilişkin ... tarih ve... sayılı Kurul kararı kapsamında "İadelerle İlgili Düzenlemelerde Değişliklik Yapılmasına Dair Taslak"ın, yukarıda yer verilen Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Teşkilât Yönetmeliği'nin "Görüş alınması ve değerlendirilmesi" başlıklı 44. maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamuoyu görüşü alınabilmesini teminen Kurumun internet sitesinde otuz (30) gün süre ile yayımlanmasına karar verilmiş, söz konusu düzenlemelerle ilgili Taslak kamuoyunun görüşlerinin alınması amacıyla Kurumun internet sitesinde yayımlanmış, ayrıca ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile elektronik haberleşme sektöründeki işletmeciler ve tüketici sivil toplum kuruluşlarına ve bu kapsamda davacı şirkete de bildirilmiş ve gelen görüşlerin değerlendirilmesi sonucunda dava konusu Kurul kararı tesis edilmiştir.
Dava konusu Kurul kararında özetle;
"- Ön ödemeli hatlarında kalan TL bakiyelerinde ve davalı idare tarafından tesis edilen Kurul kararları kapsamında abonelere yapılacak bilgilendirmelerde iletilen SMS'lerin abonelere ulaşmaması halinde abonelerin Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Numarası (TCKN) adına kayıtlı tüm aktif mobil numaralarına gönderilmek üzere GSM, IMT-2000/UMT ve IMT yetkilendirmesine sahip işletmecilere iletilmesi,
- █████/2021 tarihinden sonra işletmecilere tebliğ edilen iadeye ilişkin Kurul kararları kapsamında █████/2023 tarihine kadar abonelerin Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Numarası adına kayıtlı tüm aktif mobil numaraları seviyesinde bilgilendirilmesi,
- Borç/Alacak ekranlarında yetkili sorgularında tüzel kişi ve varis sorgularında muris (ölen kişinin) bilgilerinin gösterilmesi, (Diğer bir anlatımla, gerçek kişi abonelerin e-Devlet üzerinden kendi adlarına borç ve alacak sorgusu imkanının tüzel kişi aboneleri adına yetkilileri ile müteveffa abonelerin murislerine de tanınması),
- Abone hatlarında kalan TL bakiyelerinin 2 yıllık süre bitimini müteakip Evrensel Hizmet Fonuna aktarılmasıyla birlikte aylık olarak hazırlanacak tablo ve dekont bilgilerinin davalı idareye ve Bakanlığa iletilmesi," hususlarında düzenlemeler yapılmış ve "Kurul kararının █████/2023 tarihinde yürürlüğe gireceği" ifade edilmiştir.
Anılan Kurul kararının ardından, e-Devlet Kapısı (EDK) entergasyonun sağlanabilmesi için EDK Entegrasyon Ekibince hazırlanan Web Servis Dokümanı, WSDL ve Mock-up ekranları taslak görüşleri alınmak üzere işletmecilere █████/2023 tarihli e-posta ile gönderilmiş olup, çalışmayı yönetecek proje yöneticileri bilgi ve varsa görüşlerinin █████/2023 tarihi mesai saati bitimine kadar gönderilmesi istenilmiştir. Davacı görüşünü █████/2023 tarihli 19:01 e-postası ile göndermiştir. Nihayetinde █████/2023 17:25 tarihinde ise EDK ekibi Web Servis Dokümanı, WSDL ve Mock-up ekranlarının nihai halini içeren bilgiyi işletmeciler ile paylaşmış, ancak bağlantı adresinde yaşanan sıkıntı nedeni ile █████/2023 12:23 tarihinde düzeltme e-postası işletmecilere iletilmiştir.
Davacının da aralarında bulunduğu TT Grubu ile Kurum personeli ve EDK ekibi yetkilileri ile çevrimiçi gerçekleştirilen █████/2023 tarihli toplantı kapsamında iletilen görüşlerde özetle; yeni web servisinin █████/2023 olarak belirlenen yürürlük tarihine yetiştirilebilmesi için yapılacak gelişmeleri asgari düzeyde tutarak; varis-muris ilişkisi e-Devlet tarafından kurulduktan sonra yalnızca murise ait TCKN bilgisinin mevcut düzende olduğu gibi işletmecilere iletilmesi yönünde alternatif bir süreç oluşturulması, önerilen bu alternatifin bahsi geçen Kurul kararının █████/2023 tarihine kadar geçici bir dönem için uygulanabilmesi hususunda Kurumdan uygunluk talep edilmesi üzerine, █████/2023 19:03 tarihli e-posta ile EDK ekibi tarafından işletmecilere mevcut servisleri üzerinden geçici bir süreliğine muris TCKN ile sorgulama yapılabilmesi usulü açıklanmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden; ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı kapsamında "İadelerle İlgili Düzenlemelerde Değişliklik Yapılmasına Dair Taslak" hakkında görüşleri istenen davacı şirketin görüşlerini ... tarih ve ... sayılı yazı ile davalı Kuruma bildirdiği ve bu görüşler hakkında gerekli değerlendirmelerin yapıldığı görülmekte olup, davacı tarafından bildirilen görüşler değerlendirildiğinde; abonenin talebinden itibaren iade işlemlerinin yapılması istenilmiş ise de, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümlerinde fesih tarihinden itibaren düzenlemesi yer aldığından, anılan Kanuna aykırı alt düzenleme ile düzenleme yapılamayacağından söz konusu önerinin uygun görülmediği; aboneye SMS ile bilgilendirme yapılmaması halinde aktif tüm mobil numaralarına SMS gönderimine ilişkin olarak söz konusu düzenlemenin tümüyle reddedilerek 50 TL'yi aşar miktardaki iadeyi esas tutara sahip abonelerin bilgilendirilmesinin istendiği, ancak 50 TL altında alacağa sahip abonelerin bilgilendirme hakkının kısıtlanması, eşitlik ilkesine aykırı olması ve Kanunda miktara ilişkin bir düzenleme bulunmaması nedeniyle teklifin uygun görülmediği; 466 sayılı Kurul kararı kapsamında son uyarı yazısının posta ile değil SMS ile gönderilmesinin istendiği, günümüzde internet bağlantısı olmayan cihazların kullanımının devam ettiği ve diğer yöntemlere rağmen abonelere ulaşılamadığında son çare olarak postanın da bir yöntem olarak kullanılmaya devam edilmesinin uygun olacağı düşünüldüğünde yapılan teklifin genele hitap etme özelliğinin bulunmadığı değerlendirilerek bu teklifin uygun görülmediği, ayrıca tüm aktif mobil numaralarına SMS ile bilgilendirme yapılmasının posta ile yapılacak bilgilendirmeye duyulacak ihtiyacı önemli ölçüde azaltacağının düşünülmesinin de teklifin uygun görülmemesinde etkili olduğu; son olarak davacı tarafından söz konusu Kurul kararının görüş bildirdiği tarihten itibaren neredeyse bir yıl sonra yani █████/2023 tarihinde yürürlüğe girmesinin talep edildiği; öte yandan davacı şirketin bu ve benzer şekildeki taleplerini iletmek suretiyle Kurul kararının bu yönde değiştirilmesine yönelik olarak ... tarih ve ... sayılı yazı ile yaptığı başvurunun zımnen reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Kurul kararının dava konusu 1. ve 3. maddesinin (b) bendi ile, iade düzenlemeleri kapsamında abonelere yapılacak bilgilendirmelerde iletilen SMS'lerin ulaşmaması halinde abonelerin TCKN adına kayıtlı tüm aktif numaralarına gönderilecek SMS seviyesinde bilgilendirilmesi yönünde düzenleme yapılmıştır.
Söz konusu düzenlemeler ile amaçlanan abone olan tüketicinin iadeye esas olan alacağı hakkında asgari SMS seviyesinde bilgilendirilmesi, işletmecinin kendi sistemlerinde aktif bir numarası yoksa düzenlemede ayrıntısı belirtilen metnin kısa mesaj ile abonenin Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Numarası veya Yabancı Kimlik Numarası (YKN) adına kayıtlı tüm aktif mobil numaralarına GSM, IMT-2000/UMTS ve IMT işletmeciler vasıtasıyla bilgilendirilmesi, bu yöntem ile de bilgilendirme yapılamaz ise elektronik posta, uyarı görseli, arama, sesli yanıt sistemi vaya faturalarda gösterilmek suretiyle tüketiciye bilgilendirme yapılmasıdır. En son bu yöntemlere rağmen tüketicinin bilgilendirilmediği durumlarda posta masrafını aşan tutarlar için tüketicinin posta yolu ile bilgilendirilmesi yoluna gidilecektir.
Anılan düzenlemelerin, tüketicinin korunması görevi kapsamında kamu yararı amacı güdülerek yapıldığı dikkate alındığında iptali istenen maddelerde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Kaldı ki, söz konusu TCKN/YKN SMS yöntemi ile tüketicilerin alacakları yanısıra fesih nedeni dışında işletmeci tarafından yapılacak son uyarı öncesinde SMS ile bilgilendirilmesini de kapsamakta olup, bundan amaç, hem tüketicilerin cebri icra yolu ile karşı karşıya kalıp borcundan daha yüksek meblağlar ödemelerinin bilgilendirme yoluyla engellenmesi hem de icra dairelerinde oluşan yoğunlukların azaltılarak kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanılmasının sağlanması olduğundan, davacının düzenlemenin işletmecilere aşırı yük getirdiği, ticari hayata müdahale niteliği taşıdığı yönündeki iddialarında hukuki isabet görülmemiştir.
Öte yandan, düzenleme ile, asgari SMS seviyesinde tüketicilerin bilgilendirilmesi, kısa mesaj iletilemeyen tüketicilerin TCKN/YKN SMS yöntemi ile bilgilendirilmesi daha sonrasında işletmecide mevcut ise elektronik posta, uyarı görseli, arama, sesli yanıt sistemi gibi maddede belirtilen yöntemlerden biri ile bilgilendirilmesi öngörülmekte olup, düzenleme ile kastedilenin tüketicinin birden fazla kaynaktan aynı anda bilgilendirilmesi olmadığından, davacının ölçülülük ilkesine aykırılık yönündeki iddiası düzenlemeyi kusurlandırıcı nitelikte bulunmamamıştır.
Davaya konu Kurul kararı ... tarihinde yani ülkede büyük bir yıkıma ve felakete sebep olan █████/2023 tarihli Kahramanmaraş merkezli depremlerin ertesi günü alınmış bir karar olup, bu kararı ile amaçlananın depremden etkilenen abonelerin borç ve alacakları dolayısıyla herhangi bir mağduriyet yaşanmamasını teminen işletmecilerin en kısa sürede organizasyonlarını kurarak hizmeti aktif hale getirmeleri olduğu dikkate alındığında, █████/2023 olan yürürlük tarihinin davacının iddiasının aksine ertelenmesinin tüketicinin hak ve menfaatine uygun olmayacağı açık olduğundan, Kurul kararının █████/2023 tarihinde yürürlüğe gireceğini düzenleyen 5. madde hükmünde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Öte yandan, öncelikle konuya ilişkin hukukî çerçevenin hazırlanması ve sonrasında bu çerçeve uyarınca teknik ayrıntıların belirlendiği teknik dokümanın oluşturulmasının gerektiği, bu nedenle hukukî çerçeve olan dava konusu Kurul kararı taslağının (İadelerle İlgili Düzenlemelerde Değişliklik Yapılmasına Dair Taslak)" kamuoyunun görüşünün alınması için yayımlanması ve gerekli görüşlerin alınmasından sonra teknik altyapıya ilişkin ayrıntıların belirlenebileceği ve teknik dokümanın hazırlanabileceği; bu kapsamda, söz konusu teknik dokümanın davacının da aralarında bulunduğu ilgili işletmecilere görüşlerinin alınması için █████/2023 tarihli e-posta ile gönderildiği ve sonrasında gerçekleştirilen toplantıların ardından aralarında davacının da yer aldığı işletmecilerin görüşleri dikkate alınarak dokümanın son hâlini aldığı anlaşıldığından, davacının kamuoyu görüşüne açılan taslak için işletmecilere gerçek anlamda değerlendirme ve görüşlerini sunma hakkı verilmediği iddiasına itibar edilmemiştir.
Ayrıca, 466 sayılı Kurul kararı kapsamında █████/2016 tarihinden bu yana zaten e-Devlet'ten borç alacak sorgusu yapılması olanağı mevcut olup söz konusu Kurul kararında yer alan düzenlemeler ile getirilen, bu kapsamın biraz daha (tüzel kişiler adına yetkilileri ve vefat etmiş kişiler adına varisleri) genişletilmesinden ibarettir.
Davacı, web servis dokümanında abone adına işlem yapan kişilere ait log kayıtlarının işletmeciler tarafından tutulmasının öngörülmüş olmasının, Kurul kararıyla düzenlenmeyen bir hususun Kurul kararının eki niteliğinde olan bir doküman ile düzenlenmesinin açıkça normlar hiyerarşisine aykırı olduğunu, bu tür kayıtların e-Devlet tarafından tutulması gerektiğini ileri sürerek, dava konusu Kurul kararının buna olanak tanıyan "e-Devlet Kapısı-Özel İşletmeler Abonelik İçeren Hizmetler Entegrasyonu Web Servis Tasarım Dokümanı"nın “2.2.2. KisiselSorgulamaGType Sınıfı” başlıklı kısmında yer alan tablonun “tcKimlikNo”, “islemYapanTur” parametre adlı sütunlarının ve tüzel kişilere yönelik olarak "adinalslemYapilanTuzelKisiBilgileri" kısmında yer alan "islemYapanYetkiTur" kısmının iptali isteminde bulunmaktadır.
5809 sayılı Kanun'un "Kişisel verilerin işlenmesi ve gizliliğin korunması" başlıklı 51. maddesinin 10. fıkrasında, "(10) Bu Kanun kapsamında sunulan hizmetlere ilişkin olarak" denildikten sonra fıkranın (b) alt bendinde, kişisel verilere ve ilişkili diğer sistemlere yapılan erişimlere ilişkin işlem kayıtlarının iki yıl saklanacağı kurala bağlanmış; devamında ise, veri kategorileri ile haberleşmenin yapıldığı tarihten itibaren bir yıldan az ve iki yıldan fazla olmamak üzere verilerin saklanma sürelerinin yönetmelikle belirleneceği ifade edilmiştir.
Bu kapsamda hazırlanan Elektronik Haberleşme Sektöründe Şebeke ve Bilgi Güvenliği Yönetmeliği'nin "Sistem kayıt dosyalarının tutulması" başlıklı 29. maddesinin 1. fıkrasında, "(1) İşletmeci, istenmeyen bilgi işleme faaliyetlerinin önlenmesi ve bilgi güvenliği ihlal olaylarının tanımlanması amacıyla kritik sistemleri izler ve asgari aşağıdaki hususların uygulanabilir olanlarını içeren kayıt dosyalarını en az 2 yıl süreyle tutar" denildikten sonra aynı fıkranın
(ç) bendinde, başarılı ve reddedilen sistem, veri ve diğer kaynaklara erişim girişimlerinin kayıtları, tutulması gereken kayıtlar arasında sayılmıştır.
Buna göre, sistemlere yapılan erişimleri saklama yükümlülüğü ilgili işletmeciye getirilmiş olduğundan, davacının bu tür kayıtların e-Devlet tarafından tutulmasına yönelik iddiasında hukuki isabet görülmemiştir.
Öte yandan, dava konusu Kurul kararı eki ile birlikte bir bütün olduğundan, söz konusu web servis dokümanının dava konusu Kurul kararından ayrı değerlendirilmesine olanak bulunmamakta olup, web servis dokümanının Kurul kararının ekinde düzenlenmesinin hukuka ve normlar hiyerarşisine aykırı olmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, 5809 sayılı Kanun'un Kurum'a verdiği görev ve yetki doğrultusunda tesis edilen dava konusu Kurul kararında ve davacı tarafından yapılan başvurunun cevap verilmemek suretiyle reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği, düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen █████/2024 tarihinde, davacı vekilleri Av. ..., Av. ...'ın ve davalı idare vekili Av. ...'ın geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
... tarih ve ... sayılı Kurul kararı ile "İadelerle İlgili Düzenlemelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Taslak" hakkında kamuoyu görüşü alınabilmesini teminen Kurumun internet sitesinde 30 gün süre ile yayımlanmış, ilgili kamu kurum ve kuruluşları, elektronik haberleşme sektöründe yetkilendirmesi bulunan işletmecilere ve tüketici sivil toplum kuruluşlarına gönderilmiş ve davacı tarafından taslağa ilişkin görüş... tarih ve ... sayılı yazı ve ekiyle Kuruma bildirilmiştir.
Davacı tarafından bildirilen görüşlere ilişkin olarak davalı idarece yapılan incelemede; Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümlerine aykırı nitelikte fesih halinden itibaren değil, abonenin talebinden itibaren iade işlemlerinin yapılması talebi, davalı idarece Kanuna aykırı nitelikte alt düzenleme ile düzenleme yapılamayacağından bahisle uygun görülmemiş; aboneye SMS ile bilgilendirme yapılamaması halinde aktif tüm mobil numaralarına SMS gönderimine ilişkin olarak söz konusu düzenlemenin tümüyle reddedilerek 50-TL'yi aşar miktardaki iadeye esas tutara sahip abonelerin bilgilendirilmesi talebi, davalı idarece 50-TL altında alacağa sahip abonelerin bilgilendirme hakkının kısıtlanması, eşitlik ilkesine aykırı olması ve Kanun'da miktara ilişkin bir düzenleme bulunmaması nedeniyle uygun görülmemiş; 466 sayılı Kurul kararı kapsamında son uyarı yazısının posta ile değil SMS ile gönderilmesi talebi, davalı idarece günümüzde internet bağlantısı olmayan cihazların kullanımının devam ettiği ve diğer yöntemlere rağmen abonelere ulaşılmadığında son çare olarak postanın da bir yöntem olarak kullanılmaya devam edilmesinin uygun olacağı düşünüldüğünde yapılan teklifin genele hitap etme özelliğinin bulunmadığı değerlendirilerek ve ayrıca tüm aktif mobil numaralarına SMS ile bilgilendirme yapılması posta ile yapılacak bilgilendirmeye duyulacak ihtiyacı önemli ölçüde azaltacağı düşünüldüğü için uygun görülmemiş; söz konusu düzenlemenin görüş bildirdiği tarihten itibaren bir yıl sonra yani █████/2023 tarihinde yürürlüğe girmesi talebi ise, davalı idarece davacı tarafından bildirilen görüşlerin tamamen ticari kaygılar ile geliştirilen teklifler olduğundan bahisle reddedilmiştir.
Kuruma gelen tüm görüşler değerlendirilerek, İadelerle İlgili Düzenlemelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Taslak ... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla onaylanmış, sonrasında davacı tarafından, "düzenlemelere konu projelerin hayata geçirilebilmesi için sırasıyla analiz, tasarım, IT geliştirme; Network geliştirme, demo, entegrasyon testleri, güvenlik testleri, kullanıcı kabul testleri ve regresyon aşamalarının işletilecek olması, başta Yeni Tüketici Hakları Yönetmeliği ve Elektronik Haberleşme Sektöründe Başvuru Sahibinin Kimliğinin Doğrulanma Süreci Hakkında Yönetmelik olmak üzere, e-Devlet Kapısı üzerinden tarife/kampanya tekliflerinin karşılaştırılması, hat sınırlamalarına ilişkin Kurul kararı, yaşanan deprem felaketine bağlı OHAL tedbirleri gibi sektörde tüm bu değişiklik silsilesi kapsamında aynı anda, bütünleşik ve senkron bir şekilde yürütülmesi gereken ciddi bir uyum programıyla karşı karşıya kalınması ve bunun eksiksiz yürütülmesinin gerekliliği, Taslak görüş formunda iletilen haklı gerekçeler de dikkate alınarak makul süre ihtiyacının tekrardan değerlendirilmesi ihtiyacı sebepleriyle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 11. maddesi kapsamında, Kurul kararının 5. maddesinin, vefat etmiş kişilere ait borç ve alacak sorgusuna ilişkin servisin varis-muris ilişkisi Türksat tarafından kurulduktan sonra işletmecilere tek bir TCKN iletilmesi ve muris bilgilerinin mevcut servisler üzerinden sorgulanması yönündeki geçici çözümle █████/2023 tarihinde devreye alınması, web servis dokümanında tasarlanan tüzel kişilere ait borç alacak bilgilerinin sorgulanacağı yeni servisin 2023 yılının Haziran ayında devreye alınması, TCKN SMS servisinin 2023 yılının Temmuz ayında devreye alınması, web servis dokümanında tasarlanan vefat eden kişilere ait borç alacak bilgilerinin sorgulanacağı yeni servisin 2023 yılı Aralık ayında devreye alınması yönünde düzenlemenin tadil edilmesi; web servis dokümanında düzenlenen log kayıtlarının işletmeciler tarafından tutulması gerektiği şeklindeki düzenlemenin ise “log kayıtlarının Türksat tarafından tutulacağı” şeklinde revize edilmesi; iade düzenlemelerinde getirilen TCKN yolu ile SMS yükümlülüğünün posta yolu ile yapılar bilgilendirmelere bir alternatif olarak konumlandırılması amacıyla, ... sayılı Kurul kararının 3. maddesinin (a) fıkrasının, “3. Onbeş (15) gün içerisinde geri ödemenin yapılamaması halinde, a. SMS, elektronik posta, arama, sesli yanıt sistemi gibi yöntemler ile ulaşılamayan abonelere iletilen bilgilendirme mesajının ayrıca alacaklının Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Numarası veya Yabancı Kimlik Numarası adına kayıtlı tüm aktif mobil numaralarına gönderilmek üzere GSM, IMT-2000/UMTS ve IMT yetkilendirmesine sahip işletmecilere iletilmesi veya posta masrafını aşan tutarlar için tüketicinin bilinen en son adresine posta yolu ile gerekli bilgilendirmenin yapılması,” şeklinde değiştirilmesi, 2018/DK-THD/57 sayılı Kurul kararının 9. maddesi birinci fıkrasının, “MADDE 9 — (1) Bu Usul ve Esaslar uyarınca yapılan bütün işlemlere rağmen, iadesi
yapılamayan tutarlar için iletilen bilgilendirme mesajının ayrıca alacaklının Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Numarası veya Yabancı Kimlik Numarası adına kayıtlı tüm aktif mobil numaralarına gönderilmek üzere GSM, IMT-2000/UMTS ve IMT yetkilendirmesine sahip işletmecilere iletilir veya tüketicilerin bilinen en son adresine posta yolu ile gerekli bilgilendirme yapılır.” şeklinde değiştirilmesi yolu ile yeniden hüküm tesis edilmesi" talepleriyle davalı idareye başvuruda bulunulmuş, anılan başvurunun zımnen reddi üzerine 56 sayılı Kurul kararının 1. maddesinin, 3. maddesinin (b) bendinin ve 5. maddesinin, Log kayıtlarının işletmeciler tarafından tutulmasına ilişkin düzenleme yapan "e-Devlet Kapısı-Özel İşletmeler Abonelik İçeren Hizmetler Entegrasyonu Web Servis Tasarım Dokümanı"nın “2.2.2. KisiselSorgulamaGType Sınıfı” başlıklı kısmında yer alan tablonun “tcKimlikNo”, “islemYapanTur” parametre adlı sütunlarının ve tüzel kişilere yönelik olarak "adinalslemYapilanTuzelKisiBilgileri" kısmında yer alan "islemYapanYetkiTur" kısmının ve davacı şirket tarafından yapılan ... tarih ve ... sayılı başvurunun zımnen reddine ilişkin işleminin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
Davalı tarafından ihbar talebinde bulunulmakla birlikte, 2577 sayılı Kanun ile atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 61. maddesinde, "Taraflardan biri davayı kaybettiği takdirde, üçüncü kişiye veya üçüncü kişinin kendisine rücu edeceğini düşünüyorsa, tahkikat sonuçlanıncaya kadar davayı üçüncü kişiye ihbar edebilir. Dava kendisine ihbar edilen kişinin de aynı şartlarda bir başkasına ihbarda bulunması mümkündür ve bu şekilde ihbar tevali ettirilebilir." kuralına yer verildiği, dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak ihbar yapılması istenilen kurumların ise 6100 sayılı Kanun'un 61. maddesinde aranan şartları taşımadığı anlaşıldığından, davalı idarenin ihbar isteminin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.
ESAS YÖNÜNDEN:
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın "Tüketicilerin korunması" başlıklı 172. maddesinde, "Devlet, tüketicileri koruyucu ve aydınlatıcı tedbirler alır, tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini teşvik eder." kuralına yer verilmiştir.
5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanun'un amacı; elektronik haberleşme sektöründe düzenleme ve denetleme yoluyla etkin rekabetin tesisi, tüketici haklarınının gözetilmesi, ülke genelinde hizmetlerin yaygınlaştırılması, kaynakların etkin ve verimli kullanılması, haberleşme alt yapı, şebeke ve hizmet alanında teknolojik gelişimin ve yeni yatırımların teşvik edilmesi ve bunlara ilişin usul ve esasların belirlenmesidir." kuralı yer almıştır.
Aynı Kanun'un "İlkeler” başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, "Tüketici hak ve menfaatlerinin gözetilmesi" elektronik haberleşme hizmetinin sunulmasında ve bu hususta yapılacak düzenlemelerde göz önüne alınacak ilkeler arasında sayılmış; "Kurumun görev ve yetkileri” başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde, "İşletmeciler ile tüketicileri ilgilendiren Kurul kararlarını gerekçe ve süreçleri ile kamuoyuna açık tutmak"; (y) bendinde, "Bu Kanunla verilen görevlere ilişkin yönetmelik, tebliğ ve diğer ikincil düzenlemeleri çıkarmak." Kurumun görev ve yetkileri arasında sayılmış; "İşletmecinin hak ve yükümlülükleri" başlıklı 12. maddesinin 2. fıkrasında, Kurumun, işletmecilere sektörün ihtiyaçları, uluslararası düzenlemeler, teknolojide meydana gelen gelişmeler gibi hususları gözeterek "Tüketicinin korunması" gibi hususlar başta olmak üzere, mevzuat doğrultusunda yükümlülükler getirebileceği kurala bağlanmıştır.
Aynı Kanun'un "Tüketicinin ve son kullanıcının korunması" başlıklı 48. maddesinde, "Kurum, elektronik haberleşme hizmetlerinden yararlanan tüketici ve son kullanıcıların, hizmetlere eşit koşullarda erişebilmelerine ve hak ve menfaatlerinin korunmasına yönelik usul ve esasları belirler."; "Şeffaflığın sağlanması ve bilgilendirme” başlıklı 49. maddesinde, "(1) Kurum, son kullanıcı ve tüketicilerin azami faydayı elde edebilmeleri ve hizmetlerin şeffaflık ilkesine uygun olarak sunulabilmesi için hizmet seçenekleri, hizmet kalitesi, tarifeler ile tarife paketlerinin yayımlanmasına ve benzer hususlarda abonelerin bilgilendirilmesine yönelik olarak işletmecilere yükümlülükler getirebilir. (2) İşletmeciler, özellikle hizmetler arasında seçim yapılırken ve abonelik sözleşmesi kurulurken tüketicilerin karar vermelerinde etkili olabilecek hususlar ile dürüstlük kuralı gereğince bilgilendirilmelerinin gerekli olduğu her durumda talep olmaksızın tüketicileri bilgilendirir. (3)Kurum bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirler." kurallarına yer verilmiştir.
Aynı Kanun'un "Kurumun yetkisi ve idarî yaptırımlar" başlıklı 60. maddesine 7061 sayılı Kanun'un 99. maddesi ile eklenen 9. fıkrada, "İşletmecinin tüketicilerden haksız olarak ücret tahsil ettiğinin tespiti hâlinde, idari yaptırım uygulama hakkı saklı kalmak kaydıyla, işletmeci bu tutarları tüketicilere iade etmekle yükümlüdür. İadeye ilişkin kararın Kurum tarafından işletmeciye tebliğ edildiği tarihten itibaren iki yıl içerisinde işletmecinin tüketiciye ulaşamaması veya Kurum tarafından haklı görülen herhangi bir nedenle işletmeci tarafından iadelerin gerçekleştirilememesi halinde, bu iade bedelleri evrensel hizmet gelirleri olarak genel bütçeye gelir kaydedilmek üzere Bakanlığın merkez muhasebe birimi hesabına yatırılır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Kurum tarafından belirlenir." kuralı yer almıştır.
Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Tüketici Hakları Yönetmeliği'nin "Şeffaflık ve bilgilendirme" başlıklı 6. maddesinde, "(1) İşletmeciler, sundukları elektronik haberleşme hizmetlerine erişim ve bu hizmetlerin kullanımı ile ilgili olarak asgari aşağıdaki bilgiler olmak üzere, özellikle hizmetler arasında seçim yapılırken ve abonelik sözleşmesi kurulurken tüketicilerin karar vermelerinde etkili olabilecek hususlar ile dürüstlük kuralı gereğince bilgilendirilmelerinin gerekli olduğu her durumda talep olmaksızın tüketicileri bilgilendirmekle ve bu bilgilere kolayca ulaşılabilmesini sağlamakla yükümlüdür: a) İşletmecinin adı, unvanı ve adresi, b) Sunulacak hizmete ilişkin olarak; hizmetin tanımı ve kapsamı, hizmete erişim ve hizmetin kullanımı konusunda genel hüküm ve şartlar, hizmet için uygulanacak tarifeler ve varsa abonelik paketleri, tarifelerin içerdiği vergi türleri ile bu vergilerin tarifeler hesaplanırken tarifelere yansıtılma oranı, doğru tüketici algısının oluşması amacıyla tarifelerin yalnızca tüm vergiler dahil değeri, abonelik tesisi dolayısıyla alınacak diğer ücretler, tarife ücreti ile birlikte telsiz kullanım ücreti yansıtılacağına dair abonenin doğru değerlendirme yapabileceği açıklıkta bilgi, c) Taahhütnamelere ilişkin şartlar, sunulan bakım/onarım hizmetlerine ilişkin genel bilgi ve standart sözleşme şartları ile geri ödeme şartları ve/veya işletmecinin kusurundan kaynaklanan nedenlerle sözleşmede belirtilen hizmet kalite seviyesinin sağlanamaması halinde zararın giderilmesine ilişkin bilgi, ç) Tüketici şikâyetlerinin çözüm usul ve süreçlerine ilişkin bilgi. (2) İşletmeci, Kurum düzenlemelerine uygun internet sitesi kurmak veya mevcut internet sitesini bu düzenlemelere uygun hale getirmekle yükümlüdür. İşletmeciler internet sitelerinden şikâyet başvurularının iletilebilmesini ve tüketicinin tam ve gereği gibi bilgilendirilmesini sağlar. İnternet sitelerinde tarife, kampanya ve diğer ücretler ile arıza giderilmesine ilişkin genel hususlar ve fesih gibi hizmet sunum koşulları başta olmak üzere gerekli bilgilere yer verilir. (3) Bu Yönetmelik kapsamında abonelere yapılacak bilgilendirme yöntemlerinde Kurum tarafından gerekli görülmesi halinde değişiklik yapılabilir."; "Fesihte takip edilecek usul ve feshin sonuçları" başlıklı 23. maddesinin 5. ve 6. fıkralarında, "(5) Fesih işleminden sonra işletmeci geri kalan alacakları için borcu olan aboneye abonenin fesih talep tarihinden sonra en geç dört ay içinde son fatura gönderir. Bu süre sınırı, son faturaya uygulanan gecikme faizi ve yasal takipten doğan faturalar için geçerli değildir. Son faturanın süresi içerisinde ödenmemesi halinde, 19'uncu maddenin altıncı fıkrasında geçen son uyarıdan en az yedi gün önce işletmeci, başlığında adının geçtiği ve içeriği Kurum tarafından belirlenebilecek kısa mesaj ile asgari son fatura borcunun ödenmemiş olduğu ve borcun ödenmemesi halinde yasal takip başlatılacağı bilgisini abonenin Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası veya yabancı kimlik numarası adına kayıtlı tüm aktif mobil numaralarına, mobil telefon hizmeti sunan işletmeciler vasıtasıyla gönderir. (6) Fesih durumunda aboneden daha önce alınan depozito, avans gibi ücretler veya abone alacakları var ise, mahsuplaşmayı müteakip kalan tutar on beş gün içinde işletmeci tarafından aboneye iade edilir." kurallarına yer verilmiştir.
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Teşkilat Yönetmeliği'nin "Görüş alınması ve değerlendirilmesi" başlıklı 44. maddesinde, "(1) Kurum tarafından hazırlanan yönetmelik ya da tebliğ gibi ikincil düzenleme taslakları ile diğer konulardaki çalışmalardan gerek görülenler, Kurul tarafından belirlenecek sürede Kurum'un internet sitesinde yayımlanarak kamuoyunun veya yazılı olarak işletmecilerin ve diğer ilgililerin görüşleri alınabilir. (2) İşletmeciler ve diğer ilgililer, iştişarî görüşlerini, belirlenen sürede yazılı olarak Kuruma bildirirler. Kurum, gelen görüşleri değerlendirerek gerek görmesi hâlinde görüş bildiren ilgililerle değerlendirme toplantıları yapabilir." kuralı yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
5809 sayılı Kanun'a göre, elektronik haberleşme hizmetinin sunulmasında ve bu hususta yapılacak düzenlemelerde tüketici hak ve menfaatlerinin gözetilmesi ilkesinin dikkate alınacağı, işletmeciler ile tüketicileri ilgilendiren Kurul kararlarını gerekçe ve süreçleri ile kamuoyuna açık tutmanın ve bu Kanunla verilen görevlere ilişkin yönetmelik, tebliğ ve diğer ikincil düzenlemeleri çıkarmanın Kurumun görev ve yetkileri arasında sayıldığı, Kurumun işletmecilere sektörün ihtiyaçları, uluslararası düzenlemeler, teknolojide meydana gelen gelişmeler gibi hususları gözeterek tüketicinin korunması gibi hususlar başta olmak üzere, mevzuat doğrultusunda yükümlülükler getirebileceği, Kurumun elektronik haberleşme hizmetlerinden yararlanan tüketici ve son kullanıcıların, hizmetlere eşit koşullarda erişebilmelerine ve hak ve menfaatlerinin korunmasına yönelik usul ve esasları belirleyeceği, Kurumun son kullanıcı ve tüketicilerin azami faydayı elde edebilmeleri ve hizmetlerin şeffaflık ilkesine uygun olarak sunulabilmesi için hizmet seçenekleri, hizmet kalitesi, tarifeler ile tarife paketlerinin yayımlanmasına ve benzer hususlarda abonelerin bilgilendirilmesine yönelik olarak işletmecilere yükümlülükler getirebileceği, işletmecilerin özellikle hizmetler arasında seçim yapılırken ve abonelik sözleşmesi kurulurken tüketicilerin karar vermelerinde etkili olabilecek hususlar ile dürüstlük kuralı gereğince bilgilendirilmelerinin gerekli olduğu her durumda talep olmaksızın tüketicileri bilgilendireceği, işletmecinin tüketicilerden haksız olarak ücret tahsil ettiğinin tespiti halinde işletmeci bu tutarları tüketicilere iade etmekle yükümlü olduğu, iadeye ilişkin kararın Kurum tarafından işletmeciye tebliğ edildiği tarihten itibaren iki yıl içerisinde işletmecinin tüketiciye ulaşamaması veya Kurum tarafından haklı görülen herhangi bir nedenle işletmeci tarafından iadelerin gerçekleştirilememesi halinde, bu iade bedellerinin evrensel hizmet gelirleri olarak genel bütçeye gelir kaydedilmek üzere Bakanlığın merkez muhasebe birimi hesabına yatırılacağı, bu hususların uygulanmasına ilişkin usul ve esasların Kurum tarafından belirleneceği anlaşılmaktadır.
56 sayılı Kurul kararında özetle; ön ödemeli hatlarında kalan TL bakiyelerinde ve davalı idare tarafından tesis edilen Kurul kararları kapsamında abonelere yapılacak bilgilendirmelerde iletilen SMS'lerin abonelere ulaşmaması halinde abonelerin Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Numarası (TCKN) adına kayıtlı tüm aktif mobil numaralarına gönderilmek üzere GSM, IMT-2000/UMT ve IMT yetkilendirmesine sahip işletmecilere iletilmesi, █████/2021 tarihinden sonra işletmecilere tebliğ edilen iadeye ilişkin Kurul kararları kapsamında █████/2023 tarihine kadar abonelerin Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Numarası adına kayıtlı tüm aktif mobil numaraları seviyesinde bilgilendirilmesi, gerçek kişi abonelerin e-Devlet üzerinden kendi adlarına borç ve alacak sorgusu imkanının tüzel kişi aboneleri adına yetkilileri ile müteveffa abonelerin murislerine de tanınması, abone hatlarında kalan TL bakiyelerinin 2 yıllık süre bitimini müteakip Evrensel Hizmet Fonuna aktarılmasıyla birlikte aylık olarak hazırlanacak tablo ve dekont bilgilerinin davalı idareye ve Bakanlığa iletilmesi, bu Kurul kararının █████/2023 tarihinde yürürlüğe gireceği hususları düzenlenmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden, ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı ile "İadelerle İlgili Düzenlemelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Taslak" hakkında Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Teşkilat Yönetmeliği'nin 44. maddesinin 1. fıkrası uyarınca kamuoyu görüşü alınabilmesini teminen söz konusu taslağın Kurumun internet sitesinde 30 gün süre ile yayımlanmasına karar verildiği, ilgili kamu kurum ve kuruluşları, elektronik haberleşme sektöründe yetkilendirmesi bulunan işletmecilere ve tüketici sivil toplum kuruluşlarına gönderildiği, davacı tarafından taslağa ilişkin görüşün ... tarih ve ... sayılı yazı ve ekiyle Kuruma bildirildiği, gelen görüşler sonrasında dava konusu düzenlemelerin son halini aldığı ve yürürlük tarihinin █████/2023 olarak düzenlendiği, sonrasında e-Devlet Kapısı (EDK) üzerinden entegrasyonun sağlanabilmesi için EDK Entegrasyon Ekibince hazırlanan Web Servis Dokümanının, WSDL ve Mock-up ekranları taslaklarının görüşleri alınmak üzere işletmecilere █████/2023 tarihinde e-posta ile gönderildiği, davacı görüşünün █████/2023 tarihinde e-posta ile gönderildiği, █████/2023 tarihinde ise EDK ekibi tarafından, Web Servis Dokümanının, WSDL ve Mock-up ekranlarının nihai halini içeren bilginin işletmecilerle paylaşıldığı, bağlantı adresinde yaşanan sıkıntı nedeni ile █████/2023 tarihinde düzeltme e-postasının işletmecilere iletildiği anlaşılmıştır.
Kurum personeli, EDK ekibi yetkilileri ve davacı şirketin de dahil olduğu TT Grubu ile çevrimiçi gerçekleştirilen █████/2023 tarihli toplantı kapsamında iletilen görüşlerde, yeni web servisin █████/2023 olarak belirlenen yürürlük tarihine yetiştirilebilmesi için yapılacak geliştirmeleri asgari düzeyde tutarak varis-muris ilişkisi e-Devlet tarafından kurulduktan sonra yalnızca murise ait TCKN bilgisinin mevcut düzende olduğu gibi işletmecilere iletilmesi yönünde alternatif bir süreç oluşturulması, önerilen bu alternatifin bahsi geçen Kurul kararının █████/2023 tarihine kadar geçici bir dönem için uygulanabilmesi hususunda Kurumdan uygunluk talep edildiği, Kurum tarafından tüketici nezdinde herhangi bir mağduriyet yaşanmaması adına geçici süreli mevcut web servis üzerinden hizmet sunulabileceğinin belirtildiği görülmüştür.
Davalı idare tarafından, öncelikle iadelerle ilgili düzenlemelerde değişiklik yapılmasına ilişkin hukuki çerçevenin hazırlanması ve sonrasında bu çerçeve uyarınca teknik ayrıntıların belirlendiği teknik dokümanın (web servis dokümanı) oluşturulmasının gerektiği, bu nedenle hukuki çerçeve olan İadelerle İlgili Düzenlemelerde Değişiklik Yapılmasına Taslağın kamuoyunun görüşünün alınması için yayımlanması ve gerekli görüşlerin alınmasından sonra teknik altyapıya ilişkin ayrıntıların belirlenebileceği ve teknik dokümanın hazırlanabileceği; bu kapsamda, Kurum tarafından davacının da dahil olduğu işletmecilere söz konusu Taslağın gönderildiği, davacı tarafından gönderilen görüşler de değerlendirilerek Taslağın onaylandığı, sonrasında söz konusu teknik dokümanın yine davacının da dahil olduğu işletmecilere görüşlerinin alınması için █████/2023 tarihli e-posta ile gönderildiği ve gerçekleştirilen toplantının ardından işletmeci görüşleri dikkate alınarak dokümanın son halini aldığı ve Taslağın 5. maddesinde belirtilen süreye uygun olarak Kurumun yazısı ile aralarında davacının da yer aldığı işletmecilere gönderildiği anlaşıldığından, davacının görüşlerinin dikkate alınmadığı ve teknik dokümanın taslak Kurul kararıyla eş zamanlı yayınlanması gerektiği iddialarına itibar edilmemiştir.
... sayılı Kurul kararının 1. maddesinin ve 3. maddesinin (b) bendinin incelenmesi:
... sayılı Kurul kararının 1. maddesi ile, ... tarih ve... sayılı Kurul kararı ile değişik ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının 2. maddesinin sonuna; “SMS ile bilgilendirilme yapılamaması halinde bilgilendirme mesajı ayrıca alacaklının Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Numarası veya Yabancı Kimlik Numarası adına kayıtlı tüm aktif mobil numaralarına gönderilmek üzere GSM, IMT-2000/UMTS ve İMT yetkilendirmesine sahip işletmecilere iletilmesi,” ibaresinin eklendiği; 3. maddesinin (b) bendi ile, ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı ile onaylanan Abonelere Yapılacak İadelerde Uygulanacak Usul ve Esaslar'ın 5'inci maddesinin 1. fıkrasının sonuna; “Kısa mesajın iletilememesi halinde bilgilendirme mesajı ayrıca alacaklının Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Numarası veya Yabancı Kimlik Numarası adına kayıtlı tüm aktif mobil numaralarına gönderilmek üzere GSM, İMT-2000/UMTS ve İMT yetkilendirmesine sahip işletmecilere iletilir.” ibaresinin eklendiği görülmüştür.
Bu düzenlemeler sonrasında ... ve ... sayılı Kurul kararının son hali şu şekildedir:
... sayılı Kurul kararı ile onaylanan "Abonelere Yapılacak İadelere Uygulanacak Usul ve Esaslar"ın “İadelere ilişkin bilgilendirme ve sorgulama süreci" başlıklı 5. maddesinde, "(1) İade tutarı ve iadeye ilişkin bilgilendirmeler, işletmeciler tarafından 'X sayılı BTK Kararı uyarınca Y (hizmet) numaralı aboneliğiniz için Z TL alacaklısınız. [işletmecinin internet ana sayfa adresi]'ne veya müşteri hizmetlerine başvurabilirsiniz' şeklinde asgari olarak kısa mesaj yöntemiyle; numara bilgisi bulunmaması halinde ise elektronik posta, uyarı görseli, arama, sesli yanıt sistemi veya faturalarda gösterilmek suretiyle ücretsiz olarak yapılır. Kısa mesajın iletilememesi halinde bilgilendirme mesajı ayrıca alacaklının Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Numarası veya Yabancı Kimlik Numarası adına kayıtlı tüm aktif mobil numaralarına gönderilmek üzere GSM, IMT-2000/UMTS ve IMT yetkilendirmesine sahip işletmecilere iletilir."; "İadelerin yapılamadığı durumlarda gerçekleştirilecek işlemler" başlıklı 9. maddesinde, "(1) Bu Usul ve Esaslar uyarınca yapılan bütün işlemlere rağmen, iadesi yapılamayan ve posta masrafını aşan tutarlar için tüketicilerin bilinen en son adresine posta yolu ile gerekli bilgilendirme yapılır." düzenlemesi yer almıştır.
... sayılı Kurul kararı ile değişik ... tarih ve ... sayılı "Ön Ödemeli Hatlarda Kalan TL'nin İadesi/Kullanımı" Kurul kararında, "(...) 2- Çeşitli nedenlerle aboneliği feshedilen ön ödemeli abonelerin hesaplarında kalan bakiye için abonelere geri alma hakkı tanınması, asgari SMS olmak üzere elektronik posta, arama, sesli yanıt sistemi gibi yöntemler ile ücretsiz olarak kalan bakiye bilgisi ve kendisine geri ödeneceği konusunda bilgilendirilmesi, kalan bakiyenin feshi müteakip onbeş (15) gün içinde işletmeci tarafından aboneye iade edilmesi, SMS ile bilgilendirilme yapılamaması halinde bilgilendirme mesajı ayrıca alacaklının Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Numarası veya Yabancı Kimlik Numarası adına kayıtlı tüm aktif mobil numaralarına gönderilmek üzere GSM, IMT-2000/UMTS ve IMT yetkilendirmesine sahip işletmecilere iletilmesi, 3- Onbeş (15) gün içerisinde geri ödemenin yapılamaması halinde, a. Posta masrafını aşan tutarlar için tüketicinin bilinen en son adresine posta yolu ile gerekli bilgilendirme yapılması, (...)” düzenlemesi yer almıştır.
Böylece, dava konusu düzenlemelerle, iade kapsamında abonelere yapılacak bilgilendirmelerde iletilen SMS'lerin ulaşmaması halinde abonelerin TCKN/YKN adına kayıtlı tüm aktif numaralarına gönderilecek SMS seviyesinde bilgilendirilmesi yönünde karar alındığı, 5809 sayılı Kanun kapsamında tüketicilerin haklarına ilişkin bilgilere erişimde kolaylık sağlanması için işletmecilere birtakım yükümlülükler getirildiği, Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Tüketici Hakları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 12. maddesi ile anılan Yönetmeliğin 23. maddesinin 5. fıkrasına eklenen abonelerin bilgilendirilmesi amacıyla gönderilmesi öngörülen kısa mesajın Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Numarası veya Yabancı Kimlik Numarası adına kayıtlı tüm aktif mobil numaralarına mobil telefon hizmeti sunan işletmeciler tarafından gönderilmesi gerektiğine ilişkin düzenlemeye uyumlu olarak dava konusu kurallarla abonenin tüm aktif mobil numaralarına SMS gönderimi yönteminin eklendiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafından, dava konusu düzenlemelerle belirlenen TCKN/YKN SMS bilgilendirmesi yönteminin posta gönderimine bir alternatif olarak düzenlenmesi gerektiği, posta yönteminin artık etkin bir süreç olmaktan uzak olduğu, şirket abonelerine SMS haricinde e-posta, arama, sesli yanıt sistemi gibi yöntemlerle de bilgilendirme yapabilecekken düzenlemeyle bunun önüne geçildiği iddia edilmiş ise de, söz konusu düzenlemeler ile amaçlananın abone olan tüketicinin iadeye esas olan alacağı hakkında asgari SMS seviyesinde bilgilendirilmesi, işletmecinin kendi sistemlerinde aktif numarası yoksa kısa mesaj ile abonenin TCKN veya YKN adına kayıtlı tüm aktif mobil numaralarına GSM, IMT-2000/UMTS ve IMT yetkilendirmesine sahip işletmeciler vasıtasıyla bilgilendirilmesi, sonrasında mevcut ise elektronik posta, uyarı görseli, arama, sesli yanıt sistemi veya faturalarda gösterilmek suretiyle tüketiciye bilgilendirme yapılması olduğu, en son bu yöntemlere rağmen tüketiciye iadesi yapılamayan durumlarda posta masrafını aşan tutarlar için tüketicinin posta yolu ile bilgilendirilmesi yoluna gidileceği, davalı idarece TCKN/YKN SMS yönteminden sonra posta yöntemine duyulacak ihtiyacın önemli derecede azalacağı öngörülmekle birlikte, bilgilendirme yapılamayan ancak yüksek tutarlı alacağının iadesinden haberdar olma hakkından tüketicilerin mahrum kalacağı gerekçesiyle posta yönteminin devamının uygun görüldüğü, dolayısıyla tüketicilerin haklarının korunmasını teminen son çare olarak posta masrafını aşan tutar için posta ile bilgilendirme yönteminin korunmasında kamu yararına aykırı bir amacın bulunmadığı, ayrıca abonenin birden fazla yöntemle aynı anda bilgilendirilmesi de beklenmediğinden, ölçülülük ilkesine aykırı bir durumun da söz konusu olmadığı anlaşılmıştır.
Bu itibarla, 5809 sayılı Kanun'da belirtilen tüketici hak ve menfaatleri gözetilmesi kapsamında getirilen dava konusu düzenlemelerde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
... sayılı Kurul kararının 5. maddesinin incelenmesi:
... sayılı Kurul kararının ... tarihinde, ülkede büyük bir yıkıma sebep olan ve belirli illerde olağanüstü hal ilan edilen █████/2023 tarihli Kahramanmaraş merkezli depremlerin ertesi günü alındığı, davalı idarece depremden etkilenen abonelerin borç ve alacakları dolayısıyla herhangi bir mağduriyet yaşanmamasını teminen işletmecilerin en kısa sürede organizasyonlarını kurarak hizmeti aktif hale getirmelerinin amaçlandığı dikkate alındığında, █████/2023 olan yürürlük tarihinin davacının iddiasının aksine ertelenmesi tüketicinin hak ve menfaatine uygun olmayacağından, Kurum tarafından depremin etkileri de dikkate alınarak durumun aciliyeti sebebiyle Kurul kararının █████/2023 tarihinde yürürlüğe gireceğini düzenleyen 5. maddesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Diğer yandan, ... sayılı Kurul kararı kapsamında █████/2016 tarihinden itibaren e-Devlet'ten borç alacak sorgusu yapılması imkanının bulunduğu, söz konusu Kurul kararında yer alan düzenlemeler ile getirilenin bu sorgunun tüzel kişiler adına yetkilileri ve vefat etmiş kişiler adına varislerinin de genişletilmesini kapsamaktadır.
Log kayıtlarının işletmeciler tarafından tutulmasına ilişkin düzenleme yapan "e-Devlet Kapısı-Özel İşletmeler Abonelik İçeren Hizmetler Entegrasyonu Web Servis Tasarım Dokümanı"nın “2.2.2. KisiselSorgulamaGType Sınıfı” başlıklı kısmında yer alan tablonun “tcKimlikNo”, “islemYapanTur” parametre adlı sütunlarının ve tüzel kişilere yönelik olarak "adinalslemYapilanTuzelKisiBilgileri" kısmında yer alan "islemYapanYetkiTur" kısmının incelenmesi;
Davacı tarafından, abone adına işlem yapan kişilere ait log kayıtlarının işletmeciler tarafından tutulmasının hüküm altına alındığı, bu sürecin e-Devlet nezdinde yürütülmesinin gerektiği, Kurul kararıyla düzenlenmeyen bu hususun Kurul kararının eki niteliğinde olan doküman ile düzenlenmesinin normlar hiyerarşisine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
5809 sayılı Kanun'un "Kişisel verilerin işlenmesi ve gizliliğin korunması" başlıklı 51. maddesinin 10. fıkrasında, “(10) Bu Kanun kapsamında sunulan hizmetlere ilişkin olarak; (...) b) Kişisel verilere ve ilişkili diğer sistemlere yapılan erişimlere ilişkin işlem kayıtları iki yıl saklanır. Veri kategorileri ile haberleşmenin yapıldığı tarihten itibaren bir yıldan az ve iki yıldan fazla olmamak üzere verilerin saklanma süreleri yönetmelikle belirlenir.”; Elektronik Haberleşme Sektöründe Şebeke ve Bilgi Güvenliği Yönetmeliği'nin "Sistem kayıt dosyalarının tutulması" başlıklı 29. maddesinin 1. fıkrasında, “(1) İşletmeci, istenmeyen bilgi işleme faaliyetlerinin önlenmesi ve bilgi güvenliği ihlal olaylarının tanımlanması amacıyla kritik sistemleri izler ve asgari aşağıdaki hususların uygulanabilir olanlarını içeren kayıt dosyalarını en az 2 yıl süreyle tutar: (...) ç) Başarılı ve reddedilen sistem, veri ve diğer kaynaklara erişim girişimlerinin kayıtları, (...)” kurallarına yer verilmiştir.
6698 sayılı Kişisel Verilerin Koruma Kanunu'nun "Kişisel Verilerin İşlenmesi" bölümünde yer alan "Genel ilkeler" başlıklı 4. maddesinde, "(1) Kişisel veriler, ancak bu Kanunda ve diğer kanunlarda öngörülen usul ve esaslara uygun olarak işlenebilir. (2) Kişisel verilerin işlenmesinde aşağıdaki ilkelere uyulması zorunludur: a) Hukuka ve dürüstlük kurallarına uygun olma. b) Doğru ve gerektiğinde güncel olma. c) Belirli, açık ve meşru amaçlar için işlenme. ç) İşlendikleri amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olma. d) İlgili mevzuatta öngörülen veya işlendikleri amaç için gerekli olan süre kadar muhafaza edilme."; "Kişisel verilerin işlenme şartları" başlıklı 5. maddesinde, "(1) Kişisel veriler ilgili kişinin açık rızası olmaksızın işlenemez. (2) Aşağıdaki şartlardan birinin varlığı hâlinde, ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın kişisel verilerinin işlenmesi mümkündür: a) Kanunlarda açıkça öngörülmesi. b) Fiili imkânsızlık nedeniyle rızasını açıklayamayacak durumda bulunan veya rızasına hukuki geçerlilik tanınmayan kişinin kendisinin ya da bir başkasının hayatı veya beden bütünlüğünün korunması için zorunlu olması. c) Bir sözleşmenin kurulması veya ifasıyla doğrudan doğruya ilgili olması kaydıyla, sözleşmenin taraflarına ait kişisel verilerin işlenmesinin gerekli olması. ç) Veri sorumlusunun hukuki yükümlülüğünü yerine getirebilmesi için zorunlu olması. d) İlgili kişinin kendisi tarafından alenileştirilmiş olması. e) Bir hakkın tesisi, kullanılması veya korunması için veri işlemenin zorunlu olması. f) İlgili kişinin temel hak ve özgürlüklerine zarar vermemek kaydıyla, veri sorumlusunun meşru menfaatleri için veri işlenmesinin zorunlu olması." kurallarına yer verilmiştir.
█████/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 527. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, T.C. Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanlığının görevlerinin Cumhurbaşkanı tarafından belirlenen amaç, politika ve stratejilere uygun olarak kamunun dijital dönüşümüne öncülük etmek, Dijital Türkiye (e-devlet) hizmetlerinin sunumuna aracılık etmek, kurumlar arası işbirliğini artırmak ve bu alanlarda koordinasyonu sağlamak olarak sayıldığı, EDK sisteminin geliştirilmesi ve işletilmesini sağlayan EDK ekibi tarafından tüzel kişi yetkilisi, veli, vasi, vekil, varis vb. ilişkilerin yönetimi ve web servis dokümanlarının tasarımı ve standardize edilmesi Cumhurbaşkanlığı Kararnamesindeki yetkiye istinaden ilgili Kurumlarca yürütüldüğü, e-Devlet'in bir sistem arayüzü olduğu, e-Devlet tarafından sorgu yapmak isteyen muris ya da tüzel kişi yetkilisinin işlem yapma yetkisinin olup olmadığının ilgili kurumlardan kontrol edilerek sorgu yapılmak istenen işletmeciye iletileceği, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ile belirlenen veri işleme ilkeleri ile veri işleme şartları dikkate alındığında, 5809 sayılı Kanun'un 51. maddesinin 10. fıkrası ve Elektronik Haberleşme Sektöründe Şebeke ve Bilgi Güvenliği Yönetmeliği'nin 29. maddesinin 1. fıkrası uyarınca web servis dokümanında abone adına işlem yapan kişilere ait log kayıtlarının işletmeciler tarafından tutulmasının gerektiği, e-Devlet tarafından kişisel verilere ilişkin yapılan erişimlere ilişkin kayıtlarının tutulmasının verinin işlemin tarafı olmayan üçüncü taraflarca işlenmesi sonucunu doğuracağı, dolayısıyla davacının log kayıtlarının tutulmasına ilişkin iddiasında hukuka uygunluk bulunmadığı anlaşılmıştır.
Ayrıca, dava konusu Kurul kararı ile web servis dokümanının ayrı değerlendirilemeyeceği, birinin hukuki çerçeveyi belirlediği diğerinin de uygulamaya yönelik alındığı, ikisinin birlikte bir bütün oluşturduğu anlaşıldığından, web servis dokümanının Kurul kararının ekinde düzenlenmesinin normlar hiyerarşisine aykırı olmadığı, davacının Kurul kararıyla düzenlenmeyen bir hususun Kurul kararının eki niteliğinde olan bir doküman ile düzenlenmesine yönelik iddialarında hukuki isabet bulunmadığı açıktır.
Bu itibarla, dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Davacı şirket tarafından yapılan ... tarih ve ... sayılı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin incelenmesi:
Yukarıda belirtilen gerekçelerle, 5809 sayılı Kanun'un verdiği görev ve yetkiye istinaden tesis edilen dava konusu düzenlemeler hukuka uygun olduğundan, davacı tarafından yapılan başvurunun cevap verilmemek suretiyle reddine ilişkin işlemde de hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, █████/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!