Anahtar kelimeler: Terzi Ustalık Millî Manisa Daimi Nezdinde Üyesi İşçisi Eğitim Kesinlik
9. Hukuk Dairesi █████████ E. , █████████ K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk DairesiSAYISI : █████████ E., ███████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa 2. İş MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ............. İl Sağlık Müdürlüğü nezdinde 28.01.2019 tarihinden itibaren daimi kamu işçisi olarak çalıştığını,.............ve Sosyal Hizmet İşçileri Sendikası üyesi olduğunu........... nezdinde çalışma öncesi Millî Eğitim Bakanlığı tarafından 2012 yılında verilmiş terzi ustalık belgesi bulunduğunu,.........Sağlık Müdürlüğüne bağlı .................Devlet Hastanesinde yardımcı hizmetler sınıfında temizlik personeli olarak görev yaparken, 2020 tarihinde COVID-19 döneminde acil ihtiyaç olması nedeniyle Hastanenin terzihane bölümünde görevlendirildiğini, daimi olarak burada maske dikimi işini yapmasının istendiğini, davacının verilen işi eksiksiz yerine getirdiğini, sonrasında Başhekimliğe başvurarak toplu iş sözleşmesinin 29/d hükmüne dayalı olarak terzihanede görevlendirildiğine dair belge talebinde bulunduğunu, Başhekimliğin bu talebi, "Kadrosunun terzi olmadığı bununla ilgili bir sertifikasyonun ve görevlendirmenin bulunmadığı" gerekçesiyle 25.08.2022 tarihinde reddettiğini, terzihane birimini kapattığını, davacının bunun üzerine Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezine (CİMER) şikâyette bulunduğunu, şikâyeti üzerine ........ tarafından muhakkik tayin edilip teftiş sonrası rapor düzenlendiğini, inceleme sonunda davacının Sağlık Müdürlüğü Disiplin İşlemleri Birimi tarafından............ Devlet Hastanesi Başhekimliğine naklen tayin edildiğini, ...........Devlet Hastanesinde terzihane bölümünün mevcut olduğunu, davacının ustalık belgesi olduğunu ve daha önce yaklaşık 2 yıl boyunca bu işte çalıştığını belirterek burada vasıflı kadroya tahsisi talebini yinelediğini, ancak davalının davacıyı temizlik işçisi olarak çalıştırmaya devam ettiğini, terzi ustalık belgesi olan ve uzun zaman terzi olarak hizmet sunan davacının toplu iş sözleşmesine aykırı şekilde temizlik işçisi olarak çalıştırılması yönündeki Kurum işleminin iptali ile terzi olarak vasıflı işçi pozisyonunda çalıştırılması gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı ve hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu ve Kamu Kuruluşlarına İşçi Alınması Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik kapsamında,.........Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 14.01.2019 tarihli ve 7/249 sayılı atama kararı ile atandığını, 28.01.2019 tarihinde ............Hastanesinde temizlik görevlisi olarak göreve başladığını, davacının çalışmasını temizlik personeli olarak sürdürdüğünü ancak Ülkemizde etkili olan COVID-19 nedeniyle Hastanece satın alınan ve üst kurumca Hastaneye gönderilen maske miktarının yetersiz olması nedeniyle İdarece Hastanede maske dikimi için gönüllülük esaslı olmak üzere, maske dikimi yapabilecek personeller belirlenip 8-10 kişilik bir ekiple, Hastane kadrolu terzisine destek olmak üzere, 2020 yılının Mart ayı sonlarında maske dikimine başladıklarını, davacının da bu çalışmalara gönüllü olarak katıldığını, maskenin ilk dikimine başlanıldığı dönemde temizlik personeli olan davacının, hafta içi çalışmasını terzihanede, hafta sonu bir gün de acil serviste temizlik personeli olarak tamamladığını, dosyaya sundukları terzihane faaliyet evraklarına bakıldığında davacının kadrolu terzi ile beraber çalıştığının anlaşılacağını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının açıktan atama ile 28.01.2019 tarihinde davalı Bakanlığa bağlı ......... Hastanesinde temizlik görevlisi olarak sürekli işçi kadrosunda işe başladığı, 1 yıldan uzun süre terzi olarak çalıştırıldıktan sonra 15.12.2022 tarihinden itibaren tekrar temizlik görevlisi olarak görevlendirilmesine karar verildiği, davacının terzi olarak çalıştığına dair sunduğu belgeler incelendiğinde; davacının 2021 yılı Ocak ayından, 2022 yılı Ağustos ayına kadar terzi faaliyet raporunu imzaladığı, davalı Kurum tarafından davacının terzi olarak çalışabileceğine dair herhangi bir görevlendirme belgesi düzenlenmediğinin bildirildiği, davacının 13.02.2019 tarihinde üye olduğu.........İş Sendikası ile........ arasında imzalanan toplu iş sözleşmelerinin 29/d hükmünde "Vasıfsız işçi kadrosunda bulunmakla beraber, bir yıl süreyle vasıflı işçiler tarafından yapılması gereken bir işte çalışmış olanlar bu sürenin sonunda vasıfsız işte çalıştırılamazlar." düzenlemesinin bulunduğu, davacı işçi 1 yıldan uzun süre terzi personeli olarak çalıştığından, toplu iş sözleşmesinin 29/d hükmü gereğince vasıfsız bir işte görevlendirilemeyeceği, somut olayda davacının 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 127. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen geçici 23. maddesi kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen işçilerden olmaması nedeniyle davacının toplu iş sözleşmelerinin 29/d hükmünden yararlanabileceği, davacı her ne kadar terzi olarak vasıflı işte görevlendirilmeyi talep etmişse de işçinin hangi işyerinde hangi işte çalışacağı konusundaki yönetim hakkının işverene ait olduğu, işvereni bu konuda değişiklik yapmaya zorlayacak ve yönetim hakkına müdahalede bulunulmasını gerektirecek bir hükmün mevzuatımızda bulunmadığı gerekçesiyle, davacının vasıfsız işte çalıştırılamayacağının tespiti suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının, COVID-19 döneminde yaşanan olağanüstü şartlar çerçevesinde temizlik görevlisi olarak çalıştığı davalı Bakanlığa ait hastane içerisinde, pandemi için maske dikim işi yapılan terzihanede yardımcı olarak çalıştığı, davacının pandemi döneminde haftanın 4 günü maske dikim işinde, haftanın 1 günü ise temizlik işinde çalışarak asıl işini de devam ettirdiği, davalı Bakanlığın pandemi döneminde yönetim hakkı çerçevesinde yaptığı geçici görevlendirme ile davacının maske dikim işinde yaptığı yardımın, Hastanede kadrolu bir terzi çalışanın olması da gözetildiğinde vasıflı iş olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde;1. Bölge Adliye Mahkemesi karar gerekçesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin haftanın 5 günü kesintisiz şekilde 2020 yılı Mart ayından 2022 yılının Ağustos ayına kadar her gün maske dikimi işinde terzi olarak çalıştığını, 2. Davacının anayasal hakları korunarak toplu iş sözleşmesi hükümleri çerçevesinde davacının kazanılmış haklarının korunması ve toplu iş sözleşmesinin 29/d hükmü uyarınca davacının meslek konusuna uygun çalışmasının sağlanması gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; Kamu Kurum ve Kuruluşlarına İşçi Alınmasında Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümleri kapsamında sürekli işçi kadrosunda çalışan davacının, işyerinde bağıtlanan toplu iş sözleşmesinin 29/d hükmü kapsamında vasıfsız bir işte çalıştırılamayacağının tespitine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARAR Açıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!