Anahtar kelimeler: Kostüm Taşınacağı İşinden Satımdan Tevzi Ödememesi Anlaştıklarını İşini Firma Taşıma

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2025
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkil ile davalı arasında taşıma işinden kaynaklı ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilin kendi aracı ile ------ arasında davalı firma için kostüm, malzeme taşınacağı konusunda tarafların anlaştıklarını, müvekkilin taşıma işini gerçekleştirdiğini, davalının 53.328,00 TL borcunu ödememesi nedeniyle takip başlatıldığını ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini, anılan nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini iddia ve talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalının duruşmalara katıldığı ancak savunma dilekçesi vermediği, 07.11.2024 tarihli celsede ise davalı şirkete yapılan tebligatın usulsüz olduğu, tebligatta belirtilen şahsın davalının daimi çalışanı olmadığı beyan edilmiştir.
DELİLLER:
----- İcra Dairesinin ------ esas sayılı icra takip dosyası, ticari defter ve belge incelemeleri, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
07.11.2024 tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 06.02.2025 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.
Bilirkişi raporunda özetle; ----- Vergi Dairesi tarafından gönderilen müzekkere cevabında davacının işletme esasına göre defter tuttuğunun belirtildiği, bu kapsamda davacının Gelir İdaresi Başkanlığına ait Defter Beyan sistemi üzerinden tuttuğu ve ibraz ettiği işletme defterinin noter açılış kapanış tasdikine tabi olmadığının anlaşıldığı, Sayın Mahkemenizin 07.11.2024 tarihli duruşmasının 4 numaralı ara kararında taraf ticari defterlerinin 29.11.2024 günü saat 09:30’da mahkeme salonunda hazır bulundurulması, tarafların yerinde inceleme talep etmesi halinde ticari defterlerin bulunduğu yerin 2 haftalık süre içerisinde beyan edilmesi yönünde karar kurulduğu ancak davalının belirtilen gün ve saatte ticari defterlerini hazır bulundurmadığı ayrıca yerinde inceleme de talep etmediği görüldüğünden davalı nezdinde inceleme yapılamadığı, 27.10.2023 ile 17.11.2023 tarihleri arsı dönemde araç kiralama işine ait olmak üzere davalı adına 4 adet karşılığı toplamda 94.128,00 TL tutarlı e-arşiv fatura düzenlediği, faturalar içeriğinde hangi aracın kiralandığı hususunun belirtilmediği, faturaların davalı yanca teslim alındığına dair fatura üzerinde davalıya ait kaşe-imza bilgisinin yer almadığı, faturaların davalıya teslim edildiği hususu ile kiralanan aracın davalıya teslim edildiğini gösterir tespite elverişli herhangi bir belgenin sunulmadığı, bu hususla ilgili davacının dosyaya sunduğu ------ yazışmaları ile ilgili nihai değerlendirmenin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu, Davacının işletme hesabı esasına göre defter tutması nedeniyle Form BA/BS beyan yükümlülüğü bulunmadığı, ----- Vergi Dairesi tarafından gönderilen müzekkere cevabı ekinde yer verilen davalının BA Formuna göre davacının davalı adına düzenlediği 4 adet karşılığı 78.440,00 TL tutarlı faturaların listelerde yer aldığının tespit edildiği, ancak bu hususun faturaların veya faturalara konu hizmetin davalıya teslim edildiği anlamını taşımadığı, zira davacının düzenlediği faturaların davalı tarafça verilen Form BA beyannamesine dahil edilmediği, davalıya ait BA Formunda yer alan tutarların, davacının elektronik ortamda düzenlediği e-arşiv faturalarından Gelir İdaresi sistemlerinin otomatik olarak veri çekmesinden kaynaklandığı, İşletme defterinde sadece gelir gider kalemlerine yer verilmesi nedeniyle davalının gerçekleştirdiği muhtemel ödemeler ile davacı nezdinde davalıya ait cari hesap bakiyesinin tespit edilemediği, İşbu raporda yer verilen tespitlere göre davacının alacak iddiasının ispata muhtaç olduğu sonucuna gidildiği ancak hususla ilgili nihai değerlendirme Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, faturaya dayalı genel haciz yolu ile başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde düzenlenmiştir. İcra dosyası celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir.
Ticari defterlerin sahibi lehine olması için HMK m. 222/2’de öngörülen şartlar; defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olması, defterlerin açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış olması ve ticari defterlerin birbirini doğrulamış olması gerekmektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. Davacı taraf ,bedeli ödenmeyen faturalara dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''. TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır. Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.
Somut olayda; davacı davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla ----İcra Dairesinin ------ esas sayılı icra takip dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalının itirazı ile icra takibinin durmuş olduğu, davacı tarafın asıl alacağına yönelik itirazın iptali talebiyle mahkememizde süresi içerisinde huzurdaki davayı ikame etmiş olduğu, yapılan yargılama sırasında tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesinde davalı tarafın kayıtlarını sunmadığı, davacı tarafın ticari defterlerinin işletme defterine göre tutulduğu, davacı tarafından davalı adına düzenlenen 2023 yılında 4 adet toplamda 94.128,00 TL fatura bulunduğu, gelir-gider kayıtlarına yer verilmediği, icra takibine █████/2023 ve █████/2023 tarihli e-arşiv faturaların konu yapıldığı, bilirkişi raporunda her ne kadar davalı yanca teslim alındığına dair fatura üzerine kaşe-imza bilgisinin yer almadığı tespit edilmiş ise de davalını ticari defter ve belgelerini ibraz etmediği, davalı ba formunda fatura bedellerinin kayıtlı olduğu ve ek raporda belirtildiği üzere faturaların GİB e-arşiv fautra portalı üzerinden iptal edilmesi veya itiraz edilmesi durumunda BA formunda gözükmeyeceğini belirtilmesi nazara alındığında HMK 222.maddesi uyarınca ticari defter ve kayıtların davalı tarafından eksiksiz sunulmadığı görülerek davacı kayıtlarının davacı lehine delil teşkil ettiği kanaatine varılarak davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 53.328,00 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan 53.328,00 TL alacaklı olduğu, form BA beyannamelerinden davalının davacıdan fatura alarak kayıtlarına intikal ettirmesi karşısında artık ispat yükünün davalı tarafa geçmiş olduğu ve aksinin dosya kapsamı itibariyle ispat edilemediği, faturaya dayalı ve likit olması nedeniyle davacının ayrıca icra inkar tazminatına yasal şartları bulunduğu anlaşılmakla, davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.Davacı yanca sunulan yazışmaların davalıdan sadır olup olmadığı anlaşılamadığından tanık dinlenilmesine karara verilmemiştir. Davalı yanca usulsüz tebligat itirazında bulunmuş ise de yapılan kolluk araştırmasında tebligat yapılan kişinin şirket çalışanı olduğu anlaşıldığından bu yöndeki itiraz yerinde görülmemiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE; davalı tarafından ----İcra Dairesinin ------ esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 53.328,00 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA,
2-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz İŞLETİLMESİNE,
3-Asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 10.665,6‬0 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
4-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 3.642,83 TL harçtan, peşin yatırılan 644,07 TL harcın düşümü ile geri kalan 2.998,76 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
5-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvuru harcı, 644,70 TL peşin harç, , 5.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 440,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 6.512,30 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
8-3.600,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!