Anahtar kelimeler: Satımdan Yanın Esaskarar Ödemediğini İlamsız Yazildiği Katip İlişki Borcunun Borcunu

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

TÜRK MİLLETİN ADINA
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
HAKİM : .....
KATİP : .....
DAVACI : .....
VEKİLİ : Av......
DAVALI : .....
VEKİLİ : Av. .....
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2024
GEREKÇELİ KARARIN : █████/2024
YAZILDIĞI TARİH
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında ticari bir ilişkinin bulunduğunu, bu ticari ilişki kapsamında davalı yanın müvekkiline 10.770,24-TL borcunun olduğunu, ancak borcunu ödemediğini, bunun üzerine ..... sayılı dosyası üzerinden davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını davalı yanın takibe itiraz etmesi neticesinde takibin durduğunu beyan ederek itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğunu, ticari ilişki kapsamında davacı yandan ürünlerin alındığını, ancak ürünlerin son kullanım tarihleri geçmiş ve bozuk olduğundan iade ettiklerini, iade olan ürünler için tanzim edilen faturaya davacı yanın itiraz etmediğini, takibe konu borcun mevcut olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraflarca dayanılan tüm deliller toplanmış, ..... sayılı takip dosyası, tarafların BA/BS formları celp edilmiş, mali müşavir bilirkişi aracılığıyla ticari defter ve kayıtları ile tüm dosya kapsamından bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Davaya dayanak ..... sayılı takip dosyasının incelenmesinden; davacının █████/2023 tarihinde davalı aleyhine cari hesap dayanak gösterilmek suretiyle 9.874,38-TL asıl alacak üzerinden icra takibi başlatıldığı, takibin davalının süresinde itirazı üzerine durduğu anlaşılmıştır.
Öncelikle davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi amacıyla dosyanın, ticari defter ve kayıtların bulunduğu İzmir'de yer alan bir mali müşavir bilirkişiye tevdii gerekmiş, mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...davacının fatura alacağının dayanağını oluşturan mal/emtianın davalıya teslim edilip edilmediği koşulunu yerine getirdiğine dair dosyada yeterli bilgi ve belge bulunmadığı, davacı yanın muhasebe defterleri yasal defterlere göre davalı yandan █████/2023 dava tarihi itibariyle 9.874,38-TL faiz hariç alacaklı olduğu, ancak, alacak iki şirketin ticari defterlerine dayandığından ileri sürülen istem yönünden bu aşamada talebe bağlılık ilkesi de gözetilerek davacı savlarının ispatlandığının delillerle doğrudan temas eden mahkemece belirlenmiş olması halinde, satım ilişkisine bağlı olarak 8.934,24-TL alacaklı olduğu, vade farkı yönündeki davacı yanın isteminin vade farkı istemi olmadığı ve cari hesap istemine yönelik olduğu ifade edilmiş ise de, faturada yazan 940,14-TL vade farkı alacağı mahkemece benimsenecek olursa bu alandaki cari kayıt yönünden yukarıdaki meblağın muhasebe defterlerinde yasal defterlerde kayıtlı olduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirildiği anlaşılmıştır.
Takiben tüm dosya kapsamı ile birlikte davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarının da incelenmesi bakımından mahkememizce dosyanın tevdi edildiği mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...davalı yana ait 2023 yılları yasal defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yasal süreler içerisinde yapıldığı, muhasebe kayıt işlemlerinin tek düzen muhasebe usul ve ilkelerine uygun yapıldığı, davalı yanın 2023 yılı yasal defterlerinin mevcut haliyle sahibi lehine delil vasfı taşıdığı, takip ve dava tarihi itibariyle davacı yanın davalı yandan 9.874,38-TL alacaklı olduğu, davacı yan takip talebinde 895,86-TL işlemiş faiz talep etmiş ise de işlemiş faiz talep edebilmesi için davalı yanın ayrıca temerrüde düşürülmesi gerektiği, dosya içeriğinde davalı yanın temerrüde düşürüldüğüne dair herhangi bir belgenin bulunmadığı görüldüğünden davacı yanın işlemiş faiz talep edemeyeceği, faizin takip tarihinden itibaren işletilebileceği, ... Mahkeme takdir ederse davacı lehine icra inkar tazminatının (9.874,38*%20) = 1.974,88-TL olacağı..." yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Kanunda aksine bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her birinin, hakkın dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olması (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafın ispat yükü altında olması (HMK 190) nedeniyle teslim olgusundan lehine hak çıkaracak taraf olan davacı taraf, akdi ilişkinin varlığı ile teslim olgusunu kanıtlama yükümü altında olup bundan sonra aynı bakış açısıyla teslim edilen malın ayıplı olduğunu ispat yükü ise davalının üzerindedir.
Somut olayda; dosyaya mübrez bilirkişi raporu ile de ortaya konulduğu üzere davacı tarafından takibe konu edilen cari hesaba dayalı faturaların davacı tarafından olduğu gibi davalı tarafından da kendi ticari defter ve kayıtlarına işlendiği ve bu kayıtlara göre davalının davacıya 9.874,38-TL borçlu gözüktüğü sabittir. Davalının defterindeki bu kayıtlar, davalı aleyhine delil oluşturur ve mevcut hukuki durum karşısında faturalara konu malın davacı tarafından teslim edildiğinin kabulü gerekmektedir. Diğer bir ifadeyle davacı, akdi ilişkinin varlığı ile teslim olgusunu kanıtlamıştır (Benzer yönde: .....'nin, █████/2017 tarih ve ..... sayılı ilamı, ..... sayılı ilamı). Her ne kadar davalı, teslim edilen malın ayıplı olduğunu iddia etmiş ise de, bu iddiasını ispatlar mahiyette bir delil sunulmamıştır. Mevcut hukuki durum karşısında davalının, 9.874,38-TL asıl alacak yönünden icra takibine itirazının haklı olmadığı anlaşılmıştır. Davacı tarafından icra takibinde TTK md. 1530 gereğince işlemiş faiz de talep edilmiş ise de, kanun maddesine ait gerekçede de açıklandığı üzere, TTK 1530. maddenin konuluş amacına baktığımızda, mal tedarik sözleşmeleri kapsamında küçük ve orta ölçekli tedarikçiyi, büyük şirketlere karşı korumak amacıyla getirilmiş bir hüküm olduğu, tacirler arası satım sözleşmelerinde uygulanmasının söz konusu olmadığı anlaşılmakla (Emsal: ..... sayılı ilamı), somut olayda TTK'nın 1530. maddesi hükmünün uygulanma olanağının bulunmadığı, somut olayda kararlaştırılan kesin vade olmadığı gibi davacı tarafından, takipten önce davalının TBK’nın 117. maddesi hükmüne uygun olarak miktar ve ödeme talebi içeren bir ihtarname ile temerrüde düşürüldüğünün ispat olunmadığı, salt fatura tebliğinin de temerrüde neden olmayacağı gözetilerek (Emsal:..... sayılı ilamı), işlemiş faize yönelik davacı talebinin reddi gerekmiştir. Davacının icra inkar tazminatı istemine gelince; itirazın iptâli davasında İİK'nın 67/2. maddesi hükmünce borçlunun icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulabilmesi için alacağın likit ve borçlunun itirazının da haksız olması gerekir. Mevcut hukuki durum karşısında davalının takibe itirazının haklı olmadığı ve takibe konu alacağın muayyen ve likit nitelikte bulunduğu değerlendirilmekle davacı lehine asıl alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 1.974,88-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; davalının ..... sayılı takibe itirazının 9.874,38-TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmek üzere devamına, fazlaya dair istemin reddine,
2-Hükmolunan alacağın %20’si olan 1.974,88-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Alınması gereken 674,51-TL harçtan peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 246,91-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin 3.300,55-TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 299,46‬-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 9.874,38-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 895,86-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 427,60-TL peşin harç, 427,60-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 855,2‬-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
8-Davacı tarafından yapılan 110,00-TL tebligat gideri, 25,00-TL müzekkere gideri, 7.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.135,00-TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre belirlenen 6.541,51-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
10-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.█████/2024
Katip .....
E-imzalı
Hakim.....
E-imzalı

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!