Anahtar kelimeler: Gayet Ödememiş Bildiklerini Ekte Meblağ Bugüne Formundan Aldıktan Tevzi Mutabakat

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ███████ KARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2025Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendiGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dilekçesinde özetle; Davalı şirket müvekkil şirketten sağlık hizmeti aldığını ancak davalı taraf, verilen sağlık hizmeti karşılığında düzenlenen cari hesap alacağına konu borcunu müvekkile bugüne kadar ödemediğini, ekte sunmuş oldukları cari hesap alacağı ve mutabakat formundan da anlaşılacağı üzere takip konusu meblağ davalı tarafça gayet iyi bir şekilde bildiklerini, buna rağmen davalı tarafın sağlık hizmeti aldıktan sonra borcunu ödememiş olması, bununla birlikte yapılan takibe haksız ve hakkaniyetsiz olarak itiraz etmesi dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, bu sebeple de; öncelikle borca ilişkin itirazın iptali gerektiğini, talep ve iddialarında bulunmuştur. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; “Davacı Hastane, Sözleşme Şartlarına ve Dava Dışı Sigortalıların Poliçelerine Uygun Hizmet Verdiğini ve Gerekli Tüm Belgeleri Müvekkilimiz Şirket'e İlettiğini Kanıtlamalıdır. Müvekkilimiz Şirket ile Davacı Hastane arasında Anlaşmalı Kurum Hizmet Sözleşmesi ("Sözleşme") bulunmaktadır. Sözleşme'ye göre Müvekkilimiz Şirket'in sigortalıları, Davacı Hastane'de poliçe teminat ve şartlarına göre Sözleşme'deki fiyatlandırmalar üzerinden sağlık hizmeti almaktadır. Alınan bu hizmetin SGK'nın sorumluluğunda olan SUT fiyatlandırması üstünde kalan kısım, Müvekkilimiz Şirket tarafından Davacı Hastane'ye ödenmektedir. Sözleşme'de düzenlendiği üzere, taraflar arasındaki tüm evrak gönderimi vb. süreçler OTS (Otomatik Tazminat Sistemi) üzerinden yapılmaktadır. OTS, sigortalılara verdiği hizmetler için Anlaşmalı Kurumların internet üzerinden provizyon almasını sağlayan bir sistemdir. Davacı Hastane de, kendisinden sağlık hizmeti almak isteyen sigortalılar için OTS sistemi üzerinden provizyon almakta, verdiği hizmetlere dair ödemeler için tüm evrakları bu sistem üzerinden Müvekkilimiz Şirket'e göndermektedir. Ayrıca, Davacı Hastane ile yapılan yazışmalar da bu sistem üzerinden yapılmaktadır. Davacı Hastane, icra takibinde talebinin dayanağını cari hesap alacağı olarak belirtmişse de, Müvekkilimiz Şirket ile cari hesap usulüne göre çalışmamaktadır. Davacı Hastane'nin hizmet verdiği ve ödeme talep ettiği her bir sigortalı için faturasını ve ilgili evrakları Müvekkilimiz Şirket'e iletmesi gerekmektedir. Bu faturaların da Sözleşme'ye ve sigortalının poliçe teminat limit ve şartlarına göre düzenlenmiş olması gerekmektedir. Bu sebeple, Davacı Hastane'nin öncelikle alacağına dayanak hizmetleri, bu hizmetlerin sigortalıların poliçelerine ve Sözleşme'ye uygunluğunu ispatlaması gerekmektedir. Müvekkilimiz Şirket Kayıtlarına Göre Davacı'ya Ödenmemiş, Muaccel Bir Borç Bulunmamaktadır. Davacı Hastane tarafından davaya konu icra takibi açıldığında, Müvekkilimiz Şirket'in kayıtları incelenmiş, yapılan inceleme neticesinde Davacı Hastane'nin muaccel bir alacağının olmadığı tespit edilmiştir. Müvekkilimiz Şirket, Davacı Hastane'nin Sözleşme şartlarına uygun şekilde düzenlediği ve dava dışı sigortalıların poliçelerine uygun verdiği her bir hizmete ait faturayı ödemiştir. Bu sebeple, haksız alacak talebine dayalı davanın reddi gerekmektedir.” DELİLLER:-----. İcra Müdürlüğünün ------ esas sayılı takip dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.07.11.2024 tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde talimat yazılmış ve 03.12.2024 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.Bilirkişi raporunda özetle; Davacı tarafın e-defterlerin açılış ve kapanış onayları için hesap döneminin ilk ayının beratı ile son ayının beratların Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından onaylandığı, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, ilgili dönemdeki bütün ayların e-defterleri kanuni süresinde Gelir İdaresi Başkanlığı sayfasına yüklendiği ve onaylı defter beratlarının alındığı görüldüğünden; Söz konusu Ticari e-defterlerin takdiri sayın mahkemenize ait olmak üzere sahibi lehine delil olduğu anlaşılmıştır. Cari hesap hareketleri tablosundan da anlaşılacağı üzere davacı firmanın 2022 yılından devreden 66.179,00 TL alacağının 2023 yılına devrettiği, 25.10.2023 tarihinde KDV dahil 688,00 TL bir fatura kesildiği ve toplam 66.867,00 TL alacağına karşılık 2023 yılı içerisinde 26.660,20 TL tahsilat yapıldığı, dönem sonunda davacı tarafın 40.206,80 TL alacağının kaldığı ve dönemin bu şekilde kapatıldığı kayıtların incelenmesinden tespit edilmiştir, Kesilen faturalarda herhangi bir red veya itiraz kaydı bulunmamaktadır. Uygun görülmeyen faturalar için kesilen tüm iade faturaların deftere işlendiği görülmüştür. Cari hesap hareketlerinden de anlaşılacağı üzere 2023 yılında 5 adet iade faturasının geldiği ve defter kayıtlarına işlendiği görülmüştür. 25.10.2023 tarihinden sonra herhangi bir hareket olmamıştır. Davalı tarafın itiraz veya red ettiği tutarlar zaten iade faturası ile hesaptan düşürüldüğü tespit edilmiştir. İade faturası kesilip de cari hesap hareketlerine işlenmeyen faturalar ancak davalı firmanın ticari defterleri üzerinde yapılacak inceleme ile tespit edilebilecektir. 27.02.2025 tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir bilirkişisi ile sigortacı ve sağlık yönetimi uzmanı bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 11.05.2025 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.Bilirkişi heyet raporunda özetle; Mahkeme salonunda yapılan incelemede davalıya ait Yasal defterlerin Vergi Usul Kanunu 223-224-225 maddeleri ile TTK’nın ilgili hükümlerine uygun olarak noter açılış tasdikleri ile GIB onaylı e-beratların yasal süresi içerisinde alındığı, İşbu raporun “Mali İnceleme” başlığında ayrıntılarına yer verildiği üzere, davalı ticari defterlerinde -----Alıcılar hesabında yer alan müşterilerin dolayısıyla davacıya ait yardımcı hesapları ayrı ayrı takip edilmediği, yapılan işlemlerin muhasebenin “tam açıklama” kavramına aykırı olarak kayıt altına alındığı, bu nedenle davacıya ait muavin döküm yada cari hesap ekstresinin sunulamadığı, davalının 2020, 2021,2022,2023,2024 yıllarına ait ticari defterlerinde müşterilerin dolayısıyla davacıya ait yardımcı hesapların ayrı ayrı takip edilmediği, davalının anılan yıllarına ait ticari defterlerindeki kayıtların kayıtlar 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 64 ve 65. maddeleri ile 19.12.2012 tarih ve -- sayılı ---- Gazete’de yayımlanan Ticari Defterlere İlişkin Tebliğ’in 4, 7 ve 21/1. maddelerine uygun olarak yapılmadığı, bu nedenle huzurdaki dava konusu uyuşmazlığın çözümünde davacı ticari defterlerine değer verilmesi gerektiğini, Davacı ticari defterlerinin incelendiği talimat bilirkişi raporunda 31.12.2023 tarihi itibariyle davacı nezdinde davalının 40.206,80 TL borçlu olarak göründüğü tespitine yer verildiği, davalının sunduğu “ödeme bekleyen” listesindeki tazminat tutarlarına göre davacıya kesintilerden sonra net 24.851,58 TL ödeneceğinin belirtildiği, davalı nezdinde davacıya ait muavin dökümün sunulmaması nedeniyle aradaki fark tutarı tespit edilememiştir. Taraflar arasında münakit yukarıda davayla ilgili olabilecek maddeleri alıntılanmış Anlaşmalı Kurum Hizmet Sözleşmesi ve Anlaşmalı Kurum Tamamlayıcı Sağlık Sigortası Ek Protokolü uyarınca davacı hastane tarafından davalı sigorta şirketi sigortalılarına sağlık hizmeti sunulmaktadır. Ayrıntısı yukarıda yer alan Otomatik Tazminat Sistemi (OTS) aracılığıyla taraflar arasında iletişim sağlanmakta, OTS’den alınan talepler insura sistemi denilen tazminat sistemine düşerek, ilgili uzmanlara mail ile bilgilendirme yapmaktadır. Davacı kurumun faturasını düzenleyerek davalı kuruma gönderdiği ve bilgi / belge eksikliği nedeniyle ödeme yapılmayan tazminatların yer aldığı OTS- Fatura Kontrol alanını kullanmadığı görülmektedir. taraflar arasında yapılan ve raporumuzun incelenen belgeler bölümünde ekran görüntülerine yer verilmiş e posta yazışmalarında davalı kurum görevlilerinin müteaddit kez davacı kurum yetkilisini uyardıkları görülmüştür. 10 Nisan 2025 tarihinde sektör bilirkişisi tarafından yapılan yerinde inceleme sırasında davacı hastanenin OTS ekranına girilerek raporda yer alan ekran görüntüleri elde edilmiştir. Ekranda yer alan 8 tazminat dosyasında ‘Eksik ödeme yazısı’ nedeniyle ödemenin yapılmamış olduğu görülmektedir. DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:Dava, açık hesaba dayalı genel haciz yolu ile başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde düzenlenmiştir. İcra dosyası celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir.Ticari defterlerin sahibi lehine olması için HMK m. 222/2’de öngörülen şartlar; defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olması, defterlerin açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış olması ve ticari defterlerin birbirini doğrulamış olması gerekmektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. Davacı taraf ,bedeli ödenmeyen faturalara dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''. TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır. Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.Somut olayda; davacı davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla ----. İcra Dairesinin------ esas sayılı icra takip dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalının itirazı ile icra takibinin durmuş olduğu, davacı tarafın asıl alacağına yönelik itirazın iptali talebiyle mahkememizde süresi içerisinde huzurdaki davayı ikame etmiş olduğu, yapılan yargılama sırasında tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesinde; davacı defterlerinde yapılan incelemede ticari defterlerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun olarak yapıldığı ve kayıtlarında davacının 40.206,80 TL alacaklı göründüğü, davalı tarafından iade edilen faturaların defterde kayıtlı olduğu ve hesaptan düşürüldüğünün bildirildiği, davalını cevap dilekçesinde ve aşamalarda verdiği beyanlarında evrakların OTS sisteminden gönderildiği, sigortalıların poliçe teminat ve şartlarına göre sözleşmedeki fiyatlandırma üzerinden sağlık hizmeti aldığı, SUT fiyatlandırması üzerinde kalan kısmın ödendiği, bu hizmetlerin sözleşmeye uygun olduğunun ispatlanması gerektiği, faturada eksik ve hatalı olduğu, faturaların düzeltilmediği, OTS sisteminin incelenmesinin talep edildiği, mahkememizce dosyanın davalı defterlerinin ve OTS sistemi üzerinde inceleme yapılmak üzere dosyanın bilirkişi heyetin tevdi edildiği, heyet raporunda davalının ticari defterlerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun olarak yapılmış ise de davalının davacı nezdinde yardımcı nihai hesap açılmadığı, ticari defterdeki kayıtların tebliğ hükümlerine uygun olmadığı, davalının kayıtlarını eksiksiz ve usulüne uygun tutmadığından davacı defterlerine değer verilmesi gerektiği, OTS kayıtlarında eksik ödeme yazısı nedeniyle ödeme yapılmadığının görüldüğü bildirilmiştir. Davacı defterlerine değer verilmesi nedeniyle davalı savunmaları yerinde görülmeyerek, HMK 222.maddesi uyarınca ticari defter ve kayıtların davacı kayıtlarının davacı lehine delil teşkil ettiği kanaatine varılarak davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 40.206,80 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan 40.206,80 TL alacaklı olduğu, artık ispat yükünün davalı tarafa geçmiş olduğu ve aksinin dosya kapsamı itibariyle ispat edilemediği, faturaya dayalı ve likit olması nedeniyle davacının ayrıca icra inkar tazminatına yasal şartları bulunduğu anlaşılmakla, davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KABULÜNE; davalı tarafından ----- İcra Dairesinin ------- esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 40.206,80 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, 2-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine, 3-Asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 8.041,36 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 4-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 2.746,52 TL harçtan, peşin yatırılan 484,52 TL peşin harcın düşümü ile geri kalan 2.262,00 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA, 5-Davacı tarafından yapılan 484,52 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı, 16.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 210,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 17.122,12 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, davalı tarafça yapılan yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde talep edene İADESİNE, 8-3.120,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.