Anahtar kelimeler: Edisyon Kereye Mecrasına Talepdavacı Süresiz Eseri Lisanslanmasından Lisanslamalardan Lisanslama Doğacak

T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO: ████████ Esas
KARAR NO: ████████
DAVA: Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavüzün Tespiti İstemli)
DAVA TARİHİ: █████/2024
KARAR TARİHİ: █████/2025
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, ----- müvekkilİ şirket arasında, ------ tarihli bir adet edisyon sözleşmesi imzalandığını, edisyon sözleşmesi ile, sözleşme ekinde listelenmiş olan eserler süresiz olarak müvekkili şirket tarafından devir alınmış, yapılan bu devir nedeniyle, davalıya 15.000.-TL mali hak bedeli ödenmiş, ayrıca eserlerin lisanslanmasından doğacak bedellerin hangi oranlarda paylaşılacağı da sözleşmenin 7. maddesinde düzenlenmiş olduğunu, yani hem süresiz devir nedeniyle bir kereye mahsus bir ödeme yapılmış, hem de yapılacak lisanslamalardan lisanslama mecrasına göre değişen oranlarda pay verileceğinin kararlaştırıldığını, sözleşme taraflar arasında devam ederken davalı, ------- yevmiye nolu ihtarnamesiyle, sözleşmedeki yükümlülüklere uyulmadığı ve bu nedenle maddi ve manevi zarara uğradığını iddia ederek ilgili sözleşmeden caydığını beyan etmiş olduğunu, cayma ihbarının tebliği tarihi olan 10.05.2024 tarihine kadar yaklaşık 8 yıldır devam eden, sözleşme süresi boyunca davalı eserleri lisanslanmak suretiyle sözleşme ile kararlaştırılan paylar oranında davalıya ödeme yapılan sözleşmenin, müvekkilce sözleşme yükümlülüklerine uyulmadığı ve maddi manevi zarara uğranıldığı 'soyut' ve 'dayanaksız' bir şekilde gerekçe gösterilerek mehil verilmeden cayılması FSEK 58. maddeye aykırı olduğu gibi -------- düzenlenen iyi niyet kurallarına da aykırı olduğunu, cayma ihbarı usulüne uygun yapılmadığı gibi, maddi koşulları da oluşmamış, haksız ve kötü niyetli olduğunu,Davalının imzaladığı sözleşmeden istediği zaman istediği şekilde vazgeçebileceğini düşünmekle birlikte FSEK 58. Madde ile sözleşmeden hangi koşullarda ve ne şekilde cayılabileceği düzenlenmiş olup, davalının cayma ihbarı hem şeklen ve de içerik olarak yasal koşullara sahip olmadığını, Davalının özgür iradesiyle imzaladığı sözleşmenin koşullarına uymakla yükümlü olduğunu, sözleşmeye bağlılık ve sözleşme serbestisi hukukumuzun temel ilkelerinden olduğunu, cayma ihbarının usulüne uygun yapılmadığını, FSEK 58. maddede düzenlenmiş cayma hakkını kullanmak isteyen eser sahibinin, bu hakkını usulüne uygun olarak kullanması için “cayma hakkını kullanmak isteyen eser sahibi sözleşmedeki hakların kullanılması için noter vasıtasıyla diğer tarafa münasip bir mehil vermeye mecburdur. Hakkın kullanılması, iktisap eden için imkânsız olur veya tarafından reddedilir yahut bir mehil verilmesi halinde eser sahibinin menfaatleri esaslı surette tehlikeye düşmekte ise mehil tayinine lüzum yoktur.” Şeklinde düzenlendiğini, FSEK 58. madde ile cayma hakkının kullanımı halinde, noter kanalıyla diğer tarafa uygun bir mehil verilmesinin mecburi olduğu, sadece bazı istisnai durumlarda mehil verme zorunluluğunun bulunmadığı hususunun düzenlendiğini, maddede düzenlenen istisnai hallere bakıldığında, dava konusu olayda bu istisnai durumların hiçbirisinin sözkonusu olmadığını, Cayma ihbarı usulüne uygun olarak yapılmadığı gibi, cayma hakkının kullanımının maddi koşullarının da oluşmadığını, ---- ülkemizde faaliyet gösteren en önemli kataloğa sahip ilk üç şirketten birisi olduğunu, edisyon faaliyetinin itibarlı bir yerde konumlanması ve bir aktör olarak piyasada gerekli yeri alabilmesi amacıyla müvekkil şirketin de kuruluşunda öncülük ettiği ------ kurulmuş ve halen faaliyetine devam ettiğini, Davalı yan davaya konu cayma ihbarı öncesinde de, ----- tarihli ihtarnamesiyle yine cayma ihbarında bulunmuş, bilahare ----- yevmiye nolu ihtarnamesiyle cayma ihbarından rücu etmiş olduğunu, Davalının avukatı kanalıyla gönderdiği bir önceki cayma ihbarından rücu ettiğini beyan ettiği ihtarnamesinden de anlaşılacağı üzere, lisanslama bedelleri dışında ek avanslar alabilmek amacıyla, FSEK’in en temelde eserlerin sahibinin manevi haklarının ihlal edildiği ve özellikle eserlerin kamuya ulaştırılmadığı, durumlarda ve koşulları oluştuğunda kullanılmak şartıyla eser sahiplerine tanıdığı sözleşmeden caymaya ilişkin hakkı adeta sürekli bir tehdit olarak kullanmaktan kaçınmamıştır. Davalının ne kadar samimiyetsiz ve kötü niyetli olduğu her şeyden öte ilk cayma ihbarından rücu beyanıyla dahi ortadadır. Davalı özgür iradesiyle yapmış olduğu tüm bu tasarruflardan nasıl kurtulurum ya da ek bir çıkar nasıl elde ederim çabasında olup, yasaların kötü niyeti korumayacağını, davalı bakımından da, tıpkı katalogda eserleri yer alan diğer eser sahipleri bakımından olduğu gibi benzer bir anlayışla hareket edilmiş, eserlerin pazarlanması ve çeşitli mecralarda kullanımı için çaba harcanmış, bu çerçevede çeşitli lisanslar tanındığını, Davalıya ilgili edisyon sözleşmesi kapsamında halihazırda 371.559,92-TL telif ödemesi yapılmış olduğunu, ayrıca müvekkili tarafından yapılan lisanslamalar nedeniyle meslek birliği nezdinde doğan telif bedelleri de üye olunan ---- tarafından davalıya yapılmış olup, ---- yazılacak müzekkere sonucunda ----- ödenen telif bedellerinin de görüleceğini, davalı eserlerinin lisanslanması, meslek birliğine gerekli bildirimlerin yapılması, yurtdışı kullanımların takibi vb. gibi eserlerle ilgili sözleşme ile taahhüt edilen tüm hususlarda fazlasıyla ve titizlikle çalışılmış, eserlerin olabildiğince lisanslanması ve gelir elde etmesi için gerekli tüm çalışmaların yapıldığını, FSEK 58. Maddesinde düzenlenen cayma hakkının ilgili yasa ile düzenlenme amacı; eser sahibinden hak iktisap eden kişinin, bu haktan gereği gibi faydalanmaması ve bu durumun eser sahibinin menfaatlerini esaslı surette ihlal etmesi halinde, eser sahibine sözleşmenin sona erdirilmesi amacıyla bir hak tanınması olduğunu, cayma ihbarı usulüne uygun olarak yapılmadığı gibi, yasada belirtilen ihlal yani cayma hakkının kullanımının maddi koşulları da gerçekleşmediğini, cayma ihbarı usulüne uygun şekilde yapılmamış yani şekle ilişkin koşul olan mehil verme şartı yerine getirilmemiş, aynı zamanda cayma hakkının kullanımını haklı kılacak esasa ilişkin koşulların da oluşmadığını, koşulları oluşmayan hakkın kullanımının şekli ve maddi koşulları oluşmadığı gibi, davalı aynı zamanda kötüniyetlli olup, bu koşulların bulunduğunun kabulü halinde dahi hakkın kötüniyetli kullanımı hukuken korunmadığını, mehil verme gereği dahi hissetmeden doğrudan cayma hakkını kullanan davalının yapmış olduğu cayma ihbarına yönelik itirazlarımızın kabulünü talep etmiştir.
DAVAYA CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Taraflar arasında 14.04.2016 tarihli edisyon sözleşmesi başlıklı sözleşmenin kuruluşunun ilk yıllarından itibaren davacı şirket , sözleşmeden doğan yükümlülüklerini gereğince yerine getirmemiş ve müvekkilimi mağdur eden bir tutum izlemiş, bu nedenle, müvekkilinin, ------ tarihli ihtarnamesini davacı şirkete göndermiş, ancak şirket yetkililerinin kusurlarını kabul edip düzeltme ve tazmin vaatleri üzerine bu caymadan vazgeçmiş olup, dava sürecinde ortaya çıkacağı gibi ,her iki ihtarnamenin de haklı sebeplere dayandığını, özellikle son dört yıldır ,müvekkilimin eserlerini kullanmak isteyen çok sayıda şirket , besteci ve icracı sanatçı ,davacı şirketin olumsuz tutumları ve kabul edilemeyecek ölçüde fahiş bedeller talep etmesi nedeni ile müvekkilime ait eserleri kullanamamış olduğunu, davacının bu yöndeki eylem ve işlemleri müvekkilime maddi açıdan büyük zarar verdiği gibi, tanınırlığını ve sanatsal itibarını zedeleyici bir nitelik taşımakla, manevi açıdan da büyük zararlar verdiğini, dava dilekçesinde iddia olunanın aksine, belirtilen bu zararların , ihtarnamede davacıya süre verilmesi sureti ile giderilebilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın taraflar arasında düzenlenen edisyon sözleşmesinin davalı tarafça haksız olarak fesh edilip edilmediği, bu sebeple cayma ihbarının geçerli olup olmadığı, noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. ------talimat yolu ile alınan Davalı tanığı ---- ifadesinde; "Davacı ----- duydum, ancak kimin işlettiğini ve sahiplerinin kimler olduklarını bilmiyorum, davacı şirket ile davalı arasındaki sözleşmeden herhangi bir bilgim yoktur, ilk defa duydum, davalının sözleşmeden neden caydığını bilmiyorum," şeklinde beyanda bulunduğu görüldü.
Davalı tanığı ------ ifadesinde; "Davalı taraf büyük dedelerimizden akrabalığımız olan ve aynı zamanda arkadaşlığımız olan biridir, yaklaşık 4-5 ay ------ yaşıyorum, davalı da aynı şekilde yılın 4-5 aynı ----- geçirir, ben de besteci ve yorumcu olduğumdan kendisi ile mesleki olarak yakınlığmız dolayısı ile sık sık görüşürüz, davalının 11 şiirini besteledim, müzik eseri olarak albüm yapıldı, yaklaşık 5 yıl önce davacı ile bir anlaşma imzaladığını biliyorum, ancak tam olarak tarihi hatırlamıyorum, sözleşmenin içeriğini de bilmiyorum, ancak kendisi memlekette olduğumuz dönemde bana kendi yazmış olduğu şiirler üzerinde tasarruf edemediğini, kendisinden parça istendiğinde sanatçılara veremediğini, davacı ile yapmış olduğu sözleme dolayısı ile kendisinden parça isteneyen sanatçılardan davalının bir bedel talep etmemesine rağmen davacının çok yüksek bedeller talep etemesi, dolaylısı ile parçalarını sanatçılara veremediğini, hatta adının paracıya çıktığını söylüyor ve sözleşmeden dolayı mağdur olduğunu beyan ediyordu, ayrıca benim yaşadığım bazı olaylarda vardır, örneğin İber ---- bana kıvırcık ----- diye bilinen icracı sanatçının davalının şiirlerinden albüm yaptığnı ancak davacının sözler dolayısı ile fahiş miktarda talepte bulunduğunu ve bu albümü yayınlayamadığını söylemişti, yine ---- isimli icracı sanatçının başına gelen bazı olaylar nedeni ile yaşadığı mağduriyeti davalıya anlattım, davalının eserini besteleyip kendisine vereceğimiz söyledim, ------- davalının söz yazarı olduğu benim bestelediğim parçayı stüdyoya girip seslendirdi hatta klibi çekti ancak davacı haklar kendisinde olduğunundan bahisle yüksek bedeller talep etmiş, bu albümü uzun süre yayınlayamadı, daha sonra davacı ile içeriğini bilmediğim bir şekilde anlaşmışlar, ---- verdiğimiz parçayı daha önce başka sanatçılar da seslendirdiğinden ilk olarak albüme koyan sanatçılardan istenen bedeller piyasadaki taamül gereği istenmez daha düşük bedel isterir, ancak davacı yüksek bedel istemiş, bilgim bundan ibarettir, " şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi raporu aldırılmıştır. Bilirkişi heyeti heyet rapor içeriğine göre;
1- Öncelikle FSEK madde 58. Maddesi uyarınca davalının davacı şirkete -------- yevmiye nolu ihtarnamesiyle, sözleşmedeki yükümlülüklere uyulmadığı ve bu nedenle maddi ve manevi zarara uğradığını iddia ederek ilgili sözleşmeden caydığını ihtaren bildirmiş olduğu,FSEK 58/3 maddesinde Verilen mehil neticesiz geçerse veya mehil tayinine lüzum yoksa noter vasıtasiyle yapılacak ihbar ile cayma tamam olur. Cayma ihbarının tebliğinden itibaren 4 hafta geçtikten sonra caymaya karşı itiraz davası açılamaz.” Amir hükmü uyarınca ; davalı tarafından davacıya 06.03.2024 tarihinde gönderilen ihtarnamenin (bu ihtarın ne zaman davacıya tebliğ edildiği tespit edilememiş ise de) davacıya tebliğinden itibaren 4 haftalık sürenin geçmesinden sonra Sayın mahkemenizde 31.05.2024 tarihinde işbu davanın açılmış olduğu, yani davanın yasal süreden sonra açılmış olduğu,
2- Davalının taraflar arasında ------ tarihli edisyon sözleşmesi ile devraldığı mali hakları ilk cayma ihbarından rücu ettiği tarih olan 04.02.2020 tarihi ile cayma ihbarının------ kanalı ile ileri sürüldüğü 06.03.2024 tarihleri arasında GEREKTİĞİ GİBİ KULLANMAMIŞ olduğu, bu tarihler arasında davacının sözkonusu mali hakları gerektiği gibi kullandığına ----------- ve davalının gelirini arttırdığına ilişkin bilgi ve belge sunmadığı gözönüne alındığında davalının işbu edisyon sözleşmesi ile eserden doğan mali haklarının davacıya devrinden amaçlanan faydayı elde etmediği,
3-Davalı tarafından davacıya ------ yevmiye nolu ihtarnamesiyle gönderilen cayma beyanının geçerli olduğu," yönünde görüş bildirilmiştir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME:FSEK'in 8, 14,15, 16,17/1,17/3, 21,22,23,24,25,45,49,58 ve 60. mddeleri
GEREKÇE:Dava; taraflar arasında düzenlenen edisyon sözleşmesinin davalı tarafça haksız olarak fesh edildiğinden bahisle cayma ihbarının geçersizliğinin tespiti davasıdır. Davacı taraf davalı ile ----- numaralı edisyon sözleşmesinin imzalandığını, davalı tarafın ---- yevmiye nolu ihtarnamesiyle gönderilen cayma beyanının sözleşme kapsamında haksız olarak keşide edildiğini ve bu sebeple cayma beyanının geçersizliği ile sözleşmenin halen ayakta bulunduğunun tespitini talep ve da etmiştir. Dava konusu somut uyuşmazlıkta; davalı---- davacı şirket arasında, ------ yevmiye numaralı edisyon sözleşmesinin imzalanmış olduğu, sözleşme içeriğine göre sözleşme ekinde listelenmiş olan müzik eserlerinden doğan işleme hakkı, çoğaltma hakkı, yayma hakkı, temsil hakkı, işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim haklarının süresiz olarak davacı şirkete devredilmiş olduğu, söz konusu eserlerin FSEK'teki koruma süresi boyunca editörün kataloğunda bulunacağı, münhasıran editör tarafından edisyon faaliyetlerine konu edileceği, editörün, yurt içinde ve yurt dışında eserin takibi ve tahsili amacıyla meslek birliklerine başvurmak, üye olmak ve takip ve tahsil yetkisini bu kuruluşlara devretmek, hak ve yetkisine sahip olduğu, Editörün eseri düzenlemek, aranje etmek, adaptasyonu yapmak sözlerini muhtelif dillere tercüme etmek, velhasıl her türlü işleme konularında eser sahibinin yazılı onayını almak koşuluyla ilgili kişi veya kuruluşları seçme ve bunlara izin vermeye ve yetkilerine sahip olduğu, Editörün izin verdiği işlemci ile yapılacak sözleşmede işlemciye tanınacak işleme payını %10 nu geçmemek üzere belirlemeye de münhasıran ve tam olarak yetkili olduğu, sözleşmenin 7. maddesinde eser sahibine yapılacak ödemelerin düzenlendiği, bu maddeye göre, editör takip ve tahsil ettiği mali hak bedelleriyle ilgili olarak yapılan pazarlama ve takip ile ilgili her türlü vergi ve masraflar çıktıktan sonra kalan net gelirin %75 ini eser sahibine ödeyecek, bir başka deyişle paylaşım planı %70 eser sahibi %30 Editör şeklinde olacaktır, 7.2. Editör, Türkiye'de meslek birliği üyesi olması ve meslek birliği kanalıyla tahsilat yapılması halinde meslek birliği ödemeyi %70 eser sahibi %30 editör şeklinde doğrudan taraflara yapacaktır. 7.3. Editör, yurtdışı kaynaklı maliyet bedelleriyle ilgili olarak yapılan pazarlama ve takip ile ilgili her türlü vergi masraflar ve yurtdışı temsilci editörün payı çıktıktan sonra kalan net gelirin %50'sini eser sahibine ödeyecek, Yurtdışı kaynaklı meslek birlikleri telif paylaşımı ise %50si editör, %50 si eser sahibi biçiminde olacaktır. 7.4. Editör, kullanıcılardan doğrudan tahsil ettiği maliyet bedellerinin sözleşme ile belirlenen paylaşım planı dahilinde olmak üzere. Tahsilatta itibaren en geç bir ay içinde eser sahibine ödeyecektir. Sözleşme bedeli:1.000,00-TL olarak belirlenmiştir." şeklinde düzenlendiği sabittir. Yine taraflar arasında sözleşme devam ederken davalı tarafından davacı şirkete ------yevmiye nolu ihtarnamesiyle, sözleşmedeki yükümlülüklere uyulmadığı ve bu nedenle maddi ve manevi zarara uğradığını iddia ederek ilgili sözleşmeden caydığını ihtaren bildirmiş olduğu, davalı tarafça davacı şirkete------ tarihli ihtarnamesiyle yine cayma ihbarında bulunulmuş olduğu, ------ yevmiye numaralı ihtarnamesiyle cayma ihbarından rücu etmiş olduğu, yine ---- tarihli cevabi yazı ile; Meslek birliği kayıtlarında ----- davalı ----- yaptığı ödemeleri gösteren kaydın tespit edilememiş olduğu, taraflar arasındaki edisyon ilişkisinin detaylarını gösteren 14.04.2016 tarihli edisyon sözleşmesinin yazıya eklenerek gönderildiği sabittir. Bu tespitlerden sonra davalı tarafın davacı tarafa göndermiş olduğu cayma beyanının sözleşme kapsamında ve tarafların hak ve yükümlülükleri gözetilerek incelendiğinde, cayma hakkının FSEK 58. Maddede düzenlendiği, bu hükme göre, Mali bir hak veya ruhsat iktisap eden kimse, kararlaştırılan süre içinde ve eğer bir süre tayin edilmemişse icabı hale göre münasip bir zaman içinde hak ve salâhiyetlerden gereği gibi faydalanmaz ve bu yüzden eser sahibinin menfaatleri esaslı surette ihlâl edilirse eser sahibi sözleşmeden cayabilir.Cayma hakkını kullanmak isteyen eser sahibi sözleşmedeki hakların kullanılması için noter vasıtasiyle diğer tarafa Münasip bir mehil vermeye mecburdur. Hakkın kullanılması, iktisap eden kimse için imkânsız olur veya tarafından reddedilir yahut bir mehil verilmesi halinde eser sahibinin menfaatleri esaslı surette tehlikeye düşmekte ise mehil tayinine lüzum yoktur.
Verilen mehil neticesiz geçerse veya mehil tayinine lüzum yoksa noter vasıtasiyle yapılacak ihbar ile cayma tamam olur. Cayma ihbarının tebliğinden itibaren 4 hafta geçtikten sonra caymaya karşı itiraz davası açılamaz. İktisap edenin mali hakkı kullanmamakta kusuru yoksa veya eser sahibinin kusuru daha ağır ise hakkaniyet gerektiği hallerde iktisap eden, münasip bir tazminat isteyebilir. Cayma hakkından önceden vazgeçme caiz olmadığı gibi bu hakkın dermayanını iki yıldan fazla bir süre için meneden takyitler de hükümsüzdür.”FSEK 58. Maddesinde belirtilen cayma hakkının kullanılması için ihtar gönderilebilmesi için, hakları devralanın mali hak veya ruhsatı hiç veya gerektiği gibi kullanmamış olması lazımdır. Taraflar sözleşmede hakkın kullanım süresini açıkça belirlemiş olmasına rağmen iktisap eden bu süreyi hareketsiz geçirmişse caymaya esas kullanmama fiili gerçekleşmiş sayılır. İhtarın muhtevasında mutlaka sözleşmedeki hakların kullanılması talebinin mevcut olması gerekir. Şeklinde cayma hakkının çerçevesinin belirlendiği, bu kapsamda somut uyuşmazlıkta sözleşme kapsamı ve cayma ihbarı birlikte değerlendirildiğinde, davalının cayma hakkını kullandığı 06.03.2024 tarihli ihtarnamesinde, davacıya hakkın kullanılması münasip bir mehlin verilmediği, ancak hakkı devralan davacı tarafın sözleşme kapsamındaki yükümlülükleri ile sözleşmenin cayma beyanına kadar geçen sürede davacı tarafın ------kayıtlarına göre davalı taraf bir ödeme yaptığına dair kaydın bulunmadığı yönündeki bildirimi, meslek birliklerinin üyelerine yılda dört kez ödeme yaptıklarına dar tespitler, davacı tarafça eser kaydının dışında eserin pazarlanması konusunda yeterli çaba ve özeni gösterdiği hususunda bir delil ibraz etmediği hususları birlikte değerlendirildiğinde davacı tarafın sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirmediğinin sabit olduğu, bu haliyle FSEK 58. Maddeden kaynaklı davalı tarafın mehil vermeksizin sözleşmeden cayma hakkını kullanmasının yerinde olduğu, yine davalı tarafça cayma hakkının -------tarihinde davalı tarafça kullanıldığı, davacı tarafın huzurdaki davayı 31.05.2024 tarihinde ikame ettiği, FSEK 58/3 maddesinde Verilen mehil neticesiz geçerse veya mehil tayinine lüzum yoksa noter vasıtasiyle yapılacak ihbar ile cayma tamam olur. Cayma ihbarının tebliğinden itibaren 4 hafta geçtikten sonra caymaya karşı itiraz davası açılamaz.” Amir hükmü uyarınca davacı tarafın dört haftalık süre içinde huzurdaki davayı açmadığı, bu haliyle cayma beyanına karşı anılan kanun hükmü gereği davacı tarafın dava açma ve itiraz hakkının da sona erdiği kabul edilmiş ve davalı tarafın cayma beyanının geçerli olduğu kabul edilerek davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan başlangıçta yatırılan 427,60 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
4-Davacı tarafça sarfedilen yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafça sarf edilen 400,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
6-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!