Anahtar kelimeler: Bankşubesine Konusuistirdat Ekstresinden Ştiden Devraldığını Satımdan Ciro Çeki Keşidecisi Seri

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO:████████
KARAR NO:████████
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:█████/2022
NUMARASI:███████ E. - ████████ K.
DAVANIN KONUSU:İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:█████/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin aralarındaki ticari ilişki nedeniyle dava dışı.... Şti.'den davanın konusu olan ...bank...şubesine ait ... seri numaralı keşidecisi ... olan █████/2021 keşide tarihli 20.000,00-TL bedelli çeki ve ayrıca dava konusu olmayan bir başka çek de dahil olmak üzere toplam 2 adet çeki ciro ve teslim suretiyle devraldığını, dosyaya sunulan hesap ekstresinden de anlaşılacağı üzere yine aralarındaki ticari ilişkiye dayanarak dava dışı .... Şti. emrine tam ciro yapıldığını ancak işbu çeklerin müşteri şirketine gönderilmek üzere kargoya verildiği esnada ilgili şirkete ulaşmadan kaybolduğunu, dolayısıyla çekin müvekkili zilyetliğinde iken rızası dışında elinden çıktığını, söz konusu iki çek için İstanbul Anadolu 7. ATM. ████████ E. sayılı dosyasıyla çek iptali davası açıldığını, yargılama sürerken dava konusu olmayan ilk çekin ibraz edildiği banka tarafından bildirildiğinden Bakırköy 4. ATM.'nin ████████ Esas sayılı dosyasıyla da istirdat davası açıldığını, dava konusu çekle ilgili olarak da istirdat davası açmak üzere kendilerine 1 aylık kesin süre verildiğini, henüz yargılama devam ederken davalı ... tarafından ... Sayılı dosyasıyla müvekkili ve diğer cirantalar hakkında icra takibi başlatıldığını, takibin taliki veya iptali talebiyle açılan İstanbul 19. İcra Hukuk Mah. ████████ E. Sayılı dosyasında şikayetin kabulü ile takibin müvekkili yönünden iptaline karar verildiğini ve dosyanın şuan istinafta olduğunu, sorumlular hakkında Bakırköy CBS. ██████████ Sor. Sayılı dosyasıyla başlatılan soruşturmanın devam ettiğini, izah edilen ve re'sen nazara alınacak nedenlerle fazlaya ilişkin talepler saklı kalmak kaydıyla zayi edilen çek nedeniyle istirdat davası açmak üzere müvekkiline süre verildiğinden dava konusu çek nedeniyle borçlu olunmadığının tespitini, çekin istirdatı ile müvekkiline iadesini, HMK 209. Ve İİK. 72. Maddeleri uyarınca tedbiren çek bedelinin ödenmesinin önlenmesini, icra takibinin durdurularak icra kasasındaki çekin alacaklı / üçüncü şahıslara verilmemesini, talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalardan ... ile müvekkili şirket arasında faktoring sözleşmesi akdedilerek sözleşme gereği davalı / borçluya ön ödeme yoluyla finansman sağlandığını, finansman karşılığında dava konusu çekin faturaya istinaden teslim tutanağı ile ciro ve teslim alındığını, müvekkili şirketin üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirerek dava konusu çeki iktisap etmesi nedeniyle herhangi bir kusur isnat edilemeyeceğini, müvekkili şirketin fatura konusu alacağın ödeme vasıtası olarak çeki iktisap etmesi dolayısıyla bu durumun 6361 sayılı kanuna uygun olması nedeniyle çeki iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmediğini ve çekin iktisabında kusuru bulunmadığını, müvekkilinin çekin keşidecinin rızası dışında elden çıktığını bilmesinin mümkün olmadığını, davacının çekin rızası dışında elden çıktığını - çekin yetkili hamili olduğunu ve müvekkilinin bu çeki iktisap etmede kötü niyetli olduğunu delillerle kanıtlaması gerektiğini, çekin davacının iddia ettiği gibi kaybolduğu veya çalındığına ilişkin kesinleşmiş bir yargı kararının bulunmadığını, davacının delillendiremediği iddialarına dayanılarak takibin durdurulmasının usul ve yasalara aykırı olduğunu, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi ile davacının kötü niyet tazminatı ödemesine hükmedilmesini, talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı ile;"Davacının menfi tespit davasının tüm davalılar yönünden KABULÜ İLE; davacının ... sayılı dosyasında ve dava konusu ...bank ... Şubesi'ne ait, keşidecisi ..., hamili ... A.Ş. olan, █████/2021 keşide tarihli, 20.000,00-TL bedelli çek yönünden davalılar ... Şirketi, ... (...Tesisat) ve ... Şirketi'ne borçlu olmadığının tespitine, Davacının istirdat davasına yönelik talebinin davalı ... Şirketi yönünden KABULÜ İLE; dava konusu ...bank ...Şubesi'ne ait, keşidecisi ..., hamili ... A.Ş. olan, █████/2021 keşide tarihli, 20.000,00-TL bedelli çekin, davalı ... Şirketi'nden alınarak (istirdatına) davacı tarafa verilmesine," karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davalı ... A.Ş. vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 6361 sayılı yasanın belirtmiş olduğu tüm yükümlülükleri yerine getirmek suretiyle dava konusu çeki iktisap ettiğini, müvekkiline herhangi bir kusur isnadının mümkün olmadığını, davacının öne sürdüğü kişisel nedenler ve def'ilerin müvekkili şirkete karşı ileri sürülemeyeceğini, müvekkilinin çeki iktisabında ağır kusuru bulunmadığını, bile bile borçlunun zararına hareket etmediğini, bu nedenle davacının iddialarının mesnetsiz olduğunu, TTK 792.madde gereğince yeni hamilin ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde çeki geri vermekle yükümlü olduğunu, müvekkili şirketin iktisap anında çekin keşidecinin rızası dışında elden çıktığını bilmesi ve bilebilecek durumda olmasının beklenmeyeceğini, çekin rıza dışı elden çıkması halinde ispat yükünün bunu ileri süren davacıya ait olduğunu, davacının çekin yetkili hamili olduğunu ve rızası hilafına elden çıktığını, müvekkilinin bu çeki iktisap etmekte kötüniyetli olduğunu ve ağır kusuru bulunduğunu kesin ve inandırıcı delillerle kanıtlaması gerektiğini, ancak davacının çekin ne sebeple uhdesinden çıkmış olduğuna dair inandırıcı herhangi bir açıklama yapmadığını ve bunu kanıtlayabilecek bir delil de sunmadığını, davacının bahsettiği dava dışı şirket adına tam ciro da yapılmadığını, müvekkili şirketin çeki kötü niyetli iktisap ettiğini de kanıtlayamadığını, söz konusu çekin hukuka uygun bir şekilde iktisap edildiğini, mahkeme gerekçesi aksine cironun geçerli bir ciro olabilmesi için senedin kime ciro edildiğinin gösterilmesi gerekmediğini, senedin arka yüzüne veya senede bağlı alonj üzerine sadece imza atılmak suretiyle de senet ciro edilebileceğini, bu şekilde yapılan ciroya beyaz ciro dendiğini, beyaz ciro sonrası yapılacak cirolar geçerli olup ciro silsilesinde kesiklik oluşmayacağını, bu nedenle kararın hukuka aykırı olduğunu, davacı her ne kadar kendisine ait çekin elinden çıktığını iddia etmişse de bu çekin ne şekilde elinden çıktığını açıklayamadığını, buna ilişkin inandırıcı bir kanıt sunamadığını, çalındığına dair kesinleşmiş bir yargı kararı olmadığını, bu iddiaları sunmuş olmalarına rağmen mahkemece dikkate alınmadığını ve bu yönde bir araştırma yapılmadığını, müvekkilinin dava konusu çeki hukuk sınırları içerisinde iktisap ettiğini, davacının kötüniyeti kanıtlayamadığını, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Şti. vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davadan gerekçeli kararı 11.12.2022 tarihinde posta kutusunda tesadüfen bulması ile haberdar olduğunu, müvekkiline tebligat yapılmadığını, ödeme emrinin müvekkiline usulsüz tebliğ edildiğini, hangi tarihte bırakıldığı konusunda bir bilgileri olmadığını, tebliğ parçası üzerinde basılan 08.12.2022 tarihi yerine tebellüğ tarihlerinin ıttıla tarihleri olan 11.12.2022 tarihi olarak 11.12.2022 olarak tespit ve kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini, dava dilekçesi ve tensip zaptının ... gönderi takibi ekranına bakıldığında adreste tanınmadığı gerekçesiyle iade edildikten sonra tekrar tebliğe çıkarılmadığını, çıkarılmış ise de UYAP'ta buna ilişkin kayıt bulunmadığını, müvekkilinin 5 senedir aynı adreste faaliyet gösterdiğini, adreste tanınmadığı hususunun kim tarafından beyan edildiğinin belirtilmeyip imzasının alınmadığını, ortada müvekkiline usule uygun hatta usulsüz tebliğ edilmiş bir tebligat bulunmadığını, tüm istinaf sebeplerinin süresinde yapılmış olduğunun kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini, mahkeme kararının ve müvekkili şirket aleyhinde vekalet ücreti ile yargılama giderine hükmedilmesinin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, davalının yaptığı şikayet başvurusu ile iptalini sağladığı ve davalılardan ... A.Ş. Tarafından açılan ... sayılı takip dosyasında müvekkili şirketin de borçlu gösterildiğini, takibe ve yerel mahkemeye konu çek üzerindeki imzanın müvekkili şirketin tek ortağı ve yetkilisi ...'a ait olmadığını, müvekkili şirkete ithafen basılan kaşenin de müvekkili şirket kaşesi olmadığını, çekteki imza ile müvekkili imzasının da benzer olmadığını, müvekkili şirketin takibe konu çekin keşidecisi, lehdarı ve kendisi dışındaki hiçbir cirantayı tanımadığını, müvekkili şirket ile kendisinden önce gelen ve sonraki ciranta da dahil olmak üzere çekte ismi yazılı diğer gerçek ve tüzel kişilerle hiçbir ticari ilişkisi bulunmadığını, müvekkilinin sadece kendi sektörü olan ambalaj sektöründe yer alan firmalarla çalışmakta ve çek alışverişi yapmakta olduğunu, takibe konu çek üzerinde lehdar ve ciranta sıfatı ile yer alan firmaların hiçbirinin müvekkiliyle aynı sektörde yer almadığını, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; İstanbul BAM 23. Hukuk Dairesi'nin kararında ciro silsilesinin kopuk olduğuna karar verilmiş olup bu kararın kesinleştiğini, bu nedenle HMK 303 maddesinde düzenlenen kesin hüküm nedeniyle istinaf talebinin reddi gerektiğini, davalının dava konusu çeki kötü niyetli olarak veya ağır kusurlu olarak iktisap ettiğini, çekin kargoda iken çalınmak suretiyle tedavüle sokulduğunu, müvekkili tarafından yapılan tam cirodan sonra ciro silsilesinde kopukluk oluştuğundan davalının yetkili hamil olmadığını, bu hususun çek metninden açıkça anlaşıldığını, davalının bir faktoring şirketi olup basiretli bir tacir gibi hareket etme sorumluluğu bulunduğunu, çek metnini ve ciro silsilesinde dış görünüş itibariyle kopukluk olup olmadığını incelemesi gerektiğini, davalılardan ... tarafından yapılan istinaf başvurusunda dava dilekçesinin usulsüz tebliğ edildiği iddia edilmişse de dava dilekçesi ve tensip zaptının 35. Maddeye göre tebliğ edildiğini, bunun dışındaki istinaf sebeplerinin tarafı oldukları dosyalarla aynı mahiyette olup sonucu itibariyle usul ve yasaya uygun olan mahkeme kararının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte olmadığını, davalının bahsettiği ilamlarda imzasının sahte olduğuna ilişkin bir tespit veya karar olmadığını, bu hususta davalı tarafından yapılan bir savcılık şikayeti olmadığını, dava açılırken çek metninde cirosu görünen taraflara husumet yöneltilmiş olup imzanın sahte olup olmadığını bilebilecek durumda olmadıklarını, muhatapların imzanın geçerliliğini araştırmak zorunda olmadığını, bu nedenle davalının yargılamaya sebep olmadığı gerekçesiyle aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmeme talebinin yerinde olmadığını, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç:HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava, zayi nedeniyle menfi tespit ve çekin istirdadı istemine ilişkindir.Davacı Vekili, müvekkili şirketin ticari ilişkileri kapsamında dava dışı ...Şti.’den, keşidecisi ... olan █████/2021 keşide tarihli, 20.000,00 TL bedelli çeki, ayrıca bir başka çeki ciro ve teslim yoluyla devraldığını, bu çeklerin, dava dışı ... Ltd. Şti. emrine tam ciro edilerek kargo ile gönderildiğini, ancak kargo sürecinde çeklerin kaybolduğunu, dolayısıyla müvekkilinin zilyetliğinde iken rızası dışında elinden çıktığını, çek iptali davası açıldığını, davalı ... A.Ş. tarafından .... sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine takip başlatıldığını, bu takibin iptali amacıyla açılan İstanbul 19. İcra Hukuk Mahkemesi ████████ E. sayılı şikayet dosyasında, takibin iptal edildiğini, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı ██████████ Soruşturma No ile ceza soruşturmasının sürdüğünü beyan ederek, zayi edilen çek nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ile çekin istirdadını talep etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili şirket ile ... arasında faktoring sözleşmesi bulunduğunu, çekin, faturaya dayanarak ciro ve teslim yoluyla devredildiğini, müvekkilinin çekin keşidecisinin rızası dışında elden çıktığını bilmesinin mümkün olmadığını, kötü niyet veya kusur isnat edilemeyeceğini, belirterek; davanın reddine ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. ... Sayılı dosyasıyla davalı ... tarafından davacı ve diğer cirantalar hakkında icra takibi başlatıldığı, dava ve icra takibine konu olan ...bank ... Şubesi'ne ait, █████/2021 keşide tarihli, 20.000,00-TL bedelli çekte keşidecinin ... olduğu, lehtar- ilk cirantasının ....Şti olduğu , 2.cirantanın davacı ... AŞ olduğu, ve... A.Ş tarafından tam ciro ile... LTD ŞTİ ye cirolanmış olduğu, fakat ...şirketi tarafından ciro yapılmadan ... Plastik tarafından ciro edildiği, ardından ...Tesisat tarafından cirolandıktan sonra davalı alacaklı tarafından cirolanarak bankaya 01/2/2021 tarihinde ibraz edildiği ve ödeme yasağı bulunduğundan ödeme yapılmadığının şerh düşüldüğü belirlenmiştir.Davanın konusu çekteki ciro silsilesinde davacı .... A.Ş tarafından dava dışı .... Şti emrine tam ciro yapıldığı, lehine tam ciro yapılan ... şirketi tarafından çekin cirolanmadan... Ltd ,Şti tarafından cirolanması suretiyle ciro silsilesinin kopmuş olduğu ve davalı alacaklının yetkili hamil olmadığı anlaşılmaktadır.Davacı tarafından İstanbul 19. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasında takibin iptali için dava açıldığı, ████████ sayılı karar ile , cito silsilesinin kopuk olduğu gerekçesi ile takibin davacı/borçlu yönünden iptaline karar verildiği, İstanbul BAM 23. H.D █████████ Esas- █████████ Karar sayılı 27.12.2021 tarihli ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verilmiş olduğu görülmüştür. Davalı ... Plastik vekili , dava dilekçesinin usulsüz tebliğ edildiğini beyan etmiş ise de, davalının ticaret sicildeki ve kendisinin de bildirdiği Karşıyaka/İzmir'deki adresine 19.3.2022 tarihinde 35. maddeye göre usulüne uygun tebligat yapıldığı görülmüştür. 6361 sayılı ... Kiralama, ... ve ... Şirketleri Kanunu’nun 9/2. maddesine göre, faktoring şirketi , kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz veya tahsilini üstlenemez. 6361 Sayılı Yasa'nın 9/2 maddesi hükmü ve yukarıda sözü edilen yönetmeliğin 8. maddesi, faktoring şirketlerine, kambiyo senetlerine dayalı olsa bile temlike konu alacağın bir mal veya hizmet satışından doğduğunu fatura ile tevsik etme ve kambiyo senedi ile faturanın uyumlu olduğunu araştırma yükümlülüğünü yüklemiş, 6102 Sayılı T.T.K.'nun 790. maddesi ise "Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır.... ." şeklindeki düzenleme ile ciro silsilesinde dış görünüş itibari ile kopukluk olup olmadığını inceleme yükümlülüğünü yüklemiştir. Somut olayda , davaya konu çekte davacının ciranta olduğu ve çeki tam ciro ile (... Şti. emrine ödeyiniz) şeklinde ciroladığı, lehine tam ciro yapılan bu şirket tarafından cirolanmadan çekin... Ltd .Şti tarafından cirolandığı, oysaki davacı ciranta tarafından tam ciro yoluyla devredilen çekin ... tarafından ciro edilmesi gerektiği bu şekilde çekteki ciro silsilesinde kopukluk olduğu çek metninden anlaşıldığı halde davalı faktoring şirketinin ciro silsilesinde dış görünüş itibari ile kopukluk olup olmadığını inceleme yükümlülüğünü yerine getirmediği, davalının davaya konu çekte yetkili hamil olmadığı, çek hamiline karşı çekte yer alan keşideci ve diğer cirantaların müteselsil sorumluluğu bulunduğundan, davacının kendisinden sonraki ciranta olan davalılara davayı yöneltilmesinde hukuki yararı bulunduğu , davacının kendisinden sonra gelen cirantalar olan davalılara açmış olduğu menfi tespit davasının kabulü ile çekin yetkili hamil davacı elinden rızası hilafına çıktığı bu nedenle istirdadı talebinin yerinde olduğu gözetilerek, davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.Davalı ... plastik vekili, aleyhine yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürmüş ise de, HMK 323.maddede sayılan yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden aynı yasanın 326.maddesi uyarınca yargılamada haksız çıkan taraf sorumludur. Eldeki davanın kabulüne karar verilmiş olmakla, yargılama giderlerinden sorumlu olmak istemeyen ve davanın açılmasına sebebiyet vermediğini beyan eden davalının yargılama sırasında kendisinin imza inkarına dayalı açtığı davayı bildirmediği ve aleyhine açılan davada, ön inceleme duruşmasına kadar (ön inceleme duruşmasından önce) davayı tamamen ya da haklı olup olmadığını bildiği kısım yönünden kabul beyanında bulunmadığı ,HMK’nun 312/2 maddesinin eldeki davada uygulama yeri olmadığı ,dava davacı taraf lehine sonuçlandığından HMK'nın 326. maddesi gereği yargılama giderlerinden davalının da sorumlu tutulmasının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır. Açıklanan sebeplerle, davalı ... ve davalı ... plastik vekilinin istinaf başvurusunun,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. Maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin █████/2022 tarih ve ███████ E., ████████ K. sayılı kararına karşı davalılar davalılar ...Anonim Şirketi ile ... Şirketi tarafından yapılan istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.366,20 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 341,55 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.024,65 TL harcın davalı ... Şirketinden tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.366,20 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 341,55 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.024,65 TL harcın davalı ... Şirketi tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davalılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,7-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!