Anahtar kelimeler: Kanaldan Numaradan Sakat Çevresel Teyit İletilmiş Onüçüncü Kaynağı Abonelik Şekil
Danıştay 13. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : █████████
Karar No : █████████
DAVACI : ... Hizmetleri A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : Kurumu
VEKİLİ : Av....
DAVANIN KONUSU: Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulunun (Kurul) ... tarih ve ... sayılı kararıyla onaylanan “İnternet/TV ve Sabit Telefon Hizmetlerine İlişkin Bireysel Yeni Abonelik Tesisi Öncesinde Teyit İşlemleri Yapılması Hakkında Usul ve Esaslar'ın (Usul ve Esaslar) iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Usul ve Esaslar'ın sebep, konu, amaç, şekil ve yetki yönünden sakat olduğu, dava konusu işlemin zaman, maddi, insan kaynağı ve çevresel maliyetler nedeniyle menfaatlerini ihlal ettiği, dava konusu idari işleme göre abonelik başvurusu talebi tüketici tarafından hangi kanaldan iletilmiş olursa olsun bu başvuru talebini teyit etmek için tüketicinin, abonelik başvurusunda bildirdiği numaradan telefonla aranmasının şart olduğu, tüketicinin başvurusunu altını imzalayacağı bir belgeyle teyit etmesinin dahi imkansız olduğu, evine internet bağlatmak, kablolu TV veya ödemeli TV abonesi olmak isteyen herkesin işletmeci tarafla en az bir kez telefon görüşmesi yapmaya mecbur edildiği, alternatif teyit yöntemlerinin idare tarafından yasaklandığı, idari işlemin sebebi ile idari işlemin konusunun birbiriyle uyumlu olmadığı, bu durumun idari işlemi konu bakımından sakat hale getirdiği, tüketiciden telefonla teyit alma zorunluluğunun tüketicinin abonelik sözleşmesi akdetmeden önce eksiksiz ve doğru bilgi alma hakkına hizmet etmediği, aksine, eksik ve/veya yanlış anlaşılmış bilgiyle abonelik sözleşmesi yapma riskini arttırdığı, şirket veya herhangi bir elektronik haberleşme işletmecisi tarafından telefonla arandığında tüketicinin fiziken nerede bulunuyor olacağının meçhul olduğu, her ne kadar tüketicinin teyit için süre istemesi halinde ikinci kez aranacağı belirtilmişse de tüketici abonelik işlemini bir an önce gerçekleştirmek istiyorsa aboneliğin gerçekleşebilmesi için telefonla teyit vermesi zorunlu olduğundan teyit görüşmesini yeterince uygun olmayan koşullarda bir an evvel yapmak zorunda hissedebileceği, teyit işleminin tüketiciyi korumaktan uzak olduğu, tüketici önceden bilmediği bir tarih ve saatte telefonla aranacağı ve bu ani aramayla başlayan görüşmede kendisine aktarılacak bilgileri dinleyeceği, hemen ardından teyit vereceği veya vermeyeceği, bir konu hakkında verimli bir biçimde düşünebilmek ve konuyu değerlendirebilmek için konuya ilişkin tüm bilgi ve verilerin önünde açık olması veya en azından erişilebilir olmasının gerektiği, teyit alma yükümlülüğünün tüketicinin başvuru sırasında verdiği telefon numarasına kısa mesajla (SMS ile) gönderilecek bir linkle (bağlantıyla) ifa edilebileceği, tüketiciye verilmesi gereken tüm bilgilerin işletmeci tarafından internet ortamında yazılı hale getirilebileceği, tüketici ne zaman müsait olursa ya da konuya dikkatini ne zaman verebilecekse mesajı o zaman açabileceği, açılan metni dikkatlice okuyacağı ve uygun görürse teyit vereceği veya uygun görmezse teyit vermeyeceği, benzer şekilde, abonelik başvurusu sırasında tüketicinin elektronik posta (e-mail) adresini de bırakmış olabileceği, bu durumda tüketicinin abonelik başvurusuna dair teyidin tüketiciye gönderilecek bir e-posta yoluyla da alınabileceği, tüketiciye telefon görüşmesinde sözlü olarak aktarılacak bilgilerin bu ihtimalde e-posta yoluyla yazılı olarak aktarılmış olacağı, idarenin takdir yetkisini aştığı, kanun koyucunun, abonelik sözleşmelerinin elektronik ortamda yapılmasına müsaade etmekteyken idarenin sözleşme yapmak kadar ciddi sonuçları olmayan “başvuru teyidini” elektronik ortamda yapmaya izin vermediği, tüketicilerin abonelik sözleşmesinin kurulmasından önce sözleşme hakkında yazılı olarak bilgilendirilmesini zorunlu kılan düzenlemeler hali hazırda zaten varken ve bu düzenlemeler, tüketicinin eksik ve yanlış bilgiye dayanarak abonelik sözleşmesi yapmalarını engelleme amacını taşırken abonelik başvurusunun teyidi için tüketiciyi telefonla aramayı zorunlu kılarak işletmeciler için ağır bir maddi külfete ve ağır bir insan kaynağı israfına neden olacak yükümlülük getirmenin ölçülülük ilkesine aykırı olduğu, idari işlemin 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 1. maddesine aykırı olduğu, idarenin tüketici haklarını korurken elektronik haberleşme hizmetlerinin ülke geneline yayılması, kaynakların etkin ve verimli kullanılması, teknolojik gelişimin sağlanması ve yeni yatırımların teşvik edilmesi ödevlerinin göz ardı edilmemesi gerektiği, bu durumun işletmecilerin çağrı merkezlerine çok büyük bütçeler ayırmalarına sebep olacağı, idari işlemin 5809 sayılı Kanun'un 4. maddesine aykırı olduğu, idari işlemin sözleşme özgürlüğünü hukuka aykırı olarak sınırlamak suretiyle Anayasa'ya aykırı olduğu, tüketicinin abonelik başvurusu tüketici tarafından telefonda sesli olarak teyit edilmezse abonelik sözleşmesi akdetme aşamasına geçilemeyeceği, dava konusu idari işlemin Anayasa'da düzenlenen eşitlik ilkesine aykırı olduğu, idari işlemi tesis ederken işitme engelli tüketicilerin yok sayıldığı, idari işlemin yetki yönünden hukuka aykırı olduğu, idarenin abonelik başvurularına dair teyit alma yükümlülüğünü 5809 sayılı Kanun'un tüketicinin korunmasıyla ilgili hükümlerine dayanarak “düzenlemekle” kalmadığı, bu düzenlemenin birer tacir olan işletmeciler tarafından nasıl yerine getirileceğine de karar verdiği, idarenin böyle bir yetkisinin olmadığı, idari işlemin şekil yönünden hukuka aykırı olduğu, idari işlemde kararın Resmî Gazete'de yayınlanması gereği belirtimişse de işbu dava tarihi itibarıyla kararın Resmî Gazete'de yayımlanmadığı, kararın davalı idarenin resmi internet sitesinden ilan olduğu, idari işlemin tebliği, ilanı veya Resmî Gazete'de yayımlanması hususlarındaki bir eksikliğin iptal sebebi olduğu, hatta bu tür bir durumda, idari işlemin yok hükmünde olduğu, somut olayda idari işlemin yürürlük tarihinin dahi belirsiz olduğu, idari işlemin amaç yönünden hukuka aykırı olduğu, tüketicilerin bilgilendirilmesi için telefonla arama dışında bir yönteme izin vermediğinden kamu yararı olmadığı, bir tüketiciye ayrılacak toplam arama süresinin bir tüketiciden teyit almak üzere atanacak müşteri temsilcisi ve telefonla sesli arama masrafları bakımından devasa bir maliyet anlamına geldiği, bu maliyetin elektronik haberleşme ücretlerini arttıracağı ileri sürülmüştür.
DAVALININ SAVUNMASI : Dava konusu işlemin amacının tüketiciyi korumak olduğu, davacının ticari kaygılarla ileri sürdüğü iddiaların gerçeği yansıtmadığı, özellikle tüketicilerin talebi olmaksızın gerçekleştirilen aramalarla yeni abonelikler tesis edilebildiği ve bu durumun çok sayıda tüketici mağduriyetine ve şikayetine neden olduğu görüldüğünden ilgili mevzuat kapsamında söz konusu tüketici mağduriyetlerinin engellenmesi ile tüketici hak ve menfaatlerinin korunabilmesini teminen dava konusu düzenlemenin yapılması ihtiyacının doğduğu, dava konusu düzenlemenin yapılması ihtiyacını doğuran durumun kamuoyuna da zaman zaman yansıdığı üzere, özellikle 850’li, 312’li vb. numaralar ile işletmeciler adına tüketici ile pazarlama ve satış amacıyla kurulan ilk temasta tüketicilere yanlış/yanıltıcı/eksik bilgi verilebilmesi, ilk temas sonucunda bir şekilde aboneliğe ikna edilen tüketicinin sonraki aşamalarda ilk temasta verilen bilgilendirmelere dayanarak abonelik işlemi tesis edebilmesi, kimi zaman alınmayan hizmet dolayısı ile fatura çıkarılması ve özellikle yüksek cayma bedelleri ile karşı karşıya kalınması, bu durumun tüketiciler açısından mağduriyet yaratması vb. faktörler olduğu, mezkur düzenlemenin tam da bu noktada şeffaflığın artırılması, tüketici hak ve menfaatlerinin gözetilmesi, abonelik öncesinde tüketicilere yapılacak pazarlama faaliyetlerinde de tüketicilerin doğru ve eksiksiz bilgilendirilmelerinin sağlanması gibi birçok amaca hizmet ettiği, Kurumun 5809 sayılı Kanun'a dayanarak yaptığı ikincil düzenlemelerde olay ve konu özelinde tüketici onay mekanizmaları/yöntemleri belirleyebildiği, dava konusu düzenlemeye benzer şekilde alınan █████/2012 tarih ve 2012/DK-██████ sayılı Kurul kararı ile internet servis sağlayıcılığı değişikliği sürecinde oluşabilecek tüketici mağduriyetlerinin önlenmesini teminen alıcı işletmeciler açısından teyit araması yapılması yükümlülüğü getirildiği ve dolayısıyla mezkur karar ile sadece arama yönteminin benimsendiği, SMS, elektronik posta, yazılı başvuru vb. diğer yöntemlere yer verilmediği, dava konusu Usul ve Esaslar'ın 5. maddesinin 3. fıkrasından anlaşıldığı üzere, tüketicinin yeni bir sözleşme yapmadan önce abonelik talebi ile ilgili bilgilendirileceği, bununla alakalı olarak tekrar aranmak istediğini iletebileceği, onayını ise sesli veya tuşlayarak verebileceğinin düzenlendiği, söz konusu düzenlemenin yeni bir aboneliğin geçerli olup olmadığına ilişkin şartları belirlemediği, tüketicilerin abonelik öncesinde kendileriyle kurulan ilk temasta da doğru ve tam bilgilendirilmeleri akabinde abonelik talepleri olduğuna dair teyitlerinin alınması amacıyla hazırlandığı, özellikle 850’li, 312’li vb. numaralardan gelen “internet taahhüt sürenizin sonuna geldiniz” şeklindeki aramalarda, tüketicilerin yanıltıcı bilgilerle bir aboneliğe ikna edilmeye çalışıldığı ve gereği gibi bilgilendirilmeden çift aboneliğe mecbur bırakıldığı, aslı olmayan bilgilerle vakitli vakitsiz defalarca aranarak sözleşme yapılmaya zorlandığı, getirilen “teyit araması” usulü ile tüketicilerin alacakları hizmet hakkında doğru ve tam olarak bilgilendirilmeleri, böylece abonelik başlatma konusunda sağlıklı karar vermeleri ve daha sonra ortaya çıkabilecek mali kayıpların önüne geçilmesi amaçlandığı, Kurumun dava konusu işlemi tesis ederken mevzuatın verdiği görev ve yetki çerçevesinde hareket ettiği, dava konusu düzenlemenin abonelik öncesinde pazarlama faaliyeti yapılabilecek satış kanallarına ilişkin bir kısıtlama getirmediği, pazarlama ve satış faaliyetinin abonelik talebine dönüşüyor olması durumunda dava konusu düzenlemenin devreye girdiği ve aboneden arama yöntemi ile abonelik talebine ilişkin bir teyit alınmasını öngördüğü, Usul Esaslar’ın düzenleme alanının abonelik sözleşmesi sürecinden bağımsız bir süreç olduğu, sözleşme kurulumu aşamasına ilişkin mevzuat hükümleri ile değil, bilgilendirmeye ilişkin mevzuat hükümleriyle ilgili olduğu, 5809 sayılı Kanun'un 49. maddesi ile Kuruma işletmecilere bilgilendirme yükümlülüğü getirme ve bu konuda usul ve esas belirleme yetkisi verildiği, dava konusu işlemin 5809 sayılı Kanun'un 1. ve 4. maddelerine uygun olduğu, dava konusu düzenleme ile tüketicilerin doğru ve eksiksiz bilgilendirilmeleri amaçlanmakla beraber, bunun sonucunda işletmeciler hakkındaki şikayetlerin önemli ölçüde azalacağı, dava konusu işlem sözleşme sürecinden bağımsız, tüketicinin doğru bilgilendirilmesine ilişkin olduğundan sözleşme özgürlüğünün hukuka aykırı olarak sınırlandığı iddiasının gerçeği yansıtmadığı, avcı bayiler tarafından elektronik haberleşme mevzuatı dolaşılarak sebep olunan tüketici mağduriyetlerinin işletmecilerle ilişkilendirilemeyeceği bir mekanizma tasarlandığı, tüketicilerin ilk temasta nasıl vaatlerle yönlendirilmiş olursa olsun, talepte bulunmadan önce işletmecinin Usul Esaslar kapsamında gerçekleştireceği ve denetlenebilir olan teyit aramasıyla edineceği bilgiler ışığında işletmeciyle görüşmesini sürdürmesini sağlayan sesli aramanın en uygun yöntem olacağı, diğer yöntemler ile beklenen faydanın elde edilemeyeceği, bu kapsamda yapılan düzenlemenin ölçülülük açısından da hukuka uygun olduğu, ayrıca davacı tarafından her ne kadar müşteri hizmetleri yatırımının artırılmasından bahsediliyor olsa da kendisinin halihazırda ilgili mevzuat kapsamında zaten müşteri hizmetleri kurma yükümlülüğü bulunan işletmeciler arasında olduğu, dava konusu işlemin eşitlik ilkesine uygun olduğu, mevzuat çalışmalarında geneli ilgilendiren düzenlemeler ihdas edildiği, 5809 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (k) bentleri uyarınca işletmecilerin Kurumun düzenlemelerini uygularken engelliler dahil belli bir kesim tüketiciye yönelik ilave tedbirlerle hizmetleri sunmasında bir engel bulunmadığı, █████/2018 tarih ve 2018/DK-THD/190 sayılı Kurul kararının 7. ve 8. maddelerinde Kurum tarafından engelli tüketicilerin etkin hizmet alabilmesine yönelik ayrıntılı düzenleme yapıldığı, dava konusu işlemin yetki yönünden hukuka uygun olduğu, dava konusu Usul ve Esaslar'ın 3. maddesinde belirtilen 5809 sayılı Kanun'un 49. maddesinin 3. fıkrası uyarınca kanuna aykırı herhangi bir düzenleme yapılmadığı, dava konusu işlemin şekil yönünden hukuka uygun olduğu, Usul ve Esaslar’ın yayımına ilişkin Kurumca gerekli çalışmalar sürdürülmekle birlikte mevcut durumda dava konusu Usul ve Esaslar'ın henüz Resmî Gazete’de yayımlanmadığı, dava konusu Usul ve Esasları onaylayan 263 sayılı Kurul kararının Kurumun internet sitesinde yayımlanmasının şekle aykırılık teşkil etmediği, dava konusu işlemin amaç yönünden hukuka uygun olduğu, idari işlemlerin tesis edilmesindeki amacın kamu yararı olduğu savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Dava konusu işlemin kısmen iptaline, kısmen davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI ...'UN DÜŞÜNCESİ: Dava; Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu’nun ... tarih ve ... sayılı kararıyla onaylanan “İnternet/TV ve Sabit Telefon Hizmetlerine İlişkin Bireysel Yeni Abonelik Tesisi Öncesinde Teyit İşlemleri Yapılması Hakkında Usul ve Esaslar”ın (Usul ve Esaslar) iptali istemiyle açılmıştır.
Davacı tarafından; söz konusu Usul ve Esaslar'a ilişkin yine dava konusu ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının 2. maddesinde, "İşbu Kurul Kararı'nın Resmî Gazete'nin Kurul Kararları bölümünde yayımlanması için icranın yetkilendirilmesi" hükmüne yer verildiği, ayrıca Usul ve Esaslar'ın "Yürürlük" başlıklı 9. maddesinde, "Bu Usul ve Esaslar yayımı tarihinden itibaren 6 ay sonra yürürlüğe girer." şeklinde düzenleme yapılmasına rağmen Usul ve Esaslar'ın Resmî Gazete'de değil Kurumun internet sitesinde yayımlandığı, bunun geçerli bir yayım olmaması nedeniyle Usul ve Esaslar'ın şekil yönünden hukuka aykırı olduğundan bahisle iptali gerektiği öne sürülürken, davalı idare tarafından ise bu konuya yönelik olarak; Usul ve Esaslar'ın yayımına ilişkin Kurumlarınca gerekli çalışmaların yürütülmesine devam edilmekle birlikte mevcut durumda dava konusu Usul ve Esaslar'ın Resmî Gazete'de yayımlanmadığı, ancak Kurumun internet sitesinde yayımlandığı dikkate alındığında düzenlemenin Resmî Gazete'de yayımlanmamış olmasının şekil yönünden sakatlık oluşturmadığı savunulduğundan, işin esasının incelenmesine geçilmeden önce davacının bu iddiasının değerlendirilmesi gerekli görülmüştür.
2813 sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun Kuruluşuna İlişkin Kanun'un "Personel nitelikleri" başlıklı 8. maddesinin 8. fıkrasında, "... Kurul uygun gördüğü kararlarını internet ortamı başta olmak üzere uygun vasıtalarla kamuoyuna duyurur. Kurulun uygun gördüğü düzenleyici kararları tekemmül etmesinden itibaren ilişkili Bakanlığa ve Resmî Gazete'de yayımlanmak üzere Başbakanlığa gönderilir." düzenlemesi yer almakta iken, 2/7/2018 tarih ve 703 sayılı Anayasada Yapılan Değişikliklere Uyum Sağlanması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 170. maddesi ile 2813 sayılı Yasanın 8. maddesinin 8. fıkrasında yer alan "Resmî Gazete'de" ve "Başbakanlığa" ibareleri madde metninden çıkartılmıştır.
Bu durumda her ne kadar dava konusu Kurul kararının 2. maddesinde, "İşbu Kurul Kararı'nın Resmî Gazete'nin Kurul Kararları bölümünde yayımlanması için icranın yetkilendirilmesi" düzenlemesine yer verilmiş ise de, yukarıda değinilen değişiklik ile artık Kurul kararlarının Resmî Gazete'de yayımlanması zorunluluğu ortadan kalktığından, davacının bu iddiasında hukuki isabet görülmemiş olup, Usul ve Esaslar'ın "Yürürlük" başlıklı 9. maddesinde yer verilen, "Bu Usul ve Esaslar yayımı tarihinden itibaren 6 ay sonra yürürlüğe girer." şeklindeki düzenlemede yer alan "yayım"dan Kurumun internet sitesinde yayımlanmasının anlaşılması gerektiği, bu bağlamda söz konusu Usul ve Esaslar'ın Kurumun █████/2023 tarihinde internet sitesinde yayımlandığı dikkate alındığında yayım yükümlülüğünün yerine getirildiği sonucuna varılmış olup, işin esasının incelenmesine geçildi.
Anayasa'nın "Tüketicilerin korunması" başlıklı 172. maddesinde, "Devlet, tüketicileri koruyucu ve aydınlatıcı tedbirler alır, tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini teşvik eder." kuralına yer verilmiştir.
5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanun'un amacı; elektronik haberleşme sektöründe düzenleme ve denetleme yoluyla etkin rekabetin tesisi, tüketici haklarınının gözetilmesi, ülke genelinde hizmetlerin yaygınlaştırılması, kaynakların etkin ve verimli kullanılması, haberleşme alt yapı, şebeke ve hizmet alanında teknolojik gelişimin ve yeni yatırımların teşvik edilmesi ve bunlara ilişin usul ve esasların belirlenmesidir." kuralı yer almıştır.
Aynı Kanun'un "İlkeler" başlıklı 4. maddesinde, elektronik haberleşme hizmetinin sunulmasında ve bu hususta yapılacak düzenlemelerde göz önüne alınacak ilkeler arasında tüketici hak ve menfaatlerinin gözetilmesi ilkesi de belirtilmiş olup; "Kurumun görev ve yetkileri" başlıklı 6. maddesinin (c) bendinde, abone, kullanıcı, tüketici ve son kullanıcıların hakları ile kişisel bilgilerin işlenmesi ve gizliliğinin korunmasına ilişkin gerekli düzenlemeleri ve denetlemeleri yapmak; (y) bendinde, bu Kanunla verilen görevlere ilişkin yönetmelik, tebliğ ve diğer ikincil düzenlemeleri çıkarmak Kurum'un görev ve yetkileri arasında sayılmış; "İşletmecilerin hak ve yükümlülükleri" başlıklı 12. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinde, Kurum'un, işletmecilere sektörün ihtiyaçları, uluslararası düzenlemeler, teknolojide meydana gelen gelişmeler gibi hususları gözeterek tüketicinin korunması amacıyla mevzuat doğrultusunda yükümlülükler getirebileceği belirtilmiş; "Tüketicinin ve son kullanıcının korunması" başlıklı 48. maddesinde, Kurum'un, elektronik haberleşme hizmetlerinden yararlanan tüketici ve son kullanıcıların, hizmetlere eşit koşullarda erişebilmesine ve hak ve menfaatlerinin korunmasına yönelik usul ve esasları belirleyeceği; "Şeffaflığın sağlanması ve bilgilendirme" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasında, Kurum'un, son kullanıcı ve tüketicilerin azami faydayı elde edebilmeleri ve hizmetlerin şeffaflık ilkesine uygun olarak sunulabilmesi için hizmet seçenekleri, hizmet kalitesi, tarifeler ile tarife paketlerinin yayımlanmasına ve benzer hususlarda abonelerin bilgilendirilmesine yönelik olarak işletmecilere yükümlülükler getirebileceği; aynı maddenin 2. fıkrasında, işletmecilerin, özellikle hizmetler arasında seçim yapılırken ve abonelik sözleşmesi kurulurken tüketicilerin karar vermelerinde etkili olabilecek hususlar ile dürüstlük kuralı gereğince bilgilendirilmelerinin gerekli olduğu her durumda talep olmaksızın tüketicileri bilgilendireceği; 3. fıkrasında da, Kurum'un bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirleyeceği kurala bağlamıştır.
Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Tüketici Hakları Yönetmeliği'nin "Tüketici hakları" başlıklı 5. maddesinde, "(1) Elektronik haberleşme hizmetlerinden yararlanan tüketiciler asgarî olarak aşağıda sıralanan haklara sahiptir:
a) Benzer konumdaki tüketicilerin hizmetlere eşit şartlarda erişebilme ve ayrım gözetmeyen adil ücretlerle hizmetlerden yararlanma hakkı,
b) Tüketicilerin elektronik haberleşme hizmetine abone olurken bu hizmeti sağlayan işletmeciyle sözleşme yapma hakkı,
(...)
f) İşletmecinin sunacağı elektronik haberleşme hizmetinin kapsamı hakkında bilgi alabilme hakkı,
g) Abonelere sunulan hizmet için uygulanacak tarifeler/kampanyalar konusunda açık, detaylı ve güncel bilgilere erişebilme hakkı ile tarifelerdeki/kampanyalardaki değişiklikler yürürlüğe girmeden önce bilgilendirilme hakkı,
(...)
ı) Uluslararası standartlar ile Kurumun belirleyeceği standartlara uygun kalitede hizmetten yararlanma hakkı." kuralı yer almış; aynı Yönetmeliğin "Şeffaflık ve bilgilendirme" başlıklı 6. maddesinde, "(1) İşletmeciler, sundukları elektronik haberleşme hizmetlerine erişim ve bu hizmetlerin kullanımı ile ilgili olarak asgari aşağıdaki bilgiler olmak üzere, özellikle hizmetler arasında seçim yapılırken ve abonelik sözleşmesi kurulurken tüketicilerin karar vermelerinde etkili olabilecek hususlar ile dürüstlük kuralı gereğince bilgilendirilmelerinin gerekli olduğu her durumda talep olmaksızın tüketicileri bilgilendirmekle ve bu bilgilere kolayca ulaşılabilmesini sağlamakla yükümlüdür:
a) İşletmecinin adı, unvanı ve adresi,
b) Sunulacak hizmete ilişkin olarak; hizmetin tanımı ve kapsamı, hizmete erişim ve hizmetin kullanımı konusunda genel hüküm ve şartlar, hizmet için uygulanacak tarifeler ve varsa abonelik paketleri, tarifelerin içerdiği vergi türleri ile bu vergilerin tarifeler hesaplanırken tarifelere yansıtılma oranı, doğru tüketici algısının oluşması amacıyla tarifelerin yalnızca tüm vergiler dahil değeri, abonelik tesisi dolayısıyla alınacak diğer ücretler, tarife ücreti ile birlikte telsiz kullanım ücreti yansıtılacağına dair abonenin doğru değerlendirme yapabileceği açıklıkta bilgi,
c) Taahhütnamelere ilişkin şartlar, sunulan bakım/onarım hizmetlerine ilişkin genel bilgi ve standart sözleşme şartları ile geri ödeme şartları ve/veya işletmecinin kusurundan kaynaklanan nedenlerle sözleşmede belirtilen hizmet kalite seviyesinin sağlanamaması halinde zararın giderilmesine ilişkin bilgi,
ç) Tüketici şikâyetlerinin çözüm usul ve süreçlerine ilişkin bilgi.
(2) İşletmeci, Kurum düzenlemelerine uygun internet sitesi kurmak veya mevcut internet sitesini bu düzenlemelere uygun hale getirmekle yükümlüdür. İşletmeciler internet sitelerinden şikâyet başvurularının iletilebilmesini ve tüketicinin tam ve gereği gibi bilgilendirilmesini sağlar. İnternet sitelerinde tarife, kampanya ve diğer ücretler ile arıza giderilmesine ilişkin genel hususlar ve fesih gibi hizmet sunum koşulları başta olmak üzere gerekli bilgilere yer verilir.
(3) Bu Yönetmelik kapsamında abonelere yapılacak bilgilendirme yöntemlerinde Kurum tarafından gerekli görülmesi halinde değişiklik yapılabilir. (...) " hükmüne yer verilmiştir.
Aktarılan mevzuat uyarınca, elektronik haberleşme hizmetinin sunulmasında ve bu hususta yapılacak düzenlemelerde tüketici hak ve menfaatlerinin gözetilmesi ilkesinin dikkate alınacağı, abone, kullanıcı, tüketici ve son kullanıcıların haklarına ilişkin olarak gerekli düzenlemeleri ve denetlemeleri yapma görev ve yetkisinin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'na (Kurum) ait olduğu, bu kapsamda Kurum'un elektronik haberleşme hizmetlerinden yararlanan tüketici ve son kullanıcılarının hizmetlere eşit şartlarda erişebilmesine ve hak ve menfaatlerinin korunmasına yönelik usûl ve esasları belirleyeceği, Kurum'un işletmecilere sektörün ihtiyaçları, uluslararası düzenlemeleri ve teknolojide meydana gelen gelişmeleri gözeterek tüketicinin korunması amacıyla mevzuat doğrultusunda yükümlülükler getirebileceği; Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Tüketici Hakları Yönetmeliği'nin de, elektronik haberleşme sektöründe tüketici ve menfaatlerini korumaya yönelik usûl ve esasları belirlemek amacıyla Kurum tarafından çıkarıldığı ve tüketici hakları ile işletmecinin yükümlülüklerini kapsadığı anlaşılmaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden; davalı idareye Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER), Tüketici Şikayeti Yönetim Sistemi (TŞYS) TBMM Dilekçe Komisyonu ve Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK) aracılığıyla intikal eden muhtelif tüketici şikayetlerinin incelenmesi sonucunda, özelllikle tüketicilerin talebi olmaksızın gerçekleştirilen aramalarla yeni abonelikler tesis edildiği ve bu durumun çok sayıda tüketici mağduriyetine neden olduğunun görülmesi üzerine, ilgili mebzuat kapsamında söz konusu tüketici mağduriyetlerinin engellenmesi ve tüketici hak ve menfaatlerinin korunabilmesini teminen Taslak Teyit Usul Esaslarının hazırlandığı ve... tarih ve ... sayılı Kurul kararı ile kamuoyu görüşüne açıldığı ve İnternet/TV ve Sabit Telefon Hizmetlerine İlişkin Bireysel Yeni Abonelik Tesisi Öncesinde Teyit İşlemleri Yapılması Hakkında Usul ve Esaslar Taslağına █████/2023 tarihine kadar görüş verilebileceğinin öngörüldüğü, bu kapsamda iletilen kamuoyu görüşlerinin uygunluğu ölçüsünde dikkate alınarak güncellenen Taslak Teyit Usul Esaslarının █████/2023 tarihli e-posta ile 200.000 ve üzeri abonesi bulunan interenet servis sağlayıcılığı, uydu ve kablo TV hizmeti, kablolu yayın hizmeti ve uydu platform hizmeti yetkilendirmesine sahip işletmecilere yeniden gönderildiği ve işletmecilere görüşlerini gönderebilmelerini teminen 14 gün süre verildiği, gelen işletmeci görüşlerinin uygunluğu ölçüsünde dikkate alınarak değerlendirildiği ve nihai taslağın dava konusu Kurul kararı ile onaylandığı anlaşılmaktadır.
Kurul’un ... tarih ve ... sayılı kararıyla onaylanan “İnternet/TV ve Sabit Telefon Hizmetlerine İlişkin Bireysel Yeni Abonelik Tesisi Öncesinde Teyit İşlemleri Yapılması Hakkında Usul ve Esaslar" incelendiğinde;
-Yeni abonelik işlemlerinde, abonelik talebinin kişinin bilgisi dahilinde olduğunun teyit edilmesi ve teyit alınmadan aboneliğin başlatılmaması;
-Hizmete ilişkin herhangi bir yöntemle abonelik talebinin oluşturulduğu durumlarda, ilk olarak tüketicinin, işletmecinin müşteri hizmetleri aracılığıyla aranması ve kendisinden işletmecinin sunacağı internet veya TV hizmeti için pazarlama, tanıtım amaçlı aranıp aranmadığı veya kendisine kısa mesaj gönderilip gönderilmediğinin sesli olarak sorgulanacağı veya tuşlama yapılması istenerek teyit alınacağı;
-Tüketiciye daha önce işletmecinin yetkili kanalları tarafından söz konusu hizmete ilişkin olarak tanıtım amaçlı arama yapıldığı işetmeci tarafından doğrulanabiliyorsa abonelik talebinin işleme konulacağı, doğrulanamıyorsa abonelik talebinin işleme konulmayacağı, tüketicinin daha önce aranmadığı durumlarda ise, abonelik talebinin doğrudan işleme konulmayacağı;
-Abonelik talebinin işleme konulduğu durumlarda aynı aramada talep edilen hizmete yönelik hizmet türü, hizmet niteliği, ücretler ve fesih durumunda ödenecek ücretler, hizmetin başka bir işletmeci ile ortak sunulan bir hizmet olmadığı, başvuru kapsamında yeni bir abonelik başlatılacağı, hizmet alındığı sürece ayrıca faturalama yapılacağı, yapılacak yeni abonelikle varsa diğer aboneliklerin iptal edilmiş olmayacağı hususlarında tüketiciye bilgilendirme yapılacağı;
-Söz konusu bilgilendirmenin ardından abonelik tesisi sürecinin başlatılmasına yönelik tüketiciden sesli olarak veya tuşlama yapması talep edilerek onay alınacağı;
-Tüketicinin karar vermek için süre talep etmesi halinde sonraki süreçte işletmeci tarafından yeniden arama yapılarak bilgilendirme ve teyit alma sürecinin tekrarlanacağı;
-Yeni abonelik talebi kapsamında teyit aramasının yapılmaması, tüketicinin teyit aramasına yanıt vermemesi, teyit aramasında bilgilendirmelerin yapılmaması veya tüketici tarafından onay verilmemesi durumlarında yeni abonelik tesisi sürecinin başlatılmayacağı; hususlarında düzenleme yapıldığı görülmektedir.
Bu durumda, dava konusu Usul ve Esasların; tüketici mağduriyetine sebep olan uygulamaların önlenmesi amacıyla konu ile ilgili olarak Kurum'a iletilen tüketici şikâyetleri ve diğer işletmecilerin görüşleri dikkate alınarak tesis edildiği dikkate alındığında, kişilerin telefonla arama başta olmak üzere yanlış, yanıltıcı va/vaya eksik bilgi verilerek yeni abonelik yapılması dolayısıyla ortaya çıkan mağduriyetlerinin önlenmesine yönelik düzenlemede hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği, düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen █████/2024 tarihinde, davacı vekili Av. ...'in ve davalı idare vekili Av. ...'in geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi, Tüketici Şikayeti Yönetim Sistemi, TBMM Dilekçe Komisyonu ve Kamu Denetçiliği Kurumu üzerinden davalı Kuruma gönderilen muhtelif tüketici şikayetlerinin incelenmesi neticesinde, özellikle tüketicilerin talebi olmaksızın gerçekleştirilen aramalarla yeni abonelikler tesis edilebildiği ve bu durumun çok sayıda tüketici mağduriyetine neden olduğu görüldüğünden, bu bağlamda ilgili mevzuat kapsamında söz konusu tüketici mağduriyetlerinin engellenmesi ve tüketici hak ve menfaatlerinin korunabilmesini teminen "İnternet/TV ve Sabit Telefon Hizmetlerine İlişkin Yeni Bireysel Abonelik Tesisi Öncesinde Teyit Araması Yapılması Hakkında Usul ve Esaslar Taslağı"nın hazırlandığı, bu kapsamda Taslak Usul Esaslar'ın kamuoyu görüşüne açıldığı, Kuruma gönderilen görüşler dikkate alınarak Taslak Usul ve Esaslar'ın güncellendiği, █████/2023 tarihli e-postayla 200.000 ve üzeri abonesi bulunan internet servis sağlayıcılığı, uydu ve kablo tv hizmeti, kablolu yayın hizmeti ve uydu platform hizmeti yetkilendirmesine sahip işletmecilere Taslak Usul ve Esaslar'ın tekrar gönderildiği, işletmeci görüşlerinin değerlendirildiği, taslağın nihai halinin ... tarih ve ... sayılı Kurul karar ile onaylandığı ve Resmî Gazete’de yayımlanması hususunda icraya yetki verildiği, dava konusu Usul ve Esasların Kurum internet sayfasında yayınlanması üzere, anılan Usul ve Esaslar'ın iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın "Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması" başlıklı 13. maddesinde, "Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz."; "Haberleşme hürriyeti" başlıklı 22. maddesinde, "Herkes, haberleşme hürriyetine sahiptir. Haberleşmenin gizliliği esastır. Millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; haberleşme engellenemez ve gizliliğine dokunulamaz. Yetkili merciin kararı yirmi dört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını kırk sekiz saat içinde açıklar; aksi halde, karar kendiliğinden kalkar. İstisnaların uygulanacağı kamu kurum ve kuruluşları kanunda belirtilir."; "Tüketicilerin korunması" başlıklı 172. maddesinde, "Devlet, tüketicileri koruyucu ve aydınlatıcı tedbirler alır, tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini teşvik eder." kuralları yer almıştır.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin "Özel ve aile hayatına saygı hakkı" kenar başlıklı 8. maddesinde, "(1) Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir. Bu hakkın kullanılmasına bir kamu makamının müdahalesi, ancak müdahalenin yasayla öngörülmüş ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir tedbir olması durumunda söz konusu olabilir." kuralına yer verilmiştir.
2813 sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun Kuruluşuna İlişkin Kanun'un "Personel nitelikleri" başlıklı 8. maddesinin 8. fıkrasında, "(...) Kurul uygun gördüğü kararlarını internet ortamı başta olmak üzere uygun vasıtalarla kamuoyuna duyurur. Kurulun uygun gördüğü düzenleyici kararları tekemmül etmesinden itibaren ilişkili Bakanlığa ve Resmî Gazete'de yayımlanmak üzere Başbakanlığa gönderilir." kuralı yer almakta iken █████/2018 tarih ve 703 sayılı Anayasada Yapılan Değişikliklere Uyum Sağlanması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 170. maddesi ile "Resmî Gazete'de" ve "Başbakanlığa" ibareleri madde metninden çıkartılmıştır.
5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun "Amaç” başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanunun amacı; elektronik haberleşme sektöründe düzenleme ve denetleme yoluyla etkin rekabetin tesisi, tüketici haklarının gözetilmesi, ülke genelinde hizmetlerin yaygınlaştırılması, kaynakların etkin ve verimli kullanılması, haberleşme alt yapı, şebeke ve hizmet alanında teknolojik gelişimin ve yeni yatırımların teşvik edilmesi ve bunlara ilişkin usul ve esasların belirlenmesidir." kuralına yer verilmiştir.
Aynı Kanun'un "İlkeler” başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, "Tüketici hak ve menfaatlerinin gözetilmesi"; (k) bendinde, "Teknolojik yeniliklerin kullanılması da dahil olmak üzere engelli, yaşlı ve sosyal açıdan korunmaya muhtaç diğer kesimlerin özel ihtiyaçlarının dikkate alınması" elektronik haberleşme hizmetinin sunulmasında ve bu hususta yapılacak düzenlemelerde göz önüne alınacak ilkeler arasında sayılmış; "Kurumun görev ve yetkileri” başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde, "Abone, kullanıcı, tüketici ve son kullanıcıların hakları ile kişisel bilgilerin işlenmesi ve gizliliğinin korunmasına ilişkin gerekli düzenlemeleri ve denetlemeleri yapmak,"; (ş) bendinde, "Elektronik haberleşme sektörüne yönelik olarak, millî güvenlik, kamu düzeni veya kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi amacıyla mevzuatın öngördüğü tedbirleri almak,"; (y) bendinde, "Bu Kanunla verilen görevlere ilişkin yönetmelik, tebliğ ve diğer ikincil düzenlemeleri çıkarmak." Kurumun görev ve yetkileri arasında sayılmış; "İşletmecinin hak ve yükümlülükleri" başlıklı 12. maddesinin 2. fıkrasında, Kurumun, işletmecilere sektörün ihtiyaçları, uluslararası düzenlemeler, teknolojide meydana gelen gelişmeler gibi hususları gözeterek "Tüketicinin korunması" gibi hususlar başta olmak üzere, mevzuat doğrultusunda yükümlülükler getirebileceği kurala bağlanmıştır.
Aynı Kanun'un "Tüketicinin ve son kullanıcının korunması" başlıklı 48. maddesinde, "Kurum, elektronik haberleşme hizmetlerinden yararlanan tüketici ve son kullanıcıların, hizmetlere eşit koşullarda erişebilmelerine ve hak ve menfaatlerinin korunmasına yönelik usul ve esasları belirler."; "Şeffaflığın sağlanması ve bilgilendirme” başlıklı 49. maddesinde, "(1) Kurum, son kullanıcı ve tüketicilerin azami faydayı elde edebilmeleri ve hizmetlerin şeffaflık ilkesine uygun olarak sunulabilmesi için hizmet seçenekleri, hizmet kalitesi, tarifeler ile tarife paketlerinin yayımlanmasına ve benzer hususlarda abonelerin bilgilendirilmesine yönelik olarak işletmecilere yükümlülükler getirebilir. (2) İşletmeciler, özellikle hizmetler arasında seçim yapılırken ve abonelik sözleşmesi kurulurken tüketicilerin karar vermelerinde etkili olabilecek hususlar ile dürüstlük kuralı gereğince bilgilendirilmelerinin gerekli olduğu her durumda talep olmaksızın tüketicileri bilgilendirir. (3)Kurum bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirler." kurallarına yer verilmiştir.
Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Tüketici Hakları Yönetmeliği'nin "Tüketici hakları" başlıklı 5. maddesinde, "(1) Elektronik haberleşme hizmetlerinden yararlanan tüketiciler asgarî olarak aşağıda sıralanan haklara sahiptir: a) Benzer konumdaki tüketicilerin hizmetlere eşit şartlarda erişebilme ve ayrım gözetmeyen adil ücretlerle hizmetlerden yararlanma hakkı, b) Tüketicilerin elektronik haberleşme hizmetine abone olurken bu hizmeti sağlayan işletmeciyle sözleşme yapma hakkı,(...) f) İşletmecinin sunacağı elektronik haberleşme hizmetinin kapsamı hakkında bilgi alabilme hakkı, g) Abonelere sunulan hizmet için uygulanacak tarifeler/kampanyalar konusunda açık, detaylı ve güncel bilgilere erişebilme hakkı ile tarifelerdeki/kampanyalardaki değişiklikler yürürlüğe girmeden önce bilgilendirilme hakkı, (...) ı) Uluslararası standartlar ile Kurumun belirleyeceği standartlara uygun kalitede hizmetten yararlanma hakkı."; "Şeffaflık ve bilgilendirme" başlıklı 6. maddesinde, "(1) İşletmeciler, sundukları elektronik haberleşme hizmetlerine erişim ve bu hizmetlerin kullanımı ile ilgili olarak asgari aşağıdaki bilgiler olmak üzere, özellikle hizmetler arasında seçim yapılırken ve abonelik sözleşmesi kurulurken tüketicilerin karar vermelerinde etkili olabilecek hususlar ile dürüstlük kuralı gereğince bilgilendirilmelerinin gerekli olduğu her durumda talep olmaksızın tüketicileri bilgilendirmekle ve bu bilgilere kolayca ulaşılabilmesini sağlamakla yükümlüdür: a) İşletmecinin adı, unvanı ve adresi, b) Sunulacak hizmete ilişkin olarak; hizmetin tanımı ve kapsamı, hizmete erişim ve hizmetin kullanımı konusunda genel hüküm ve şartlar, hizmet için uygulanacak tarifeler ve varsa abonelik paketleri, tarifelerin içerdiği vergi türleri ile bu vergilerin tarifeler hesaplanırken tarifelere yansıtılma oranı, doğru tüketici algısının oluşması amacıyla tarifelerin yalnızca tüm vergiler dahil değeri, abonelik tesisi dolayısıyla alınacak diğer ücretler, tarife ücreti ile birlikte telsiz kullanım ücreti yansıtılacağına dair abonenin doğru değerlendirme yapabileceği açıklıkta bilgi, c) Taahhütnamelere ilişkin şartlar, sunulan bakım/onarım hizmetlerine ilişkin genel bilgi ve standart sözleşme şartları ile geri ödeme şartları ve/veya işletmecinin kusurundan kaynaklanan nedenlerle sözleşmede belirtilen hizmet kalite seviyesinin sağlanamaması halinde zararın giderilmesine ilişkin bilgi, ç) Tüketici şikâyetlerinin çözüm usul ve süreçlerine ilişkin bilgi. (2) İşletmeci, Kurum düzenlemelerine uygun internet sitesi kurmak veya mevcut internet sitesini bu düzenlemelere uygun hale getirmekle yükümlüdür. İşletmeciler internet sitelerinden şikâyet başvurularının iletilebilmesini ve tüketicinin tam ve gereği gibi bilgilendirilmesini sağlar. İnternet sitelerinde tarife, kampanya ve diğer ücretler ile arıza giderilmesine ilişkin genel hususlar ve fesih gibi hizmet sunum koşulları başta olmak üzere gerekli bilgilere yer verilir. (3) Bu Yönetmelik kapsamında abonelere yapılacak bilgilendirme yöntemlerinde Kurum tarafından gerekli görülmesi halinde değişiklik yapılabilir. (...) " kuralına yer verilmiştir.
... tarih ve ... sayılı kararıyla onaylanan “İnternet/TV ve Sabit Telefon Hizmetlerine İlişkin Bireysel Yeni Abonelik Tesisi Öncesinde Teyit İşlemleri Yapılması Hakkında Usul ve Esaslar'ın "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "(1) Bu Usul ve Esasların amacı, elektronik haberleşme hizmetinden faydalanmak isteyen tüketicilerin, bireysel yeni abonelik sözleşmesi tesisi öncesinde şeffaf bir şekilde bilgilendirilmesi ve abonelik taleplerinin teyit edilmesine ilişkin usul ve esasları belirlemektir.; "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde, "(1) Bu Usul ve Esaslar; a) İnternet Servis Sağlayıcılığı, Uydu ve Kablo TV Hizmeti, Kablolu Yayın Hizmeti ve Uydu Platform Hizmeti yetkilendirmesi ile sunulan ve işletmeci değişikliği içermeyen internet/TV ve varsa bu hizmetler ile birlikte ilgili yetkilendirme kapsamında sunulan sabit telefon hizmetlerine ilişkin bireysel yeni abonelik sözleşmesi tesisi öncesi teyit araması işlemlerine yönelik işletmecilerin yükümlülüklerini kapsar. b) Münhasıran sabit telefon hizmetlerine yönelik bireysel yeni abonelikleri kapsamaz."; "Dayanak" başlıklı 3. maddesinde, "(1) Bu Usul ve Esaslar, █████/2008 tarihli ve 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 4, 6, 12, 48 ve 49'uncu maddeleri ile █████/2017 tarihli ve 30224 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Tüketici Hakları Yönetmeliği’nin 5, 6 ve 25'inci maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır."; "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinde, "(1) Bu Usul ve Esaslarda geçen; a) Abone: Bir işletmeci ile elektronik haberleşme hizmetinin sunumuna yönelik olarak yapılan bir sözleşmeye taraf olan gerçek ya da tüzel kişiyi, b) Abonelik sözleşmesi: İşletmeci ile abone arasında akdedilen ve işletmecinin bir bedel karşılığında dönemsel ya da sürekli olarak bir hizmeti yerine getirmeyi veya mal teminini üstlendiği ya da her ikisini birden kapsayan sözleşmeyi, c) Elektronik haberleşme hizmeti: Elektronik haberleşme tanımına giren faaliyetlerin bir kısmının veya tamamının hizmet olarak sunulmasını, ç) İşletmeci: Yetkilendirme çerçevesinde elektronik haberleşme hizmeti sunan ve/veya elektronik haberleşme şebekesi sağlayan ve alt yapısını işleten şirketi, d) Kanun: Elektronik Haberleşme Kanunu’nu, e) Kurul: Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulunu, f) Kurum: Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunu, g) Tüketici: Elektronik haberleşme hizmetini ticari veya mesleki olmayan amaçlarla kullanan veya talep eden gerçek veya tüzel kişiyi, ifade eder. (2) Bu Usul ve Esaslarda geçen ancak bu maddenin birinci fıkrasında tanımlanmayan kavramlar için ilgili mevzuatta yer alan tanımlar geçerlidir.; "Teyit işlemleri" başlıklı 5. maddesinde, "(1) Bu Usul ve Esaslar kapsamında yer alan hizmetlere ilişkin tüm kanallardan işletmeciye gelen yeni abonelik taleplerinde abonelik sözleşmesi tesis edilmeden önce tüketici, irtibat numarası üzerinden işletmecinin müşteri hizmetleri vasıtasıyla aranır. Söz konusu aramada tüketiciden, işletmecinin sunacağı internet veya TV hizmeti için kendisine herhangi bir numaradan pazarlama ve tanıtım amaçlı arama yapılıp yapılmadığı veya kısa mesaj gönderilip gönderilmediği hususuna yönelik sesli olarak veya tuşlama yoluyla teyit alınır. (2) Tüketicinin, birinci fıkra kapsamında herhangi bir numaradan pazarlama ve tanıtım amaçlı; a) Daha önce kendisiyle irtibata geçilmediğini teyit etmesi durumunda abonelik talebi işleme konulur. b) Daha önce kendisiyle irtibata geçildiğini teyit etmesi durumunda, tüketici irtibat numarasına işletmecinin yetkili kanalları üzerinden arama yapıldığı veya kısa mesaj gönderildiği, arama veya kısa mesaj kaydıyla birlikte işletmeci tarafından ispatlanabiliyorsa abonelik talebi işleme konulur. Aksi takdirde yeni abonelik sözleşmesi tesisi süreci başlatılmaz. (3) Abonelik talebinin işleme konulmasını müteakip aynı aramada sesli yanıt sistemi üzerinden; “[işletmeci unvanı] [işletmecinin sunacağı hizmet] hizmeti abonelik talebiniz alınmıştır. Bu hizmet başka bir işletmeci ile ortak olarak sunulan bir hizmet değildir. Başvurunuz kapsamında varsa aldığınız diğer internet, sabit telefon ve/veya TV hizmetlerinden ayrı ve bağımsız olarak yeni bir aboneliğiniz olacak ve hizmet aldığınız sürece ayrıca faturalandırılacaksınız. Bu abonelikle varsa diğer internet, TV ve/veya sabit telefon abonelikleriniz iptal edilmiş olmayacaktır. [Diğer bilgiler]. Bu kapsamda yeni [işletmecinin sunacağı hizmet] hizmeti abonelik süreciniz başlatılacak olup, abonelik talebini onaylıyor musunuz” şeklindeki bilgilendirme içeriği, tekrar dinleme seçeneği de sunulmak suretiyle tüketiciye açık, anlaşılır ve doğru bir şekilde iletilir ve yeni abonelik sözleşmesi tesisi sürecinin başlatılmasına yönelik tüketiciden sesli olarak veya tuşlama yapılarak onay alınır. (4) Üçüncü fıkra kapsamındaki “Diğer bilgiler” alanında; a) Abonelik talebinin acente/bayi kanalı ile oluşturulduğu durumlarda işletmeci acentesinin/bayisinin adı, ili, ilçesi ve talep tarihi bilgisine; diğer yöntemler ile oluşturulduğu durumlarda abonelik talebinin iletildiği kanal ve tarih bilgisine, b) İşletmecinin sunacağı hizmetin türüne göre varsa cihaz satın alma bedeli, bağlantı, aktivasyon, kurulum ve benzeri ücretler de dâhil ödenmek zorunda olan toplam ücret ile bu ücretler hariç ödenmesi gereken ortalama ücret bilgilerine, c) İnternet erişim hizmetlerinde duyurulan veri hızları, taahhütlü abonelikler için taahhüdün süresi, fesih halinde ödenecek tüm ücretler ve taahhütlü abonelikler için azami cayma bedeli bilgilerine yer verilir. (5) İşletmecinin internet ve/veya TV ile birlikte sabit telefon hizmetini de sunacak olması halinde; a) Üçüncü fıkra kapsamındaki bilgilendirmelerin bu durumu yansıtır nitelikte yapılması, b) İnternet erişim hizmetinin işletmeci değişikliği ile alınacak olması halinde İnternet Servis Sağlayıcısı değişikliğine ilişkin ilgili mevzuat hükümleri saklı kalmak kaydıyla sabit telefon ve/veya TV hizmeti bakımından bu Usul ve Esaslar kapsamında öngörülen süreçlerin işletilmesi sağlanır. (6) Tüketici tarafından üçüncü fıkra kapsamındaki bilgilendirme içeriğinin dinlenmesi akabinde karar verebilmek için süre talep edilmesi halinde bilahare arama yapılarak bu madde kapsamındaki süreç aynen tekrarlanır."; "Diğer hükümler" başlıklı 6. maddesinde, "(1) 5'inci madde kapsamında; teyit araması yapılmaması, teyit aramasına yanıt verilmemesi, teyit aramasında belirlenen içerikte bilgilendirme yapılmaması veya tüketici tarafından onay verilmemesi durumunda yeni abonelik sözleşmesi tesisi süreci başlatılmaz. (2) Tüketiciden yeni abonelik sözleşmesi tesisi sürecinin başlatılmasına ilişkin onayın alınmasını müteakip abonelik sözleşmelerinin ve sunulacak hizmetin sözleşme kurulum aşamasında aksi tüketici tarafından ayrıca talep edilmedikçe 5'inci madde kapsamında tüketiciye verilen bilgilere uygun olması sağlanır. (3) Tüketici tarafından işletmecinin müşteri hizmetleri aranarak iletilen abonelik taleplerinde 5 inci madde kapsamındaki teyit işlemleri, aynı aramada yapılabilir. (4) Sunulacak hizmetin tüketicinin adresinde modem vb. bir cihaz kurulumu gerektirmesi halinde kurulum randevusu, tüketici tarafından yeni abonelik sözleşmesi tesisi sürecinin başlatılmasına onay verilmesi akabinde aynı aramada oluşturulabilir.; "İspat yükümlülüğü" başlıklı 7. maddesinde, "(1) Bu usul ve esaslar kapsamında yapılan tüm işlemlerde ispat yükümlülüğü işletmeciye aittir."; "İdari para cezaları ve diğer yaptırımlar" başlıklı 8. maddesinde, "(1) İşletmecilerin bu Usul ve Esaslar ile belirlenen yükümlülükleri yerine getirmemeleri halinde █████/2014 tarihli ve 28914 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği hükümleri uygulanır.; "Yürürlük" başlıklı 9. maddesinde, "(1) Bu Usul ve Esaslar yayımı tarihinden 6 ay sonra yürürlüğe girer.; "Yürütme" başlıklı 10. maddesinde, "(1) Bu Usul ve Esasların hükümlerini Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu Başkanı yürütür." düzenlemesi yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davacının, dava konusu işlemin şekil yönünden hukuka aykırı olduğu iddiasının incelenmesinden;
2813 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 8. fıkrasında, "Kurul uygun gördüğü kararlarını internet ortamı başta olmak üzere uygun vasıtalarla kamuoyuna duyurur. Kurulun uygun gördüğü düzenleyici kararları tekemmül etmesinden itibaren ilişkili Bakanlığa ve Resmî Gazete'de yayımlanmak üzere Başbakanlığa gönderilir." kuralında yer alan "Resmî Gazete'de" ve "Başbakanlığa" ibareleri █████/2018 tarih ve 703 sayılı Anayasada Yapılan Değişikliklere Uyum Sağlanması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 170. maddesiyle madde metninden çıkartılmıştır.
... tarih ve ... sayılı Kurul kararının 2. maddesinde, “İşbu Kurul Kararı’nın Resmî Gazete'nin Kurul Kararları bölümünde yayımlanması için icranın yetkilendirilmesi”, “Yürürlük” başlıklı 9. maddesinde, “Bu Usul ve Esaslar yayımı tarihinden 6 ay sonra yürürlüğe girer.” düzenlemelerine yer verildiği, davalı idare tarafından da ilgili mevzuat uyarınca, Usul ve Esaslar’ın Resmî Gazete’de yayımlanmadığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafından, dava konusu idari işlemin ülke genelinde uygulanacak düzenleyici idari işlem mahiyetinde olduğu ve Resmî Gazete'de yayınlanmak suretiyle duyurulmasını gerektiği, idari işlemin tebliği, ilanı veya Resmî Gazete'de yayınlanması idari işlemin şekil unsuruyla ilgili olduğu ve bu hususlardaki bir eksikliğin iptal sebebi olduğu iddia edilmiş ise de, 2813 sayılı Kanun'da yapılan değişiklikle Kurul kararlarının Resmî Gazete'de yayımlanmasının zorunlu olmaktan çıkarıldığı anlaşıldığından, dava konusu Usul ve Esaslar'ın Resmî Gazete'de yayımlanmamasında şekil yönünden hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Dava konusu Usul ve Esaslar'ın 1. ve 3. maddelerinin incelenmesinden;
Dava konusu Usul ve Esaslar, 5809 sayılı Kanun’un 4., 6., 12., 48. ve 49. maddeleri ile Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Tüketici Hakları Yönetmeliği’nin 5., 6. ve 25. maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.
Anılan mevzuata göre, elektronik haberleşme hizmetinin sunulmasında ve bu hususta yapılacak düzenlemelerde "Tüketici hak ve menfaatlerinin gözetilmesi" ilkesinin göz önüne alınmasının gerektiği, Kurumun görev ve yetkileri arasında, abone, kullanıcı, tüketici ve son kullanıcıların hakları ile kişisel bilgilerin işlenmesi ve gizliliğinin korunmasına ilişkin gerekli düzenlemeleri ve denetlemeleri yapma, elektronik haberleşme sektörüne yönelik olarak milli güvenlik, kamu düzeni veya kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi amacıyla mevzuatın öngördüğü tedbirleri alma ve bu Kanunla verilen görevlere ilişkin yönetmelik, tebliğ ve diğer ikincil düzenlemeleri çıkarmanın sayıldığı, Kurumun işletmecilere sektörün ihtiyaçları, uluslararası düzenlemeler, teknolojide meydana gelen gelişmeler gibi hususları gözeterek "tüketicinin korunması" gibi hususlar başta olmak üzere, mevzuat doğrultusunda yükümlülükler getirebileceği, Kurumun elektronik haberleşme hizmetlerinden yararlanan tüketici ve son kullanıcıların, hizmetlere eşit koşullarda erişebilmelerine, hak ve menfaatlerinin korunmasına yönelik usul ve esasları belirleyeceği, Kurumun son kullanıcı ve tüketicilerin azami faydayı elde edebilmeleri ve hizmetlerin şeffaflık ilkesine uygun olarak sunulabilmesi için hizmet seçenekleri, hizmet kalitesi, tarifeler ile tarife paketlerinin yayımlanmasına ve benzer hususlarda abonelerin bilgilendirilmesine yönelik olarak işletmecilere yükümlülükler getirebileceği, işletmecilerin özellikle hizmetler arasında seçim yapılırken ve abonelik sözleşmesi kurulurken tüketicilerin karar vermelerinde etkili olabilecek hususlar ile dürüstlük kuralı gereğince bilgilendirilmelerinin gerekli olduğu her durumda talep olmaksızın tüketicileri bilgilendireceği, Kurumun bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirleyeceği anlaşılmıştır.
Davacı tarafından, idarenin abonelik başvurularına ilişkin teyit alma yükümlülüğünü Elektronik Haberleşme Kanunu'nun tüketicinin korunmasıyla ilgili hükümlerine dayanarak “düzenlemekle” kalmadığı, bu düzenlemenin birer tacir olan işletmeciler tarafından nasıl yerine getirileceğine de karar verdiği, idarenin böyle bir yetkisinin olmadığı iddia edilmiş ise de, 5809 sayılı Kanun'un 49. maddesinin 3. fıkrasında açıkça yer aldığı üzere işletmecilerin özellikle hizmetler arasında seçim yapılırken ve abonelik sözleşmesi kurulurken tüketicilerin karar vermelerinde etkili olabilecek hususlar ile dürüstlük kuralı gereğince bilgilendirilmelerinin gerekli olduğu her durumda talep olmaksızın tüketicileri bilgilendireceği ve Kurumun bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirleyeceği kuralına yer verildiğinden, davalı Kurumun aktarılan görev ve yetkileri de dikkate alındığında, işletmecilere teyit alma yükümlülüğü yanı sıra tüketicilerin korunması kapsamında bu yükümlülüğün nasıl yerine getirileceğine yönelik olarak düzenlemeler yapabileceği, bu hususlara ilişkin olarak düzenleme yapma yetkisinin 5809 sayılı Kanun'da açıkça verildiği anlaşıldığından, dava konusu Usul ve Esaslar'ın 1. ve 3. maddelerinin hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Dava konusu Usul ve Esaslar'ın 1. ve 3. maddeleri haricindeki diğer maddelerinin incelenmesinden;
Dava konusu Usul ve Esaslar'ın 1. ve 3. maddeleri haricindeki maddelerinde, elektronik haberleşme hizmeti niteliğinde olan internet servis sağlayıcılığı, uydu ve kablo TV hizmeti, kablolu yayın hizmeti ve uydu platform hizmeti yetkilendirmesi ile sunulan ve işletmeci değişikliği içermeyen internet/TV ve varsa bu hizmetler ile birlikte ilgili yetkilendirme kapsamında sunulan sabit telefon hizmetlerine ilişkin bireysel yeni abonelik sözleşmesi tesisi öncesi yapılacak teyidin "sadece" telefonla sesli arama yöntemiyle gerçekleştirilebileceği, düzenlenmiştir. Bu çerçevede abonelik sözleşmesi tesisi öncesinde yapılacak teyidin "sadece telefon" aracılığıyla yapılmasının davalı idarenin amacına ulaşması bakımından uygun olup olmadığının ve ölçülü olup olmadığının öncelikle incelenmesi gerekmektedir.
Davalı idare tarafından, dava konusu idari işlemin sebebi olarak, Kuruma gönderilen muhtelif tüketici şikayetlerinin incelenmesi neticesinde, özellikle tüketicilerin talebi olmaksızın gerçekleştirilen aramalarla yeni abonelikler tesis edilebildiği ve bu durumun çok sayıda tüketici mağduriyetine neden olduğu görüldüğünden, bu bağlamda ilgili mevzuat kapsamında söz konusu tüketici mağduriyetlerinin engellenmesi ve tüketici hak ve menfaatlerinin korunabilmesinin temini gösterilmiştir.
5809 sayılı Kanun'da, elektronik haberleşme hizmetinin sunulmasında ve bu hususta yapılacak düzenlemelerde tüketici hak ve menfaatlerinin gözetilmesinin gerektiği belirterek, abone, kullanıcı, tüketici ve son kullanıcıların hakları ile kişisel bilgilerin işlenmesi ve gizliliğinin korunmasına ilişkin gerekli düzenlemeleri ve denetlemeleri yapma, elektronik haberleşme sektörüne yönelik olarak milli güvenlik, kamu düzeni veya kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi amacıyla mevzuatın öngördüğü tedbirleri alma ve bu Kanunla verilen görevlere ilişkin yönetmelik, tebliğ ve diğer ikincil düzenlemeleri çıkarmak Kurumun görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.
Dava konusu Usul ve Esaslar'ın 1. ve 3. maddeleri haricindeki diğer maddelerde abonelik sözleşmesi tesisi öncesinde yapılacak teyidin "sadece" telefon aracılığıyla yapılması düzenlenmiş ise de, elektronik posta, kısa mesaj, işletmecilerin internet siteleri ve mobil uygulamaları aracılığıyla elektronik ortamda alınacak teyitler gibi dava konusu düzenlemede yer almayan başkaca teyit yöntemlerinin de bulunduğu, telefon dışında diğer yöntemlerde tüketicinin teyit aramasına konu bilgileri incelemek ve değerlendirmek için daha geniş hakları olabileceğinden, telefonla alınan teyitler dışında da tüketici menfaatinin güvenli bir şekilde korunabileceğinin anlaşıldığı, davalı idare tarafından ise bu yöntemlerin tamamının kapsam dışında bırakıldığı, öte yandan, söz konusu yöntemlerin hangi nedenlerle teyit kapsamı dışına çıkarıldığının somut bilgi ve belgelerle davalı idarece ortaya konulamadığı, davalı idarece özellikle 850’li, 312’li vb. numaralar vasıtasıyla yapılan aramalarla işletmeciler adına pazarlama ve satış amacıyla ilk temasta tüketicilere yanlış/yanıltıcı/eksik bilgi verilebildiği, ilk temas sonucunda bir şekilde aboneliğe ikna edilen tüketicinin sonraki aşamalarda ilk temasta verilen bilgilendirmelere dayanarak abonelik işlemi tesis edebildiği, kimi zaman alınmayan hizmet dolayısı ile fatura çıkarıldığı ve özellikle yüksek cayma bedelleri ile karşı karşıya kalındığı, bu durumun tüketiciler açısından mağduriyet yarattığı vb. faktörler olduğu belirtilmekle birlikte, özellikle telefonla gerçekleştirilen bu tarz yanlış yönlendirmelerin yalnızca telefonla teyit yöntemiyle nasıl önlenebileceğine ilişkin yeterli gerekçeye yer verilmediği de görülmektedir.
Öte yandan, idari yargı denetiminde ölçü norm olarak kullanılan temel ilkelerinden biri de ölçülülük ilkesidir. Anayasa'nın 13. maddesinde yer alan ölçülülük ilkesi, literatür ve yargısal içtihatlarda, bireylere tanınan hakları sınırlandıran idari işlemlerin ulaşılmak istenen amacı gerçekleştirmeye elverişli olması, tanınan bir hakkı sınırlandıran idari işlemin ulaşılmak istenen amaç için gerekli olması ve amaç ile hakkı sınırlandıran idari işlemin orantılı olması şeklinde tanımlanmaktadır. Belirtilen tanımlamadan hareket edildiğinde, ölçülülük ilkesi elverişlilik, gereklilik ve orantılılık şeklinde alt ilkeleri bünyesinde barındırmaktadır. Konumuz açısından önem arz eden orantılılık ilkesi, bir özgürlük ya da hakkı sınırlandırmada başvurulan araç ile sınırlandırmayla ulaşılmak istenen amaç arasında kabul edilebilir bir orantı bulunması durumuyla ilgilidir.
Bu bakımdan, tüketiciden abonelik sözleşmesi tesisinden önce birçok yöntemle teyit alınabilecek ve tüketiciyi koruma amacına diğer teyit yöntemleriyle de ulaşılabilecekken teyit almanın yalnızca telefon görüşmesine münhasır kılınmasının, tüketicinin korunması amacına ulaşmak bakımından orantılı olmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, tüketicinin korunması kapsamında internet/TV ve sabit telefon hizmetlerine ilişkin bireysel yeni abonelik tesisi öncesinde teyit işlemleri hususunda davalı Kurumca düzenleme yapılması gerekmekle birlikte sadece sesli arama yöntemiyle teyit işlemlerinin gerçekleştirilmesinin 5809 sayılı Kanun'da belirtilen tüketici haklarının korunması ilkesinin sağlanması bakımından yetersiz olabileceği, birden fazla teyit yöntemi belirlenerek hangisinin kullanılacağının tüketicinin tercihine neden bırakılmadığının davalı idarece ortaya konulamadığı, telefonla dolandırıcılığın yoğun olduğu günümüzde tek bir yöntem olarak telefonla teyit zorunluluğu getirilmesinin ve bu şekilde tüketici tercihlerinin sınırlandırılmasının tüketicilerin korunması amacına hizmet etmediği, dava konusu Usul ve Esaslar'ın 1. ve 3. maddeleri haricindeki diğer maddelerde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Öte yandan, ... tarih ve... sayılı Kurul kararı ile onaylanan "Sosyal Açıdan Desteklenmesi Gereken Kesimlere Yönelik Tedbirlere İlişkin Usul ve Esaslar"ın “Görüntülü çağrı merkezi” başlıklı 7. maddesi kapsamında Kurum tarafından işitme veya konuşma engelli tüketicilerin etkin hizmet alabilmesine yönelik düzenleme yapılmış ise de, anılan Usul ve Esaslar'ın amaç ve kapsamının elektronik haberleşme sektöründe hizmet sunan iki yüz bin (200.000)’in üzerinde abonesi bulunan işletmeciler tarafından, engelliler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için tedbir alınması kapsamında uygulanacak yönteme ilişkin olduğu, dolayısıyla tüm işletmecilere yönelik olarak getirilen dava konusu Usul ve Esaslarda yer alan telefonla teyit alma yükümlülüğünün anılan Usul ve Esaslar kapsamına girmeyen iki yüz bin (200.000) ve altında abonesi bulunan işletmeciler için engellilere yönelik belirsizlik oluşturduğu anlaşılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Dava konusu Usul ve Esaslar'ın 1. ve 3. maddeleri yönünden davanın REDDİNE
2. Dava konusu Usul ve Esaslar'ın 1. ve 3. maddeleri haricindeki maddeler yönünden ise İPTALİNE;
3. Dava kısmen ret, kısmen iptal ile sonuçlandığından, ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...TL yargılama giderinin yarısı olan ...-TL'nin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, kalan ...-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,
4. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, ...-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, █████/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!