Anahtar kelimeler: Reşadiye Gününü Kısmî Mücadele Gören Davetiye Kaçakçılıkla Haberdar Gümrük Eşyanın
7. Ceza Dairesi ██████████ E. , █████████ K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza MahkemesiSAYISI : ███████ E., ████████ K.SUÇTAN ZARAR GÖREN : Gümrük İdaresiSUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜM : Mahkumiyet, kaçak eşyanın müsaderesiTEMYİZ EDENLER : Sanık, suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekiliTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozmaSuçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemi yönünden;Reşadiye Asliye Ceza Mahkemesinin, ████████ Esas sayılı dosyasında, 07.01.2015 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen duruşma gününü bildirir davetiye ile davadan haberdar edilen Gümrük İdaresinin katılma talebinde bulunmadığından temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü (1412 sayılı Kanun) Kanunu’nun 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddi, gerektiği anlaşılmıştır.Sanığın temyiz istemi yönünden;Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:I- Suçtan Zarar Gören Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;Usulüne uygun davetiye ile duruşmadan haberdar olduğu halde katılma talebinde bulunmayan Gümrük İdaresinin 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,II- Sanığın Temyiz İstemi Yönünden;Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.Ancak;1.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, ████████ Karar sayılı ve 16.05.2017 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 15.09.2014, iddianame düzenleme tarihinin 25.12.2014 olduğu,UYAP kayıtlarının incelenmesi sonunda, Bayburt 1. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ Esas sırasında kayıtlı dosyasında suç tarihinin 24.09.2014, iddianame tarihinin 06.11.2014 olduğu, Bu dosyadaki eylemin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi ve sonucuna göre uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,2.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanun'lar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son cümle delaletiyle anılan Kanun'un 3/5, 3/10, 3/23 ve 5/2. maddeleri gereği sanık hakkında hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,3.15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 5. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, sanığın kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık müessesesinden yararlanabilmesi için mahkemece kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında yer alan dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar tutarı ödemesi hususunda ihtarat yapılması ve ödeme yapması halinde, soruşturma aşamasında 5607 sayılı Kanun'un 5. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca daha önce sanığa bu hususta ihtar yapılmamış olduğu da gözetilerek cezasında 1/2 oranında indirim yapılacağının bildirilmesi gerektiği cihetle; kovuşturma aşamasında yapılan ihtaratta indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerekirken 1/3 olarak bildirilerek sanığın yanıltılması ve ödeme yapılmadığından bahisle hakkında ilgili hükümlerin uygulanmaması,4.Suç konusu kaçak sigaranın tamamı hakkında 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsadere kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yalnızca adli emanetin ████████ sırasında kayıtlı numune sigaraların müsaderesine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, temyiz edenin sıfatına göre 1412 sayılı Kanun'un 326. maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 02.06.2025 tarihinde karar verildi.
Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!