Anahtar kelimeler: Granitler Yakılmış Acilen İtirazsız Davadavacı Yazıya Cevapta Kaplaması Tarif Bitirilmesinin

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO: ████████
DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2015
KARAR TARİHİ : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile aralarında 11.05.2011 tarihinde yapılan Taşeron Sözleşmesi gereği,----- ---- Kaplaması, ----- şirketleri tarafından yapıldığını, işin tarif ve miktarının Ek Sözleşmelerle belirlendiğini, davalı tarafından -----tarihli, tutanak başlıklı yazı ile işlerin acilen bitirilmesinin bildirildiğini, bu yazıya 27.10.2011 tarihinde vermiş oldukları cevapta, kendilerine iş programı verilmediğini ve özetle 24.08.2011 tarihli faturanın itirazsız ödendiğini, dolayısıyla işte gecikmeden söz edilemeyeceğini, tüm malzemelerin ithal malzeme olduğunu, ----- sırada yer alan yakılmış granitler için doların artışı nedeniyle revize istendiğini, davalı tarafın bu revizeyi kabul etmemesine rağmen iyi niyetle işe devam ettiklerini ve sorun varsa görüşmelere devam edileceğinin davalıya aktarıldığını, bundan sonra muhtelif tarihlerde taraflarına bildirilen aksaklıklar düzeltilmesine rağmen hak ettikleri paranın ödenmediğini ve şirketlerinin zor durumda bırakıldığını, şirketlerinin toplamda KDV dâhil 238.573,47 TL iş yaptığını, buna karşılık taraflarına yalnız 185.000,00 TL ödeme yapıldığını, bakiye alacak için 11.07.2012 tarihinde 53.573,46 TL fatura kesilip davalıya gönderilmiş ise de, davalı şirketin bu faturayı ------ ihtarname ekinde iade ettiğini, alacaklarının sulh ve anlaşma yolu ile alınamaması üzerine 27.01.2014 tarihinde ----- dosyasıyla alacakları 53.573,46 TL olmasına rağmen dava dilekçelerinde şimdilik kaydıyla 10.000,00 TL'nin faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi talebiyle Dava açtıklarını, Mahkemenin ------ Sayılı Kararı ile HMK. 192/2 uyarınca kısmi davanın reddine karar verdiğini ve kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiğini beyan ve iddia ederek, davalarının kabulü ile 53.573,46 TL alacaklarının faturanın kesim tarihi olan 11.07.2012 tarihi itibarıyla işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın usulden reddi ile yetkisizlik kararı verilmesini talep ettiklerini, esasa ilişkin olarak; sözleşme konusu işin davacı şirket tarafından eksik olarak ifa edildiğini ve zamanında tamamlanmadığını, müvekkil davalı şirketin sözleşme gereği işin yapılacağı yer teslimini 20.05.2011 tarihinde gerçekleştirdiğini, ancak davacı şirketin sözleşmede kararlaştırıldığı üzere 35 günlük iş bitirme süresini fazlasıyla aşarak sözleşmesel yükümlülüğünü ihlal ettiğini, bu durum karşısında müvekkil şirket yetkilileri tarafından 25.10.2011 tarihinde tutanak tanzim edilerek; davacı şirkete bildirilen iş programının gerisinde kalındığı, 1 hafta içerisinde imalatların tamamlanması gerektiği, aksi halde sözleşmenin feshedileceğinin bildirildiğini, davacı firmanın vermiş olduğu cevabında işin uzadığı ve işin bitiş tarihinin 5 Ay önce olduğunun bizzat ve açık şekilde kabul edildiğini, davacı şirket tarafından gönderilen cevabi yazıda 5 Ay önce yapılan bedellerin revize edilmesi şeklinde haksız ve sözleşme dışı bir talebi olduğunun görüleceğini ve davacı şirketin bu talebi ile işin zamanında tamamlanmamış olmasına adeta bir kılıf uydurmaya çalıştığını, aksine müvekkil şirketin davacı şirketin işi zamanında tamamlamaması nedeniyle hastanenin kuruma teslimi ve geçici kabulün yapılmasında aksaklıklar yaşadığını ve müvekkil şirketin tamamlanmayan işleri kendi imkânları çerçevesinde düzeltmeye çalıştığını, taraflar arasında imzalanan dava konusu sözleşmenin 4. Maddesi 2 Nolu bendinde cezai şartın kararlaştırıldığını ve taşeronun işin tamamlanmasının gecikmesi halinde gecikilen her gün için 1.000 TL/Gün Ceza ödeyeceği şeklindeki hükmün bizzat davacı şirket tarafından imza altına alındığını, yukarıda izah ettikleri ve yazılı delillerle sübut bulmuş iddiaları karşısında davacı şirketin haksız olarak düzenlemiş olduğu fatura karşısında, müvekkil şirketin alacaklı olduğu ve davacı şirketin işin gecikme bedeli olarak hesaplanacak Cezai Şart ödemesini müvekkil şirket ödemekle yükümlü olduğunun açıkça görüleceğini, gecikmeden kaynaklı cezai şart Alacağı için tüm yasal haklarını saklı tuttuklarını, sözleşme kapsamında davacı şirket tarafından tamamlanması gereken işlerin eksik olarak gerçekleştirildiklerini ve müvekkil davacının sigortalı işçileri tarafından bitirilerek teslim edildiklerini, diğer bir önemli hususun ise davalı şirket tarafından temin edilen malzeme ve belirli bir aşamaya kadar yapılan işçiliğin sözleşme kapsamında yer alan teknik şartnameye uygun olarak ifa edilmediğini, davacı şirketin teknik şartnamede belirtilen malzemelerin dışına çıkarak uygun olmayan bir imalat yaptığını ve işçiliklerde de tamamen kusurlu davrandığını, müvekkil şirketin tüm bunları düzeltmek zorunda kalarak ekstra maliyet üstlendiğini, davacı şirketçe şartname dışı gerçekleştirilen tüm işler belli olup, mahkemece yapılacak bilirkişi incelemesi ile söz konusu durumun ispat olunacağını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte yapılan her kusurlu işin öncelikle tespitinin gerektiğini ve belirlenecek nezafet kesintisinin taraflar arasındaki Borç/Alacak ilişkisinde dikkate alınması gerektiğini, davacı şirket tarafından düzenlenen dava konusu faturanın bedelsiz olup, sunulan malzeme miktar ve bedelleri ile metrajların gerçeği yansıtmadığını, davacı şirketin müvekkil şirketten herhangi bir alacağı bulunmadığını, davacı şirketin yapmış olduğu iş ve kullandığı malzemelerin hesaplanarak her iki tarafında mutabık olduğu sözleşme bedelinin ödendiğini, davacı şirketin ne şekilde hesaplandığı bilinmeyen ve adi yazılı olarak düzenlenmiş bir takım hesaplamalarla haksız biçimde bedel talep ettiğini, davacının taleplerini ispat yükümlülüğü altında olduğunu savunarak, öncelikle Davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddine, esasa geçilmesi halinde davacının dayanaksız taleplerinin reddini istemiştir.Bozma öncesi mahkememizce;----- sayılı dava dosyası getirtilmiş, incelenmesinde; davacı tarafça davalı aleyhine alacağının tahsili amacıyla kısmi alacak davası açıldığı, davalının cevap dilekçesinde davacının alacağının faturaya dayandığı, kısmi dava açılmasında hukuki yararının olmadığı yönünde itirazda bulunduğu ve davanın reddine karar verilmesini talep ettiği, mahkemenin HMK 109. Maddesi uyarınca kısmi davanın reddine karar verdiği tespit edilmiştir.Taraflar tacir olup ticari defterlere dayanıldığından ticari defterler üzerinde inceleme yaptırılmak üzere rapor alınmıştır. Talimat mahkemesi aracılığıyla öncelikle davalının defterleri incelenmiş, hazırlanan bilirkişi raporuna göre; davalının defterlerinin usul ve yasaya uygun tutulduğu ve birbirini teyit ettiği, davacı şirket tarafından düzenlenen toplam tutarı KDV dâhil 185.038,16 TL hakediş faturasına ilişkin olarak davalı şirketçe toplamda 186.997,39 TL ödeme yapıldığı ve fazladan yapılan 1.969,23 TL ödemenin 159-verilen sipariş avansları hesabına virman edildiği, davaya konu edilen ---- tutarlı faturanın davalı şirket kayıtlarında yer almadığı gibi, ------ yevmiye nolu ihtarnamesi ekinde iade edildiği tespit edilmiştir.Mahkememizce davacının defterleri incelenmek üzere alınan bilirkişi raporunda; davacı tarafın 2011 yılı ticari defterleri ile 2012 yılına ilişkin defteri kebir ve envanter defterlerini ibraz etmediği, 2012 yılı yevmiye defteri noter açılış ve kapanış onamalarını süresinde yaptırdığı, ticari defterlerin sahibi lehine delil niteliğinin bulunup bulunmadığı hususunun mahkemenin taktirinde olduğu, davacı şirketin davalı şirketle ticari ilişkisini tek düzen hesap planının -----hesabı altında yer alan ----hesabında kayıt ve takip ettiği, davamıza konu edilen ----- tutarlı faturayı ------ nolu yevmiye maddesi altında davalı şirket adına borç kaydettiği ve davacı şirketin işbu faturadan kaynaklı olarak 2012 yevmiye defter kayıtlarında davalı şirketten kaydi olarak 53.573,46 TL asıl alacaklı durumda bulunduğu, davalı tarafça, fen ve sanat kaidelerine uygun yapılmamış işin teslim alınmamış olmasından dolayı, ----- ihtarnamesi ekinde faturanın iade edildiği, dava dosyasına davacının iddiasını ispata yönelik herhangi bir hakkediş sunulmadığı, davacı tarafın alacağına temel olarak gösterdiği faturanın açıklama kısmında: ----- yazdığı, faturada belirtilmiş olan 53.573,46 TL bedelin, açılımının ------ açılan davada dava dilekçesi ekinde sunulmuş olan elle yazılarak yapılmış hesaplamalardan gelmiş olduğu, belgede işverenin kabul ve imzasının bulunmadığı, dosyaya bu ödemeye dair herhangi bir hakkediş sunulmadığı, elle yazılarak "Kesin Hesap" mahiyetinde yapılmış bu hesaplamaların kontrolünün mümkün olmadığı, davacı tarafa yer tesliminin 20.05.2011 tarihinde yapılmış olduğu hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, işin teslim tarihinin ise; taraflar arasında imzalanmış olan sözleşmenin 4.Maddesinde ''Sözleşme konusu işin, yer teslim tarihinden başlayıp 35 günde sona ereceği" şeklinde belirlendiği, sözleşmeye göre, davacı tarafça işin en geç 20.05.2011 + 35 gün = 25.06.2011 tarihinde teslimi gerektiği, ancak 25.10.2011 tarihli tutanak ile davacının işi zamanında teslim etmemiş olduğunun anlaşıldığı, sözleşme şartlarına göre işin tesliminin gecikmiş olduğu, davacı tarafça, bu gecikmenin kendilerinden kaynaklanmadığını ispat eder bir bilgi, belgenin dosyaya sunulmadığı, sözleşmenin 7. Maddesinde ''taşeron, sözleşme tarihinden sonra gerek taahhüt süresi içinde ve gerekse mücbir sebeplerden veya işveren'in ilave verdiği işlerden dolayı uzatılan süre içinde her türlü vergi, resim, harç, sigorta primi, fon, işçi ve işveren hissesine zam yapılması veya yeni vergi, resim, harç, fon veya prim konulması, malzeme fiyatlarının yükselmesi, işçi ücretlerinin artması gibi sebeplere istinaden fazla para verilmesi veya süre uzatılması talebinde bulunamayacağı,'' maddesinin bulunduğu, dolayısıyla davacının malzeme fiyatlarının yükseldiğinden bahisle fiyat farkı talebinde bulunamayacağı, davacı tarafın 53.573,46 TL bedeli almaya hak kazandığı iddiasını mevcut belgelerle ispatlayamadığı kanaatine varıldığı belirtilmiştir.Bozma sonrası mahkememizce;İstinaf ilamı doğrultusunda mahallinde keşif yapılarak dava konusu yerde fiilen yapılan işlerin metrajları tespit edilip sözleşmede belirtilen birim fiyatlar ile taşeron tarafından yapılan işin bedeli belirlenip yapılan ödemeler düşülmesi istemli rapor alınmış olup alınan raporda özetle; davacının kesin hakediş bedeli %18 KDV dahil 196.763,83 TL olarak hesaplandığı, davacıya toplam 185.000,00TL ödeme yapılmış olduğu, buna göre davacının 11.763,83 TL alacağının kaldığı saptanmıştır.Tetkik edilen dosya kapsamı bütün olarak değerledirildiğinde;Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye hakediş alacağının tahsili istemine ilişkindir.Taraflar arasında █████/2011 tarihli taşeron sözleşmesi akdedilmiştir. Davacı hak edişini eksik aldığı ve dolar fiyatlarının artmasından dolayı malzeme maliyetinin arttığını, dolayısıyla sözleşme ile başta kararlaştırılan bedelin hak edişini karşılamadığı, işin davalıya teslimi esnasında davalı şirketin çalışanı ile yaptıkları hesaplamalar neticesinde dava konusu fatura bedeli kadar alacağının kaldığını, yapılan hesaplamaların davalı çalışanının kendi el yazısı olduğu, bu belgeye istinaden düzenlediği faturayı davalı tarafa göndermiş ise de fatura bedelinin ödenmediği, faturanın iade edildiği, alacağının belge ile sabit olduğu ve tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı tarafın fatura konusu işi gereği gibi yerine getirmediğini, yapılmayan ve eksik bırakılan işlerin kendi çalışanları aracılığıyla tamamlandığını, davacının işi süresinde teslim etmediği gibi kendisine ödenmeyen herhangi bir hak edişinin olmadığını, davanın reddinin gerektiğini savunmuştur.Mahkememizce ---- Karar nolu karar ile "davacı tarafın 53.573,46 TL bedelli faturaya dayalı alacağı almaya hak kazandığı iddiasınıispatlayamadığından davanın reddine" karar verilmiş, karara karşı istinaf yoluna başvurulmuştur.----- Karar nolu ilamı ile "mahkemece bilirkişi kuruluna mali müşavir yanında teknik bilirkişi de eklenmek suretiyle mahallinde keşif yapılarak, mahallinde fiilen yapılan işlerin metrajları tespit edilip, sözleşmede belirtilen birim fiyatlar ile taşeron tarafından yapılan işin bedeli belirlenip, yapılan ödemeler düşülerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, mahallinde teknik bilirkişi aracılığı ile keşif yapılmaksızın dosya üzerinde yapılan ve yalnızca mali müşavir bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur. " gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiş ve dosya yukarıdaki esas numarasını almıştır.Mahkememizce İstinaf ilamı doğrultusunda önceki mali müşavir bilirkişi ------ ve yeni bir inşaat mühendisi bilirkişi eşliğinde mahallinde keşif yapılarak dava konusu yerde fiilen yapılan işlerin metrajları tespit edilip sözleşmede belirtilen birim fiyatlar ile taşeron tarafından yapılan işin bedeli belirlenip yapılan ödemeler düşülerek rapor düzenlenmesine karar verilmiştir.Mahkememize sunulan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalı tarafından eksik yapıldığı iddia edilen kısımların tespitine yönelik önceden yapılmış bir tespit raporu veya yasal delil sunulmadığından, kural olarak, sözleşme konusu işin taşeron tarafından yapıldığının kabulü gerekmekte olup mahkememizce mahallinde keşif yapılarak dava konusu yerde fiilen yapılan işlerin metrajları tespit edilip sözleşmede belirtilen birim fiyatlar ile taşeron tarafından yapılan işin bedeli belirlenip yapılan ödemeler düşülerek yapılan hesaplamada davacının kesin hakediş bedelinin %18 KDV dahil 196.763,83 TL olarak hesap edildiği, davacıya toplam 185.000,00TL ödeme yapılmış olduğu, bu bedelle ilgili olarak taraflar arsında bir itilaf bulunmadığı, buna göre, davacının davalı firmadan; 196.763,83 TL-185.000,00TL - 11.763,83 TL bakiye (KDV dahil) alacağı bulunduğu anlaşılmakla bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, ilk davanın açıldığı ------ tarihi temerrüt tarihi olarak kabul edilmiş, davacı vekilince dava dilekçesinde faiz türü belirtilmediğinden yasal faize hükmedilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜNE,
11.763,83 TL'nin █████/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
Karar harcı olan ‭803,58 TL'nin peşin harç olarak alınan 914,91 TL harçtan mahsubu ile bakiye ‭‭111,33‬ TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
Davacı tarafından yapılan ‭942,61‬ TL peşin - başvuru harç masrafının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davacı tarafından dava nedeniyle yapılan 13.122,40 TL yargılama giderinin kabul oranı üzerinden hesaplanan ‭2.881,45 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafından yapılan 50,00 TL yargılama gideri masrafının reddolunan miktar üzerinden hesaplanan 39,02 TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul miktarı dikkate alınarak takdir edilen 11.763,83 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddolunan miktar dikkate alınarak takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
Gider avansından sarf edilmeyen fazla yatan miktarın karar kesinleştiğinde IBAN/hesap numarası bildirilmesi halinde buraya, aksi halde PTT ile konutta ödemeli olarak taraflara İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğuında kararın taraflara tebliğinden 2 haftalık süre içinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!