Anahtar kelimeler: Analizi Analizleri Analizlere Ekstresinde Satımdan Aralığını Laboratuvar Ortamında Görüleceği Cari

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2023
KARAR TARİHİ : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ------ bir takım ürünlerin analizi için davacı davacı ------ ürünler gönderdiğini, davacı şirket tarafından ilgili gıda ürünlerinin laboratuvar ortamında ürünlerin analizi için davacı davacı ------ ürünler gönderdiğini, davacı şirket tarafından ilgili gıda ürünlerinin laboratuvar ortamında analizleri yapılarak sonuçlar davalı şirkete bildirdiğini, davacı şirketin yaptığı analizlere ilişkin davalı tarafa verilen hizmet bedelleri; █████/2022 tarih ve ------- nolu 1056,10 TL bedelli, (█████/2022 - █████/2022 tarih aralığını kapsayan cari hesap ekstresinde görüleceği üzere davalı tarafından yapılan ödemeler önceki faturalara mahsup edilmiş olmakla █████/2022 tarih ve ------ nolu faturada 112,10 TL bakiye kalmış olup kalan bakiye bir sonraki cari hesap ekstresine akrarıldığını, davacının şirketin cari hesapları incelendiğinde de görüleceği üzere davalı tarafça; █████/2023 tarihinde 2.959,40 TL, █████/2023 tarihinde 7.398,60 TL, █████/2023 tarihinde 23.235,26 TL, █████/2023 tarihinde 19.576,20 TL, █████/2023 tarihinde 7.876,50 TL, █████/2023 tarihinde 1.758,20 TL, █████/2023 tarihinde 28.095,80 TL, toplamda 90.900,00 TL ödeme yapılmış olup kalan 101.388,01 TL ise ödenmediğini, ödenmeyen fatura bedelleri nedeniyle davacı şirket muhasebe kayıtlarında davalı şirketin 101.388,01 TL bakiye bulunduğunu, █████/2023 tarihli cari hesap ekstresindeki bakiye borcun tahsili yönünden tarafımızca----. İcra Müdürlüğünün ------ sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatılmış olup davalı tarafça takibe, ödeme emrine, borca, faize, tüm ferilerine, vekalet ücretine ve yargılama giderlerine itiraz edildiğinden takibin durdurulmasına karar verildiğini, davacı şirket tarafından verilen analiz hizmetine karşılık düzenlenen faturalardan bir kısmının davalı şirketçe ödenmesi borcun kabul edildiği anlamına gelmekle birlikte TBK ve TTK hükümleri gereği sabit olduğu üzere ödemesi yapılmayan faturalar yönünden davalının sorumluluğun bulunduğunu beyan ederek; ----. İcra Müdürlüğünün ------- sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından takibe, ödeme emrine, borca, faize, tüm ferilerine, vekalet ücretine ve yargılama giderlerine yapılan haksız ve mesnetsiz itirazın iptaline, takibin █████/2023 tarihinden itibaren avans faizi yürütülerek devamına, haksız ve takibi uzatmaya yönelik itiraz nedeniyle davalı borçlunun %20 oranından aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatına mahkum edilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıya vükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf, yükümlenmiş olduğu ürün analizi hizmetini ayıplı şekilde yerine getirdiğini, işbu durum kendilerine hem yazılı hem de sözlü olarak bildirilmesine rağmen mezkur eksiklikler davacı tarafça giderilmediğini, davacı davalı tarafından kendilerine sunulan numuneler hakkında hatalı şekilde kirlilik raporlaması yapmış, bu da davacı şirketin kendilerinden ürün aldığını, ancak davacının analiz sonuçları neticesinde kirli ürün teslim ettikleri kendilerine beyan edilen bir kısım çiftçilerin davacı şirket ile çalışmayı bırakmalarına neden olduğunu, nitekim bu analizlerin hatalı olduğu davacı şirketin kendi analiz laboratuvarından alınan raporlar ile kanıtlanmış ve bu durum davacı şirket tarafından da kabul edildiğini, davacı şirket, kendilerinin de kabulü olan hatalı raporlama işlemleri neticesinde analiz yöntemlerini değiştirmek durumunda kaldığını, davacı şirket hata analiz işlemi gerçekleştirmesine rağmen, hatalı ve hukuken ayıplı şekilde yerine getirdiği işbu analiz ve raporlama hizmetlerine ilişkin davalı şirkette ödeme talebinde bulunmuş, bu talepleri davalı tarafından haklı şekilde yerine getirilmemiş ve kendilerine iade faturaları kesildiğini, bu nedenlerle; davanın öncelikle usule ilişkin nedenlerle reddine, yargılama masraf ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
----- İcra Dairesi------ Esas sayılı icra takip dosyası, taraf şirketlere ait BA BS formları, bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, -----. İcra Dairesi ------ Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.Türk Medeni Kanunun 6. Maddesinde, Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğunu belirtmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 222.maddesi; " (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-███████ md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. " şeklindedir. Yasal düzenleme emredici niteliktedir. Yasanın üçüncü fıkrasında açıkça ifade edildiği üzere, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının kesin delillerle ispatlanmamış olması ifadelerine yer verilmiştir.
Zamanaşımı definin değerlendirilmesinde;
Taraflar arasında, akdedilen sözleşme kapsamında bir hizmet (iş görme) ilişkisi bulunduğu, taraflar arasındaki bu ticari ilişkinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nunda düzenlenmediği, TBK'nın 502/2. maddesindeki, "..vekâlete ilişkin hükümler, niteliklerine uygun düştükleri ölçüde, bu Kanunda düzenlenmemiş olan işgörme sözleşmelerine de uygulanır.." şeklindeki düzenleme nedeniyle uyuşmazlığa vekalete ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiği, bu haliyle TBK m. 147/1-5 gereği somut olay bakımından 5 yıllık zamanaşımı süresinin henüz dolmadığı anlaşılmakla davalı tarafın bu yöndeki itirazları yerinde görülmemiştir.
Tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporu bir arada değerlendirildiğinde; 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesinde 22/7/2020 tarihinde 7251 sayılı kanunun 23. Maddesi ile yapılan değişiklik gereği ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir. Bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacı taraf defterlerindeki alacağa konu faturaların bir kısmı takip tarihinden evvel, bir kısmı takip tarihinden sonra, bir kısmı ise dava tarihinden sonra eklenmiştir. Davalı defterlerine takip ve dava tarihinden sonra kayıt edilen 18.04.2023–31.07.2023 tarihleri arasındaki toplam 89.321,55 TL tutarlı faturaların, davalı tarafın takip öncesi borç tutarına eklenmesi neticesinde taraf defterlerinin birbiri ile uyumlu olacağı, buna göre takip tarihi itibariyle davalı tarafın davacı tarafa olan borcunun 101.808,01 TL olacağı, icra takibi ile 101.388,01 TL asıl alacak talebinde bulunulduğu, bununla birlikte tarafların 2022-2023 yılı BA BS formlarının da birbiri ile uyumlu olduğu, davacı tarafa 17.08.2023 tarihinde 2.183,00 TL, 29.08.2023 tarihinde 13.197,62 TL olmak üzere toplam 15.380,62 TL olarak yapılan ödemelerin TBK m. 100 gereği öncelikli olarak aşacağın ferilerinden mahsup edilmesi gerektiği, usul ekonomisi gereği işbu mahsup işleminin icra müdürlüğü tarafından infaz aşamasında dikkate alınabileceği, bununla birlikte her ne kadar davalı tarafça davacı tarafın ayıplı hizmet sunduğuna dair iddialarda bulunulmuş ise de davacı tarafça sunulan hizmetin ayıplı olduğu ve süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulduğuna ilişkin iddiaları ispata yarar herhangi bir delilin dosyaya sunulamadığı anlaşılmakla taleple bağlı kalınarak 101.388,01 TL asıl alacak üzerinden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
İcra inkar tazminatı talebinin değerlendirilmesinde;
İtirazın iptali davalarında İİK'nın 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Bunlardan başka takibe konu alacağın likit ve belli olması zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi gerekmektedir. Böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise, ortada likid bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. (HGK'nın █████/2006 tarihli, ------. sayılı ilamı)
Somut olayda; dava konusu alacağın faturadan kaynaklandığı bu haliyle borç miktarının olayda olduğu gibi davalı şirket tarafından hesaplanıp belirlenmesinin mümkün olduğu anlaşılmakla 2004 sayılı İcra İflas Kanununun 67/2.maddesi gereğince davacı lehine koşulları oluşan icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.Yargılama giderleri bakımından yapılan değerlendirmede;6100 sayılı HMK'nin 331/1, 332/1 maddeleri gereğince aynı yasanın 323.maddesinde sayılan yargılama giderlerinin, davanın kabul edilmiş olması nedeniyle HMK m. 326 gereği davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yine davanın kabul edilmiş olması nedeniyle hazineye gelir kaydedilmek üzere davalı taraftan tahsiline karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile davalı borçlunun ---- İcra Dairesi ----- Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı İTİRAZIN İPTALİ ile takibin aynen devamına,
-Davalı tarafça 17.08.2023 tarihinde 2.183,00 TL, 29.08.2023 tarihinde 13.197,62 TL olmak üzere toplam 15.380,62 TL olarak yapılan ödemenin TBK m. 100 dikkate alınarak infaz aşamasında icra müdürlüğü tarafından dikkate alınmasına,
-Davalının takibe itirazı haksız görüldüğünden hüküm altına alınan 101.388,01 TL'nin % 20 si olan 20.277,60 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 6.925,81 TL karar ve ilam harcından baştan alınan 1.224,52 TL peşin harçtan mahsubuyla bakiye 5.701,29‬ TL karar ve ilam harcının davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL başvurma harcı, 1.224,52 TL peşin harç toplamı ile yargılama gideri olarak yapılan 7.260,00 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,) Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ------ Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!