Anahtar kelimeler: Konusuitirazın Özetidavacı Beşiktaş Vadesinde Kredisinden Akdedilen Hesaba Bankacılık Noterliğinin Yevmiye

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:████████
KARAR NO:█████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:█████/2021
NUMARASI:███████ E. - ████████ K.
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Banka kredisinden kaynaklı)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen Temel Bankacılık Sözleşmesi gereği,... nolu kredi hesap numarasında davalı tarafından kredi kullandırıldığını, ilgili hesaba ilişkin kredi borcunun vadesinde ödenmediğini, Beşiktaş 1. Noterliğinin ... yevmiye numaralı, 27.02.2020 tarihli ihtarnamesiyle borçlulara, kredi hesaplarının kapatıldığı ve ilgili borcun ödenmesi konusunda ihtarda bulunulduğunu, devamında, 19.03.2020 tarihinde, ... sayılı dosyası ile borçlular aleyhinde ilamsız icra takibi başlatıldığını,09.06.2020 tarihinde ise; borçlular tarafından haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine, ödeme emrine, faize, faiz oranına ve işlemiş faize, borca ve ferilerine karşı itiraz edildiğini, takibin durdurulduğunu, itirazın haksız olduğunu iddia ederek, itirazın iptaline, takibin devamına, %20 den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ile dava etmiştir.Davalılar vekili, savunmasında özetle; Müvekkilinin davacı ile hiç bir şekilde yapılandırma yapmadığını, davacı tarafından müvekkiline yapılandırma talebinin iletildiğini, kendisinin yurtdışında bulunduğundan ıslak imzalı hiç bir belge imzalamadığını, müvekkilinin, davacıya borcunun olmadığın, kullanmış olduğu, ... nolu krediye kefil kredi garanti fonu olduğunu, müvekkilinin temerrüde düştükten sonra ilgil kredi sözleşme gereğince davacının, krediyi kredi garanti fonundan tahsil ettiğini, bu hususun Kredi Garanti Fonun İstanbul Şubesine (Adresi: ... Beyoğlu/İstanbul) yazılacak müzekkere ile ispat edileceğini, davacının, müvekkili hakkında başlattığı icra takibi ve itirazın iptali davasında haksız ve dürüst olmadığını, başlatmış olduğu icra takibinde kefil ... Fonunun taraf olarak göstermediğini, davacının tahsil etmiş olduğu (etmesi için bir engeli olmayan) krediyi hala müvekkilinden istemesinin tahsilde mükerrerlik sonucunu doğurduğunu, itirazın iptali davasında hukuki yararının olmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... İcra dosyası, taraflar arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesi, hesap kat ihtarnamesi, davacı bankanın ticari defter ve kayıtları ile tüm dosya kapsamına göre alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli ve denetime elverişli olduğundan, mahkememizde de, davalı ... Otomotiv Alım Satım Ve Kiralama Ticaret ile davacı banka arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, diğer davalı ...'ın, genel kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, imzalanan sözleşme kapsamında kullandırılan kredilerin geri ödenmemesi üzerine, hesabın kat edilerek, hesap kat ihtarnamesinin davalılara keşide edildiği ve aklabinde icra takibine geçildiği, davacı bankanın davalılardan, icra takip tarihi itibariyle bilirkişi tarafından hesaplanan tutar kadar alacaklı olduğu, davalıların icra takibine yaptıkları itirazlarının yerinde olmadığı kanaati oluştuğundan davacının davasının kısmen kabulü ile davalıların ... sayılı dosyasından yaptığı itirazın; 58.976,95 TL asıl alacak, 2.336,62 TL işlemiş akdi faiz, 267,69 TL işlemiş temerrüt faizi, 235,44 TL Vergi, olmak üzere toplam 61.816,70 TL ( Davalı Burak Yılmaz 267,69 TL işlemiş temerrüt faizinden sorumlu olmadığından bu davalı bakımından 61.549,01 TL üzerinden iptaline) üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %32,68 oranında faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, icra takibine konu alacağın likit ve belirlenebilir olması nedeniyle, kabul edilen asıl alacağın %20’si olan 11.795,39 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş...." gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalıların ... sayılı dosyasından yaptığı itirazın; 58.976,95 TL asıl alacak, 2.336,62 TL işlemiş akdi faiz, 267,69 TL işlemiş temerrüt faizi, 235,44 TL Vergi, olmak üzere toplam 61.816,70 TL (davalı ...lemiş temerrüt faizinden sorumlu olmadığından bu davalı bakımından 61.549,01 TL üzerinden iptaline) üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %32,68 oranında faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacağın %20’si olan 11.795,39 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalılar vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Müvekkilleri adına icra takibi başlatıldığını, banka dışındaki diğer kredi kuruluşlarına ilişkin düzenlemelerden kaynaklanan takibe itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, takip incelendiğinde takipte gerçek değerden çok yüksek miktarlarda takip başlatıldığı için itiraz edildiğini, kısmen kabul kararı verildiğini, mahkeme tarafından itirazda haklı olmalarına rağmen %20 icra inkar tazminatına hükmedildiğini, kararın yanlış olduğunu iddia ederek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacı ile başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalılar vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı banka ile davalılardan şirket arasında genel kredi sözleşmesinin imzalanmış olduğu, davalı gerçek kişinin genel kredi sözleşmesinde müteselsil kefil olarak yer aldığı konularında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, davacının takip konusu yapmış olduğu alacak iddiasının yerinde olup olmadığı ile İİK'nın 67. maddesi gereğince hükmedilen icra inkâr tazminatının usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir.Dosya kapsamından, davacı banka ile davalı şirket arasında 14.11.2016 tarihinde ve 10.02.2017 tarihinde genel kredi sözleşmelerinin imzalanmış olduğu, davalı gerçek kişinin müteselsil kefil olarak yer aldığı, davacı banka tarafından 27.02.2020 tarihli Beşiktaş 1. Noterliğinde düzenlenen kat ihtarının davalılar adına düzenlenmiş olduğu, söz konusu ihtarnamede ödenmeyen 10.10.2019, 10.11.,2019, 10.12.2019 tarihli taksitlerden dolayı bankaya 27.02.2020 tarihi itibariyle nakdi kredilerden doğan toplam 65.734,99 TL borcun bulunduğu belirtilerek bir gün içinde ödenmesinin talep edildiği, ödemenin gerçekleştirilmemesi üzerine davacı banka tarafından davalılar hakkında... sayılı dosyasında 58.976,95 TL asıl alacak ve ferileri olmak üzere toplam 66.502,89 TL alacağın tahsili amacı ile 18.03.2020 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçluların ayrı ayrı takibe ve ferilerine ayrıca davalı gerçek kişinin icra takibinin yetkisiz yerde yapıldığına yönelik itirazlarda bulunulduğu, davacı vekili tarafından İİK'nın 67. maddesi gereğince iş bu itirazın iptali davasının açılmış olduğu anlaşılmıştır.Tarafların delillerini dosyaya ibrazı ile birlikte bilirkişi incelemesi gerçekleştirilmiştir. 07.07.2021 tarihli bilirkişi raporunda; taraflar arasında 14.11.2016 tarihli genel kredi sözleşmesi ile 100.000,00 TL ve 10.02.2017 tarihinde 200.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesinin imzalandığı, davalı...'ın müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzalamış olduğu kefaletnamelerde kefalet türü, kefalet tutarı, tarih, ad soyad kısımlarının el yazısı ile doldurulduğunun tespit edildiği, akdedilen sözleşmelere istinaden kredilerin kullandırıldığı, 27.02.2020 tarihli noter onaylı ihtarnamenin keşide edildiği, kredi hesabının kapatıldığı ve borcun ödenmesine dair ihtarnamenin düzenlendiği, takip tarihi itibariyle davacı bankanın toplam 64.261,15 TL olarak alacağının belirlendiğini, sonuç olarak takip tarihi itibariyle davalı şirketin toplam 61.816,70 TL, davalı gerçek kişinin toplam 61.549,01 TL borcunun olduğu, 245,19 TL masrafın dekont olmadığından hesaplamaya dâhil edilmediği belirtilmiştir.Mahkeme tarafından bilirkişi raporundaki tespitlere göre her bir davalı yönünden ayrı ayrı belirtilmek üzere davanın kısmen kabulüne dair hüküm tesis edilmiştir.Taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinin varlığı ve kefilin sorumluluğu yönünden herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Bilirkişi tarafından yapılan inceleme neticesinde gerek asıl borçlunun gerekse kefilin sorumlu olduğu alacak miktarları tespit edilmiştir. Mahkemenin dosya kapsamına uygun şekilde düzenlenen rapor sonucuna göre karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Diğer taraftan, İİK 67. maddesinde, itirazın iptali başlığı ile 2. fıkrasında, davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmesi durumunda borçlunun diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin miktarına, ret ve hükmolunan meblağın %20'den aşağı olmamak üzere uygun bir tazminata mahkum edileceği düzenlenmiştir. İcra inkâr tazminatına karar verilebilmesi için alacağın likit yani taraflarca bilinebilir olması gerekir. Somut olayda, davalı borçluların itirazının kısmi olarak haksızlığına hükmedilmiştir. Bu durumda, genel kredi sözleşmesi ile belirlenen kredi alacağından dolayı başlatılan icra takibine konu alacak taraflarca bilinir nitelikte olduğundan, icra inkâr tazminatına hükmedilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM:Açıklanan bu gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,2-Davalılar yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 3.167,02 TL istinaf nispi karar harcının davalılardan tahsiline, 3-Davalılarca yapılan kanun yolu giderlerinin, kendilerinin üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,
5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353.1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 11.07.2025 tarihinde, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!