Anahtar kelimeler: Konusutazminat Demo Özetidavacı Abartılı Reklamını Reklamlardan İncelediğini Görsel Etkilenerek Sonu

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:████████
KARAR NO:█████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:█████/2021
NUMARASI:████████ E. - ████████ K.
DAVANIN KONUSU:Tazminat (... işlemlerinden kaynaklı)
Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin... Alım Satım (...) piyasasından devamlı kazanmaya yönelik abartılı yazılı ve görsel reklamlardan etkilenerek davalının internetteki bir reklamını incelediğini, demo hesabı açtığını, sonrasında, 2013 yılı Mart sonu ve Nisan başında davalı telefonunu ile davalı temsilcileri tarafından defalarca ve ısrarla ... (... hesabı açması için aranıp kazanmaya yönelik telkin ve yönlendirmeler ile müvekkilinin bilgisi ve tecrübesi olmadığını beyan etmesine karşılık temsilciler tarafından ikna edildiğini, davalı tarafça müvekkilime kurye ile gönderilen ... (...) Sözleşmeleri imzalatıldığını, █████/2013 tarihinde ... no’lu ... (...) hesabı açıldığını, temsilcileri tarafından ... (...) piyasasında işlem yapan bireysel yatırımcıların çoğunun zarar ettiği bilgi ve tecrübesi olmayan bireysel bir yatırımcının ... (...) piyasasında para kazanma şansının nerdeyse imkansız olduğu gibi, birçok bireysel yatırımcının mağdur olduğu bilinmesine rağmen, davalı ve/veya temsilcileri tarafından hesap açılışında yönetmeliklere uyulmadığı gibi sonrada yürürlükte olan ve/veya yürürlülüğe konulan kanun, mevzuat, tebliğ, yönetmeliklerden haberdar edilmediğini, adil, dürüst, şeffaf davranılmayıp ilke ve esaslara uyulmadığının anlaşılması ile beraber gerekli yasal süreçler başlatılmadan önce davalıya yazı gönderildiğini, davalı cevap yazısında herhangi bir bilgi vermediğini bu nedenlerle piyasanın otoritesi olan Sermaye Piyasası Kurulu tarafından yatırımcıları aynı zamanda müvekkilini korumaya yönelik yayınlanan tebliğlere, kanuna ve ilgili yönetmeliklere açıkca aykırı davranmak suretiyle müvekkilinin zarara uğradığını iddia ederek, fazalaya ilişkin dava ve talep hakkımız saklı kalmak kaydıyla 1.000,00USD (bin amerikan dolarının) faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; Davacının yaklaşık 4 yıl boyunca gerçekleştirdiği ... işlemlerinde tüketim saiki ile değil, ticari amaçla para kazanma saiki ile hareket ettiğini, bu sebeple görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, ayrıca kendisine düzenli olarak işlemlerine ilişkin günlük ve aylık bildirimler yapıldığını, bu koşullar altında işlemlerine devam eden davacının bir takım gerçek dışı iddia ve beyanlar ile huzura getirdiği iş bu davanın tamamen mesnetten yoksun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İstanbul 2. Tüketici Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar ve 05.05.2020 tarihli karar ile; mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Karar istinaf edilmeksizin kesinleşmiştir. Eldeki istinaf incelemesine konu karar, dosya kendisine gönderilen görevli mahkemece verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Somut olayda taraflar arasındaki sözleşme 2013 yılında düzenlenmiştir. Davalının o dönemde yürürlükte olan SPK tebliğlerine aykırı hareket ettiğine, kaldıraç oranlarını olması gerektiğinden farklı belirlediğine dair somut bir iddia bulunmamaktadır. Buna ek olarak, davacının ... yatırımları kapsamında tercihlerini yönlendirirken davalı tarafından iradesinin sakatlandığı ya da zarara uğraması için yanlış yönlendirildiğine dair bir tespit de söz konusu değildir. Bu durumda, davacının yeterli bilgi birikimi ve tecrübeye sahip olmadığı halde, yüksek kazanç beklentisi ile katıldığı ... sisteminde uğradığı zarara ilişkin aracı kuruluşun sorumluluğu olduğuna dair iddiasının ispatlanamadığından..." gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir.Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Bilirkişi raporlarındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini, raporlar ile karar verilmesinin mümkün olmadığını, davalının davacıya deneme hesabı açılması zorunlu olduğu halde deneme hesabı açmadığını, kaldıraçlı işlemler için yerindelik testinin zorunlu olmasına rağmen yerindelik testinin yapılmadığını, risk bildiriminin yapılmadığını, finansal okur yazar olmayan müvekkiline karşı ağır kusur işleyerek müvekkilini zarara uğrattığını, raporlarda kaldıraçlı işlem ehliyeti bulunmayan davacı yatırımcıya kaldıraçlı işlem yaptırmasından dolayı davalının ağır kusurlu olduğu kanaatine varıldığını, son raporda da iki ayrı görüş bulunmakla birlikte zarar hesabının yapılmadığını, çelişkilerin giderilmediğini, kaldıraçlı işlem için deneme hesabı açılması zorunlu iken deneme hesabının yaptırılmadığını, 21.12.2018 tarihli raporla bu durumun tespit edildiğini, yerindelik testininde yapılmadığını, işlem bazında risk bildirimininde yapılmamış olduğunu, sadece genel risk formunun imzalatıldığını, bu hususun göz ardı edildiğini, mevzuatta deneme hesabı açılması ve en az 50 adet işlem ve 6 iş günü deneme hesabının açık olması zorunluluğunun yatırımcıların sözleşmede okumuş oldukları riskleri deneme hesabında işlem yaparak görmesi gerekliliğinin olduğunu, mevzuat hükümleri gereği ... yapma ehliyeti bulunmayan müvekkiline davalının bu durumu bilerek işlem yapmasına izin verdiğini, bu hususun 19.10.2021 tarihli raporda belirtilmiş olmasına rağmen mahkeme tarafından değerlendirme dışında bırakıldığını iddia ederek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, ... sözleşmesi (... işlemleri) kapsamında davalının kusurlu ve mevzuata aykırı olduğu iddia edilen eylemlerinden kaynaklanan zararın tazmini talebine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, Sözleşme ve ona dair ... Formunu davacının 03.04.2013 tarihinde okuyup imzaladığına dair herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir.Uyuşmazlık, davalı tarafça zorunlu olarak deneme hesabının açılıp açılmayacağı, davacının ... yapma ehliyetinin bulunup bulunmadığı, mevzuat hükümleri gereğince deneme hesabı açılmadan ve gerekli koşullar sağlanmadan işlem yaptırılmasının usul ve yasaya uygun olup olmadığı ile bilirkişi raporlarındaki tespit ve tespite konu raporların değerlendirme dışı bırakılarak verilen kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığına ilişkindir.Dosya kapsamından, davacının davalı şirket ile imzalamış olduğu ... nolu sözleşme kapsamında 03.04.2013 tarihinde kaldıraçlı varlık alım satım işlemleri risk bildirim formunu imzalamış olduğu, söz konusu formda uyarı olarak işlem yapmaya başlamadan önce çalışmayı düşünülen kuruluşun söz konusu işlemlere ilişkin yetkisinin olup olmadığının kontrol edilmesi, yetkili olan kuruluşların hangi internet sitesinden öğrenebileceğinin belirtildiği, risk bildirimi başlığı ile işlem yapılacak yetkili kuruluş ile imzalanacak çerçeve sözleşmesinde belirtilen hususlara ek olarak hangi hususların anlaşılması gerektiğinin 8 bent halinde açıklandığı, 2.bentte, ... işlemlerinin çok riskli olduğu, kaldıraç etkisi nedeniyle düşük teminatla işlem yapmanın piyasada lehe çalışabileceği gibi aleyhe de çalışabileceği bu anlamda kaldıraç etkisini yüksek kazançlar sağlayabileceği gibi yüksek zararlara da yol açabileceği ihtimalinin daima göz önünde bulundurulması gerektiği, ters fiyat hareketleri sonucunda yetkili kuruluşa yatırılan paranın tümünün kaybedilebileceği, yüksek getiri faaliyetlerine itibar edilmemesi gerektiği, 5.maddede yabancı para cinsinden yapılan işlemlerde ek olarak kur riskinin bulunduğu hususlarına yer verildiği, 6.maddenin ... işlemlerinde sunulan Parite fiyatları ve spread'lerin en iyi fiyat durumunu yansıtmayabileceği, başka kurumların fiyatlarının kontrol edilmesinin yerinde olacağının belirtildiği, 7.maddede; yetkili kuruluştan yükümlü olunan komisyon ve diğer muamele ücretleri konusunda teyit alınması gerektiği, sonuçta iş bu ... işlemleri risk bildirim formunun yatırımcıyı genel olarak mevcut riskler hakkında bilgilendirmeyi amaçladığı, tüm riskleri kapsamayabileceği, dolayısıyla tasarrufların ve tip işlemlere yönlendirilmeden önce dikkatli bir şekilde araştırma yapılmasının belirtildiği ve sözleşmeden önce okunarak anladım sözleşmeyi imzalayarak formun bir örneğini elden teslim aldım ifadelerinin yer aldığı, ekinde ise İnternet Üzerinden Yapılacak İşlemlere İlişkin Sözleşme Örneğinin mevcut olduğu, sözleşme örneğinin risk bildirim formundaki sözleşmeye ait olduğu, davacının müşteri olarak yer aldığı, ... işlemleri çerçeve sözleşmesinin kısaca aracılık sözleşmesi olarak belirtileceğine yer verildiği, 2.maddede sözleşme konusuna yer verildiği, sözleşmenin müşterinin aracılık sözleşmesi kapsamında sunulan hizmetlerden davalının elektronik işlem ürünlerini yararlanmak suretiyle uyacağı kayıt ve şartlar ile internet şubesinin ve elektronik işlem ürünlerinin müşteri tarafından kullanılmasına ilişkin usul ve esasları düzenlediğine yer verildiği, sorumluluk düzenlemesinin 8.maddede yer aldığı, internet üzerindeki bilgilendirme ve raporların 9.maddede belirtildiği, 9.maddede; davalının 3.kişi veya kurumlardan alınan ve hizmetlere ilişkin meydana gelen kusurlardan sorumluluğun bulunmadığı, müşterinin internet aracılığı ile 3.kişilerden elde edilen haber, yorum, araştırma raporları gibi bilgilerin internet sitesinde yayınlanması halinde bu bilgilere dayanması neticesinde her türlü yükümlülüğün bilginin elde edildiği kişide olduğunu bildiği, davalıdan herhangi bir talepte bulunamayacağına yer verildiği, sözleşme kapsamında davacının 04.04.2013 tarihinde hesap açtığı, 28.02.2017 tarihine kadar yaklaşık 4 yıl boyunca işlem yaptığı, online olarak işlemlerin izlendiği bu süre içerisinde itiraz etmediği, 07.09.2017 tarihli dava dilekçesinde davalı tarafın yapmış olduğu ilan duyuru ve reklamlarda objektif olunmadığı, mutlak kazanmaya yönelik 1.000,00 Doların 3.000,00 Dolar olduğu gibi abartılı konular işlenerek etkilenmesi ve daha sonrasında davalı temsilcisi tarafından arandığında yaratılan algıya kapılarak ... (...) hesabı açıldığını, bilgisiz ve tecrübesiz eylemler sonucunda tüm kazanımını kaybettiğini iddia ederek yatırım kuruluşlarının kuruluş ve faaliyet esasları hakkındaki 17.12.2013 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak 01.07.2014 tarihinde yürürlüğe giren tebliğ hükümleri kapsamında ve ilgili tebliğler kapsamında oluşan zararın tahsilini talep etmiş olduğu anlaşılmıştır.Mahkemece, taraf delillerini dosyaya ibraz etmeleri ile birlikte bilirkişi raporları alınmıştır. 20.12.2018 tarihli bilirkişi raporunda; davacı tarafından iddia edilen elektronik platformdan kaynaklanan aksaklıkların tespit edilmesi bilirkişinin uzmanlık alanında olmadığını, dosya içerisinde sunuları belgelerden davacının itirazına ve alacak iddiasına konu edilen ... finansal yatırım işleminde;. ilk işlem 09.04.2013 tarihinde alım işlemi olduğu, son işlemin 28.02.2017 tarihinde alım işlemi olduğu, bu işlemlerin hiçbirinde işlem bazlı risk bildirimi yapılmadığı, sonuç olarak ihtilafa konu edilen işlemlerin toplamı 32.560 TL zarar davacı aleyhine hesap eksiresine yansıtıldığının tespit edildiği, müşteri emirlerinin tamamının davacı tarafından internet aracılığıyla gerçekleştirildiği, davalı yatırım kuruluşunun mevzuat hükümleri çerçevesinde risk bildirimlerini yaptığı, Yatırım Kurutuşlarının Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Tebliğ (39.1) madde 25 tikra 2 uyarınca genel risk bildirimine ek olarak İşleme konu piyasa araçlarının risklerini müşteriye açıklamak ve açıklamaların müşteri tarafından okunup anlaşıldığına dair yazılı bir beyan almak sorumluğunun gerçekleştirildiği, kaldıraçlı işlem gerçekleştirmek için deneme hesahı açılmasının zorunda olduğu, dosya içerisinde yapılan inceleme neticesinde davalının davacıya deneme hesabi üzerinden işlem yaptırdığının tespit edilemediği, kaldıraçlı işlemler için yerindelik testi zorunlu olmasına tağmen dosya içerisinde yerindelik testinin tespit edilemediği, davalının davacıya işlem bazında risk bildirim yapması gerekirken işlem bazında risk bildiriminin yapılmadığı, davalının genel risk bildirim formunu davacıya imzalatıp, anlaşıldığının teyidini almasına rağmen diğer yükümlülüklerini yerine getirmediği, davacının işlemleri kendi elektronik ortam şifresiyle gerçekleştirdiği, davalının yukarıda sayıları sebeplerden ötürü ağır kusurlu olduğu, kusur oranının takdirinin mahkemeye ait olduğu, davacının işlemlerden dolayı 32.560 TL zararının bulunduğu belirtilmiştir.Davalı vekili bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesinde; bilirkişinin teknik konuda görüş açıklamadığını, hukuki konularda açıkladığı görüşlerin ise fahiş derecede yanlış olduğunu, yatırımcılar için asıl hesap açılmadan önce deneme hesabı açma zorunluluğunun 14.01.2016 tarihli tebliğ değişikliği ile mevzuata girdiğini, bu tarihten üç ay sonra yürürlüğe gireceğinin ifade edildiğini, davacı hesabının bu tarihten üç yıl önce 04.04.2013 tarihinde açtığını dolayısıyla davacının hesabını açtığı tarihte yasal olarak zorunlu olan asıl hesap açılmadan önce deneme hesabı açılma yükümlülüğünün olmadığını, deneme hesabında işlem yapılması zorunluluğunu olmadığını, bilirkişinin yerindelik testi yapılması gibi bir yasal yükümlülük olmadığı halde, yükümlülük olduğu ve yerine getirilmediğinin iddia edildiğini, müvekkiline yasalarda olmayan yükümlülükleri yükleyerek olmayan yükümlülüklere uyulmamasınında ağır kusur olarak nitelendiren bilirkişinin vereceği zararları anlamayacak farkındalık seviyesinde olmasının üzüntü verici olduğunu, III-37.1 sayılı Tebliğin 40.maddesi uyarınca yerindelik testinin sadece bireysel fortföy yöneticiliği veya yatırım danışmanlığı hizmeti sunulacak müşterilere uygulanacağını, davacının sadece ... işlemleri gerçekleştirdiğini, kendisine fortföy yöneticiliği veya yatırım danışmanlığı hizmetleri verilmediği için yerindelik testinin yapılmasının zorunlu olmadığını belirterek, sermaye piyasası hukuku konusunda uzman bir bilirkişiden rapor alınmasını talep etmiştir. 28.03.2019 tarihli bilirkişi raporunda; taraflarca imzalanan 03.04.2013 tarihli ... İşlemleri Sözleşmesinin 5.5.maddesinde; bir piyasa yapıcısı olarak faaliyet göstermekte olan aracı kurumun müşteri tarafından iletilen emirlerin doğrudan karşı tarafı konumunda olduğu, madde hükmüne uygun olarak müşteri tarafından verilen emirlerin bizzat aracı kurum tarafından gerçekleştirileceği, emirlerin gerçekleştirilmesi esnasında müşterinin kara geçtiği durumlarda aracı kurumun zarar etmesi veya tersinin söz konusu olacağı ifadelerinin yer aldığını, davalı şirketin tebliğ hükmüne uyarak 3'er aylık periyotlarla karda ve zararda olan yatırıcımcıların oransal dağılımını web sitesinde yayınladığını, davacının işlem yaptığı dönem boyunca karda olan hesapların oransal dağılımının %20 ve zararda olan yatırıcımların oransal dağılımının ise %80 civarında seyrettiği, davalı şirketin internet sitesinde mevzuat gereği yayınlandığı, hesabına ilişkin yatırım kararlarının bizzat davacı tarafından alındığı, işlemlerin bizzat davacı tarafından gerçekleştirildiği, dosyaya sunulan log kayıtlarında görüldüğü üzere hesabındaki bütün işlemler bizzat yatırımcı tarafından. kendi serbesi iradesi ile gerçekleştirildiği, (Lot büyüklüğü x fiyat x hacim) / kaldıraç oranı bağlı teminat tutarını verdiği, bu formülün davacının 05.09.2016 tarihli işlemlerine uygulandığında, bağlı teminatların toplam tutarının 05.09.2016 tarihli gün sonu hesap ekstresinde yer alan tutarla birebir uyumlu olduğunun görüldüğü, formüldeki bağlı teminat hesaplamasının doğruluğu gün sonu hesap ekstresinden teyit edildiğinde, yani bağlı teminat üzerinden sağlama yapıldığında kaldıraç oranının 25:1 olduğu görüleceğini, özetle, yatırımcının işlemlerine uygulanan kaldıraç oranı tebliğ hükümlerine uygun olduğu, tebliğe göre ... için kaldıraç oranı maksimum 50:1 olarak sınırlandırılmış olduğu, davacı alt kaldıraç grubunda bulunduğu için 25:1 olarak uygulandığı, davacı tarafın iddia ettiği üzere oranın 100:1 olması halinde de kar ve zarar oranı/riski eşit olacak olup asıl olan yatırımcının kendi insiyatifi ile vereceği karar olduğu, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler esas olmak üzere tarafların iddiaları değerlendirildiğinde; davacının tüm işlemlerinin gerçekleştirilmesinde insiyatif kulanmış olduğu, davalı taraftan kaynaklı olduğu tespit edilen kısmi eksiklerin bu durumu değiştirmeyeceği, davacı tarafın mevcut zararın kendi insiyatifi ile aldığı kararlardan kaynaklandığı tespit edildiği belirtilmiştir. 6.04.2021 tarihli bilirkişi raporunda; hesaba ilişkin yatırım kararlarının bizzat davacı tarafından alındığı ve işlemlerin davacı tarafından gerçekleştirildiği, log kayıtlarında görüldüğü üzere hesaptaki bütün işlemlerin bizzat davacı yatırımcı tarafından serbest iradesi ile gerçekleştirildiği, tarafların iddiaları değerlendirildiğinde davacının tüm işlemlerin gerçekleştirilmesinde insiyatif kullanmış olduğu, davalı taraftan kaynaklı kısmi eksiklerin duruma etkisi olmayacağı belirtilmiştir.19.10.2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda; 1.Bilirkişi ... görüşü olarak; dava dosyasındaki bilgi ve belgeler esas olmak üzere tarafların iddiaları değerlendirildiğinde; davacının tüm işlemlerinin gerçekleştirilmesinde insiyatif kullanmış olduğu, davalı taraftan kaynaklı olduğu tespit edilen kısmi eksiklerin bu durumu değiştirmeyeceği, davacı tarafın mevcut zararın kendi insiyatifi ile aldığı kararlardan kaynaklandığının tespit edildiği, 2.Bilirkişi Doç.Dr.... görüşü olarak; kaldıraçlı işlem yapma ehliyeti bulunmayan davacı yatırımcıya kaldıraçlı işlem yaptırmasından dolayı davalının ağır kusur olduğunun kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Mahkemece, yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden davanın reddine dair hüküm tesis edilmiştir. Taraflar arasında gerçekleştirilen "... İşlemleri Çerçeve Sözleşmesi" tarihi 03.04.2013'dir. Sözleşmeden önce davacı yatırımcı tarafça kaldıraçlı varlık alım satım işlemleri risk bildirim formunu okuyarak imzalamıştır. Söz konusu formda, yukarıda yer verildiği üzere risk bildirimleri açık olarak yer verilmiştir. Davacı tarafça her ne kadar Tebliğ hükümleri gereğince taraflarına deneme hesabı açılmadığı iddia edilmiş ise de söz konusu Yatırım Hizmetleri ve Faaliyetleri ile Yan Hizmetlere İlişkin Esaslar Hakkında Tebliği III-37.1'de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliği 14.01.2016 tarihli Resmî Gazete'de ilan edilerek aynı tarihte yürürlüğe girmiştir. Ancak Tebliğin 32. maddenin 4. fıkrasında belirtilen yükümlülükler yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde tamamlanacağına yer verilmiştir. Tebliğin 27/C maddesinde; kaldıraçlı işlemler için hesap açılışından önce genel müşterilere çalışma esaslarının Birlik tarafından hazırlanan ve aracı kurumlar tarafından sunulan bir deneme hesabı üzerinden işlem yaptırılmasının zorunlu olduğu, deneme hesabının gerçek zamanlı fiyatlar üzerinden çalıştırılmasından aracı kurumların sorunlu olduğu, müşterinin işlem gerçekleştireceği her aracı kurum tarafından sunulan deneme hesabında işlem yapmasının zorunlu olduğu, 2.fıkrada; müşterinin deneme hesabını asgari 6 iş günü süreyle çalıştırması ve toplamda asgari 50 adet işlem yapmasının zorunlu olduğu, bu maddede belirtilen yükümlülüğün müşteri tarafından yerine getirildiğinin ilgili aracı kurum tarafından tevsik edileceği belirtilmiştir. 27/B maddesinde ise aracı kurumların kaldıraçlı işlemleri sundukları müşterilerine söz konusu işlemler için bireysel fortföy yöneticiliği veya yatırım danışmanlığı hizmeti veremeyecekleri ifade edilmiştir.Tebliğinin geçici 4. maddesinde; deneme hesabının uygulanmasına dair 27/C maddesinin 1.fıkrasında belirtilen deneme hesabının çalışma esaslarının belirlenmesi ve aracı kurumlar tarafından uygulamaya geçirilmesinin bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içinde tamamlanacağı belirtilmiştir.Somut olayda, Tebliğ'in yürürlüğe girmesinden üç yıl önce gerçekleştirilen sözleme kapsamında davacı bireysel yatırımcı tarafından dört yıllık süre içerisinde kendi özgür iradesi ile işlem yapmıştır. Dosya içerisindeki belgelerden davacının itirazına ve alacak iddiasına konu edilen finansal yatırım işlem sayısı ...'dir. Davacının ilk işlem tarihi 09.04.2013'tür. Son işlem tarihi ise 28.12.2017'dir. Sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat gereğince edimini yerine getiren davalı şirketin, sonraki yıllarda yayınlanan Tebliğ hükümlerine aykırı davrandığı gerekçesiyle davacının uğramış olduğu iddia edilen zarardan sorumluluğu mümkün olmayacağından, mahkemece verilen ret kararında bir isabetsizlik görülmemiş, davacı vekilinin istinaf nedenlerinin reddi gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 03.07.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!