Anahtar kelimeler: Tobb Vermenin Barosu Baroya Mütalaadanışma Mercileri Desteğine Desteği Sekizinci Süreci

T.C.
D A N I Ş T A YSEKİZİNCİ DAİREEsas No : ████████Karar No : █████████ TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Barosu BaşkanlığıKARŞI TARAF (DAVALI) : ... Üniversitesi VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: █████/2018 tarih ve 30518 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Uyuşmazlık Çözümü Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetmeliği'nin iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile; hukuki uyuşmazlıkların yargı mercileri nezdinde çözümü hususunda mütalaa/danışma hizmet ve desteğine ihtiyacı olan kişilere hukuki mütalaa/danışma hizmeti ve/veya desteği vermenin baroya kayıtlı avukatların yetkisinde olduğu, bu sıfata sahip olmayan kişi ve kuruluşların bu yetkiyi kullanamayacakları, ancak, tahkim ve arabuluculuğun, hukuki uyuşmazlıkların yargı mercilerine götürülmeksizin kişilerin/muarızların karşılıklı rızası ile çözülmesine yönelik öncü/alternatif yöntemler olduğu, bu mahiyeti ile avukatların inhisarında bulunmadığı, bu alternatif yöntemlere ilişkin ilkelerin tespiti ve önerilmesi ile görüş ve tavsiyelerin bildirilmesinin yükseköğretim kurumlarının görev tanımları ile bağdaştığının görüldüğü, davaya konu Yönetmeliğin 5. maddesinde tanımlanan "hukuki yardıma erişimi kısıtlı gruplara karşılıksız hukuki destek hizmeti sunmak" amacının yargı mercileri nezdindeki hukuki uyuşmazlıklar ile alternatif yöntemlere tabi tutulan hukuki uyuşmazlıklar arasında açık bir ayrım yapmadığı, lafzı itibariyle yargı mercileri nezdindeki hukuki uyuşmazlıklara ilişkin hukuki mütalaa/danışma hizmetini de kapsar mahiyette olduğu, bu mahiyeti ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 35. maddesinin yargı mercileri nezdindeki hukuki uyuşmazlıklara ilişkin hukuki mütalaa/danışma hizmetini baroya kayıtlı avukatların inhisarına bırakan hükmünü ihlal ettiği sonucuna varıldığı, davaya konu Yönetmeliğin diğer kısımları incelendiğinde ise; uygulama ve araştırma merkezinin "Tahkim ve alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerine ilişkin kuralları belirlemek ve bunlara ilişkin hizmetlerin yürütülmesini sağlamak, tahkim ve alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri ile ilgili bilimsel çalışmalar yapmak, bu konularda çalışmalar yapan yurt içi ve dışındaki kişi, kurum ve kuruluşlarla işbirliğinde bulunmak, projeler yürütmek, seminer, çalıştay, sempozyum, kongre ve benzeri etkinlikler, karşılıklı veya karşılıksız sertifika programları ile kurslar düzenlemek ve öğrencilerin lisans, yüksek lisans ve doktora çalışmalarına akademik destek vermek, resmi ve özel kurum ve kuruluşlara, gerçek ve tüzel kişilere, karşılıklı veya karşılıksız akademik veya uygulamaya yönelik konularda danışmanlık hizmeti vermek, hukuk uyuşmazlıklarında tavsiye etmek üzere hakem, uzlaştırıcı, arabulucu, bilirkişi ve uzman listeleri oluşturmak, Yönetim Kurulu üyeleri, Danışma Kurulu üyeleri ve Merkez listelerinde yer alan kişiler arasından hakem, uzlaştırıcı, arabulucu, bilirkişi veya uzman tavsiye etmek, bilirkişilik temel eğitimlerini vermek ve bilirkişilik hizmetleri sunmak, amacı kapsamında gerçekleştireceği araştırma ve etkinliklerin verimli bir şekilde yürütülmesi için bilgi bankası oluşturmak, kütüphane, arşiv ve gerekli diğer tesisleri kurmak, ulusal ve uluslararası yayınları izlemek ve bunları Merkeze kazandırmak, araştırmalardan veya diğer faaliyetlerinden elde edilen bilgilerin ve sonuçların bilimsel yayınlara dönüştürülmesini ve yayımlanmasını sağlamak, kamuoyunu bilgilendirici tanıtım faaliyetlerinde bulunarak veya bu tür faaliyetlere katkı sağlayarak uyuşmazlık çözüm yöntemleri konusunda farkındalık yaratmak, Merkez faaliyetleriyle ilgili olarak Üniversite imkânlarının tanıtımını yapmak, Merkezin amaçlarına uygun olarak diğer faaliyetlerde bulunmak" faaliyetlerinin tanımlandığı, bu faaliyetlerin yargı mercileri nezdindeki hukuki uyuşmazlıklara ilişkin olmayıp, tahkim ve benzeri alternatif yöntemlerin uygulanması ve desteklenmesi amacına yönelik olduğu, buna ilişkin danışmanlık hizmetleri 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 35'inci maddesinde yapılan kısıtlamanın kapsamında olmadığı gibi, ilke belirlenmesi ve tavsiyede bulunulmasının da söz konusu Kanun'a aykırılık içermediği sonucuna varıldığı, bu bağlamda, bilirkişi, hakem, arabulucu, uzlaştırıcı, uzman gibi kişilerin tavsiye edilmesinin ve/veya eğitilmesinin de ilgili kuruluşları bağlayıcı nitelikte olmadığı, davalının bu konuda bir inhisarının bulunmadığı, öngörülen bu faaliyetin de 2547 sayılı Kanun ile verilen yetki uyarınca danışmanlık/destek hizmeti kapsamının dışına çıkmadığının anlaşıldığı, Yönetmeliğin 6. maddesi haricindeki diğer maddeleri ise, Uyuşmazlık Çözümü Uygulama ve Araştırma Merkezi'nin kuruluş ve işleyişini düzenlemekte olup, mahiyeti itibariyle 2547 sayılı Kanun'un 12. maddesi ile verilen yetkinin uygulanmasına ilişkin esaslardan ibaret olduğundan bu hususta bir aykırılık görülmediği, bu durumda, 2547 sayılı Kanun'un 12. maddesi ile verilen görevler kapsamında aynı Kanun'un 14. maddesine istinaden çıkarılan davaya konu Yönetmeliğin 5. maddesinin "hukuki yardıma erişimi kısıtlı gruplara karşılıksız hukuki destek hizmeti sunmak" kısmında hukuka uygunluk, Yönetmeliğin diğer kısmında ise hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu Yönetmeliğin 5. maddesinin "hukuki yardıma erişimi kısıtlı gruplara karşılıksız hukuki destek hizmeti sunmak" kısmının iptali ve dava konusu Yönetmeliğin diğer kısmı yönünden ise davanın reddi yönünde karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı İstanbul Barosu vekili tarafından, dava konusu Yönetmeliğin, “Merkezin amacı; yabancılık unsuru taşıyanlar da dahil olmak üzere, uyuşmazlıkların tahkim ve/veya alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri ile çözümüne katkı sağlamak, bilirkişilik yapmak, tahkim ve alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerine ilişkin bilimsel çalışmalar ve yayımlar yapmak, eğitim-öğretim faaliyetleri ile etkinlikler düzenlemek, projeler geliştirmek, konuyla ilgili toplumsal farkındalığı artırmak ve hukuki yardıma erişimi kısıtlı gruplara karşılıksız hukuki destek hizmeti sunmaktır.” şeklinde 5. maddesi ile "Merkezin faaliyet alanları" olarak belirlenen 6. maddesinde yer alan: “a) Tahkim ve alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerine ilişkin kuralları belirlemek ve bunlara ilişkin hizmetlerin yürütülmesini sağlamak.” “ç) Resmi ve özel kurum ve kuruluşlara, gerçek ve tüzel kişilere, karşılıklı veya karşılıksız akademik veya uygulamaya yönelik konularda danışmanlık hizmeti vermek, hukuk uyuşmazlıklarında tavsiye etmek üzere hakem, uzlaştırıcı, arabulucu, bilirkişi ve uzman listeleri oluşturmak, Yönetim Kurulu üyeleri, Danışma Kurulu üyeleri ve Merkez listelerinde yer alan kişiler arasından hakem, uzlaştırıcı, arabulucu, bilirkişi veya uzman tavsiye etmek.” d) Bilirkişilik temel eğitimlerini vermek ve bilirkişilik hizmetleri sunmak.” düzenlemelerinin hukuka aykırı olduğu,... İdare Mahkemesi’nin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile, yargı mercileri nezdindeki hukuki uyuşmazlıklara ilişkin hukuki mütalaa/danışma hizmetinin sunulmasına ilişkin 5. maddede yer alan: “hukuki yardıma erişimi kısıtlı gruplara karşılıksız hukuki destek hizmeti sunmak” kısmının, Avukatlık Kanunu’nun yargı mercileri nezdindeki hukuki uyuşmazlıklara ilişkin hukuki mütalaa/danışma hizmetini baroya kayıtlı avukatların inhisarına bırakan 35. maddesi hükmünü ihlal ettiği gerekçesi ile iptal edildiği, Bilirkişi, hakem, arabulucu, uzlaştırıcı, uzman gibi yargısal konumları bulunan kişilerin tavsiye edilmesi ve/veya eğitilmesinin ilgili kuruluşları bağlayıcı olmayacağı, bu faaliyetin danışmanlık ve destek hizmeti kapsamında olduğu, Yönetmeliğe dayanak olarak gösterilen yasa hükmünün, uyuşmazlıkları tahkim yoluyla çözmek, hukuki yardımda bulunmak, bilirkişi eğitimi vermek ve bilirkişilik yapmak, hakem, uzlaştırıcı, arabulucu, bilirkişi ve uzman listeleri oluşturmak, bunları tavsiye etmek gibi bir yetki vermediği, Anayasa’nın 9. maddesi uyarınca yargı yetkisinin, Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılacağı, yargısal yetkinin Anayasa'dan alınmaksızın kullanılabilmesinin olanaklı olmadığı, 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu'nda bilirkişilik yapabileceklerin sayıldığı, bilirkişilik için gerekli koşulların gösterildiği, Bilirkişilik Yönetmeliği'nde bilirkişilik eğitimi vermeye yetkili kurumların gösterildiği, bu kurumların Adalet Bakanlığı'ndan izin almak suretiyle bu eğitimleri verebileceklerinin düzenlendiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve bu Kanuna dayanılarak çıkartılan Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinde uzlaştırmacının nitelikleri, eğitimi, sicili, atanması ve sair hususların düzenlendiği,1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 35. maddesinde yalnız avukatların yapabileceği işlerin düzenlendiği, bu kapsamda kanun işlerinde ve hukuki meselelerde mütalaa vermek yetkisinin yalnız baroya yazılı avukatlara ait olduğunun hüküm altına alındığı, avukatlık yetkilerinin başkaları tarafından kullanılmasının, Kanun’un 63. maddesi ile cezai müeyyideye bağlandığı, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve bu kanuna dayanılarak çıkartılan Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinde arabulucunun niteliği, eğitimi, sınavı, sicili ve görevlendirilmesinin düzenlendiği, uyuşmazlıkları tahkim ve/veya alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri ile çözmek, bilirkişilik yapmak, hukuki yardımda bulunmak, danışmanlık hizmeti vermek, hakem, uzlaştırıcı, arabulucu, bilirkişi, uzman listeleri oluşturup hukuk uyuşmazlıklarında bunları tavsiye etmek, bilirkişilik temel eğitimlerini vermek ve bilirkişilik hizmetleri sunmak gibi yargısal konularda işlem yapma yetkilerini içeren dava konusu yönetmeliğin, Anayasa'ya ve anılan yasalara aykırı olup, yetki, şekil, sebep, konu ve amaç yönünden hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle,1. Temyiz isteminin reddine,2. ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,5. Kesin olarak, █████/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.