Anahtar kelimeler: Teftişine Affı Refakat Sunmak Konulu Danışmanlığını Danışmanlık Müfettişinin İmzaladıklarını Anadolu

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ KARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2022KARAR TARİHİ : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin, ----- Vergi Dairesinde------ vergi kimlik numarasında kayıtlı davalı ------ ile 25.11.2020 tarihinde sözleşme imzaladıklarını, davalının vergi inceleme sürecinde danışmanlığını yapmak ve buna ilişkin tüm hizmetleri sunmak konulu Takip ve Danışmanlık Sözleşmesine istinaden 2018 yılı vergi incelemesinde Vergi Müfettişinin 1. tutanağından sonra davalının karşılaşabileceği vergi cezaları konusunda çalışmalar yaptığını, davalıya bu konular hakkında yazılı ve sözlü bilgilendirmelerde bulunduğunu, Vergi Müfettişinin teftişine refakat ettiğini, vergi affı ihtimaline karşılık af yasası çıkana kadar dava yoluna gidilmesini sağladığını, taraflar arasındaki sözleşmenin 5. Maddesinde sözleşme bedeli olarak maktu 15.000,00 TL ücret buna istinaden 10.08.2020 tarihinde 5.000,00 TL, 25.11.2020 tarihinde 10.000,00 TL olarak banka havalesi yolu ile tahsilat yapıldığını, yine sözleşmenin 6. Maddesinde “Bu sözleşme çerçevesinde uzlaşma, tahkim veya mahkeme neticesinde tasarruf edilen vergi ve cezanın (vergi ceza ihbarnamesi ile tebliğ edilen vergi ve cezaları) ile uzlaşma tahkim veya mahkeme neticesinde kalan toplam vergi ile vergi ziyaı ve her türlü usulsüzlük cezaları) farkının 96 15'i nispi ücret olarak belirlenmiştir.” hükmü bulunduğunu, yine sözleşmenin 8. Maddesinde “Nispi ücrete mahsuben uzlaşma, feragat veya ilk mahkeme neticesinde hak edilen ücretin yarısı, temyiz, itiraz veya herhangi bir şekilde aftan vb. yararlanma neticesinde ödeme hallerinde bakiye herhangi bir ihbar ve ihtara gerek kalmaksızın muaccel olur ve ödenir.” hükmü yer aldığını, sözleşme imzalanmadan önce ------- Vergi Dairesinde davalı adına 1.132.826,00 TL toplam vergi aslı ve cezası kesildiğini, akabinde 7326 sayılı Kanun kapsamında davalıya danışmanlık yapıldığını ve af yasasından faydalanılması ile toplam 1.132.826,00 TL vergi aslı ve cezasının 233.985,00 TL'ye düşürüldüğünü, böylece ilk tebliğ edilen vergi aslı ve cezaları ile nihai ödenen tutar farkının 898.841,00 TL olduğunu (1.132.826,00 — 233.985,00 — 898.841,00 TL), sözleşmenin 8. Maddesine göre aradaki farkın % 15'i olan 159.095,00 TL (898.841,00 x 9415 — 134.826,00 * 418 KDV 24.269,00 159.095,00 TL) müvekkile ödenmesi gerektiğini, bu nedenlerden dolayı davanın kabulünü, davalının---. İcra Müdürlüğü ------sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptalini, takip miktarı üzerinden %20 icra inkâr tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile müvekkili arasında 25.11.2020 tarihinde imzalanan sözleşme kapsamında verilecek hizmetin ne olacağı, sözleşmenin 2. ve 4. maddelerine göre sabit olduğunu, ücretin ne olacağının da sözleşmenin 6. Maddesinde açıkça belirlendiğini, buna göre tarafların vergi cezalarının akıbetine göre nispi ücrette anlaştıklarını ve sözleşmenin uzlaşma veya dava açılmasıyla yürürlük kazanacağını, davacının belirtilen vergi davasında dilekçeler hazırladığını, bu hizmet mukabilinde de sözleşmede kararlaştırılan maktu ücretin kendisine ödendiğini, ancak açılan vergi davaları devam etmekte iken müvekkilin 7326 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle vergi davalarından feragat ettiğini, sonuç olarak vergi cezalarının af kanunuyla ortadan kalktığını, 7326 sayılı Kanun çıkmasaydı müvekkilin cezalarının iptal edilip edilmeyeceği bilinmeyeceğinden davacının sözleşmeye konu nispi ücreti talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER:------, Vergi Dairesine yazılan müzekkere cevapları, ---- İcra Dairesi'nin ---- Esas sayılı dosyası, ----- Vergi Mahkemesi'nin ------Esas sayılı dosyaları, ----- İcra Dairesi'nin ------ Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 159.095,00 TL asıl alacak ve 1.019,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 160.114,00 TL üzerinden █████/2021 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak "█████/2020 tarihli Danışmanlık Sözleşmesinden Kaynaklı Ana Para Borcu + KDV 159.095,00 TL" açıklamasının gösterildiği, davalı tarafından █████/2021 tarihinde süresinde verilen itiraz dilekçesi ile borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır.------Vergi Mahkemesi'nin ----- ve ----- Esas sayılı dosyalarının incelenmesinde; dava konusu vergi ve cezaların iptali talebi ile dosyamız davalısı tarafından ------ Vergi Dairesi aleyhine dava ikame edildiği, yargılama sürecinde 7326 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle davadan vazgeçildiğinden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği görülmüştür.Mahkememizce vergi hukuku alanında uzman bilirkişiden 06.03.2023 tarihli bilirkişi raporu alınarak taraflara tebliğe çıkarılmış, taraf vekillerince rapora karşı beyan ve itiraz dilekçesi sunulmuş, davalı vekilinin itiraz ve talebi üzerinde heyete bir nitelikli hesap uzmanı bilirkişi eklenerek 12.09.2023 tarihli ek bilirkişi heyeti raporu alınmış, işbu raporun kök rapor ile çelişkili olması ve davacı tarafın talebi üzerine vergi uzmanı başmüfettiş bilirkişi ile vergi hukuku alanında uzman nitelikli hesap uzmanı bilirkişiye tevdiine karar verilmiş, işbu heyet tarafından da 14.05.2024 tarihli bilirkişi kök raporu ve davalı vekilinin talebi üzerine aynı heyetten alınan 28.10.2024 tarihli bilirkişi ek raporu dosyaya sunulmuştur.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:Dava, ----. İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.Arabuluculuk dava şartı bakımından yapılan değerlendirmede;Dosyaya ibraz edilen Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağının incelenmesinde; ----- Arabuluculuk Bürosu, büro dosya numarası ---- ve arabuluculuk numarası ------ olan başvurunun taraflarla ilgili olduğu, tarafların görüşmeye katıldığı ve fakat anlaşma sağlanamadığından █████/2021 tarihli son tutanağın düzenlendiği, bu haliyle arabuluculuk dava şartının yerine getirilmiş olduğu görülmüştür.İcra dairesinin yetkisine itiraza yapılan değerlendirmede;Dava konusu alacağın para alacağı olması sebebiyle 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 89. Maddesinin para borçları alacaklının ikametgahında ödenir hükmü gereğince alacaklının yerleşim yerinin, icra dairesinin yetkisi içerisinde bulunduğu anlaşılmakla davalı borçlunun icra dairesinin yetkisine yönelik itirazının ön sorun olarak kabul edilerek 6100 Sayılı HMK’nın 164. maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.Somut olayda; davalı tarafın Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı tarafından incelemeye alındığı ve davalı taraf aleyhine teftişe yönelik tutanakların tanzim edilmiş olduğu, ------- Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından işbu davaya konu vergi asıl ve cezalarının davalı hakkında uygulandığı, taraflar arasında 25.11.2020 tarihinde Takip ve Danışmanlık Sözleşmesinin imzalandığı, sözleşme kapsamında davacı tarafça davalı tarafa bir kısım hizmetlerin verildiği, ancak davalı tarafça dava konusu vergi ve cezaların iptali talebi ile ------ Vergi Dairesi aleyhine -----Vergi Mahkemesi'nin ------Esas sayılı dosyaları nezdinde açılan davalarda yargılama devam ederken 7326 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un yürürlüğe girdiği, bunun üzerine mezkur Kanunun 3. maddesinin 10. fıkrası uyarınca dosyamız davalısı tarafından davalardan vazgeçildiği, bunun üzerine vazgeçme nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, davacı tarafça davacının kanun hükmünden yararlanarak, vergi ve cezasında yapılan indirim tutarının da müşavirlik firmasının nispi ücretine dahil edilmesi gerektiği, buna göre taraflarına eksik ödeme yapıldığından bahisle bakiye ücret alacağının tahsilinin davalı taraftan talep eidldiği görülmüştür.Sözleşmenin 2. maddesinde sözleşmenin konusu, "müşterinin vergi inceleme süreci sonucunda danışmanlığını yapmak ve buna ilişkin tüm hizmetleri sunmaktır." şeklinde belirlenmiştir. Sözleşmenin 4. maddesi; "Bu sözleşme mükellef tarafından imzalanan 27.5.2020 tarihli tutanak ve buna ilişkin imza için gönderilen ek tutanak ile başlar; inceleme raporunun düzenlenmesi, buna ilişkin uzlaşma vb. idari ve dava vb. yargı süreçleri ile ödeme veya sulh yolu ile sonuçlanıncaya kadar devam eder". şeklindedir.Sözleşmenin 5. Maddesi; “İşin başlangıcında sözleşme bedeli 15.000,00 TL maktu ücret alınır. Bu tutar nispi ücrete mahsup edilmez.” şeklindedir.Sözleşmenin 6. Maddesi; “Bu sözleşme çerçevesinde uzlaşma, tahkim veya mahkeme neticesinde tasarruf edilen vergi ve cezanın (vergi ceza ihbarnamesiyle tebliğ edilen vergi ve cezalar, KV, KGV, KDV, GSTPJ vb. toplam vergi ile vergi ziyaı ve her türlü usulsüzlük cezaları) farkının %15’i nispi ücret olarak belirlenmiştir.” şeklindedir.Sözleşmenin 7. Maddesi; "Bu sözleşme 2018-2019-2020 yılları için geçerli olup bu yıllar için bir kez maktu ücret alınır." şeklindedir.Sözleşmenin 8. Maddesi; “Nispi ücrete mahsuben uzlaşma, feragat veya ilk mahkeme neticesinde hak edilen ücretin yarısı, temyiz, itiraz veya herhangi bir şekilde aftan vb. yararlanma neticesinde ödeme hallerinde bakiye herhangi bir ihbar ve ihtara gerek kalmaksızın muaccel olur ve ödenir.” şeklindedir.Davalı tarafça davacı adına noter aracılığı ile düzenlenen yetki belgesinin incelenmesinde; Asil Yeminli Mali Müşavirlik ve ---- Şirketi'nin yetkilisi --------Şirketi'nin yetkilisi ------ tarafından; vergi incelemesi ve uyuşmazlıklarında, Mali Suçlar Araştırma Kurulu Başkanlığı, Gelir İdaresi Başkanlığı, Defterdarlıklar, Vergi Daireleri, Malmüdürlükleri ile bunlara bağlı her türlü birim ve denetim elamanları nezdinde inceleme ve teftişlerde bulunmaya, evrak alıp vermeye, taleplerde bulunmaya, Tarhiyat Öncesi ve Tarhiyat Sonrası uzlaşmalarda bulunmaya, tutanaklara imzalamaya veya imzalamamaya, uzlaşlma komisyonlarında mükellefi temsil etmeye, hak ve menfaatleri savunmaya, bu hussuta elden evrakalıp vermeye, düzenlenecek olan evrakları imzalamaya ve cevaplamaya, dilekçeler yazmaya, ödenmesi gereken bilcümle giderleri yatırmaya, yapılan bil cümle yanlışlıkları düzelttirmeye, buna ilişkin tutanakları imzalamaya veya imzalamamaya münferiden yetkili olmak üzere vekil tayin edildiği görülmüştür.Tüm dosya kapsamı ve hükme esas alınmaya elverişli bulunan 14.05.2024 tarihli bilirkişi raporu bir arada değerlendirildiğinde; dava dosyasında yer alan belgeler ve sözleşmeden, davalının 2018 takvim yılı hesap ve işlemlerinin Maliye Bakanlığı vergi denetim elemanlarınca vergi incelemesine tabi tutulmuş olduğu, vergi incelemesi esnasında ve inceleme sonrasında tarh edilecek vergiler ve kesiledek cezaların uzlaşma/indirim yoluyla azaltılması veya vergi yargısına taşınarak dava dilekçesi hazırlama gibi desteklerin verilmesi sonucunda dava yoluyla iptalinin sağlanması hususunda davacının hizmet yükümlülüğüne, buna karşılık davalının ücret ödeme yükümlülüğü altına girdiği, davacının aleyhine yürütülen vergi incelemesi sürecinde davacı danışmanın, vergi inceleme elemanı ile 27.05.2020 tarihli "Vergi İnceleme Tutanağının” tanzimine katkı sağladığı, eksik ve davalı aleyhine tespit edilen hususlarının "Ek Vergi İnceleme Tutanağına" işletilmesine destek olduğu görülmektedir. Bu kapsamda, davacının verdiği hizmet ile davalı lehine aynen "ek tutanakta yerine konulan ifadeler” ile daha önceki tutanakta göstermedikleri giderlerin tutanağa dercedilmesinin sağlandığı, vergi incelemesi sonrasında tarh edilen vergiler ve kesilen cezaların iptali amacı ile vergi mahkemesinde dava açıldığı, dava ve cevaba cevap dilekçelerinin davacı danışman tarafından hazırlanarak e-mail yolu ile davalıya iletildiği ve davalının imzalamasının sağlanması ile davaların ikame edildiği, yargılama devam ederken 7326 sayılı "Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun" ile ilk derece mahkemesi aşamasında bulunan vergi ve cezalar için davadan feragat şartı ile vergi tutarının %50 sini, vergi ziyaı cezasının %100 ünü, Özel usulsüzlük cezasının %75 ini terkin etme hakkı tanındığı, davalının bu olanaktan yararlanmak için vergi dairesine başvurmuş olduğu, bu indirimlerden sonra kalan kısmı yapılandırdığı ve davadan vazgeçtiği, davalı tarafça taraflar arasındaki sözleşme gereği davacı tarafa nispi değil maktu ücretin ödendiği, ancak davacının vergi inceleme sürecini takip etmek, davalının lehine sonuç doğuracak yönlendirmelerde bulunmak, vergi mahkemesinde iptal davası açmak için dava ve cevaba cevap dilekçesi hazırlamak suretiyle sözleşme gereği yükümlülüklerini yerine getirdiği, bu haliyle davacı tarafın sözleşmenin 6 ve 8. Maddesi gereği aftan yararlanma halinde sağlanan indirimi de içerecek şekilde nispi ücret talep etme hakkına sahip olduğu, davalı tarafın idare mahkemesi nezdinde görülen davalarda esasa ilişkin karar verilmediğinden bahisle davacının ücrete hak kazanmadığına ya da davacı tarafın avukat yerine geçerek dilekçe hazırlamasının mümkün olmadığına yönelik savunmalarının yerinde olmadığı, aksi yöndeki kabulün hakkın kötüye kullanılması niteliğinde sayılacağı ve somut olayın özellikleri ile uyuşmadığı, davacı tarafın hak ettiği ücrete ilişkin yapılan hesaplama neticesinde davacı alacağının KDV dahil 149.655,88 TL olarak tespit edildiği anlaşılmakla işbu bedel üzerinden davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.İcra inkar tazminatı talebinin değerlendirilmesinde; İtirazın iptali davalarında İİK'nın 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Bunlardan başka takibe konu alacağın likit ve belli olması zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi gerekmektedir. Böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise, ortada likid bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. (HGK'nın █████/2006 tarihli, ------sayılı ilamı)Somut olayda; dava konusu alacağın taraflar arasında akdedilen sözleşmeden kaynaklandığı bu haliyle borç miktarının olayda olduğu gibi davalı şirket tarafından hesaplanıp belirlenmesinin mümkün olduğu anlaşılmakla 2004 sayılı İcra İflas Kanununun 67/2.maddesi gereğince davacı lehine koşulları oluşan icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.Yargılama giderleri bakımından yapılan değerlendirmede; 6100 sayılı HMK'nin 331/1, 332/1 maddeleri gereğince aynı yasanın 323.maddesinde sayılan yargılama giderlerine davanın kısmen kabul edilmiş olması nedeniyle HMK m. 326/2 gereği kabul red oranı dikkate alınarak karar verilmiştir. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yine davanın kısmen kabul edilmiş olması nedeniyle hazineye gelir kaydedilmek üzere kabul red oranına göre taraflardan tahsiline karar verilmiştir.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KISMEN KABULÜNE; davalının -----. İcra Müdürlüğü’nün ------ Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 149.655,88 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE,-Davalının itirazında haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından asıl alacak olan 149.655,88 TL nin % 20 si oranında olmak üzere 29.931,17 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 10.222,99 TL karar ve ilam harcından baştan alınan 2.716,95 TL peşin harcın mahsubuyla bakiye 7.506,04 TL karar ve ilam harcının davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı ve 2.716,95 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,4-Davacı tarafından yargılama gideri olarak yapılan 10.502,00 TL nin kabul red oranına göre 9.878,91 TL lik kısmının davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,5-Davalı tarafından yargılama gideri olarak yapılan 5.550,00 TL nin kabul red oranına göre 329,28 TL lik kısmının davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 9.439,12 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,7-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL nin kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 639,65 TL lik kısmının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,8-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 680,00 TL nin ret edilen miktar üzerinden hesaplanan 40,35 TL lik kısmının davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,9-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,) Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.