Anahtar kelimeler: Konusualacak Otogaz Ümraniye Mevkii İşlettiğini Akaryakıt Servis İstasyonu Markası İli

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ14. HUKUK DAİRESİDOSYA NO:████████ KARAR NO:█████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ:█████/2021NUMARASI:████████ E . - █████████ K.DAVANIN KONUSU:Alacak - Tazminat Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davaların ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle asıl, karşı ve birleşen davaların kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Asıl davada davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin ... markası altında İstanbul ili Ümraniye ilçesi ...Mahallesi ... mevkii ... parsel numaralarında kayıtlı taşınmaz üzerinde akaryakıt ve otogaz satış servis istasyonu işlettiğini, taşınmaz üzerinde █████/2010 tarihli intifa sözleşmesi kapsamında müvekkili şirkete 15 yıl süreli ve █████/2025 tarihine kadar intifa hakkı verildiğini, davalı şirket ve dava dışı... AŞ arasında █████/2010 tarihli borç devir sözleşmesi imzalandığını, sözleşme ile davalı şirketin müvekkili şirkete olan borçlarının devir alan...'e devredilmesi ve devir alan tarafından ödenmesi olduğunu, davalının borcunun 1.462.764,49 TL olduğunu, bu borcun müvekkili şirketin davalı şirkete yapacağı intifa bedeli ödemelerinden mahsup edileceğinin kararlaştırıldığını, Rekabet Kurumunun 2002/2 sayılı dikey anlaşmalara ilişkin grup muafiyeti tebliği neticesinde önceki bayilik sözleşmesinin emredici kurala uyumlu hale getirilmesi kapsamında 2003/3 sayılı tebliğin öngördüğü şekilde █████/2005 itibariyle sona erdiğini, 2002/2 sayılı tebliğ gereğince █████/2005 tarihi sonrasında akdedilen ve 5 yılı aşan süreler için grup muafiyetinin uygulanamayacağını,sözleşmelerin terkin edilip 5 yılı aşmayacak şekilde terkin edilmemesi halinde █████/2010 tarihinden sonra grup muafiyetinin uygulanmayacağını, müvekkili şirket lehine tesis edilen intifa hakkının; Rekabet Kurumunun 2016-1-15 dosya sayılı 16-██████-114 karar sayılı █████/2016 tarihli kararı gereği █████/2016 tarihinde terkin edildiğini, müvekkili şirketin; kullanılmayan döneme tekabül eden intifa ve kalıcı teknik yatırım bedeli alacağı olduğunu; Rekabet Kurulu kararı gereğince █████/2015 tarihine kadar grup muafiyetinin bulunduğu bu tarihten sonra grup muafiyetinin kalktığı kararının müvekkili şirkete tebliğinden sonra taşınmaz üzerinde müvekkili lehine kurulan intifanın █████/2016 tarihinde kalktığını, böylece █████/2016 tarihinden sözleşmenin sona ereceği █████/2025 tarihi arasındaki kullanılmayan döneme tekabül eden KDV dahil 1.816.342,08 TL alacağın doğduğunu, bu alacağın █████/2016 tarih ve ... numaralı fatura ile davalı şirkete borç olarak kaydedildiğini, müvekkili davacı şirketen davalı şirkete ödediği kalıcı teknik yatırım bedellerinin davalı şirket lehine sebepsiz zenginleşme yarattığını,intifa hakkının █████/2025 tarihine kadar devam edeceği saikiyle yapılan kalıcı teknik yatırımların 2. eldeğerleri için █████/2017 tarih ... numaralı KDV dahil 90.654,14 TL bedelli fatura düzenlenerek davalı şirkete gönderildiğini, davalı şirket tarafından ... AŞ den devir alınan borç bedeli; █████/2010 tarihli devir sözleşmesinin konusu olan ve davalı şirket tarafından devir alınan borcun ana para ve faiz toplamının 1.462.764,49 TL olduğunu, müvekkili şirket kayıtlarında görünen 1.243.585,78 TL nin davalı şirketin devir aldığı ana para borcu olduğunu, 219,178,22 TL nin ise vade farkı nedeniyle faiz alacağı olduğunu müvekkili şirketin faiz alacağı için █████/2016 tarihli ... numaralı faturayı düzenlediğini muhtelif tarihlerde ödenen emlak vergilerinin taraflar arasında imzalanan █████/2010 tarihli sözleşmenin 4.6 maddesinde taşınmazın emlak vergilerinin davalı şirket tarafından ödeneceğinin, ödenmemesi ve müvekkili şirket tarafından ödenmesi halinde en yüksek ticari faiziyle tehsil edileceğinin kararlaştırıldığını, bu kapsamda davacı müvekkili şirket tarafından; █████/2013 tarihinde; 3.264,57 TL, █████/2014 tarihinde; 5.683,26 TL, █████/2014 tarihinde; 1.505,04 TL, █████/2014 tarihinde; 1.488,30 TL, █████/2015 tarihinde 1.560,90 TL olmak üzere toplam 13.502,07 TL emlak vergisi ödemesinin makbuzlar gereğince yapıldığını ve müvekkilinin alacağı olarak kayıt edildiğini, tapu masraflarının; taraflar arasında imzalanan █████/2010 tarihli sözleşmenin 4.7 maddesinde taşınmazın tapu kaydı üzerindeki mevcut intifaların terkini ve yeni intifaların ipoteklerin tesisi için ödenmesi gereken tapu harç ve masraflarının %50 si olan 48.645,00 TL nin davalı yükümlülüğünde bulunduğunu, intifanın kullanılmayan dönemine ilişkin kısımda kıstelyevm hesabı ile bulunan 27.865,64 TL için düzenlenen █████/2017 tarih ve ... numaralı fatura karşılığı tapu masrafı toplamı 76.510,64 TL alacağın bulunduğunu, sonuçta tüm bu alacakların toplamının 1.300.598,58 TL olup şimdilik bu alacağın 100.000 TL sinin tahsili için iş bu davanın açıldığını, cezai şart alacağı için taraflar arasında imzalanan █████/2010 tarihli intifa tesisi vaadi sözleşmesinin 6.maddesinde müvekkili şirket ile dava dışı ... Şti arasında █████/2012 tarihli sözleşme ve █████/2012 tarihli istasyonlu bayilik sözleşmesi imzalandığını,sözleşmenin █████/2017 tarihine kadar geçerli olarak imzalandığını, ancak rekabet kurumu kararı gereği grup muafiyetinin █████/2015 te sona ermesi nedeniyle dikey ilişki sona erdirilip istasyon kullanımına son verildiğini, davalıların rekabet kurumunun dikey ilişkinin sona erdirilmesi kararının gerekçesi olan kira sözleşmesini davacı müvekkilinden sakladıkları için sözleşmenin sona erdirilmesine neden olduklarını ,mevcut bayilik sözleşmesinin sona ermesinden sonra rekabet kurumuna şikayet yapıldığı için tasarlanan bayilik anlaşmalarınında yapılamadığını, bu durumun müvekkiline büyük zarar verdiğini iddia ederek,5.000 USD cezai şartın davalılardan tahsiline karar verilmesini, davalı şahıs ... nun sözleşmenin kefili olduğunu, 1.000.000 USD ye kadar olan şirket borçları için müşterek borçlu müteselsil kefaleti bulunduğunu, davalı şirketin borçlarından sorumlu olduğunu, İstanbul ili Ümraniye ilçesi ... mahallesi Çakmakdere mevkii .... parsel numaralarında kayıtlı taşınmaz üzerine alacağın temini için 3.kişilere devrinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir konulmasına yapılacak yargılama sonunda alacağın şimdilik 100.00 TL sinin █████/2016 tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile 5.000 USD cezai şart alacağının █████/2016 tarihinden itibaren en yüksek döviz faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava istemiştir. Karşı davaya karşı davacı karşı davalı vekili savunmasında özetle: karşı davanın yasal süre içinde açılmadığını, kaşı dava ve cevap dilekçesi ekindeki belgelerin kendilerine tebliğ edilmediğini,müvekkili şirketin intifa hakkı bedelinin tamamını davalılara ödediğini, bu bedelin ödendiğinin müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtları incelendiğinde tespit edileceğini,intifa bedeli konusunda çekişme olmadığını, müvekkili şirket tarafından karşı davacının istediği işleticilik bedelininde ödendiğini,müvekkili şirketin karşı davacıya intifa hakkının terkin edildiği █████/2016 tarihinden itibaren kira bedeli veya ecrimisil adı altında ödeme yapmasının mümkün olmadığını, çünkü müvekkilinin taşınmazda haksız işgali bulunmadığını,intifa hakkının terkin sebebinin taşınmazın müvekkilinin bilgisi dışında bir kiralama sözleşmesine konu edilmesi olduğunu, █████/2016 terkin tarihine kadar tüm kira bedellerinin karşı davacıya ödendiğini, 114 numaralı parselle ilgili olarak iddianın ve savunmanın genişletilmesi yasağı gereğince karşı dava ile ecrimisil alacağı istenmediğinden karşı davacının bu aşamadan sonra böyle bir talepte bulunamayacağını, taraflar arasındaki sözleşmenin konusunun ... ve... numaralı parsellerde bulunan taşınmazlar olduğunu, ... numaralı parselin taraflar arasındaki sözleşmenin konusu olmadığını, karşı davacının istediği alacak için ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edebileceğini, kefalet sözleşmesinin yasal unsurları taşıdığı gibi geçerli olduğunu,karşı davacının ... ile 2009 yılında imzaladığı kira sözleşmesini müvekkilinden gizlediğini daha sonra ortaya çıkararak müvekkili hakıknda rekabet kurumuna şikayette bulunduğunu, karşı davacının tapu giderleri, emlak vergileri ve intifa hakkı bedellerini müvekkili şirketin ödediğini kabul ettiğini, 275.000 TL ve 211.030 TL bedellerin mahsuben yapılan ödemeler olduğunu, intifa hakkı terkininin ivazlı yapıldığının karşı davacı tarafından dekont yada yazılı belge ile ispat edilmesi gerektiğini, tanık deliline dayanılamayacağını belirterek, karşı davanın kabulü ile davanın reddine karar verilmesini istemiştir Davacı /karşı davalı vekili Av. ...-Av.... █████/2018 tarihli ıslah dilekçesi ile; fazlaya dair tüın hakları saklı kalmak kavdı ile; alacaklarının 1.300.598,58-TL’siııin 01.09.2016 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek Ticari Temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, cezai şart alacaklarının şimdilik 5.000.-USD’sinin 01.09.2016 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek döviz faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep etmiş dilekçesi ekinde ıslah harcının yatırıldığına dair sayman mutemedi alındısını dosyaya ibraz etmiştir. Birleşen davada davacılar vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkillerine ait İstanbul ili, Ümraniye ilçesi,... Mahallesi, 6720, 6178 ve 114 parsellerde ve ... Ümraniye/İstanbul adresinde kayıtlı taşınmazlar üzerinde ... markası altından akaryakıt istasyonu işletildiğini, taşınmazlar üzerindeki intifanın terkini tarihinden istasyonun müvekkilleri tarafından teslim alındığı 03.01.2017 tarihine kadar olan zaman dilimi için İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ esas sayılı dosyasıyla 5.000,00 TL ecrimisil talebinde bulunulduğunu, iş bu dosyada yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde müvekkillerinin Eylül 2016 - Ocak 2017 dönemi için davalı taraftan 516.884,17 TL ecrimisil alacağı bulunduğunun tespit edildiğini, işbu dava ile bilirkişi raporu ile tespit edilen bakiye ecrimisil alacağımızın tahsilinin talep edildiğini ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği nedenlerle öncelikle işbu dosyanın İstanbul 15. ATM'nin ████████ E sayılı dosyası ile birleştirilmesine, 511.844,17 TL ecrimisil alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Karşı davacılar ...Şti ile ... vekili Av. ... 25.01.2021 ıslah dilekçesinde ; Fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere dava açılırken 5.000,00-TL olarak belirtmiş oldukları işleticilik bedeli alacak taleplerini ıslah yoluyla 134.824,00-TL artırarak 139.824,00 TL’ye yükselttiklerini, bildirmiştir. Asıl davada davalılar vekili, savunmasında özetle; İstanbul ili Ümraniye ilçesi A.Dudullu mahallesi ... parsel üzerinde bulunan taşınmazlar üzerinde kurulu dikey ilişki neticesinde █████/1992 tarihinden 1996 yılına kadar ... 1996 yılından 2017 tarihine kadar Total markası altında akaryakıt istasyonu işlettiğini, 1992 tarihinden başlamak üzere 20 yıllık intifa hakkı tesis edildiğini, önceki malik in...AŞ olup taşınmaz maliklerinin ... ve ...olduğunu, taraflar arasında 17 / 03 /1992 tarihli protokol, 20 yıl süreli intifa hakkı tesisi, █████/1996 tarih ve 20 yıl süreli bayilik sözleşmesi imzalandığını, ... ile sözleşme devam ettiği sırada 6720 ada 1 parsel ile 6178 ada 2 parsel ve 114 ada 3 parsellerdeki taşınmazların mülkiyetinin davalı müvekkillerine geçtiğini, buarada müvekkileri ile davacı Total arasında █████/2010 tarihli intifa vaadi sözleşmesinin imzalandığını, bu sözleşme doğrultusunda 1 ve 2 parseller üzerinde ... lehine █████/2010 tarih ve 15 yıl süreli intifa hakkı ve ipotekler tesis edildiğini, davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu belgelerin orijinal ve okunaklı olmadığını bu nedenle değerlendirmeye alınamayacağını, borç devir ve kefalet sözleşmesinin Borçlar Kanunu hükümlerine göre düzenlenmediğini, sözleşmede müvekkilinin imzasının bulunmadığını, TBK 196/3 gereğince müvekkillerinin sözleşmeye zımni muvafakatınında ispatlanamadığını, Yargıtay kararlarına göre geçersiz olduğunu, bir an için imzası borç devir ve kefalet sözleşmesinin geçerli olduğu kabul edilse dahi borcun kaynağının belirsiz olup zamanaşımına uğradığını, şirket defterlerinde geçerli kaydın bulunmadığını, sonradan düzeltilmeye çalışıldığını, tüm ticari ilişki bittikten sonra █████/2016 tarihinde 219.178,22 TL vade farkı faturası düzenlendiğini, dava dilekçesinde alacak miktarının hesaplanıp cezai şart miktarının belli olmasına rağmen kısmi dava olarak dava açmasının hukuka aykırı olduğunu, davalı ... için kefalet akdinin BK da aranan geçerlilik şekil şartlarının gerçekleşmediğini, █████/2010 tarihli sözleşme incelendiğinde davalının sorumlu olduğu miktarın muayyen olmadığını, rakamsal olarak ifade edilen hiçbir değer bulunmadığını, dava dışı ... ile davacı arasında imzalanan █████/2012 tarihli Protokol ve İbraname incelendiğinde sık sık █████/2010 tarihli sözleşmeden bahsedildiğini, davacının önce ... ardından ... dan aldığı işleticilik bedellerini müvekkilerine ödediğini, davacının rekabet kurumu kararını dolanarak 5 yılı aşan 15 yıl süreli sözleşme kurulması amacıyla bu işlemleri yaptığını, huzurdaki davaya konu ilişkinin rekabet kurumu kararlarına aykırı olduğunu bilmediğini davacının ileri sürmesinin kabul edilebilir olmadığını, İntifa bedeli, ödenen tapu bedelleri ve emlak vergileri konusunda itirazları ve çekişme olmadığını, ancak müvekkillerine nakit olarak ödenen 275.000 TL ve 211.030 TL bedellerin nasıl ve ne zaman hangi fatura ile hangi hesaba ödendiğinin belli olmadığını, davacının ilişkinin son bulmasından sonra 31 /███████ tarihinde düzenlediği faturaya dayanan 90.654,14 TL intifa bedelinin intifa bedeli olarak değerlendirilemeyeceğini, bayilik sözleşmesinin sona ermesi nedeniyle iade konusu yapılamayacağını, davacının karşılıksız kalan süre için intifa bedelini isteyebilmesi için 15 yıllık süre karşılığında 2.643.200 TL intifa bedelini müvekkiline ödemesi gerektiğini, ancak bundan sonra müvekkillerinin sebepsiz zenginleşmesinden bahsedilebileceğini, ancak intifa bedeli ödemesinin yapılmadığını, intifa hakkının terkinine ilişkin "tescil istem belgeleri" nin getirtilip incelenmesi gerektiğini, bu belge incelendiğinde terkinin hak sahibi tarafından bedel karşılığında ivazlı olarak feragat ile gerçekleştiğini, terkinin ivazlı olarak yapılması nedeniyle kullanılmayan dönem için davacının bedel isteyemeyeceğini, davacının ihtiyati tedbir isteminin hukuka aykırı olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Asıl davada davalılar vekili savunmasında ve karşı davada özetle; müvekkillerinin kendi üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen davacının intifa bedellerini ödemediğini, intifa vaadi sözleşmesinin 5.5.1 ve 5.5.2 maddesinde anılan işleticilik bedellerinin Şubat 2016 tarihinden Ağustos 2016 tarihine kadar ödenmediğini , bu miktarın 139.824,00 TL olduğunu, intifanın terkininden sonra istasyonun teslim alındığını █████/2017 tarihine kadar henhangibir ödeme yapılmadığını, bu süre için ecrimisil talepleri olduğunu, 114 numaralı parselin 16 yıl boyunca hiçbir bedel ödenmeksizin haksız müdahale ile kullanıldığını, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik; işleticilik alacağı için 5.000 TL ve ecrimisil alacağı için 5.000 TL olmak üzere toplam 10.000 TL nin denkleştirici adalet ilkesi gereğince ödemelerin muaccel olduğu tarihten itibaren işleyecek en yüksek ticari temerrüt faizi ile karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... İstanbul ili Ümraniye ilçesi Aşağı Dudullu Mahallesi Çakmakdere mevkii ... parsel numaralı taşınmazların davalı ... Ltd. Şti adına tapuda kayıtlı olduğu ( alınan tapu kayıt örneği) Davacı ... A.Ş. (Eski Ünvan:... A.Ş. Bayilik veren sözleşme tarafı ) ile davalılar ... Şti. (sözleşme tarafı bayilik alan ) ... (sözleşme kefili sıfatıyla 1.000.000 USD limitle sorumlu olarak) arasında █████/2010 tarihli İNTİFA VAADİ SÖZLEŞMESİ imzalandığı ( taraflarca ibraz edilen █████/2010 tarihli sözleşme) İmzalanan sözleşme gereğince davacı ... A.Ş. (Eski Ünvan:... A.Ş.) lehine tapu kaydı üzerine █████/2010 tarihli ve 15 yıl süreli intifa hakkı ve ipotek tesis edildiği (alınan tapu kayıt örneği,ipotek senedi ) sabittir. Davalı tarafın sözleşme yapılmadığı, sözleşmenin müvekkilerini bağlamadığı itirazları alınan resmi tapu kayıtları gereğince kabul edilmemiştir. Davacı ... A.Ş. (Eski Ünvan:... A.Ş.) intifanın kullanılmayan süresi için KDV dahil 1.816.342,08 TL bedelli , █████/2016 tarihli ve ...numaralı faturayı düzenlemiştir. Bu fatura bedelini huzurdaki dava ile talep etmiştir. 27.01.2010 tarihli sözleşmenin “şirketin hak ve yükümlülükleri” başlıklı 5. Maddesinde ;"... numaralı parsel için belirlenen 1.140.000,00 TL nin KDV ilave edilerek, faturasının davalı-karşı davacı tarafından tanzimi ve karşı tarafa ibrazından itibaren KDV bedelinin 3 iş günü içerisinde ödeneceği, 936.330,00 TL lik kısmının, yine sözleşmenin 4.13 maddesinde yer verilen düzenlemeler çerçevesinde mahsup edileceği,6720 numaralı parsel için belirlenen 1.100.000,00 TL nin KDV ilave edilerek, faturasının davalı-karşı davacı tarafından tanzimi ve karşı tarafa ibrazından itibaren KDV bedelinin 3 iş günü içerisinde ödeneceği, 463.670,00 TL lik kısmı ile KDV nin 63.000,00 TL lik kısmının, yine sözleşmenin 4.13 maddesinde yer verilen düzenlemeler çerçevesinde mahsup edileceği ...." nin kararlaştırıldığı sabittir.Davalı ... Şti.ise alacağa karşı zamanaşımı itirazında bulunmuştur. İntifanın terkin edildiği █████/2016 tarihinden dava tarihi olan █████/2017 arasında TBK 82 maddesi gereğince öngörülen öğrenmeden itibaren 2 yıl, hakkın doğumundan itibaren 10 yıllık zamanaşımı süreleri dolmamıştır.Bu nedenle zamanaşımı itirazı kabul edilmemiştir. Davalı tarafça intifa bedelinin ödenmediği savunulmuştur. Davacı ... A.Ş. 6178 parsel için 1.140.000 TL olan intifa bedelinin 936.330,00 TL si, 6720 parsel için 1.100.000 TL olan intifa bedelinden , 526.670,00 TL si ( 463.670,00 TL + 63.000,00 TL KDV) toplam 1.463.000 TL intifa bedelinin sözleşmenin 4.13 maddesi gereğince ödediğini iddia etmektedir. 4.13 maddede açıklanan ... Petrol arasında imzalanan █████/2010 tarihli “borç devri sözleşmesi” dir. ... ten olan alacağından 1.463.000,00 TL sini, davalı-karşı davacının intifa bedeli alacağına mahsup ettiğini, açıklamış, incelenen ticari defterlerine de bu şekilde işlemiştir. (alınan █████/2018 tarihli 1. Bilirkişi raporu-█████/2019 tarihli 2. Bilirkişi raporu-█████/2020 tarihli keşif bilirkişi raporu -█████/2021 tarihli ek bilirkişi raporu) Mahkememizce davacı taraftan █████/2010 tarihli borç devir sözleşmesini ibraz etmesi █████/2021 tarihli duruşmada istenmiş davacı vekili █████/2021 tarihli dilekçesinde; sözleşmenin tarafı olan davalının bu sözleşmeyi rekabet kurumunun 2016/1-15 sayılı dosyasına sunduğu, sözleşme gereğince ... (...) arasındaki borç ilişkisinin █████/2010 tarihli sözleşme ile devredildiğinin davalı tarafça kabul edildiğini açıklamıştır. Mahkememizce █████/2010 tarihli borç devir sözleşmesi gereğince ... (...) e olan borcunun davalı ...Petrol e devir edildiğinin █████/2016 tarihli Rekabet Kurulu Kararı ile tespit edilmesi ( dosyada bulunan █████/2016 tarihli Rekabet Kurulu Kararı) dikkate alınarak davalının ödememe savunması kabul edilmemiştir.İbraz edilen banka havale dekontları ve defter kayıtları ile davalıya bakiye intifa bedelinin davacı tarafça ödendiği tespit edilmiştir. (alınan █████/2018 tarihli 1. Bilirkişi raporu-█████/2019 tarihli 2. Bilirkişi raporu-█████/2020 tarihli bilirkişi raporu -█████/2021 tarihli ek bilirkişi raporu) █████/2010 tarihli ve 15 yıl süreli (5478 gün) intifa hakkının █████/2025 tarihine kadar devam edeceği, ancak rekabet kurulu kararı sonucu intifa hakkının █████/2016 tarihinde kalktığı, her iki parsel için intifa hakkı toplam bedelinin (KDV hariç 2.240.000,00 TL) KDV dahil 2.643.200,00 TL olduğu sabittir. ( alınan tapu kayıtları, sözleşme ve intifa senetleri, bilirkişi raporlarına göre) Bu bedelden otogaz initası 707.504,40 TL nin düşülmesi sonucu 1.935.695,60 TL intifa bedeli olarak hesaba esas alınmıştır. █████/2016 ile █████/2025 arasındaki kullanılmayan 3138 gün için intifa bedeli 1.108.837,68 TL olarak hesaplanmıştır (█████/2021 tarihli ek bilirkişi raporu) Mahkememiz kısa kararında gün sayısı 3135 olarak yazılmış isede HMK 304 vd maddeleri gereğince gerekçeli kararda 3138 olarak düzeltilmiştir. Davacı vekili █████/2020 tarihli dilekçesinde, kalıcı teknik yatırımları ; Ada Paslanmaz Sacı, Amblemler, Bina Önü Alnı, Kolon Reklam Panosu, Mobilya Mefruşat, Fiyat Göstergesi, Işıklı Market Yazısı, Işıklı Radyüs- Kanopi, Küçük Giriş Çıkış Babası, Madeni Yağ Standı (4 adet), Mal Cinsi Panosu, Market Banko ve Raflar (2 adet), PCL Hava Saati ,Pressol Karterden Yağ Çekme Cihazı, Topraklama Barakası Totem Hava Saati, Çiftli Pompa (4 adet) şeklinde açıklamıştır. Bu kalıcı yatırımlar için davacı tarafça █████/2017 tarih ... nolu ve KDV dahil toplam 90.654,14 TL bedelli fatura düzenlendiği sabittir. (ibraz edilen fatura)Yargıtay’ın bu konuda güncel içtihatları gereğince taşınmaz üzerinde Mahkememizce █████/2020 tarihinde keşif yapılmıştır. Yapılan keşifte, Davacı/Karşı Davalının markası olan ... e ait marka ve renkleri taşıyan hiçbir malzeme görülmemiştir. Zeminde BP markasını taşıyan 1 adet dijital Hava ve Su saati, 4 adet Altılı Pompanın nın var olduğu (█████/2020 tarihli keşif bilirkişi raporu ve ekindeki fotoğraflar) davacının bildirdiği PCL Hava Saati, Totem Hava Saati,2 adeti Motor Yağı sergileme ve değişimiyle ilgili ekipmanlar, Madeni Yağ Standı (4 adet) Pressol Karterden Yağ Çekme Cihazı,1 adet Akaryakıt Pompaları, 4 adet Çiftli Pompanın bulunmadığı keşifte tespit edilmiştir. (█████/2020 tarihli keşif bilirkişi raporu ve ekindeki fotoğraflar) Davacı/Karşı Davalının Kalıcı Yatırım olarak belirttiği malzemelerin tamamının yerinden sökülüp götürülebilir malzemeler olduğu, bu malzemelerin büyük çoğunluğunun her dağıtım şirketinin kendi markası ve renklerini taşıdığı, diğer bir dağıtım şirketi tarafından kullanılamayacak malzemeler olduğu anlaşılmıştır. Ancak, bu sabit kıymetlere ait artık değerlere ilişkin davacı mali kayıtların incelenmesi sonucu; 1.246,43 TL istenebileceği, davacı tarafın ,643112 numaralı ve KDV dahil 90.654,14 TL bedelli kalıcı yatırım bedeli faturasını talep edemeyeceği sabit bulunmuştur. █████/2010 tarihli sözleşmenin 4.7 maddesi gereğince; taşınmazın tapu kaydı üzerindeki mevcut intifaların terkini ve yeni intifaların ipoteklerin tesisi için ödenmesi gereken tapu harç ve masraflarının %50 sinin davalı yükümlülüğünde bulunduğu sabittir. Davacı tarafın 2010 yılında toplam 119.567,8 TL tapu harcı ödediği , davalı tarafın %50 olarak Tapu Masrafı 1/2 İntifa 30.04.2010 59.783,90 TL borçlandığı Davalı ticari defterlerine göre 15.06.2010 tarih ... nolu ‘Tapu masraflarına katılım bedeli” açıklamalı fatura ile 11.138,35 TL ödeme yaptığı bakiye 48.645,55 TL tapu borcu kaldığı , davacının bu miktarı davalıdan isteyebileceği sabittir. (alınan █████/2021 tarihli ek bilirkişi raporu) █████/2010 tarihli sözleşmenin 4.6 maddesi gereğince; taşınmazın emlak vergilerinin davalı şirket tarafından ödeneceğinin, ödenmemesi halinde en yüksek ticari faiziyle tahsil edileceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmıştır. Davacı ticari defterlerine göre ödenen emlak vergileri Emlak Vergisi (31.3.2013) İntifa 31.03.2013 3.264,57 Emlak Vergisi (30.6.2014) İntifa 30.06.2014 5.683,26 Emlak Vergisi (30.6.2014) intifa 30.06.2014 1.505,04 Emlak Vergisi (28.11.2014) intifa 28.11.2014 1.488,30 Emlak Vergisi (30.06.2015) intifa 30.06.2015 1.560,90 Toplam 13.502,07 TL emlak vergisinin ibraz edilen makbuzlar gereğince davacı tarafından ödendiği ve davacının ticari defterlerine işlendiği sabittir. Davacı şirketin sözleşmenin 4.6 maddesi gereğince ödediği emlak vergisini faiziyle birlikte 13.875,62 TL olarak isteyebileceği sabit bulunmuştur. (alınan █████/2018 tarihli 1. Bilirkişi raporu-█████/2019 tarihli 2. Bilirkişi raporu-█████/2020 tarihli keşif bilirkişi raporu -█████/2021 tarihli ek bilirkişi raporu) Sonuç olarak davacı tarafın bayilik sözleşmesinin tarafı davalı .., Şti ile sözleşmenin kefili davalı ... dan (1.000.000USD limitle sınırlı olmak üzere) İntifa bedeli alacağı (bakiye 3138 gün için ) 1.108.837,68 TL Kalıcı yatırım bedeli alacağı 1.246,43 TL Tapu masrafı alacağı 48.645,55 TL Emlak vergisi alacağı 13.875,62 TL olmak üzere toplam 1.172.605,28 TL faturalandırılmış cari hesap alacağını intifanın kalktığı █████/2016 dan itibaren ticari temerrüt faiziyle istenebileceği sabit bulunmuştur. Davacı Sözleşmenin 6.maddesi gereğince 5.000 USD cezai şart talebinde bulunmuştur. █████/2010 tarihli sözleşmenin 6 maddesi; “Malik işbu Sözleşmeyi herhangi bir nedenle uygulamaya yanaşmaması veya uygulamaktan tek yanlı vazgeçmesi yahut sözleşmenin normal yürürlülük süresi boyunca uygulanmasının herhangi bir aşamasında bu sözleşmenin ilgili maddelerinde düzenlenen yükümlülüklerinden herhangi birini tam, zamanında veya gereği gibi yerine getirmemesi halinde 1.000.000. Amerikan doları tutarını cezai şart olarak şirkete derhal ve defaten ödemeyi taahhüt etmiştir. Şeklindedir.Sözleşme hükmü gereğince sözleşmenin imzalandığı █████/2010 tarihinden itibaren 90 gün içinde (27 Nisan 2010 tarihine kadar) intifa tesis edilmesi gerekmektedir. Davalı tarafça 6 Nisan 2010 tarihinde taşınmazlar üzerinde davacı lehine intifa tesis edildiği alınan intifa senetleri ile sabittir.Davacı;rekabet kurumu kararı gereği grup muafiyetinin █████/2015 te sona ermesi nedeniyle dikey ilişkinin sona erdiğini, ancak istasyonlu bayilik sözleşmesinin █████/2017 tarihine kadar geçerli olduğunu, davalıların dikey ilişkinin sona ermesi ile yaptıkları kira sözleşmesini davacıdan sakladığını,bu durumun intifa sözleşmesinin sona erdirilmesine neden olduğunu, mevcut bayilik sözleşmesinin sona ermesinden sonra rekabet kurumuna şikayet yapıldığı için tasarlanan bayilik anlaşmalarınında yapılamadığını açıklamıştır.Dikey anlaşmalar, hammadde temin anlaşmalarından başlayarak bir ürünün tüketiciye ulaşmasına kadar geçen süreçte yer alan teşebbüsler arasındaki anlaşmalardır. Bunlar ham madde ve yan mamul temin anlaşmaları, bazı fason anlaşmaları, toptan ve perakende dağıtım anlaşmaları gibi anlaşmalardır. Teşebbüsler arasında gerçekleştirilen bir anlaşmanın dikey niteliği haiz olması için üç koşulu sağlaması gerekmektedir: Anlaşmaya iki veya daha fazla teşebbüs taraf olmalıdır. Anlaşmaya taraf olan teşebbüsler üretim veya dağıtımın farklı seviyelerinde faaliyet göstermeli¬dir. Anlaşmanın belirli mal veya hizmetlerin alımı, satımı veya yeniden satımı amacıyla yapılmış olması gerekmektedir (İsmail Yavuz Arslan, Rekabet Hukuku, İstanbul 2017, 5. Bası, s.335) Yukarıdaki açıklamalar ışığında belirtilmelidir ki, akaryakıt bayilik anlaşmaları da niteliği itibariyle dikey anlaşmalardandır. Zira, akaryakıt sektöründe, bayinin faaliyet konusunu teşkil eden akaryakıtın alımı, satımı veya yeniden satımı amacıyla sektörün farklı kadamelerinde bulunan müteşebbisler arasında sözleşmeler akdedilmektedir. Bu sözleşme bağlamında, akaryakıt bayileri, akaryakıt dağıtım şirketinden alacağı petrol ürünlerini ve bu şirketin öngöreceği diğer mallan kendi nam ve hesabına satmayı taahhüt etmektedir. Görüleceği üzere, bu anlaşmalar da esas olarak dikey anlaşma olup Rekabet Kurulunun 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Mua¬fiyeti Tebliği bu anlaşmalar bakımından da uygulama alanı bulacaktır. Somut olayda; 05.11.2009 tarihinde yapılan sözleşme ile, Dudullu Mah.... parsellerde bulu¬nan taşınmazlar ... Yapı'ya 15 yıllığına kiraya verilmiştir. 27.01.2010 tarihinde ise, ... Yapı ve... arasında bayilik sözleşmesi yapılmıştır. 06.04.2010 tarihinde, yine ...Yapı ve ... arasında bu taşınmazlar üzerinde bulunan akaryakıt istasyonunun işletilmesi konulu sözleşme akdedilmiştir. Son olarak, 13.09.2012 tarihinde imzalanan protokol ve ibraname ile, söz konusu iki sözleşmenin ortadan kalkarak sona erdiği hükme bağlanmıştır. Anılan protokol ile...'i ibra etmiştir.Bunun yanında, ... Mah. ... ve ... numaralı parseller üzerinde ...Petrol ile ... arasında 27.01.2010 tarihinde intifa tesisi vaadi sözleşmesi imzalanmıştır. ... Mah. ... numaralı parselde kayıtlı taşınmaz 05.04.2010 tarihinde ...,... numaralı taşınmaz ise 05.02.2010 tarihinde ... tarafından ...Petrol'e devredilmiştir. 06.04.2010 tarihine gelindiğinde, intifa hakkı tesisi vaadi sözleşmesi uyarınca söz konusu ta¬şınmazlar üzerinde ... lehine 15 yıllığına intifa hakkı tesis edilmiştir. Daha sonrasında ... ile . ..Petrol arasında 08.08.2012 tarihinde 5 yıllık bayilik sözleşmesi kurulmuştur. Rekabet Kurulu'nun ... Petrol'ün yaptığı başvuruya ilişkin verdiği 11.05.2016 tarihli ve 16- ██████-114 sayılı karan ile, ...- .../...Petrol- ... Yapı arasındaki dikey anlaşmanın 14.01.2015 tarihine kadar 2002/2 sayılı Tebliğ ile tanınan grup muafiyetinden yararlandığına, bu tarihten sonra anlaşmanın grup muafiyetinden yararlanamadığına karar veril¬miştir. Diğer bir ifadeyle, Rekabet Kurulu ... ile bahsi geçen kişiler arasında dikey ilişki bulunduğuna kanaat getirmiştir. 27.01.2010 tarihinde ... Yapı ve... arasında yapılan bayilik sözleşmesi ile 08.08.2012 tarihinde ... ile ...Petrol arasında akdedilen bayilik sözleşmesi Tebliğin 5. maddesinde öngörülen muafiyetten yararlanabilecek olan sözleşmelerdendir. Davacı ilk olarak ...Yapı ile bir bayilik sözleşmesi akdetmiş, daha sonrasında ise ... Petrol ile bir bayilik sözleşmesi imzalamış ve hemen ardından 08.08.2012 tarihli ibraname ve protokol ile...Yapı ile arasında bulunan bayilik ilişkisini sonlandırmıştır.Söz konusu sözleşmeyi düzenleyebilmek için ise, akaryakıt dağıtım şirketleri lehine (sağlayıcı), akaryakıt bayilerince (alıcı) kendilerine ait olan ya da daha önceden üçüncü kişilerden, bayiler tarafından kiralanan istasyonlar üzerinde intifa yahut tapuya şerh edilerek kuvvetlendirilmiş kira hakkı tesis edilmesi gerekmektedir. Bu son durumda istasyonun mülkiyeti bayinin olmasa bile bayi ile irtibatlı bir kişiye ait olmaktadır. Böylelikle bayilik sözleşmesi¬nin süresi intifa/kira sözleşmesinin süresine bağlanmış olur. Bunun sonucunda alıcılar bu süre boyunca münhasıran aynı sağlayıcı ile çalışmak, diğer bir deyişle sağlayıcıya sunulan mal veya hizmetlerle rekabet etmeme yükümlülüğüne tabi olmak durumunda kalır (İsmail Yavuz Arslan, Rekabet Hukuku, İstanbul 2017, 5. Bası, s.511). Bu noktada belirtilmelidir ki, akaryakıt sağlayıcısı dağıtım şirketlerinin bu şekilde bayiye ait olan ya da bayi ile bağlantılı kişilere ait olan istasyonlar üzerine uzun süreli intifa ya da tapuya şerh edilmiş kira sözleşmeleri akdetmektedir. Bunun sonucunda bayi, anılan sözleşmelerin süresi sona erene kadar dağıtıcısını değiştirme imkanına sahip olamıyordu. Dolayısıyla, yukarıda bahsi geçen Tebliğ'de öngörülen 5 yıl şartı etkisiz kalıyordu. Rekabet Kurulu, 05.03.2009 tarihli ve 09- ██████-56 sayılı ... ile bir bildiri yayınlayarak bu durumu ortadan kaldırmıştır. Kurul taraf¬lar arasında dikey ilişki bulunduğu ve ... Yapı ve malikler arasında tesis edilen kira sözleş¬mesinin bu ilişki ile bağlantılı olduğu yönünde görüş belirterek muafiyetten yararlanma süresini 2009 tarihli Tebliğ'e uygun olarak bu kira sözleşmesinden itibaren beş yıl ile sınırlı tutmuştur. Karar şu şekildedir: "Dosya kapsamında yer alan tüm bilgi ve belgeler ile 2002/2 sayılı Tebliğ hükümleri, anılan Tebliğ'in açıklanmasına ilişkin çıkarılan Dikey Anlaşmalara İlişkin Kılavuz ve Rekabet Kurulu kararlan birlikte değerlendirildiğinde, dosya konusu dikey ilişkinin, söz konusu istasyonda bayilik faaliyet gösteren ... ile malikler arasında 2002/2 sayılı Tebliğ'in 5. maddesi anlamında bağlantı sayılabilecek türden bir kira sözleşmesinin mevcudiyeti nedeniyle 2002/2 sayılı Tebliğ'in 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde öngörülen istisna hükmü kapsamında olmadığı değerlendirilmektedir. Söz konusu akaryakıt istasyonunun daha sonra maliklerle bağlantısız ...'a devredilmesi de varılan bu sonucu değiştirmemektedir.Bu çerçevede söz konusu dikey ilişkinin bayilik sözleşmesinin imzalandığı14.01.2010tarihinden itibaren beş yıl süreyle 2002/2 sayılı Tebliğ ile tanınan grup muafiyetinden yararlanma olanağının bulunduğu ve bu tarihten itibaren grup muafiyeti kapsamı dışında kaldığı kanaatine ulaşılmıştır."Davacı davalıların ... ile yaptığı yukarıda anılan kira sözleşmesini gizlediğini, iddia etmektedir. Ne var ki, kira sözleşmesinin tarafı olan ... Yapı ile Davacı ... arasında, kira sözleşmesinin kurulmasının ardından bir bayilik sözleşmesi akdedilmiştir. Dolayısıyla, söz konusu kira sözleşmesi Rekabet Kurulu kararında belirtildiği üzere taraflar arasındaki dikey ilişki (akaryakıt bayilik illişkisi) ile bağlantılıdır.Davacı ile davalılar arasındaki dikey ilişkinin sona ermesinin doğal sonucu kira sözleşmesinin de sona ermesidir.Kira sözleşmesi sona erdiğinde davacının intifa hakkını kullanılamayacağı da açıktır. Davacı bu nedenle intifa hakkından yararlanamadığı dönem bedelini davalıdan isteyebilecektir. Mahkememizce davacının bu konudaki talebi kabul edilmiştir. Bakiye ihtifa bedelinin davalı tarafça ödenmesi ile davacının sözleşmenin 6.maddesi gereğince cezai şart istemi olanağı ortadan kalkmaktadır.Cezai şart talebi reddedilmiştir.2-KARŞI DAVA;Davalı-Karşı davacı █████/2010 tarihli sözleşmenin 5.5.1 maddesinde; işleticilik ödemesinin şartları düzenlenmiş olup, işleticilik bedeli için davalı-karşı davacı yanın fatura düzenlemesi şartı getirilmiştir.Buna göre davalı-karşı davacı yanın kendi ticari defter kayıtlarında yer alan işleticilik faturası bedellerini davacı-karşı davalı yandan talep edebileceği sabittir. █████/2021 tarihli ek bilirkişi raporunda; █████/2016-█████/2016 arası için sözleşmenin 5.5.1 maddesinde açıklanan işleticilik bedeli 145.824 TL olarak hesaplanmıştır. Mahkememizce karşı davacının talebi ile bağlı olarak istenen 139.824,00-TL işleticilik bedeli kabul edilmiştir. Bu bedelden 5.000 TL ye karşı dava tarihi █████/2017 nden itibaren , ıslah ile istenen 134.824,00-TL ye █████/2021 ıslah tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi yürütülmesine karar vermek gerekmiştir. Davalı-karşı davacı 114,6720 ve 6178 parsel sayılı taşınmazlar için intifanın tapudan terkin edildiği █████/2016 dan davacı/karşı davalının taşınmazı teslim ettiği █████/2017 tarihleri arasını kapsar şekilde ecrimisil talebinde bulunmuştur.Tarafların kabulünde olan █████/2010 tarihli intifa vaadi sözleşmesinin hiç bir aşamasında 114 numaralı parsele ilişkin bir atıf bulunmadığı sabittir. Bu parsel yönünden karşı davacının ecrimisil talebi reddedilmiştir. 6720 ve 6178 parseller için █████/2016 ve █████/2017 tarihleri arasındaki 3 ay için ecrimisil bedeli; alınan █████/2020 tarihli keşif bilirkişi raporu ve █████/2021 tarihli ek bilirkişi raporunda 435.429,60 TL olarak belirlenmiştir. Bu bedelden karşı dava dilekçesi ile istenen 5.000 TL kabul edilerek hüküm altına alınmıştır. Karşı davacının karşı dava ve ikinci cevap dilekçesi ile istediği kar mahrumiyeti ve tazminat alacağı talepleri haksız fesih sabit olmadığından reddine, birleşen dava istanbul 11 atm ████████ esas dosyasında; birleşen dosya davacısı.... Ltd. Şti 6720 ve 6178 parseller için █████/2016 ve █████/2017 tarihleri arasındaki 3 ay için ecrimisil talep etmiştir.3 aylık ecrimisil bedeli asıl dava dosyasında karşı dava içinde 435.429,60 TL olarak hesaplanmış ve karşı dava ile istenen 5.000 TL hüküm altına alınmıştır. Bakiye 430.429,60 TL birleşen dava dosyasında istenmiştir. Mahkememizce bakiye 430.429,60 TL ecrimisil bedelinin davalı ... AŞ (eski unvan:...Türkiye AŞ) den birleşen dava tarihi █████/2021 den itibaren , ticari temerrüt faizi ile..." gerekçesiyle asıl davada; davacının talep ettiği toplam 1.300.000 TL alacağın kısmen kabulü ile intifa bedeli alacağı (bakiye 3138 gün için ) 1.108.837,68 TL, kalıcı yatırım bedeli alacağı 1.246,43 TL, tapu masrafı alacağı 48.645,55 TL, emlak vergisi alacağı 13.875,62 TL olmak üzere toplam 1.172.605,28 TL nin █████/2016 dan itibaren ticari temerrüt faiziyle davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davacının 5.000 USD cezai şart talebinin reddine, karşı dava yönünden; 114 parsel için istenen ecrimisil talebinin sözleşme konusu olmadığından reddine, 6720 ve 6178 parseller için █████/2016 ve █████/2017 tarihleri arasındaki 3 ay için ecrimisil talebinde hesaplanan 435.429,60 TL den karşı dava dilekçesi ile istenen 5.000 TL ye karşı dava tarihi █████/2017 den itibaren, ticari temerrüt faizi yürütülerek faizi ile birlikte davacı/karşı davalıdan alınıp davalı /karşı davacıya verilmesine, █████/2016-█████/2016 arası için hesaplanan 145.824 TL'den karşı davacının talebi ile bağlı olarak istenen 139.824,00-TL sinin kabulüne, karşı dava dilekçesi ile istenen 5.000 TL sine karşı dava tarihi █████/2017 nden itibaren, ıslah ile istenen 134.824,00-TL sine █████/2021 ıslah tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi yürütülerek, faizi ile birlikte davacı/karşı davalıdan alınıp davalı /karşı davacıya verilmesine, karşı davacının kar mahrumiyeti ve tazminat alacağı taleplerinin haksız fesih sabit olmadığından reddine, birleşen dava/İstanbul 11 ATM ████████ esas dosyası ile; 6720 ve 6178 parseller için █████/2016 ve █████/2017 tarihleri arasındaki 3 ay için ecrimisil talebinde hesaplanan 435.429,60 TL den asıl davada istenen 5.000 TL nin mahsubu ile bakiye 430.429,60 TL ye birleşen dava tarihi █████/2021 den itibaren, ticari temerrüt faizi yürütülerek, faizi ile birlikte birleşen dosya davalısından alınıp birleşen dosya davacısına verilmesine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı- karşı davalı, davalılar- karşı davacılar, birleşen dosya davacılar ve davalı vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı- karşı davalı, birleşen dosya davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; asıl dava yönünden ıslahla artırılan değerin tamamen kabulüne, karşı ve birleşen davanın ise reddine karar verilmesi gerektiğini, mahkeme tarafından müvekkili şirketin işleticilik bedeli ile ecrimsil ödemesine karar verildiğini, birleşen davada müvekkili aleyhine karar verildiğini, açılan davalarının kısmen kabulüne ve ceza talebinin reddine karar verildiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, 20.11.2018 tarihli raporda sabit olduğu üzere hem dava konusu alacak bedelinin tespit edildiğini hem de cezai şart alacağının varlığının tespit edildiğini, 20.11.2018 tarihli bilirkişi raporuna göre davanın tamamen kabulüne karar verilmesi gerektiğini, 25.09.2019 tarihli heyetten yeni bir rapor alındığını, davalı tarafın intifa bedeline ilişkin 2.643.200,00 TL'lik faturası yapılan sözleşme ile müvekkili defterlerine kaydedildiğini, davalı tarafça otogaza ilişkin bayilik sözleşmesinin alınamadığını, otogaz satışının yapılamadığını, faturanın tamamı kaydedilmiş ise de otogaz bayilik lisansına ilişkin 599.580,00 TL'lik kısmın davalı tarafça hak edilmediğini, son raporda intifa bedelinin hesaplanmış olmasına rağmen bedele eklenmesi gereken taraflar arasında ihtilaf konusu olmayan otogaz intifa bedelinin eklenmediğini, müvekkili şirketin intifa hakkına dayanarak taşınmazın bir kısmına kalıcı teknik yatırımlar yaptığının ticari defter ve kayıtlarla sabit olduğunu, intifa hakkının rekabet kurumu kararı ile süresinden önce sona ermesinden dolayı davalıların kalıcı teknik yatırımlar açısından müvekkili aleyhine sebepsiz zenginleştiklerini, 09.07.2020 tarihli bilirkişi raporunun dava açıldıktan 3,5 yıl geçtikten sonra hazırlandığını, intifa terkin ile müvekkilinin istasyondan çıkış tarihi üzerinden 4 yıl geçtiği dikkate alındığında dava konusu kalıcı yatırımlar üzerinde müvekkili şirketin markasının/amblemlerinin bulunmaması ve davalının anlaştığı başka bir şirketin marka ile ambleminin bulunmasının hayatın olağan akışına uygun olduğunu, teknik yatırımların müvekkiline teslimine dair maddi delil sunulmadığını, davalının yatırımların yapılmadığını iddia ettiğini, ariyetlerin müvekkiline iade edildiğine ve/veya bedellerinin ödendiğini ilişkin herhangi bir evrak ibraz edilmediğini, karşı davalıların sebepsiz zenginleştiğinin açık olduğunu, ayrıca cezai şart alacağının olmadığı yönünde hatalı hüküm kurulduğunu, davalıların yükümlülüklerini yerine getirmemesi, müvekkilden habersiz yapılan kiralama sözleşmesinin müvekkilinden saklanması ve kötü niyetli hareket ederek rekabet kurumuna şikayet yapılmasının müvekkiline oldukça büyük zarara soktuğunu, bayilik sözleşmesinin sona erme tarihinden sonra da tasarlanan bayilik anlaşmalarının yapılamamasına sebebiyet verildiğini, rekabet kurumuna şikayet yapanların davalılar olduğunu, rekabet kurumu tarafından tamamen davalılar ile müvekkilinin eski bayisi ... arasında 2009 yılında yapılan ve müvekkilinin hiçbir şekilde haberdar olmadığı bir kira sözleşmesinin gerekçe gösterildiğini ve dikey ilişkinin başlangıç tarihinin ... ile imzalanan bayilik sözleşmesi olarak belirlendiğini, davalıların kötü niyetli şekilde hareket ederek müvekkilinin zarara uğramasına neden olduklarını, sözleşmede belirtilen cezai şart tutarınında müvekkiline verilmesi gerektiğini, karşı davanın yasal sürede açılmadığını, davalılar karşı dava açabilmek için süre uzatılmasını talep etmediklerini HMK 133.maddesi gereğince karşı davanın cevap dilekçesinde veya esasa cevap süresi içerisinde ayrı bir dava şeklinde dilekçe ile açılması gerektiğini, davalıların karşı dava ile müvekkilinden işleticilik ve ecrimsil talep ettiklerini, 26.09.2016 tarihli davalıların göndermiş olduğu ihtarnamede müvekkili şirket tarafından davalılara işleticilik bedeli ve ecrimsil ödenmediği iddia edilerek şirket tarafından ödenmesinin talep edildiğini, karşı dava açmak için buna dair ek süre talep etmediklerini, davalı karşı davacı tarafın herhangi bir ecrimisil alacağının olmadığının sabit hale geldiğini, birleşen dava yönünden ise davalıların intifanın terkin tarihinden itibaren istasyonun davalılar tarafından teslim alındığı tarihe kadar müvekkili şirket tarafından kira bedeli/ecrimsil ödenmediği iddia edilerek ecrimsil talep ettiklerini, ek rapor ile ecrimsil yönünden yapılan hesaplamanın hüküm altına alındığını, müvekkili şirket lehine tesis edilen intifa hakkının davalılar tarafından müvekkili bilgisi dışında yapılan bir kiralama sözleşmesi nedeniyle dikey ilişki varlığı gerekçesiyle rekabet kurumunun 11.05.2016 tarihli kararı ile 01.09.2016 tarihinde terkin edildiğini, davalılar tarafından 01.09.2016 tarihinden sonra teslim alınmış olsa dahi müvekkilinin taşınmazda haksız işgalinin bulunmadığını, 01.09.2016 tarihine kadar kira bedellerinin ödendiğini ve o tarihten sonra müvekkilinin kira bedeli ödeme yükümlülüğü bulunmadığından davalıların ecrimisil davasının reddi gerektiğini iddia ederek ,asıl davanın kabulüne, karşı dava ve birleşen davanın ise reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar- karşı davacılar, birleşen dosya davacılar vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkeme kararının gerekçeden yoksun olduğunu, Anayasa ve hukuka aykırı olduğunu, HMK 297.maddeye aykırı olduğunu, mahkeme tarafından bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini, dosyada birbirlerini doğrulamayan birbirlerine zıt değerlendirmeler içeren 3 adet bilirkişi raporu bulunmasına rağmen bilirkişiler tarafından raporlar arasındaki çelişkiler giderilmeden denetime elverişli bir rapor alınmadan karar verildiğini, davacı karşı davalının iddialarına dayanak yaptığı borç devir ve kefalet sözleşme aslının dosyaya sunamamış olmasına rağmen mahkeme tarafından müvekkillerinin borçtan sorumlu tutulduğunu, 14.01.2010 tarihli borç devri sözleşmesi tanımlaması yapılmış olmasına rağmen belgede müvekkili şirketin imzasının bulunmadığını, belgenin müvekkili tarafından hiçbir zaman kabul edilmediğini, aksi yönde karar verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, intifa hakkından ivaz karşılığında vazgeçilmiş olduğundan yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince intifa hakkının kullanılmayan süresine ilişkin herhangi bir bedel talep edilmesinin mümkün olmadığını, intifa hakkının hak sahibi tarafından bedel karşılığında ivazlı olarak feragat ile terkin edildiğini, ... nolu parselin tamamının müvekkili şirkete ve ... nolu parselin tamamının müvekkili şirket adına kayıtlı iken 06.04.2010 tarihinde bahsi geçen taşınmazlar üzerindeki davacı şirket lehtarı olduğu intifa hakkının çıplak mülkiyet malikleri lehine terkinini talep ederim şeklinde Ümraniye Tapu Sicil Müdürlüğünün istem belgelerinde yer aldığını, aynı belgede harçların ödemesinin yapıldığını, bu beyandan anlaşılacağı üzere intifa hakkı terkinin ivaz karşılığında yapıldığını, emsal Yargıtay kararları gereğince mahkeme tarafından ilgili konularda bilirkişilerden rapor alınıp terkin belgesindeki beyanlar değerlendirilerek karar verilmesi gerekir iken eksik inceleme neticesinde karar verildiğini, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin █████████ Esas, █████████ sayılı emsal kararında; intifanın terkinine ilişkin resmi belgede intifa hakkını bedel almak suretiyle terkin edildiği ve sicilden terkin edilmesi ve ayrıca taşınmaza ait gecikmiş ve ödenmemiş emlak vergisi borcunun bulunmadığının yazıldığını, anılan resmi belgedeki beyan dikkate alındığında davacı yanın artık intifa bedelini talep edemeyeceğinin belirtildiğini, bütün dilekçelerde ısrarla itiraz edilmesine rağmen ne raporlarda ne de kararda bu konuda değerlendirme yapılmadığını, bilirkişi ve mahkeme değerlendirmesinin hatalı olduğunu, intifa bedelinin müvekkiline ödenip ödenmediği, ödenmiş ise de nereye ve nasıl ödendiğinin kanıtlanması gerektiğini bunun davacı tarafça kanıtlanmasının şart olduğunu, müvekkilinin zenginleşmesi için 15 yıllık intifa bedelinin tahsil edilmiş olması gerektiğini, bilirkişi raporlarında davacı/karşı davalının cari hesap ekstresinde gösterilen tüm kalemlerin sanki intifa bedeli ödemesi gibi alt alta toplandığını, müvekkili ... yönünden kefalete ilişkin itirazlarının mahkeme tarafından değerlendirilmediğini, sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan BK 484.madde gereğince kefaletin sıhhati ve geçerliliği için muayyen bir miktarın olması gerektiğini, 27.01.2010 tarihli intifa senedi vaadi sözleşmesinde kefilin sorumlu olduğu miktarın belli olmadığını, reddedilen cezai şart yönünden verilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu, yargılama giderlerinin hatalı olduğunu, karşı davanın ecrimsil talebinin kısmen kabulünün hatalı olduğunu, ecrimisil ve işleticilik bedel alacağı ile ilgili faiz başlangıç tarihlerinin hatalı olduğunu, dava dilekçesinde tahakkuk tarihlerinden itibaren kademele faiz istendiğini, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, TBK 117.maddesi gereğince borcun ifa olunacağı günün sözleşme ile belli edilmiş olmasından dolayı borçlunun günün bitmesi ile mütemerrit olduğunu, 114 parsele ilişkin ecrimsil talebinin haksız şekilde reddedildiğini iddia ederek, kararın kaldırılmasını, asıl davanın reddi ile karşı ve birleşen davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE :Asıl dava, intifa tesisi vaadi sözleşmesi ve borç devri ve ödeme sözleşmesi kapsamında alacağın ve cezai şart alacağının tahsili; karşı dava, sözleşmeden kaynaklanan işleticilik bedeli ile ecrimsil alacağının tahsili; birleşen dava ise ecrimsil alacağının tahsili istemlerine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda asıl davanın, karşı davanın ve birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı karşı davalı birleşen dosya davalı ve davalı karşı davacı birleşen dosya davalı vekilince, yasal süreleri içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, intifa tesisi vaadi sözleşmesinin mevcudiyeti, davalı şirkete ait taşınmazlar üzerinde intifa hakkının tesis ve terkin edilmiş olduğu konularında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, davacının bakiye intifa bedeli ve cezai şart alacak talebinin yerinde olup olmadığı, karşı davanın yasal sürede açılıp açılmadığı, karşı ve birleşen davanın kabulünün usul ve yasaya aykırı olup olmadığı, intifa hakkının terkini nedeniyle davacı talebinin reddinin gerekip gerekmediği, intifa bedelinin ödenmiş olduğunun ispat edilip edilemediği, kefalet sözleşmesinin kefil yönünden TBK hükümlerine göre geçerli olup olmadığı, borç delil ve ödeme sözleşmesinin aslı ibraz edilmeksizin itiraza rağmen bu kapsamda verilen kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı, karşı davacı birleşen dosya davacıları yönünden verilen vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin usul ve yasaya uygun olup olmadığı ile faiz başlangıcına ilişkin verilen usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığı, mahkeme kararının gerekçeli olup olmadığı hususlarına ilişkindir.Dosya kapsamından, 27.01.2010 tarihinde davacı ve davalılar arasında intifa tesisi vaadi sözleşmesinin imzalandığı, sözleşmede davalı şirketin malik, davalı gerçek kişinin kefil olarak yer aldığı, sözleşmenin konusunun 3.maddede, malikin... Ümraniye adresinde kain 6178 ve 6720 parsel numaralarında kayıtlı taşınmazların satın alması, taşınmazlar üzerinde şirket lehine intifa hakkı tesis etmesi ve tarafların bu intifa tesisi işleminin ifasına ilişkin hak ve yükümlülüklerin düzenlenmesine dair olarak belirtildiği, sözleşmenin 4.1.maddede, şirket lehine 15 yıl süreli kayıtsız şartsız intifa hakkı tesis edileceği, bu hakkın tapu kütüğüne şerh edileceğinin belirtildiği devamında 15 yıl süre ile geçerli olacak şekilde şirket lehine 6178 parselde kayıtlı 750 m2 taşınmaz ve akaryakıt ve otogaz satış ve servis istasyonu ve tüm müştemilatında kapsayacak şekilde yeniden intifa hakkı tesis etmeyi ve tapu siciline şerh edilmeyi kabul ve taahhüt ettiğine yer verildiği, malikin 15 yıl süre ile şirket lehine kayıtsız şartsız intifa tesis edeceği, şirketin kullanmasına hiçbir şekilde engel olmayacağı, 4.5.maddede; malikin kendisine ödenecek intifa bedellerinin ve/veya sair doğmuş ya da doğacak borçlarının tamamen tahsil edilmesinin garanti ve teminatı için istasyon arazisi üzerinde kayıtsız şartsız birinci derece ve birinci sırada şirkete 4.500.000,00 TL meblağlı teminat ipoteği tesis etmeyi kabul ve taahhüt ettiğine yer verildiği, 4.7.maddede; mevcut intifaların terkini yeni intifaların tesisi ve ipotek tesciline ilişkin tapu masraflarının şirket tarafından ödeneceği, şirketin bu masrafların %50'sini 5.1.maddesi dahilinde malike ödeyecek olduğu, 15 yıllık intifa bedellerinden mahsup edeceği, 5.1.maddede; 15 yıllık intifa bedeli olarak toplam KDV hariç 2.240.000,00 TL'nin şirket tarafından 5.1.1.maddede ne şekilde ödeneceğinin belirtildiği, söz konusu maddede 4.1 ve 5.1 maddeleri dahilinde 6178 parselin intifa hakkını tesis etmesini takiben malike bu intifa hakkına ilişkin olarak 1.140.000,00 TL intifa bedelinin 6178 parsel için intifa bedeli için ise 3 iş günü içerisinde ödeneceği, 5.1.4.maddede; mevcut intifanın terkini, yeni intifa tesisi ve ipotek tesciline ilişkin tapu masraflarının şirket tarafından ödeneceği, masrafların %50 si üzerine KDV eklenerek malik adına düzenlenecek faturanın malike ibraz edileceği, sözleşmenin 5.2.maddesinde şirketin malikin sözleşmedeki mükellefleri ifa etmesi, fesih hakkını kullanmaması halinde otogaz ile ilgili ekipmanlar için otogaz ünitesi inşaatı için gerekli izinleri alması ve akdedilecek ariyet ve emanet sözleşmesindeki şartlarla ekipman ve malzemelerin istasyonda kullanmak üzere ariyeten malike teslim edeceği, yatırımları kalıcı teknik yatırım olarak tanımlanmış olan kalıcı teknik yatırımın 26.955,00 TL tutarında olduğu, bunların fiyat panosu, kanopi alım kaplaması, kanopi kolon kaplaması, paslanmaz pompa ada sacı olarak belirtildiği, sözleşmenin 4.2.maddede; malikin 15 yıl süre ile şirket lehine kayıtsız şartsız intifa hakkı tesis edeceği, şirketin bu taşınmazları dilediği gibi kullanmasına engel olmayacağı, taşınmazları şirketin yazılı muvafakatı olmaksızın 3.kişilere kiraya vermemeyi, satmamayı, kullandırmamayı kabul ve taahhüt ettiğine yer verdiği, 4.3.maddede, malikin intifa hakkı tesis edildikten sonra intifa dönemi boyunca söz konusu taşınmazlar üzerindeki istasyonu işletecek kişinin şirket tarafından herhangi bir zamanda değiştirilebileceğine peşinen muvafakat etmiş olduğu vb hususlara yer verildiği, 5.1.4.maddede; mevcut intifanın terkini, yeni intifa tesisi, ipotek tesisine ilişkin masrafların şirket tarafından ödeneceği, bu masrafların %50 üzerine KDV eklenerek malik adına düzenleneceği, malike ibraz edeceği, sözleşmenin cezai şart başlığı ile 6.maddesinde; malikin sözleşmeyi herhangi bir nedenle uygulamaya yanaşmaması veya uygulamaktan tek yanlı vazgeçmesi yahut sözleşmenin normal yürürlük süresi boyunca uygulanmasının herhangi bir aşamasında bu sözleşmenin ilgili maddelerinde düzenlenen yükümlülüklerinden herhangi birini tam, zamanında veya gereği gibi yerine getirmemesi halinde 1.000.000,00 ABD Doları tutarını cezai şart olarak şirkete derhal ve defaten ödeyeceği hususuna yer verildiği, 7.maddede; kefalet başlığı ile kefil ...'nun malikin şirketten almış veya alacağı intifa bedeli, işleticilik bedeli, cezai şart borçlardan ve sair hukuki borçlardan müteselsilen sorumlu olacağı hususuna yer verildiği, aynı tarihli olarak dava dışı bayi ... AŞ şirketi ile davacı şirket arasında sözleşme imzalandığı, sözleşme konusunun davalı karşı davalılar ile yapılan intifa sözleşmesine konu 6178 ve 6720 parsel numaralarında kayıtlı intifa hakkı tesis edilen gayrimenkullerde istasyonun davacı lehine 15 yıl süreli intifa hakkı tesis edilmesi, akdedilecek akaryakıt istasyonlu bayilik sözleşmesi kapsamında bayi tarafından işletilmesi şartlarına ilişkin olduğu, dava dışı şirket ile protokol ve ibraname düzenlenmiş olduğu, davacı şirket tarafından davalı şirket adına 19.09.2016 tarihli kullanılmayan intifa süresi bedeli olarak KDV dahil 1.816.342,08 TL fatura düzenlendiği, 31.01.2017 tarihinde toplam 90.654,14 TL tutarlı fatura düzenlendiği, faturada paslanmaz sac, amblemler vb malzemelere yer verildiği, davacı şirket tarafından dava dışı Ümraniye Belediyesi Tahsilat Şefliğine 2011 yılında ödenen vergilere ilişkin tahsilat makbuzlarının mevcut olduğu, davacı ve dava dışı... Ltd Şirketi arasında intifa konusu olan taşınmazlar üzerinde 08.08.2012 tarihinde 5 yıllık olarak istasyonlu bayilik sözleşmesinin kurulmuş olduğu, 14.01.2010 tarihinde borçlu ve devir eden dava dışı... AŞ ile devir alan davalı şirket ve davacı şirket arasında borç devri ve ödeme sözleşmesinin imzalandığı, dosya içerisine ibraz edilen örnek sözleşmede devir alanın 14.01.2010 tarihli sözleşme dahilinde intifanın 15.02.2010 tarihine kadar her ne sebeple olursa olsun tesis edilememiş olması borç nakli ile intifa bedeli mahsuplaşmasının yapılamamış olması halinde gecikilen süre için söz konusu borca, ayrıca aylık %3,5 vade farkı işletilmesi, vade farkınında davacıya ödenmesi vb hususlara yer verildiği, sözleşmenin kapsamının davacının belirlenen şartlar çerçevesinde borçlunun borçlarını devir alan tarafından devralınması ve devir alan tarafından ödenmesi şartlarını kapsadığı şeklinde belirtildiği, sözleşme maddelerinin dosya içerisindeki örnekte okunaklı olmadığı, intifa konusu ... nolu ve ... nolu parseller üzerine 06.04.2010 tarihinde davacı şirket lehine ipotek tesis edildiği, davalı şirketin taşınmazların maliki olduğu, davalı şirket ve davalı gerçek kişi tarafından rekabet kurumuna başvuruda bulunulduğu, başvuru konusunun davacının yapmış olduğu dikey anlaşma ve çeşitli uygulamalar yolu ile 4054 sayılı Kanunun 2002/2 sayılı tebliğini ihlal ettiği iddiası olduğu, davalıların başvurularının 07.03.2016 tarihinde gerçekleştirildiği, rekabet kurulunun 2016 - 1 -15 dosya sayısı 16-16 /262 -114 Karar sayılı 11.05.2016 tarihli kararı ile davalıların iddialarına yer verildiği, söz konusu iddiaların özetinde 6720 ve 6178 sayılı parsellerde kayıtlı bulunan taşınmazlar üzerinde o dönemdeki malikler... ve ... tarafından 01.04.1992 yılında 20 yıl süre ile davacı lehine intifa hakkı tesis edildiği, 09.12.1996 yılında 20 yıl süreli bayilik anlaşması yapıldığı, dikey anlaşma devam etmekte iken ... nolu parsel mülkiyetinin 10.09.2009 tarihinde miras yolu ile ...'ya geçtiği, aynı parselin 05.04.2010 tarihinde tamamına adı geçenin sahip olduğu ve sahibi olduğu şirket mülkiyetine geçtiği, 6178 nolu parselin ise 21.04.2009 tarihinde ...'nun mülkiyetine geçtiği, aynı parselin 05.02.2010 tarihinde ... Petrolün mülkiyetine geçtiği, işletici durumunda bulunan davacı şirketin mali durumunun bozulması üzerine 05.11.2009 tarihinde ... ile ...'nun isimli şahısların istasyonun müstakbel işleticisi olması için.... AŞ ile 15 yıl müddetli kira sözleşmesi imzaladıkları, sözleşmeler çerçevesinde 06.04.2020 tarihinde ... lehine 15 süreli intifa hakkı tesis edildiği, 20.05.2010 tarihinde ...'a devredildiği, başvuru sahibi tarafından bahse konu dikey ilişkinin Rekabet Hukuku tarafından sonlandırılması gerektiğine ilişkin olarak Total'e ihtarname gönderildi isede bu taleplerin reddedildiği ifade edilerek ...hakkında gerekli işlemlerin yapılmasının talep edildiği sonuç olarak... AŞ ile ... - ... Şirketi - ... AŞ arasındaki dikey anlaşmanın 14.01.2015 tarihine kadar 2002/2 sayılı tebliğ ile tanınan grup muafiyetinden yararlandığını bu tarihten sonra anlaşmanın grup muafiyetinden yararlanamadığına, bahse konu anlaşmaya 4054 sayılı Kanunun 5.maddesi kapsamında bireysel muafiyet tanınamayacağı, 4054 sayılı Kanunun 9.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde aralarındaki dikey ilişkisiyi sonlandırmaları gerektiği aksi takdirde 4054 sayılı Kanun çerçevesinde işlem başlatılacağına dair karar verildiği, davacı şirket tarafından söz konusu karar neticesinde 27.01.2010 tarihli sözleşme kapsamında ödenen intifa bedeli yönünden fatura bedeli nakit ödenen bedel, tapu masrafları, sözleşmenin 4.7.maddesi gereğince kullanılmayan döneme ilişkin kısım, tapu masraflarının KDV'si nakit ödeme muhtelif tarihlerde ödenen emlak vergileri, sebepsiz zenginleşme kapsamında olan kullanılmayan döneme tekabül eden intifa bedeli dava konusu istasyona yapılan yatırımlara ilişkin fatura bedeli 14.01.2010 tarihli sözleşme kapsamında ... AŞ'nin ana para borcu, faiz/vade farkı borcunun davalılardan tahsili ve cezai şart alacağı için 24.04.2017 tarihinde asıl davayı açtığı, davalılar vekili tarafından cevap dilekçesine karşı beyanda bulunmak üzere süre talebi ile birlikte karşı dava ve davaya cevap dilekçesini dosyaya ibraz ettikleri, karşı davada işleticilik bedeli ve ecrimsil alacağının talep edildiği, birleşen davada ise bakiye ecrimsil alacağının talep edilmiş olduğu anlaşılmıştır. Tarafların dosyaya delillerini ibraz ve ilgili delillerin celbi sonrasında dosya üzerinde ve keşfen inceleme yapılarak bilirkişi raporları alınmıştır.Dava konusu uyuşmazlığın taraflar arasında imzalanan 27.01.2010 tarihli intifa tesisi vaadi sözleşmesinden kaynaklandığı konusunda herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Davalılar- karşı davacıların Rekabet Kurumuna davacı şirket hakkındaki başvuruları ve Rekabet Kurulunun 11.05.2016 tarihli kararı sonucunda söz konusu sözleşmeye ilişkin düzenlenen intifadan feragat edildiği, daha sonraki tarihte ise istasyonun terkedilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Davalılar- karşı davacı ve birleşen dosya davalıları yargılamanın başından itibaren, davacı tarafın alacak talepleri içerisinde yer alan 14.01.2010 tarihli borç devri ve ödeme sözleşmesini kabul etmemişler ve aslının dosya içerisine ibrazını talep etmişlerdir. Ayrıca dosya içerisindeki tapu kayıt örneklerinden intifa hakkından feragat edilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki intifa sözleşmesinin 15 yıl olarak belirlendiği ancak sözleşmenin davalı karşı davacıların rekabet kuruluna ihbarı ve bildirim bulunmaları neticesinde süreden önce sona erdiği anlaşılmaktadır. Davacı karşı davalı tarafça alacak kalemleri arasında, ödenen intifa bedeline karşılık kullanılmayan intifa süresine ilişkin alacağın sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca tahsili de yer almaktadır. Dava konusu uyuşmazlık, tek bir sözleşmeden kaynaklanmış olsa dahi karşı ve birleşen dava olmak üzere üç ayrı dava ve her bir davada birden fazla talep mevcuttur. Asıl davacı alacak kalemleri birden fazla olduğu gibi, her iki taraf dilekçeleri ile gerek usule ilişkin, gerekse esasa ilişkin olarak itiraz ve beyanlarda bulunulmuştur. Mahkemece, başta, karşı davaya, intifa hakkının feragatle sona ermesine, kefaletin geçersizliğine, alacağın devri sözleşmesinin geçersizliğine, alacak iddiasının ispatlanması gerektiğine dair itirazlar değerlendirilmemiştir. Ayrıca davalı karşı davacı birleşen dosya davalılarının faiz başlangıcı ile ilgili talebine gerekçede yer verilmemiştir.Tarafların kabulünde bulunan sözleşme hükümleri alacak kalemleri yönünden değerlendirilmemiştir. Bilirkişi raporlarının birbirinden farklı sonuçlar doğuracak şekilde yoruma açık değerlendirmeler içerdiği gözetilerek, üstün tutulan raporun gerekçelendirilip neden üstün tutulduğu açıklanmamıştır. İntifa hakkının feragat ile sona erdiği savunması ve itirazlar karşılanmamıştır. Anayasa'nın 141/3. maddesine göre bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. Adil yargılanma hakkının sağlanması kapsamında kararların gerekçeli olmasıyla ilgili kamu düzenine ilişkin hükümlere HMK'da da yer verilmiştir. HMK'nın 297. maddesi, bir mahkeme hükmünün kapsamının ne şekilde olması gerektiğini açıklamış olup, gerekçeli karada, kanunun aradığı tüm unsurlara yer verilmiş olmalıdır. Anılan hüküm uyarınca, bir mahkeme hükmünde tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla, bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin birer birer şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.Gerekçe bölümünde tarafların gösterdikleri deliller ayrı ayrı ele alınarak tartışılır ve bu delillerin ret ve üstün tutulma sebepleri belirtilir; böylece hangi vakıaların sabit görüldüğü (ispat edilmiş olduğu) belirlenir. Gerekçe, hâkimin tespit etmiş olduğu (sabit gördüğü) maddi vakıalar ile hüküm fıkrası (sonucu) arasında bir köprü görevi yapar. Gerekçe bölümünde, sabit görülen vakıalardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebep (veya sebepler) başka bir deyimle, hükmün dayandığı hukuki esaslar açıklanır. Hâkim tarafların kendisine sundukları ve (tahkikat sonucunda) sabit gördüğü maddi vakıaların hukuki niteliğini (hukuki sebepleri) kendiliğinden araştırıp (m.33) bularak, hükmünü dayandırdığı hukuk kurallarını ve bunun nedenlerini gerekçede açıklar. Hâkim, gerekçe sayesinde verdiği hükmün doğru olup olmadığını yani kendini denetler. İstinaf mahkemesi ve Yargıtay da bir hükmün hukuka uygun olup olmadığını ancak gerekçe sayesinde denetleyebilir.Taraflar da ancak gerekçe sayesinde haklı olup olmadıklarını daha iyi anlayabilirler. Bir hüküm, ne kadar isabetli olursa olsun, gerekçesiz ise tarafları ikna etmez. Hukuki dinlenilme hakkı mahkemenin, tarafların açıklamalarını dikkate alarak değerlendirilmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini de içerir. (Kuru, B: İstinaf Sistemine Göre Yazılmış Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı, Ankara 2017, s. 339-340). Anayasanın 141. maddesi gereğince bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması gereklidir. Gerekçenin önemi anayasal olarak hükme bağlanmakla gösterilmiş olup, gerekçe ve hüküm birbirine sıkı sıkıya bağlıdır (Yargıtay HGK'nun, █████/2017, E. ███████-1699, K. █████████; █████/2018, E. 2015/9-2883, K. ████████; █████/2020, E. 2017/4-1445, K. ████████ tarih ve sayılı kararları). Somut olayda, yukarıda ayrıntılı şekilde yer verildiği üzere, tarafların iddia ve itirazları yeterince değerlendirilmemiş ve gerekçede tartışılmamıştır. Raporlar denetlenmemiş, raporlara karşı taraf itirazları üzerinde durulmamıştır. Raporlar arasındaki çelişkinin ne şekilde giderildiğine dair gerekçede açıklamaya yer verilmemiştir. Bu şekilde verilen kararın istinaf denetimine elverişli olmadığı kanaatine ulaşılmış, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, işin esası incelenmeksizin, ilk derece mahkemesini istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir. KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Taraflarca yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,4-Kaldırılan ilk derece mahkemesi kararının icrasıyla ilgili olarak İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine,5-Taraflarca yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair;HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 03.07.2025