Anahtar kelimeler: Derman Divanının Teb Divanı Eczanesini Haysiyet Eczacılar Eczacı Mesul Odası

T.C.
D A N I Ş T A YSEKİZİNCİ DAİREEsas No : █████████Karar No : █████████ TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ...Birliği Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- ...OdasıVEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI) : ...VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Davacı tarafından, sahibi ve mesul müdürü olduğu Yeni Derman Eczanesini muvazaalı işlettiğinden bahisle 6643 sayılı Kanun'un 30/c maddesi uyarınca hakkında 180 gün süre ile sanat icrasından men cezası verilmesine ilişkin TEB 1. Bölge İstanbul Eczacı Odası Haysiyet Divanı kararının aynen kabul ve tasdik edilmesine ilişkin Türk Eczacılar Birliği Yüksek Haysiyet Divanı'nın ...tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının eczane işleyişi ile ilgili bilgisizliğine ilişkin davalı idare iddialarının akabinde her ne kadar davacı savunmalarında ve dava dilekçesinde bu konularda açıklama yapmış ise de, ileri sürülen iddiaların eczanenin muvazaalı işletildiğine dair yeterli kanıt olamayacağı açık olup, eczacı hakkında ağır sonuçlar doğuracak muvazaa gibi bir isnat hakkında, eczanenin muvazaalı olarak işletildiğinin her türlü şüpheden uzak kesin ve hukuken kabul edilebilir nitelikte delillerle ispatlanmadan muvazaalı eczane işletildiği gerekçesiyle dava konusu işlemin düzenlendiğinin belirlendiği, bu durumda dava konusu olayda muvazaa hususunun objektif bilgi ve belgelerle ortaya konulmaksızın soyut iddiaların ileri sürülmek suretiyle dava konusu işlemin düzenlendiği anlaşıldığından, işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince; █████/2021 tarih ve 31635 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin █████/2021 tarih ve E:███████, K:███████ sayılı kararıyla 6643 sayılı Türk Eczacıları Birliği Kanununun 30. maddesinin Anayasa'ya aykırı görülerek iptal edildiği, anılan kararın Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216 sayılı Kanun'un 66. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe gireceğinin ayrıca karara bağlandığı, yürürlüğe girmenin dokuz ay süre ile ertelenmiş olmasının, 6643 sayılı Türk Eczacıları Birliği Kanununun 30. maddesinin iptal edilmesi nedeniyle doğacak hukuksal boşluğu doldurmak üzere Yasama Organına dokuz ay süre verilmesi amacını taşımakla birlikte bir diğer amacın da iptal kararı nedeniyle ortaya çıkacak olan hukuksal boşluğun kamu yararını ihlal edici nitelikte görülmesi nedeniyle düzenlemenin dokuz ay süreyle yürürlükte kalmasının sağlanması olduğu, bu nedenle, uyuşmazlığa konu işlemin tesis edilmesine dayanak alınan disiplin cezası verilmesini düzenleyen hüküm Anayasa Mahkemesince iptal edilmekle birlikte henüz yürürlüğe girmediği açık olan Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararının bakılan davada uygulanmasının mümkün olmadığı, aksi yöndeki düşüncenin kabulü halinde, Anayasanın 153. maddesi hükmünün ihlal edilerek hukuki boşluğa sebebiyet verileceği, bu durumun ise, Anayasa Mahkemesinin anılan kararının, Resmî Gazete'de yayımlandığı tarih ile kararın yürürlüğe gireceği tarih arasında idarece disipline aykırı eylemlere karşı hiçbir disiplin cezası verilememesi ve daha önce verilip de henüz yargılama süreci devam eden tüm disiplin cezalarının da iptali sonucunu doğuracağı, böylece azımsanmayacak bir süreçte işlenen ve disiplin cezasını gerektiren tüm fiilerin yaptırımsız kalmasına sebebiyet vereceği, bu bakımdan uyuşmazlığın görüldüğü tarih itibarıyla Anayasa Mahkemesinin anılan kararının henüz yürürlüğe girmemiş olması nedeniyle incelemenin yürürlükte bulunan yasal düzenleme kapsamında yapıldığı anlaşıldığından, İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı Türk Eczacıları Birliği Başkanlığı tarafından, █████/2020 tarihinde yapılan denetlemeye ilişkin tutanak ve davacının konu ile ilgili ifadesinden eczane ile ilgili en temel konulara (SGK iskonto oranını, temel eczacılık düzenlemelerini, SGK ve vergi ödemelerini, eczanede hergün rutin olarak karşılanan ve sisteme girişi yapılan A, B ve C grubu ilaçların ne olduğunu, eczanede kullanılan bilgisayar programını, eczane cirosunun bildirileceği makamı, kontrole tabi ilaçları vb.) dahi hakim olmadığının sabit olduğu, muvazaanın somut delillerle ve kesin olarak ikrar dışında kanıtlanmasının hukuken zorluğu karşısında dosyadaki tüm verilerin bütünsel olarak değerlendirilmesi gerektiği, insan sağlığının sözkonusu olduğu bir yerde davacının eczaneden, eczanede sunulan hizmetten ve en temel idari ve mali konulardan habersiz olmasının muvazaadan başka bir şeyle izah edilmesinin mümkün bulunmadığı, bu nedenle muvazaalı eczane işletme eylemi sabit olan davacı hakkında tesis edilen disiplin cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür. Davalı İstanbul Eczacı Odası tarafından; temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeden yoksun olduğu, İdare Mahkemesince davacının eczanesinin muvazaalı olarak işletildiği olgusunun objektif bilgi ve belgelere dayandırılmadığı, muvazaa iddiasının açıkça kanıtlanamadığı belirtilmekle birlikte, muvazaanın altında "iradenin gizlenmesi" amacının bulunduğu, bu nedenle muvazaanın bilgi ve belge ile ispatlanmasının sözkonusu olamayabileceği, dosyadaki tüm verilerin bütünsel olarak değerlendirilmesi gerektiği, bu halde muvazaa tablosunun çok açık şekilde görüleceği, nitekim davacının eczane ile ilgili en temel konulara (SGK iskonto oranı, ilaç temini, eczane yazılım programları, vb.) dahi hakim olmadığının görüşme tutanakları ile sabit olduğu belirtilerek, hukuka aykırı Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, Yeni Derman Eczanesi hakkında █████/2022 tarihinde yapılan İstanbul Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü Muvazaa Değerlendirme Komisyon toplantısında Eczanesinin muvazaalı olmadığı yönünde karar alındığı, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği savunulmuştur.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle,1. Temyiz isteminin reddine,2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,5. Kesin olarak, █████/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.