Anahtar kelimeler: Hisseye Münferiden Temsile Ştinin Yazim Müdürü Tedbir Layihalar İhtiyati İzmir

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21.05.2025
NUMARASI : ████████ Esas
TALEBİN KONUSU : İhtiyati Tedbir
KARAR TARİHİ : 17.07.2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 17.07.2025
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 21.05.2025 tarih ████████ Esas sayılı kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir isteyen davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ..... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
TALEP : İhtiyati tedbir isteyen davacılar vekili, müvekkili ...'ın ... Ltd Şti'nin münferiden temsile yetkili müdürü olduğunu, müvekkili ...'ın ise şirketin %50 hisseye sahip ortağı olduğunu; şirketin %50 hissesinin ise ...'e ait olduğunu, şirket zarar eder konumda iken diğer şirketlerle olan iş birliği ve müvekkillerinin gayreti ile kâr eder konuma geldiğini, 04.04.2025 tarihinde müvekkillerinin şirkete girişini engellendiğini, muhasebe programına, internet bankacılığı şifrelerine ve banka hesaplarına ulaşmalarının da engellendiğini, müvekkili ...'a gönderilen 05.04.2025 tarihli ihtarnamede, ortada geçerli bir genel kurul kararı veya mahkeme kararı olmamasına rağmen müdür olan müvekkilinin iş akdinin fesih edildiğinin ihtar edildiğini, bu ihtarnameye 07.04.2025 tarihli ihtarname ile cevap verdiklerini, şirket ortağı ...'in 05.04.2025 tarihinde İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında müvekkili ...'ın şirket müdürlüğünden uzaklaştırılmasını talep ettiğini, bu davanın halen derdest olduğunu; gerek sosyal medyadan gerekse internet siteleri aracılığı ile müvekkili ...'in ticari itibarını zedeleyecek paylaşımlarda bulunarak şirket müdürü müvekkili ...'in şirketten uzaklaştırıldığı, şirket adına hareket etmeye yetkisi olmadığı gibi paylaşımlar yapıldığını, şirketin ödemesi gereken bir çok çekinin bulunduğunu, şirket depolarında şirkete ait stokta mallar bulunduğunu, bunların derhal tespit edilmesi gerektiğini, davalının tek başına kötü niyetli hareketler içine girmesinin muhtemel olduğunu, malların eksilmesi veya çeklerin ödenmesi durumunda çekler için şahsen kefalet veren müvekkili için ileride telafisi güç zararlar doğacağını, bu nedenlerle ihtiyati tedbir yoluyla şirkete yönetim kayyımı atanmasına, kayyım tarafından son yapılan sayımda tespit edilen ve stok belgesi ile sabit olan şirket merkezinde ve şirket ortağı ...'in babasına ait .... adresinde bulunan faturalı olarak stokta gözüken toplam değerleri 3.722.280,00 TL değerindeki malların mali kayıtların, giriş çıkış faturalarının incelenmek suretiyle tespitine, şirkette bulunan güvenlik kameralarının hard diskinde bulunun tüm görüntülerinin kayyım tarafından teslim alınmasına, delil teşkil etmek üzere dosya arasına konulmasına, kayyımın mali kayıtlara erişiminin sağlanmasına, müvekkilinin diğer şirketine ait olan dizüstü bilgisayar ile ....marka monitörün halen şirket merkezinde bulunup bulunmadığının kayyım tarafından tespitine, haksız olarak şirkette tutulan ve dava dışı .....Ltd Şti'ne teslim edilmesi gereken 26.03.2025 tarihli OEM2025000000269 sayılı fatura içeriği malların da ilgilisine tesliminin sağlanması için şirket merkezinde olup olmadığının tespitine, şirkete ait banka hesaplarındaki durumun kayyım tarafından tespitine ve kontrolü altına alınmasına, TTK'nın 636/3 uyarınca ..... Limited Şirketinin feshine, şirket müdürü olan ...'in şirket müdürlüğünden azline, hissedar olan davacı ...'ın şirketten olan alacaklarının tespiti ile fesih kararından sonra müvekkilinin hissesine düşen bedelin müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacılar vekili 20.05.2025 tarihli dilekçesinde davanın TTK 636/3 maddesi uyarınca şirketin haklı nedenle feshi davası olması nedeniyle şirket tüzel kişiliğine karşı açılması gerektiğini, dava dilekçesinde davacı ...'ın şirketin %50 hisseye sahip ortağı olduğunu, diğer davacının ise sehven yazıldığını, bunun yanında davalının şirket tüzel kişiliği olarak gösterildiğini, şirket müdürü ...'in TC kimlik numarasının girilmesi nedeniyle karışıklık olduğunu, davacının şirket ortağı ..., davalının ise şirket tüzel kişiliği olduğunu beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, dava konusu şirket ortaklarının davacı ... ile dava dışı ... oldukları, şirket müdürlerinin aksi karar alınıncaya kadar münferiden davalı ... ve davacı ... olduğu, davalı şirkette organ boşluğu bulunmadığı, davanın esasını çözer mahiyette ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği gibi iddia ve talebin yargılamayı gerektirdiği, davacı tarafın şirkete kayyım atanarak kayyım tarafından inceleme ve tespitler yapılmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, şirket müdürü olan ...'ın şirketten uzaklaştırılması nedeniyle şirketin zarara uğraması ihtimalinin çok yüksek olduğunu, bu nedenle ihtiyati tedbir kararı verilmesinin bir zorunluluk olduğunu, şirket müdürünün şirket merkezinden uzaklaştırıldığını, şirkete her türlü erişiminin engellendiğini, elektronik kapı, alarm sistemi, güvenlik kameralarına girişinin engellendiğini, güvenlik kodlarının değiştirildiğini, muhasebe programına girişinin engellendiğini, bankacılık işlemlerinin yapıldığı tüm şifrelerin değiştirildiğini, bankalara, şirket hesaplarına ulaşımının engellendiğini, şirket merkezinin değiştirilmesi yönünde karar alınmadan şirket merkezi olarak faaliyet gösteren adreste başka bir şirket kurulduğunu, davalı şirketin ismi taklit edilerek faaliyete devam edildiğini, ortada müdürlükten azle ilişkin genel kurul kararı olmadan ya da bir mahkeme kararı olmadan tek taraflı çekilen ihtar ile müdürlük görevinin sona erdiği bildirilmesinin hukuk dışı olduğunu, şirkette organ boşluğu olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, ileride telafisi güç zararların doğmamasını teminen tedbir karara verilmesi gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
GEREKÇE : Talep, davalı limited şirketin TTK'nın 636/3. maddesi gereğince fesih ve tasfiyesi istemiyle açılan davada, ihtiyati tedbir yoluyla davalı şirkete yönetim kayyımı atanması, kayyım tarafından stokta gözüken malların mali kayıtlarının giriş çıkış faturalarının ve banka hesaplarının incelenmesi, şirket güvenlik kameraları görüntülerinin teslim alınması, kayyımın mali kayıtlarına erişiminin sağlanması istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
HMK'nun 389/1. maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.
Somut olayda, davalı şirketin fesih ve tasfiyesi istemiyle açılan davada, ihtiyati tedbir yoluyla şirket yönetimine kayyım atanmasına karar verilmesi talebinde bulunulmuştur. Dava, dilekçeler aşamasında olup, henüz bilirkişi incelemesinin yapılmamış olmasına, yaklaşık ispat koşulunun bu aşama gerçekleşmediğinin anlaşılmasına, yargılamanın ilerleyen safhalarında toplanan delillere göre şartlarının oluşması ve talep edilmesi halinde ihtiyati tedbir hususunun mahkemece tekrar değerlendirilmesinin tabii bulunmasına göre, ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ara kararın yerinde olduğu kanaatine ulaşılmıştır.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İhtiyati tedbir isteyen davacı yönünden istinaf karar harcı olan 1.013,90-TL'den peşin alınan 615,40-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 398,50-TL'nin talep eden davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle ihtiyati tedbir talep eden davacının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 17.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!