Anahtar kelimeler: Orana Tekabül Başlanmıştır Huzurdaki Soyut Tutar Takipte Aykırıdır Menfi Borcun

T.C.
İSTANBUL7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptaliDAVA TARİHİ : █████/2023KARAR TARİHİ : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Davalı şirket tarafından müvekkilim aleyhine ... 1. İcra Müdürlüğü’nün ... E. ve ... E. sayılı dosyaları üzerinden alacak iddiasıyla icra takibine başlanmıştır. Ancak müvekkilimin, söz konusu alacaklı şirkete herhangi bir borcu bulunmamaktadır. Öte yandan, takipte talep edilen işlemiş faiz oranı ve bu orana tekabül eden tutar, tüketici mevzuatına ve Borçlar Kanunu’nun 120. maddesine açıkça aykırıdır. Huzurdaki dava menfi tespit davası olup, Yargıtay içtihatlarına göre, borcun bulunmadığı iddiasıyla açılan menfi tespit davalarında ispat yükümlülüğü davalı alacaklı tarafa aittir. Bu nedenle, davalı şirketin soyut olarak ileri sürdüğü alacağı ispat etme yükümlülüğü bulunmaktadır. Aksi takdirde, davanın kabulüne karar verilmesi gerekmektedir. Davalı şirketin, dayanak göstermeksizin, müvekkilimden tahsil talep ettiği alacak için kötüniyetli davranış sergilediği açıkça ortadadır. Bu bağlamda, İcra İflas Kanunu’nun 72/6. maddesinin uygulanarak, davalıya %20'den az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ediyoruz. Ayrıca, dava öncesinde yasal zorunluluk gereği arabuluculuk başvurusu yapılmış ve görüşmeler anlaşmazlıkla sonuçlanmıştır. Arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlıkla sonuçlanması halinde, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 16/2-c maddesi gereği arabuluculuk vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek müvekkilime ödenmesi gerektiği hususu, Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında da vurgulanmıştır. Bu çerçevede, dava neticesinde müvekkilimin kısmen de olsa haklı çıkması halinde, arabuluculuk vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ederiz. Hukuki Nedenler: 6502 sayılı Tüketici Kanunu, Borçlar Kanunu ve ilgili mevzuat. Hukuki Deliller: ... 1. İcra Müdürlüğü’nün ... E. ve ... E. sayılı dosyaları (celp talep edilmiştir), arabuluculuk son tutanağı (uzlaşamama), Yargıtay kararları. Sonuç ve Talep: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; İcra takibinin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, Müvekkilimin, ... 1. İcra Müdürlüğü’nün ... E. ve ...E. sayılı dosyalarında borçlu olmadığının tespitine, İİK 72. maddesinin somut uyuşmazlığa tatbikine; davalı şirketin soyut bir alacağı, dayanak belirtmeden takibe konu etmesi nedeniyle, %20'den az olmayan kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilmesine, Arabuluculuk sürecinin anlaşmazlıkla sonuçlanması nedeniyle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 16/2-c maddesi gereği arabuluculuk vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilmesine karar verilmesini talep ederiz." beyanlarıyla dava dilekçesini sunmuştur.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;"Davacının, ... 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ve...E sayılı dosyasına ilişkin olarak, kredi borcu nedeniyle icra takibi başlatıldığını, ancak kendisinin bu borçtan sorumlu olmadığını belirterek, davalı aleyhine kötüniyet tazminatı talep ettiği dava, davalı tarafından yapılan itirazlar ve gerekçeler doğrultusunda incelenmiştir. Davacının, söz konusu krediye ilişkin olarak sadece kefil sıfatıyla imza attığı ve borçlunun bu borcu ödemediği gerekçesiyle davaya konu icra takibinin başlatıldığı ifade edilmiştir. Ancak, davacının iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğu, zira söz konusu kredinin bir ticari kredi olduğu ve ticari işlemlerden kaynaklanan davalarda görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu belirtilmiştir. Bu durum, davanın görev yönünden usulden reddedilmesi gerektiği anlamına gelmektedir. Türk Ticaret Kanunu'nun 4. Maddesi uyarınca bankalar ve kredi kuruluşları ile yapılan işlemler ticari işler olarak kabul edilmekte ve bu tür davaların ticaret mahkemelerinde görülmesi gerekmektedir. Ayrıca, davacının kredi sözleşmesini müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı ve borçlunun bu krediyi ödemediği açıktır. İcra takibi devam ederken davacının herhangi bir itirazda bulunmadığı ve borcun kabulü anlamına gelen bir davranışta bulunduğu da vurgulanmıştır. Bu husus, davacının borçlu olduğunu ve ödemediği borçla ilgili sorumluluğunun bulunduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Davacı, borçlu olmadığı ve faiz oranlarının hukuka aykırı olduğu yönündeki iddialarına dayanak olarak Türk Borçlar Kanunu'nun 120. maddesini ve tüketici mevzuatını öne sürmüştür. Ancak, davacının kefil sıfatıyla bu borçtan sorumlu olduğuna dair sözleşme hükümleri mevcut olup, faiz oranları ve ödeme koşulları da geçerli kabul edilmektedir. Bankacılık Kanunu ve ilgili mevzuatlar çerçevesinde, faiz oranları serbestçe belirlenebilir. Bu sebeple, davacının faiz oranlarına yönelik itirazlarının geçerli olmadığı anlaşılmaktadır. Banka tarafından gönderilen kat ihtarnamesine de herhangi bir itirazda bulunmayan davacı, borcun kesinleşmesi nedeniyle bu alacağı kabul etmiş sayılmaktadır. Ayrıca, temlik işlemi sonucu alacaklı durumuna gelen müvekkil şirketin, davacının iddialarına dayalı olarak kötüniyetli olduğunu iddia etmek mümkün değildir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, kötü niyet tazminatına hükmedebilmek için alacaklının haksız ve kötü niyetli olması gerektiği belirtilmiştir. Somut olayda müvekkil şirketin herhangi bir kötüniyetli eylemi söz konusu olmamıştır. Sonuç olarak, davanın, görev yönünden usulden reddedilmesi gerektiği, davacının öne sürdüğü iddiaların hukuki dayanaktan yoksun olduğu, ve kötü niyet tazminatı talebinin reddedilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Bu nedenle davanın reddine karar verilmesi talep edilmektedir. İlgili Mevzuatlar: İcra İflas Kanunu (İİK), Türk Medeni Kanunu (TMK), Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK), Borçlar Kanunu (BK) ve diğer ilgili mevzuatlar. Deliller: Banka kayıtları, ... 1. İcra Müdürlüğü'nün dosyası, ... A.Ş. kayıtları, temlik sözleşmeleri, bilirkişi raporu, tanık beyanları. Sonuç ve İstem: Davanın, HMK 114/c Maddesi gereğince görev yönünden reddi, Eğer kabul edilmezse, davanın esastan reddi, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesi talep edilmektedir." beyanıyla cevap dilekçesi sunmuştur.Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların; Davacı ile davalı arasındaki uyuşmazlığın, dava dilekçesinde belirtilen şekilde, menfi tespit davası olduğu anlaşılmıştır. DELİLLER;... Anonim Şirketine müzekkere yazılarak ...'a ait belgeler celp edilmiştir. Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "25.02.2016 tarihinde, ... Şubesi ile ...arasında ...numaralı Genel Kredi Sözleşmesi imzalanmış ve bu sözleşmeye ek olarak 02.11.2016 tarihinde 200.000,00 TL limitli Cari Hesap Kredisi Sözleşmesi de yapılmıştır. Bu sözleşmeye dayanarak, 30.01.2019 tarihinde ... tarafından 200.000,00 TL limitli kefalet sözleşmesi imzalanmış ve kefalet tutarı, tarihi ve kefaletin cinsi, kefil ... tarafından kendi el yazısıyla yazılmıştır. Ayrıca, ...'un ... lehine kefil olmasına eşi ... da aynı tarihte yazılı olarak muvafakat vermiştir. Böylece, 30.01.2019 tarihinde imzalanan kefalet sözleşmesi, Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 583. maddesine uygun şekilde geçerli olup, ...'u 200.000,00 TL limitli kredi borçlarından sorumlu tutmaktadır. İncelenen hesap hareketlerine göre, kredi borçlusunun ihtiyaç kredisi taksitlerini zamanında ve eksiksiz ödemediği görülmüştür. Bu sebeple, bankanın Tarımsal İhtiyaç Kredisi alacakları için ... 1. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasından 03.01.2020 tarihinde yasal takip başlatılmıştır. Banka, 14.06.2022 tarihinde Tarımsal İhtiyaç Kredilerinden doğan alacaklarının toplamı olan 36.926,15 TL ana para borcunu aktifinden silmiş ve bu alacağın tamamını 11.09.2022 tarihinde izlemeye almıştır. Ayrıca, Tarımsal İhtiyaç Kredilerinden kaynaklanan 23.975,46 TL işlemiş masraf ve 16.937,17 TL işlemiş faiz alacakları da benzer şekilde aktiften silinmiş ve izlemeye alınmıştır. Bununla birlikte, ... 48. Noterliği tarafından 14.11.2019 tarihinde gönderilen ihtarnamede belirtilen Üretici Kredisi alacakları için de, Kars 1. İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı dosyasından 03.01.2020 tarihinde yasal takip başlatılmıştır. Ancak, davacı ..., müteselsil kefaletinden doğan borcun ödendiğine dair herhangi bir kanıt sunmamıştır. İcra dosyalarındaki banka kayıtlarına göre, borcun ödenmediği ve bu sebeple takibin devam ettiği anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki ilişkinin, Genel Kredi Sözleşmesi ve Cari Hesap Kredisi Sözleşmesi'ne dayanan müteselsil kefalet ilişkisi olduğu, dolayısıyla bu ilişkinin ticari bir işlemden kaynaklandığı ifade edilmiştir. Türk Ticaret Kanunu'nun 8. maddesi gereğince, ticari işlerde faiz miktarının serbestçe belirlenebileceği belirtilmiştir. Bu nedenle, dava konusu ticari işte, temerrüt faizine dair 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun faiz ve temerrüt faizi ile ilgili kısıtlamalarının uygulanamayacağına karar verilmiştir. Kredi sözleşmesinin 5.02. maddesindeki düzenlemeye göre, en yüksek akdi faiz oranının %50 fazla olarak temerrüt faizi olarak uygulanacağı, somut olayda ise tarımsal ihtiyaç kredilerinde uygulanan en yüksek faiz oranının %30 olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda, temerrüt faizi oranı %45 olarak hesaplanmış ve icra takiplerinde talep edilen temerrüt faiz oranı, 445 oranından daha düşük olduğundan, takip tarihinden itibaren temerrüt faizi oranlarında herhangi bir değişiklik yapılmayacağı" sonuç ve kaanatine varılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Davacı, dava dilekçesinde ... 1. İcra Müdürlüğünün ...esas,... esas sayılı dosyalarından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.Davalı, cevap dilekçesinde, davacının dava dışı ... ile alacağı temlik aldığı dava dışı ... arasında imzalanan kredi sözleşmelerinde davacının da sözleşmeyi müşterek borçlu, müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, sözleşmeden kaynaklı verilen krediye ilişkin borcun ödenmemesi üzerine icra takibine geçildiği, davacının kredi ve dava konusu icra dosyalarından kaynaklı borçlu olduğu beyanıyla davaya cevap vermiştir.... 1. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, takibin temlik eden ... tarafından başlatıldığı, borçluların davalı ile birlikte dava dışı ..., ..., ..., ..., ... ve ... olduğu, 455,96 TL toplam alacak üzerinden kredi alacağı açıklamalı takip başlatıldığı, takip dosyası hakkında ... İcra Hukuk Mahkemesinin ...esas, ...karar sayılı dosyasından verilen karar ile ... 1. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası kapsamında tanzim edilen ödeme emrinde takip sonrası için asıl alacağa işleyecek faiz oranının %18 olarak düzeltilmesine, İcra Müdürlüğünce takip sonrası için asıl alacağa işleyecek faiz oranının %18 olacak şekilde dosya hesabı yapılmasına, karar verildiği ve kararın kesinleştiği görülmüştür.... 1. İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, akibin temlik eden Denizbank tarafından başlatıldığı, borçluların davalı ile birlikte dava dışı ..., ..., ..., ..., ... ve ...olduğu, 48.998,51 TL toplam alacak üzerinden kredi alacağı açıklamalı takip başlatıldığı, takip dosyası hakkında ... İcra Hukuk Mahkemesinin ...esas, ...karar sayılı dosyasından verilen karar ile ... 1. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası kapsamında tanzim edilen ödeme emrinde takip sonrası için asıl alacağa işleyecek faiz oranının %18 olarak düzeltilmesine, İcra Müdürlüğünce takip sonrası için asıl alacağa işleyecek faiz oranının %18 olacak şekilde dosya hesabı yapılmasına, karar verildiği ve kararın kesinleştiği görülmüştür.Davanın açıldığı ... 10. Tüketici Mahkemesinin... esas, ...karar sayılı dosyasından kredinin ticari olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş, dosyanın gönderildiği ... 19. Asliye Ticaret Mahkemesince, mahkememiz ihtisas mahkemesi olduğundan gönderme kararı verilmiş ve dosya mahkememize tevzi olmuştur.Mahkememizin 1 nolu celsesinde davalı vekilinden dava konusu krediye ilişkin bilgi ve belgeler celp edilmiş ve davacının borcunun bulunup bulunmadığının tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.█████/2025 tarihli bilirkişi raporunda, ... Şubesi ile ... arasında █████/2016 tarihli ... numaralı Genel Kredi Sözleşmesi ve █████/2016 tarihli 200.000,00 TL limitli Cari Hesap Kredisi sözleşmesi imzalandığı, bu kredi sözleşmesine, █████/2019 tarihli Kefalet Sözleşmesi ile davacı ...'un 200.000,00 TL limitle müteselsil kefil olduğu, eşi ...'un da yazılı muvafakatinin bulunduğu, ...'ın bu kredi sözleşmesinden kaynaklı █████/2018 tarihli kredi kullandığı, kredinin ilk taksitinin ödenmemesi üzerine ... 48. Noterliğinin ... tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ödenmeyen taksitin 1 gün içinde ödenmemesi halinde tüm kredi borçlarının muaccel hale geleceğinin ihtar edildiği, ihtarnamenin dava dışı asıl borçluya ve davacı müteselsil kefile █████/2019 tarihinde tebliğ edildiği, banka kayıtlarına nazaran borcun ödendiğine dair bilgi ve belgenin bulunmadığı, nitekim davacı tarafça da borcun ödendiğine dair bir delil sunulmadığı, ... İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas, ... karar sayılı dosyasında ve ... İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas, ... karar sayılı dosyasında verilen kararlar ile takipteki faiz oranının %18 olarak düzeltilmesine karar verildiği, belirtilen faiz oranlarının taraflarca kararlaştırılan ve sözleşmenin 5.02 maddesinde düzenlenen hükümlere uygun olduğu tespit edilmiş olup alınan bilirkişi raporu usul ve yasaya uygun, denetime elverişli bulunmuş ve davacının ... 1. İcra Müdürlüğünün ...esas, ... esas sayılı dosyalarından dolayı davalıya borçlu olduğu anlaşıldığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;1-Davanın REDDİNE,2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 615,40 TL maktu red harcının davacıdan tahsiline, peşin alınan 844,56 TL harçtan mahsubu ile geri kalan 229,16 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE, 4-Arabuluculuk ücreti olan 1.680,00 TL’nin davacıdan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 5-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından takdirine yer olmadığına, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin (e-duruşma) yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Katip e-imzalıdır Hakim e-imzalıdır