Anahtar kelimeler: Bayiliği Lpg Taşıtları Bayilik Gaz Nakit İkmal Feshettiğini Doğduğunu İstasyonu

T.C.
İSTANBUL7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : AlacakDAVA TARİHİ : █████/2011KARAR TARİHİ : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacı şirket ile davalı şirket arasında 29.06.2009 tarihli ve ilk gaz alım tarihinden itibaren 5 yıl süre ile geçerli olacak "LPG İle Çalışan Karayolu Taşıtları İçin İkmal İstasyonu Bayiliği Sözleşmesi" imzalandığını, 23.06.2009 tarihli protokol ile 1.050.000 TL tutarında maddi destekte bulunulduğunu, ayrıca 01.07.2010 tarihli ek protokol ile davalı şirketin nakit ihtiyacı nedeniyle 500.000 TL'lik ilave nakit destek verildiğini, ancak davalının haksız şekilde bayilik sözleşmesini 18.09.2010 tarihinde feshettiğini, Protokol'ün 8/g maddesi uyarınca müvekkilinin 700.000 USD cezai şart alacağının doğduğunu, şimdilik 50.000 TL'sinin talep edildiğini, davalının müvekkili şirketin bayiliğini yaptığı 444 günde 2.817,889 ton LPG satışı yaptığını, ortalama günlük satışının 6.346,59 kg olduğunu, haksız fesih tarihi ile sözleşmenin olağan sona erme tarihi arasında 1376 gün olduğu buna göre sözleşme normal şartlarda devam etseydi davalının 8.732,917 ton LPG satışı yapması gerektiğini, 18.09.2010 tarihi itibariyle LPG ton başına müvekkili şirketin kar payının nakliye masrafları mahsup edildikten sonra 201,02 TL olduğunu, bayilik sözleşmesinin 32. maddesi uyarınca müvekkilinin, sözleşmenin normal sona erme süresinin sonuna kadar mahrum kalınan kârı talep etme hakkı bulunduğunu, sonuç olarak müvekkilinin 201.02 TL/ton x 8.732,917 Ton = 1.755.491,03 TL mahrum kalınan kâr alacağı doğduğunu, ayrıca bayilik sözleşmesinin 33. maddesine göre müvekkilinin cezai şart talep etme hakkının doğduğunu, cezai şart hesabının bayinin LPG alımının en yüksek olduğu aya ait ton miktarının, sözleşmenin feshi tarihindeki perakende satış fiyatı ile çarpılmasıyla tespit edileceğinin kararlaştırıldığını, en yüksek LPG alım tarihinin 213.819 kg ile 2009 yılı Ağustos ayı olduğunu ve fesih tarihi olan 18.09.2010 tarihindeki perakende satış fiyatının 1 litre için 1,99 TL/litre olduğundan müvekkilinin, haksız fesih nedeniyle 759.057,45 TL cezai şart alacağının doğduğunu, cezai şart alacağı ile kâr kaybı alacağının toplamda 2.514.548,48 TL olduğunu ve tahsil edilen teminat mektubu mahsup edildiğinde alacağın 1.814.548,48 TL şeklinde hesaplandığını belirterek; şimdilik her iki alacak kalemi için ayrı ayrı 100.000 TL'nin ve ayrıca 23.06.2009 tarihili protokoldeki düzenleme gereği 50.000 TL tutarındaki cezai şart alacağının, fesih tarihinden itibaren işleyecek en yüksek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili █████/2018 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; Kar mahrumiyetine ilişkin talebini100.000,00 TL yerine 614.879,10 TL olarak, Protokol'ün 3/8/g maddesinden kaynaklanan cezai şart talebimizi, teminat mektubu bedeli olan 700.000,00 TL'yi mahsup ederek, fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden hesaplanmak üzere 50.000,00 TL yerine 1.925.000,00 TL olarak, Bayilik Sözleşmesi'nin 33. maddesinden kaynaklanan cezai şart talebimizi 100.000,00 TL yerine 100,00 TL olarak ıslah ettiğini bildirmiştir. Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından talep edilecek herhangi bir cezai şart ya da kâr kaybı alacağının bulunmadığını, zira bayilik sözleşmesinin, bu sözleşmenin eki olarak akdedilen 23.06.2009 tarihli protokol başlıklı belgenin 8. maddesinin g bendinin 2. fıkrası uyarınca haklı şekilde feshedildiğini, davacı şirketin bayilik sözleşmesinin akdedildiği tarihte sözleşmeye konu arazide üçüncü kişi lehine intifa hakkının kurulmuş olduğunu bildiğini, intifa hakkının üçüncü bir şahsa ait olduğunu bildiğini, bayilik sözleşmesinden beklenen kazançlarına, kârlarına kavuşamayacağını hatta zarara uğrayacağı riskini göze alarak bayilik sözleşmesini yapmayı benimsediğini, ... 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası üzerinden müdahalenin men'i davası açıldığını, söz konusu dosyada bilirkişi raporunun olduğunu, ayrıca Rekabet Kurulu Kararları ve mevzuatı gereğince Opet lehine daha evvel tesis edilen intifa hakkının en erken 23.11.2010 tarihinde sona ereceğini ve intifa hakkının 18.09.2010 tarihinde sona ermesinin mümkün olmadığını, bu durum karşısında müvekkilinin bayilik sözleşmesini feshetmek zorunda kaldığını, peştemaliye niteliğindeki ödemelerin hiçbir suretle geri istenemeyeceğini, davacı tarafından verilmiş diğer mali desteklerin de davacı yanca, hiçbir tazminat istenmemesi koşuluyla ödeneceğinin kabul edildiğini, teminat mektubundan aldıkları haksız iktisap neniyle haksız iktisabı geri isteme hakkının saklı tutulduğunu belirterek, haksız davanın reddine, yargılama giderlerinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Mahkememizin ████████ esas █████████ karar █████/2018 tarihli ilamında; "Asıl dava açısından, Sözleşme haksız olarak feshedildiğinden, Bayilik sözleşmesinden kaynaklı cezai şart talebinin reddine, 23.09.2009 tarihli protokolda düzenlenen cezai şart talebi dikkate alındığında Mahkememizce davalının ekonomik mahfiyetine sebebiyet verilmemesi açısından teminat mektubunun miktarı da nazarı itibara alındığında hakkaniyet gereği cezai şartın 1.000.000 TL olarak tenkisine, takdirine, 700.000 TL'lik kısmı teminat mektubu ile karşılandığından geriye kalan 300.000 TL için 50.000 TL'nin dava tarihinden 250.000 TL'nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, Davacının kar mahrumiyeti talebinin kabulü ile 100.000 TL'nin dava tarihi, 514.879,10 TL'nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline," dair verilen karar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Mahkemesinin ... esas, ... karar sayılı, █████/2022 tarihli istinaf ilamı ile temyiz yolu açık olarak "Asıl ve birleşen davalarda davalı şirket vekilinin asıl ve birleşen davalara yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine,...Davacı şirket vekilinin asıl davaya ve birleşen ... 19. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı davasına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine,...Birleşen ... 50. Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas sayılı dosyası hakkında verilen hükme karşı davacı şirket vekilinin yapmış olduğu istinaf başvurusunun kısmen kabulüyle HMK'nın 353/1.b.2. maddesi uyarınca birleşen ████████ E sayılı dava hakkında ilk derece mahkemesince verilen hükmün kaldırılmasına bu davanın esası hakkında dairemizce yeniden hüküm verilmesine," karar verilmiş, istinaf ilamının temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin...arar sayılı ilamında " Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesinin asıl davaya ilişkin kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının asıl dava yönünden davalı şirket yararına BOZULMASINA, Birleşen davalar yönünden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA," karar vermiş ve birleşen dosyaların onamıştır. Bozulan asıl dosyanın mahkememizin ████████ esas sayılı sırasına kaydı yapılmış ve uyulmasına karar verilen bozma ilamı doğrultusunda gerekli incelemeler yapılmıştır.Mahkememizce Bozma ilamı sonrasında verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup █████/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında;TBK.m.325 hükümlerinde gösterilen kesinti yöntemine göre yapılan hesaplama sonucu mahrum kaldığı kazanç tutarı Negatif (-)1.731.429,45 TL na isabet etmekle davacının davalıdan mahrum kaldığı kazanç tazmini talebi ile ilgili kanuni ve akdi şartların oluşmadığı, yönününde görüş ve kanaat bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Asıl davada davacı, bayilik sözleşmesinin haksız feshi sebebiyle cezai şart ve mahrum kalınan kar kaybından doğan alacağın ve taraflar arasındaki protokolde düzenleme bulan cezai sart alacağının tahsili talebinde bulunmuştur.Dosya içerisindeki 29.06.2009 tarihli bayilik sözleşmesinin 32. maddesinin incelenmesinde; ...'ın sözleşmeye aykırı davranışı sebebiyle sözleşmeyi feshetmesi halinde bayiden maruz kaldığı zarar ziyan ve anlaşma süresinin sonuna kadar hesap edilmek üzere mahrum kaldığı kâr karşılığı tazminat talep edebileceği, temerrüt tarihi ile temerrüt faizinin temerrüt veya tahsil tarihindeki kısa vadeli banka kredi faizleri seviyesinde olacağı taraflarca kabul edilmiştir. Sözleşmenin 33. maddesinde ise bayinin sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle sözleşmesinin feshine sebebiyet vermesi sebebiyle 32. maddeden ayrı olarak ...'dan LPG alımı yapacağı dönem içinde LPG alımının en yüksek olduğu aydaki LPG miktarının fesih tarihindeki perakende satış fiyatı ile çarpımı sonucu bulunacak bedeli cezai şart olarak bayinin ...'a ödeyeceği yönünde düzenleme mevcuttur.Taraflar arasındaki 23 Haziran 2009 tarihli protokolün 8.g maddesinin incelenmesinde; bayinin intifa hakkının sona ereceği tarih olan 18.09.2010 tarihinin ertesi günü olan 19.09.2010 tarihinden önce tamamen intifa hakkı sahibinden kaynaklı bir sebepten ötürü sözleşmeyi feshetmek zorunda kalması halinde ...'a cezai şart ödemeyeceği, ancak bu durumda bayinin ...'ın bayiye sağladığı nakit destek bedelini bayi hesaplarına girdiği tarihten 19.09.2010 tarihine kadar işleyecek reeskont faizi ile birlikte ...'a geri ödeyeceği, 19.09.2010 tarihinden sonra bu sözleşmede belirlenen haklı fesih halleri dışında her ne sebeple olursa olsun ve özellikle mevcut intifanın kaldırılmamasında veya bir başka hak sahibi lehine geri intifa tesisinden dolayı ...'ın zarara uğraması halinde bayinin ...'ın uğrayacağı tüm zararları tazmin edeceği ve bayilik sözleşmesinden kaynaklanan talep hakları dışında ...'a 700.000 USD cezai şart ödeyeceği, ... tarafından kendisine verilen nakli destekleri hesabına girdiği tarihten ...'a ödeyeceği tarihe kadar olan reeskont faizi ile birlikte ...'a nakden ödeyeceğini, bayinin ... A.Ş'nin alacaklarına karşılık BTM'leri nakde çevrilip varsa diğer nakdi teminatlarla birlikte irat kaybedileceği hususunda karşılıklı anlaşmaya varılmıştır.Davacı ...Ş.'nin 01.03.2018 tarihinde verdiği ıslah dilekçesinde; kâr mahrumiyetine ilişkin taleplerini 100.000,00 TL'den 614.879,10 TL'ye; protokolün 3/8/g maddesinden kaynaklanan cezai şart taleplerini teminat mektubu bedeli olan 700.000,00 TL'yi mahsup ederek, fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden hesaplanmak üzere 50.000,00 TL'den 1.925.000,00 TL'ye çıkardığı; bayilik sözleşmesi'nin 33. maddesinden kaynaklanan cezai şart taleplerini, 100.000,00 TL'den 100,00 TL'ye indirdiği, ıslahla yapılan talep azaltılmasının feragat niteliğinde olduğu görülmüştür.Tüm dosya kapsamında toplanan deliller neticesi verilen kararın istinafı üzerine, intifa hakkının davalı ile dava dışı üçüncü bir kişi arasında kurulmuş olduğu, davacı şirketin, intifa hakkı tesisine ilişkin sözleşmenin tarafı olmadığı, bu nedenle davalı yanın intifa işlemini gerekçe göstererek davaya konu bayilik sözleşmesi ve protokolün feshetmesinde davacının bir kusur ve yükümlülüğünün bulunmadığı anlaşılmakla; mahkememizce aradaki bayilik ilişkisinin feshedilmesinde davalının haksız olduğu yönünde yapılan değerlendirme isabetli bulunmuş ve asıl davaya yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar vermiş ise de kararın temyizi sonrası " asıl davada davalı şirket vekilinin asıl davada verilen hükme yönelik temyiz itirazlarından aşağıdaki (2) numaralı paragrafın kapsamı dışındaki sair itirazları yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiştir. (2). Asıl davada, davacı kâr mahrumiyeti talep etmiş olup, mahkemece, bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacının 2009 yılı faaliyet kârı ve 2010 yılı faaliyet kârının ortalama değeri alınmış, davacının Ağustos 2009 ve Ağustos 2010 dönemi içinde davalıya yaptığı toplam satış bedelinin ortalama faaliyet kârı ile çarpılması neticesi bulunan sonuç on ikiye bölünmüş ve davacının bir yıllık kâr mahrumiyeti hesaplanmıştır. Sözleşmenin fesih tarihi ile sözleşmenin sona erme tarihi arasında kalan 45 aylık süreye isabet eden kâr mahrumiyetinin 614.879,10 TL olduğu, davacının mevcut mesafe kısıtlamalarına göre aynı yerde akaryakıt istasyonu açma imkânı bulunmadığından, davacının, davalının haksız feshine bağlı olarak kullanılamayan 45 aylık kısım için kâr mahrumiyeti talebinde bulunabileceğine kanaat getirilmiştir. Sözleşmenin süresinden önce davalı tarafından haklı sebep olmaksızın feshi halinde, davacının kalan makul süre için kâr mahrumiyeti talebinde bulunması haklı olmakla birlikte, iki taraflı sözleşmelerin karşı tarafça haksız feshedildiği hallerde 818 sayılı Kanun'un 106 ve 108 inci madde hükümleri gereğince kâr kaybı zararına uğrayan tarafın isteyebileceği zararın saptanmasında kıyasen aynı Kanun'un 325 inci maddesi hükmünde gösterilen kesinti yönteminin uygulanması gerektiği, bu yönteme göre kâr kaybının sözleşme ifa ile bitse idi zarar görenin elde etmesi muhtemel bütün gelirlerden yapması gereken bilcümle zorunlu harcama kalemleri ile sözleşme süresinden evvel feshedildiğinden süresinden evvel fesih nedeniyle sağladığı yani tasarruf ettiği haklar ve yine bu süre içerisinde başka işten sağlayacağı veya kasten sağlamaktan kaçındığı kazanç miktarları toplamının indirilerek bulunacağı, elde edilecek fark miktara da net kâr denildiği, ancak mahkemece benimsenen hesap yönteminin doğru olmadığı, mahkemece taraflar arasındaki sözleşmenin 32 nci maddesine göre değil açıklanan genel hükümler çerçevesinde kâr mahrumiyetine dair hesap yapılması ve bu yapılırken zorunlu harcama kalemlerinin ve sair giderlerin indirilerek net kâr üzerinden bir karar verilmesi gerekirken hatalı hesaplamalar içeren bilirkişi raporunun hükme esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır" gerekçesi ile karar bozulmuştur. Bozma ilamının niteliği dikkate alınarak dosya içeriği delil ve belgeler ile tarafların uyuşmazlık konusu dönem ticari defter ve kayıtları ile dayanağı belgeler üzerinde taraflar arasındaki sözleşmenin 32 nci maddesine göre değil bozma ilamında açıklanan genel hükümler çerçevesinde kâr mahrumiyetine dair hesap yapılması ve bu yapılırken zorunlu harcama kalemlerinin ve sair giderlerin indirilerek net kâr belirlenmesine ilişkin bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve aldırılan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda; bozma ilamına istinaden TBK.m.325 hükümlerinde gösterilen kesinti yöntemine göre yapılan hesaplama sonucu mahrum kaldığı kazanç tutarı Negatif (-)1.731.429,45 TL na isabet etmekle davacının davalıdan mahrum kaldığı kazanç tazmini talebi ile ilgili kanuni ve akdi şartların oluşmadığı, yönününde görüş ve kanaat bildirilmiş olup bilirkişi raporu denetime elverişli ve yeterli teknik incelemeyi içerdiğinden hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;1-Davanın KISMEN KABULÜ ile,a)Bayilik sözleşmesinden kaynaklı cezai şart talebinin reddine,b)23.09.2009 tarihli protokolda düzenlenen cezai şart talebi dikkate alındığında Mahkememizce davalının ekonomik mahfiyetine sebebiyet verilmemesi açısından teminat mektubunun miktarı da nazarı itibara alındığında hakkaniyet gereği cezai şartın 1.000.000 TL olarak tenkisine, takdirine, 700.000 TL'lik kısmı teminat mektubu ile karşılandığından geriye kalan 300.000 TL için 50.000 TL'nin dava tarihinden 250.000 TL'nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline,c)Bayilik sözleşmesinden kaynaklı kar mahrumiyeti talebinin reddine, 2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 68.310,00 TL harç bedelinden peşin alınan 44.758,08 TL harç ile 10.09.2019 tarihli harç tahsil müzekkeresi ile tahsil edildiği anlaşılan 65.554,31TL'nin mahsubu sonrası fazla tahsil edilen 42.002,39 TL harcın harç tahsil müzekkeresinin tahsil edildiğine ilişkin makbuzun ibrazı halinde hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 3-Davacı tarafından yatırılan; 44.779,38 TL (18,40 TL Başvuru Harcı, 44.758,08 TL Peşin Harç, 2,90 TL Vekalet Harcı) harç bedelinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,4-Davacı tarafından yapılan; posta, tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücretlerinden oluşan toplam 23.613,00 TL yargılama giderinden davanın kabulü reddi oranında yapılan hesaplama neticesinde 13.769,48 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacının üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan; posta, tebligat ücretlerinden oluşan toplam 55,50 TL yargılama giderinden davanın kabulü reddi oranında yapılan hesaplama neticesinde 23,13TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalının üzerinde bırakılmasına,6-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesap olunan 152.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,7-Davalı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesap olunan 111.231,87 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Başkan ... ¸e-imzalıdırÜye ...¸e-imzalıdır Üye ...¸e-imzalıdır Katip ...¸e-imzalıdır "Bu belge 5070 Sayılı Kanun hükümlerince elektronik imza ile imzalanmıştır."