Anahtar kelimeler: Depodan Dorse Yüklerinin Sevki Daki Alıcılara Çekici Ştiye Deposundaki Deposunda

T.C.
İSTANBUL7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : █████/2022KARAR TARİHİ : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... A.Ş. ile sözleşme ilişkisi kapsamında ...'ın deposundaki yüklerinin taşınması işini yaptığını, müvekkil şirketin davalı şirkette ... sayılı poliçe ile Nakliye Aracılığı Sorumluluk Sigortasının bulunduğunu, ...'ın ... adresindeki deposunda bulunan ... A.Ş.'ye ait eşyaların bu depodan ...'daki alıcılara sevki için 06.01.2022 tarihinde... Ltd. Şti. ve ... Şti. ile ...arası nakliyenin organize edildiğini, bu nakliye işinde ...Ltd. Şti.'ye ait ... plakalı çekici ... dorse plakalı araçların kullanıldığını, şöför ... tarafından yapılan nakliye işi esnasında malların kaybolduğunu ve... Genel Soruşturma Bürosu'nun ... esas sayılı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, ... A.Ş. tarafından çalınan ürünler için müvekkiline 3 adet yansıtma fatura düzenlendiğini ve faturaların toplam tutarın 701.822,81 TL olduğunu, davalı sigorta şirketine olayın 11.01.2022 tarihinde mail yolu ile bildirildiğini, davalı sigorta şirketi tarafından ... Poliçe Genel Şartları m.9.1.2 kapsamında yalnızca yeterli bir sorumluluk tutarında sorumluluk sigortası bulunan ve en az 6 aylık aralıklarla bu sorumluluk sigortasını yenileten taşıyıcılarla çalışmak maddesine yapılan taşımanın aykırı olduğu gerekçesiyle hasarın reddedildiğini, hasar ihbarından 45 gün sonra 25.02.2022 tarihinde sigorta şirketinin temerrüde düştüğünü, poliçede alt nakliyecilerle yapılan sevkiyatlarda 50.000 Euro teminat bulunduğunu, alt taşıyıcıların yük borsalarında yararlanılarak seçildiğini ve titizlik gösterildiğini, taşıt kartında yetki belge numarasının bulunduğunu ve sigorta şirketinin bu nedenle iddialarının yerinde olmadığını belirterek 701.822,81 TL'nin 25.02.2022 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava açabilmesi için hasarı emtea sahibine ödemiş olması gerektiğini, ödeme dekontlarının sunulmadığını, husumet itirazında bulunduklarını, davaya konu hasarın hırsızlık olmadığını, emniyeti suistimal olduğunu ve poliçede bu yönde bir teminat bulunmadığını, davacının belirttiği poliçe teminat limitlerinin doğru olmadığını savunarak haksız davanın reddi talep etmiştir.DELİLLER: ... Cumhuriyet Başsavcılığı ... soruşturma sayılı dosyası, ... 47. Asliye Ceza Mahkemesinin ... ceza dava dosyası, ... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin ... ceza dava dosyası, ... 47. Asliye Ceza Mahkemesinin ... ceza dava dosyaları dosyamız arasına alınmıştır. Celbedilen ... 47. Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde sanık Yusuf Talan hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlamasıyla yapılan yargılama sonucunda sanığın cezalandırılmasına karar verildiği, dosya içeriğinde sunulan fatura ve ödeme belgelerine göre katılanın bildirmiş olduğu zararın ödenmemiş olduğu görülmüştür.Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılarak 24.03.2024 kök rapor ve 22.12.2024 tarihli ek rapor aldırılmıştır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, sorumluluk sigortasına dayalı tazminat davasıdır.Uyuşmazlık, davacı sigortalı ile davalı sigorta şirketi arasında akdedilen nakliye aracılığı sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında 06.01.2022 tarihinde meydana gelen rizikonun teminat kapsamında kalıp kalmadığı, teminat kapsamında ise davacının talep ettiği tazminat miktarının sübut ve miktarına ilişkindir.Davacı ... AŞ ile davalı ... Sigorta AŞ arasında 16.09.2021 başlangıç- 16.09.2022 bitiş tarihli olay tarihini kapsar Nakliye Aracılığı Sorumluluk Sigorta poliçesi bulunmaktadır. Poliçede çalınma riski yüksek eşya depolama ve taşımaları için teminatın 250.000 Euro'ya yükseltildiği ve sigortasız alt nakliyeciler ile yapılan sevkıyatlarda olay başı teminatın 50.000 Euro olduğu belirlenmiştir.Dava dışı ... ile davacı ... arasında ise çerçeve bir lojistik hizmet sözleşmesi kurulduğu, bu sözleşme uyarınca iki taraf arasında üst-alt taşıyıcı, hizmet sağlayıcısı ilişkisi olduğu, davacı yanın iş bu sözleşme kapsamındaki toplam 30 kaplık bir münferit taşıma işinin gerçekleştirilmesi için alt-fiili taşıyıcı ayarladığı, bu taşıyıcıyı dava dışı ... işletmesinden tedarik ettiğini beyan ve ifadelerinde belirttiği, ... işletmesinin bu iş için komisyon ücreti aldığının yetkilisi ifadesinde belirtildiği, ayrıca sigorta yetkilisi-davacı yetkilisi mail içeriklerinden de bu ücret ve mahsuplaşmaya ilişkin sigortaya bilgi sunulduğunun anlaşıldığı, ... işletmesinin 30 kaplık taşıma işi için, davacıya, dava dışı ... işletmesinin sicil kayıtları ile sahibi olduğu, dosyadaki kira sözleşmesi ile şoföre kiralandığı anlaşılan ... plakalı araç ve şoförünü (...) yönlendirdiği, bunun dosya kapsamındaki ifadeler ile sabit olduğu, dosyaya sunulan ... tarafından kesilen 4 irsaliyede de toplam 30 kaplık emtianın dava dışı şoför ... tarafından ... deposundan teslim alındığı, buna ilişkin şoförün imzasının teslim alan kısmında yer aldığı, açık şekilde ... plakalı aracın 4 senette de yer aldığı, bu noktada fiili taşıyıcı olarak ...'ın ürünleri teslim aldığı, TTK Md.875/1 ve TTK Md.879 içeriği birlikte değerlendirildiğinde, şoför ve davacının teslim alınan yükün varış noktasına sorunsuz teslim edilmesi noktasında yükümlülüğü olduğu, mevcut dosya içeriğindeki resmi tutanak, davacı yetkilisi ifadeleri ve şoför ifadesinde, taşıma yapılırken Bolu civarında aracın bozulduğunun ve aracın tamir sürecinin işletildiği, aracın bozulduğuna ilişkin firma yetkilisine bilgi verildiğinin ve firma yetkililerince araçtan yüklerin teslim alındığının ...'ın ifade tutanaklarında beyan edildiği, ancak dosyada söz konusu teslim sürecine ilişkin taraflar (Şoför ... - Teslim Alanlar) arasında düzenlenen veya tutulan bir teslim tutanağının dosya kapsamında olmadığı, davacı yanın veya ...'in alt taşıyıcısına bu yönde bir talimatı olduğunu gösterir herhangi bir bulgunun dosya içeriğinde olmadığı, ceza dosyasında da sanığın savunmasının kendisini suçtan kurtarmaya yönelik olduğu değerlendirmesinin yapılarak sanığın hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan ceza aldığı dolayısıyla teslimat iddiasının ispatlanamamış olduğu görülmüştür.Mahkememizce aldırılan kök bilirkişi raporunda "Bu süreçler neticesinde çalınan ürünlere ilişkin oluşan zarardan sorumluluğun TTK Md.875/1 uyarınca taşıyıcı davacıda olacağı, zira dosya kapsamında davacının bu zararını kabul ederek üst taşıyıcı ...'in zarara karşı kestiği fatura tutarlarını ödediği, ödemeye ilişkin belgelerin dosyada bulunduğu mevcut dosyanın davacı ve sigortası arasında olduğu, sigorta süreçleri açısından yapılan incelemede; poliçenin 5. sayfasında istisnalar başlıklı 4. maddesinde; - "poliçe hamili ya da temsilcilerinden biri tarafından kasıtlı olarak sebebiyet verilmiş hasarlar teminat kapsamı dışındadır. " özel şartı yer aldığı; meydana gelen hasarın poliçe teminat kapsamında girmediği kanaatine varıldığı" belirtilmiş ise de ek raporda poliçede sigortalının temsilcisinin kasıtlı olarak verdiği zararlar teminat kapsamı dışında bırakılmış ve kök raporda sehven alt taşıyıcı temsilci olarak değerlendirilmiş ise de alt taşıyıcı, sigortalının temsilcisi vasfına sahip değildir. Temsilcinin hukuki hüküm ve sonuçları başkasına (temsil olunana) ait olmak üzere, onun adına ve hesabına bir hukuki işlem yapabilmesine temsil denir. Bu hukuki kurum Türk Borçlar Kanunu (TBK) m. 40-48 arasında düzenlenmiştir. Alt taşıtıcı/fiili taşıyıcının sigortalı adına hukuki bir işlem yapma durumu yoktur. Davaya konu olayda poliçede yer alan temsilciye ilişkin özel şartın uygulanamayacağı ve hasarın poliçe teminat kapsamında kaldığı kanaatine varılarak, kök rapordaki görüşün revize edildiği yönünde görüş bildirilmiştir.Davalının davaya ve bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerinde belirttiği hususların değerlendirilmesi yönünden; davalı vekili, davacının dava açabilmesi için hasarın emtia sahibine ödenmiş olması gerektiğini, ödemenin ...'a yapıldığını, alacağın temlik alınmış olması gerektiğini, temlikname alınmadığını ve ödeme dekontlarının dosyaya sunulmadığını iddia etmiş ise de davacının sözleşmesel yükümlülük gereği ... firmasına ürün bedellerini ödediği, ... tarafından kesilen faturaların, bu faturaların ödendiğini gösterir dekontların sunulduğu görülmüştür. Yine davalı cevap dilekçesinde ve bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde CMR Konvansiyonu'nun bir takım maddelerine yer vererek gerçekleşen hasarın yalnızca taşıyıcıdan talep edilebileceğini iddia etmiş ise de CMR konvansiyonu'nun "Uygulama Alanı" başlıklı 1. maddesine göre; "Bu Sözleşme, Sözleşmede belirtildiği gibi yükleme yeri ve teslim için belirlenen yerin en az biri akit ülke olan iki ayrı ülkede olması halinde, tarafların ikametgahı ve milliyetine bakılmaksızın ücret karşılığında yüklerin taşıt ile karadan taşınmasına ait her mukaveleye uygulanacaktır." Somut olayda taşıma Türkiye sınırları içindeki bir noktadan diğer noktaya yapıldığından ilgili konvansiyonun somut olayda uygulama alanı bulunmamaktadır. Davalı taraf, dava konusu hasarın poliçe teminatı kapsamında olmadığını iddia etmiş ve bu hususta bilirkişi ek kök raporunun çelişkili olduğunu beyan etmiş ise de bilirkişinin değerlendirmesi hukuki nitelik taşıdığından nihai değerlendirme mahkememizce yapılacağından rapordaki görüş değişikliği çelişki olarak değerlendirilmemiştir. Davalı taraf, TTK m. 1429 gereği sorumlu olmadığını iddia etmişse de ilgili hüküm; "(1) Sigortacı, aksine sözleşme yoksa, sigorta ettirenin, sigortalının, lehtarın ve bunların hukuken fiillerinden sorumlu bulundukları kişilerin ihmallerinden kaynaklanan zararları tazmin ile yükümlüdür. Sigorta ettiren, sigortalı ve tazminat ödenmesini sağlamak amacıyla bunların hukuken fiillerinden sorumlu oldukları kişiler, rizikonun gerçekleşmesine kasten sebep oldukları takdirde, sigortacı tazminat borcundan kurtulur ve aldığı primleri geri vermez. (2) 1495, 1503 ve 1504 üncü maddenin ikinci fıkrası hükmü saklıdır." şeklinde olup davalı sigortacının sorumluluktan kurtulması için olayın gerçekleşmesinde davacı şirketinin kastının olduğunu ispatlaması gerekmektedir.TTK madde 1409; "(1) Sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumludur. (2) Sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir." Sigortacı gerçekleşen rizikoların poliçe teminatı kapsamı dışında olduğunu iddia ediyorsa 1409/2 maddesi gereği ispat külfeti sigortacıya aittir. Bu düzenlemeler karşısında poliçede belirtilen rizikonun gerçekleştiğini sigortalı, rizikonun teminat kapsamı dışında olduğu iddiasında ise ispat külfeti sigortacıya aittir.Davacı tarafça olayın davalı sigorta şirketine TTK madde 1446 uyarınca 11.01.2022 tarihinde bildirildiği, 13.04.2022 tarihinde TTK madde 1447 uyarınca davalı şirket tarafından talep edilen evraklarların iletildiği, davalı tarafından 23.05.2022 tarihli mail yolu ile iletilen yazıda hasara ilişkin dosyanın inceleme sürecinin tamamlandığı ve “... Poliçe Genel Şartları madde 9.1.1.: İfa yardımcılarını, alt taşıyıcılarını (örneğin taşeronlar ve ifa yardımcıları gibi), özellikle yük borsalarından yararlanarak ve kendi işletmesinin çalışanlarını basiretli bir tacirin titizliğiyle seçmek; ... Poliçe Genel Şartları madde 9.1.2.: Yalnızca, yeterli bir sorumluluk tutarında sorumluluk sigortası bulunan ve en az altı aylık aralıklarla, bu sorumluluk sigortasını yenileten taşıyıcılarla çalışmak; …. söz konusu hasarın, yukarıda bahsi geçen ... poliçe maddelerine aykırı olduğu anlaşılmaktadır. ... Sigortası Genel Şartları hükümleri ve izahatı gereği mevcut hasarın teminatı bulunmamaktadır.” gerekçesi ile ödeme yapılmayacağı belirtildiği görülmüştür.Poliçenin madde 9.1.1 uyarınca, alt taşıyıcılar yük borsalarından yararlanılarak basiretli bir tacir titizliğiyle seçilmelidir. Davacı tarafça ifa yardımcıları ve alt taşıyıcılar yük borsasından yararlanılarak ... Limited Şirketi ve ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nden yararlanılarak ve “yurtiçi ticari lojistik işletmeciliği yapmak üzere” düzenlenmiş olan “Taşıt Kartı”nda kayıtlı araçlardan seçilerek yükümlülüğün yerine getirildiği görülmüştür.Poliçe madde 9.1.2.’ye dair; ilgili sigorta poliçesinin ilk sayfasında “Sigortasız alt nakliyecilerle yapılan sevkiyatlarda olay başı ve yıllık 50.000 EUR teminat sağlanmıştır” hükmüyle belirtildiği üzere, poliçe kapsamında sigortasız alt nakliyecilerle çalışılmasının mümkün olduğu görülmüştür. Ayrıca davacı tarafça TTK m. 1446/1 ve 9.2.1 uyarınca sigortacıya bildirim yapıldığı, 9.2.4. uyarınca olayın derhal polise ihbar etme yükümlülüğünün yerine getirildiği görülmüştür.Bilirkişi raporunda teknik incelemede, eksper raporunda SDR hesabı yapıldığı taşıyıcının sorumluluk üst limitinin 4025.11 KG X 8.33 SDR /BRÜT KG X 19.0797 ( 1 SDR KURU) = 639.726,43 TL olarak hesaplandığı, sorumluluk üst sınırının 594.765,34 TL mal bedelini geçmediğine yönelik belirlemelerde bulunulduğu her ne kadar faturaların ibraz edilmediği belirtilmiş ise de celbedilen ceza dosyasında ve dosya içeriğinde yer alan mal satış faturalarından emtianın değerinin 594.765,34 TL + %18 KDV = 701.823,09 TL olduğu, buna göre eksper raporundaki hesaplamanın yerinde olduğu, davacı tarafın talebinin de belirlenen değerleri aşmadığı, davalı şirketin Kdv ile birlikte davacının ödediği 701.822,81 TL den sorumluluğu oluşacağı kanaatine varılmıştır.Her ne kadar ekspertiz raporunda hasar ihbar tarihi 14.03.2022 olarak yer almış ise de dosya kapsamından ihbarın 11.01.2022 tarihinde yapıldığı anlaşıldığından TTK 1427/ 2 maddesi kapsamında sigorta şirketinin 45 gün sonunda 25.02.2022 tarihinde temerrüte düştüğü kabul edilmiş ve davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;1-Davanın KABULÜ ile, 701.822,81 TL'nin █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı kanunun 2/2 maddesi uyarınca belirlenen avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğine alınması gereken 47.941,51 TL harç bedelinin peşin alınan 11.985,38 TL harçtan mahsubu ile bakiye 35.956,13 TL harç bedelinin davalıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 12.077,58 TL (11,50 TL vekalet harcı, 80,70 TL başvuru harcı, 11.985,38 TL peşin harç) harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan; tebligat, posta ve müzekkere masraflarından oluşan toplam 202,25 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesap olunan 109.273,42 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Arabuluculuk ücreti olarak ödenen 1.560,00 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,8-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı; 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345. maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Başkan ¸e-imzalıdırÜye ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdırKatip ¸e-imzalıdır