Anahtar kelimeler: Tpmkda Ağartma Solüsyonları Sabunlar Sabunları Deterjanlar Sıvı Çamaşır Suları Tuvalet

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ44. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R IDOSYA NO: ████████ KARAR NO: ████████İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk MahkemesiTARİHİ: █████/2022NUMARASI: ███████ E. - ████████ K.DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2025Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... grup olarak, birçok alanda faaliyette bulunmakta olup, faaliyetleri kapsamında gıda, tarım, yağ ürünleri ve kişisel bakım ürünlerinin de yer aldığını, ... tescil numaralı “...+Şekil” markasının TPMK’da 3. sınıfta yer alan “ağartma ve temizlik amaçlı maddeler, çamaşır suları, temizlik solüsyonları, deterjanlar, sabunlar, tuvalet sabunları, sıvı sabunlar, parlatma ve bakım ürünleri, aşındırıcı ürünler (zımpara bezleri, zımpara kağıtları, pomza taşları, pastalar dahil) Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler, parfümler, uçucu yağlar (esans yağları), diş temizleme maddeleri, şampuanlar, saç losyonları, saç bakım ürünleri” için tescilli olduğunu, kişisel bakım ürünleri alanında, “...” markası ile tanınan, maruf ve meşhur ürünler ürettiğini ve piyasaya sürdüğünü, bu kapsamda, müvekkili tarafından, sıvı ve kalıp sabun, şampuan, deodorant ürünleri üretildiğini ve onlarca ülkede satışa sunulduğunu, müvekkilinin ürünlerinin, Türkiye'ye de ithal edildiğini ve müvekkilinin grup şirketi ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından Türkiye'de piyasaya sunulduğunu, davalının ... tescil numaralı “...” markasının 03.sınıfta müvekkilinin markasını tescilli olduğu pek çok ürün için tescilli olduğunu, müvekkili şirketin tescilli markası ile davalı tarafın haksız surette tescil edilmiş markasının iltibas yaratacak surette benzer olduğunu, davalının markasını kötüniyetle tescil ettirdiğini, söz konusu markaların, kaligrafik özelliklerinin birbirleri ile neredeyse aynı olduğunu, yazılışlarının fark edilemez surette benzer olduğunu, markaların okunuşlarının çağrışım yaptığını, şekillerinin (püsküllü şapkalı bayan yüzü) aynı olduğunu, ayrıca, davalı tarafın markasında müvekkilinin ürünleri üzerinde kullanılan renkleri (siyah ve altın rengi) kullanmayı tercih ettiğini, “...” ve/veya “...” kelimelerinin Türkçe'de herhangi bir karşılığının da bulunmadığını, bu hususun da, davalının kötüniyetini ve iltibas yaratma amacını ortaya koyduğunu, davalının, bilinçli şekilde iltibas yaratmak amacıyla, müvekkilinin markası ile büyük çapta benzer bir kelimeyi, aynı bayan figürünü ve bu bayan figüründeki aynı şapkayı, aynı saç dalgalanmasını, aynı püskülü ve de aynı renkleri kullanmak suretiyle kötüniyetle tescil ettirdiğini, müvekkilinin markası ile davalı markasının, işitsel, görsel, kavramsal ve kaligrafik olarak aynı olduğunu, tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin son derece yüksek olduğunu, davaya konu markaların bütün olarak okunuşları, görsel-işitsel özellikleri, renkleri, bütünlükleri göz önüne alındığında davalı markasının, ayırt edicilik vasfını taşımadığını, SMK’nun 25. maddesi uyarınca SMK’nun 5/1-ç ve 6/1. maddelerindeki hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğunu beyan ederek, davanın kabulüne davalının TPMK nezdinde tescilli, ... tescil numaralı “...” markasının hükümsüzlüğüne ve TPMK nezdindeki marka tescilinin terkinine karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP DİLEKÇESİ Davalı vekili cevap dilekçesini duruşmada tekrarla; davacı adına tescilli ... numaralı marka ile davalı adına kayıtlı ... numaralı marka arasında kaligrafik özellikler, yazılışları, okunuşları ve şekilleri arasında davacı aleyhine olacak biçimde benzerlik ve iltibasın olmadığını, davalı adına kayıtlı üç kelimeden müteşekkil marka ile davacının tek kelimeden müteşekkil markası arasında birbirleri ile benzerlik ve iltibas yaratacak türden bir durumun söz konusu olmadığını, davalı adına tescilli markada yer alan kadın silüyetinin karşıya baktığını, gözü, saçı ve dudaklarının logonun karakteristik unsurlarını oluşturduğunu, davacı adına kayıtlı marka logosunda kadının gözünün ve dudaklarının görünmediği gibi, bu yüzün karşıdan bakıldığı zaman sağ tarafa baktığını, iki marka arasında pek çok yönden farklılıklar olduğunu, "..." kelimesi ile "..." kelimelerinin yazılışları, kaligrafik özelliklerinin de birbirlerinden ayrıldığını, bu nedenle davacı tarafın iki marka arasında bilinçli olarak iltibas yaratıldığı yönündeki iddialarına tümüyle itiraz ettiklerini, davacının "..." markasının meşhur ve maruf bir marka olmadığını, davacı tarafın söz konusu markalı ürünlerin Türkiye'ye de ithal edildiğini savunmuş ve buna dair faturaların sunduklarını beyan etmiş ise de, ibraz olunan faturaların kahir ekseriyetinin başka ülkelere yapılan muamelelere ilişkin faturalar olduklarını, davacı adına kayıtlı markanın Türkiye'de tanınmış meşhur ve maruf bir marka olduğunu söylemeye olanak bulunmadığını beyanla, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesin kararıyla; "Toplanan deliller, taraflara ait marka tescil kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı ile, yukarıda açıklanan gerekçeye göre davalının ... tescil numaralı "...+ŞEKİL" markasının SMK'nun 25/1 ve 6/1. maddeleri uyarınca tescilli olduğu ve davacının markasının tescili kapsamında bulunmayan 03. sınıftaki "deri, vinil, metal ve ahşap parlatma ve bakım ürünleri, cilalar, bakım kremleri, cilalama amaçlı vaks" emtiası dışında kalan tescilli olduğu diğer tüm mal ve hizmetler için kısmen hükümsüz kılınması gerektiği, şeklinde gerekçeleriyle Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, Davalı adına tescilli ... tescil numaralı "... +ŞEKİL" markasının tescilli olduğu 03. Sınıftaki "deri, vinil, metal ve ahşap parlatma ve bakım ürünleri, cilalar, bakım kremleri, cilalama amaçlı vaks" emtiası dışında kalan tescilli olduğu diğer tüm mal ve hizmetler için kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, Davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, " şeklinde hüküm kurulmuştur.İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kısmen kabul kararının hatalı olduğunu, taraf markalarının işitsel ve görsel açıdan ayırt edilemeyecek derecede benzediğinin 13.07.2022 tarihli bilirkişi raporu ile de sabit olduğunu, taraf markalarının mal ve hizmet sınıfları tamamen aynı olduğunu, mahkeme kararında davalının ... tescil numaralı markasının"deri,vinil, metal ve ahşap parlatma ve bakım ürünleri, cilalar, bakım kremleri, cilalama amaçlı vaks" emtiaları hariç tescilli olduğu mal ve hizmet grupları için hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verildiğini, ancak hükümsüzlük ve sicilden terkin kararında harici tutulan emtiaların, müvekkilin ... tescil numaralı markasının tescil edildiği mal gruplarında da yer aldığını, TPMK nezdinde markalarını tescil ettirirken mal ve hizmet sınıflarının dönem dönem mal ve hizmetleri tanımlarının değişebileceğini, davalı şirketin ... tescil numaralı markasını tescil ettirirken güncel Nice sınıflarını içeren marka tescil başvurularına ait mal ve hizmetlerin sınıflandırılmasına ilişkin tebliğin yürürlükte olduğu görüldüğünü, müvekkili şirketin ... tescil numaralı markasını tescil ettirdiği esnada Nice sınıflarındaki alt sınıflar, güncel halindeki gibi olmadığını, müvekkilinin tescilli markasında açıkça belirtilen parlatma ve bakım ürünleri ile davalı markasındaki parlatma ve bakım ürünlerinin aynı olduğunun kabulü gerektiğini, mahkeme kararında emtiaların hangi gerekçeyle harici tutulduğunun belirtilmediğini, söz konusu emtiaların harici tutulması hatalı olduğunu, davalının tescilinde kötü niyetli olduğunu, taraf markalarının hem fonetik hem görsel niteliklerinin neredeyse birebir aynı olacak derecede benzer olduğunu, her iki marka isminin de ("..." / "...") Türkçe'de bir karşılığı olmadığını, taraf markalarındaki ... görsellerin neredeyse birebir aynı olduğu hususları dahi bu benzerliklerin tesadüf olmadığını, dosyadaki alınan bilirkişi raporunda da davalının kötü niyetli olduğuna yer verildiğini, mahkemenin kararda bilirkişinin değerlendirmelerini dikkate almadan karar verdiğini belirterek istinaf isteminin kabulü ile mahkemece kısmen reddedilen davanın kaldırılarak tümden kabulünü, ... tescil nolu "... + ŞEKİL" markasının hükümsüzlüğüne karar verilerek sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı adına kayıt ve tescilli marka "...+ŞEKİL" olduğunu, müvekkili markasının "... + ŞEKİL" olduğunu, mahkeme kararında her ne kadar "Beauty Soap" ibaresinin markaya ayırt edicilik katmadığı belirtilse de "... " ifadesi müvekkili adına kayıtlı markaya ayırt edicilik unsuru kattığı değerlendirilerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, iki marka arasında ortalama tüketici nezdinde iltibas yaratacak türden bir benzerlik olmadığı halde mahkemenin usul ve yasaya aykırı bilirkişi raporu kapsamında davanın kısmen kabulüne karar vermesi hatalı olduğunu, müvekkili şirket adına tescilli marka logosunda yer alan resim ile davacı şirket adına tescilli marka logosunda yer alan resim arasında herhangi bir biçimde iltibas söz konusu olmadığını, müvekkili şirket adına kayıtlı markada yer alan kadın silüyeti karşıya baktığını, gözü, saçı ve dudakları logonun karakteristik unsurlarını oluşturmakla birlikte, davacı adına kayıtlı marka logosunda kadının gözü ve dudakları görünmediği gibi bu yüz karşıdan bakıldığı zaman sağ tarafa baktığını, iki marka arasında pek çok yönden farklılıklar olduğunu beyanla istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılarak davanın tümden reddini talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalının markasında yer alan "beauty soap" ifadesi ayırt edici nitelikte olmadığını, davalı markası, müvekkil markası ile iltibas yaratacak derecede benzer olduğunu, davalının istinaf dilekçesinde yer alan marka isimleri hatalı olduğunu, müvekkili markası ... tescil numaralı "... + ŞEKİL" davalı'nın markası, ... tescil numaralı "... + ŞEKİL" markası olduğunu, davalı markasındaki "..." ifadesi markaya ayırt edicilik kazandırmadığını, taraf markaları ortalama tüketici nezdinde karıştırılmasının kaçınılmaz olduğunu, taraf markalarının şekil unsurlarının birbiriyle karıştırılmaya elverişli olduğunu, tescilli markalarının isimlerinin kaligrafik açıdan benzer şekilde yazıldığını, davalının tescilinin kötü niyetli olduğunu belirterek davalının istinaf talebinin reddi ile, mahkemece kısmen reddedilen kısmın kaldırılarak davanın tümden kabulünü, ... tescil nolu "... + ŞEKİL" markasının hükümsüzlüğüne karar verilerek sicilden terkinine, karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, davalı adına tescilli ... tescil numaralı "..." markasının davacının ... tescil numaralı “...+Şekil” markası ile benzer olduğu ve kötü niyetle tescil edildiği iddiasıyla açılan marka hükümsüzlüğü davasıdır. TPMK Kaydına göre; ... başvuru numaralı markasının █████/2011 tarihinde 03. sınıfta davacı adına, ██████████ başvuru numarasının ise █████/2018 tarihinde davalı adına 03. sınıfta tescil edildiği halen koruma sürelerinin devam ettiği anlaşılmıştır. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. █████/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" ... no ile tescilli "...+Şekil" markasının Türk Patent nezdinde davacı adına 03. sınıfta yer alan emtialar için tescilli olduğu, ... no ile tescilli "...+Şekil" markasının Türk Patent nezdinde davalı adına 03. sınıfta yer alan emtialar için tescilli olduğu, tarafların markaları arasında görsel ve fonetik benzerlik olduğu, her iki markanın 03. sınıfta yer alan emtialar için tescil edildiği, sözkonusu emtiaların orta düzeyde tüketici kitlesine hitap eden ürünler olduğu, davalı tarafın ... no ile tescilli markasını taşıyan emtiaların orta düzeydeki tüketici kitlesi nezdinde iltibasa neden olabileceği, davalının davaya konu marka başvurusunu kötüniyetle yaptığına ilişkin kanaate vardığını" belirtmiştir. Sınai Mülkiyet Kanununun 25/1. maddesinde marka hükümsüzlüğü halleri sayılmış olup, SMK'nun 5. ve 6. maddelerinde sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde Mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verileceği belirtilmiştir.6769 sayılı SMK'nın 25. Maddesine göre 5 inci veya 6'ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. "Davacının davalının kötü niyetli olduğuna yönelik istinaf sebebinin incelenmesinde; Mülga 556 Sayılı KHK’nin 42. Maddesinde yer alan hükümsüzlük sebepleri arasında kötüniyetli marka tescili bir hükümsüzlük nedeni olarak sayılmamıştır. Ancak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 16.07.2008 tarih ve ███████-501 E- ████████ K. sayılı kararı ve bu tarihten sonra yerleşen uygulamaları ile kötüniyet, bir hükümsüzlük nedeni olarak kabul edilmiştir Başkasına ait olduğunu bildiği yahut bilmesi gerektiği bir markadan haksız bir şekilde yararlanma amacıyla yapılmış tescil kötüniyetli olup, "Tescil yoluyla sağlanan marka korumasının amacına aykırı bir şekilde kullanılması yoluyla, başkasının markasından haksız olarak yararlanmak veya gerçekte kullanmayıp yedekleme marka ticareti yapmak ya da şantaja yönelik başvuru ve tescilleri kötüniyetli marka tescili olarak kabul edilmelidir."(Y.11.H.D. 01.12.2011 T, █████████ e. ██████████ k.).Davalının kötü niyetli olmadığı belirtilen yargıtay kararında belirtilen şartların gerçekleşmediği anlaşılmakla Davacının bu istinaf sebebine itibar edilmemiştir. Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacının “...+Şekil” markasının esas unsurunun "..." ibaresi ve "..." şekli olduğu, "..." ibaresinin Türkçe'de bir karşılığının bulunmadığı, özgün bir ibare olduğu, davalının “... +Şekil” markasında yer alan "..." ibarelerinin güzellik sabunu anlamında İngilizce kelimeler oldukları, bu nedenle markaya ayırt edicilik katmadıkları, markanın esas unsurunun "..." ibaresi ve "..." şekli olduğu, olduğu, "..." ibaresinin de Türkçe'de bir karşılığının bulunmadığı, davalının markasının esas unsurlarından olan "..." ile davacının markasının esas unsurlarından olan "..." ibarelerinin tescil olarak birbirlerine oldukça benzer oldukları, yine her iki tarafın markasında da şekil unsuru olarak geniş kenarlı bir şapka taşıyan kadın başı figürünün kullanıldığı, her iki kadın figürünün şapkasında da benzer şekil detaylarının yer aldığı, davacının markasındaki kadın başı figürünün yüzünün yandan yalnızca tek tarafının göründüğü, davalının markasındaki kadın figürünün ise yüzünün bir bölümünün önden göründüğü, figürler arasındaki bu farklılığın markaları farklılaştırmak için yeterli olmadığı, markaların bir bütün olarak karşılaştırılmasında her iki markanın kelime ve şekil unsurları itibariyle benzer olarak algılandıkları, aynı sınıfta tescilli oldukları, ortalama tüketicinin bu markayı davacının markası ile karıştırabileceği veya davacının seri markalarından birisi olduğunu düşünerek markalar arasında bağlantı kurabileceği anlaşılmakla ve davalının markasının 3. sınıfta tescilli olduğu "deri, vinil, metal ve ahşap parlatma ve bakım ürünleri, cilalar, bakım kremleri, cilalama amaçlı vaks" emtiası dışında kalan ortak olarak tescilli oldukları diğer mal ve hizmetler bakımından davanın kısmen kabulüne dair verilen karar hukuken yerindedir. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde tarafların istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin █████/2022 tarih ve ███████ E., ████████ K. sayılı kararına karşı taraflarca yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4- Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, █████/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. █████/2025