Anahtar kelimeler: Satımdan Edimini Esaskarar Yazildiği Katip Takibi Etmediğini Borçlunun Eksiksiz Fatura

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO: ████████
HAKİM : .....
KATİP : .....
DAVACI : .....
VEKİLİ : Av. .....
DAVALI : 1- .....
VEKİLİ : Av. .....
DAVALI : 2-.....
VEKİLİ : Av. .....
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2023
KARAR TARİHİ : █████/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılar aleyhine ..... sayılı dosyası ile sair fatura bedellerinden kaynaklı icra takibi
başlatıldığını ve borçlunun itiraz ettiğini, davalının hukuki
ilişkinin varlığına itiraz etmediğini, itirazlarının müvekkilinin edimini tam ve
eksiksiz olarak yerine getirmemiş olduğu iddiasıyla alacağın doğmadığına yönelik olduğunu, davacının bunu ancak yazılı belge ile ispat edebileceğini, itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek davalı borçluların ..... sayılı dosyasındaki itirazının iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar
tazminatına hükmedilmesine
karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, diğer davalı şirket ile bazı projeler için iş ortaklığı yaptığını, davacı şirket ile de bu projeler kapsamında bazı ticari faaliyetler, hizmet ve mal alım satımları yapıldığını, fakat bu ticari ilişkinin bir seferliğe mahsus olmayıp tarafların birlikte çalıştıkları çok sayıda proje bulunduğunu, davacı tarafından başlatılan icra takibinin de bu işlerden biri olup, edimini tam ve eksiksiz ifa etmediği halde kötü niyetli olarak icra takibi başlattığını, öte yandan takibe dayanak olarak sunulan faturanın, hangi proje ve hangi işe ilişkin alınan mal ve hizmet karşılığı olduğunun da anlaşılmadığını, taraflar arasında süregelen ticari ilişki kapsamında davacı tarafın birçok anlaşmada edimini gereği gibi tam ve eksiksiz yerine getirmemesi nedeniyle iptal edilen işlemlere karşı düzenlenen faturalarla davacı tarafından haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi yapıldığını, müvekkilin davacı tarafa, dayanak faturalardan kaynaklı hiçbir borcu bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, cari hesaba dayalı bakiye alacağın tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkememizce taraflarca dayanılan deliller toplanmış, davaya dayanak ..... sayılı takip dosyası, tarafların BA/BS formları celp edilmiş, mali müşavir bilirkişiler aracılığıyla tüm dosya kapsamı ile tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
..... sayılı icra takip dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından davalı aleyhine █████/2022 tarihinde cari hesap alacağına dayalı olarak 77.235,31-TL asıl alacak üzerinden başlatılan icra takibinin davalının süresinde itirazı üzerine durdurulduğu ve eldeki itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde ikame edildiği anlaşılmıştır.
Davacının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi bakımından .....'da talimat aracılığıyla görevlendirilen mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen █████/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...davacının 2020 ve 2021 yılı ticari defterlerinin ... açılış kapanış onaylarının yapıldığı, usulüne uygun olarak
tutulduğu defter kayıtlarının birbirini doğruladığı ve sahibi lehine delil
vasfına sahip olduğu, dava konusu faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ... davacı tarafın ticari defter kayıtlarına göre, davacı taraf davalı taraftan
77.235,31-TL alacaklı olduğu ve bu bakiyenin █████/2020 tarihli kapanış mahsubunun 19289 nolu yevmiye maddesinde kayıtlı olduğunun görüldüğü ... rapor muhteviyatında açıklamalar ışığında tamamıyla davacı şirket
defterlerinden hareketle davacı şirket davalı şirketten kendi defter
kayıtlarına göre 77.235,31 TL alacaklı görüldüğü..." yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Davalıların ticari defter ve kayıtları ile birlikte tüm dosya üzerinde inceleme yapılması bakımından dosyanın tevdi edildiği mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen bila tarih bilirkişi raporunda ise özetle; "...taraf yasal defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yasal süresi içerisinde yapıldığı, mevcut haliyle sahibi lehine delil vasfı taşıdığı, ... davacı şirket yasal defterlerinde takip tarihinde iş ortaklığından 77.235,31-TL alacaklı olduğu kayıtlı iken iş ortaklığı yasal defterlerinde de takip tarihinde davacı şirkete 77.235,31-TL borçlu olduğu, taraf yasal defter kayıtlarının birbiri ile uyumlu olduğu ve kayıtların birbirini doğruladığı görülmüş olup gerek dosya içeriğinde gerekse ibraz edilen belgeler arasında iş ortaklığı tarafından davacı adına tanzim edilen iade fatura ve/veya davacı adına keşide edilmiş ihtarname suretine rastlanılmadığı, sahibi lehine delil vasfına haiz taraf yasal defterlerinin incelenmesi neticesinde takip tarihinde davacı şirketin iş ortaklığından 77.235,31-TL alacaklı olduğu ..." yönünde görüş ve kanaat bildirildiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafından özetle davalıya yapılan malzeme temini ile ilintili faturalar nedeniyle oluşan cari hesap alacağına dayalı olarak 77.235,31-TL alacağının bulunduğu iddia edilmiş, davalı tarafından ise davacının edimlerini gereği gibi yerine getirilmediği savunularak davanın reddi talep edilmiştir.
Kanunda aksine bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her birinin, hakkın dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olması (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafın ispat yükü altında olması (HMK 190) nedeniyle teslim olgusundan lehine hak çıkaracak taraf olan davacı taraf, akdi ilişkinin varlığı ile teslim olgusunu kanıtlama yükümü altındadır. Bundan sonra ise varsa ayıbın varlığını ispat yükü davalı üzerinde olacaktır.
Somut olayda; dosyaya mübrez bilirkişi raporları ile de ortaya konulduğu üzere davacı tarafından takibe konu edilen cari hesap bakiyesine dair faturaların davacı tarafından olduğu gibi davalılar tarafından da oluşturdukları adi ortaklık ile ilintili kendi ticari defter ve kayıtlarına işlendiği ve bu kayıtlara göre davalıların davacıya 77.235,31-TL borçlu gözüktüğü anlaşılmıştır. Davalıların ticari defterindeki bu kayıtlar davalılar aleyhine kesin delil oluşturur. Bu aşamadan sonra kural olarak davalılar teslime, yani fatura karşılığı malın/hizmetin verilmediğine karşı itirazda bulunamaz. Kaldı ki davalılar tarafından ilgili faturalara TTK'nın 21. maddesine uygun, süresinde itiraz edildiği de usulüne uygun delillerle kanıtlanamamıştır. Buna göre davacı, akdi ilişkinin varlığı ile teslim olgusunu kanıtlamıştır.
Bu bağlamda tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler ile usul ve yasaya uygun olarak alınan denetlenebilir bilirkişi raporu birlikte değerlendirilerek; mali müşavir bilirkişiler marifetiyle incelenen, tarafların usulüne uygun olarak tutulup açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve birbiri ile uyumlu olan ve böylece HMK'nın 222. maddesi hükmünce sahibi lehinde kesin delil niteliğini haiz ticari defter ve kayıtlara göre davacının takibe konu cari hesap bakiyesinden kaynaklı olarak davalılardan, 77.235,31-TL asıl alacak kadar alacaklı olduğu ve davalılar tarafından bu alacağın ödenmediği anlaşılmış olmakla, davalıların ..... sayılı takibe itirazının iptaline, takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmek üzere devamına karar vermek gerekmiştir. Davacının icra inkar tazminatı istemine gelince; itirazın iptâli davasında İcra İflas Kanunu'nun 67/II maddesi hükmünce borçlunun icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulabilmesi için alacağın likit ve borçlunun itirazının da haksız olması gerekir. Mevcut hukuki durum karşısında davalıların takibe itirazının haklı olmadığı ve takibe konu alacağın muayyen ve likit nitelikte bulunduğu değerlendirilmekle davacı lehine asıl alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 15.447,10-TL icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi gerekmiş ve son tahlilde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN KABULÜ İLE; davalıların ..... sayılı takibe itirazının iptaline, takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmek üzere devamına,
2-Hükmolunan alacağın %20’si olan 15.447,10-TL icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
3-Alınması gereken 5.275,94-TL harçtan peşin alınan 1.318,99-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.956,95-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
4-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 30.000,00-TL ücreti vekaletin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça yatırılan 179,90-TL başvuru harcı, 1.318,99-TL peşin harç, 238,00-TL tebligat, 189,00-TL müzekkere gideri ve 7.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.925,89‬-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalılar tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile..... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. █████/2024
Katip ..... Hakim .....
e-imzalı e-imzalı

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!