Anahtar kelimeler: Ştinin Ortağı Yazim Ara Layihalar İhtiyati Tedbir İzmir Dinlenip Haciz

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ : █████/2025, █████/2025
NUMARASI : ████████ Esas
DAVANIN KONUSU : İhtiyati Haciz / İhtiyati Tedbir
KARAR TARİHİ : █████/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2025
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2025 ve █████/2025 tarih ████████ Esas sayılı ara kararların Dairemizce incelenmesi ihtiyati haciz ve tedbir isteyen (davacı) tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP : Davacı vekili, davacının ortağı ve şirketi temsil yetkisi olduğu dava dışı ... Ltd. Şti.'nin diğer ortağı ve yetkilisi olan davalının şirketi kötü yönettiği, şirketi zarara uğratan iş ve eylemlerde bulunduğu, şirket malvarlığını değerini altında bedeller ile devir ettiğini, davalının yetkisi dahilinde görevine devam etmesi halinde şirketin telafisi güç zararlarına sebebiyet verileceğini beyanla öncelikle ...'ın şirket görevinden azledilmesine tedbiren karar verilmesini, bankalara ve ticaret siciline müzekkere yazılmasını, müşteri çeklerinin ödenmesinin engellenmesi için müzekkereler yazılmasını ve ticari faalitetin durmaması için ... Bankasına müzekkere yazılarak ...'ın yapmış olduğu karne iptali işleminin durdurulmasını, ... şirketine ait davalıda bulunan çek koçanlarına el konulmasını, davalının ikametgahı ... adresinde ve sahibi bulunduğu ...şirketinin .... adresinde arama yapılarak şirkete ait çekler bulunduğunda el konulmasını, davalıda bulunan .... Bankası ....Şubesi ve ........ Şubesi müvekkili şirkete ait çek koanlarının iptaline, telafisi imkansız zararların önlenmesi için şirket müdürü ...'in yetkilerinin devam ettiğine dair ...bankası ...Şubesi, .... Bankası ...Şubesi, ...bank ...Şubesi ve ...Bankası ....Şubesine müzekkere yazılmasını ve şirket temsilcisi şirket ortağı ...'in tek yetkili olarak görevine devam etmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ 09.04.2025 KARARININ ÖZETİ : Mahkemece doya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, davacının, ortağı ve yetkilisi bulunduğu dava dışı .... Limited Şirketinin yetkilisi ve genel müdürü davalının şirket yönetiminden ve genel müdürlükten el çektirilmesi ile müvekkiline verdiği zararın tazmini talebi ile ihtiyati haciz talebinde bulunmuş ise de, davacının dava dışı şirket ortağı olup olmadığı, davalının ise davacının ortağı olduğu iş bu dava dışı şirketin yöneticisi olup olmadığı, azlini gerektiren sebepler olup olmadığı, bu kapsamda davacıyı doğrudan zarara uğratıp uğratmadığı, uğratmış ise ne miktarda uğrattığı hususu yargılamayı gerektirdiği, İİK'nun 258/1 maddesine göre ihtiyati haciz talebinde bulunanın ihtiyati haciz talebi ile birlikte alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermesi gerektiği, ancak davacının alacağı ve haciz sebeplerine ilişkin dava dilekçesine ekli ihtarname ve bir sayfadan ibaret mesaj kaydı dışında kanıt sunmadığı, gösterilen iş bu kanıtların alacağı ve haciz sebeplerini yaklaşık olarak ispata elverişli kanıt niteliğinde olmadığı, belitilerek ihtiyati haciz talebin reddine karar verilmiştir,
İLK DERECE MAHKEMESİ 17.04.2025 KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, her ne kadar davacı ortağı ve yetkilisi olduğu şirketin diğer ortağı ve yetkilisi olan davalının tedbiren görevden azli ile yetkilerinin sınırlandırılması, şirket malvarlığı ve bankadaki hesaplara ilişkin tedbir konulması ile davacının şirketi temsile yetkili tek sorumlu olmasına dair tedbir kararı verilmesi talebinde bulunmuş ise de, 6100 sayılı HMK'nun 390/3 maddesi uyarınca tedbir talebinde bulunanın talebi ile birlikte tedbir sebepleri ile ile davanın esası hakkında haklılığının yaklaşık olarak ispata yarar kanıtları sunması gerektiği düzenlenmiş olup, hali hazırda davacı ve davalının dava dışı şirket ortağı ve yetkileri olup olmadığı, yetki şekillerinin ne olduğu bu kapsamda aktif ve pasif husumet ehliyetlerinin olup olmadığının belirlenmediği, iş bu hususa ilişkin davacının dava dilekçesine ekli vekaletname dışında herhangi bir belge sunulmadığı ve yine davalının tasarruf yetkisinin tedbiren sınırlandırılması talep edilmiş ise, davanın esasını çözümler nitelikte tedbir kararı verilemeyeceği gibi şirket malvarlığının korunmasını gerektirir verilere ilişkin soyut iddia ve bir kısım kimden sadır olduğu anlaşılamayan yazışma suretleri ve fatura sureti dışında kanıt sunulmadığı, iş bu aşamada, dava dışı şirketin ticari faaliyetini engelleyecek mahiyette tedbir kararının verilmesini gerektirir kanıtlar sunulmadığı, belirtilerek; ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir talep eden davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : İhtiyati haciz ve ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili, davalının iş akdine tabi çalışan şirket müdürü iken rakip firmaların sahibi olması, şirket mallarını bedelsiz olarak kaçırması, şirketin karsız olarak şirket mallarını satış göstermesi, şirket tahsilatlarını eşine ve akrabalarına aktarması, huzur hakkı başlığı altında onlarca kez yakınların para çıkarması gibi bir çok haksız eylemlerinden dolayı iş akdi fesih edildiğini, ancak eski şirket çalışanı olarak şirket karar defterini ukdesinde bulunduğu için usule yönelik işler takip edilemediğini, davalının şirket adına piyasadan çek ve nakit tahsile devam ettiğini, şirketin zararı dört milyonu geçtiğini, davalının eşinin şirkette ortak olmasını avantaj olarak kullanarak şirketin iflasını istediğini, şirketin ticari faaliyetleri durma aşamasına geldiğini, görevi kötüye kullanma, şirket ortaklarının gizli kamera ile çekim yapılması, şirket araçlarının sözleşmelerinin keyfi olarak fesih edilmesi gibi haksız eylemlere ilişkin diğer deliller dosyada mevcut olduğunu, davacı şirketten karsız olarak davalının şirketine malların satıldığını gösteren faturaların sunulduğunu, şirkete ait olan bankada tahsilde olup davalıca alınan bir kısmı tahsil edildiği ve şirket hesabına davalıca yatırılmadığına dair çek bilgileri ve davalının mesaj kayıtlarının sunulduğunu, dava açıldıktan sonra dahi bankadan çek koçanlarının iptalini talep ettiğini, ortak olmadığı ekim kasım, aralık 2023 ve ocak 2024 dönemi için eşine toplam 237.000,00-TL. huzur payı ödemesi yaptığını, ortaklara çıkış adı altında para aktardığını, şirket hesabından kendi hesabına yaptığı 113.192,11-TL çıkış dekontu sunulduğunu, tedbir kararı verilmemesi davacı şirket açısından telafisi imkansız zararlara yol açacağını, şirkete ait olup bankada tahsilde olan fakat davalıca acele bir şekilde bankadan alınıp yakınları ve çevresine ciro edilerek tahsil edilen 330.000-TL. 262.000-TL. ve 517.194,91-TL'lik çeklerin şirketin hesabına yatırılmadığını, 100.000-TL, 500.000-TL. 125.000-TL. çekler de davalının elinde olup her an ciro veya başka bir yöntemle ciro edilip tahsil edilmesi mümkün olduğunu, davalıdan daha sonra bu zararın tahsili mümkün olamayacağını, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalılar vekili istinafa cevap dilekçesinde davacının istinaf başvurusunun reddini talep emiştir.
GEREKÇE : Talep, ihtiyati haciz ve şirket müdürünün yetkilerinin kısıtlanmasına yönelik ihtiyati tedbir istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle talebin reddine karar verilmiştir.
1.Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
2.İhtiyati haciz, İİK'nın 257. vd. maddelerinde düzenlenmiş olup, bir para alacağının zamanında ödenmesini temin etmek için, mahkeme kararı ile borçlunun mal varlığına geçici olarak el konulması halidir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için, talepte bulunanın alacaklı olması, bu alacağın muaccel bulunması ve rehinle temin edilmemiş olması gerekir. İhtiyati haciz talep tarihi itibarıyla henüz muaccel olmayan alacaklar yönünden ise İİK'nın 257/2. maddesindeki koşulların varlığı aranacaktır. Anılan madde uyarınca muaccel hale gelmiş olan ve rehinle temin edilmemiş olan alacaklar için ihtiyati haciz kararı verilebilecektir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yargıtay 19.HD'nin █████/2019 tarih ve █████████ E. - █████████ K).
3.Geçiçi hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsüdür. Geçiçi hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmemektedir. Alacaklının, alacağın varlığı ile haciz sebepleri hakkında mahkemede olumlu şekilde kanaat uyandırması gerekli ve yeterli olup, buradaki ispat asıl davadaki gibi tam bir ispat değil yaklaşık ispattır.
4.İİK'nun 265. maddesinde ihtiyati haciz kararına itiraz sebepleri sınırlı olarak sayılmış olup, borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haciz kararının dayandığı sebeplere, Mahkemenin yetkisine ve teminata karşı huzuruyla yapılan hacizlerde, haczin tatbiki aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisinde Mahkemesine müracaat ile itiraz edebilir.
5.Yukarıda anılan ilke ve esaslar çerçevesinde somut olayın değerlendirilmesinde; dosyadaki bilgi ve belgelere göre ihtiyati haciz talep edenin ileri sürdüğü alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği, mevcut delil durumu itibariyle ihtiyati haciz talebinin yaklaşık ispat koşullarının oluşmadığının anlaşılmasına göre ilk derece mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.
6.HMK'nun 389/1. maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.
7.Geçici hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsüdür. Geçiçi hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmemektedir. Dolayısıyla ihtiyati tedbir kararının verilebilmesi için yaklaşık ispatın varlığı şarttır.
8.Esas olan şirketlerin yetkili organları aracılığı ile yönetilmesi olup hakimin şirket yönetimine müdahalesi haklı bir nedene dayalı ve istisnai bir yetkidir. Gerek esas dava gerekse geçici hukuki koruma tedbirlerinden olan ihtiyati tedbir yolu ile ancak haklı sebeplerin varlığı ve uyşmazlığın konusunu oluşturması halinde şirket yöneticilerin yönetim hakkı ve temsil yetkileri sınırlandırılabilir. Yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi haklı sebep olarak kabul olunur.
9.Somut olayda, TTK m. 630/2.maddesi gereğince limited şirket yöneticisinin azli ve sorumluluğu istemiyle açılan davada, dava sonuçlanıncaya kadar şirketin davalı şirket müdürünün yönetim yetkilerinin kısıtlanmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesi istenmiş, olup dosyanın bulunduğu aşama ve delil durumu itibariyle talep edenin haklılığına ilişkin kanun ile aranan yaklaşık ispat koşulunun bu aşmada oluşmadığının, davacının ileri sürüdüğü hususların varlığının yargılamayı gerektirdiğinin, davanın yerine ikâme edilecek ve uyuşmazlığın esasını çözecek mahiyette, başka bir deyişle yargılamanın sonunda elde edilecek menfaatin elde edilmesine neden olacak şekilde ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği anlaşılmakla mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bu durumda istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların, açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İhtiyati haciz ve tedbir isteyen davacının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İhtiyati haciz ve tedbir isteyen davacı yönünden istinaf karar harcı olan 1.013,90-TL'den peşin alınan 615,40-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 398,50-TL'nin ihtiyati haciz ve tedbir isteyenden (davacı) alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle ihtiyati haciz ve tedbir isteyenin davacının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere █████/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!