Anahtar kelimeler: Unların Usdye Bazında Buğday Mallar Siparişlere Azami Firmasının Firmasına Usd

T.C.

İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : █████/2020
KARAR TARİHİ : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Tic. A.Ş. ile ...Tic. A.Ş. arasında 2.1.2009 tarihli buğday satış sözleşmesi yapıldığını, protokole göre, taraflar arasında azami 7.000.000 USD’ye kadar satış işlemi gerçekleştirileceğini ve ödemelerin USD bazında yapılacağını, yine protokole göre, siparişlere konu mallar ve tutarlar için ek protokoller yapılacağını, müvekkili firma tarafından sözleşmeye konu unların teslim edildiğini, taraflar arasında 7.1.2009 tarihinde ek protokol yapıldığını ve bu ek protokole göre ... firmasının, müvekkili ... Firmasına 2.554.862 USD ve 300.000 Euro borcu olduğunun kararlaştırıldığını, yine taraflar arasında 12.1.2009 tarihli bir ek protokol yapıldığını, bu protokolde ..., müvekkil ... firmasına buğday satımı karşılığında 703.691,10 USD daha borcu olduğunun kararlaştırıldığını, davalı ..şirketinin doğmuş ve doğacak borçlarının teminatı olmak üzere... tarafından 12.1.2009 tarihinde ... Köyünde bulunan taşınmazlardaki hisseleri, 1. derecede 1.675.000 TL bedelle, ... tarafından 12.1.2009 tarihinde ...’nde bulunan taşınmazlardaki hisseleri 1.derecede 4.000.000 TL bedelle ve borçlu ... şirketi tarafından 9.1.2009 tarihinde ... Mevkiinde tapuya kayıtlı ... arsa paylı taşınmaz 1.derecede 1.215.000 TL bedelle ipotek edildiğini, davacı müvekkilinin davalı firmaya sağladığı un karşılığında sözleşmede kararlaştırılan tutarlar için, davacı müvekkiline değişik tarihlerde cüz’i miktarda kısmi ödemeler yapılmış ise de borçların büyük bir kısmının ödenmediğini, davalı şirketin devamlı şekilde davacı müvekkilinden, ekonomik durumunun bozuk olduğunu, en kısa zamanda borçlarını ödeyeceğini, ipotek ve teminatların paraya çevrilmemesi için ricada bulunduğunu, yıllarca müvekkili şirketi oyaladığını, müvekkili firma ile davalı firma arasındaki sözleşmenin Amerikan Doları üzerinden yapıldığını ve müvekkili firmanın ticari defterlerinde ve taraflar arasındaki yazışmalarda davacının alacağı USD bazında takip edildiğini, müvekkili firmanın davalının yıllardır borcunu ödememesi nedeniyle kur farkından ve vergi mevzuatından kaynaklı olarak zarar ettiğini, davacı müvekkilinin, bu nedenle davalı firmaya kur farkı faturaları düzenlediği gibi, vergi mevzuatından kaynaklı olarak davalı şirkete adat faturaları keşide etmek durumunda kaldığını, davalı kur farkı ve adat faturalarından kaynaklı borçlarını da ödemediğini, taraflar arasında değişik tarihlerde ve son olarak 27.6.2016 tarihinde mutabakatlar yapıldığını ve davalı tüm mutabakatlarda borcun varlığını ve tutarını kabul ettiğini, ancak ödemeye yanaşmadığını, takip tarihinde davalı şirketin davacı müvekkiline 3.334.273,70 USD asıl borç ve 13.2.2017 tarihli ihtarın tebliğ tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesine göre işleyen 424.008,47 USD (2.284.854 TL) tutarında faiz borcu olduğunu, şirketin yetkilisi olan ... tarafından onaylanan şahsi mutabakatta ise, şirket yetkilisi ...’in müvekkil firmaya olan şahsi borcunun 1.626.345,83 TL olduğun ayrıca kabul ve ikrar edildiğini, yine, tarafların yetkili temsilcileri tarafından yapılan e-mail yazışmalarında davalı ... şirketinin davacı müvekkiline 3.334.273,70 USD borcu olduğunun kabul edildiğini, davalı şirket yetkilisi ... tarafından 28.12.2018 tarihli e mailde davalı şirketin borç tutarı 3.334.273,70 USD olarak teyit edildiğini ve bu tutarda indirim yapılması talep edildiğini, hal böyle iken davalı tarafın, 24.01.2017 tarihinde keşide ettiği ihtarnamesinde borcun kendisine ait olmadığını, ...’e ait olduğunu, adat faturalarının onun adına düzenlenmesini gerektiğini ileri sürerek borcun varlığını inkar etmeye başladığını ve müvekkili firma tarafından keşide edilen adat faturalarını iade ettiğini, bunun üzerine davalı şirkete ve yetkililerine ... 2. Noterliği ... tarih ve ... nolu ihtarnamesi gönderildiğinin, söz konusu ihtarnamede, borcun ...’e ait olduğu iddiasının kabul edilmediğinin, borcun üstlenilmesinin alacaklının rızasına bağlı olduğunun, oysa alacaklının bu hususta herhangi bir rızasının bulunmadığının ve borcun devrinin kabul edilmediğinin belirtildiğini, yine 13 Şubat 2017 tarihli aynı ihtarnamede, davalı ... şirketinin doğmuş ve doğacak borçlarının teminatı olmak üzere ... tarafından ...Köyü ... Mevkii 1 pafta,707 parsel, ... Köyü 862 parsel ve 865 parsel sayılı taşınmazlardaki hisselerinin 1. Derecede 1.675.000 TL bedelli ipotek verildiğinin, ... tarafından ...Köyü, ... mevkii, 2 pafta 13 parsel, ... Köyü 772 parsel, 702 ve 707 parsel, 705 parsel , 862 parsel,865 parselde bulunan hisselerinin 1.derecede 4.000.000 TL bedelle ipotek verildiğinin, ... şirketi adına kayıtlı ... Mah., ... Mevkii, 4045 ada, 704 parsel, 137389,30 m2, ███████ arsa paylı taşınmazın 1.derecede 1.215.000 TL ipotek edildiğinin, ... şirketinin 3.334.273,70 USD ve ayrıca 845.915,03 TL borcunun bulunduğunun, bu tutarın 10 gün içinde ödenmemesi halinde yasal yollara başvurulacağının, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılacağının, ipotekle karşılanmayan kısım için icra takibi yapılacağının, taşınmazın satılarak alacağın tahsili yoluna gidileceğinin belirtildiğini, davalı ... ve ipotek borçluları tarafından sözleşmeye konu bakiye tutar olan 3.334.273,70 USD borç tutarı ile kur farkından kaynaklı borçlar ödenmediğinden 24.12.2018 tarihinde ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile ipotekli alacak açısından ipotek borçlularına karşı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıldığını, ipotekli olmayan alacak tutarı için... E. ve ... E. sayılı takip dosyaları ile borçlu firmaya karşı takibe geçildiğini, bu davaya konu ... E. sayılı icra dosyasında 3.334.273,70 USD ve 13.2.2017 tarihli ihtarın tebliğ tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesine göre hesaplanan 424.008,47 USD (2.284.854 TL) faiz talep edildiğini, ancak davalı borçlu şirket tarafından gerek bu takibe gerekse diğer takiplere itiraz edildiğini, takip konusu asıl borca, faize ve fer’ilerine kötü niyetle yapılan itirazlar neticesinde takiplerin durdurulduğunu beyanla itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde iddia edilen hususların haksız, mesnetsiz ve hukuka aykırı olduğunu, borcu kabul anlamına gelmemek üzere davacının talebine konu ettiği alacağın BK. Hükümlerine göre zamanaşımına uğramış olduğundan davanın zamanaşımı nedeniyle reddini talep ettiklerini, dava dilekçesinde var olduğu iddia edilen alacak konusu ve sözleşmelerin müvekkili ile kardeşlerine ait şirket arasında yapılmış konusu buğday alışverişi olan bir ticarete dayandığını, kardeşlere ait iki şirket arasındaki bu alışveriş sırasında sözleşme ile kayıt altına alınan hususların dışında karşılıklı güvene dayalı pek çok işlem yapıldığını, bu arada müvekkili şirket ortaklarından birine ait olan çok değerli bir gayrimenkulü de davacı tarafa borca karşılık verip satılmasını (22.06.2010’da ... ilçesindeki tapu), bedelini almasını sağladığını, o dönemde (... 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin... Esas sayılı dosyasındaki İflas Erteleme Davası 22.06.2010 Açılış Tarihi) müvekkili şirket ortakları şirketin içinde düştüğü zor durumdan çıkması için tüm şahsi malvarlıklarını da müvekkili şirkete ya direkt sermaye olarak koyduğunu veya satarak parasıyla borçların ödenmesini sağladığını, tüm bu hususlar şirket kayıtlarında, kayyım raporlarında ve taraflar arasındaki özel yazlı belgelerde de sabit olduğunu, sonuçta bu içiçe geçmiş ve kardeşler arasında yapılan ticarette müvekkili şirketin davacı tarafa borcunu ödediği gibi fazla ödeme de yaptığını, ancak taraflar kardeş olduğu için müvekkili şirketin iflas erteleme talep edip kayyımlar tarafından şirketin yönetildiği dönemde alışverişin sonunda nasılsa hesap görüleceği ve kimsenin kimsede alacağını kalmayacağı düşüncesi ile tarafların birbirlerine karşı yasal yollara başvurulmadığını, nitekim müvekkili şirket kurucusunun da kardeşi olan davacı şirket ortakları babalarının kendilerine yaptığı vasiyet doğrultusunda ticaret ve hayır-hasenat yapmak konusunda birlikte hareket etme gayreti içinde olduğunu, müvekkili şirket ortağının mali durumunun sıkıntılı olduğu dönemde bile davacı şirketin bitişiğindeki değerli bir arsayı cami alanı olarak babasının arzusu doğrultusunda bağışlamış olması ve davacı şirket ortaklarıyla birlikte üzerine hayır amaçlı bina inşa etmesinin bunun en büyük örneği olduğunu, diğer yandan taraf şirket ortakları olan kardeşlerin müşterek babaları muris Ali Eriş’in vasiyeti gereği taraflar birbirlerine hayır hasenat işlerinde yardımlaştıkları gibi pek çok konuda da rızaen davranmaya çalıştıklarını, bu dava sürecinde davacı şirket ve işletmekte olduğu fabrika ve malvarlıklarının 1/3 lük kısmının murise ait olduğunu, sağlığında murisin bu şekilde tutum ve beyanda bulunduğunun öğrenildiğini ve bu hususta müvekkili şirket ortağı varisin tasarrufun iptali ve miras hukukundan kaynaklanan dava ve talep haklarının şimdilik saklı tutulduğunu, haksız taleplerde ısrarcı olunması halinde bu yönde de gerekli araştırmanın neticesinde dava açılacağını, müvekkilinin bu nedenle her defasında kendisinden görüşme ve bu ihtilaf konusunda talep geldiğinde yakın akraba olmanın verdiği güvenle görüşüp konuyu tatlılıkla çözmeye çalıştığını, gelinen aşamada müvekkili firmanın yeniden ticarette kendi ayaklarının üzerinde durup alacaklarını ve hesaplarını görecek duruma kavuşunca her nasılsa aynı alanda faaliyet göstermenin de verdiği ticari rekabet düşüncesi ile müvekkili firmanın önü kapatılma ve haksız alacak taleplerinde bulunma durumu hasıl olduğunu, karşılıklı ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılacak inceleme ve yargılama sonucunda iddia edilen alacağın ödenmiş olması bir yana müvekkili firmanın alacaklı olma ihtimalinin bulunduğunu, davacı tarafın alacak talep etmek bir yana bu sözleşmelerden ve ihtilaftan kaynaklanan teminat ipoteklerini fekkederek müvekkilininin gayrimenkulleri üzerindeki ipotekleri kaldırması gerekeceğini, davacı taraf müvekkili aleyhine elinde yeterinden fazla teminat ipoteği bulunduğu halde hem ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip talebinde bulunduğunu, hem de bu dava konusu alacak için ... İcra Müdürlüğünün... E. sayılı dosyası ile 20.252.255,13 TL bedelli alacak talebinde bulunduğunu, bu alacağın bulunmadığını, yargılamaya muhtaç olduğunu, fazla teminat nedeniyle şikayette bulunulacağı belirtilmesine rağmen bu haksız dava açıldığını, bu nedenle davacı tarafın haksız ve mesnetsiz alacak talebi nedeniyle talep ettiği %20 den az olmamak üzere inkar tazminatının reddi gerektiğini, bu haksız alacak talep ve davası nedeniyle doğmuş ve doğacak zararları için ayrıca dava açma hakları saklı kalmak üzere yargılama sonucunda davacı aleyhine en az %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ettiklerini beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
KARŞI DAVA; Davacı taraf haksız ve hukuka aykırı olarak yapılan alışveriş sırasında borcun tamamı ödenmesine rağmen alacak talep ettiğini, taleplerde ısrar edilmesi sonrası müvekkili firmanın kayıt ve defterlerinde yaptıkları araştırmada borcun fazlası ile ödendiğinin, verilen teminatların konusuz kaldığının ve hatta alacaklı olabilecekleri hususunun anlaşıldığını, müvekkili şirket uzun bir süre kayyım tarafından yönetildiği için müvekkili şirket kayıtlarına direk müdahil olup karar alamadığını, sadece ticari işletmeyi ayakta tutarak borçları ödemeye çalıştığını, hatta şirket ortakları şahsi malvarlıklarının tamamını bu şirkete aktararak oluşan güven ile borç anlaşmaları yaparak borçlarını ödediğini, sonuçta iflas erteleme talebinden varılan aşamada vazgeçildiğini, bu süreçte davacı tarafa da çeşitli tediyeler ile ödemeler yapıldığını, her ne kadar şirket hesaplarında ve işbu ihtilaf konusu alacakta devamlılık var ise de belli aşamada borcun kapandığı hatta fazla ödeme yapılmış olabileceği anlaşıldığını, bu hususun hem ticari defter ve kayıtlar ile hem de karşılıklı taraflar arasında yazılı özel belgeler ile ispatlayacaklarını, bu nedenle yapılacak hesap incelemelerinde çıkacak miktar üzerinden dava konusunu revize etmek üzere şimdilik fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL karşı alacaklarının tespiti ile davacıdan en yüksek ticari faizi ve yargılama masrafları ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl davada, harcı ödenerek usulüne uygun olarak açılmış bir karşı dava bulunmadığından karşı dava yönünden hüküm kurulmamıştır.
Mahkememiz dosyası ile birleşen ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Tic. A.Ş. ile ... Tic. A.Ş. arasında 2.1.2009 tarihli buğday satış sözleşmesi yapıldığını, protokole göre taraflar arasında azami 7.000.000 USD’ye kadar satış işlemi gerçekleştirileceği, ödemeler USD olarak yapılacağının, siparişlere konu mallar ve tutarlar için ek protokoller yapılacağının, müvekkili firma tarafından sözleşmeye konu unlar teslim edildiğini, taraflar arasında 07.01.2009 tarihinde ek protokol yapılarak ... firmasının, müvekkili ... Firmasına 2.554.862 USD ve 300.000 Euro borcu olduğunun kararlaştırıldığını, yine taraflar arasında 12.01.2009 tarihli bir ek protokol yapılarak ..., müvekkili ... firmasına buğday satımı karşılığında 703.691,10 USD daha borcu olduğunun kararlaştırıldığını, davalı şirketin malvarlığının üçüncü kişilere devri ve bu surette davacı müvekkilinin daha fazla zarara uğrama ihtimaline istinaden davalının maliki olduğu ..., ..., ... Mah., ... Mevkii, 4045 ada, 704 parsel, 137389,30 m2, Zeytinlik vasıflı taşınmazın ... hissesi üzerine teminatsız olarak ya da mahkemece takdir edilecek bir teminat karşılığında ihtiyati tedbir konulmasına, davalının, ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız itirazının iptali ile takibin devamını, %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama masraflar ve vekalet ücretinin de davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkememiz dosyası ile birleşen ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...esas sayılı dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu alacak ve talep zamanaşımına uğradığını, borcu kabul anlamına gelmemek üzere davacının talebine konu ettiği alacak BK. hükümlerine göre zamanaşımına uğramış olduğundan davanın zamanaşımı nedeniyle reddini, dava yetkili mahkemede açılmadığını, müvekkilinin ... Tic. A.Ş.'nin Ticaret siciline kayıtlı şirket merkez adresi ... olduğundan yetkili mahkemenin ... Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesi olduğunu, davacının haksız ve hukuka aykırı dava ve taleplerinin öncelikle yetki yönünden reddini savunarak haksız davanın esastan reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davacı tarafa yükletilmesini istemiştir.
Mahkememiz dosyası ile birleşen ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Tic. A.Ş. ile ... Tic. A.Ş. arasında 02.01.2009 tarihli buğday satış sözleşmesi yapıldığı, protokole göre, taraflar arasında azami 7.000.000 USD’ye kadar satış işlemi gerçekleştirilecek olup, ödemeler USD bazında yapılacağı, yine protokole göre, siparişlere konu mallar ve tutarlar için ek protokoller yapılacağı, müvekkili firma tarafından sözleşmeye konu unların teslim edildiği, taraflar arasında 07.01.2009 tarihinde ek protokol yapıldığı ve bu ek protokole göre ... firmasının, müvekkili ... Firmasına 2.554.862 USD ve 300.000 Euro borcu olduğunun kararlaştırıldığı, yine taraflar arasında 12.01.2009 tarihli bir ek protokol yapıldığı, bu protokolde ..., müvekkili ... firmasına buğday satımı karşılığında 703.691,10 USD daha borcu olduğunun kararlaştırıldığı, davalı ... şirketinin doğmuş ve doğacak borçlarının teminatı olmak üzere ... tarafından 12.01.2009 tarihinde ... Köyünde bulunan taşınmazlardaki hisseleri, 1. derecede 1.675.000 TL bedelle, ... tarafından 12.01.2009 tarihinde ...’nde bulunan taşınmazlardaki hisseleri 1. derecede 4.000.000 TL bedelle ve borçlu ... şirketi tarafından 09.01.2009 tarihinde ... Mevkiinde tapuya kayıtlı ... arsa paylı taşınmaz 1. derecede 1.215.000 TL bedelle ipotek edildiği, müvekkilinin davalı firmaya sağladığı un karşılığında sözleşmede kararlaştırılan tutarlar için, müvekkiline değişik tarihlerde cüz’i miktarda kısmi ödemeler yapıldığı, ancak borçların büyük bir kısmının ödenmediği, takip tarihinde müvekkilinin 3.334.273,70 USD asıl alacağı ve 13.2.2017 tarihli ihtarın tebliğ tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesine göre hesaplanan 424.008,47 USD (2.284.854 TL) tutarında faiz alacağı bulunduğu, davalı şirket ile müvekkili alacaklı arasında değişik tarihlerde ve son olarak 27.06.2016 tarihinde mutabakatlar yapıldığı, davalı şirketin tüm mutabakatlarda borcun varlığını ve tutarını kabul ettiği ancak ödeme yapmadığı, davalı şirkete ve yetkililerine ... 2. Noterliği ... tarih ve ... nolu ihtarname gönderildiği, borcun ödenmemesi üzerine 24.12.2018 tarihinde ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile ipotek borçlularına karşı takibe geçildiği, davalılar tarafından takibe itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulduğu, itirazın haksız ve kötü niyetli olduğu iddia edilerek takibe yapılan itirazın iptali ile %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınmasını talep ve dava etmiştir.
Mahkememiz dosyası ile birleşen ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu alacak ve talep zamanaşımına uğradığını, öncelikle davanın zamanaşımı yönünden reddini, usul ekonomisi açısından davanın alacak ve konusu aynı olan ... 7. Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasıyla birleştirilmesini, dava ve talep konusu alacak haksız ve mesnetsiz olduğunu, borçlarının bulunmadığını, alacak konusu ve sözleşmeleri müvekkili ile kardeşlerine ait şirket arasında yapıldığını, konusunun buğday alışverişi olan bir ticarete dayandığını, kardeşlere ait iki şirket arasındaki işbu alışveriş sırasında sözleşme ile kayıt altına alınan hususların dışında karşılıklı güvene dayalı da işlem yapıldığını, müvekkili şirket ortaklarından birine ait olan değerli bir gayrimenkulü de davacı tarafa borca karşılık verilerek satılmış ve bedelini almasının sağlandığını, müvekkili şirket ortakları şirketin içine düştüğü zor durumdan çıkması için tüm şahsi malvarlıklarını da müvekkili şirkete direkt sermaye olarak koyduğu veya satarak parasıyla borçların ödenmesini sağladığını, bu hususların şirket kayıtlarında, kayyım raporlarında ve taraflar arasındaki özel yazlı belgelerde sabit olduğunu, kardeşler arasında yapılan ticarette müvekkili şirket davacı tarafa borcunu fazlasıyla ödediğini, dava konusu paraya çevrilmesi talep edilen gayrimenkuller bir sözleşmenin teminatı olması maksadı ile ipotek edildiğini, alacak karşılıklı anlaşma ve iyiniyet ilişkileri içinde zaman içinde çözülerek ödendiğini, taraflar kardeş olduğu için müvekkili şirketin iflas erteleme talep edip kayyımlar tarafından şirketin yönetildiği dönemde alışverişin sonunda nasılsa hesap görüleceği ve kimsenin kimsede alacağını kalmayacağı düşüncesiyle taraflar karşı yasal yollara başvurulmadığını, haksız alacak davasının reddi ile alacak davası nedeniyle doğmuş ve doğacak zararlarımız için ayrıca dava açma haklarımız saklı kalmak kaydıyla % 20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesini yargılama gideri ve vekalet ücretinin de karşı tarafa yükletilmesini istemiştir.
Davacı vekili tarafından sunulan ... ve ...tarafından tanzim edilmiş 09.06.2023 tarihli Hukuki Mütalaa'nın sonuç bölümünde,“Ayrıntıları yukarıda açıklanan nedenlerle,
1) Taraflar arasında 02.01.2009 tarihli buğday satış sözleşmesi yapıldığı, protokole göre, taraflar arasında azami 7.000.000 USD'ye kadar satış işlemi gerçekleştirilecek olup, ödemelerin USD bazında yapılacağı ve yine protokole göre, siparişlere konu mallar ve tutarlar için ek protokoller yapılacağının düzenlendiği, davacı tarafından sözleşmeye konu malların teslim edildiği, taraflar arasında 07.01.2009 tarihinde ek protokol yapılmış olup bu ek protokole göre davalı ... firmasının, davacı ... Firmasına 2.554.862 Usd ve 300.000 Euro borcu olduğunun kararlaştırıldığı, yine taraflar arasında 12.01.2009 tarihli bir ek protokol yapıldığı, bu protokolde ...'un, davacı ... firmasına buğday satımı karşılığında 703.691,10 Usd daha borcu olduğunun kararlaştırıldığı, tüm bu protokollerin varlığının tartışma konusu olmadığı yine davalının malların teslim edilmediği yönünde herhangi bir itirazının olmadığı, davalı şirket yetkilisinin göndermiş olduğu e-mail ve taraflar arasındaki mutabakatta da davacının alacağının kabul edildiği, buna göre davacının alacağını yazılı belge ile ispat ettiği,
2) Davacı şirketin ortaklarından ayrı bir tüzel kişiliği haiz olduğu, olayda dava dışı üçüncü kişiler tarafından yine davacı şirket dışında üçüncü kişilere yapılan taşınmaz devrinin davacı şirkete olan borcun ödenmesine yönelik olarak yapıldığı iddiasının davalı tarafından yazılı olarak kanıtlanması gerektiği, oysa söz konusu taşınmazın davacı şirkete devredilmediği gibi davacının alacağı için yapıldığına dair herhangi bir belge mevcut olmadığı, bu nedenle davalının bu iddiasının HMK uyarınca ispatlanamadığı,
3) Davalı/karşı davacının açmış olduğu karşı davada alacağın varlığının davalı/karşı davacı tarafından ispat edilmesi gerektiği, ancak davalı/karşı davacının alacağın varlığına ilişkin HMK uyarınca yazılı bir belge sunamadığı, davalı/karşı davacının alacağını ispat edemediği,
4) Davalı şirket defterlerini hukuka uygun bir şekilde tutmadığı için sadece davalı şirketin defter kayıtlarında yer alan bu mahsuplaşma işlemine itibar etmenin mümkün olmadığına kaldı ki, hesap mutabakatlarına itiraz etmeyen ve borcu ödediklerini de ispat edemeyen davalıların TTK M.94/2 hükmü uyarınca borcu kabul etmiş sayılacağı,
5) BK m.154/2 hükmü gereği davacı şirketin davalılar aleyhine icra takibine geçmesi ile birlikte zamanaşımın 2018 yılında kesildiği, zamanaşımının kesilmesi daha önce işleyen süre ortadan kalktığı ve 2028 yılına kadar alacakların takip ve dava konusu edilebileceğine, kaldı ki, ipotekle teminat altına alınan alçak tutarı açısından TMK 'ya göre ipotek var olduğu sürece zamanaşımı işlemeyeceği,
6) HMK uyarınca geçerli bir şekilde akdedilen yetki sözleşmesi uyarınca taraflara arasındaki hukuki uyuşmazlığı çözmede yetkili olan mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğuna dair” mütalaalarını sundukları görülmüştür.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup █████/2021 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; "Davacı/karşı davalının ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi 24.12.2018 tarihi itibari ile davacı/karşı davalı şirketin davalı/karşı davacı şirketten 18.503.878,83 TL (3.334.273,70 USD11.282.688,60 TL) alacaklı olarak gözüktüğü, bu bakiyenin açılan icra takipleri bazında ayırımının; Esas davanın icra dosyası ... 1. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında 3.334.273,70 USD, Birleşen ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasına ait ... 1. İcra Müdürlüğünün... esas sayılı 1.282.688,60 TL olduğu, Birleşen ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasına ait ... 1. İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı İpoteğin Paraya Çevrilmesi yolu ile yapılan takiple talep edilen 6.890.000,00 TL bedelle ilgili olarak da ... 1. İcra Müdürlüğünün ...-... esas sayılı dosyaları ile takipte tahsilde tekerrür olmamak şartı ile alacaklı olacağı,..." yönününde görüş ve kanaat bildirilmiş yapılan itirazlar üzerine, █████/2022 tarihli ve █████/2023 tarihli ek raporlar aldırılmıştır.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup █████/2025 tarihli yeni bilirkişi heyetinden alınan raporunun sonuç kısmında; "İncelenen davacı ve davalı defterlerinin hesap mutabakatlarının yapıldığı 2018 yılına kadar gelen süreçte uyumlu olduğu, .....
Kök dava ████████ konu, ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasında, ... Tic. A.Ş. aleyhine 17.967.400,69 TL asıl alacak (3.334.273,70 USD karşılığı) ve 2.284.854,44 TL işlemiş faiz (424.008,47 USD karşılığı) olmak üzere toplam 20.252.255,13 TL toplam alacağın (3.758.282,17 USD karşılığının) talep edildiği,
Gayrimenkul devrine ilişkin davalı iddialarının Başkanlığınızca kabul görmemesi halinde, davacı şirketin fiziki ticari defterlerine göre 24.12.2018 tarihindeki hesap bakiyesi TL cinsinden 14.852.477,62 TL olduğu, 24.12.2018 tarihindeki TL/USD kuruna göre 14.852.477,62 TL'nin karşılık geldiği tutarın; 2.806.272,46 USD olduğu, USD kur cinsinde takip edilen muhasebe kayıtlarına göre, 2018 Yılı sonunda (1054 nolu) Cari hesapta 1.038.917,37 Usd ve bakiye kalan 1.424.359,60 TL alacak devrettiği, 128 Şüpheli Alacaklar Hesabında ise 2.295.356,33 USD kayıtlı olduğu, buna göre, toplam alacağın USD türünde takip edilen hesaplara göre, 3.334.273,70 USD olduğunun anlaşıldığı, 28.12.2018 tarihli mutabakatta, 3.334.273,70 USD'lik borçta indirim yapılmasının, 2.500.000,00 USD'ye çekilmesinin istendiği, bu itibarla, mevcut mutabakat ve davacı şirketin USD türünde tuttuğu cari hesaplara göre davacının takibe konu alacağı 3.334.273,70 USD olduğu, takip tarihindeki kura göre TL karşılığının 17.646.976,98 TL olduğu,
İcra takibinde ayrıca, 424.008,47 USD karşılığı 2.284.854,44 TL işlemiş faiz talep edildiği, davacı şirket tarafından gönderilen ... 2. Noterliğinin .. tarih ... yevmiye sayılı ihtarnamesinde 3.334.273,70 USD ile ayrıca adat ve kur farkı faturalarından kaynaklı 845.915,03 TL borcun ihtarnamenin tebliğinden itibaren 10 gün içinde ödenmesinin talep edildiğinin görüldüğü, ihtarnamenin hangi tarihte ve ne şekilde tebliğ edildiğini gösteren belge ibraz edilmediğinden, temerrüt tarihi ve dolayısıyla faiz yönünden belirleme yapılamadığı,
Birleşen ████████ davaya konu ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasında, mutabakat mektupları ve davacı defterlerine göre, 2017 yılı sonunda 3.334.273,70 Usd ve son adat faturası dahil bakiye kalan 1.282.501,78 TL'nin alacak devrettiği, yukarıda cari hesap detaylarına yer verildiği, davacının adat ve kur farkı faturalarının kabul edilmesi halinde, takipte talep edilebilecek asıl alacağın 1.282.501,78 TL olduğu, temerrüt tarihi ve dolayısıyla faiz yönünden belirleme yapılamadığı,
Birleşen ████████ E. sayılı davaya konu ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasında, ... Tic. A.Ş., ... ve ... aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi istemli 6.890.000,00 TL asıl alacak talep edildiği, bahse konu icra takibi, ipoteğin paraya çevrilmesi talepli olarak açıldığı, yukarıda belirtildiği üzere, diğer iki icra takibine konu olan borçlar toplamının, yani davacı defterlerinde görülen alacak tutarı, çevrilmesi istenen takipte belirtilen 6.890.000,00 TL alacağın üstünde olduğu, bu noktada ipoteğe konu taşınmazın güncel değerinin belirlenmesi ve güncel değer itibariyle taşınmazın değerinin, tüm borçları kapatmaya yetip yetmediğinin belirlenmesi uzmanlık alanımız dışında olduğuna dair," yönününde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
DELİLLER:
... İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı, ... esas sayılı ve ...esas sayılı dosyaları dosyamız arasına alınmıştır.
... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı İcra Dosyasının incelenmesinde; davacı ...Tic. A.Ş. tarafından davalılardan ... Tic. A.Ş. hakkında 17.967.400,69 TL asıl alacak (3.334.273,70 USD karşılığı), 2.284.854,44 TL işlemiş faiz (424.008,47 USD karşılığı) (24.02.2017 %7 - 24.02.2018 %7 yabancı para faizi) olmak üzere 20.252.255,13 TL (3.758.282,17 USD karşılığı) tutarında ki asıl alacağa takip tarihinden başlamak üzere faiz, masraf ve vekalet ücretinin tahsilde tekerrür olmamak üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile tahsil tarihindeki merkez bankası efektif satış kuru üzerinden tahsili talebi ile 24.12.2018 tarihi itibariyle takibe geçildiği, takibin: 3.334.273,70 USD (asıl alacak miktarı) ticari ilişkilerden doğmuş, muaccel olmuş, fatura ve cari hesaptan kaynaklanan yabancı para alacak talebi, ... 2. Noterliği'nin ... tarihli, ... yevmiye nolu ihtarnamesine istinaden açıldığı görülmektedir.
... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı İcra Dosyasının incelenmesinde; davacı ... Tic. A.Ş. tarafından davalılardan ... Tic. A.Ş. hakkında 1.282.688,60 TL asıl alacak, 203.894,04 TL işlemiş faiz (24.02.2017 %8,75 reeskont faizi) olmak üzere 1.486.582,64 TL tutarında ki toplam alacağın tahsil tarihine kadar asıl alacağa işleyecek faizi, masraf, vekalet ücreti ile tahsilde tekerrür olmamak üzere fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile tahsili talebi ile 24.12.2018 tarihi itibariyle takibe geçildiği, takibin: cari hesap, fatura alacağına (ipotek takibi ve yabancı para takibi dışında kalan TL alacağına) istinaden açıldığı görülmektedir.
... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı İcra Dosyasının incelenmesinde; davacı ...Tic, A.Ş. tarafından davalılar ... Tic. A.Ş., ... ve ... hakkında 6.890.000,00 TL tutarında ki asıl alacağın tahsil tarihine kadar asıl alacağa işleyecek faizi, masraf, vekalet ücreti ile tahsili, kısmi ödemelerin TBK 100.md uyarınca öncelikle faize ve masraflara mahsuben hesaplanması isteminde ile ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile 24.12.2018 tarihi itibariyle İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yolu İle takibe geçtiği görülmektedir. Takibin: 1- ... Tic. A.Ş. adına kayıtlı taşınmaz üzerinde ...Tapu sicil müdürlüğünün ... tarih, ... yevmiye no ile konulan, 1.215.000,00 TL miktarlı ipotek akit tablosuna, 2- ... adına kayıtlı taşınmaz üzerine ... Tapu sicil müdürlüğünün... tarih, ... yevmiye no ile konulan 4.000.000,00 TL miktarlı müşterek ipotek akit tablolarına, 3- ... adına kayıtlı taşınmazlar üzerine ...Tapu sicil müdürlüğünün ... tarih, ... yevmiye no ile konulan 1.675.000,00 TL miktarlı müşterek ipotek akit tablolarına, 4- ... 2. Noterliği'nin ... tarihli, ... yevmiye nolu ihtarnamesine istinaden açıldığı anlaşılmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava ve birleşen davalar, taraflar arasında kurulan sözleşme ve protokoller kapsamında cari ilişkiye dayalı oluşan alacakların tahsili için başlatılan icra takiplerine vaki itirazların iptali istemlerine ilişkindir.
Her ne kadar davalı tarafça yetki itirazında bulunulmuş ise de sözleşmenin 10. Maddesi gereğince yetki şartı bulunduğundan yapılmış olan yetki itirazları yerinde görülmemiş ve ön inceleme duruşmasında reddine karar verilmiştir. Yine davalı tarafın zamanaşımı itirazları hesap mutabakatları ve ihtarnamelerin gönderildiği tarihler dikkate alındığında yerinde görülmemiş ve ön inceleme duruşmasında zamanaşımını da kesen nedenler gözetilerek 10 yıllık süre dolmamış olduğundan yapılmış olan zamanaşımı itirazının reddine, karar verilmiştir.
Taraflar arasında 02.01.2009 tarihli buğday satış sözleşmesi ve devam eden süreçte de ek protokoller, mutabakatlar düzenlenmiştir. Bu hususta uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Taraflar arasında ticari ilişki uzun bir dönemi kapsamakta ve çok sayıda hesap hareketi bulunmakta olup talep doğrultusunda tarafların ticari defter ve belgeleri yerinde inceletilmiş ve cari hesap ilişkileri 24.03.2025 tarihli son alınan bilirkişi raporunda ayrıntılı bir şekilde yıl yıl belirtilerek değerlendirilmiştir. Denetime elverişli bulunan ve yeterli teknik incelemeyi içerdiği anlaşıldığından mahkememizce de itibar olunan raporda, sonuç olarak incelenen davacı ve davalı defterlerinin hesap mutabakatlarının yapıldığı 2018 yılına kadar gelen süreçte uyumlu olduğu, davalı tarafın iddiasına göre cari hesaplarda ve mutabakatlarda belirtilen borcun gayrimenkul hissesi devredilerek kapatıldığı iddiası kapsamında, inceleme günü davalı şirket merkezinde, davacı vekili ve davalı şirket yetkilileri hazır bulunarak yapılan incelemede, davalı şirket yetkilisinin gayrimenkul satışı ile ilgili kayıtların ticari defterlerinde gayrimenkul devri için yapılmış kayıtlar olduğu iddiası kapsamında, ilgili defter ve belgeler karşılaştırılarak incelenmiş ve kayıtlarda bahse konu gayrimenkul satışına ilişkin olduğuna dair bir açıklamaya yer verilmediğinin görüldüğü bildirilmiştir. Yine raporda "davacı defterinde bu kayıtların esasen davalı şirketin defterindeki kayıtla benzer şekilde kaydedildiği, ancak, davacının da kayıtlarında, bu ödemelerin açıklamalarına gayrimenkul satışı ile ilgili bir açıklama girilmediği, keza, davacı şirket yetkililerinin, bu konuda ... firmasından 100.000 TL ve 250.000 TL olmak üzere toplam 350.000 TL tahsilat yapıldığını, alacağın tek döviz cinsinden takip edilmesi kapsamındaki mutabakat neticesi Euro ve TL olan bir kısım alacak arbitraj yapılarak Usd ye çevrildiğini, ... firmasında pirinç alındığı ve cari hesaplarına 44.000,00 TL alacak olarak kaydedildiğini, ... firmasından olan alacağın Döviz Kısmı için ayrı Adat hesaplaması ve TL kısmı için ayrı Adat hesaplaması yapılarak faturalandırıldığını, 2012 Yılı Adat faturası ... firmasınında kayıtlarında yer aldığını, 2010 yılındaki (3.kişiler arasındaki) arsa satışı ile borçlarını ödediklerini iddia eden firma 2012 yılında borçlarının adat faturasını niye kabul edip kayıtlarına alınmadığını anlamadıklarını, 2013 yılı başlarında adat faturasının KDV hariç tutarı olan 1.051.507,10 TL için ... ve ... imzalı Virman talep yazısı olduğunu, borçlarını iddia ettikleri gibi 2010 yılındaki arsa satışı ile sıfırlamış olsalardı bunun da virman belgesini düzenleyerek firmalarından imza almış olmayacaklarını, ... firmasından olan alacağın adat faturaları kapsamında faturalanmış olan bir kısmı karşılıklı mutabakatla şahıs hesaplarına virman yapılarak alacaklardan çıkıldığını, 2012 yılı sonunda 3.334.262,05 Usd ve son adat fatura tutarı olan 1.240.778,38 TL bakiye devrettiği beyan etmişlerdir.
Bahse konu taşınmaz, tapunun ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, 3650 parselde kain tarla vasıflı 105.400 m2 yüzölçümlü arsa ... adına kayıtlı iken 1/2 hissesinin 22.06.2010 tarihinde ...'e devrettiği görülmüştür.
Dosyasına sunulan 17.07.2007 tarihli protokolde, ... ve ...'ın alıcı, ... ve ...'in satıcı olarak anıldığı, protokol ile bahse konu taşınmazın 3.115.000 USD bedelle almak üzere anlaşıldığı, satış bedeline mahsuben 10.000 USD bu anlaşma ile birlikte satıcıya teslim edildiği, ayrıca satıcıya 18.07.2007 tarihinde 30.000 USD daha ödeme yapılacağı, satış bedelinin bakiyesinin ise satıcılar tarafından gayrimenkul üzerinde bulunan ipoteklerin fekki sağlandığında tapuda devir ile birlikte satıcılara blok çek olarak ödeneceği belirtilmiştir.
Yine dosyaya sunulan 21.06.2010 tarihli "BELGEDİR" başlıklı belgede, bahse konu taşınmazla ilgili olarak, ...'tan namına ödenmiş olan 346.000 USD haricinde hiçbir hak ve alacağı kalmadığı, bu arsa ile ilgili sınırlı olmak üzere bütün mülkiyet ve alacak haklarından zikredilen 346.000 USD haricinde feragat edildiği belirtilmiş olup, belgenin ... ve ... tarafından imza edilmiş olduğu görülmüştür.
Yine aynı tarihte ( 21.06.2010 ) düzenlenen 21.06.2010 tarihli "EK PROTOKOL" başlıklı belgede, her ne kadar taşınmaz birlikte alınmışsa da, tapunun tek olarak devri söz konusu olduğundan ortaklar arasındaki güven nedeniyle tapunun ... adına tescil edildiği, ancak ...'in ekonomik olarak arsaya ihtiyacı olması nedeniyle bu kez ...'in kendisine ait 1/2 hissenin alacak verecek ilişkisi olan ... veya belirtilecek başka bir kişiye borcunun ödenmesi amacıyla devrinin verilmesini talep ettiği, ...'ın ...'e ait 1/2 kısmının devri için bir bedel talep etmeyeceği, devri alan kişi ... ile hesaplaşmış olacağı, belirlenen kişiye devirden sonra ...'in bu gayrimenkul ile ilgili ...'tan hiçbir talep ve alacağı kalmayacağı, 1/2 oranında ...'e ait olmakla beraber ... adına tescil edilen gayrimenkulün ...'e ait kısmının 3. Kişiye devredildikten sonra her türlü hukuki hak ve vecibelerinin ... ve bu 3. Kişi arasında ... ile bir ilgisi kalmayacağı belirtilmiş olup, ... ve ... tarafından bu belgenin imza edilmiş olduğu görülmüştür.... huzurda dinlenen tanık anlatımları, davalının sunduğu protokoller ve ticari defterine yapmış olduğu kayıt dikkate alınarak, her ne kadar taşınmaz tapuda ... adına devir/tescil edilmişse de, bu devirden kaynaklı bedelin davalı ...'in yetkilisi olduğu ... ve ... carisi ilişkisinde olacağı ve borçtan mahsup edilebileceği yönünde bir sonuca varılması halinde, dava dışı ... ile yapılan protokoller gereği, gayrimenkulün 1/2 hissesinin satış bedeli 3.115.000 USD'den ibaret olacağı,
Burada Başkanlığınızın yapacağı hukuki değerlendirmede ölçüt olabilecek bir husus olarak, bir an için ... ile yapılan protokolde yazılı olan 3.115.000 USD'nin satış tarihindeki TL karşılığı, davalı ve davacı kayıtlarına 2.586.080,32'şer TL olarak giren 31.12.2012 tarihindeki iki adet miktara karşılık gelmediği hususu olabileceği, TCMB merkez bankasının ek protokolün yapıldığı 21.06.2010 tarihindeki kuruna göre 3.115.000 USD'nin TL karşılığının 4.808.937,00 TL olduğu, caride görülen mahsup kaydının 5.172.160,64 TL olduğu, 363.223,64 TL fark olduğu, bahse konu kurun, mahsup virman kaydının yapıldığı tarih olan 31.12.2012 tarihindeki kura göre yapıldığı düşünülmesi halinde ise; 3.115.00 USD'nin TL karşılığının 5.537.224,00 TL olduğu, bu tutarın ise defter kaydına giren 5.172.160,64 TL mahsup virmanından da 365.063,36 TL fazla olacağı,
Ayrıca, davalı şirketin ...'daki merkezinde yapmış olduğumuz inceleme esnasında hazır bulunan davalı şirket yetkilisi gayrimenkul devri için mahsup tutarının, yani olması gereken tutarın 10.000.000,00 TL olduğunu ileri sürdüğü, incelemesinde, davacı vekilinin de hazır bulunduğu ve davacı vekilince de görülen detayları yukarıda belirtilen, defterde olan ve olması gereken şeklinde bir excell çalışmasını USB bellek ile sunduğu, mevcut durumda, taraflar arasında ...'tan 3.115.000 USD alınan 1/2 hissenin daha fazla bir tutar ile ...'e satışının gerçekleştiğine dair yazılı bir belge olmadığından, 10.000.000,00 TL olarak belirtilen mahsup kaydının bu minvalde uygun olacağının düşünülemeyeceği, yukarıda da izah edildiği üzere, taşınmazın satış bedeli protokolde 3.115.000 USD olduğu, protokol tarihi olan 21.06.2010 tarihindeki kura göre 4.808.937,00 TL, mahsup virman kaydının yapıldığı 31.12.2012 tarihindeki kura göre de 5.537.224,00 TL olduğu," yönünde görüş bildirilmiştir.
Neticede, taraflar arasında özellikle borca yönelik olarak taşınmaz devredildiği yönünde uyuşmazlık olup bu hususta tanık olarak davacı şirkette muhasebeci ve davalı şirkette kayyum olarak görev yapmış olan ..., taşınmazın borçların tasfiyesi için verildiğini beyan etmiş ise de yerinde yapılan incelemeler sonucu borç mahsubu için gayrimenkul devri yapıldığına ilişkin bir kayda rastlanılmadığı, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere iddia olunan devre ilişkin kur karşılıklarının da beyanlarla uyumlu olmadığı, taraflar arasında 02.01.2009 tarihli buğday satış sözleşmesi yapıldığı, ödemelerin USD bazında yapılacağı ve yine protokole göre, siparişlere konu mallar ve tutarlar için ek protokoller yapılacağının düzenlendiği, davacı tarafından sözleşmeye konu malların teslim edildiği, taraflar arasında 07.01.2009 tarihinde ek protokol yapılmış olup bu ek protokole göre davalı ... firmasının, davacı ... Firmasına 2.554.862 Usd ve 300.000 Euro borcu olduğunun kararlaştırıldığı, yine taraflar arasında 12.01.2009 tarihli bir ek protokol yapıldığı, bu protokolde ...'un, davacı ... firmasına buğday satımı karşılığında 703.691,10 Usd daha borcu olduğunun kararlaştırıldığı, tüm bu protokollerin varlığının tartışma konusu olmadığı yine davalının malların teslim edilmediği yönünde herhangi bir itirazının olmadığı, davalı şirket yetkilisinin göndermiş olduğu e-mail ve taraflar arasındaki mutabakatlarda da davacının alacağının kabul edildiği, buna göre davacının alacağını yazılı belge ile ispat ettiği, davacı şirketin ortaklarından ayrı bir tüzel kişiliği haiz olduğu, olayda dava dışı üçüncü kişiler tarafından yine davacı şirket dışında üçüncü kişilere yapılan taşınmaz devrinin davacı şirkete olan borcun ödenmesine yönelik olarak yapıldığı iddiasının davalı tarafından yazılı olarak kanıtlanması gerektiği, oysa söz konusu taşınmazın davacı şirkete devredilmediği gibi davacının alacağı için yapıldığına dair herhangi bir belge mevcut olmadığı, bu nedenle davalının bu iddiasının ispatlayamadığı kanaatine varılmıştır.
... 2. Noterliği'nin ... tarihli, ... yevmiye nolu ihtarnamesinde 3.334.273,70 USD ile ayrıca adat ve kur farkı faturalarından kaynaklı 845.915,03 TL borcun ihtarnamenin tebliğinden itibaren 10 gün içinde ödenmesinin talep edildiği ihtarnamenin 15.02.2017 tarihinde davalı şirkete tebliğ edildiği, ibraz olunan tebligat mazbatasından anlaşılmış olup, bu durumda davalının 26.02.2017 tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilmiştir.
Davacı vekili asıl davada takip talebinde TL üzerinden talepte bulunmak suretiyle seçimlik hakkını kullandığından dava alacağı olarak tespit edilen 3.334.273,70 USD'nin takip tarihi olan 24.12.2018 tarihli efektif satış kuru olan 5,3101 TL ile çarpılması sonucu bulunan 17.705.326,77 TL asıl alacak yönünden, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İşlemiş faiz talebi yönünden ise seçimlik hakkın takip tarihi itibariyle kullanıldığı anlaşıldığından temerrüt tarihi olan 26.02.2017 tarihinden takip tarihi olan 24.12.2018 tarihine kadar MB 4/a gereği faiz hesabı basit matematik bilgisi ile hesaplanabileceğinden mahkememizce resen hesaplanmış olup bulunan 1.615.307,89 TL işlemiş faiz alacağı yönünden de kısmen kabul kararı verilmiştir.
Mahkememiz dosyası ile birleşen mahkememizin ████████ esas sayılı dosyası yönünden, dosyada davacı alacağı 1.282.501,78 TL alacak tespit edilmiş olup davaya konu ... İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı takipte davacı asıl alacağı 1.282.501,75 TL olarak kabul edilmiş, işlemiş feiz yönünden ise ihtarnamede belirtilen alacak miktarı 845.913,03 TL olduğu için davalı bu miktar yönünden temerrüde düşmüş olmakla işlemiş faiz hesabı bunun üzerinden yapılmış ve talep tarihinde takip talebindeki reeskont faiz oranı avans faiz oranından düşük kaldığından taleple bağlı kalınarak 26.02.2017 ile 24.12.2018 tarihleri arasına %8,75 faiz oranı işletilerek resen faiz hesaplaması yapılmış ve 135.056,70 TL işlemiş faize hükmolunmuştur.
Mahkememiz dosyası ile birleşen .... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası yönünden, mahkememiz dosyasında asıl ve birleşen...ve ...Esas sayılı dosyalarına konu icra takiplerinin ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas,... Esas ve ...Esas sayılı dosyaları olarak aynı tarihte yani 24.12.2018 tarihinde açıldığı, ... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasında ...Tic AŞ, ... ve ... aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi talepli olarak açıldığı, diğer iki icra takibine konu olan alacak toplamının ipoteğin paraya çevrilmesi talepli olarak açılan takipte belirtilen 6.890.000,00 TL alacağın üstünde olduğu, ipotek konusu taşınmazların davacı şirketin alacağını karşılayacak değerde olmadığı, davacının 6.890.000 TL dışındaki alacak tutarının ise, ipotek ya da başka bir teminatla temin edilmemiş olduğu, bu tutar üzerinden tahsilde tekerrür olmamak koşulu ile takip yapıldığı, İİK 45.maddesi “Rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir. Ancak rehinin tutarı borcu ödemeğe yetmezse alacaklı kalan alacağını iflas veya haciz yoliyle takip edebilir” şeklinde olduğu dikkate alındığında davacı tarafça ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılmasında hukuka aykırılık görülmemiştir. Davacı tarafça takipler tahsilde tekerrür olmamak koşulu ile açılmış olup tahsilata konu tutar olması halinde infaz aşamasında değerlendirileceğinden davalının bu husustaki savunmasına itibar edilmemiş ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalılar vekili 01.07.2025 tarihli tavzih dilekçesi ile ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına konu edilen ve alacağın teminatı olarak verildiği iddia edilen ipoteklerin tahsilde tekerrüre sebep olacağı belirtilerek ████████ Esas sayılı dosyadan verilen hükmün kaldırılması ya da ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına konu asıl alacak olan 6.890.000,00 TL nin 17.705.326,77 TL den mahsubunun yapılmasını talep etmiş ise de tavzih yolu ile hüküm değiştirilemeyeceği gibi kaldı ki yukarıda yapılan açıklama gereği talep de yerinde görülmemiştir.
Dava ve birleşen davalar İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davaları olup, icra takipleri sözleşmeden kaynaklanan cari hesap alacağının tahsiline yönelik olduğundan, bu durumda açılan itirazın iptali davalarında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen alacak miktarlarının % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine karar verilmiş, asıl ve birleşen davada reddedilen miktar yönünden davacının takibinde kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davalının kötü niyet tazminat talebinin yasal şartlar oluşmadığından reddine, karar verilmiş ve mahkememizin ████████ esas sayılı asıl dosyası ve mahkememiz dosyası ile birleşen mahkememizin ████████ esas sayılı dosyası yönünden davanın kısmen kabulüne, mahkememiz dosyası ile birleşen ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...esas sayılı dosyası yönünden davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
A)Mahkememizin ... esas sayılı asıl dosyası yönünden davanın KISMEN KABULÜ ile,
1-Davalının ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takibe vaki itirazının kısmen iptaline, takibin 17.705.326,77 TL asıl alacak, 1.615.307,89 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 19.320.634,66 TL üzerinden tahsilde tekerrür olmamak üzere devamına; asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 Sayılı kanunun 2. Maddesi gereğince avans faiz oranı uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Hükmedilen alacak üzerinden % 20 olarak hesap edilen 3.864.126,93 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davalının kötü niyet tazminat talebinin yasal şartlar oluşmadığından reddine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Taifesi gereğince hesaplanan 1.319.792,55 TL nispi karar ve ilam harcının peşin alınan 246.413,75 TL harçtan mahsubu ile 1.073.378,80 TL harcın davalıdan tahsil edilerek Hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan toplam 246.475,95 TL (246.413,75 TL peşin harç, 7,80 TL vekalet suret harcı, 54,40 başvuru harcı) harcın davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesap olunan 801.206,35 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
7-Davalı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap olunan 142.426,87 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
8-Arabuluculuk ücreti olarak ödenen 1.320,00 TL'nin davadaki kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 1.259,27 TL'nin davalıdan, 60,73 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
B) Mahkememiz dosyası ile birleşen mahkememizin... esas sayılı dosyası yönünden davanın KISMEN KABULÜ ile,
1-Davalının ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takibe vaki itirazının kısmen iptaline, takibin 1.282.501,78 TL asıl alacak, 135.056,70 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.417.558,48‬ TL üzerinden tahsilde tekerrür olmamak üzere devamına; asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 Sayılı kanunun 2. Maddesi gereğince avans faiz oranı uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Hükmedilen alacak üzerinden % 20 olarak hesap edilen ‬283.511,69 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davalının kötü niyet tazminat talebinin yasal şartlar oluşmadığından reddine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 96.833,41 TL nispi karar ve ilam harcının peşin alınan 17.954,21 TL harçtan mahsubu ile 78.879,20 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan toplam 18.016,41 TL (17.954,21 TL peşin harç, 7,80 TL vekalet suret harcı, 54,40 başvuru harcı) harcın davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesap olunan 210.458,19 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
7-Davalı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdiren 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
8-Arabuluculuk ücreti olarak ödenen 1.320,00 TL'nin davadaki kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 1.258,71TL'nin davalıdan, 61.29 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
C) Mahkememiz dosyası ile birleşen ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası yönünden davanın KABULÜ ile,
1-Davalıların ... İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı takibe vaki itirazının iptali ile takibin takip talebindeki şartlarla devamına,
2-Hükmedilen alacak üzerinden % 20 olarak hesap edilen 1.378.000‬,00 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 470.655,90 TL harcın peşin alınan 83.213,98 TL harçtan mahsubu ile bakiye 387.441,92‬ TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan toplam 83.276,18 TL (83.213,98 TL peşin harç, 7,80 TL vekalet suret harcı, 54,40 başvuru harcı) harç bedelinin davalılardan alınarak davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesap olunan 610.700,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Arabuluculuk ücreti olarak ödenen 1.320,00 TL'nin davalılardan alınarak Hazineye gelir kaydına,
D-Asıl ve birleşen davalar birlikte yürütüldüğünden, tüm davaların davacı tarafından yapılan; bilirkişi, posta ve tebligat masraflarından oluşan toplam 6.769,75 TL yargılama giderinden davanın kabulü reddi oranında yapılan hesaplama neticesinde 6.533,13 TL yargılama giderinin asıl ve birleşen davalıdan alınarak, asıl ve birleşen davadaki davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacının üzerinde bırakılmasına,
E-Asıl ve birleşen davalar birlikte yürütüldüğünden, tüm davalar yönünden davalılar tarafından yapılan; bilirkişi, posta ve tebligat masraflarından oluşan toplam 15.300,00 TL yargılama giderinden davanın kabulü reddi oranında yapılan hesaplama neticesinde 534,77 TL yargılama giderinin asıl ve birleşen davacıdan alınarak, asıl ve birleşen davalılara verilmesine, bakiye kısmın davalılar üzerinde bırakılmasına,
F-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, asıl ve birleşen dosya davacı vekili ve asıl ve birleşen dosya davalılar vekilinin yüzüne karşı; 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345. maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır
"Bu belge 5070 Sayılı Kanun hükümlerince elektronik imza ile imzalanmıştır."

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!