Anahtar kelimeler: Wwwcomtr Uzantılı Httpswwwcom Lider İnstagram Öncü Tahmin Çamaşırı Modeli Sitesi

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: ████████
KARAR NO: ████████
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: █████/2022
NUMARASI: ████████ E. - ████████ K.
DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Maddi Tazminat İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, kadın iç çamaşırı alanında tanınmış bir marka olup çok sayıda yeni ürün modeli açısından öncü konumda olmakla sektöründe lider konumda olduğunu, davalı şirketin, kendisine ait olan @... kullanıcı isimli instagram sayfasında ve davalıya ait www...com.tr uzantılı internet sitesi ile 3.bir kişiye ait olduğu tahmin edilen https://www...com/ uzantılı internet sitesinde gerçekleştirilen ürün tasarımlarının müvekkili şirkete ait tasarımlara ait olduğu ve davalı tarafından iltibasa yol açacak şekilde taklit ürünler gerçekleştirdiğinin tespit edildiğini, müvekkili şirket tarafından, davalı şirkete ve 3.kişiye ait internet mecralarında, tasarımı müvekkili şirkete ait olan ürünlerinin taklitlerinin ... markası altında satışının yapıldığının tespit edildiğini, bunun üzerine davalı yana ihtarname keşide edildiğini, davalı yanca, tasarımı ve kullanım hakkı müvekkili şirkete ait olan ürün modellerinin birebir olarak kullanılmasının, müvekkili şirketin bilfiil kullanmakta olduğu tasarımların kopyası niteliğinde olup, müvekkili şirketin tüketici nezdinde rağbet görmesi için uzun uğraşlar ve maddi kaynaklarını kullanarak yatırım yaptığı tasarımı ile karıştırılabilecek nitelikte olduğunu, müvekkili şirketin tescil ettirdiği tasarımların aynısının davalı şirket tarafından kullandığını, davalı şirketin kullandığı ürünlerin ne yenilik ne de ayırt edici özelliğine haiz olmayan ve birebir müvekkili şirketin kullanımında olan tescillerin kopyası olduğunun açıkça görüldüğünü, ayrıca müvekkili şirketin tasarımları olmakla birlikte tescil edilmemiş olan tasarımlarının da izinsiz olarak davalı şirket tarafından kullanıldığını, müvekkili şirket tarafından tescil ettirilen tasarımların SMK Kanunu çerçevesinde yenilik ve ayırt edici özelliklerini ihtiva etmekte olup; ayrıca tescil etmeksizin satışa sunduğu ürünlerin de kamuya arz edildiğini, davalının tasarımlara olan tecavüz fiillerinin tespiti ile durdurulması ve önlenmesine, masrafı davalı tarafından karşılanmak üzere kesinleşmiş mahkeme kararının ülkemizde en yüksek tirajlı gazetesinde kamuya ilan yolu ile duyurulmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL maddi, 1.000,00 TL manevi tazminatın işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın gönderdiği ihtarnameye cevap verildiğini, ihtarname içeriğinde yer alan hususların gerçeği yansıtmadığını, iddia edildiği gibi bir durumun bulunmadığının açıkça bildirildiğini, davacının farazi ve soyut iddialarından ibaret taleplerinin kabul edilebilir yönünün bulunmadığını, davacı tarafından aksini ortaya koyabilecek herhangi bir somut delil yahut başkaca bir ispat vasıtasının sunulmadığını, müvekkili şirketin satışa sunmuş olduğu tasarımların tamamıyla kendi üretimleri olup, davacıya ait ürünler bakımından iltibas tehlikesi oluşturmasının söz konusu olmadığını, müvekkili şirketin ürünleri ile davacıya ait ürünlerin karşılaştırılması yapıldığında; müvekkili şirket tasarımlarının, görselliğin yanı sıra, kumaş, desen, kullanılan dantel ve materyallerdeki farklılıklar, şekil ve detaylar bakımından da benzer olmadığının açıkça görüldüğünü, davacı tarafın haksız tecavüz oluşturduğunu ve kendi adına tescilli olduğunu iddia ettiği tasarımlar açısından yenilik ve ayırt edicilik unsurunun varlığından da söz edilemeyeceğini, bralet, sütyen, büstiyer gibi birtakım iç giyim ürünlerinin şekil açısından zaten belli başlı kalıplar mevcut olduğundan, seçenek özgürlüğünün oldukça kısıtlı olan bu tarz ürünler açısından ileri sürülen şekil ve model bakımından benzerlik iddialarının, haksız rekabet iddiası açısından kabulünün mümkün olmadığını, dava konusu müvekkili şirket tasarımlarının bilgilenmiş kullanıcı nezdinde davacı tasarımlarına karşı ayırt edici özelliklere sahip olduklarını, bilgilenmiş kullanıcı nezdinde genel izlenimlerinin farklı olduğunu ve karıştırılma ihtimallerinin söz konusu olmadığının açık olduğunu, anılan ürünler bakımından da, davacının taleplerinin kabul edilebilirlikten uzak olduğunu, davacının, müvekkili şirketin kendine çıkar ve haksız kazanç sağladığını, davacının bilinirliğinden faydalanmaya çalıştığını iddia ederek, bu sebeple zarara uğradığını, elde edeceği kardan yoksun kaldığına ilişkin iddialarının gerçek dışı ve mesnetsiz olup davacı tarafından iddiaları destekleyecek herhangi bir delil sunulmadığını, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesin kararıyla; "Somut olayda, davacının tescilsiz tasarımlarının ilk kez kamuya sunulma tarihi, sunulan deliller çerçevesinde tespit edilemediğinden, tescilsiz tasarım korumasından yararlanma koşullarına haiz olduğu hususunun da ispatlanamadığının kabulü gerekir. Bu yönden tescilsiz tasarıma tecavüz iddialarının da reddi gerektiği sonucuna ulaşıldığı" şeklindeki gerekçeleri ile, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirketin tescil ettirdiği tasarımların aynısı davalı şirket tarafından kullanıldığını, davalı şirketin kullandığı ürünler ile müvekkili şirkete ait tasarımlar arasında ne yenilik ne de ayırt edici özellik bulunmadığını, mahkeme tarafından müvekkili şirkete ait tasarımlar ile davalı tarafa ait ürünler arasında giysiyi oluşturan gövde, askı ve üzerinde yer alan aksesuarların biçimleri ile yüzey desenlerinin farklılığı ile bilgilenmiş kullanıcı nezdinde farklılaştığı, tescilli tasarıma tecavüzün hukuki koşullarının oluşmadığı belirtildiğini, kararının aksine müvekkili şirkete ait tasarım ile davalı yanın tasarımı arasında bariz benzerlikler bulunduğunu, bilgilenmiş kullanıcı nezdinde de ürünlerin benzer olarak algılandıkları açıkça ortada olduğunu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun eksik inceleme ile hatalı bir şekilde oluşturulduğunu, hükme esas alınamayacağını, her iki tasarımında barındırdıkları halka ve zincir detayı ile benzer konumda olduğunun bilirkişi raporunda da belirtildiğini, tasarımın raporda genel tüketici üzerinde yaratacağı izlenime dair hiç bir değerlendirme yapılmadığını, her iki tasarım genel görünüm itibariyle benzer olduğundan kullanıcılar nezdinde ayırt edilebilmeleri mümkün olmadığını, müvekkili şirkete ait tescilli ve tescilsiz tasarımlar kendine has yeniliğe ve ayırt edici özelliğe haiz olduğunu, davacının açıkça müvekkili şirketin kullanımda olan ve kamuya sunulan tasarımlarına tecavüz ettiğinin sabit olduğunu, müvekkili şirketin bilinirliği göz önüne alındığında, davalı şirketin bundan faydalanarak kendine çıkar ve kazanç sağladığı ve müvekkil şirketin maddi, manevi zarara uğradığına, Mahkeme kararının aksine müvekkili şirketin tescil etmeksizin satışa sunduğu ürünler yasal mevzuata göre tasarım korumasından yararlanma şartlarına haiz olup işbu tescilsiz tasarımlar da müvekkili şirketin markası ile bilindiğini, davalının müvekkili şirketin tasarım hakkına tecavüz ettiğinin sabit olduğunu, müvekkili şirket tarafından tescil ettirilen tasarımlar SMK kanunu çerçevesinde yenilik ve ayırt edici özelliklerini ihtiva ettiğini, ayrıca tescil etmeksizin satışa sunduğu ürünler de kamuya arz edildiğini, genel tüketiciler nezdinde de dava konusu ürünler müvekkili şirketin markasıyla bilindiğini, Türk Patent ve Marka kurumu nezdinde ..., ..., ... başvuru numaralı tasarım tescil başvuruları bulunduğunu, davaya konu tüm tasarımlar tescilli koruma kapsamında yer aldığını, ... nolu tasarım tescili 6.sarıda yer aldığını, tasarımın müvekkili tarafından tescil edildiğinin bilirkişi ve mahkeme tarafından gözden kaçtığını, aynı tasarım davalı tarafından da satışa sunulduğunu, davalı haksız ve hukuka aykırı olarak kendine çıkar ve kazanç sağlamaya çalışarak müvekkili şirketi maddi ve manevi zarara uğrattığını, bilirkişi raporunda da bilirkişi heyeti tarafından yapılan inceleme sonucunda davaya konu 2, 3 ve 4 no'lu tasarımların bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenim bakımından davalıya ait tasarımlarla benzer olduğu kanaatine varıldığını, bu hususun mahkemece değerlendirilmediğini, davalı şirketin kullanmış olduğu tasarımların yenilik ve ayırt edicilik özelliklerini taşımadığı, müvekkili şirketin tasarımlarının birer kopyası olduğu ve bu surette müvekkili şirketin fikri mülkiyet haklarının ihlal edildiğinin açık olduğunu, beyanla istinaf isteminin kabulü ile, mahkeme kararının müvekkili şirket aleyhine kurulan hükümlerin kaldırılmasının davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP: Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; mahkemece yapılan yargılama neticesinde usul ve yasaya uygun olarak davacının taleplerinin tümden reddine karar verildiğini, davacının mesnetsiz iddia ve gerekçeleriyle istinaf talebinde bulunduğunu, davacı istinaf dilekçesinde kendi adına tescilli olduğunu iddia ettiği tasarımlar açısından müvekkili şirkete ait tasarımların yenilik ve ayırt edicilik unsurunun bulunmadığını ve tasarım hakkına tecavüz olduğunu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacı adına tescilli ürünler bakımından herhangi bir tecavüz bulunmadığı bilirkişi raporları ile de tespit edildiğini, mahkemece davanın reddine dair verilen karar yerinde olduğunu beyanla davacı tarafın istinaf talebi reddini mahkeme kararının onanmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu davacıya ait, ... tescil numaralı ve dava dilekçesinin ekinde yer alan tescilsiz tasarımlarından doğan haklarına davalının tecavüz ettiği iddiasına dayalı tescilli ve tescilsiz tasarımlara tecavüzün tespiti önlenmesi, maddi ve manevi tazminat davasıdır. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. █████/2021 tarihli bilirkişi heyetine ait raporda özetle;" Davacı tarafa ait ... numaralı tasarım tescili ile davalı tarafa ait @... adresinde yer alan ürün görseli arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğu, bu sebep ile farklı olarak algılandıkları, b) Davacı tarafa ait tescilsiz sutyen tasarımı ile davalı tarafa ait @... - Https://www.instagram.com/p/... adresinde yer alan sutyen görseli arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, c) Davacı tarafa ait tescilsiz sutyen tasarımı ile davalı tarafa ait @... - Https://www.instagram.com/p/.../ adresinde yer alan sutyen görseli arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, d) Davacı tarafa ait tescilsiz sutyen tasarımı ile davalı tarafa ait @... - Https://www.instagram.com/p/... adresinde yer alan sutyen ve külot görseli arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları " belirtilmiştir.█████/2022 tarihli bilirkişi heyetine ait Ek raporda özetle;" Davacı tarafa ait ... numaralı tasarım tescili ile davalı tarafa ait @... adresinde yer alan ürün görseli arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğu, bu sebep ile farklı olarak algılandıkları, Davacı tarafa ait ürün görselinde yer alan üst ile davalı tarafa ait @... - Https://www.instagram.com/p/.../ adresinde yer alan sutyen görseli arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, Davacı tarafa ait ürün görseli ile davalı tarafa ait @... - Https://www.instagram.com/p/.../ adresinde yer alan sutyen görseli arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, Davacı tarafa ait ürün görseli ile davalı tarafa ait @... -Https://www.instagram.com/.../.../ adresinde yer alan sutyen ve külot görseli arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, Davacı tarafa ait ürünlerin ilk kamuya sunumu ile ilgili denetlenebilir bilgiye ulaşılamaması sebebi ile tecavüz konusunda takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu " belirtilmiştir. 6769 sayılı SMK'nun 55.md'sine göre tasarım, ürünün tümü veya bir parçasının ya da üzerindeki süslemenin çizgi, şekil, biçim, renk malzeme veya yüzey dokusu gibi özelliklerinden kaynaklanan görünümüdür. Burada kanun koyucu patent ve faydalı modelden farklı olarak fonksiyona değil, görünüme koruma bahsettiğinden görünümün esas alınması gerekmektedir. Bir tasarımın koruma kapsamı belirlenirken o tasarımın bilgilenmiş kullanıcı gözünde oluşturduğu genel izlenim ile bariz bir benzerlik gösteren bütün tasarımların birlikte dikkate alınması gerekir. Kıyaslanan tasarımlar arasında sadece küçük ayrıntılarda farklılık varsa tasarımların aynı olduğu kabul edilir. Yine bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim ile herhangi bir tasarımın böyle bir kullanıcı üzerinde oluşturduğu genel izlenim arasında genel bir farklılık varsa tasarım ayırt edici niteliğe sahip demektir. Burada, tasarım alanında, özellikle dikkat edilmesi gereken husus korumanın, görünüm, şekil, doku ve ergonomi gibi özelliklere hasredilmesidir. Tasarım hakkı ürün ve eşyaların teknik işlevini değil, dış görünümünü konu etmektedir. Kanunda yer alan "bilgilenmiş kullanıcı" özel bir bilgiye sahip olmadan markalar alanında markaları karşılaştırabilen ortalama tüketici kavramı ile ilgili sektörde teknik bilgiye sahip uzman arasındaki kişidir. SMK'nun 55/4 maddesine göre tescilsiz tasarım ilk kez Türkiye'de kamuya sunulmuş olması halinde korunur. İlk kez Türkiye'de kamuya sunulan bu tasarım ayırt edici olmalı ve kamuya arzından itibaren 3 yıllık süre geçmemiş olmalıdır. Somut olayda toplanan tüm deliller ve bilirkişi heyet raporları göz önünde bulundurulduğunda,Tescilli ... nolu tasarım yönünden yapılan incelemede bilirkişi heyeti tarafından davacı tasarımı ile davalı tasarımında kullanılan aksesuar, renk ve desen bakımından tasarımların bilgilenmiş kullanıcı nezdinde farklı olarak algılandığı tespit edilmekle bu itibarla tescilli tasarıma tecavüzün şartları oluşmadığı, tescilsiz tasarım yönünden,Mahkemece alınan kök ve ek raporlar ile davalının ürün görsellerinin davacının tescilsiz tasarımları ile SMK 59/2 mad.kapsamında düzenlendiği şekilde benzer olduğu anlaşılmaktadır. Ancak davacının tescilsiz tasarımının SMK 56/5-b maddesi kapsamında yeni olup olmadığı ve SMK 69/2 maddesi kapsamında taklit fiilinin davacı tasarımının kamuya sunum tarihinden itibaren üç yıl içerisinde gerçekleştiğinin ispatı yönünden davacı tarafça dosya kapsamına delil sunulmadığı anlaşılmaktadır. Davacı tescilsiz tasarımın ilk olarak kamuya kendisi tarafından sunulduğunu yeni ve ayırt edici olduğunu ve üç yıl geçmeden ihlal fiilinin gerçekleştiğini ispatla yükümlü olup bu yönde dosya kapsamına delil sunulmadığı, mahkemece alınan ek raporda da bu hususa işaret edildiği, davacı vekilinin rapora beyan dilekçesinde sadece tescilsiz tasarımlar yönünden benzerlik üzerinde durulduğu, anlaşılmakla tescilsiz tasarımların koruma koşullarına sahip olduğu ispat edilemediği kanaatine varılmıştır. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin █████/2022 tarih ve ████████ E., ████████ K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,5‬0 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, █████/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!