Anahtar kelimeler: Aramanın Şüpheye Eşyayı Satmak Düşmeyen İkrar Suçlamayı Huzurunda Mücadele Kaçakçılıkla
7. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
    SAYISI : ███████ E., ████████ K.
    SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
    HÜKÜM : Beraat, eşyanın müsaderesi
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
    Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
    Sanığın Mahkeme huzurunda usulüne uygun şekilde alınan savunmasında, atılı suçlamayı "ele geçen kaçak eşyayı satmak amacıyla bulundurduğu" şeklinde şüpheye yer bırakmayacak açık bir ikrar ile kabulü karşısında, kaçakçılık suçunu işlediği sabit olan sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerekirken aramanın usulsüz olduğu şeklindeki dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile hakkında beraat kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
    Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi
    gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, 07.04.2025 tarihinde karar verildi.
    (K.D.)
    K A R Ş I D Ü Ş Ü N C E
    Sayın çoğunluk ile aramızdaki uyuşmazlık, hukuka aykırı aramada elde edilen maddi delil dışında sanığın mevcut ikrarının somut olayda mahkûmiyet için yeterli olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
    Şöyle ki;
    Somut olayımızda 25.10.2013 tarihli 'Olay tutanağı' içeriğine göre, 15:00 sıralarında haber merkezine ‘.......... Mah. 69156 Sok. ............. Apt. önünde kaçak sigara satışı yapıldığı' olayının bildirilmesi üzerine görevli ekip olay yerine intikal ettiğinde ... isimli şahısla görülmüş ve kaçak sigaraya dair ihbar olduğu anlatılmış, sanık tezgâhın yanında bulunan kırmızı renkli poşeti görevlilere vermiş ve görevlilerce poşet içerisine bakıldığında değişik markalarda 22 paket gümrük kaçağı sigara olduğu görülerek şahıs ve sigaralarla ilgili işlem yapılmak üzere polis merkezine götürülmek üzere saat 15:30'da tutanak imza altına alınmıştır. Cumhuriyet savcısı ile telefon görüşme tutanağı içeriğine göre "nöbetçi Cumhuriyet savcısına 16:30 da telefonla bilgi verilmiştir..." ibaresi ile adli işlem başlatılmıştır.
    Emniyet haber merkezinden ‘......... Mah. 69156 Sok.............. Apt. önünde kaçak sigara satışı yapıldığı’ olayının bildirilmesi üzerine adrese intikal edildiğinde aksi ispat edilemeyen olay tutanağı içeriğine göre, tezgâh yanında bulunan ve dışarıdan bakılınca içinde ne olduğu görülmeyen kırmızı renkli poşetin sanık tarafından görevlilere verilmesi üzerine yapılan kontrolde 22 paket muhtelif marka kaçak sigaranın poşet içerisinde ele geçirildiği olayda, suça konu sigaraların satışının yapıldığı sırada veya satışa arz halinde yakalamanın bulunmayışına göre mevcut durumun artık suç üstü hali olarak değerlendirilemeyeceği, bu suretle bir suç işlendiği bilgisini edinen polisin, olay yerinin korunması, delillerin tespiti, kaybolmaması ya da bozulmaması için acele tedbirleri aldıktan sonra 5271 sayılı CMK'nın 2/e, 161 ve 2559 sayılı PVSK'nın Ek 6. maddeleri uyarınca derhâl Cumhuriyet savcısına olayın haber verilip Cumhuriyet savcısının emri doğrultusunda soruşturma işlemlerine devam edilmesi ve CMK’nın 116 ve 119. maddeleri uyarınca Cumhuriyet savcısının arama emri veya mahkemeden alınacak adlî arama kararı alınması gerekirken sanığın tezgâhının yanında bulunan ve dışarıdan bakıldığında içinde ne olduğu görülmeyen poşete ilişkin gerçekleştirilen arama işleminin usulüne uygun verilmiş bir yazılı arama emri
    veya adlî arama kararı bulunmaksızın gerçekleştirildiği, bu durumun açıkça hukuka aykırı olduğu, suç konusu kaçak sigaraların hukuka aykırı olarak elde edilen delil niteliğinde bulunması nedeniyle Anayasa'nın 38. maddesinin 6. fıkrası ile CMK'nın 206. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi, 217. maddesinin 2. fıkrası ve 230. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca hükme esas alınamayacaktır. Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 12.01.2022 tarihli ███████-56 E., ███████ K. sayılı kararı da bu yöndedir.
    Bu tespitten sonra, hukuka aykırı aramada elde edilen maddi delil dışındaki diğer delillerin, bu bağlamda haber merkezine ...Mah. 69156 Sok.... Apt. önünde kaçak sigara satışı yapıldığı' olayının bildirilmesi ile sanığın mevcut ikrarının somut olayda mahkûmiyet için yeterli olup olmadığı hususunun irdelenmesi gerekmektedir.
    Ceza Yargılaması Hukukunda bir beyan delili olan “ikrar” tek başına hükme esas teşkil etmeyecektir. Şüpheli veya sanığın ifadesi veya sorgusunda geçen örtülü veya açık suç ikrarının delil değeri vardır, ancak bu ikrar mutlak kanıt değildir.
    Şüpheli veya sanığın ifade ve sorgusunun alınmasının sebebi ikrar elde edip suçu kabul ettirmek olmayıp, şüpheli veya sanığın savunmasını tespit etmek, lehe ve aleyhe delilleri, maddi hakikati ortaya çıkarmak ve dolayısıyla adalete ulaşmaktır. Kaldı ki, şüpheli veya sanığın susma hakkını kullandığı durumda, bu susması aleyhine delil veya emare sayılamaz. Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikte hukuka uygun olarak elde edilmiş delillerle ispat edilebilmesidir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 10.12.1990 tarihli 1990/6-257 E., 335 K.; 17.11.2009 tarihli 2009/7-160 E.-264 K. sayılı kararlarına göre; “Bir insanın kendisini suçlu kabul etmesi veya başkasının suçunu kabullenmesi olanaklıdır.Bu itibarla, duruşmada yapılan ikrarın başkaca yan kanıtlarla desteklenmesi gereklidir.” Bu itibarla, duruşma sırasında yapılan ikrar da yalnız başına somut delil sayılarak, mahkûmiyete esas alınamaz.
    İkrarın hangi aşamada gerçekleştiği ve özgür iradeye dayalı olup olmadığı, ikrarda bulunanın beyanın ciddiyetini ve bundan doğacak sonuçları bilip bilmediği, ikrarın başkaca deliller veya emarelerle desteklenip desteklenmediği, kuşkudan arınmışlığını ve belirliliğini zayıflatacak biçimde ikrardan dönülüp dönülmediği gibi hususlar da göz önünde bulundurulmak suretiyle, ikrarın delil değeri ortaya konulmalıdır. Örneğin, CMK’nın 116 ve 119. maddeleri uyarınca gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısının yazılı arama emri veya mahkemeden alınacak adlî arama kararı olmadan hukuka aykırı yapılmış bir ev araması sonucunda elde edilen delilden yola çıkılarak ikrara da ulaşılabilir. İşte bu durumda ortada hukuka aykırı delil niteliğinde olan arama sonucunda elde edilen bir delil vardır ki, bu deliller yargılamada kullanılamaz.
    Bu değerlendirmelerle birlikte somut olayımıza tekrar döndüğümüzde, sanığın ikrarı hukuka aykırı arama ile elde edilen delile dayanılarak alınmıştır. Arama ve arama sonucu elde edilen deliller ve buna bağlı tutanaklar hukuka aykırı olarak yapıldığından yok hükmündedir. Olayımızda değerlendirme dışıdır. Kolluk tarafından sanığa, '... Mah. 69156 Sok. ... Apt. önünde kaçak sigara satışı yapıldığı'
    belirtilmiştir ki, bu bir iddiadır ve bu iddiayı kanıtlamaya elverişli hiçbir bilgi ve belge evraka eklenmemiştir. Olay tutanağı içeriğine göre kaçak eşya satışa arz halinde bulunmayıp tezgâh yanında bulunan ve dışarıdan bakılınca içinde ne olduğu görülmeyen poşettedir. Böylece sanıktan, hukuka aykırı elde edilmiş delil sayesinde ikrar delili elde edilmiş, sanığın kendisini suçlaması sağlanmıştır. Görüldüğü üzere dosyada delil olarak değerlendirilebilecek sadece soyut bir ikrar kalmaktadır. Hukuka aykırı yolla yapılan arama sonucu elde edilen deliller yok sayıldığından olayımızda başkaca yan delillerle de desteklenmeyen mücerret ikrar sanığın mahkûmiyetine yeterli değildir.
    Bu itibarla somut olayda ikrarın delil değeri ortaya konulmadan ve ispat sorunu çözümlenmeden hukuka aykırı bir şekilde arama sonucu elde edilen delile dayanılarak, başkaca delille desteklenmeyen mücerret ikrarın mahkûmiyete esas teşkil edemeyeceği gözetilmeden sayın çoğunluğun sanığın mahkûmiyetine karar verilmesine ilişkin bozma sebebine katılmıyorum. 07.04.2025

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!