Anahtar kelimeler: İndirdikten Özetlemüvekkili Emtiayı İthali Davadavacı Takiben Makinenin Sundukları Nihayetinde Akdin

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: ████████ EsasKARAR NO: ████████DAVA: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ: █████/2021KARAR TARİHİ: █████/2025Mahkememizde görülen Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle,Müvekkili firma ile davalı arasında -----olan ticari emtianın---- ithali ile taraflarına bilahare satışı yönünde anlaşma sağlandığını, anlaşma kapsamında davalıya avans mahiyetinde --- olmak üzere 13.375,00 EURO ödendiğini ve satış akdinin kurulduğunu, akdin kurulmasını takiben geçen zaman içerisinde iş makinesinin bir türlü ithalatının gerçekleştirilemediğini ve dilekçe ekinde sundukları bir kısım yazışmalardan takdir edileceği üzere beklenilen süre içerisinde bir türlü temin edilip getirilemeyen makinenin, nihayetinde ----- gönderildiğini ve ----- indirildiğini, davalının ticari emtiayı gümrük sahasına indirdikten sonra müvekkiline gönderdiği e-posta ile mağdur edildiğini, yazışmalarda davalının, sözlü olarak yapıldığını iddia ettiği görüşmelerde 75.000 EURO'sunun makine yüklenmeden, 100.000 EURO'luk kısmının 2 ay vadeli olacak şekilde ödenmesi gerektiği, buna uyulmadığı, makinenin bedelinin en geç █████/2020 tarihinde kendilerine ödenmediği takdirde hızlı bir şekilde yasal işlem başlatmak zorunda kalacaklarını ve ayrıca yapılan 13.750,00 EURO'nun yanacağını bildirdiğini, davalının yerinde olmayan bu talebine karşı çıkıldığını ve ticari emtianın tesliminin talep edildiğini, hayatın olağan akışı ve genel hayat tecrübelerine göre ön ödemeye ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadan davalının ithalatı gerçekleştirmiş olmasının, böyle bir ödeme yükümlülüklerinin bulunmadığına fiili karine teşkil edeceğini, davalının keşide ettiği ihtarnamenin 6.bendinde sözleşmeye konu emtiayı teslime hazır olduğu ve teslim alınmadığından bahisle alacaklının temerrüdüne düştüğünden bahsedildiğini, ancak bu iddiaların isabetli olmadığını, 6098 sayılı TBK’nın 106.md. yapma veya verme edimi gereği gibi kendisine önerilen alacaklının, haklı bir sebep olmaksızın onu kabulden veya borçlunun borcunu ifa edebilmesi için kendisi tarafından yapılması gereken hazırlık fiillerini yapmaktan kaçınırsa, temerrüde düşmüş olduğunu, asli edim yükümlülüğünün eserin müvekkile tam ve gereği gibi teslimine ilişkin olduğunu, ticari emtianın teslime hazır hale getirilmediği gibi teslimde edilmediğini, emtianın kullanıma hazır olduğuna ilişkin testler yapıldıktan sonra bedeli defaten ödemeye hazır olduklarını, ayrıca 6098 sayılı TBK’nın 97.maddesi kapsamında edimini tam ve gereği gibi yerine getirmeyen tarafın, karşılık ve mübadele (değişim) içerisinde bulunan karşı edimin ifasını isteyemeyeceğini, sonuç olarak, ----- yevmiye nolu ihtarnamedeki talepleri reddettiklerini ve ihtarname kapsamında kendi edim yükümlülüklerini ifaya hazır olduklarını bildirdiklerini, davalının, ifaya yanaşmaması üzerine -------yevmiye nolu ihtarnamesi ile ihtarın tebliğinden itibaren 3 iş günü içerisinde emtianın teslime hazır olup olmadığı yönünde bilgi verilmesi, emtia teslim edilmez ise sözleşmenin feshinden kaynaklı zararı talep edeceklerini ve avans olarak ödedikleri 13.375,00 EURO’nun ödenmesinin bildirildiğini, Taraflar arasında sözlü olarak kurulan satış sözleşmesinin, ticari nitelikte taşınır satış sözleşmesi olduğunu, taraflar arasındaki satış sözleşmesinde TBK’da satış sözleşmesinin özel hallerine ilişkin nitelikleri ihtiva etmemekle, uyuşmazlığın çözümünde taşınır satış sözleşmesine ilişkin genel hükümlerin uygulanması gerektiğini, davalı tarafından koşulları oluşmadan satış sözleşmesinin feshi cihetine gidilmesinin haksız olduğunu, sözleşmenin taşınır satışına ilişkin olup, satıcının temerrüdünün 212.maddede alıcının temerrüdünün 235.maddede düzenlendiğini, şayet davalının proforma faturaya dayandığında ısrar ediyor ise taraflar arasındaki satımın ticari satım olduğu göz önüne alındığında teslim tarihinin █████/2020 olarak belirlendiğine göre 212.maddenin 2.fıkrası uyarınca müvekkili bakımından satış sözleşmesinden dönüldüğünün kanuni karine olarak kabul edildiğini, ancak durumun böyle olmadığını, e-posta yazışmalarıyla akdin ayakta kaldığının anlaşıldığını, süresinde malı hazır edemeyenin davalı olduğunu, emtianın ----- indirilmiş olmasının müvekkilin inborçlunun temerrüdüne veya alacaklının temerrüdüne uğradığından söz edilemeyeceğini, Öncelikle taraflar arasında kurulan sözlü sözleşme kapsamında davalının taraflarına TBK 97 de kurala bağlanan, karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerektiğini, hüküm uyarınca edimi teklif etmesi gerektiğini, ortada belirli bir vade yokken ve söz konusu mal gümrük sahasında olmasına rağmen malı taraflarına gümrükten çıkartıp teslim yükümlülüğü olmasına rağmen gümrük sahasında bulunan malı teklif etmesi usulüne uygun bir ifa olmadığını, bu nedenle davalının taraflarına usulüne uygun bir teklifi olmadığından taraflarının temerrüde düşürülmesi söz konusu olmayacağından davalının TBK 235 gereği işlem yapmasının mümkün olmadığını, ayrıca davalının, müvekkilini 6102 sayılı TTK hükümleri dairesinde temerrüde düşürmediğini, Müvekkilinin ticari emtiayı teslim almada temerrüde, yani alacaklının temerrüdüne düştüğünden de söz edilemeyeceğini, çünkü, müvekkilinin her defasında emtiayı teslim almaya hazır olduğunu özellikle belirttiğini, taraflar arasındaki ilişkinin sözlü olarak kurulan ticari nitelikte taşınır satış sözleşmesi olduğundan, temerrüt olgusunun oluşup oluşmadığının belirlenmesinde 6102 sayılı TTK’nın 1530/4. Maddesinin göz önünde bulundurulması gerektiğini, davalının ticari nitelikteki satış sözleşmesini feshetmesi haksız olduğundan, müvekkili tarafından ödenen bağlanma parasının iadesi gerektiğini belirtmiş olup, davalı tarafından sözleşmenin haksız yere sona erdirildiğinin tespitine, 13.375,00 EURO bağlanma parasının 8/███████ tarihinden itibaren işleyecek döviz cinsinden (Euro) devlet bankalarınca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile tahsiline, avukatlık ücreti ve yargılama giderlerinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Müvekkili şirket ile davacı arasında yapılan ticari görüşmeler neticesinde --------makinenin %30’u ön ödemeli ve yükleme bedeli, nakliye, kurulumun alıcıya ait olacak şekilde müvekkili tarafından temin edileceği ve davacı tarafından 04.08.2020 tarihinde teslim alınacağına ilişkin anlaşma sağlandığını, tarafların karşılıklı irade beyanlarının uyuşması sonucunda mezkûr satış sözleşmesinin doğduğunu ve müvekkilinin de satış sözleşmesinden doğan tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, sözleşmeye konu makinenin satış bedeli olarak 05.06.2020 tarihinde proforma fatura düzenlendiğini ve davacıya gönderildiğini, faturadan hariç olarak defaatle bildirim yapılmış olmasına rağmen, satış bedeline ilişkin olarak bağlanma parası dışında hiçbir ödeme yapılmadığını ve bunlara ek olarak satışa konu emtianın da teslim alınmadığını, müvekkilinin haklı nedenlerle fesih yapmasını müteakip davalının, müvekkili ile aralarında kararlaştırdıklarından tamamen farklı olarak, salt ödemiş olduğu bağlama parasının iadesinin sağlanması için gerçeğe aykırı beyanlarda bulunduğunu, davacının dilekçesinde TTK 1530 ve devamı hükümlerine atıf yapmışsa da söz konusu hükmün uyuşmazlığa uygulanmasının mümkün olmadığını, zira lafızdan da anlaşıldığı üzere hükmün, sözleşmede ödeme günü veya süresi belirtilmeyen işlemlerde uygulama alanı bulacağını, ancak eklerde sunulan görüşmelerde ve proformada da belirtildiği üzere ödemelerin, ön ödeme ve yüklemenin yapıldığı zaman olmak üzere iki farklı zamana bağlandığını, hatta proformadan yapılması gereken ödeme %30 olarak kararlaştırılmış olmasına rağmen davacı tarafından yapılan ödemenin 13.375-Euro ile sınırlı kaldığını, söz konusu bu durumun davacının ön ödeme yükümlülüğünün tarihini bildiği ancak bu ödemeyi dahi eksik yaparak belirli vadede gerçekleşmesi gereken edimin ifasına aykırı davrandığını gösterdiğini, öte yandan davacının dilekçesinde teslimin teklif edilmediğini bahsetmiş olsa da bu durumun gerçeği yansıtmadığını, zira proformada nakliye ve yükleme bedelinin alıcıya ait olduğunun belirtildiğini, alacaklı söz konusu nakliye ve yükleme bedelini dahi ödememiş olmasına rağmen müvekkilinin sözleşmenin gereği gibi ifa edilebilmesi için nakliye, vinç ve sigorta ücretini kendisi karşılayarak söz konusu emtiayı gümrüğe getirdiğini, emtianın gümrüğe getirildiğini öğrenen ancak yurt içi nakliye ücretini de ödemeyerek emtianın antrepoya taşınmasına neden olan davacının atıf yapmış olduğu TBK 107. Maddesinden anlaşılacağı üzere, tüm uyarılara rağmen gerekli ödemeyi yapmayan, malın teslimi için yapılması zorunlu masrafları karşılamayan; hatta ön ödemeyi dahi eksik ifa eden alacaklının söz konusu durum nedeniyle de temerrüde düştüğünün bir gerçek olduğunu, bunun bir sonucu olarak davacı yana malların antrepoya teslim edileceğinin de belirtildiğini, tacirler arasında yapılan işlemlerde belirli vadenin kesin vade olarak kabulü gerektiğini, proformada ve mail konuşmalarında ödeme tarihinin belirlenebilir bir vadeye bağlanmış iken ediminin ifasında direnen davacının herhangi bir ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düştüğünün kabulü gerektiğini, çekilen ihtarnamede de belirttikleri üzere aradan geçen tüm süreye rağmen edimin ifasından ve emtianın tesliminden kaçınan davacıya mehil verilmesine gerek olmadığı, olayın tüm hal ve şartlarından anlaşıldığı üzere, davacının müvekkilinin bu hakkı kullanmasını TTK 1530/4'e göre yapılacağını iddiasının korunamayacağını izah ettiklerini, hal böyle olunca müvekkilinin mehil vermeksizin sözleşmeden dönebileceğinin kabulü gerektiğini, vadesi geldiği halde emtiayı hem teslim almayarak hem de kararlaştırılan satış bedelini vadesinde ödemeyen davacının sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle müvekkilinin uğradığı zararın giderilmesini de sağlamak zorunda olduğunu, zira müvekkilinin sözleşmenin ifasının sözleşmeye uygun yapılabilmesi için, Antrepo Bedeli: 1.500 €, Vinç Bedeli: 1.100 €, Bekleme Kaynaklı yapılacak olan Ekstra bakımlar: 10.000 €, Yurtdışından Türkiye ye sevkiyat bedeli: 9.550 € ödeme yaptığını, müvekkilinin tüm ihtarlarına rağmen taraflar arasında kararlaştırılan satış bedelinin davacı tarafından ısrarla ödenmediğini, müvekkilinin uğradığı zararlar karşısında sözleşmeyi feshetmemesi için hiçbir neden kalmadığını, davacıya sözleşmeye konu emtianın teslime hazır olduğunun bilgisi verilmesine rağmen teslim alma konusunda da ödeme yapma konusunda olduğu gibi tarihinde ifadan kaçındığını, işbu nedenlerle alacaklı temerrüdüne de düştüğünün kabulü gerektiğini, bu durumda; müvekkilinin emtianın korunması ve hasara uğramasını önlemek için birçok önlem aldığını, ancak bu işlemler için de ayrıca masraflar yapıldığını, antrepo tutulduğunu, nakliye masraflarına da katlanıldığını, işbu masraflara ait faturaları ekte sunduklarını, ------- tarihli ihtarname ile müvekkilinin davacının borcunu kusurlu bir şekilde ifa etmemesi nedeniyle, müvekkilin zararının hali hazırda devam ettiğinden; uğradıkları zararların giderilmesine yönelik davacı yana süre verildiğini, ancak davacının, bu zararları gidermediği gibi haksız ve kötü niyetli olarak işbu davayı ikame ettiğini, doğan zararların giderilmesi için karşı dava açma haklarını saklı tuttuklarını, sözleşmenin gereği gibi ifa edilmemesinden doğan zararları mahsup ettiklerinde dahi müvekkilinin zararlarının halen tahsil edilemediğini, hal böyle olunca müvekkilinin değil davacının borçlu konumunda olduğunu, 6098 sayılı TBK 177. Maddesinde; “A. Bağlanma parası MADDE 177- ...(2) Aksine sözleşme veya yerel âdet olmadıkça, bağlanma parası esas alacaktan düşülür…” şeklinde belirtildiğini, asıl borcun ifa edilmemesi sebebiyle gündeme gelen tazminat alacağının içinde asıl edimin değeri de bulunacağı için tazminat alacağından bağlanma parasının düşülmesinin TBK’nın 177’nci maddesi gereği olacağını, dolayısıyla müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, Yargıtay kararlarında da bağlanma parasını verenin kusuru sebebiyle ifanın mümkün olmaması halinde, bağlanma parasını alan tarafın sözleşmenin ifa edilmemesi sebebiyle tazminat hakkı olacağı için, tazminat hakkı kadarki bağlanma parasını alıkoyabileceğini ifade ettiğini, davacının; hem borçlu hem alacaklı temerrüdüne düşmüş olup bu durumun giderilmesine yönelik bir girişimde de bulunmadığını, Yazılı bir sözleşme olmasa dahi faturada yazan ibarelerden ve tarafların aralarında yaptıkları görüşmelerden satış bedelinin emtianın tesliminden önce yapılmasının kararlaştırıldığının açık olduğunu, davacının aralarındaki anlaşmaya rağmen böyle bir anlaşma hiç olmamış gibi, satış bedelleri ödenmemişken müvekkilinden emtiayı teslim etmesini beklemesi ve teslim borcunu yerine getirmediği için de fesih hakkını bulunmadığını öne sürmesinin dürüstlük kurallarına da aykırılık teşkil ettiğini, davaya konu emtianın tesliminin satış bedelinin tamamının ödenmesinden sonra gerçekleşeceği konusunda anlaşma sağladıklarını, faturada belirtilen "%30 Ön Ödeme, Geri Kalanı Yüklemeden Önce" ibaresinin bakiye bedelin teslimden önce yapılacağını, bu faturanın kendisine gönderilmesinden sonra alıcının itiraz etmemesinin de bu şartları kabul ettiğini gösterdiğini, yine müvekkilinin davacıdan defaatle bakiye satış bedelini ve emtianın teslim alınmasını talep etmesi esnasında davacının buna ilişkin bir itirazda bulunmamasının da bu şartları kabul ettiğini gösterir mahiyette olduğunu, yine faturada yükleme bedelinin, nakliye bedeli ve kurulumun alıcıya ait olduğunun belirtildiğini, hem bakiye satış bedelinin hem de teslimat için gereken masrafların alıcı tarafından teslimattan önce ödeneceği kararlaştırılmışken ve bu ödemelerin alıcı tarafından hiçbir surette gerçekleştirilmezken böyle bir anlaşma yapılmamış gibi önce zilyetliğin devrinin talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bulunmadığını, yalnızca ödemeyi ilerleyen süreçte ödeyeceğini belirttiğini, aralarındaki ticari ilişkinin bozulmaması için hukuki yollara başvurulmadan önce ödeme için zaman istediğini, hal böyle olunca müvekkili tarafından emtianın ------ getirildiğini ve teslime hazır bir şekilde beklediği esnada birçok zarara uğradığını ve emtianın teslimat için beklediği sürede daha da zarara uğrayacağından bahisle sözleşme ilişkisini sona erdirdiğini, tüm bu nedenlerle uğradıkları zararların tazmini için karşı dava açma haklarını saklı tuttuklarını belirtmiş olup, haksız davanın reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Dava, taraflar arasında makina alım satımına ilişkin sözleşme kapsamında ödenen paranın iadesi talebine ilişkindir.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda uyuşmazlığın; taraflar arasında akdi ilişki kurulduğu ve 13.375 Euro ödendiğinin ihtilafsız olduğu, ihtilafın ödenen paranın iade edilip edilmeyeceği ve davalının sözleşmeyi haksız yere sona erdirip erdirmediğinin tespiti noktasında toplandığı tespit edilmiştir. Öncelikle davacı şirketin ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmak üzere ------- NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE TALİMAT yazılmasına, yazılacak talimata "davacının 2020-2021 yıllarına ait tüm ticari defter ve kayıtlarının ibrazı için mahkemece gün verilmesi, İnceleme gün ve saatinde HMK 22 md. Gereğince defter ve kayıtları ibraz etmesi ibraz edilmediği taktirde kayıtların ibraz edilmemiş ve karşı tarafın kayıtlarının doğruluğuna engel olmuş kabul edileceğinin ve ibrazında güçlük var ise incelenebileceği yeri bildirmesi, aksi takdirde defter ibrazından kaçınmış sayılacağı ve dosyadaki mevcut duruma göre karar verileceği hususunda davacıya ve vekiline ayrı ayrı meşruhatlı davetiye çıkartılarak ve duruma göre ticari defter ve kayıtlar üzerinde bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi de verilerek tayin olunan SMMM bilirkişiye dosyanın tevdii ile davacı tarafın uyuşmazlığa konu yıllarına ilişkin tüm yasal ticari defterleri (defteri kebir, yevmiye, envanter defterleri ile ve var ise muavin kayıtları ve dayanak belgeleri) ile taraflar arasında sözleşme faturalar ve belgeler üzerinde inceleme yapılmak suretiyle davalı ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun düzenlenip düzenlenmediği, █████/2020 tarihli proforma faturanın davacı ticari defter ve kayıtlarında ne şekilde yer aldığının, faturanın süresi içerisinde iade edilip edilmediğinin ve itiraz edilip edilmediğinin, ön inceleme duruşma zaptında belirlenen uyuşmazlık tespiti doğrultusunda davacı alacağının bulunup bulunmadığı var ise miktarının belirlenmesi hususunda rapor tanzim ettirilmesi ile denetime elverişli ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması"nın istenilmesine, karar verilmiştir. Bilirkişi █████/2023 Tarihli raporunda; Davacı şirketin 2020-2021 yıllarına ait ticari defterlerinin E – Defter olduğu ve yasal süresi içerisinde beratlarının alındığı, Davacı şirket tarafından davalıya 2 Adet toplam 13.750,00.-EURO / 117.442,13.-TL tutarında ödeme yapıldığı, ilgili ödemenin davacı şirketçe ---- takip edildiği, ---- Tarihli ---- numaralı 5 Eksenli İşleme ------ bedelli proforma faturada, fatura içeriği ürünün █████/2020 tarihinde teslim edileceği, ödemenin %30 Ön Ödeme, Geri Kalanı Yüklemeden Önce yapılacağı, Yükleme bedeli, nakliye bedeli ve kurulumun alıcıya ait olduğu ve makinelerde garanti olmadığının belirtildiği, Proforma faturanın davacı şirket ticari defter ve kayıtlarında yer almadığı, sadece davalı şirkete yapılan 13.750,00.-EURO / 117.442,13.-TL tutarında ki ödeme kaydı mevcut olduğu rapor edilmiştir. Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından, TTK 83-85.maddeleri ile HMK 222.maddesi uyarınca DAVALI TARAFIN 2020-2021 yıllarına ilişkin tüm yasal ticari defterleri (defteri kebir, yevmiye, envanter defterleri ile ve var ise muavin kayıtları ve dayanak belgeleri) üzerinde Mahkememizce resen seçilen mali müşavir bilirkişi ve borçlar hukukçusu eşliğinde bilirkişi incelemesi yapılmasına, Dosya içerisindeki tüm belge ve kayıtlar ayrıca gümrükten gelen yazı cevapları da nazara alınarak proforma üzerinde yazılı █████/2020 tarihinin mal teslimi tarihi olarak kararlaştırıldığı ancak iş makinesinin ---- geldiği 1 gün sonra indirildiği nazara alınarak taraflarca kurulan akdi ilişkiye aykırı olarak ödemeler talep edilip edilmediği, alıcının mı satıcının mı temerrüde düştüğü sonuç olarak davacı tarafından yapılan ödemelerinin iadesinin istenip istenmeyeceği hususlarında rapor aldırılmasına, karar verilmiştir. Bilirkişiler █████/2023 tarihli raporunda; Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden; Davacı şirketin ticari defterleri talimat ile incelenmiş olup, 2020 ve 2021 yıllarına ait ticari defterlerinin e-defter olduğu ve yasal süresi içerisinde beratlarının alındığının tespit edildiği, Davalı şirketin 2020 ve 2021 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, Davacının Alacak Talebi Yönünden: Davacının ödediği bağlanma parasının 13.750,00 € olduğu; davalı-satıcının sözleşmeden dönmekte haklı olmasına göre TBK'nun 236. maddesi gereğince, uğradığı zararın mahsubunu isteyebileceği; bu bağlamda, (D/a) sayılı bentte işaret edilen durum saklı kalak kaydıyla 9.550,00 € ve (D/b) sayılı bentte gösterilen 128,26 € ‘nun mahsup edilebileceği; kalan tutara davacının 01.02.2021 tarih 01160 yevmiye no.lu ihtarnamesi aynı gün davalıya tebliğ edilmesine ve tanınan üç günlük atıfet mehline nazaran, 05.02.2021 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa m.4a hükmü uyarınca faiz yürütülmesinin takdirinin münhasıran Mahkeme’nin yargı yetkisi dahilinde olduğu rapor edilmiştir. Dosyanın önceki bilirkişilere verilerek tarafların itiraz ve beyanlarının değerlendirilerek ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişiler █████/2024 tarihli ek raporunda; mevcut delil durumuna nazaran iştirak edilmediği, mevcut delil durumuna nazaran iştirak edilmemekle beraber, itiraz yazısı ekinde yeni sunduğu 17.11.2020 – 01.02.2021 devresinde davalının ödediği 5.000,00 TL antrepo bedelinden, ilgili bölümde açıklanan gerekçelerle 2.500,00 TL’sinden davacının sorumluluğu benimsenmekle ayrıca mahsubu gereken tutarın 285,71 € olduğu; Hal böyle olunca, davacının ödediği bağlanma parasının 13.750,00 €’dan kök ve işbu ek raporda açıklanan nedenlerle, (9.550,00 € + 128,26 € + 285,71 €=) toplamının mahsubu sonrasında kalan 3.786,03 € ‘nun 05.02.2021 temerrüt tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa m.4a hükmü uyarınca belirlenen faiziyle birlikte tahsili hususunun takdirinin Mahkeme’nin yargı yetkisi dahilinde olduğu sonucuna varıldığına ilişkin rapor edilmiştir. Yapılan yargılama sonunda toplanan tüm deliller ile denetlenip benimsenen ve somut olaya uygun görülen bilirkişi raporundaki gerekçeler ve hesaplamalara göre; Davacı ve davalı arasında --------olan emtianın ithali ile bilahare satışı hususunda anlaştıkları ve 13.375,00 EURO ödenerek akdi ilişki kurulduğunu, ancak makinenin ithali sağlanmadığı ve bilahare sözleşmenin davalı tarafından fesih edildiği, ayrıca ürünün de teslim edilmediği ileri sürülerek ödenen paranın tahsili amacıyla iş bu davanın açıldığı, davalının davaya sunduğu cevap dilekçesinde davacı tarafa herhangi bir borcu olmadığını ileri sürdüğü anlaşılmıştır. Öncelikle tarafların defter incelemelerine bakılmıştır. Davacı defterlerinin usulüne uygun açılış kapanış tasdiklerinin yapıldığı, sahipleri lehine delil olma özelliği taşıdığı davalı şirkete yapılan 13.750,00 Euro tutarındaki ödeme kaydı mevcut olduğu; davalı ticari defterlerinin usulüne uygun açılış kapanış tasdiklerinin yapıldığı, sahipleri lehine delil olma özelliği taşıdığı ve davacı şirket tarafından -------- olmak üzere toplam 13.750,00 Euro karşılığı 115.405,50 TL tutarında almış olduğu ödemeleri kaydettiği, 31.03.2021 tarihinde davacı lehine 18.988,37 TL kur değerleme kaydı girdiği ve 13.750,00 Euro karşılığında 134.393,87 TL borçlu gözüktüğü, dosyaya sunulan ---- Faturanın incelenmesinde, ----- tarafından ----adına düzenlenen ------- bedelle satışına ilişkin düzenlendiği, teslimat koşulları olarak makinede garantinin olmadığı, yükleme bedeli, nakliye bedeli ve kurulumun alıcıya ait olduğu, ödeme koşulları olarak %30 Ön Ödeme, Geri Kalanı Yüklemeden Önce ve Teslim Tarihi olarak 04.08.2020 tarihinin belirtilmiş olduğu tespit edilmiştir. Taraflar arasında ticari emtianın satışı hakkında 175.0000,00 Euro bedelle satışına ilişkin sözlü olarak satış akdi ilişkisi kurulduğu ve davacı şirket tarafından ----- tarihinde 8.750,400 € “nun davalıya havale edildiği anlaşılmıştır.Satış sözleşmelerinde alıcının borcu, sözleşmede kararlaştırıldığı biçimde satış bedelini ödemek ve kendisine sunulan satılanı devralmaktır (TBK m. 232/I). Satılanın satış bedeli ödendikten sonra veya ödeme anında devredilmesi gereken durumlarda alıcı temerrüde düşmesi halinde satıcı her hangi bir işlem gerekmeksizin sözleşmeden dönebilir (TBK m. 235/I).TBK’nın 236. maddesinin birinci fıkrası uyarınca borcunu ifa etmeyen alıcı ise satıcının bu yüzden uğradığı zararları gidermekle yükümlüdür. Bu nedenle davalı satıcı da aldığı bağlanma parasından uğradığı zararın mahsubunu isteyebilir. Her ne kadar teslim tarihi 4 Ağustos 2020 olarak kararlaştırılmış ise de, ön koşul olan %30 peşin ödemenin davacı-alıcı tarafından yapılmadığı gibi sözleşmeden de dönülmediği; davalı satıcının makineye yurt dışından ithal ettiği gümrüğe getirdiği; kararlaştırma uyarınca da en geç zilyetliğin devri anına kadar satım bedelini tamamının ödenmesi gerektiği; ödenmediğinde uyuşmazlık bulunmadığı; hal böyle olunca davalı-satıcının ------ sayı ile keşide ettiği fesih bildiriminin haklı olduğu kanaatine varılmıştır. Davacının ödediği bağlanma parasının 13.750,00 € olduğu; makinenin ------ ithali sırasında ödenen navlun bedelinin 9.550,00 € olduğu ve kararlaştırma uyarınca yükleme bedelinin davacı-alıcıya ait olduğu; kural olarak bu tutarın mahsubunun mümkün bulunduğu ancak davalı yeni satıcıya emtiayı 180.000,00 Euro karşılığında sattığı bu nedenle makinenin satışından 4.550,00 Euro zarar ettiği ve 8.330,80 TL olan diğer giderlerin yeni satıcıya devri arasında gerçekleşen gider olduğu; sadece bu tutar içeresinde yer alan 17 Kasım 2020 tarihli 1,180,00 TL tutarlı ödemenin davacı alıcının dönemi ile ilişkili sözleşmenin ayakta bulunduğu sırada yapılan gider olduğu; 17 Kasım 2020 tarihli Euro döviz satış kurunun 9,20 TL/ € olmasına göre, (1,180,00 TL/9,20 TL/ € —) 128,26 €''nun ayrıca 17.11.2020— 01.02.2021 devresinde davalının ödediği 5.000,00 TL antrepo bedelinden 2.500,00 TL'sinden davacının sorumluluğu benimsenmekle ---- fatura tarihli Euro döviz satış kurunun 8.7502 TL/ € olmasına göre, (2.500,00 TL/8,7502 TL/ € -) 285,71 € 'nun mahsup edilebileceği sonucuna varılmıştır. Davacının ödediği bağlanma parası ------- davalı satıcının zararı mahsup edilmesi ile 8.786,03 Euro'nun davacıya iadesi gerektiği ve 01.02.2021 tarih 01160 yevmiye no.lu ihtarnamesi aynı gün davalıya tebliğ edilmesine ve tanınan süre nazara alınarak temerrüdün 05.02.2021 tarihi olduğu anlaşılmakla; davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere:DAVANIN KISMEN KABULÜ ile;1- 8,786,03 Euro'nun temerrüt tarihi olan 05.02.2021 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a md. gereğince EURO cinsinden DÖVİZE kamu bankalarının 1 yıllık mevduata uyguladığı en yüksek faiz uygulanmak sureti ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,2-Harçlar kanunu uyarınca alınması gerekli 6.301,82 TL harçtan, dava açılırken peşin olarak yatırılan 2.465,57 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.836,25 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,5-Davacı tarafça yatırılmış 2.465,57 TL peşin harcın ve 59,30 TL başvurma harcının yargılama giderine katılmaksızın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6-Davacı tarafça yapılmış tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti olarak toplam 7.794,35 TL yargılama giderinden kabul edilen kısma isabet eden 4.980,46 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,7-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 1.320,00 TL ara buluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, 9-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde -----Adliye Mahkemesi' ne istinaf yolu açık olmak üzere huzurda bulunan davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.. █████/2025