Anahtar kelimeler: Gazlar Departmanına Çalışmış Akdedildiğini Bünyesinde Net Süreli Neticesinde Özetle Personel

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ43. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: ████████ KARAR NO: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: █████/2020NUMARASI: ████████ Esas - ████████ KararDAVA: Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2025Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; Müvekkil Şirket ile davalı arasında █████/2013 tarihinde Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmenin “Personel” başlıklı 2. Maddesinde açık ve net bir şekilde belirtildiği üzere davalı müvekkil şirket bünyesinde “Özel Gazlar” departmanına bağlı olarak çalışmış olup, bu departmandaki görev tanımı ise özel gazlar üretim ve laboratuvar mühendisi şeklinde olduğunu, müvekkil şirketin know-how’ı ve ticari sırları kapsamında değerlendirilebilecek özel gaz karışımlarının oluşturulmasında birebir bilgi sahibi olduğunu, bu özel gaz karışımlarının müvekkil şirkete rakip bir şirkette kullanılması ticari sırlarının ortaya çıkarılması anlamına geldiğini, davalının müvekkil şirket yetkililerine sözlü olarak çalışma hayatını yurtdışında sürdüreceğini bu nedenle de yurtdışına taşınacağını belirtmek suretiyle işten ayrılmak istediğini belirttiğini, bu kapsamda müvekkil şirketin insan kaynakları direktörlüğüne sunmuş olduğu █████/2017 tarihli istifa dilekçesinde █████/2017 tarihi itibariyle kişisel nedenlerden dolayı işten ayrılma kararı aldığını, bu itibarla kıdemine bağlı olarak ihbar süresinin hesaplanarak kendisine bildirilmesini talep ettiğini, davalının söz konusu talebine binaen müvekkil şirket davalıya ihbar öneli kullandırıldığını ve bu sürenin sonunda da iş akdinin kendiliğinden sona erdiğini, ancak daha sonrasında davalının asıl amacının yurt dışında çalışmak olmadığını, müvekkil şirkete yanıltıcı beyanda bulunduğunu, işten ayrılmasına takiben müvekkil firmanın rakibinde işe başladığının anlaşıldığını, sözleşmenin 12. Maddesi ile davalı işçi iş akdinin sonlandığı tarihten itibaren 6 ay süre ile gaz alanında faaliyet gösterilen işlerde, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmamayı, başka bir rakip işletmede ücret karşılığı olsun olmasın çalışmamayı, işverenin müşterilerini ve bayileri dahil iş ortaklarını ayartmamayı veya bunların dışında rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmemeyi taahhüt ettiğini, davalının söz konusu taahhüde aykırı davranması halinde de uygulanacak olan yaptırımın yine aynı maddenin 5. Fıkrasında açık ve net bir şekilde düzenlendiğinden bahisle müvekkil şirket ile davalı arasında akdedilen sözleşmenin “Rekabet Etmeme Yükümlülüğü” başlıklı 12. Maddesinin davalı tarafça ihlal edilmiş olması sebebiyle sözleşmenin 12/5 hükmünde kararlaştırılan 12 (oniki) aylık son brüt ücreti tutarı karşılığı olan 81.000,00 TL cezai şartın davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin işin teknik kısmında çalıştığını, müvekkilinin davacıya verdiği bir zararın bulunmadığını, sadece müşteri çekme durumundan bahsedildiğini ancak müvekkilinin de şirketin teknik kısmında çalıştığını, zarara ilişkin de davacının bilgi ve belge sunmadığından bahisle davanın reddini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...Tarafların iddiaları ile toplanan deliller ve usulüne uygun olarak alınan bilirkişi heyet raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, taraflar arasında imzalanan hizmet aktinde yer alan rekabet yasağına ilişkin hükümlerin ihlali nedeniyle cezai şart istemine ilişkindir. Dava konusu hizmet akdinin, 04.02.2013 tarihli olması nedeniyle uyuşmazlığa, bu tarih itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 444 ve devamı hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. TBK’nın 444 . maddesi; "Fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir. Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.", 445. maddesi; "Rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz. Hâkim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir.", 446. maddesi; "Rekabet yasağına aykırı davranan işçi, bunun sonucu olarak işverenin uğradığı bütün zararları gidermekle yükümlüdür. Yasağa aykırı davranış bir ceza koşuluna bağlanmışsa ve sözleşmede aksine bir hüküm de yoksa, işçi öngörülen miktarı ödeyerek rekabet yasağına ilişkin borcundan kurtulabilir; ancak, işçi bu miktarı aşan zararı gidermek zorundadır. İşveren, ceza koşulu ve doğabilecek ek zararlarının ödenmesi dışında, sözleşmede yazılı olarak açıkça saklı tutması koşuluyla, kendisinin ihlal veya tehdit edilen menfaatlerinin önemi ile işçinin davranışı haklı gösteriyorsa, yasağa aykırı davranışa son verilmesini de isteyebilir." ve 447 . Maddesi; "Rekabet yasağı, işverenin bu yasağın sürdürülmesinde gerçek bir yararının olmadığı belirlenmişse sona erer. Sözleşme, haklı bir sebep olmaksızın işveren tarafından veya işverene yüklenebilen bir nedenle işçi tarafından feshedilirse, rekabet yasağı sona erer." hükümlerine haiz olup, anılan madde hükümleri uyarınca, taraflar arasında 04.02.2013 tarihinde Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi İmzalandığı, sözleşmenin 12. maddesinde Rekabet Etmeme Yükümlülüğü'nün düzenlendiği, rekabet yasağının yürürlükteki mevzuat kapsamında aşırı nitelikte olmadığı, davalının kıdem tazminatı hakkını kaybedeceğini bildiği halde istifa etmek suretiyle ihbar süresi kullanılarak 25.09.2017 tarihinde işten ayrıldığı, davalının işten ayrıldıktan iki gün sonra yani 27.09.2017 tarihinde ... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'nde "Gebze Tesis Müdürülüğü" görevinde çalışmaya başladığı, davacı ... ile ... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'nin aynı sektörde faaliyet gösterdiği ve davalının yaptığı görevlerin örtüştüğü, sınai ve tıbbi gazlar konusunda faaliyet gösteren kuruluşların ana prosesleri aynı olmakla birlikte kendilerine özgü ekipman, aparat ve düzeneklerin farklı olabileceği, gaz - gaz karışımları ile akreditasyon konularının ortak teknik yöntemlerle aynı üretim ve dolum tekniklerinin uygulandığı ancak sipariş üzere özel üretim yapıldığından müşteri bazında ticari rekabetin bulunduğu, davalının çalıştığı pozisyon gereği teknik ve müşteri bazında bazı ticari bilgilere sahip olduğu, tanık beyanı, davalının işten ayrıldıktan iki gün sonra rakip firmada işe başlaması, davalı işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri ve müşteri çevresini çalışmaya başladığı rakip işletmede kullanmak suretiyle davacı firmanın müşteri çevresini daralttığı, bu suretle bu bilgilerin kullanılmasının davacı işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bulunduğu bir bütün olarak değerlendirildiğinde davalının rekabet etmeme yükümlülüğüne aykırı davrandığı anlaşıldığından davanın kabulüne, taraflar arasındaki sözleşmede on iki aylık son brüt ücret üzerinden cezai şart kararlaştırıldığından 81.000,00-TL cezai şartın davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine," karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından yaptırılan bilirkişi incelemesinde davalının kusuru olmadığının tespit edildiğini, bilirkişi raporunda, davacı şirket tarafından yapılan üretimlerin davacı şirkete has olmadığı, ancak müşteri bazında olabileceği ve bu imalatlarında bu alanda faaliyet gösteren bir çok firma tarafından üretildiğinin tespit edildiğini, davalının davacı ... zarara uğrattığına yönelik herhangi bir delil ve ispat bulunmadığını, davalının sorumlu tutulması için sahip olduğu bilgileri kullanması ve zarara sebep olması gerektiğini, davacı tarafından davalının davacıyı zarara uğratmış olduğuna dair hiç bir delil sunulmadığını, bilirkişi raporunda davalının sorumlu tutulmadığından davacı şirketin rapora itiraz ettiğini, bilirkişi raporunda, teknik olarak davacı şirketin zarara uğratılmayacağını, üretilen gazların sektörde faaliyet gösteren şirketler tarafından üretildiğinin tespit edilmiş olduğunu, davacı şirket tarafından bilirkişi raporuna itiraz edildiğini, ancak davalının sorumlu olmadığı tespit edilmesine rağmen davanın kabul edilmesinin usul yasa ve hukuka aykırı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.GEREKÇE: Dava, Türk Borçlar Kanunu'nun 444 vd. maddelerinde düzenlenen ve iş sözleşmesi ile kararlaştırılan işçinin rekabet etme yasağını ihlal etmesi nedeniyle cezai şartın tahsili davasıdır. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalının davacı iş yerinde █████/2013 başlangıç tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesine dayanarak "özel gazlar departmanında işletme mühendisi" olarak çalıştığı, █████/2017 tarihinde istifa dilekçesi sunduğu iş sözleşmesinin █████/2017 tarihinde sonlandırdığı, ... A.Ş.' nde █████/2017 tarihinde işe başladığı ve davalının yeni işe başladığı işletme ile davacının aynı iş kolunda ve sektörde faaliyet gösterdikleri anlaşılmaktadır. Davacı ile davalı arasında imzalanan 04.02.2013 tarihli Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi’nin 12. Maddesi ile davalı işçi iş akdinin sonlandığı tarihten itibaren 6 ay süre ile Marmara, Ege, Akdeniz, İç Anadolu ve Batı Karadeniz coğrafi bölgeleri sınırları içerisinde, (i) kesme, kaynak ve ısıl işlem uygulamalarında kullanılan gazlar; (ii) medikal gazlar; (iii) kalibrasyon gazları; (iv) gıda gazları ve (v) soğutucu gazlar ve ekipmanları üretimi, pazarlaması, satışı ve taşınması alanlarında faaliyet gösterilen işlerde, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmamayı, başka bir rakip işletmede ücret karşılığı olsun olmasın çalışmamayı, işverenin müşterilerini ve bayileri dahil iş ortaklarını ayartmamayı veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmemeyi taahhüt ettiği, sözleşmenin aynı maddesinin 4. Paragrafı ile bu taahhüde aykırı davranması halinde on iki (12) aylık son bürüt ücreti tutarında cezai şart ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği görülmektedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 444/1. maddesinde, fiil ehliyetine sahip olan işçinin, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebileceği, aynı maddenin 444/2. maddesinde ise, rekabet yasağı kaydının, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerli olacağı düzenlenmiştir. Buna göre rekabet yasağı kaydının geçerliliği için zararın gerçekleşmesi şart olmayıp, işçinin edindiği bilgilerin iş verenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikte olması yeterlidir. Türk Borçlar Kanunu'nun rekabet yasağına ilişkin 445. Maddesinde de rekabet yasağının, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremeyeceği ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamayacağı belirlenmiştir. Aynı maddenin 2. fıkrasında ise, hâkimin, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabileceği belirlenmiştir. Burada hakime aşırı nitelikteki rekabet yasağının kapsamını veya süresini sınırlama yetkisi verilmiştir. (Y 11 H.D' nın 16.03.2016 tarih ve █████████ E-█████████ K) Dosya kapsamı itibariyle davacı ve davalının yeni iş başladığı firmanın her ikisinin işyerinin Gebze/Kocaeli'nde aynı sektörde faaliyet gösteren ve aynı müşteri çevresini hedefleyen rakip firmalar olduğu, taraflar arasındaki sözleşme şartının davalı tarafça ihlal edildiği, sözleşmedeki cezai şarta hükmedilmesinin davalının kusuruna ve zararın doğmasına bağlı olmadığı, ilk derece mahkemesinin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmaktadır. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 1.324,00 TL harcın, alınması gerekli olan 5.533,11 TL harçtan mahsubu ile bakiye 4.209,11 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.█████/2025