Anahtar kelimeler: Asılın Kadrosuna Khk Alım Sürekli Kararname Kesinlik Şartı Eksiklikleri Süreli

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 7. İş MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin asılın davalı ... Bakanlığına bağlı işyerinde hizmet alım sözleşmesi kapsamında çalışmaktayken 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) hükümlerine göre 02.04.2018 tarihinde sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, davalı Bakanlık ile davacı arasında sürekli işçi kadrosuna geçirilirken imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinde asgari ücretin belirli bir oran fazlasının davacının ücreti olarak öngörüldüğünü, sözleşme hükmüne göre ücretin her yıl asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlenmesi gerekmesine karşın sözleşmeye aykırı olarak davacının ücretinin asgari ücret seviyesine çekilmek ve bu ücrete %4 zam uygulanmak suretiyle eksik ödeme yapıldığını ileri sürerek davacının eksik ödemeden kaynaklı fark ücret, ikramiye ve ilave tediye alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, kadroya geçiş sonrası Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan toplu iş sözleşmesi dikkate alınarak ücretin belirlendiğini, hukuka aykırı bir uygulamanın söz konusu olmadığını, davacının dava dilekçesinde talep edilen fark alacaklara hak kazanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalı İdare arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinin 7. maddesinde, davacının ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olacağına dair düzenleme olduğundan hareketle belirsiz süreli iş sözleşmesinin ve toplu iş sözleşmesinin ilgili hükümleri uyarınca yapılan hesaplamanın yerinde olduğu, taleple bağlılık ilkesi gereği 2019 yılı Ocak ayı sonrası dönem ile zorunlu dava şartı arabuluculuk son tutanak tarihine kadar muaccel hâle gelen fark ücret, ikramiye ve ilave tediye alacaklarının hesaplandığı, bir diğer ifadeyle arabuluculuk son tutanak tarihinin 19.11.2021 olması sebebiyle 14.11.2021 tarihine kadar hesaplama yapıldığı, bu nedenle bilirkişice yapılan hesaplamaların dosya kapsamına uygun ve hükme esas almaya elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında imzalanmış belirsiz süreli iş sözleşmesinin ve uygulanan toplu iş sözleşmesinin ilgili hükümleri dikkate alındığında, incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Faiz türü ve başlangıç tarihlerinin hatalı belirlendiğini, 2. Arabuluculuk son tutanak tarihinden sonraki dönemi de kapsayacak şekilde hesaplama yapıldığını,3. Davacının 31.12.2018 tarihli ücreti korunarak üzerine % 4 oranında zam yapıldığını, herhangi bir ücret indirimine gidilmediğini, 4. Davacının ücretinin her seneki asgari ücrete yükseltilerek hizmet sözleşmesindeki oran üzerinden tekrar tespiti talebinin hukuka, toplu iş sözleşmesi hükümlerine ve mevzuata aykırı olduğunu, tüm ücret ödemelerinin eksiksiz yapıldığını, davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve Gerekçe Taraflar arasında, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacının, kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi ve uygulanan toplu iş sözleşmesinin ilgili hükümlerine göre ücretinin tespiti ile talep edilen fark alacakların hesap dönemi ve hesap yöntemi konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 3/1 hükmünde "Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı" olarak düzenlenmiş olup maddenin 2. fıkrasında ise "Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." denilmiştir. Somut olayda; davacı vekili tarafından, davalı Bakanlığa bağlı işyerinde ihale ile hizmet alımı yapılan alt işveren şirketler nezdinde çalışmakta iken, 696 sayılı KHK'nın 127. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmün Kararname’ye eklenen geçici 23. maddesi kapsamında 02.04.2018 tarihinde sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacının, geçiş esnasında tanzim edilen belirsiz süreli iş sözleşmesinin aylık ücretin düzenlendiği 7. maddesinde yazılı oran dikkate alınmaksızın temel ücretinin hatalı belirlenmesi nedeniyle fark ücret alacaklarının eksik ödendiği iddiasıyla arabulucuya başvurulmuş, sürecin anlaşamama ile sonuçlanması üzerine 19.11.2021 tarihli son tutanak dava dilekçesine eklenerek dava açılmıştır. Mahkemece hükme esas alınan ve davacının ıslahına dayanak oluşturan bilirkişi raporunda, hesaplamaların arabuluculuk son tutanak tarihinin 19.11.2021 olması sebebiyle, 14.11.2021 tarihine kadar yapılacağı, bir sonraki dönem ücretlerinin 15.12.2021 tarihinde muaccel olacağı belirtilmiştir. Fark ücret alacağı hesap tablosu incelendiğinde, tablonun son sırasında "2021 Kasım" ayı için en son 30 gün üzerinden hesap yapıldığı görülmektedir. Arabuluculuk faaliyeti tarafların anlaşamadığına ilişkin düzenlenen son tutanak tarihinden önce muaccel olan alacaklar için gerçekleştirilmiştir. Bilirkişi tarafından yapılan ücret farkı hesabında, her bir aylık hesaplamanın, hesaplanan ayın yarısı ile bir sonraki ayın yarısını içerdiği dikkate alındığında, "2021 Ekim" ayının içinde 15 günlük Kasım ayı ücret farkı bulunduğundan, "2021 Kasım" sütunu için sadece 4 günlük ücret farkının hesaplanması yerine, bu sütunda 30 gün üzerinden hesaplama yapılarak 19.11.2021 olan son tutanak tarihinin aşılması hatalı olmuştur. Arabuluculuk son tutanak tarihinden sonra ihtilaf konusu olan ve arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği dönem yönünden davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.