Anahtar kelimeler: Seksen Ktk Raporuyla Mad Yaya Bakıcı Kayıp İlçesinde Seyir Çarpması

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: ████████ EsasKARAR NO: ████████DAVA: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)DAVA TARİHİ: █████/2021KARAR TARİHİ: █████/2025Mahkememizde görülen Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davanın yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; 05.10.2019 günü meydana gelen trafik kazasında, ------ plakalı araç sürücüsü ----ilçesinde seyir halinde iken yaya halinde olan davacıya çarpması neticesinde, davacı küçük---- yaralanması ile sonuçlanan dava konusu araç dışı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kazada davalıya sigortalı araç sürücüsü 2918 s. KTK mad 52/1-a maddesine göre %100 kusurlu olduğunu, 16.10.2012 doğumlu davacı ---- geçirdiği kaza nedeniyle, beden gücü kayıp oranı █████/2020 tarihli -----raporuyla sürekli maluliyet oranı % 14, geçici iş göremezlik süresinin dört ay ve bakıcı süresinin ise seksen gün olduğu sonucuna varıldığını, ---- plakalı aracın kaza tarihi itibariyle geçerli ---- numaralı poliçe ile davalı ----- olması nedeniyle limite kadar maddi tazminat istendiğini, davalı Sigorta Şirketince tazminat taleplerinin red edildiği gibi arabuluculuk görüşmeleri de olumsuz sonuçlandığını belirterek, █████/2019 tarihli trafik kazasında bedensel zarara uğrayan davacı için fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile 500-TL (400,00 TL sürekli iş göremezlik, 50,00 TL geçici iş göremezlik, 50,00 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere) maddi tazminatın davalının temerrüde düştüğü tarihten itibaren işletilecek faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu ---- plaka sayılı aracın müvekkil şirket nezdinde --- vade tarihli, ---Sorumluluk Sigortası ile teminat altında olduğunu, iddia olunan kusur durumunu kabul etmediklerini, sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve azami teminat limiti ile sınırlı olduğunu, dava öncesi yapılan yazılı başvurunun usulüne uygun olmadığını, öncelikle kusur durumunun ve davacının maluliyet durumunun ---- tarafından düzenlenecek raporla tespitinin gerektiğini, hesaplamanın Genel Şartlarda belirtildiği şekilde yapılması gerektiğini, davacı küçüğün kazancı olmaması nedeni ile geçici iş göremezlik zararından söz edilemeyeceğini, ayrıca bakıcı giderleri zararının sağlık giderleri olarak değerlendirilmesini ve 6111 sayılı yasa ve Genel Şartlar dahilinde sigorta şirketinin sorumluluğunda olmadığını, ancak dava tarihinden itiabren faiz talep edilebileceğini, kabul edilmemesi halinde başvuru tarihini talip eden 8 işgünü bitim tarihinin temerrüt tarihi olarak alınmasını talep ettiklerini belirterek, davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi,---- dosyasının ---- çıktıları, tedavi evrakları, poliçe ve hasar dosyası, ---- raporu, bilirkişi raporu. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, █████/2019 tarihli trafik kazasından kaynaklanan haksız fiil hukuksal nedenine dayalı olarak sigorta şirketine karşı açılan, sürekli iş göremezlik, geçici ve bakıcı gideri tazminatı istemine ilişkindir.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın, --- plakalı araç sürücüsünün yaya halinde davacı------ çarpması sonucu davacının maluliyetinin oluşup oluşmadığı, tarafların kusurlu olup olmadığı, fazlaya dair hak saklı kalmak kaydı ile 400,00 TL sürekli, 50,00 TL geçici ve 50,00 TL bakıcı gideri tazminatının davalıdan temerrüt tarihi itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsil edilip edilmeyeceği noktasında toplandığı anlaşılmıştır.------ tarafından düzenlenen ---- karar numaralı raporunda özetle; ---- doğumlu, --- tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, █████/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğinin EK-3 kısmında bulunan ---- mevzuatla uyumu arandığında kullanılacak tablo dikkate alındığında, küçüğün özel gereksiniminin olmadığı, █████/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğine göre yapılan değerlendirilmesinde; yer almayan cetvel, şekil ve tabloların yer aldığı █████/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre değerlendirildiğinde; Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %6 (yüzdealtı) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği, Başka birisinin geçici veya sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunduğu bildirilmiştir. Tarafların delilleri toplanarak, kusur bilirkişisi ile aktüerya bilirkişisine dosyanın tevdine karar verilmiş olup, teknik ayrıntıları gösterilen dosyada mübrez bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir.Dosyada mübrez heyet bilirkişi raporunda özetle; Tüm delillerin hukuki münakaşası, her türlü hukuki tavsif, tarafların, masraf, vekalet ücreti ve benzeri diğer istemleri ile İİK Md. 67/2 kapsamına giren taleplerin takdiri ve nihai kararı tamamıyla Yüce Yargı Makamlarına ait olmak üzere; dosya incelemesi kapsamında elde edilen bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilmesi sonucunda yukarıda açıklanan nedenlerle; Rapor, tazminat talebinin hukuken oluşup oluşmadığına dair bir değerlendirme içermeyip, sadece tazminatın hesabına ilişkindir. Talep Konusu; █████/2019 tarihli trafik kazasında bedensel zarara uğrayan davacı için, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile 500-TL (400,00 TL sürekli iş göremezlik, 50,00 TL geçici iş göremezlik, 50,00 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere) maddi tazminatın davalının temerrüde düştüğü tarihten itibaren işletilecek faizi ile birlikte tahsili talebi. Talep Konusu Olay; █████/2019 tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile teminat altında olan ----- plakalı araç sürücüsünün yaya halinde davacı küçük --- çarpması sonucu dava konusu trafik kazasının meydana geldiği, Kusur Durumu; Sürücü ---- idaresindeki --- plakalı otomobili ile sokak içinde seyrederken yeterince dikkatli, tedbirli ve yavaş olmadığı yaklaşık 7 yaşındaki ----- çarparak yaşam fonksiyonlarını AĞIR (6/6) etkileyecek nitelikte yaralanmasına neden olduğu için KTK 47/d – 52/b ve KTY 95/d – 101/b maddelerinde açıklanan kusurları işlediği; yaralanmalı kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Yaklaşık 7 yaşındaki küçük ----- sokak içinde oynarken --- plakalı otomobilin çarpması sonucu kazaya karıştığı ve yaralandığı için yaralanmalı kazanın meydana gelmesinde kusurunun olmadığı kanaatine varılmıştır. Maluliyet Raporu;---- tarafından düzenlenen ---- karar numaralı raporda; ---- doğumlu,--- tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, █████/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Çocuklar İçin ÖzelGereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğinin EK-3 kısmında bulunan ---- mevzuatla uyumu arandığında kullanılacak tablo dikkate alındığında, küçüğün özel gereksiniminin olmadığı, █████/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğine göre yapılandeğerlendirilmesinde; yer almayan cetvel, şekil ve tabloların yer aldığı █████/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre değerlendirildiğinde; Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %6 (yüzdealtı) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği, Başka birisinin geçici veya sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunduğu, Maddi Zarar; Hesap / Rapor tarihi itibariyle, Davacı küçük Yasin’ in █████/2019 tarihinde geçirmiş olduğun trafik kazası sonrası; Kaza tarihinde henüz 7 yaşında olan davacı için herhangi bir kazancının bulunmadığı görülmekle, kazanç kaybı / geçici iş göremezlik zararından söz edilemeyeceği, % 6 maluliyet oranı dahilinde sürekli maluliyet zararının – kazanın oluşumda kusurunun bulunmadığının kabulü ile 773.324,08 TL olduğu, davalı sigorta şirketinin azami sorumluluk limiti 390.000,00 TL ile sınırlı sorumluluğunun bulunduğu, Davacının geçici ve sürekli olarak başka birisinin bakımına ihtiyacı olmadığının ----- raporunda belirtildiği, Hesaplanmış olup, ---- ilamında da ayrıntılı olarak açıklanmış olmakla, █████/2021 dava tarihinin temerrüt tarihi olarak kabul edilebileceğinin ve yasal faiz işletilebileceğinin (sigortalı araç hususidir) hukuki takdiri elbette Sayın Mahkemeye aittir. Yukarıda yapmış bulunduğumuz açıklamalar sonucunda, tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi neticesi, 6100 sayılı HMK ’nın md. 279/4 ve md 266/c.2 ahkamıyla 6754 sayılı Kanun’un md. 3/3 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece Yargı Makamına ait olmak üzere, görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Davacı vekili tarafından sunulan ıslah dilekçesi ile; Davacı -------- talep edebileceği sürekli iş görmezlik tazminat bedelinin (davalı sigorta şirketinin azami sorumluluk limiti dahilinde) 390.000,00 TL olduğunun tespit edildiğini, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak talep ettikleri tutarın 400,00-TL olup tazminat miktarını 389.600,00 TL arttırdıklarını, davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Dava, ZMMS kapsamında, sigorta şirketi hakkında açılmış olup, sigortanın sorumluluğu açısından, KTK'nın 2918 Sayılı Yasanın 91.maddesinde "İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." denilerek, işletenin 85/1 fırkasında olan sorumlulukları açısından sigortanın sorumluluğuna gidilmiştir. Bu nedenle işletenin idare olması durumda, işletenin farklı nedenlerle sorumluluğunu gerektiren durumlarda (Terörle Mücadele Kanunu, kamusal bir görev sırasında idarenin kusuru olmaksızın personelin oluşan zararlarından idare hukuku gereğince idarenin objektif sorumluluk durumları, idarece yapılması gereken göreve yönelik emirlerin ifası sırasında sırasında oluşan aracın işletilmesinden kaynaklanmayan sebeplerden meydana gelen zararlar vs) idarenin ayrıca işleten olması durumda, idarenin sorumluluğunu gerektiren durum, KTK'nın 2918 Sayılı Yasanın 85/1 maddesi kapsamında olmadıkça sigorta şirketinin sorumluluğuna gidilemez.2918 Sayılı Yasanın 85/1 maddesinde; " Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." denilmiş olup, ilgili maddede kusursuz sorumluluk kabul edilmiş ise de; 2918 Sayılı Yasa'nın 86. maddesinde "İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur." denilerek, aracın işletilmesi halinde meydana gelen zararlardan sorumlu olmaktan kurtulunabilecek durumlar düzenlemiştir. Dolayısı ile araç işletilmesi halinde olsa dahi işleteni sorumluluktan kurtaran hallerin varlığı halinde, sigorta şirketinin de sorumluluğuna gidilemez. İşletenin idare olması nedeniyle kamu hukukundan yahut kanunlardan kayaklanan tazminat sorumluluğu bulunması (ör: işletilme halinde olan idareye ait araca yönelik terör saldırısı sonrasında, zarar görenlere karşı idarenin Terörle Mücadele Kanunundan kaynaklanan tazminat sorumluluğu gibi) işleten sıfatından kaynaklanmadığından ZMMS kapsamında sigorta şirketinden talep edilemez. -----Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacıların çocukları küçük ---- plakalı araç sürücüsü ---- günü çarptığı, çarpma neticesinde çocuğun yaralandığı, davacıların aracın sigorta şirketine karşı eldeki tazminat davasını açtığı anlaşılmıştır. Belirtmek gerekir ki haksız fiil hukuksal nedenine dayalı olarak açılan davada araç sürücüsünün kusurlu olması halinde sigorta şirketi ortaya çıkan zarardan sorumlu tutulabilecektir.Davacı tarafça 05.10.2019 tarihinde davalıya zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ---- plakalı aracın davacı küçük ------ çarptığı belirtilmiş ancak davacının yaralanmasına neden olan kaza sonrası kaza tespit tutanağı düzenlenmediği gibi olay yeri görgü tutanağı vb tutanakta düzenlenmemiştir. Davacı küçüğün annesi tarafından soruşturma sırasında verilen beyandan kaza anını görmediği anlaşılmaktadır.--- Soruşturma sayılı dosyasında davacıların şikayetinin de olmaması nedeniyle kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Bu hale göre davalı sigorta şirketi kazaya neden olan araç sürücüsünün kusuru oranında meydana gelen zarardan sorumlu olup öncelikle sigortalı aracın kusurunun belirlenmesi gerekir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun İspat Yükü başlıklı 6. maddesinde, “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” şeklinde; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 190. maddesinde ise: “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir. Bu durumda, TMK’nın 6 ve HMK’nın 190. Maddesi gereğince davacının yaralanması ile sonuçlanan kazada kusura ilişkin ispat yükü davacıya aittir.Dosya kapsamına göre davacı küçük Yasin’in yaralandığı sabit ise de davacı küçüğün yaralanmasına neden olan kazaya karışan araç sürücüsünün kusurlu olduğu -kazanın oluş şekli, tanığın ve kaza tespit tutanağının olmaması ve yaralanmanın durumu dikkate alındığında- ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davanın reddine,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcının başlangıçta alınan 59,30 TL peşin harç ile 6.654,00 TL ıslah harcından mahsubu ile artan 6.097,90 TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacılara iadesine,3-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 1.320,00 TL ara buluculuk ücretinin davacılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,4-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT 13/4 maddesi uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 ve gider avansı tarifesinin 5. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra ilgili tarafa iadesine,Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde -------- Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. █████/2025