Anahtar kelimeler: Sanaş İşverinin Almamış Vefatı Tüzük Değerli Önlemlerini Geçirdiği Vefat Bağlandığını
10. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI : ███████ E., ████████ K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı Kurum, davalılar ... ... ve ... San.A.Ş, ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde;Kurum sigortalısı ... ...’ın 11.06.2007 tarihinde geçirdiği iş kazası neticesi vefat ettiğini, sigortalının vefatı neticesinde müvekkili Kurum tarafından sigortalının hak sahiplerine 33.976,20 TL ilk peşin değerli gelir bağlandığını, olayın işverinin iş güvenliği ve işçi sağlığı tüzük ve yönetmeliklerine uygun güvenlik önlemlerini almamış olmasından meydana geldiğini, ayrıca diğer davalıların da taksirle ölüme sebebiyet vermekten dolayı müvekkili Kurum zararından sorumlu olduğunu, Kurum tarafından sigortalının kendisine yapılan 33.976,20 TL ilk peşin değerli gelirden olmak üzere gerçek zarara bağlı kalınarak müvekkilinin Kurum zararının tespitini beyanla, Kurum zararının şimdilik 5.000,00 TL’nin ilk peşin değerli gelirlerin onama tarihinden itibaren faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; avalılar vekili Mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; olayın 11.06.2007 tarihinde vuku bulduğunu, aynı olay nedeniyle davacı tarafından bu olayda vefat eden ...’un hak sahiplerine yapılan ödeme sebebiyle, müvekkili şirket aleyhine 17.04.2012 tarihli dilekçe ile Çorlu İş Mahkemesi ████████ Esas sayılı rucuen tazminat davasının ikame edildiğini, işbu davanın peşin değerli sermaye tahsisi tarihinden itibaren bir yıllık zamanaşımı süresi içinde açılması gerektiğini, olayın gelir bağlama tarihinden itibaren bir yıllık sürenin geçtiğini, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, olay tarihinden itibaren faiz istenemeyeceğini, müvekkillerin bu ödemeler nedeniyle temerrüde düşürülmediğini, olay nedeniyle müvekkili şirketin, hak sahiplerine yasal haklarını ödediğini, ayrıca maddi ve manevi tazminat karşılığı ödemelerinde bulunduğunu ve her iki nedenle hak sahiplerinden feragatname aldığını, hak sahiplerine halefi olarak dava ikamet etmekle, hak sahiplerinin feragat ve ibraları nedeniyle dava ikame edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkillerinin kusurunun bulunmadığını beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 28.04.2015 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne hesaplanan 32.617,17 TL ilk peşin sermaye değerinin onay tarihi olan 30.11.2007'den itibaren yasal faiziyle, davalılar ... ve ... Dokumadan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesinin 28.04.2015 tarihli kararının süresi içinde davacı Kurum ve davalı ... ... ve ... San. A.Ş ile davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, ...somut davada, dava dışı sigortalının vefatıyla sonuçlanan davaya konu olayla ilgili esas alınan kusur raporunun kazada vefat eden işçilerin her birinin, diğerlerinin vefatıyla ilgili ne gibi bir kusuru olduğu açıklanmadan, soyut ifadelere dayalı ve öznellikten uzak ifadeler içermesi, ayrıca hükme esas bilirkişi raporunda % 40 kusurlu bulunan davalı fabrika müdürü ...’nın Yargıtay denetiminden geçen ceza davası sonucu kusursuz bulunması ve buna müteakip beraat etmesine karşın, anılan kusur oranının davalı şirkete izafe edilerek hüküm kurulması bir bütün olarak değerlendirildiğinde davaya konu hükmün isabetsiz olduğu anlaşılmaktadır. Anılan sebeplerle davaya konu kaza sonucu vefat eden her bir işçi ve işverenin somut olayla ilgili farklı kusurları olabileceği gözetilmeden ve olay sonucu vefat eden sigortalılara izafe edilen kusur oranlarının kendi kusurları mı yoksa olaya etki eden kusur mu olduğu tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Bu sebeplerle, dava dışı sigortalının vefatıyla ilgili olay belirtilen esaslar dahilinde değerlendirilerek ve konuyla ilgili tazminat ile ceza davaları içeriği de gözetilerek usulüne uygun bir kusur raporu alınmalı ve sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece; bu hususlar dikkate alınmadan hüküm kurulması isabetsizdir. gerekçesi ile karar bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne 27.180,98 TL ilk peşin sermaye değerinin onay tarihi olan 30.11.2007'den itibaren yasal faiziyle, davalılar ... ... ve .. Sanayi A.Ş. ile ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı ... aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı Kurum vekili;
Kazalı işçiye kusur izafe edilmemesi gerektiğini belirterek kusur raporuna itiraz ettiklerini beyanla kararın bozulmasını istemiştir.
2.... …A.Ş vekili;
a.Yargıtay bozma gereklerinin yerine getirilmediğini,
b.Hatalı tespit ile belirlenen kusur oranlarına göre yapılan hesaplamanın da hatalı olduğunu beyan ederek kararın bozulmasını istemiştir.
3.... vekili;
a.Yargıtay bozma gereklerinin yerine getirilmediğini,
b.Hatalı tespit ile belirlenen kusur oranlarına göre yapılan hesaplamanın da hatalı olduğunu beyan ederek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık rucüen tazminat istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve özellikle alınan bilirkişi raporlarına göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz eden taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
28.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!