Anahtar kelimeler: Tarrihinde Kalınca Sonuçsuz Toplamda Yazildiği Paraları Paralara Etmesine Havale Görüşmeler

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2020KARAR TARİHİ : █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlunun müvekkilinden borç para istediğini, müvekkilinin █████/2020 tarihinde 40.000-TL, █████/2017 tarrihinde 100.000-TL, █████/2017 tarihinde 50.000-TL, █████/2017 tarihinde 50.000-TL, █████/2017 tarihinde 60.000-TL, █████/2017 tarihinde 14.000-TL, █████/2017 tarihinde 75.000-TL olmak üzere toplamda 339.000-TL borç para verdiğini, sonrasında davalı borçlunun gönderilen borç paraları müvekkilinin talep etmesine rağmen iade etmediğini, yapılan görüşmeler sonuçsuz kalınca verilen borç paralara istinaden davalı aleyhine █████/2020 tarihinde Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından takibe itiraz edilerek takibin durdurulduğunu belirterek davanın kabulü ile Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, haksız ve kötü niyetli olarak itiraz eden ve takibi durduran davalının takip tutarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tarafların akraba olduğunu, taraflar arasında davacının iddia ettiği gibi kara katılımlı ödünç sözleşmesi olmadığını, taraflar arasında adi ortaklı sözleşmesi olduğunu, davacının davalıya gönderdiği bir kısım paranın ödünç olarak gönderildiğini, bir kısım paranın adi ortaklık sözleşmesi kapsamında gönderildiğini, bir kısım paranın ise davacının davalıya borcunun ödenmesi olarak gönderildiğini, davacının ödeme dekontlarına bu ödemelerin sebepleri yazarak gönderdiği ve bu hususları kabul ettiğini, davalının davacının gönderdiği ödünç ve adi ortaklı sözleşmesi kapsamındaki paraları davacıya ödediğini, davacıya borcunun kalmadığını ve aksine davacıdan alacaklı olduklarını belirterek davanın reddine, davacı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili █████/2021 tarihli tam ıslah dilekçesi ile; davalı ile davacı arasında kara katılımlı ödünç sözleşmesi olduğunu davalıya verilen borçların o yılki hesap döneminin sonuna kadar kar ile birlikte davacıya ödenmesi gerekirken davalı tarafından ödeme yapılmadığını, davalının cevap dilekçesinde belirttiği altı haftalık süreye ilişkin ihbarın yapıldığını, toplamda 878.800,00-TL borcun muaccel olduğunu, itirazın iptali olarak açılan davayı alacak davacına dönüştürdüklerini, davalının aralarında ödünce dayalı bir ilişki olduğunu ikrar ettiğini, ancak dekont açıklamalarını tevil ederek kötü niyetli olarak borçtan kurtulmayı amaçladığını, davacının kara katılımlı ödünç sözleşmesi kapsamında davalıya vermiş olduğu toplam 878.800,00-TL borcun yalnızca 339.000,00-TL'lik kısmını istediğini beyan ederek 339.000,00-TL'nin davalıdan █████/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.Davalı vekili █████/2021 tarihli dilekçesi ile; Dava konusu olan 339.000.TL'nin taraflar ve mahkeme açısından borç olarak verildiğine dair kesin delil olduğunu, davacının 339.000.TL'yi davalıya borç olarak verdiğine dair herhangi bir uyuşmazlık kalmadığını, borcun davalı tarafından ödendiğini, yapılan ödemeye ilişkin makbuzların mahkemeye sunulduğunu, davacının kısmi dava mı belirsiz alacak davası mı açtığının belli olmadığını, davacının sonuca katılımlı ödünç sözleşmesi kapsamında davalıya 878.800,00-TL ödeme yaptığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacının yapmış olduğu icra takibi, itirazın iptaline ilişkin dava dava dilekçesindeki beyanları akabinde açmış olduğu dava ve banka dekontlarının 339.000,00-TL ödemenin ödünç sözleşmesine istinaden verildiği iddiasının gerçek dışı olduğunu açıkça ortaya koyduğunu, davacının itirazın iptali olarak açtığı davayı alacak davasına çevirdiğini, takipteki taleplerine dayanamayacağını, işin ticari iş olmadığının kabulü halinde dahi TBK 387/1 madde gereğince taraflarca kararlaştırılmadığı sürece faiz talep edilemeyeceğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Bakırköy ... Asliye Hukuk Mahkemesinin █████/2021 tarihli ... Esas ... Karar sayılı kararı ile; " her iki tarafın tacir olduğu, taraflar arasında sonuca katılmalı ödünç sözleşmesi bulunduğunun iddia edildiği, davacının tamamen ıslah üzerine sunduğu dava dilekçesi ile davalının "... " adlı şahıs şirketinin işletme giderleri için davalıya borç para verdiği, karşılığında da şirketin o yıl elde edilen karından davacıya pay verileceğinin kararlaştırıldığının ileri sürüldüğü, böylelikle taraflar arasındaki kara katılımlı borç ilişkisinin ticari iş niteliğinde olduğu" gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı dosyası, Nevşehir Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtları, taraflara ait Vergi Müdürlüğü kayıtları, Nevşehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü kayıtları, ...bank, ... ve .... Bankası hesap dökümleri celbedilmiştir. Nevşehir ve Kayseri Asliye Hukuk Mahkemesi'ne yazılan talimat gereği ve ayrıca mahkememizce duruşma sırasında tanıklar dinlenmiş olup Davalı ... ait ticari defterler Nevşehir ... Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılarak incelenmiştir. Talimat yoluyla aldırılan █████/2024 havale tarihli bilirkişi raporunda; davacı ...'ün davalı ...'e değişik tarihlerde verdiği ve dava konusu yapılan borç 369.000,00-TL olduğu buna karşılık davalının davacıya değişik tarihlerde ödediği borç 408.000,00-TL olduğu davalının ödediği 408.000,00-TL den davacının davalıya verdiği 369.000,00-TL borç düşüldüğünde davalı ...'in davacı ...'ten 39.000,00-TL alacaklı olduğu sonucu bildirilmiştir.Davacı tarafın ticari defterleri incelenmek üzere mahkememizce bilirkişi raporu aldırılmıştır. Dosyaya sunulan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda; davacının incelemeye sunulan 2017,2018 ve 2019 yıllarına ait Ticari defterlerinin, usulüne uygun tutulmuş olduğu tespit edilmiş olduğu, davacı ... ait incelenen 2017,2018 ve 2019 yıllarına ait ticari defterlerinde, tarafların birbirine yapmış olduğu ödemelere ait ve davalı ... ile ilgili bir muhasebe kaydına rastlanmamış olduğu, bu nedenle dosyaya sunulu belgeler üzerinden tespit ve değerlendirmeler yapılmış olduğu, davalı ... ait ticari defterlerin Nevşehir ...Asliye Hukuk Mahkemesine Talimat ile incelenmiş olup █████/2024 havale tarihli Bilirkişi Raporuna göre, incelenmiş 2017,2018, 2019 ve 2020 yıllarına ait ticari defterlerde, tarafların birbirine yapmış olduğu ödemelere ait bir muhasebe ve defter kaydı görülmemiş olduğunun değerlendirilmiş olduğu görülmekte olduğu, dosyaya sunulan belgelere göre davacı tarafından davalı ..., dosyaya sunulu Banka dekontları üzerinde Borç ve Borç Para açıklaması ile .... hesabına yapılmış ödemeler toplamının 339.000,-TL olduğu, İlaç, Mazot Ödeme, Tarla İçin ve Tohum Bedeli açıklamaları ile .... hesabına yapılmış ödemeler toplamının 348.300,-TL olduğu, Ödeme Açıklaması ile ... hesabına yapılmış ödemeler toplamının 178.500,-TL olduğu, Davacı ... tarafından davalı ... ... Bankası Hesabına Banka yolu ile yapılan ödemeler toplam tutarının 865.800,-TL olduğu, davalı tarafından davacı ... yapılan ve kısmi belgelenmiş ödemelerin toplam tutarının 385.000 TL olduğu, davalı ... tarafından davacı ... 695.000.TL ödeme yapılmış olduğunun beyan edilmiş olduğu, ancak 310.000,-TL ödeme ile ilgili bir belge görülmemiş olduğu, davalı tarafından, davacı ... tarafından davalı ... yapılmış 178.500 TL ödemenin davalının davacıdan olan şahsi alacağına ilişkin olduğu beyan edilmiş olduğu, takdirin mahkemeye ait olduğu, toplam tutarı 385.000 TL olan ödemelerin Davalı tarafından davacı ... yapılan ödeme olarak takdir edilmesi halinde, davacı tarafından Banka dekontları ile davalı tarafa yapılmış olduğu görülen 865.800,-TL ödeme'den 385.000 TL düşüm yapılmış olduğunda davacının davalı ... 480.800 TL Alacaklı olabileceği hesaplanmış olduğu, Davacı ... tarafından davalı ... yapılmış 178.500 TL ödemenin davacının davalıya olan şahsi borcuna ilişkin olduğu kanaatine varılması halinde davacının davalıdan alacak tutarının 302.300 TL alacağının kalmış olacağı değerlendirilmiş olduğu, davacı tarafından davalı ... gönderilen 348.300 TL'nin davalı ... Adi Ortaklıkları nedeniyle gönderilmiş olduğu kanaatine varılması halinde de davacının davalı ... 46.000 TL Borçlu olacağı değerlendirilmiş olduğu, davacı ... tarafından 339.000,- TL Borç olarak davalı ... verilmiş alacak nedeniyle icra takibi yapılmış olduğu, davalı ... tarafından davacı ... gönderilen 385.000 TL ödemenin davacı ... alınan borcun geri ödemesi şeklinde ödenmiş olduğu takdir edilirse davacının davalı ... 46.000 TL Borçlu olacağı hesaplanmış olduğu, taraflar arasında imzalanmış bir sözleşmeye ve davalı tarafı temerrüde düşürecek bir ihtarnameye dosya içeriğinde rastlanmamış olduğu, tarafların ikisinin de tacir olduğu değerlendirilmiş olduğu, davacının davalıya 339.000,00-TL borç para gönderdiği sonuç ve kanaatine varıldı; heyetin mali üyesi yaptığı incelemelerde davalının davacıya yapılan ve kısmi belgelenmiş ödemelerin toplam tutarının 385.000,00-TL olduğunu tespit ettiği, davacı tarafından davalıya gönderilen 385.000,00-TL'nin içerisinde 31.12.2018 tarihli 100.000,00-TL ve 27.03.2019 tarihli 50.000,00-TL tutar bulunmakta olup bu tutarlarda açıklama yapılmadığından davalının davacıya borç ödemesi yaptığının anlaşıldığı, buna göre davacının davalıdan 235.000,00-TL alacaklı olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı, ancak Mahkemece, dosyaya davalı tarafından sunulan ... yazışmalarında yer alan davacı ödeme Jistesi açıklamalarının elektrik, işçi, ilaç; traktör için ödenen; elektrik eleman; depo kira ilk ödeme; giderler; komporatif so içi eleman zs. Şeklinde olduğundan yola çıkılarak davacının parayı borç olarak göndermediği tespit edilir ise davacının davalıya borç gönderdiğinden söz edilemeyeceği sonuç ve kanaati bildirilmiştir.Tüm dosya ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde, ilk önce açılan dava ödünç sözleşmesine dayanarak ödediği paranın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin iken Davacı tarafın ibraz ettiği tam ıslah dilekçesi ile itirazın iptali davasının alacak davasına dönüştürüldüğü, Davacı tarafın dava dilekçesinde taraflar arasında kara katılmalı ödünç sözleşmesi olduğunu, 03.04.2020 tarihinde 40.000,00 TL- 10.07.2017 tarihinde 100.00,00 TL, 18.07.2017 tarihinde 50.000,00 TL- 04.08.2017 tarihinde 50.000,00 TL- 04.08.2017 tarihinde 60.000,00 TL- 29.08.2017 tarihinde 14.000,00 TL ve 19.09.2017 tarihinde 75.000,00 TL olmak üzere toplamda 339.000,00 TL tutarında olmak üzere borç para verdiğini, bu bedellerin sözleşme gereği iade edilmediğini,toplam 878.800,00-TL borcun yalnızca 339.000,00-TL'lik kısmını istediğini iddia ederek alacak talebinde bulunduğu, tam ıslah dilekçesinde aynı maddi vakalara dayanarak sadece davanın türünün değiştirilmiş olduğu, 339.000,00-TL'lik kısma dayanak yapılan dekontların incelenmesinde Davacı tarafın bu bedelleri .... hesabına yapmış olduğu, getirtilen ticaret sicil kayıtlarına göre ....'un Davalı ...'in gerçek kişi ticari işletmesi olduğu fakat gerek takibin gerek itirazın iptali davasının gerekse tam ıslahla açılan alacak davasının ticari işletme taraf gösterilerek açılmadığı, davanın ...'e şahsen açılmış olduğu, ticari işletme hesabına yatırılan bedellerden dolayı Davalının şahsen sorumlu olmadığı, Davalı gerçek kişinin pasif husumet ehliyeti bulunmadığından açılan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;Davalının pasif husumet ehliyeti bulunmadığından açılmış olan davanın REDDİNE,-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 5.173,88-TL harcın yatırana iadesine,-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki bulunan AAÜT uyarınca 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine, -Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,-Kullanılmayan yargılama gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesine müteakiben yatırana iadesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekillinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır