Anahtar kelimeler: Nüshalık Sayfada Mevki Çorlu Tekirdağ Sundukları Pafta Acentelik Cilt Mah

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ43. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: ████████ KARAR NO: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: █████/2024NUMARASI: ████████ Esas - ████████ KararASIL VE BİRLEŞEN DAVADADAVA: Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2025Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİASIL DAVADA DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket yetkililerinin hazırlayıp davacıya sundukları █████/2007 tarihli tek nüshalık Protokolün mevcut olduğunu, bu protokole göre Tekirdağ ili, Çorlu ilçesi, ... Mah. ... Yolu Mevki ... Pafta, ... Ada, .... Parsel .... Cilt ... sayfada Malik ... San. ve Tic. Ltd. Şti. adına kayıtlı taşınmaz üzerine ... amblemli akaryakıt istasyonu işletileceğinin kararlaştırıldığını, ... San. ve Tic. Ltd. Şti. ile ... şirketinin kardeş firmalar olduğunu, taşınmaz ... şirketi adına olmasına rağmen işletmesini davacı şirketin yapacağını tarafların kararlaştırıldığını, protokole göre ....nin 1.750.000 USD kira bedelini aşama aşama ödemeyi taahhüt ettiğini, protokolün a,b,c maddelerine göre ödemenin şartlarının belirlendiğini, bu şartlar yerine getirildiğinde ödeme tarihleri ile miktarlarının tek tek belirlendiğini, ancak her ne kadar akaryakıt istasyonu ... şirketi adına ise de 750.000 USD'nin ... şirketine, geriye kalan 1.000.000 USD'nin ... şirketine aktarıldığını, bu bedelin her ne kadar kira bedeli olarak düzenlenmiş ise de, gerçekte peşin ödenen intifa bedeli olduğunu, hesaba aktarılan paraların ise TL olarak yapıldığını, kuru da davalı kurumun belirlediğini, sözleşmenin malike ait akaryakıt istasyonunun bayi tarafından 15 yıl süre ile işletilmesine karşılık 1.750.000 USD karşılığı olan TL hesaplara aktarıldığını ancak gerek Danıştay içtihatları, gerekse Rekabet Kurulu kararları bu sürenin 5 yıl olması gerektiğine karar verildiğini, Danıştay 13. Dairesinin █████/2008 tarihli kararında dağıtıcı ve bayi arasında imzalanan intifa sözleşmesiyle bayilik sözleşmesinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğinin de vurgulandığını, Rekabet Kurulunun █████/2009 tarihli duyurusunda belirtildiği üzere, █████/2005 öncesi yapılan sözleşmelerin 5 yıllık süresinin █████/2010 tarihinde son bulduğunu, sonraki tarihli sözleşmelerin ise imza tarihinden itibaren beş yılın eklenmesiyle bulunacak tarihte sona erdirdiğini, davalı firmanın Rekabet Kurulunun █████/2009 tarihli duyurusuna uymamak için davacının da zor durumda olduğunu bilerek çeşitli ek sözleşmeler yapıldığını, ek sözleşmelerde davacı beş yıl içinde 25.000 metreküp beyaz yakıt satma taahhüdünde bulunması halinde 1.000.000 USD borç vereceğini, borçları da metreküp başına yapılacak satışlar karşılığında 60 USD prim ödeyeceğini, bu primin 40 USD 'sinin borca mahsup edeceğini, geriye kalan 20 USD'yi aylık takvimlere göre yapılacak kesin hesaplara göre peşin ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, davalının daha önce ödemiş olduğu 1.750.000 USD intifa bedelinin 1.000.000 USD 'sini borç vermiş gibi hesaplara işletildiğini, buna karşılık metreküp başına ödeyeceği 60 USD'lik kısmını bu borca mahsup ettiğini, satılan beyaz ürün yakıtın toptan satışlar için prim hesabı yapıldığını ancak perakende satışlar için ise yapılmadığını, toplam satışın 19.107,767 metreküp yakıt satıldığını, bunun 8.244,455 metreküpü toptan geriye kalan 10.863,512 metreküpü ise perakende satışlarla yapıldığını, ödenmeyen prim tutarının 651.798,72 USD olduğunu, bu tutarın KDV'siz olup ödeme sırasında KDV'nin de ilave edilmesi gerektiğini, intifa bedeli olarak yapılan ödemenin ayrıca borç olarak davacı hanesine kayıt edilmesi ve tahsili hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, şimdiye kadar intifa bedeli olarak davacıya yapılan ödeme hem borç olarak verilerek gösterilmiş, hem de intifa bedeli olarak gösterildiğini, bunun yanında da ayrıca 600.000 USD davacının davalıdan prim bedeli ve nakit olarak haksız yere aldığını, davalıya Büyükçekmece ... Noterliğinin █████/2014 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinin gönderildiğini, bu ihtarnameye göre haksız olarak kesilen primler ile ödenmeyen primler için iş bu davayı açtıklarını belirterek; 640.000 USD alacağın hakediş tarihi üzerinden hesaplanacak en yüksek ticari faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında █████/2006 tarihinde 5 yıl süreli olarak toptan satışlara ilişkin "istasyonsuz bayilik sözleşmesi" imzalandığını, söz konusu sözleşmenin 1. maddesine göre bu sözleşmenin konusunun, "... Petrolün gerek kendi ihtiyacı olan ve gerekse şantiyeler, kooperatifler, nakliye firmaları, toplu tüketim merkezleri, sanayi kuruluşları ve bu kabil müşterilerine satacağı beyaz ürünü, siyah ürünü ve madeni yağı münhasıran ...'ten satın alması ve ...i'in de işbu sözleşmedeki şartlar dairesinde talep edilen ürünü temin etmesidir." taraflar arasında toplu satışlara ilişkin olarak yapılan bu istasyonsuz bayilik sözleşmesi devam ettiği sırada bu sözleşmeye ek olarak █████/2007 tarihinde "Ek Sözleşme" imzalandığını, bu ek sözleşme kapsamında müvekkili şirket tarafından █████/2007 tarihinde davacı şirkete 1.376.352 TL (█████/2017 tarihli Merkez Bankası kuru esas alınarak) ödeme yapıldığını, aynı sözleşmenin 4. maddesine uygun olarak da dava dışı ... 'a ait Çorlu ili ... Mah. ... Civarı ... Ada, ... Parsel sayılı taşınmaz üzerinde ...'nın ...'ten aldığı ve alacağı petrol ürünlerinin bedelleri, kredi ve her ne sebep ve suretli olursa olsun borçlu bulunduğu ve ileride borçlanacağı meblağlara karşılık olarak ... lehine 2.715.000 TL bedelli ipotek tesis edildiğini, yine aynı ek sözleşmenin "Dönem Sonu Satış Primi" başlıklı 5. maddesinde; ... Petrolün yıllık satın alım taahhütlerini gerçekleştirmesi halinde ...'in davacı bayiye satış primi vereceği, bu primlerin bayinin keseceği satış destek primi faturaları karşılığı ödeneceği, söz konusu prim alacaklarının gerçekleşmesi halinde, sözleşmenin 3. maddesinde düzenlenmiş borcun taksitlerinden takas- mahsup edilmesine davacı bayinin muvafakatı olduğu belirlendiğini, sonrasında bayinin taahhütlerini yerine getirmemesi üzerine taraflar arasında █████/2006 tarihli istasyonsuz bayilik sözleşmesi ve eki olan █████/2007 tarihli ek sözleşme ve eklerinin taraflara yüklediği edimlere ve yükümlülüklere halel gelmemek kaydı ile, █████/2010 tarihinde ek sözleşme-2 başlıklı sözleşme yapıldığını, bu sözleşme ile davacı bayinin satın alma taahhüdü, muaccel borçları, satış şartları ve bu hususlarda yapılacak işlemlerin düzenlendiğini, bu sözleşmeye göre davacı bayinin taahhüt etmiş olduğu yıllık 5.000 tonluk siyah ürün alma taahhüdünün gerçekleştirilmeyeceği anlaşıldığından, bu taahhüdün iptal edildiğinin kararlaştırıldığını, davacı bayinin ek sözleşmenin 1. ve 2. yılında ...'ten satın almayı taahhüt ettiği 10.000 metreküp beyaz ürünün 5.167 metreküplük kısmının satın alınmadığını, bu nedenle bu bayinin ...'e olan 400.000 USD lik borcunun 206.672 USD'lik kısmının muaccel hale geldiğini, ayrıca davacı bayinin ek sözleşmenin 3. 4. ve 5. yıllarında alması gereken yıllık 5000 metreküplük satın alma taahhütlerini yerine getirmesi için borç erteleme talebinin kabulüne ve borcun ek sözleşmenin 5. yılı sonuna ertelenmesi hususunun kararlaştırıldığını, bayinin söz konusu yükümlülüklerini ifada yine temerrüde düşmesi üzerine taraflar arasında toptan satışlara ilişkin ticari ilişkinin tasfiyesi amacıyla █████/2012 tarihli sözleşme imzalandığını, bu sözleşmenin 3. maddesinde █████/2007 ve █████/2020 tarihli ek sözleşmelerin sona erdirildiğini ve bu sözleşmelerin ihlalinden kaynaklanan muaccel borçların sözleşmede belirlenen şekilde tasfiye edileceğinin belirlendiğini, aynı maddenin b. bendinde davacının ...'e ek sözleşmenin ihlalinden kaynaklanan 400.000 USD+KDV borcu bulunduğunu kabul ve ikrar ettiğini, bu borcun 5 eşit taksitle verilecek çekler ile ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ancak davacının yine yükümlülüklerini yerine getirmediğini, 2.000 metreküplük asgari alım taahüdüne uymadığını, borcun tasfiyesi için verilen çeklerin ödenmediğini, taraflar arasında iki ayrı istasyona ilişkin iki ayrı istasyonlu bayilik sözleşmesi imzalandığını, taraflar arasında yapılan protokollerin, sözleşmelerin ve ödemelerin son derece açık olduğunu, davacının iddia ettiği gibi bir alacağının bulunmadığını, tam tersine müvekkili şirkete borçlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN DAVADADAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının intifa bedeli olarak önce müvekkili firmaya ödediği parayı dolara çevirerek dolar kuru üzerinden hesaplama yaparak, kendilerinde bulunan 650.000 TL 'lik teminat mektubunu bozdurma talebinde bulunarak, sebepsiz yere alacak tahsil etmek istediğini, bu tahsilatın yapılması halinde sebepsiz yere zenginleşme olacağını, davalı firmanın ticari defterlerindeki cari hesaplarına göre müvekkili şirketin borcunun 5.840,01 TL olduğunu, davalı şirket nezdinde █████/2014 tarih ve ... nolu 650.000 TL bedelli ile █████/2013 tarih ve ... nolu 100.000 TL'lik teminat mektuplarının ticari ilişki nedeni ile davalının uhdesinde bulunduğunu, davalı şirkete müvekkilinin herhangi bir borçlarının olmadığı gibi, hali hazırda prim alacak bedellerine ilişkin 640.000 $ 'lık alacak davasının derdest olduğunu belirterek, müvekkilinin davalıya 650.000 TL borcu olmadığının tespitine, yargılama süresi içinde teminat mektuplarının bedeli tahsil edilmesi halinde davanın istirdat davasına dönüştürülerek alacağın teminatın karşılığı tahsil tarihinden itibaren en yüksek ticari faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının haksız olduğunu, davanın gerek zamanaşımı, gerekse hukuki yarar bulunmaması nedeniyle reddi gerekeceğini, davacı şirketin dava dilekçesinde alınan paranın intifa bedeli olduğunu belirtiğini ancak ödemenin intifa değil, toptan satış taahhüdüne karşılık için verilen peşin prim olduğunu, bu primin dolar olarak hesap edileceği ve bayinin 5 yıl boyunca alımlarına karşılık olarak mahsup edilerek kapatılacağı, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin taraflarca karara bağlanarak imzalandığını, sözleşmede belirlenen dolar tutarın ödeme tarihindeki T.C. Merkez Bankası kurunun birebir karşılığı olduğunu, davacıya ödenen tarihteki kur karşılığı olarak ödenmesine bir itiraz gelmediğini, teminat mektupları toplamının 650.000 TL olduğunu, davacının taahhüt ettiği miktar akaryakıt alımlarını yapmadığını ve belirlenen tarihteki ödemeleri gerçekleştirmediğini ve temerrüde düştüğünü, sözleşme hükümleri çerçevesinde alınan teminat mektuplarının nakde dönüştürüldüğünü, davacı şirketin █████/2007 ve █████/2010 tarihli ek sözleşmeler ile kabul etmiş olduğu 400.000 USD'lik borcunun █████/2015 tarihli, 80.000 USD bedelli 3.taksit ödemesini gerçekleştirmemesi üzerine bakiye 238.298,29 USD'lik borcun tamamının muaccel hale geldiğini, davacı yanın 240.000 USD lik borcu █████/2015 tarihi itibariyle yapılan hesaplamada kur farkı ile birlikte 692.876,10 TL'ye ulaştığını, dolayısıyla müvekkili şirket uhdesinde bulunan 650.000 TL'lik teminat mektubunun nakde çevrilerek 692.876,10 TL'lik borçtan mahsup edildiğini belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " davacı şirket ile davalı şirket arasında bayilik sözleşmeleri ve ek sözleşmeler bulunduğu, asıl davada, davacı şirketin prim alacağı tahsilini talep ettiği, birleşen davada davacı şirketin davalı şirkete verdiği, banka teminat mektuplarından dolayı borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, taraflar arasında █████/2006 tarihinde bayilik sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmenin 1. maddesine göre davacı şirketin sözleşme süresince müşterilerine satacağı beyaz ürün (benzin, motorin), siyah ürün (fuel, oil, kalorifer yakıtı) ve madeni yağı, münhasıran davalı ... şirketinden satın almayı ve davalı ... şirketinin de bu sözleşme şartları dahilinde ürünleri temin etmeyi taahhüt ettiği, sözleşmenin 5 yıllık süreyi kapsadığı, █████/2007 tarihli kira sözleşmesi ile ... Otomotiv şirketinin davalı ... şirketine Çorlu ilçesi, ... Mahallesinde bulunan yeri 15 yıllık süre karşılığı ve 750.000 USD bedelli kiraladığı, taraflar arasında █████/2007 ve █████/2010 tarihli ek sözleşmeler yapıldığı ve en son █████/2012 tarihinde yapılan sözleşme ile taraflar arasındaki █████/2007 ve █████/2010 tarihli ek sözleşmelerin tarafların serbest iradeleriyle sona erdirildiği, anılan sözleşmelerin ihlalinden kaynaklanan muaccel borçların tasfiyesinin ne şekilde yapılacağının bu sözleşme ile düzenlendiği, sözleşmenin 3/b maddesine göre davacı şirketin davalı şirkete █████/2007 ve █████/2010 tarihli ek sözleşmelerin ihlalinden kaynaklanan 400.000 USD+ KDV borcu bulunduğunu kabul ve ikrar ettiği ve bu borcun 5 eşit taksitle yapılacağının ve ödemelerin çek ile gerçekleşeceği, bu çekleri ... ve ...tarafından avalist sıfatıyla imzalanacağını, sözü edilen ödemelerin yapılmaması halinde 400.000 USD+ KDV borcun muacceliyet kesbedeceği ve aylık %1,5 vade farkı tahakkuk ettirileceği, sözleşmenin b bendinde belirtilen toptan satışlar için davacı şirketin satın alacağı m3 beyaz ürün başına 60 USD prim ödemesi yapılacağı, prim hesaplarının davalı ... tarafından yapılacağı ve ...'in defter ve kayıtlarının geçerli olacağı, 60 USD/m3 tutarının 20 USD/m3'lük kısmının ay sonunda hesaplanacağı, davacıya 10 iş günü içinde ödeneceği, kalan 40 USD/ m3 kısmının ise davacıya nakden ödenmeyeceği, bu kısmın davacının davalıya olan borcundan mahsup edileceğinin düzenlendiği, bu sözleşme hükümlerine göre davacı şirketin davalı şirkete 400.000 USD+KDV borcu bulunduğunu ikrar ve beyan ettiği, tarafların ticari defter belgeleriyle tüm dosya kapsamına göre alınan bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere, davacı şirketin davalı şirketten prim alacağının bulunmadığı, 1.000.000 USD+KDV'nin █████/2007 tarihli sözleşmenin 3. maddesinde belirtildiği üzere davacının bu sözleşmedeki satış taahhüdünü teşvik amacıyla borç verildiği, bu ödemenin intifa bedeli olarak ödenmediği, intifa/kira bedeli olarak dava dışı ... İnş. San. ve Tic. Ltd. şirketine 750.000 USD ödendiği, davacı şirketin dayanağı olan █████/2007 tarihli protokolün imzasız olduğu, tüm bu sebeplere göre █████/2012 tarihli tasfiye konulu sözleşme, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre davacı şirketin davalı şirketten prim alacağı bulunmadığı, Mahkememizce asıl dava yönünden verilen ret kararına ilişkin istinaf taleplerinin İstanbul BAM 43. HD. tarafından yerinde görülmediği, birleşen dava yönünden İstanbul BAM 43. HD. tarafından belirtilen bilirkişi incelemesinin yaptırıldığı ve bilirkişilerce davalı tarafından 650.000 TL tutarındaki teminat mektuplarının davacının hangi borçlarına mahsup edildiğinin tek tek belirlendiği ve 650.000 TL'lik teminat mektuplarının davalı şirketin alacağına karşılık nakde çevirme hakkının bulunduğu anlaşıldığından davacı şirketin asıl ve birleşen davasının reddine , ..." karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece sınırlı bir inceleme yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, istinaf kaldırma kararı ilk kararın geçerliliğini sona erdirdiğini, bunun sonucu olarak da yeniden yargılama yapılması gerektiğini, kararlarda gerekçe bulunmaması ise adil yargılanma hakkının ihlali anlamına geldiğini, bunun yanı sıra kaldırma kararının sadece birleşen dava yönünden olduğuna dair bir gerekçe yer almadığını, sadece teminat mektupları yönünden değil prim alacakları yönünden de yeniden hesaplama yapılması gerektiğini, 3065 sayılı KDV kanunu'nun verginin konusunu teşkil eden işlemler başlıklı 1. maddesi gereğince borçların kdv'sinin alınacağına ilişkin bir hüküm bulunmadığını, bu madde gereğince kdv'sine tabi olacak işlemler tahdidi olarak sayıldığını, dolayısıyla bunların dışına çıkılabilmesinin mümkün olmadığını, ticari ilişkilerde yazılı hususların maddi gerçeklerle örtüşmesi ve desteklenmesi gerektiğini, oysa ki verilen borcun hiçbir maddi dayanağı olmadığı gibi gerçekte olan işlemin üstü örtülmek amacıyla borç olarak gösterildiğini, davalı güçlü konumu gereğince sözleşme akdedilirken bu durumu kullanmış ve kendi lehine çevirdiğini, konuya ilişkin olarak daha evvel yapmış olduğumuz itirazlar da değerlendirmeye alınmamış ve ihtilafın çözümlenmesi adına vergi dairesi müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak borçların kdv'si olup olamayacağı hususunun sorulması talebinin değerlendirilmediğini, verilen TTK’nun 54/2 hükmüne göre, rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacının borçlu olmadığı sabit olmakla birlikte, bir ihtimal mahkemenizce borçlu kabul edilmesi halinde dahi, bir tacirin, iktisaden mahvını mucip olacak ve onun eskisi gibi ticarî faaliyetini devam ettirmesine imkân tanımayacak derecede ağır ve yüksek bir yaptırımın hukuka uygun kabul edilmesi mümkün olmadığını ancak alınan raporlarda açık bir şekilde bilirkişiler yalnızca davalının talepleri ve beyanları doğrultusunda hesaplama yapmış ve davacının taleplerine ilişkin hesaplamaları göz ardı ettiğini, 15 yıl süre ile planlanan bir akaryakıt istasyonunun işletilmesine ilişkin bu protokol ile belirlenen intifa bedelinin 750.000,00 usd olarak kabul edilmesi halinde, bu bedelin fahiş oranda düşük olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.GEREKÇE: Asıl dava; taraflar arasındaki bayilik sözleşmesine dayalı olarak açılan alacak davası, birleşen dava ise aynı ilişki kapsamında davacının davalı şirkete verdiği teminat mektuplarından dolayı borçlu olmadığının tespiti davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, bayilik sözleşmeleri ve ek sözleşmeler ile kurulmuş olan akdi ilişkiden dolayı davacının davalıdan prim alacağının bulunup bulunmadığı ve teminat mektuplarından dolayı borçlu olup olmadığının noktasındadır. İlk derece mahkemesince asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, bu kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine istinaf başvurusunun kabulü ile Dairemizce, eksik inceleme nedeniyle mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilerek yeniden yargılama yapılması için dava dosyası ilk derece mahkemesine gönderilmiştir. İlk derece mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda bilirkişi raporu alındıktan sonra yine davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizin kaldırma kararından önce alınan birbiri ile uyumlu bilirkişi raporları ile davacının prim alacağının olmadığı tespit edilmiştir. Bu nedenle de, Dairemizin kaldırma kararında belirtildiği gibi ilk derece mahkemesince asıl davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Bilirkişi heyete tarafından hazırlanan █████/2024 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda, davalının kayıtları uyarınca, 650.000 TL tutarındaki iki adet teminat senedinin, şirketin hesaplarında mevcut 753,38 TL tutarındaki cari hesap borç bakiyesine, davacının vermiş olduğu 186.376,00 TL.lik çekin karşılıksız çıkması nedeniyle karşılıksız çıkan çekin 141.516,60 TL'lik kısmının ödemesine, 5.840,01 TL'lik kısmımı kredi hesabındaki borca ve davalının 2014 ve 2015 yılı için tanzim ettiği toplam 500.660,09 TL kur farkı faturalarına mahsup edilmiş olduğu tespit edilmiştir. Buna göre, davacının birleşen davadaki menfi tespit istemi yerinde olmayıp, ilk derece mahkemesince birleşen davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2025