Anahtar kelimeler: Lçesi Siverek Yolsuz Şerhin Konulmuş Müfettiş Şerhi Taraflı Kurumca Şanlıurfa
7. Hukuk Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Siverek 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin maliki olduğu Şanlıurfa ili, .....lçesi, .............. Mahallesi, 194 ada 1 parsel sayılı taşınmaza yolsuz tescil şerhi konulmuş olup söz konusu şerhin müvekkilin taşınmazı üzerindeki tasarruf yetkisini kısıtladığını, davalı Kurumca tek taraflı işlemle müfettiş raporlarına dayanılarak, önceki tescillerin ve sonrasındaki müvekkilinin kazanımının da yolsuz tescile dayalı oldukları değerlendirilip müvekkilinin mülkiyet hakkının kısıtlandığını ileri sürerek; müvekkiline ait taşınmaza konulan şerhin terkinine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapılmış ancak cevap dilekçesi sunmamışlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Olası satışlarda beyanlar hanesindeki şerhlerin alıcılarda olumsuz etki yaratarak alım satımdan cayılması ya da satış konusu yerin değerinin etkilenmesi gibi durumlara yol açabilecek olmasına göre, usulsüz konulan bu şerhin mülkiyet hakkını kısıtladığı, tek taraflı idari işlemle usulsüz konulan ve aslolan mülkiyet hakkını sınırlayan dava konusu şerhin terkini gerektiği..." gerekçesiyle; davanın kabulü ile, Şanlıurfa ili,........ilçesi, ............. Mahallesi, 194 ada 1 No.lu parselde kayıtlı taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesindeki 19.08.2021 tarihli 14199 yevmiye numaralı "20.03.2020 tarih ve 4181 yevmiye numaralı intikal işlemine esas Diyarbakır 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas - █████████ Karar sayılı veraset belgesinin sahte olduğu tespit edilmiştir." şeklindeki yolsuz tescil şerhinin kaldırılmasına, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Tek taraflı idari işlemle usulsüz konulan şerhlerin terkini gerektiği saptanarak yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru olduğundan davalı ve dahili davalı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki istinaf itirazlarının esastan reddi gerektiği; davaya konu kayıtla alakalı olarak tapu müdürlüğünün tapu sicilinin tutulmasından kusursuz sorumluluğu bulunmakta ise de tapu kaydındaki şerhin terkininde aslolan, husumetin şerh lehtarı veya lehtarlarına yöneltilmesi olup şerh lehtarının bulunmaması halinde ise kütüğün düzgün tutulmamasından dolayı ilgili tapu müdürlüğüne husumet yöneltilebileceği, somut olayda lehine şerh konulmuş bir lehdar mevcut olmadığından davalı yasal hasım olup aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olduğundan davalı ve dahili davalı vekilinin istinaf başvurusunun bu nedenlerle yerinde olduğu; ancak tespit edilen bu hukuka aykırılıklar yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2 maddesi hükmü uyarınca ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmak suretiyle düzeltilerek yeniden esas hakkında kararla aşağıdaki şekilde karar vermek gerektiği, ayrıca infazda tereddüt oluşturması nedeniyle hüküm fıkrasının yeniden düzenlenmesi gerektiği..." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak yargılama giderleri yönünden yeniden hüküm kurulmak suretiyle,
A) 1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b/2 maddesi hükmü uyarınca davalı ve dahili davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeye hasren kısmen esastan kabulüne,
2-İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına,
B) 1-6100 sayılı Kanun'un 353/1-b/2 maddesi hükmü uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında kararla;
Şanlıurfa ili, ........... ilçesi...................Mahallesi, 194 ada 1 parsel sayılı taşınmazda davacı ... adına kayıtlı ½ oranındaki hisseye ait tapu kaydının beyanlar hanesinde bulunan "20.03.2020 tarih ve 4181 yevmiye numaralı intikal işlemine esas Diyarbakır 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas - █████████ Karar sayılı veraset belgesinin sahte olduğu tespit edilmiştir.” şeklindeki yolsuz tescil şerhinin kaldırılmasına,
3-Davanın niteliği gereği davacı yararına vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,
4-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına..." karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili: usule ilişkin olarak davalı Kurumun istinaf dilekçesini süresinde sunmamış olup bu hususun Bölge Adliye Mahkemesince dikkate alınması gerektiği hâlde alınmadığını; esasa yönelik olarak ise; İlk Derece Mahkemesince talep gibi taşınmaz üzerindeki tüm şerhler kaldırılmış iken Bölge Adliye Mahkemesince yeniden kurulan hükümle sadece hisseye yönelik şerhlerin kaldırılmasının hatalı olduğunu, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün yerinde olduğunu, zira taşınmazın 1/2 si üzerindeki şerhin kaldırılıp kalan 1/2 si üzerinde şerhin devam ettirilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, öte yandan müvekkilinin taşınmazda iyiniyetle hak ihdas ettiğini, kaldırılması istenen şerhin müvekkilinin kazanımından sonra konulduğunu, tek yevmiye numarasıyla iki adet şerh konulmasının da doğru olmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili: taşınmaz kaydına ilgili tapu dairesi başkanlığının 13.08.2021 tarihli yazısına istinaden dava konusu şerhin konulmuş olup, taşınmaz kaydına konulan 20.03.2020 tarih 4181 yevmiye sayılı intikal işlemine dayanak yapılan ve Diyarbakır 2. Sulh Hukuk Mahkemesinden verilmiş gibi görünen veraset ilâmının (████████ Esas - █████████ Karar) sahte olarak düzenlendiğinin tespiti üzerine şerh konulduğunu, ancak yapılan intikal işleminin usul ve yasaya aykırı olduğunu, yolsuz bir tescil var mı yok mu araştırılmadan eksik inceleme üzerine hüküm kurulduğunu, haksız mülkiyet aktarımına sebep olunabilineceği durumunun ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1024. maddesinin Mahkemece hiç değerlendirilmediğini, Tapu Sicil Tüzüğünün 52/2 maddesi uyarınca tescil, değişiklik, terkin veya düzeltmeyi yolsuz duruma getiren hukukî veya teknik sebeplerin Müdürlükçe tespiti hâlinde, bu hususta kütüğün beyanlar sütununda re'sen gerekli belirtmenin yapılabileceğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
C. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; tapu kütüğünün "beyanlar" hanesinde yazılı olan ibarelerin terkini istemine ilişkindir.
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Bilindiği üzere elektronik yolla tebligat; idareleri, kamu iktisadi teşebbüslerini veya sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait diğer ortaklıkları; adli ve idari yargımercileri, icra müdürlükleri veya hakemler nezdinde vekil sıfatıyla temsile yetkili olan kişilerin bağlı bulunduğu birime yapılır. Temsile yetkili olan kişilerin ayrı bir elektronik tebligat adresinin bulunması bu kuralın uygulanmasına engel olmaz.
3. T.C. Anayasası’nın 36. maddesinin birinci fıkrası uyarınca herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı yahut davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesinde de herkesin kişisel hak ve yükümlülükleriyle ilgili her türlü iddiasını mahkeme huzuruna taşıma hakkı teminat altına alınmıştır. Mahkeme kararlarına karşı kanun yoluna başvuru hakkı adil yargılanma hakkının sac ayaklarındandır. Bu anlamda mahkemeye erişim hakkı kapsamında uyuşmazlığın etkin şekilde sonuçlandırılması ancak kanun yolu denetimi ile mümkündür. Kişinin mahkemeye başvurmasını engelleyen veya mahkeme kararlarının denetim mekanizmasını önemli ölçüde etkisizleştiren sınırlamalar, erişim hakkını ihlâl edebilir.
Bu açıklamadan sonra taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelemesine gelince;
1.Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; davalı taraf yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettirmiş olup, İlk Derece Mahkemesi kararının, davayı bizzat takip eden, dilekçe sunup duruşmalara katılan kurum vekiline değil de doğrudan davalı Kurumun Merkez (Ankara) UETS hesabına tebliğ edilmiş olması doğru olmadığından tebligat usulsüzdür. Bu sebeple; davalı Kurumca verilen istinaf dilekçesinin süresinde olmadığına yönelik davacı taraf temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; davacının Şanlıurfa ili, .......... ilçesi, ........... Mahallesi, 194 ada 1 parsel sayılı taşınmazı 17.08.2020 tarihinde i.............simli şahıstan satın aldığı, sonrasında taşınmazın ½ hissesini 19.04.2021 tarihinde dava dışı ..............isimli şahsa satış sureti ile temlik ettiği, davaya konu taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine 19.08.2021 tarih ve 14199 sayılı işlemle Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü lehine "20.03.2020 tarih ve 4181 yevmiye numaralı intikal işlemine esas Diyarbakır 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas - █████████ Karar sayılı veraset belgesinin sahte olduğu tespit edilmiştir.” şeklinde şerh konulduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece anılan şerhin kaldırılmasına karar verilmiş ise de; incelenen dosya kapsamına göre dava konusu taşınmazın kadastro tespitinden itibaren tutanaklarının ve tapu kaydının ilk tesisinden itibaren tüm tedavüllerinin getirtilmesi, 20.03.2020 tarih ve 4181 yevmiye numaralı intikal işlemine esas tapu tescil istem başvuru belgelerinin temin edilmesi, bunun yanında yolsuz tescil işlemleri iddiası bakımından Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatılıp başlatılmadığı hususlarının araştırılması, ilgili soruşturma belgelerinin temin edilmesi, yapılacak tüm araştırmalar neticesinde oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, noksan soruşturma ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün tüm bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan sebeplerle kabulüyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacı tarafa iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.04.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!