Anahtar kelimeler: Nakl Dayanıklı Yakıt Tekstil İnş Temizlik Tüketim Gıda Süreden Malları

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 58. İş MahkemesiSAYISI : ███████ E., 2024/9 K.Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Kararın davalılar ... İnş. Tarım Ürünleri Dayanıklı Tüketim Malları Gıda Nakl. Yakıt Tekstil Temizlik Tic. ve San. Ltd. Şti. ve ... ... İnş. ve Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalılar ... ... şirketleri ile ... vekillerinin istinaf başvurusunun süreden reddine, Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... İnş. Tarım Ürünleri Dayanıklı Tüketim Malları Gıda Nakl. Yakıt Tekstil Temizlik Tic. ve San. Ltd. Şti. vekilinin tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'ın, ... Şti.'nin sahibi diğer davalı ... ile ... İş Merkezi adı ile bilinen iş merkezinin deposunun yapımı konusunda anlaşmış olduklarını, davacıyı bu deponun kaynak işlerini yapması için ... İli .... İlçesine getirdiğini, davacının davalılardan ...'a ait davalı ... ... İnş. ve Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. bünyesinde 20.05.2016 tarihinde çalışmaya başladığını, kaynak işlerinin sonuna gelindiğinde davacıdan kaynakları yapılan demirlerin boya işlerinin de yapmasının istendiğini, davacının vincin tepesinde boya işlerini yaparken bir anda boyanın alev alması sonucu davacının yanmaya başladığını ve yaralandığını, davacının 2 ay boyunca yoğun bakımda kaldığını, yaklaşık 8 ay boyunca yanık tedavisinin sürdüğünü, davacının kalan 12.000,00 TL alacağının da ödenmediğini, davacının iş kazası nedeniyle 2 yılı aşkın süredir çalışamadığını, halen de çalışmadığını, vücudunda oluşan yanıklar nedeni ile vücut estetiğinin bozulmuş olduğunu, düzeltme operasyonları için büyük paralar gerektiğini beyan ederek 12.000,00 TL ücret alacağı, 5.000,00 TL iş ve güçten kalma tazminatı, 5.000,00 TL estetik ameliyat gideri, 500.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam, 522.000,00 TL tutarın kazanın meydana geldiği, 06.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP Davalı ... Ltd. Şti. ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle, öncelikle yetki itirazında bulunduklarını ve dosyada yetkili mahkemenin Kayseri mahkemeleri olduğunu, ...'ın ... Ltd. Şti'nin sadece yetkilisi olduğunu, davanın tarafı olmadığını, husumet itirazında bulunduklarını, ... ile diğer davalı ... arasında ...'na ait deponun çelik çatı yapımı konusunda sözlü olarak anlaşıldığını, anlaşma sonrasında ...'in deponun bir kısım işlerinin yapım konusunda demircilik yapan ... isimli şahısla anlaştığını, verilen bu işin yapımında ...'nün işçi olarak davacıyı çalıştırdığını, davacı ...'ın işe alınmasında davalıların herhangi bir payı bulunmadığını, davalı ile davacı arasında en başında herhangi bir işçi-işveren ilişkisi bulunmadığını, kazadan önce davacının davalı ... Ltd. Şti.'de çalışmaya başladığını, işe başladığı anda sigorta işlemlerinin yapıldığını, söz konusu yapım işini alan ...'nün davacı ile anlaştığını, davacının ihmali davranışları neticesinde tehlikeli hareketler yaparak kendi can güvenliğini tehlikeye attığını, kazanın yaşanmasına kendisinin sebebiyet verdiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... İnşaat vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı ile davalı arasında, yazılı ya da sözlü herhangi bir iş akdi düzenlenmediğini, ... Ltd. Şti. ile davalı ... Ltd. Şti'ne ait deponun çelik çatımı yapımı konusunda anlaştıklarını, anlaşma sonrasında ... Ltd. Şti.’nin, deponun bir kısım işlerinin yapım işini dava dışı ... isimli şahsa verdiğini, ...'nün davacıyı işçi olarak çalıştırdığını, kazanın oluşumunda davacının tam ve asli kusurlu olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, kendisinin, ... Ltd. Şti. yetkilisi olduğunu, husumet itirazında bulunduğunu, davacı ile aralarında yazılı ya da sözlü herhangi bir iş akdi düzenlenmediğini, ... ile diğer davalı ...'na ait deponun çelik çatımı konusunda sözlü olarak anlaştıklarını, anlaşma sonrasında ... ... şirketinin deponun bir kısım işlerinin yapım işini ... isimli şahsa verdiğini, ...'nün davacıyı işçi olarak çalıştırdığını, kazanın oluşumunda davacının tam ve asli kusurlu olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, "...1-Davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine,2-Davalılar ... İnş. Tar. Ürn. Day. Tük. Mal. Gıd. Nak. Yak. Teks. Tem. Tic. ve San. Ltd. Şti. ve ... ... İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın kısmen kabul kısmen reddine,8.733,13 TL geçici iş göremezlik zararı ve 559.157,82 TL maluliyet zararı toplamı 567.890,95 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 06.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasa faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,Manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 06.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasa faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,.." şeklinde karar vermiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekillerinin istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "..Davalılar ... şirketi ve ... vekilinin istinaf dilekçesinin 6100 sayılı HMK’nın 346/1.maddesi gereğince süre yönünden reddine,Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine..." karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davalı ... şirket vekilinin temyiz dilekçesinde özetle; davacıyla aralarında işçi-işveren ilişkisi bulunmadığını, kusur oranını kabul etmediklerini, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini ve ilk peşin sermaye değerinin indirilmediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, iş kazası nedeniyle davacı tarafından davalılara karşı açmış olduğu maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir.Somut olayda uyuşmazlığın sağlıklı bir şekilde çözüme kavuşturulabilmesi için öncelikle asıl işveren-alt işveren ve eser akti kavramlarının açıklanması gerekmektedir.4857 sayılı Kanun'un 2. maddesine göre bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren, işçi ile işveren arasında kurulan ilişkiye iş ilişkisi denir. İş Kanunu'nun 2. maddesinin 7. fıkrasına göre bir işverenden, iş yerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu iş yerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o iş yeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.5510 sayılı Kanun'un 12/6. maddesi ile de asıl işveren, bu Kanunun işverene yüklediği yükümlülüklerden dolayı alt işveren ile birlikte sorumlu tutulmuştur. 4857 sayılı Kanun'un 2/7. maddesi ile işçilerin İş Kanunu'ndan, sözleşmeden ve toplu iş sözleşmesinden doğan hakları, 5510 sayılı Kanun'un 12/6.maddesi ile de Kurumun alacakları ve işçinin sosyal güvenlik hakkı daha geniş koruma-güvence altına alınmak istenmiştir. Aksi halde, 4857 veya 5510 sayılı Kanun'dan kaynaklanan yükümlülüklerinden kaçmak isteyen işverenlerin işin bölüm veya eklentilerini muvazaalı bir biçimde başka kişilere vermek suretiyle yükümlülüklerinden kaçması mümkün olurdu. Asıl işveren ile alt işverenin birlikte sorumluluğu "müteselsil sorumluluktur". Asıl işveren, doğrudan bir hizmet sözleşmesi bulunmamakla birlikte İş Kanunu'nun 2. maddesinin 6. fıkrası gereğince alt işverenin işçilerinin iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle uğrayacakları maddi ve manevi zarardan alt işveren ile birlikte müteselsilen sorumludur. Bu nedenle meslek hastalığına veya iş kazasına uğrayan alt işverenin işçisi veya ölümü halinde mirasçıları tazminat davasını müteselsil sorumlu olan asıl işveren ve alt işverene karşı birlikte açabilecekleri gibi yalnızca asıl işverene veya alt işverene karşı da açabilirler. Alt işverenden söz edebilmek ve asıl işvereni, aracının borçlarından sorumlu tutabilmek için bir takım zorunlu unsurlar bulunmaktadır. a) İş yerinde işçi çalıştıran bir asıl işveren bulunmalıdır. Sigortalı çalıştırmayan “işveren” sıfatını kazanamayacağı için, bu durumdaki kişilerden iş alanlar da aracı sayılmayacak ve anılan madde kapsamında dayanışmalı sorumluluk doğmayacaktır.b) Bir başka işveren, iş yerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin bir işte veya bir işin bölüm veya eklentilerinde iş almalı ve sigortalı çalıştırmalıdır.c) İşverenlik sıfatını, alınan işte ve o iş nedeniyle sigortalı çalıştırılması sonucunda kazanmış olması aranacaktır. Bu kişinin diğer bir takım iş yerlerinde çalıştırdığı sigortalılar nedeniyle kazandığı işverenlik sıfatının sonuca etkisi bulunmamaktadır.d) İşverenden alınan iş, işverenin sigortalı çalıştırdığı işe göre ayrı ve bağımsız bir iş yeri olarak değerlendirilebilecek nitelikte olmamalıdır, aksi halde iş alan kimse aracı değil, bağımsız işveren niteliğinde bulunacaktır.e) İşin bütünü başka bir işverene bırakıldığında, iş anahtar teslimi verildiğinde veya işveren kendisi sigortalı çalıştırmaksızın işi bölerek ihale suretiyle farklı kişilere vermişse, iş sahibi (ihale makamı) Yasanın tanımladığı anlamda asıl işveren olmayacağından, bir alt-üst işveren ilişkisi bulunmayacaktır. f) Alt işverenin aldığı iş, işverenin asıl işinin bölüm ve eklentilerindeki işin bir kesimi yada yardımcı işler kapsamında bulunmalıdır. Asıl işverenden alınan iş, onun sigortalı çalıştırdığı işe göre ayrı ve bağımsız bir nitelik taşımaktaysa, işi alan kimse alt işveren değil, bağımsız işveren sayılacaktır. Bu noktada belirleyici yön; yapılan işin, diğerinin bütünleyici, yardımcı parçası olup olmadığıdır. iş yerindeki üretimle ilgili olmayan ve asıl işin tamamlayıcısı niteliğinde bulunmayan bir işin üstlenilmesi halinde, alt işverenden söz etme olanağı kalmayacak, ortada iki bağımsız işveren bulunacaktır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.05.1995 gün ve 1995/9-273-548 sayılı kararı da aynı yöndedir.)İş kazası ve dava tarihinde yürürlükte olan ve uygulanması gereken 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 470. maddesinde eser sözleşmesi; “Yüklenicinin bir eser meydana getirmesi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşme” olarak nitelendirilmiş, sözleşmenin tarafları yüklenici ve iş sahibi olarak isimlendirilmiştir.Eser sözleşmesinde tarafların edimleri birbirinin karşılığını oluşturmakta olduğundan tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmedir. Bu sözleşmenin unsuru olan meydana getirilecek eser, aynı zamanda sözleşmenin konusunu oluşturur. Ayırt edici diğer bir temel unsuru ise bedeldir. Meydana getirilecek bir sonuç bulunmasına rağmen bedel ödenmeyeceği kararlaştırılmış ise eser sözleşmesinin varlığından söz edilemez. Bedel, eser sözleşmesinin unsuru ise de tarafların anlaşırken bedeli kararlaştırmamış olmaları sözleşmenin kurulmasına etki etmez. Taraflar kararlaştırmamış olsa da bedel ödeneceğini taraflar biliyor veya bilmesi gerekiyor ise eser sözleşmesinin bulunduğu yine kabul edilecektir.Eser sözleşmesinin konusu, meydana getirilmesi istenen sonuçtur. İstenen sonuç, bir şeyin yapılmasına ilişkin olabileceği gibi, ortadan kaldırılmasına, iyileştirilmesine veya montajına ilişkin de olabilecektir. Diğer bir ifadeyle baştan yeni bir eser meydana getirilmesine ilişkin olabileceği gibi mevcut bir eserde yapılacak değişiklik veya ilavelerle farklı bir hale getirilmesine de ilişkin olabilir.Eser sözleşmesinde yüklenici, iş sahibinin istemi üzerine kural olarak bir şey meydana getirmeyi ve bedel karşılığında teslim etmeyi üstlenmektedir. Sözleşmede beceriye dayalı sonuç unsuru yerine emek verilmesi üstün ise eser sözleşmesi değil, hizmet sözleşmesi söz konusu olacaktır. (YHGK’nun 14.11.2019 ve ███████-627 E- █████████ K sayılı ilamı da bu yöndedir) Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre; 06.08.2016 tarihinde saat 11:30 sıralarında, ... ili ... ilçesinde bulunan ... İş Merkezinin depo yapım işi sırasında söz konusu deponun çatı kısmının çelik profillerinin montaj ve boya işini alan ... ... İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. sigortalısı davacı ..., kaynak ve boya işlerini yaptığı sırada tiner ve boyanın parlayarak tutuşması neticesinde yanarak yaralanan davacı hakkında düzenlenen 29.06.2022 tarihli denetmen raporunda kaza olayının meydana gelmesinde işveren ... Şirketinin %90 kusurlu olduğu davacı sigortalının da %10 kusurlu olduğu tespit edilmiş, dosya kapsamına davalı ... Şirketinin yapılan iş kapsamında iş merkezi yanında yaptırılan depo yapım işinde, emir ve talimat yetkisinin bulunup bulunmadığı, işçi istihdamının söz konusu olup olmadığı da belirlenerek, akabinde; bu ilişkinin asıl-alt işveren ilişkisi mi yoksa eser aktine dayalı uygulamada anahtar teslimi bir iş ilişkisi mi olduğunun belirlenip, akabinde davalı ... Şirketinin eser akti kapsamında iş sahibi taraf olduğunun kabulü halinde eser aktinden kaynaklı bir kusurunun bulunup bulunmadığı da ortaya konularak tarafların sorumluluklarının irdelenmesi gerekirken yazılı şekilde irdeleme yapılmaksızın hüküm tesisi hatalı olmuştur.O halde Mahkemece yapılacak iş davalı ... İnş. Tar. Ürn. Day. Tük. Mal. Gıd. Nak. Yak. Teks. Tem. Tic. ve San. Ltd. Şti. hakkında işin nasıl yaptırıldığı tespit edilerek, 3. kişi olarak sorumluluğu olup olmadığına ilişkin gerekirse yeniden bilirkişi raporu almak suretiyle varsa usuli kazanılmış hakları gözeterek karar vermekten ibarettir. O halde, davalı ... İnş. Tar. Ürn. Day. Tük. Mal. Gıd. Nak. Yak. Teks. Tem. Tic. ve San. Ltd. Şti. vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli istinaf itirazlarının esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır .VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı ... İnş. Tar. Ürn. Day. Tük. Mal. Gıd. Nak. Yak. Teks. Tem. Tic. ve San. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgilisine iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,27.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.