Anahtar kelimeler: Çalınmıştır Gibidir Ekte Evraktan Kıymetli Sunmuş Esnada Olduğum Haczedilmiştir Bahse

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : █████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: █████/2017
KARAR TARİHİ: █████/2025
Mahkememizde görülen Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı, müvekkili hakkında ------- Esas sayılı dosyasıyla alacak takibi yaptığını, müvekkilinin takibe konulmuş olan ---- bedelli, keşidecisi ---- olan çeki ---- şubesine teslim etmiş ve ekte sunmuş olduğum tutanaktan ve ---- müşteki ifade tutanağından da anlaşılacağı üzere, bahse konu çek ------- genel Müdürlüğü'ne gönderildiği esnada çalınmıştır. ------ tarafından aslı gibidir yapılmış fotokopisi ile ------ tarihli kararı ile ihtiyati haciz kararı alınmış olup, müvekkilime ait tüm malvarlığı ve mevduat hesapları ihtiyaten haczedilmiştir. Ancak Emniyet Müdürlüğü'nün kıymetli evrakı aslı gibidir yapma yetkisi tartışılacağından mahkemece verilen ihtiyati haciz kararı usul ve yasaya aykırı olduğunu, Kaldı ki Esas takibe geçilmek istenildiğinde yine dilekçem ekinde sunmuş olduğum takip talebi evrakından da anlaşılacağı üzere çek aslı İcra Müdürlüğü'ne verilemediğinden ödeme emri tebliğe çıkarılamamış dolayısıyla yapılan hacizlere ve dosyaya itiraz hakkı oluşmadığını, Müvekkilinin davalı firmaya herhangi bir borcu olmadığını, Bahse konu alacak verecek ilişkisi --------- müvekkili arasında gerçekleşen bir ticari faaliyet için tanzim edildiğini, Öncelikle ------- Esas sayılı dosyasının müvekkili açısından doğmuş ve ileride doğması muhtemel zararların önüne geçebilmek için, Tedbiren Teminatsız olarak durdurulmasına, mahkeme aksi kanaatte ise uygun göreceği teminat karşılığında ilgili icra dosyasının durdurulmasına, haklı davamızın kabülü ile her türlü dava açma hakkımız saklı kalmak kaydıyla; davalıya müvekkili borcunun olmadığının tespitine, ----------- Esas sayılı icra takibi dosyasının iptaline, davalı taraf haksız ve mesnetsiz olarak iş bu davanın açılmasına sebebiyet vermesi nedeniyle %20'den aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, Tüm bunlar mahkemenizce değerlendirilirken müvekkilinin -----yaptığı gerçeği dikkate alınarak, İhtiyati haciz ile tüm mevduat hesaplarına haciz şerhi işlenmesinin müvekkilinin ticari hayatını olumsuz yönde etkilediği, konulan haciz şerhi sonrasında müvekkili tarafından kullanılan kredilerin ilgili bankalar tarafından geri çağrıldığı, Bu sebeple İcra dosyasından konulan tüm hacizlerin fek edilmesi gerektiği gerektiğinden, Konulan tüm ihtiyati hacizlerin tedbiren fek edilmesine, anılı icra dosyasının iptaline, İptali mahkemenizce uygun görülmediği takdirde taraflarınca icra dosyasına ihtiyati haciz miktarı olan borç miktarının ödenmesine, ancak ödenen paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir uygulanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Müvekkili Firma ile ---------- mal alım satımına dayanan faturalı ticari ilişki mevcut olup yapılan mal satımına istinaden borçlu firma Müvekkil firmaya çek karşılığı ödemede bulunduğunu, İki firma arasındaki ticari ilişkiye yönelik sevk irsaliyeleri ve faturalar mevcut olup, bu ilişki tarafların ticari kayıtlarında da yer almakta olduğunu, Yapılacak bilirkişi incelemesinde ticari ilişki tüm ayrıntılarıyla gözlemlenebileceğini, müvekkili firmanın, yapılan ticaret karşılığında borçlu firmadan çek karşılığı ödemeler almış olup bu çeklerden birisi de davaya konu olan çek olduğunu, Aradaki cari ilişkiye istinaden Müvekkili firmaya Borçlusu tarafından ------- muhataplı --------- olan çeki kendisi de cirolamak suretiyle ödeme karşılığı olarak verdiğini, müvekkili firma çekin tahsil kabiliyeti açısından keşideci ve lehdar da dahil olmak üzere araştırma yapmış, aldığı müspet cevaplara güvenerek çekle ödemeyi kabul etmiş ve ticaretini devam ettirdiğini, bu esnada çekle ilgili hukuksal anlamda herhangi bir kısıt da bulunmadığını, müvekkili firma almış olduğu çeki------- takasa vermiş ve bu esnada da kendisine herhangi bir olumsuz durum yansıtılmadığını, Çekin vadesi gelmesine rağmen ilgili bankadan ödemeyle ilgili bir dönüş alamayan müvekkili firma banka şubesinden 17.11.2017 tarihinde çekin kendisine iade edilme teklifi karşısında neden takas işlemini yapmadıklarını sorup üstelemesi neticesinde aynı tarihte ilgili banka çeki tekrar takasa sokmuş ve 20.11.2017 tarihinde tekrar gelmesini söylediklerini, Yaşananlara bir anlam veremeyen müvekkili firma yetkilisi 20.11.2017 tarihinde banka şubesine gittiğinde kendisine çekin çalıntı ihbarlı olduğunu, -------- sayılı kararına istinaden çek üzerinde işlem yapamayacakları belirtilmiş, anılan durum çekin arka yüzüne de şerh edildiğini, müvekkili firmanın, takas işlemi için başvurduğu banka şubesi tarafından bir şekilde ayalanmış, çeki ikinci kez takasa verdiği tarih olan 17.11.2017 tarihinde alınan bir savcılık kararı üzerine tahsilatı engellendiğini, Vade tarihinden bu zamana kadar geçen süre içerisinde oyalatıldığı için büyük bir maddi sıkıntıya uğradığını, daha sonra davaya konu çekle ilgili gerekli ifadeleri kolluk birimine vermiş, bu esnada çekin fotokopisini aldığını ve buna aslı gibidir kaşesi hem kolluk birimince ve hem de ilgili banka tarafından vurularak kendisine teslim edildiğini,--------- tarafından kendisine verilen çek fotokopisi üzerinden de hakkını adli makamlarda arama yoluna girmiş olup, tüm iyiniyetine rağmen haksız bir şekilde iş bu dava da dahil olmak üzere hukuki girişimlerinin sonuçsuz bırakılmaya çalışıldığını, Vaki davada Davacı tarafın dile getirdiği tüm hususlar müvekkili firma açısından geçersiz olup hukuk ve yasalar tarafından korunacak nitelikte olmadığını, davacı tarafın çekin çalınmasına yönelik ve aralarında ticari borcun olmadığına yönelik iddiaları müvekkili açısından bir anlam ifade etmediğini, Zira; Yeni TTK md. 687 ( Eski TTK md. 599 ) maddesi “(1) Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def'ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğer ki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun. “ hükmünü içerdiğini, Yine Yeni TTK ma. 790/( Eski TTK md. 702 ) maddesinde, “(1) Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmünde olduğunu, bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse, bu san ciroyu İmzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılacağı hükmünü içerdiğini, müvekkili firmanın daha fazla zarara uğramaması adına öncelikli olarak dosya kapsamında verilmiş olan tedbir kararının kaldırılmasını, Akabinde de yapılacak yargılama neticesinde de davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE : Dava, İİK 72 madde gereğince icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda;uyuşmazlığın davacı tarafından dava dışı finans bank Malkara şubesince verilen taşıma esnasında kayıp olmuş ise davalının yetkili hamil olup olmadığı davacının bu çek nedeni ile borcu bulunup bulunmadığı dosya borcu ödenmiş ise istirdadı gerekip gerekmediği noktasında toplandığı tespit edilmiştir. -----Sayılı dosyası bekletici mesele yapılmış ve kesinleşmiş ise kesinleşme şerhi ekli gerekçeli kararın mahkememize gönderilmesi istenmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacı tarafından ----- şubesine teslim ettiğini,-------- gönderildiği esnada çalındığını, çalıntı çekin aslı gibidir yapılmış fotokopisi ile ------- değişik iş kararı ile ihtiyati haciz kararı alındığı ve icra takibi başlatıldığı, davalı ile aralarında ticari ilişki olmadığı ve davalıya borçlu olmadığı ileri sürmüştür. Somut olayda icra takibine konu senet incelendiğinde; keşidecisi -----Ve lehtarı ------- Olduğu anlaşılmıştır. Dava konusu çeke ve başka çeklere ilişkin olarak dava dışı ---- tarafından açılan davada--------- sayılı kararı ile davalı tarafından dava konusu çekin ciro zincirindeki kopukluğa rağmen elinde bulundurduğu, davacı bankanın zilyetliğinde bulunan ve tahsil amacıyla kendilerine teslim edilen çekin kargo ile başka bir şubeye gönderildiği sırada kargo şirketine ait araçta meydana gelen hırsızlık olayı sonucunda çalınmak suretiyle kaybolduğu, daha sonraki süreçte çekin davalı tarafından ilgili banka şubesine ibraz edildiği ve çekin hale hazır hamilinin davalı olduğu ciro silsilesine göre davacı bankanın kaşesinin mevut olduğu ancak kaşe üzerinde herhangi bir banka yetkilisinin ciro amaçlı imzasının bulunmaması nedeniyle ciro zincirinde kopukluk bulunduğu, bu halde davalıların uhdesine geçtiği, davalının çekleri iktisabında iyi niyet savunmasına itibar edilemeyeceği, kendi yetkili olduğu şirketlere ciro edildiği gözetilerek bilmesi gereken konumda olduğundan çekler yönünden davalıdan istirdatı ile davacıya verilmesine ---- tarihinde karar verilmiş ve karar -----Karar sayılı ilamı ile onanmış ve ---- tarihinde kesinleşmiştir. Davacı yanca ------ sayılı dosyasına müdahale talebinde bulunulmuş ve Mahkemece müdahale talebi kabul olmuştur. Açıklanan nedenlerle davalının yetkili hamil olmaması ve davacı ile aralarında ticari ilişki bulunmadığı kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiş ve davacının kötü niyetli takip tazminatı talebinin şartları oluşmadığından dolayı reddine karar verilerek, aşağıdaki karar tesis olunmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere:
DAVANIN KABULÜ ile;
1-Davacı aleyhine başlatılan ----esas sayılı takibe konu; ---- bedelli çek yönünden davacının davalıya karşı borçlu olmadığının tespitine, bu icra takibinin sadece davacı yönünden İPTALİNE,
2-Davacının kötü niyetli takip tazminatı talebinin şartları oluşmadığından dolayı REDDİNE,
3-Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 2.732,40 TL harçtan, peşin alınan 683,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.049,30 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı taraf yararına AAÜT uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
5-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 31,40 TL başvurma harcı ve 683,10 TL peşin harcın ve 8.178,00 TL bilirkişi ücreti ve posta giderleri olmak üzere toplam 8.892,50 TL' nin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
6-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Kullanılmayan gider avansı varsa karar hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ----- Adliye Mahkemesi' ne istinaf yolu açık olmak üzere huzurda bulunan davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. . █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!