"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.SUÇLAR : Tehdit, cinsel tacizHÜKÜMLER : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : BozmaSanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Katılan ... vekilinin temyiz talebinin vekalet ücreti yönünden olduğu belirlenmek yapılan incelemede; bozma öncesi 01.07.2014 tarihli hükümde sanık hakkında hükmedilen kasten yaralama ve hakaret suçları yönünden vekalet ücretine hükmedilmiş olduğundan (bozma öncesi 01.07.2014 tarihli ilmada vekalet ücretine ilişkin hüküm kısmında katılan ... vekili yerine ... yazılması maddi hata olarak kabul edilmiştir) sanık hakkında cinsel taciz ve tehdit suçlarından verilen bozma sonrası verilen mahkûmiyet hükümleri nedeniyle adı geçen katılan vekiline vekalet ücreti hükmedilmemesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak;Ulusal Yargı Ağı Projesin'den alınan adli sicil kaydına göre, suç tarihinde sabıkasız olduğu anlaşılan ve yargılama aşamasında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul eden sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesindeki diğer hususlar dikkate alınarak, Yasa normunun objektif ve subjektif kriterleri ile uygulama yapılması gerekirken, "...5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına..." denilmek suretiyle, sanık ile ilgili olarak olumsuz kişiliğine ilişkin inanca hangi somut verilere dayanarak ulaşıldığı denetime olanak verecek şekilde karar yerinde açıklanıp tartışılmadan kanunda öngörülen kriterlerin değerlendirilmesine yer verilmeden yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde uygulama yapılması, Kabule göre de, cinsel taciz suçundan uygulama yapılırken 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 52. maddesinin hükümde gösterilmemesi,Bozmayı gerektirmiş, katılan ... vekili ve sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 10.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!