Anahtar kelimeler: Davabanka Vadesiz Davadavacı Mukabili Elden Alındı Şube Şubesine Bankanın Talimatı

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:████████
KARAR NO:█████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:█████/2020
NUMARASI:████████ Esas - ████████ Karar
DAVA:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak)
Mahkememizden verilen █████/2024 tarih ve █████████ Esas, ████████ sayılı kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████/2025 tarih ve █████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamıyla bozulmakla, dosyanın Dairemizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp duruşmalı olarak yapılan incelemesi sonucunda dosya ele alındı.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından 17.08.2015 tarihinde davalı bankanın ...şubesine imza mukabili elden verilen yazılı ödeme talimatı ile müvekkilinin şube nezdindeki ... no’lu vadesiz ticari mevduat hesabından 2.159.695,84-TL’nin alınarak nisan-haziran 2015 kurumlar vergisi ödemesi olarak Orhangazi Vergi Dairesi'nin ( ... ) sayılı hesabına havale yapılmasının istendiğini davalı bankanın talimata ve şirket hesabında yeterli bakiye olmasına rağmen, verilen talimatı gerçekleştirmediğini, davalı bankanın ödemeyi ve talimatı bir gün gecikme ile, 18.08.2015 tarihinde, 1.010,56 TL gecikme zammı ile birlikte ilgili vergi dairesi hesabına aktardığını, gecikmenin davalı banka kusurundan kaynaklanması nedeniyle müvekkili tarafından ödenmek zorunda kalınan 1.010,56 TL tutarındaki gecikme zammının, davalı banka tarafından, 18.11.2015 tarihinde “...” açıklaması ile müvekkili şirketin hesabına iade edildiğini, müvekkili şirketin vergi mevzuatından kaynaklanan her hangi bir hata, gecikme veya kusuru olmamasına rağmen, tamamen davalı bankanın kusur ve hatasından kaynaklanan 1 günlük geç ödeme nedeniyle 2017 kurumlar vergisi beyannamesinde beyan ettiği 9.247.987,44 TL tutarındaki kurumlar vergisi üzerinden %5 vergi indirimi hesaplanmadığını 9.247.987,44-tlx 0,05= 462.399,37 TL vergi indiriminden faydalanamadığını, bu tutarı vergi dairesine ödemek zorunda kaldığını, bu tutarın iadesi için 11.06.2018 tarihinde ilgili vergi dairesine başvuru yapıldığını, vergi dairesinin 21.09.2018 tarihli yazısı ile davalı bankanın kusurundan kaynaklanan 1(bir) günlük geç ödeme gerekçe gösterilerek müvekkiline iade yapılmadığının açıklandığını, Beyoğlu ... Noterliği’nin 13.11.2018 tarih ve(...) yevmiye numaralı ihtarı ile söz konusu tutarın müvekkiline ödenmesinin davalı bankadan talep edildiğini, davalı bankanın 28.11.2018 tarih ve ( ... ) yevmiye numaralı cevabi ihtarı ile talebi reddettiğini belirterek; fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak üzere; davanın kabulü ile davalı bankanın kusur ve/veya ihmalinden kaynaklanan nedenlerle vergi dairesine ödenmek zorunda kalınan 462.399,37 TL zararın ve zarar tutarının öğrenildiği beyanname tarihi olan 24.04.2018 tarihinden işleyecek en yüksek mevduat faiz tutarı ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkil şirkete ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacı tarafından 17.08.2015 tarihinde davalı bankanın ... Şubesine yazılı ödeme talimatı ile hesaplarından Nisan Haziran 2015 Kurumlar Vergisi Ödemesi olarak Orhangazi Vergi Dairesinin hesabına havale yapılması talimatı verdiklerini, davalı banka tarafından █████/2015 tarihli talimata rağmen ilgili ödemenin █████/2015 tarihinde gecikme zammı ile birlikte Vergi Dairesinin hesaplarına aktarıldığını, yine davalı bankanın █████/2015 tarihinde vergi telafi ücreti açıklaması ile oluşan gecikme zammını şirkete iade ettiklerini, davalı bankanın kusuru sebebiyle 2017 yılına ait kurumlar vergisinden %5'lik vergi indiriminden faydalanamadıklarını iddia ederek, uğradıklarını belirttikleri zararın tazmini için işbu davayı açtığını, iş bu sebeplerle yetkisizlik kararı verilerek, dosyanın yetkili İstanbul Mahkemelerine gönderilmesini, alacağın zaman aşımına uğramış olması sebebiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, davacı şirketin kusurlu olması ve kötü niyetli olması sebebiyle %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, davanın reddine karar verilerek yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "... Taraflar arasında yapılan Ticari müşteri sözleşmesinin 98 maddesinde sözleşmeden kaynaklanacak uyuşmazlıklarda yetkili mahkemenin İstanbul (Çağlayan) Mahkeme ve İcra Daireleri olduğu, İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████████ esas sayılı dosyasında verilen yetkisizlik kararının taraflarca istinaf edilmeyerek kesinleştiği ve mahkememizin yetkisinin taraflarca kabul edilerek kesinleştiği tespit edilmiştir.Davalı banka zamanaşımı itirazında bulunmuş ise de; davacının zararı █████/2018 tarihinde vergi dairesini beyanname verilmesi suretiyle öğrendiği, dava tarihinin █████/2018 olduğu TBK 72 gereğince dava tarihi itibariyle öğrenmeden itibaren 2 yıl ve haksız eylemin gerçekleştiği 18.08.2015 tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı sürelerinin dolmadığı anlaşılmış, davalının zamanaşımı itirazı kabul edilmemiştir. Ancak mahkememiz kısa kararına, zamanaşımı itirazının reddine ilişkin bölümün yazılmadığı gerekçeli kararın yazımı sırasında fark edilmiş HMK 304-306 maddesi gereğince bu husus gerekçeli karar yazılırken düzeltilmiştir. Davalı bankanın █████/2015 tarihinde gerçekleşen talimata aykırı işlem nedeniyle doğan davacı zararını; 18.11.2015 tarihinde “...”kaydı ile ihtirazi kayıt koymaksızın ödediği, böylece yapılan haksız fiilde %100 oranında kusurunu kabul ettiği, bu kabul sonucu olarak; Orhangazi Vergi Dairesinin █████/2018 tarihli yazısı ile davacının 2017 yılına ait kurumlar vergisi borcundan % 5 vergi indirimi yapılmaması sonucu doğan 462.399,37 TL zararından da davalı bankanın %100 oranında sorumlu olacağı sabit bulunmuştur. Ancak mahkememiz kısa kararına maddi hata ile 462.389,37 TL yazıldığı gerekçeli kararın yazımı sırasında fark edilmiş HMK 304 maddesi gereğince bu maddi hata gerekçeli karar yazılırken düzeltilmiştir. Davalı bankanın; Beyoğlu ... Noterliği’nin 13.11.2018 tarih ve(...) yevmiye numaralı ihtarını █████/2018 tarihinde tebliğ aldığı, ihtarda verilen 5 iş günlük sürenin sonunda davalının █████/2018 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşılmıştır. Ancak mahkememiz kısa kararına maddi hata ile █████/2018 yazıldığı gerekçeli kararın yazımı sırasında fark edilmiş HMK 304 maddesi gereğince bu maddi hata gerekçeli karar yazılırken düzeltilmesine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;Yapılan itirazlarımıza karşılık, açıkça hukuka aykırı olarak tanzim edilen bilirkişi raporu karara esas alındığını belirtmek gerekir ki bilirkişi raporu gerçeğe aykırı tanzim edilmiş olup, bu bilirkişi raporu esas alınarak verilen mahkeme kararı usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararın aksine, dava zamanaşımına uğradığını, mahkeme kararında müvekkil banka tarafından müşteri memnuniyeti kapsamında yapılan ödemenin müvekkil bankanın kusurunu gösterdiği hususundaki gerekçesi mesnetsiz olduğunu, ihtirazi kayıt konulmaması herhangi bir anlam taşımadığını, davacının kusurunu ortadan kaldırmadığını, taraflar arasında ticari teamül oluştuğunu, davacı özen yükümlülüğüne aykırı davrandığını, ticari müşteri sözleşmesi nedeniyle davacının eksik belge göndermesi bankanın sorumluluğunu mevzubahis olmaktan çıkardığını, müvekkil banka özen yükümlülüğünü yerine getirerek davacı ile iletişime geçtiğini, tüm bu olaylar karşısında davacının kusurlu faaliyetleri de göz ardı edilmesini, bir başka anlatımla, kimse kendi kusurundan menfaat elde edemediğini, ilk derece mahkemesi davacının kusurlu ve basiretsiz ticari faaliyetlerini adeta ödüllendirdiğini, bu nedenle mahkemece kararı usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece kararının müvekkil banka lehine kaldırılması gerektiğini, açıklanan sebeplerle, haksız ve hukuka aykırı olarak verilen İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24.09.2020 tarihli ████████ karar numaralı dosyada, davanın kabulüne yönelik verdiği kararının istinaf incelemesi ile yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
GEREKÇE:Dava, davacı şirketin vergi borcu ödemesine ilişkin davalı bankaya verdiği havale talimatının gereği gibi süresinde yerine getirilmemesi nedeniyle davacının vergi dairesine ödemek zorunda kaldığı bedelin davalı bankadan tahsili talebine ilişkindir.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, hükme alınan bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun olup olmadığı, davacı zararında bankanın kusurunun bulunup bulunmadığı, alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, noktasındadır. İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi' █████/2020 tarihli ████████ E. , ████████ K. sayılı kararı ile davanın 462.399,37 TL üzerinden kabulüne karar verilmiştir, ilk derece mahkemesince verilen bu karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuş olup,Dairemizin █████/2024 tarih ve █████████ E. ████████ K. Sayılı kararı ile; Davacının davalı bankaya █████/2015 tarihinde hesabından ''Nisan-Haziran 2015 Kurumlar Vergisi ödemesi'' olarak Orhangazi Vergi Dairesine havale yapılması talimatı verdiği, havale talimatının bir gün geç olacak şekilde █████/2015 tarihinde gecikme zammı ile vergi dairesi hesabına havale edildiği,gecikmenin banka kusurundan ileri geldiğini iddia edildiği, davalı bankanın gecikme zammının davacıya iade edilmiş olması belli bir portföye sahip kişi yada şirketlere yapılan bu nitelikteki ödemenin müşteri memnuniyeti nedeniyle yapılan lütuf ödemesi olarak değerlendirilmesi gerektiği, bu durumun bankanın kusur ödemesi olarak kabul edilemeyeceği, Vergi mevzuatı ve bankacılık uygulamalarına göre davalı banka tarafından vergi ödemesinin yapılabilmesi için vergi tahakkuk barkod fişinin de kendilerine iletilmesi gerektiği, davacı müşteri tarafından █████/2015 tarihi saat 09.20 de tahakkuk fişinin bankaya iletildiği ve akabinde hemen ödemenin gerçekleştiği bu durumda davalı bankanın gecikmeden sorumluluğu bulunmadığı gerekçesi davalının istinaf talebini kabulü ile ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizden verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████████ E. █████████ K. sayılı ilamı ile; "Somut olayda, davacının, davalı bankaya 17.08.2015 tarihinde, elden, hesabından ''Nisan-Haziran 2015 Kurumlar Vergisi ödemesi'' olarak Orhangazi Vergi Dairesine havale yapılması talimatı verdiğini, havale talimatının bir gün geç olacak şekilde 18.08.2015 tarihinde gecikme zammı ile vergi dairesi hesabına havale edildiğini, gecikmenin banka kusurundan ileri geldiğini iddia ettiği, yine davalı banka tarafından gecikme zammının 18.11.2015 tarihinde “...” kaydı ile ihtirazi kayıt konulmadan kendilerine iade edildiğini, dolayısıyla bankanın kusurunu kabul ettiğini beyan ettiği anlaşılmıştır. Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 77. ve 78. maddeleri değerlendirildiğinde 18.08.2015 tarihinde gerçekleşen talimata aykırı işlem nedeniyle davalı bankanın sorumluluğu bulunduğundan usuli kazanılmış haklar da gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ve yanılgılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına" karar vermiştir.Davacının davalı bankaya █████/2015 tarihinde hesabından ''Nisan-Haziran 2015 Kurumlar Vergisi ödemesi'' olarak Orhangazi Vergi Dairesine havale yapılması talimatı verdiği, verilen talimata vergi tahakkuk makbuzunun eklenmediği,Vergi mevzuatı ve bankacılık uygulamalarına göre davalı banka tarafından vergi ödemesinin yapılabilmesi için vergi tahakkuk barkod fişinin de kendilerine iletilmesi gerektiğinin davacıya iletilmesi üzerine davacı müşteri tarafından █████/2015 tarihi saat 09.20 de tahakkuk fişinin bankaya iletildiği ve akabinde bankaca ödemenin gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır.Tacir olan davacının 6102 sayılı TTK 18/2 maddesi gereği ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli iş adamı gibi hareket etmesi gerekir. Havalenin yapılabilmesi için gerekli bilgiyi içermeyen eksik unsurlu talimatındaki kendi kusurundan hak elde etmesi üşünülemez.Davalı bankaca havalenin ilgili vergi dairesine ödeme yapılmasından yaklaşık 3 ay sonra gecikme zammının davacıya iade etmiş olmasının havale işleminde kusurlu olduğunu kabul ettiği anlamına gelmediği, havale ödemesi yapılırken herhangi bir itirazi kayıt düşülmemesinin sonuca etkili olmadığı, belli bir portföye sahip kişi yada şirketlere yapılan bu nitelikteki ödemenin müşteri memnuniyeti nedeniyle yapılan lütuf ödemesi olarak değerlendirilmesi gerektiği, bu durumun bankanın kusurundan bahsetme imkanı bulunmadığı, davacının eksik talimat vermesinin sonuçlarına kendisinin katlanması gerektiği ve kimsenin kendi kusurundan hak elde edemeyeceği anlaşılmakla yapılan yargılama sonunda, dosyada mevcut deliller ve tüm dosya mündericatı değerlendirildiğinde; Yargıtay bozma ilamına karşı Dairemizin önceki kararında direnilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████████ E. █████████ K. Sayılı bozma ilamına karşı DİRENİLMESİNE,1-Davanın REDDİNE,2-Başlangıçta peşin olarak alınan 7.896,63 TL TL karar ve ilam harcının işin hitamında ödenmesi gereken 427,60 TL harçtan fazla olduğu anlaşıldığından 492 sayılı Harçlar Kanunun 31. maddesi gereğince fazla alınan 7.469,03 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacıya ödenmesine, 3-Yargılama sırasında davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,4-Davalı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir edilen 70.735,91 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Karar kesinleştiğinde HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi uyarınca artan gider avansının davacıya iadesine,6-İstinaf ve Temyiz Yargılamasına İlişkin Olarak; a-Davalı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,b-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 148,60 TL, posta ve tebligat gideri 31,50 TL olmak üzere toplam 180,10 TL yargılama masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,c-Davacı tarafından istinaf ve temyiz aşamasında yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,7-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.█████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!